• (bkz: açılın ben akrabasıyım)

    daha önce de emre hakkında 3-5 entry girmiştim çeşitli konularda. iyi kötü bazı bilgilere sahibim kendisi hakkında. yanlış anlaşılmasın, bu konu hakkında ilgi çekmek ya da başka bir şey yapmak istemem. bazı konularda herkes bilgi sahibi olsun ki en azından daha kolay bir yorum yapsın, ona göre düşüncelere sahip olsun.

    kendisi kuzenimin kuzeni oluyor. benim halam ile amcası evli. ortak bir kuzenimiz var. ancak emre'nin baba tarafı oldukça sıkıntılı insanlar. zamanında işçi alımları ile sanırım dedesi danimarka'ya yerleşiyor ve aile orada uzun bir süre ikamet ediyor, hala da etmekte. bu adamlar bildiğin danimarka ghettolarından. bildiğin suçlu insanlar, eniştem olacak adam da dahil olmak üzere. hatta benim kuzenim, baba tarafı ile neredeyse hiç görüşmez. evi de onlara uzak bir yerde olduğu için emre'yi bile hayatında 2-3 kez görmüştür.

    emre'nin milli takıma gelmesi ile çeşitli durumlardan geçmiş. basına yansıdığını hatırladığım bir durum var mesela. fatih hoca emre'nin milli takımda oynaması için oldukça ısrarcı oluyor. bu durum euro 2016 elemeleri ve grupları için oldukça önemli imiş kendisi açısından sanırım. ancak velisi olarak sanırım babasının bir imzası mı ne gerekiyor. sanırım prosedür gereği, belki de yaşı itibari iledir. bu konuda çok net bir bilgiye sahip değilim. federasyon yetkilileri de araştırıp babasının nezarethanede olduğunu öğreniyor ve imzayı bildiğin orada alıyorlar. duyduğum kadarı ile de babasının havalimanında açıklayamadığı yüksek bir miktarda para ile yakalanması sanırım. tabi aranıyor da olabilir. çok bilgiye sahip değilim.

    bu çocuğun aile olarak çok büyük problemleri var. hani mesleğine saygısı ya da profesyonel olmaması filan inanılmaz derecede sönük kalıyor. öyle bir aile işte. kazandığı para ile babasına sanırım memleketi uşak'ta iyi bir cafe açacaktı en son. ne kadar kazanıyor ve bu para onun kaçta kaçıdır inanın bilmiyorum ancak ben şundan eminim. o cafe bir şekilde tutmaz. çünkü işletecek kişi babası. umarım kötü bir unvana sahip olmaz o cafe, çünkü bundan korkmuyor değilim.

    aile açısından oldukça sıkıntılı bir durumda olan emre'nin de galatasaray'a gelip medyadan ilgi görmesi bana göre kaçınılmaz. valla suçlu bir aile malzemesini bulan ibne basının neler yazıp söyleyebileceğini tahmin bile edemiyorum. bu konuda hem kulübün, hem hocamızın hem de emre'nin çok başı ağrır. insan ailesini kendisi seçemez, ancak yine de emre'nin çok daha dikkatli olması gerekir.

    dortmund'a transfer olduğunda inanılmaz sevinmiştim kendisi açısından. ancak bazı şüphelerim de vardı. profesyonel olarak böylesine iyi bir altyapı merkezinde neler yapabilir diye düşünmeden yapamıyordum. nitekim de şüpheler doğru çıktı. bu çocuk maalesef antiprofesyonel. belirli bir sistemde yetişebileceğini ne yazık ki düşünemiyorum. maalesef çok büyük bir futbolcu olacağını artık düşünmüyorum, bundan sonrası elinde olan yeteneğin en iyi şekilde değerlendirilmesi. bu konuda da türk antrenörler arasında en iyisine biz sahibiz ve emre'nin fatih hocayı çok sevdiğini de belirtmek isterim. açıkçası takımda yasin'i görmek yerine emre'yi görmeyi tercih ederim. hakkında her zaman hayırlısını diliyorum.
  • yahu yazmayayım diye o kadar söz verdiğim yine de işin gücün arasında dayanamayıp yine hakkında entry girdiğim çocukluktan galatasaraylı ve türkçe bilmeyen türk milli takımı futbolcusudur.

