• 73
    gerçeği kabullenememek, geçmişte yaşamakla ilgili olan problem. torreira’nın da, lemina’nın da yaşlandığını ne teknik heyet ne yönetim kabul etmiyor. torreira ön alan baskısına gidip geri dönemiyor, lemina da geri dönemem, sakatlanırım korkusuyla ileri gitmeyip stoperlerin arasına giriyor. dolayısıyla 2 oyuncuya 8-9 milyon maaş verip bir oyuncu katkısı alamıyoruz.

    çok zor bir çözümü de yok aslında. tempolu şekilde git gel yapacak, ön alan baskısı yapıp geri dönebilecek, savunmada da alan tutmasını ve ikili mücadeleye girmesini bilen bir oyuncu olacak.

    parana göre kalite kalite bu oyuncudan çok var. mesela onyedika o tarz bir oyuncuydu 9 milyon. guendouzi o tarz bir oyuncu. paran varsa pape gueye onun ayağı da olan daha kaliteli versiyonu. hatta yatırım yapıp ugochukwu’ya savunmayı ve ikili mücadeleyi öğretirsen o da olur.

    ama önce torreira ve lemina’yls bu işin olmayacağını anlamak lazım.
  • 74
    özellikle geçen seneden beri bağıra çağıra gelen durum. 6 ay öncesinde yana yakıla 6-8 oynayabilen uzun boylu bir orta saha oynuyorduk, tabiri caizse baba orta saha. ne oldu da bu fikirden vazgeçildi de oraya deneme transferi yaptık. bu 6 aylık süreçte orta saha çok mu ışık saçtı da biz mi göremedik? ben fikir değişiminin cevabını bir taraftar olarak hem hocadan hem de yönetimden istiyorum. keşke şunu biri sorsa. yabancı kuralı mı yani sorun?
    sorunun sadece oyuncuda da olduğunu düşünmüyorum bu arada, hocanın da oyunu yanlış bir yere evirdiğini düşünüyorum. en önemli oyuncusu torreira ama biz torreira uygun olmayan bir oyun oynuyoruz bunun yanında şu takıma 3 tane teknik oyuncuda koysan bek dahil kenar oyuncuların bu profilde nasıl topa sahip olacaksın ki? demeye çalıştığım %70 topa sahip olmak değil bazen cl deplasmanında %30 ile topla oynarken de o topu alıp bir dinlendirmen gerekir ya da ligde skoru aldıktan sonra rölantiye geçmen gerekir topu koşturarak. bizde bunlar maalesef yok ve orta sahamız da yetersiz olunca ortaya koca bir problem çıkıyor.
  • 77
    oyun seçimidir. hatta bir adım ileri gideyim galatasaray’da dillere pelesenk olan maç seçmenin sebebi de oyun seçimidir.

    çünkü bıkmadan usanmadan koşmamız gerekiyor bizim. rakibe sana topla oynatmayız diye bütün aile baskıya gidiyoruz. baskı geçilirse yine bütün aile geriye koşmamız gerekiyor. baskı geçilemeyip uzun vururlarsa bu sefer topu alıp biz uzun vuruyoruz ya da direkt top deniyoruz. hal böyle olunca maçlar pinpon topuna dönüyor.

    yalan yok biz bu işi konsantre ve fiziksel olarak iyi durumda olduğumuzda çok iyi yapıyoruz. ancak sürekli konsantre ve fiziksel olarak iyi olmanız için sürekli rotasyona girebilmeniz lazım. biz bu işi birde dar kadroyla yapıyoruz yıllardır. hal böyle olunca sezon başında sezon içinde zaman zaman takımı tanıyamadığımız maçlar oynuyoruz.

    buna rağmen 4 senedir çok karakterli bir omurgamız ve bu omurganın gönlünü hoş tutan bir hocamız var.

    ancak bizim başka oyunlara da ihtiyacımız var. çünkü 4 sene oldu artık. ana plan olmada bile adım adım büyüttüğümüz alternatif planlarımız olmalıydı. ancak tam tersi oluyor.

