• 45
    dursun aydın özbek ve sebep oldukları yüzünden tüm enerjiyi kaybettiğimiz sezon.

    şampiyonluklar biraz da böyle havalarda belli olur. geçen sezon da gecikmiştik. ama "sane geldi, osimhen geldi, diğer eksiklikleri doldurun" dediğimiz bir gecikmeydi.

    bu sezon ise yapılanlar, yapılmayanlar ve yapılması planlananlar ile... maalesef ki çok kötü bir sezon bizi bekliyor. tüm taraftarın canı burnunda. ilk tökezlemede de bu patlayacak. işte o gün "iyi gün taraftarı kötü gün taraftarı" diye laf edenler olacak. onların hiçbiri galatasaray'ın iyiliğini dusunmeyenler işte.

    galatasaray'ın asıl taraftarı sadece iyi günde yanında olan, kötü günde ise arabesk laflar etmeyip terk-i diyar eyleyen taraftar. galatasaray'ı büyük yapan bu.

    ve sezon tekrar sahneye çıkacaklar gibi.
  • 48
    geçtiğimiz sezondan kimseyi kaybetmemiş olan takım. ligde şampiyon olan ve şampiyonlar liginde rekabetçi olan, son 16 yapan, juventus'u ilk maçta hallaç pamuğuna çeviren kadro lang haricinde duruyor.

    bu transfer lazım değil anlamına gelmiyor, hayvan gibi lazım. her başlıkta hepimiz yazıyoruz zaten. ama sezona da ahlar vahlar içerisinde başlamıyoruz. iyiyi de kötüyü de aşırı uçlarda yaşamayı bırakmak lazım biraz. galatasaray'ın momentumu taraftarıdır, bugün sahaya yansıyan şey de taraftardaki gerginlik. kapalı tribünün biraz sakin olması gereken zamanlara geliyoruz çünkü haftaya lig başlıyor.
  • 52
    yılbaşına kadar 4-6 puan marjıyla geride gidecekmişiz gibi görünen sezon. oraya kadar sabredilmesi gerekecek. eğer bir arada durmayı başarabilirsek kuvvetle muhtemel ara transferde "seve seve" yapılacak bir iki takviye ve zaten haftada tek maça dönmenin yaratacağı ivmeyle(!) belki yeni bir 8 de kapanır 18 de fantezisi kovalayabiliriz.

    rakiplerin performansından bağımsız olarak; bu posası çıkmış, yaş almış, defoları daha da keskinleşmiş ve çözüm bulma becerisi günden güne azalan kadroyla daha fazlasını düşünmek hayalcilik gibi görünüyor.

    son 3-4 sezona bakınca ilk yarıyı lider götüren takım 17 haftada 13-14 galibiyet bandında gitmiş.

    derbilerden başlarsak; trabzonspor ve beşiktaş ile deplasmanda oynayacağız. fenerbahçe maçının iç sahada olması ufak bir avantaj ama ekim ayında, muhtemelen formlarının zirvesinde bir dönemde oynayacağız. ilk yarı fikstüründe konya ve başakşehir deplasmanları da ilk anda göze çarpan deplasmanlar. 5 maçı düşünce zaten geriye kaldı 12 maç.

    şampiyonlar ligi fikstürü başlayana kadar ilk dört maçımız çorum-erzurum-göztepe-başakşehir. çorum hariç diğer üç maça kafadan galibiyet yazmak kolay değil. hele ki ilk milli araya kadar uzatınca iç sahada kocaelispor maçı, şampiyonlar liginde ilk hafta maçı ve trabzonspor deplasmanı var.

    hazırlık maçlarındaki kadar kötü olmayacağımız gibi çok da optimum seviyede olamayacağımız aşikar.