    arda turan basınının oyununa gelip; ama dortmund gönderdi, sadece çalım atıyor, disiplinsiz, falan fistan demek bize yakışmaz.

    galatasaray ahlakına ters bir şey yapmış mı? hayır

    türk milli ve manevi değerlerine saygısızlık yapmış mı? hayır

    sporcu ahlakına ters bir yanlışı olmuş mudur? hayır...ha tabi bir de ardanın paralı maşaları kendisi hakkında tütün çiğniyor demişlerdi...cruyff ve zidane gibi dünyanın en büyük futbolcuları berbat tütün tiryakileriydi...sırf muktedir olanlar sigara haram dedi diye şeriata aykırı bile olsa padişahları için evet mekruhtan haramdır diyenlerden farkımız olsun (işbu girdinin müellifi hayatında ağzına sigara koymamıştır ama şahsi hürriyetlere hürmet eder)...hatırlayın emre'yi uyuşturucu kullanıyor diye manşet yapan gazeteleri, spor programlarını... ki adam uyuşturucu filan kullanmamıştır sigara bile içmemiştir sırf bu örnekten bile pay biçin nasıl ahlaksızca iftiralar atılabiliyor...ayrıca kumar oynayıp umreye cenabet gitmekten de alkol alıp mankenlerle takılmaktan da sporcu sağlığı ve ahlakı açısından tütün sakızı çiğnemesi daha evladır. ayrıca kendisini yargılamak federasyon başkanları doping kullanan spor adamları olamaz...

    eskiden her milli takımın ve büyük takımın orta sahaları adam eksiltebilen oyunculardan kuruluydu...yahu eskiden beckenbauer libero oynuyordu...stoichkovlu romariolu forvet hattı vardı barcelonanın arkalarında hagi oynuyordu...eskiden herkes adam eksiltiyordu...şimdi dünyanın en önemli özelliği adam eksiltmek ve bunu tiki taka ile fakelerle yapamazsın artık ya süratinle robbenler riberyler gibi yahut emre mor gibi alıp dikine kat edebilecek cesaret ve yumuşaklıkla yapabilirsin...

    yeteneksizlikleri ortaya çıkmasın diye kendisini kıskanan türk futbolcuları da cabası...euro 2016'daki tüm skandalların patlak vermesinin arkasındaki fitil arda ve çetesinin emre mor'u kıskanmasıdır.

    arda turan'ı istemeyen kendisini ne diye bonservissiz devre arası istemez? gelse zaten yedek kalacak...yedekte sinan mı olsun yasin mi olsun? n'diaye dışında adam eksiltebilen biraz feghouli var başka kimse yok...ne diye bu muhalefet anlamış değilim

    daha geçen dünya kupasından elendiğimiz maçlarda bile herkes dökülürken canla başla oynayan bu çocuk değil miydi? arda sırıtarak oyundan çıkarken bu çocuk rakibi deşiyordu...ama burakın elle çıkardığı top alkışlandı hırvat maçında.

    bence hepsinden önemlisi çocuk türkçe bilmiyor yani fatih terim adam eder etmesine de bu çocuğu kimse bozamaz. çünkü kendisini istanbul'da bozacak adamların hiçbiri ingilizce bilmiyor:) en fazla biliyormuş gibi yapıyorlar...

    fener robin van persie'ye gönderemiyor, beşiktaş nasılsa bayern diker diye cenk tosunu satıyor, trabzon mas'ı gönderip sol bek arıyor, biz evra'ya yaşlı diye bir sezon tahammül edemiyor emre mor'u da çok çalımcı diye beğenmiyoruz...bence şükretmek lazım azıcık da bu isimleri alalım.