    geriden oyun kurma çabasını tamamen bıraktık mesela. osimhen-barış ikilisini bulunca oh dedik. vuralım ve toplayalım. sanılanın aksine geriden iyi çıkmak için kadife bilekli stoper ve beklere gerek yok. her baskı yapan kloop’un liverpool’u değil zaten. doğru şablonla, geride kalabalık ve hareketli bir rotasyonla rahatça çıkarız ordan. çıkanlar var çünkü yani. bakın bugün çıktı işte villareal. ancak bize hazırlık maçında dahi denemiyoruz bunu. (bkz: #4240244) bakın geçen senede denemiyorduk. topla çıkalım rakip yarı sahada biraz oyunu demlendirelim demiyoruz. bazen bunu yaparak hem enerjini saklar hem de aslında savunma yaparsın ayağındaki topla.

    bir günde basmayıp beklemeyi denemiyoruz mesela. her rakip joga bonito yapamaz ya bizim sahamızda. geçen sene iç sahada usg maçı geliyor aklıma. aralık ayında kadromuz delik deşik olmuş yedeğimiz dahi yok ve iç sahadayız. rakibin eti belli budu belli. alan bulunca oynuyorlar işte. o gün de basmamak bir tercih mesela. bırakalım çevirsinler topu sahamızda demiyoruz demedik. monaco deplasmanı bir diğer örnek yine geçen seneden. atletik fransızların rakip saha üretimi kısıtlı. biz ilk yarı bastıkta bastık. iyi de bastık eksiklere rağmen yine. ama 60’a gelmeden pil bitti ve kulübe boş. ha yedik ha yiyeceğiz derken gitti maç.

    ana planımızdan vazgeçelim demiyorum. ama geçen 4 yılın sonunda ayda yılda birde olsa başka bir plan da olmalı okan hoca bugün şaşırttı cebinden şunu çıkardı diyebilelim istiyorum.
  • 79
    aslında problemlerimizin ana konusu olan sorundur ama maalesef bunu sadece futboldan anlayan insanlar görebiliyor. bakın fernando ndiaye’li eski orta sahamız şu anda sahada olsa takım 3 vites ileri gider!!! 100 milyon gelirle kurduğumuz orta sahaya bak, 500 milyon gelirle kurduğumuz çöp orta sahaya bak!!! 6 milyon euro’ya ts scout ekibinin aldırdığı adam senin en iyi gözüken orta sahan ise başta gözlemci ekibin olmak üzere, hepinizi bu kulüpten ağlayarak göndermek, bizim boynumuzun borcudur!!! maç arası izinlerde, bitik fiziğine özel çalışacağına ; fırsat bu fırsat uçakla yurt dışına kaçan torreira’ya rekabet edecek adam alacağına ; onu kesmemek için yedek 6 numaralı oyuncu alırsan, sen bu kulübü çiftliğe çevirmişsin zaten. bu seneyi takip etmek bile yanlış.
  • 80
    yaklaşık bir yıldır anlatmaya çalıştığım problem. torreira-lemina ikilisinden çıkılmadığı sürece de aşılamayacak problemdir. bu ikilinin topla ilişkisi son derece vsat. hatta vasat bile değil. bu ikiliden birin topu ver, önüne de 50 metre boşluk ver, topu alıp gitmezler, gidemezler. en yakında kim var diye bakarlar, kimseyi göremezlerse de stoperlerden birine ya da beklerden birine pas atarlar. topla mesafe kat etmeyi bilmiyorlar, kilit pas vermeyi bilmiyorlar, bütün bunların yanında fiziksel açıdan da iyi değiller. kimse ya işte torreira şu kadar yıl şunu yaptı bunu yaptı demesin, bitti geçti o işler. bırakın artık her futbolcuyla aşk yaşamayı, kötüyse yol vereceksin gidecek. biz ortasahadan oyun kuramıyoruz, ortasahadan bir tehdit oluşturamıyoruz, sonra da diyoruz ki vay barış adam geçemiyor, vay sane niye kötü performans gösteriyor, vay yunus 10 numarada çok etkisiz. hiç kimse de demiyor ki ya bu ortasaha ile ne bekliyorsunuz? rakibin ortasahada dikkat kesileceği bir tehdit yokken, bütün dikkatini kanat akınlarımıza vermişken ne olmasını bekliyoruz. bir takım düşünün ki asla kontraya çıkamıyor. ortasaha yokki o servisi yapacak. misal torreira topu cezasahamızın önünde kapacak da, 20 metre top sürüp kanada ya da osimhen'e bi kilit pas atacak? düşünürken bunalıyorsunuz, yapabilme ihtimali sıfır. ben yaparım sen yaparsın torreira yapmaz, yapamaz.

