• futbolu beceremeyen ülkedir. biz diyoruz ya 80 milyonluk ülkeden 11 kişi çıkmıyor mu yahu diye... bir de bunlara baksanıza.*

    neyse gelelim sebeb-i ziyaretimize. bu ülkede saykonun biri 14 şubat'ta sevgililer yan yana oturmasın diye sinemada her iki koltuktan birinin biletini almış. ancak kafası çok çalışmıyor olacak ki 1. sıradan değil de 2. sıradan(yani resimdeki beyaz olanlardan) alsaydı daha az para öderdi.*alıntı.

    https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/...3765_721214455_n.jpg

    düzeltme için bikoko'ya teşekkürler.
  • 2015 temmuz'unda toplantı ve fuarlar sebebi ile bulunduğum,
    ancak 8-9 günde nefret ettiğim ülke.

    aşağı yukarı 20 küsur ülke gezdim,
    "tekrar hangisine gitmezsin?" deseler;
    tereddüt etmeden "çin" derim.

    rahatsızlıkları, saçmalıkları da kısaca şurada anlattım; http://baranakcok.com/...inmesi-gerekenler-1/

    spor hikaye, halk aç, öyle futbol falan bizdeki gibi yoğun değil sosyal hayatta.
    burak yılmaz gider mi bilmem,
    ama çin seddi'ni görsün,
    şangay'da alemlere aksın, isterim.

    bir de güney doğu kıyılarında tsunamiye, hortuma falan ucundan kıyısından yakalandı mı, elimizde patlamış mısırla haberleri okuruz sanırım... *
    kendisi ofsayta yakalanıyor sonuçta, kıdemli bir şeylere yakalanma konusunda...
  • avrupa futboluna adeta sunni teneffüs yapan, çarık çürüğe eşek yüküyle para ödeyen futbol takımlarına sahip ülke. peki bu değirmenin suyu nereden geliyor? güzel insan bülent timurlenk'ten kopyalayıp yapıştıralım:

    --- alıntı ---

    ne kazanıyorsan iki katı

    bazen bir film ya da dizi bile bir spor dalının kaderini değiştirebilir. beyaz gölge ile büyüyen kuşakların okul ve semt sahalarındaki -hele bir de filesi varsa- tadından yenmeyen tek pota maçlarından az mı oyuncu yetişti bu ülkede? futbol bizde de güney amerika'da da hala ve çokça sokakların, mahalle sahalarının, plajların apartman boşluklarının oyunu. bir ülkede futbol ve tribün kültürünün yerleşmesi zaman alır. bu sevda naklini ne parayla ne de büyük yıldızlarla 1-2 yılda yapamazsanız. bir kuşak biraz sever belki ama bir sonraki kuşakta atılan tohumlar yeşerir. geçmişte abd'de ve japonya'da, son yıllarda ise çin'de olduğu gibi. japon futbol animelerinin "güzel oyunu" sevdirme projelerinde nasıl başrol oynadığını anlatmaya gerek yok galiba. japonların çizgi film karakterleri futbolu sadece uzakdoğu'da değil tüm dünyada da daha sevilir ve oynanır bir oyun haline getirdi.

    abd'nin 40 yıl önce bütün veteran starları cosmos çatısı altında topladıkları projenin bugün yükseltilmiş versiyonu abd futbol ligi. avrupa kıtasında her şeyi kazanmış, kariyerlerinin sonuna gelmiş yıldızlar (henry, gerrard, beckham) ve şaşırtıcı derecede erken yaşta amerikan rüyasının büyüsüne kapılan yetenekler (giovinco, giovani dos santos), son dünya kupaları'nın artık esaslı takımı mertebesine erişmiş abd'nin yolunu tutuyorlar. abd'de alt yapı çalışmaları, kadın futbolunun gelişimi bu sayfalara sığmaz ama dünyanın en güçlü ekonomisi artık avrupa kıtası dışında kendine ciddi bir rakip buldu. 1.5 milyara koşan nüfusuyla dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan çin ve onun sadece 12 yıllık tarihe sahip olan süper lig'i. abd ve çin arasındaki fark ise abd kulüpleri kariyerinin sonundaki yıldızlara bonservis ödemeyip, büyülü dünyanın bir parçası olmaya davet ederken, çin kulüplerinin futbol ekonomisini bilenler için akıllara ziyan bonservis bedellerini gözden çıkartıp, futbolculara "kulübünde ne kazanıyorsan iki katı" diyerek baştan çıkarmaları. yılda 10 milyon euro'ya çin'e giden drogba ve anelka çabuk sıkılıp döndüler kıtaya ama bu ara transfer dönemi de gösterdi ki, çin kulüpleri hem finansal olarak zordaki avrupa kulüpleri için oksijen tüpü, hem de yıldızları astronomik rakamlarla ayartan bir oyunbozan.