    ihtiyaç solak oyuncu eksikliğini gidermek değil miydi? eldeki imkanlar belli ki patrice evra, hakan balta ve emre mor...hiç fena değil...solda solak oynar eşyanın tabiatı bu...tandemin solu, defansın solu, orta alanın solu...

    ribery yarım sezonda şimdiye kadar fenerin kimyasını bozacak etki bıraktı. emre mor da sadece transferi ile bile fatih ağabey ile yakaladığımız psikolojik üstünlüğü perçinler..!
  • ya kendisinin yaşındayken okulda istiklal marşı töreninden kaçan hödükler* milli marşta sakız çiğnedi diye çocuğu eleştiriyorlar. eleştirmeyi geçtim, vatan hainliğine götürüyorlar işi. m. özil alman marşı söylenirken sakız çiğneyince zevkten dört köşe olan, ezikliği yaşam felsefesi haline getirmiş kitle bu çocuğa sövüyor. nasıl bir empati yoksunluğu, nasıl bir akılsızlık anlamak mümkün değil. cumhurbaşkanı diyor ki; türksün türkçe konuş. işte başkumandan! çocuk bilmiyorsa, bilmediği bir dili nasıl konuşsun?! sen devlet olarak avrupaya gönderdiğin insanları sahipsiz bırakmışsın. çocuk türkçe öğrenememiş, utanmadan bir de türkçe konuş diyorsun. söyleyecek çok şey var da daha fazla kafa şişirmek istemiyorum. bu çocuğu eleştirenlerin topunu imha etseler ülke bayağı bir düze çıkar.
  • onun yerinde şu anki halimle olsam gidip modriç'le fotoğraf çektirmem ama 18 yaşındaki halim olsa gider göbeğine imza attırır, bir hafta boyunca yıkanmayıp çevresindekilere de hava atar.

    daha 18 yaşındaki bir adamdan bahsediyoruz yahu. belki 6 ay önce pes oynarken modriç'le arkadaşlarına uzaktan gol atmaya çalışıyordu bu çocuk.

    why so serious?
  • galatasaray forması altında ve fatih terim dsiplini altında görmek istediğim yetenek. bütün eleştiriler doğrudur, büyük hatalar yapmış ve yapıyor durumda emre mor, lakin ben bizim kulübe veya ülkeye çok ciddi bir ayıbı olmamak şartıyla her zaman şans hak ettiğine inanıyorum. çok küçük yaşta, farklı kültürde yetişmiş bir çocuk, bir anda da ülkenin gündemine oturdu milli takım peformanslarıyla. cidden avrupa çapında da top yeteneği var, bunu kimse inkar edemez. hata insana mahsustur ve bu yaşlarda tolere edilebilir, doğru yol gösterilebilir. kaldı ki fatih terim de oyuncu eğitmenliği konusunda her zaman "kaybetmek kolay, kazanmak olay" diye düşünen bir hoca. emre mor ile ilişkisi de ortada. tüm bunları birleştirince yaz transfer sezonunda ilk imzamızı kendisiyle atmamız gerektiğine inanıyorum.
  • eleştirileri bir kenara bırakırsak;

    gelmiş geçmiş en büyük türk futbolcu olma potansiyeline sahip, bunu kinetiğe çevirmek için de en uygun kulüpte, yani borussia dortmund'da forma giyen türk oyuncu...