    buralarda çok hırpalanarak sezona başlayacağız. bu sürecin hem saha içinde, hem kulübede, hem kulüpte hem de kamuoyunda çok titizlikle yürütülmesi gerekiyor. yoksa galatasaray'ın kronik sorunu olan ikinci olamama dönemlerinde yaşanan tüm çalkantıları yine misliyle yaşamaya başlarız. sezonun sonunda da rakiplerin olası düşüsünde dövünüp dururuz.
  • 53
    girşini çok yanlış yaptık devam etmememiz gereken oyuncularla yola devam ettik. ben okan hoca’nın da çok pişman olduğuna eminim ama iş işten geçti artık.

    bizim santrafor bölgemizde sorun yoktu, kanat bölgemizde sorun yoktu, beklerimizde sorun yoktu, kalecimizde sorun yoktu. bizim geçen sezon en büyük problemimiz orta sahaydı. orta sahada köklü değişime gidip net bir stoper almalıydık. barış’ın osimhen’in yedeğine de transfer yapıp devam edecektik.

    öyle çok büyük köklü değişikliklere gerek yoktu. 5-6 transfere işi çözebilirdik net orta saha ve net stoper alıp ağustos ayında diğer mevkilere bakmamız gerekiyordu.

    torreira-nhaga-sara orta sahasında 2 net takviye ve net bir 10 numara almamız gereken yerde lemina, kaan ve ilkay ile devam ediyoruz. üstelik alakasız bir oyuncu ugochukwu’yu da alıp iyice çorba yaptık takımı. nhaga ugochukwu transferi yüzünden kiralık gidebilir ki nhaga bizim sistemimize çok daha fazla uyan bir profil.

    dediğim gibi okan hoca şu an bin pişmandır ama biz bunları ona söyledik. görünen köy kılavuz istemezdi. gs orta sahası çökmüştü ve yenilenmesi gerekiyordu ama biz o orta saha ile 1 yaş almış şekilde devam ediyoruz.

    tahmini kadro şöyle olabilirdi

    uğurcan
    singo-sanchez-transfer-jakobs
    transfer-sara
    sane-transfer-barış
    osimhen

    jankat
    sallai-arda-abdülkerim-eren
    torreira-transfer
    yunus-nhaga-transfer
    transfer

    1 yerli(tercihen aral), 3 genç yabancı ve 2 yabancı ile durumu çözebilirdik. şimdi işin içinden çıkamıyoruz
  • 55
    galatasaray'ın ligi bitiren kadrosundan eksilenler; icardi, boey, lang, asprilla, kutucu.

    bırakın transfer yapmayı iyice geriye gitti kadro. yanlış olmasın geçen sezon ligin sonunu getiremeyen kadro geri gitti. tek gelen lesley. onun da ahvali belli.

    olayın vehametini buradan anlayın.

    bir kere 6-8 pozisyonuna taş gibi adam hala lazım.
    10 numara lazım.
    kanat oyuncusu lazım.
    forvet oyuncusu lazım.
    stoper yedeği lazım.

    1 tecrübeli + 2 genç yabancı hakkın var. + 2 tane de yerli çekmen lazım yukarıdaki denklem için.

    kaldı 3 hafta.

    çok büyük bir sürpriz olmazsa, "hadi hüsnü allah rahmet eylesin" sezonu bizim için.
  • 57
    keşke savaşarak kaybetseydik dediğim sezon. daha başında satılarak kaybedilince insanın içine öküz oturuyor.
    çok övündüğümüz, allahtan halk değil onlar yönetiyor dediğimiz, ülkenin en okumuş etmiş güruhunun (birkaç kez) seçtiği ve günümüz itibariyle meşruiyetini kaybetmiş olan yönetim yüzünden bu kulübü çıkarsız saf duygularla seven milyonlarca galatasaraylı üzülecek. milyonlarca diyorum çünkü gerçekten birkaç milyon kişi üzülecek, tabiki bazen internette clickbait haberlerde denildiği gibi 30-35 milyon taraftarımız yok, ama eminim birkaç milyon bile olsa çok üzülecek bir kesim var, galatasaray kazandığında haftası güzel geçen, kaybettiğinde kötü geçen, kötü oynayarak kazandığında ise hazımsız geçen…
    beni en çok üzen ise o korktuğumuz distopyanın tam olarak içinde olduğumuz gerçeği. muhtemelen bugün bu sözlükteki, sokaktaki, ailemizdeki herkesi önce göz altına sonra hapise alabilecek bir sebep bulunabilecek (!) bir ortamdayız. olası şampiyonluğumuzun satılmasından ziyade özgürlüğümüzün ve geleceğimizin satılması kahrediyor. dertliyim, dertliyiz sözlük…
  • 58
    belli takımlara belli sözlerin verildiğini anlıyoruz artık. trabzona reklamlı futbolcular, beşiktaş'a rekabetçi bir kadro ve belli noktalarda yarışta olma vaadi, fenerbahçe'ye ise haramdan bir şampiyonluk.