    chelsea'de oynayıp brezilya milli takımı forması giyen 28 yaşındaki ramires'in premier lig'den ayrılıp çin'e gitmesinin arkasında londra'da kazandığının iki katı olması dışında başka ne olabilir ki? geçen sezon beşiktaş taraftarının pamuklara sardığı, duvarlara poster olmuş demba ba için gelen teklife hangi taraftar hayır diyebildi? ya da beşiktaş'ı çok seven demba ba, şampiyonluk hedefini bırakıp neden çin'e gitti? sevilla'dan ayrılan mbia neden trabzonspor'a gelmişti. çünkü sevilla'nın verdiğinin iki katını vermişti trabzonspor. çin'de 2004 yılında futbol ligi kurulduğunda ahmet dursun,tarık daşgün ve semavi uzun uzaklara futbol oynamaya giden ilk türk futbolcular olmuş, ahmet dursun kısa zamanda pes edip geri dönmüştü. o günlerden sonra çin'e futbolcu ihraç edemedik ama görünen o ki uefa'nın finansal kıskacında boğulmak üzere olan tüm kulüplerimiz bir iki yıl içinde çin'e futbolcu satmak için ellerinden geleni yapacaklar. 2004 yılında 12 takımla oynanan lig, 2014 yılında adını çin süper ligi olarak değiştirdi ve artık 16 takımla yola devam ediliyor. ülkenin en büyük emlak ve inşaat gruplarından evergrande'nin desteğini arkasına alan guangzahou'nun adını artık dünyada bilmeyen yok. son 5 sezonda şampiyonluklara ambargo koyan ve son 3 yılda iki kez asya şampiyonlar ligi kupası'nı kazanan guangzahou evergrande'yi brezilyalı teknik adam luis felipe scolari çalıştırıyor. chelsea kaptanı john terry'nin de gelecek sezon bu ülkede forma giymesi bekleniyor. golcü asamoah gyan'dan, teknik adam sven goran eriksson'a, eski trabzonsporlu paulo henrique'den, avustralya'nın en klas topçusu tim cahill'e, inter'den ayrılan guarin ve roma'dan pekin uçağına binen gervinho'ya kadar birçok yıldız avrupa'da üç sezonda kazandıkları milyon euro'ları bir sezonda banka hesaplarında görebilmek için çin'in yolunu tutuyor, tutmaya da devam edecekler. 12 yılda seyirci ortalamasını 10 binden sadece 22 bine getirebildiler ama gelecek sezon yayın hakları sezon başına bir milyar 200 milyon euro'ya satılan çin lig takımlarının mottası, "baba" filminden vito corleone'nin unutulmaz "ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım" repliğinden başka ne olabilir ki?

    --- alıntı ---

    http://acetobalsamico.blogspot.com.tr/...nyorsan-iki-kat.html
  • --- alıntı ---

    çin süper ligi'nde jiangsu suning forması giyen uygur türkü futbolcu erfan hezim, takımı ile birlikte dubai ve ispanya kamplarına gittiği için tutuklanarak toplama kampına gönderildi. (radio free asia)

    --- alıntı ---

    herhangi bir illegal durum yokken takımıyla yurt-dışında kamp yaptığı için tutuklanan futbolcu. çin'in uygur türklerine yaptığı baskı had safhada.

    http://spor.mynet.com/...ina-hapsettiler.html
  • aldıkları mükemmel tedbirler, gösterdikleri insan üstü gayret nedeniyle virüsün tüm dünyaya akıl almaz boyutlarda yayılmasını önleyen ülke.
    karantina önlemleriyle destan yazıyorlar adeta yoksa şu an dünya bir bataklığa dönüşebilirdi.

    bu entry'mi bu uğurda savaş veren ve hayatını kaybeden başta wuhan olmak üzere tüm çin'de canla başla çaba gösteren çinli sağlık çalışanlarına adıyorum. insanlık yaptıklarınızı unutmayacak.

    https://www.youtube.com/watch?v=XU9FVqwO4TM

    edit: arkadaşlar yanlış anlaşılmasın. ben sadece karantina önlemlerin ciddiyeti ve sağlık çalışanlarının insan üstü çabasından bahsettim. eğer bu virüs bu kadar ciddi önlem almamış bir ülkeden yayılsaydı insanlığın içinden geçerdi.
  • edit: 1 önceki bilgi asılsız çıktı, düzelttim.

    covid-19 yarasada bulunan virüsün mutasyonu olsa da araştırmalar direkt yarasadan değil, farklı bir hayvan üzerinden mutasyona uğraması ile insana bulaşabileceğini gösteriyor.

    burada da olağan şüpheli, dünyanın en çok ticareti yapılan memelisi pangolin. hatta öyle ki nesli tükenme potansiyeli mevcut.

    malum wuhan'daki hayvan pazarında yarasadan virüsü alıp, mutasyona uğrattıktan sonra insana bulaştırdığı düşünülüyor.

    örnek bir pangolin yemeği, midesi kaldırmayan bakmasın:

    https://ichef.bbci.co.uk/...pangolin_traffic.jpg

    pangolin'i yiyen tek ülke de çin değil, bir çok asya ülkesi ve afrika'da da tüketilmekte.

    fakat olay çin'de patladığından çin virüsü olarak kaldı.

    mers de arabistan'da deveden patlamıştı.

    kurbanda başka bir memeli olan deve kesilip yeniyorsa elin çinlisine de "o yenir mi" demek çok da samimi değil.

    bugün çin'de patlamasa, yarın vietnam da , malezya'da patlayacaktı.

    insan olarak beslenme kültürümüz çok tehlikeli.