    sözlüğümüz tarafından kendisi ile ilgili ilk entry'nin 2014 yılında, yani kendisi henüz 16 yaşındayken girilmiş olması da galatasaray sözlük'ün bir arşiv ve sosyal medya organı olarak görevini ne kadar layıkıyla yaptığının kanıtıdır.
  • emre mor'u kiralamak ateşle oynamak falan değildir. alırken, her maç 11 oynayacak diye bir ibare olmayacak sonuçta. yeteneğinde tüm dünya hem fikir, kariyerini de kendisi belirleyecek. gelir, oynarsa kendi kariyerini yükseltir, doğal olarak bizim de işimize yarar. aynı kafa yapısıyla devam ederse -ki terim ile hiç sanmıyorum-, kiralık olacağından yol verilir gider.
  • kendisi kuzenimin kuzeni. bunu dillendirmeyi çok sevmiyorum açıkçası. ancak aile anlamında hakikaten bu çocuğun çok sıkıntısı var. umarım her şeyini futbola verir. hani derler ya çamurun içindeki zümrüt diye. işte bu çocuk o zümrüt. etrafına uyup kötü bir insan olması yapabileceği en kolay işken, o futbol sahalarında hayallerinin peşinden koşmayı tercih etti.

    babası bir durumdan ötürü nezarethanedeyken, fatih terim'in ısrarları sonucu nezarete gelen kağıdı imzalıyor ve emre'nin 1 günde bütün işlemleri halloluyor. adnan januzaj gibi durumu uzamıyor yani... ha seçse danimarka'yı seçer miydi ? sanmıyorum... ama danimarka'da emre'yi seçmeyebilirdi... mohamed zidan örneği gibi...

    kendisi hakkında bildiğim ise hayalinin real madrid olması... her ne kadar stili messi'ye benzese de sağlam bir cristiano ronaldo hayranı.

    yapabileceği en iyi tercihi yaptı. dortmund onun yükselişini sağlayacak en harika kulüplerinden birisi. umarım her şeye kulağını tıkayıp, futboluna bakar. hem onun için iyi olur hem de bizim onun yeteğini izlememiz için iyi olur.
  • mutsuz bu çocuk baba sevgisi lazım. onun için terim ile kendine gelebilir adından söz ettirebilir çünkü potansiyeli var ve taraftar olarak da bağrımıza basarsak ona güvendiğimizi hissettirebilirsek bence bu çocuk bize kadro derinliği ve yedekten girip oyunu hareketlendirse bile bizim için iyidir. patlama yapacak diye çok oyuncuyu bekledik seni de bekleriz aslan.
  • b.dortmund ile bu sezon toplamda 13 maça çıkmış ve 1 gol 2 asist yapmış topçu. 13 maçın 7si ligde zaten gol asist ordan geliyor. ligde en uzun 84 dakika oynamış. onun dışında sonradan oyuna giriyor genelde. 2 maç kırmızı kart cezasıyla kaçırmış 7 maç ise hocası şans dahi vermemiş. kupada 2 maç oynamış zaten bvb 2 maç oynamış 1inde full oynamış diğerinde az süre almış. cl de ise 3 maçta totalde 50 dakika görev almış. yani toplamda 13 maçta sadece 519 dakika görev almış. ligde ise 7 maçta 300 dakika görev almış genç emre.

    şimdi bunları neden yazdım über yeteneğimizin durumu olarak. şimdi ondan 1 yaş küçük pulisic neler yapmış ona bakalım. takım arkadaşı olur kendisi. toplamda 18 maçta 2 gol 6 asist yapmış. bunların 2 gol 4 asisti ligde oynadığı 12 maçta gelmiş. 2 asist ise şampiyonlar liginde oynadığı 6 maçta. kupada hiç oynatmamış hocası. cl de her maç ilk 11 başlamış ve nerdeyse 90dk oynamış.(real maçlarından 1i hariç.) ligde ise son zamanlarda ilk 11e monte edilmiş. toplamda 18 maçta 1123 dakika süre almış. ligde ise 12 maçta 685 dakika süre almış.