    okan hoca'nın ve yönetimin en büyük hatası hem torreira hem de lemina ile yola devam etmek olmuştur. kısır futbolumuzun baş sorumlusu bu 2 futbolcudan kurtulduğumuz gün belki başka şeyler konuşabiliriz, o zamana kadar görüp görebileceğimiz futbol bu olacak.
  • 81
    artık yaşı geçmiş olan lemina ve torreira ikilisinin ne eskisi gibi pres yapabilmesi, ne driplinge yatkın olması ne de elit seviyede pas yapabilmesidir problem.
    bu üç şeyi yapamayıp neyi yapıyorlar derseniz; oyun temposunu düşürmek, garanti pas vermek, stoperlere yardım etmek gibi çok da elzem olmayan, yedek oyuncuların oyunun ilerleyen dakikalarında yapmasının beklendiği özelliklere sahipler.
    çok fena başımız ağrıyacak bu sezon maalesef.
  • 83
    doğru bir kurgu kurgulanıp uygun oyuncuların alınmaması, eldekiler ile gereksiz bir kalabalığın oluşturulması. bu kadar basit bana göre.

    10 numara boş, yunus ve sara ile yama yapılmaya çalışılıyor. 6 numara rolü için artık veteranlaşan lemina ve kaan var teoride, başka da yok. geriye kalan torreira, sara, ilkay, nhaga, ugo hepsi 8 rolüne uygun. o da ne kadar uyarlarsa.

    yani orta saha 3lüsünün ikisinde resmen bir boşluk varken, birinde ise zararlı bir kalabalık mevcut. hal böyleyken ne eldekinden optimum katkı alınabilir ne de gençlere değer katılabilir.

    öncelikle büyük bir temizlik şarttı, torreira ve sara harici kalması gereken tek bir isim dahi yoktu. sara’ya da iyi bir teklif gelirse değerlendirilebilirdi, torreira da gitmesi gerekliliği tartışılanlardan biriydi üstelik.

    ayrıca, +4 kontenjanından kimse burada değerlendirilmemeliydi. orta saha hem bizim güçsüz olduğumuz bir mevki, hem de oyuncu yetiştirmeye uygunluk açısından ön sıralarda değil.
  • 87
    teknik direktör okan buruk hocadır.

    asla ama asla teknik direktörümüz bu bölgeyi önemsemiyor. 3 senedir galatasaray orta sahası kusurluyum diye bağırıyor resmen. neredeyse bütün taraftar bile bunu görüyor ama hoca görmüyor daha doğrusu görmezden geliyor. taraftar baskı yapıyor zorla lemina alınıyor. torreira 2 sezondur artık ben eski performansımı veremiyorum diyor kimse kabullenmek istemiyor. yıllardır net sağlam bir 6 numaramız yok. hala bu bölgeye öylesine ugucukwu diye öylesine cuesta misali transfer yapılıyor. fizikli sağ bek diye diye singo için ısrar eden hoca orta saha için galatasaray dönemi boyunca hiç baskı yapmıyor.