    biz doğal olarak mevcut kadro ile bile adil bir düzende başa baş rekabet edebilecek güçteyiz. ancak bu oyunu bozmak gerek.

    osimhen'i gönder 100-120'ye.
    sara'yı sat kaç veriyorlarsa.
    barış'ı sal 40'a, 2 seneye tekrar alırız 3'e 5'e.
    sane'yi kitle araplara
    davison'u 25'e kapat como'ya
    singo'yu vur gitsin sigortadan değer kaybı filan yazarsın.

    kalan kadro yine bir şekilde avrupaya gider seneye. parayı dolarda tut. seçim sornası baskılanan dolar salınınca inşaatı da çıkarırsın, kadroyu da yenilersin borcu da sıfırlarsın.

    ama taraftara diyeceksin, bize bu sezonu salın dediler biz de salıyoruz, planımız da bu filan.
  • 60
    4 sezon üst üste şampiyonluk ve geçtiğimiz yıl şampiyonlar ligindeki ilk 16 başarısının ardından bizim açımızdan pek hayırlı geçmeyeceği öncesindeki transfer sezonundan belli olan sezondur.
    anlaşılan o ki seçim arefesinde bir türkiye'de kitlelerin en büyük afyonlarından birisi olan futbolda daha rekabetçi bir ligde oynanması ve halkı meşgul etmesi yöneticiler tarafından talep edilmiş olacak ki ligimiz sezon öncesinde bu şekilde dizayn edildi.
    keşke yönetimimiz bu kadar pasif ve liyakatsiz şahıslardan oluşmasaydı da hadi niteliği geçtim bari nicelik olarak kadromuz takviye edilseydi de as kadromuzu sağlıklı bir şekilse kullanabilecek bir sezon geçirebilecek olsaydık.
    valla ben 40 yaşındayım fbnin yaşadığı toplam şampiyonluğu yaşadım, kutladım... avrupa başarılarının kralını gördüm. şu hayatta galatasaray beni karşılıksız olarak ailemden sonra bu kadar mutlu etmiş tek sevdam olabilir. şu saatten sonra hiç şampiyonluk göremesem de kalan ömrümde benim hakkım galarasaraya helaldir.
    ama cumhuriyetten daha eski olan memleketin en köklü kurumlarından biri olan bir camianın bu kadar onursuz insanlar tarafından yönetiliyor olmasına şahit olmak başarısız sezonlardan daha çok canımı yakıyor... benim tek derdim bu.
    ne yapalım bu sezonluk da çilemiz bu olsun...
  • 61
    osimhen-sane-singo-barış-sara-davinson-jakobs-torreira-uğurcan sat

    en az 200-210 milyon kasaya koy maaş yükünü azalt

    9 oyuncu yerine 13 oyuncu al

    bonservis bütçen 250 milyon, maaş bütçesi ile ekonomiyi dengele

    hali hazırda zaten şampiyon olamayacaksın, doymuş oyuncudan kurtul.

    tabi geç kaldık tüm bunlar için. ne bilelim bu takımın transfer yapmayacağını.

    osimhen’e 20 milyon maaş verip şampiyon olamayacaksam hiçbir anlamı yok elimde tutmanın.
App Store'dan indirin Google Play'den alın