    bunları neden yazdım bizim için messi olan oyuncunun durumu belli olsun diye. kimse milli takım harici napıyor ne ediyor diye bakmıyor. bvb güzel bir tercih ama eğer oynayabilirsen oynayamazsan gelişmen zor. plusic kadroya monte olabilen bir genç artık her maç oynuyor hatta maçlarda izleyin gerçekten iyi oynuyor. emre tam tersi 40 yılda bir iş yapıyor ve benim hep dediğim gibi yeterli değil. tek özelliği çalım atması ama geri özelliklerin hiç biri gelişmiyor gelişecek gibi de değil. bence kendisi için bvb'den ayrılma zamanı geldi. onun yerine enes ünal gibi hollanda'ya veya almanya liginde daha alt sırada bir takıma gitmeli kendisini geliştrimek için.

    sonuç olarak ya biraz kendini geliştirip plusicden formayı alıcak. çünkü direk rakibi plusic emrenin aynı mevkilerde oynuyorlar. ya da genç olarak farklı tercih ile kiralanmak isteyecek. 19 yaşında şimdiden iyi gelişmesi lazım. yetenek var ama işlenmesi ve çok maç oynaması gerekiyor. aynı bizim bruma da olduğu gibi. bvb de kalmaya devam ederse yine bu kadar şans bulacak 20-30'ar dakika süre alıcak 19 yaşında oyuncular için bunlar az artık. eskiden mükemmel derdik ancak artık futbolcu gençlik yaşı 16-17'e kadar düştü. emre 19 yaşında önünde maksimum 3 yılı var iyi futbolcu olmak için. bence 1 yılını kirada geçirip daha da gelişip bvb de reus'un yerine göz dikmeli.

    not: tamamen şahsi fikirler şimdi şovenizm kasacak olan olur yok daha genç ya çok bile oynamış diyen olur filan boşverin görmezden gelin.
  • celta vigo ve dortmund'daki maçlarını mümkün mertebe takip ettim.

    dortmund; mevkisinde dembele'nin erken form tutması ve avrupa futbolu içinde yetişmiş olması nedeniyle hep geri planda kaldı ve bir türlü formayı kapamadı. tuchel nefret ettiğim tarzda bir hocadır ve maalesef bu yiğit de o adama denk geldi. şöyle ki o tarz hocalar futbolcu her şeyi nizami yapsın istiyorlar (ofans - defans dengesi, tek pas, saha içi kaymaları vs.). emre'de herkesin malumu free style bir topçu onu bu girdaba sokmaya çalışırsanız futbolundan ve benliğinden uzaklaştırırsınız. saha içi özgürlük tanımalısınız ki, dediğim gibi bu konuda olmayacak adama denk geldi ve gönderildi takımdan.

    celta vigo; burada da benzer durumla karşılaştı ama burada kendisi de izlediğim kadarıyla ekstra isteksizdi. mutsuzdu ve enerjisini kaybetmişti. gördüğüm kadarıyla aklında hep rakip bek oyuncusunu takip etmek kalmış olmalı peşinden ayrılmadı genelde. haliyle % 100 kontra atak takımı olan celta vigo'da topu sürekli kaleye 60-70 m mesafede aldı ve kafasını kaldırdığında kaleyi göremediği için umutsuzluğu yüzünden okunuyordu. burada güzel maçlar da çıkardı ayrıca.

    şimdi gelelim bize terim bu tarz adamları sever. bu adamdan rodrigues'de olduğu gibi sürekli defansa gelmesini istemez. onun yeteneklerini en iyi nerede işe yarayacağını bildiği için onu mümkün olduğunca kaleye yakın tutar. saha içinde özgürlük tanır ve mental desteği sağlayarak gelişmesini sağlar.

    daha öncede demiştim, ver terim'e içinden robben çıkarsın.
  • not düşelim; eğer kadromuza katılırsa şampiyonlar liginin en flaş ismi olacaktır. şu evlat sınıfına soktuğumuz sakallı, göbekli, yerli ve tam milli oyuncularımızın aksine gerçek bir evlat naifliğindedir, şefkate, ilgiye, sahiplenilmeye ihtiyacı vardır, muhtaç olduğu o şefkatli ellerin sahibi takımın başındadır.