    en anlamadığım şey de, bir orta saha oyuncusu olan teknik direktör nasıl bu kadar orta sahayı önemsiz görebiliyor? tutturmuşuz bir versatil oyuncu ya da fizikli basan oyuncu. 2 senedir oynayabildiğimiz tek oyun var o da çok kusurlu. normal takımlara önde bas, hücum press yap pozisyon kovala açık ara. güçlü takımlara kapan deli gibi bas puan kovala.
    başka bir oyunu var mı galatasaray’ın? bir de bize bizim taktiğimizle gelen önde basan takımlara karşı da çaresiz kalıyoruz. neden? orta sahamız biraz önde basan takıma karşı 1. bölgeden topu çıkaramıyor bile. 10 numara gelse de orta saha çözülecek mi? bence çok şüpheli.
  • 88
    şu soruların cevaplarına “hayır” diyorsak sorunlar onlardır:
    -dripling yeteneği üst düzey bir orta saha oyuncusu var mı?
    -rakip ceza sahası ön yay civarında ince pas atıp rakip defansta çaresizlik yaratacak bir pasör var mı?
    -ön alan presi yapabilen bir fizik ve teknik abidesi oyuncusu var mı?
    -kendi kalecisinden yüzü dönük top alıp rakibin presini kıracak enerjik oyuncusu var mı?

    tekrar ediyorum; bu sorulara hayır cevabı veriyorsak işimiz bitik demektir.
  • 89
    biraz taraftarın abartısı olarak görüyorum. elimizde torreira, lemina, sara, ilkay, nhaga ve lesley var. her tarzdan oyuncuyu barındırıyoruz. hatta bana göre fazla bile oyuncumuz var. burada bir sorun varsa, bu sorun sistemdedir.

    torreira bu takımın en karakterli topçularının başında geliyor. 1 kere bile sezona geç başlamadı diğer yabancılar gibi. hep ekstra çalışıyor. şimdi taraftar ona takmış ve çıktığı tatiller dert oldu. o tatilleri kulübümüz veriyor. herkes bir yerlere gidiyor doğal olarak.

    takımın sürekli önde basması isteniyor. rakipler artık bizi ezberledi. daha kolay baskıdan çıkıyorlar. en önde basan adam da bir zahmet geriye dönerken arkada kalabilsin. hoca zaten normalde buna göre bir plan yapıyor. geride eksik yakalanmıyoruz. o anlarda torreira’ya zum yapıp kızmanın manası yok. dünyada hem en önde basıp hem de arkada adamlara yetişecek bir oyuncu yok. en fazla bir pozisyon yapar, orada da 90 dakikalık ömründen en az 10 dakika çalar.

    ayrıca sara hiç iyi kullanılmıyor. onun yerine bir ton adam bakılıyor da biz kendisini kullanamadığımız gibi onları da kullanamayacağız. istiyoruz ki sara satılsın. ve ingiltere’ye satılsın. e biz de oralardan adamlar istiyoruz. sara da o ayarda, neyi anlamıyoruz biz.

    lemina bence de gitmeliydi ama lesley de gelmeyip sırf rotasyon için salih gelse yeterdi benim gözümde. diğer yerlere hakkımız olurdu. piyasadan bir haber konuşmanın manası yok. torreira ve sara ikilisinden daha iyisini 50-60 milyona zor getirirsin. biz daha 10 numara için o parayı harcayamıyoruz. onlar da bizim için gayet yeterli adamlar. diğerleri de ligde rotasyon yapabileceğimiz isimler işte. daha fazlası gerçekçi değil.

    elimizde hiç 10 numara yok, kanat yedeği yok, forvet yedeği yok, stoper de yedeğimiz sadece arda ve biz inatla orta saha istiyoruz hala.
  • 91
    iyi şut atan, dripling yapabilen, uzun pas kalitesi yüksek, oyunu yönlendiren, ceza sahası koşusu atan oyuncudur.

    tüm bu eksiklikleri tek oyuncu ile çözmek, olmuyorsa iki oyuncu almak gerekliyken yıllardır konu hâlâ tam anlamıyla çözülememiştir.

    reinders ve odegard ikilisini bitirebilecek bir babayiğit olsaydı arkamıza yaslanmış maçları beklerdik. bu ikiliyle 10 numara diye adlandırılan oyuncu tipine de gerek kalmamış olurdu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın