• adamlar kendileri hariç dünyanın geri kalanını etkisiz hale getirdi resmen. kimse ırkçılık tantanasına girmesin yaptıkları iğrenç bir şey.

    ilgili virüs fark edilmesine rağmen sırf kendi çıkarları uğruna bunu saklayarak diğer devletlerin önlem alıp, kendilerini koruma hakkını elinden aldılar. dahası virüs ortaya çıktıktan aylar sonra dahi bunu açıklamaya çalışan doktorun kafasını ezdiler. bu virüs wuhan'da kol gezerken farklı ülkelerden 10 binlerce insanın oraya girip çıkmasına ses etmediler. ve sonuç olarak şuan dünyada virüsün ulaşmadığı birkaç ada parçası kaldı sadece.

    ve her şeyi bok ettikten sonra bugün önlem olarak sınırlarını diğer devletlere kapatıyorlar. ee bu virüsü zamanında söyleseydiniz millet de kendi önlemini alaydı.

    zıkkımın kökünü yiyin amk.

    edit: bu entryi girdikten sonra haberlere bakayım dedim. karşılaştığım haber; uzmanlar çinlileri uyarmış pangolin yemeyin,onda da virüs var diye. pangolin denilen hayvan da bu : https://gss.gs/eXG.jpg

    adamlar pokemon yiyor amk ya pokemon, bunlar virüs saçmasın kim saçsın.
  • büyük ihtimalle virüsü 2019 kasım ayından beri bilen, buna rağmen çin yılbaşında riskli bölgelerdeki hasta insanlarının seyahatini engellemeyen, bu sayede virüsün avrupa başta olmak üzere tüm dünyaya yayılımına sebep olan, virüsle mücadele konusunda en başarılı ülke olan tayvan'ın paylaşımlarını dünya sağlık örgütüne baskı yaparak sindirdiği spekülasyonları dolanan ülke.

    çarpık beslenme alışkanlıkları vesilesiyle virüsün yayıldığına dair ortaya çıkan diğer söylentiler vs değinmiyorum bile.
  • anladığım kadarıyla bizimle kıyaslanan ülkedir. bu ülkeyi pek çok konuda eleştiririm ama bu ülke tarihinde ekinleri yiyor diye serçeleri karşı devrimci ilan edip 1 milyar serçeyi öldürtmedi ve serçeler ölünce çekirgelerin çoğalması ve diğer mallıklar sonucu kıtlık yaşanıp bunun sonucunda 30 milyon kişi açlıktan ölmedi. köylüleri yiyor diye kaplanları halk düşmanı ilan etmedi ve birkaç senede güney asya kaplanlarının %75’inin öldürülmedi. ''kırmızı devrimin, ilerlemenin rengidir” deyip trafikte kırmızı ışıkta geçilmesini emredilmedi, kırmızıda duranların cezalandırılmadı. daha böyle bir ton saçmalık sayarım. süt kuzusunu ise ben vedat milor dışında yiyen görmedim. hea hadi yedik diyelim bunu yarasa ve yılan yemekle bir tutmak normal bir şey değil.
  • virüs nedeniyle çevresini uyaran doktoru tehdit eden cani devlet. 34 yaşındaki çinli doktor li wenliang, canını tehlike atarak insanları virüse karşı uyarmaya çalıştı. çin'in örtbas etme çabası olmasaydı ve zamanında müdahale edilseydi bugün bunları konuşmuyor olurduk. ben, 34 yaşında başkalarının sağlığı için hayatını feda edip çocuğunu ve doğmamış çocuğunu yetim bırakan li gibi asil insanlara minnettarım. gece gündüz demeden, yorgunluk argınlık bilmeden insanlık için çabalayan insanlara minnettarım. dünyanın dört bir yanındaki insanların başına bela açan bir devlete değil.
  • yemek kültürlerinden dolayı yeni tip corona virüsünü bütün dünya'ya yayan, yaymadan önce de bilerek ve isteyerek böyle bir virüsün varlığını gizleyen, bu süreçte virüsün varlığını dünyaya duyurmayan çalışan bir bilim adamını zorla hapse attırıp öldüren bir devlettir. bugün de bütün bunlar olmamış gibi bütün dünyadan "çin virüsü" denmesine bir tepki ve bu tabiri kullananlardan bir özür bekliyor. yaptığı üç-beş yardımla ki bu yardım kadarını türkiye iran, abd ve italya'ya yaptı ama şova dökmedi, göz boyamaya çalışıyor.

    bugün bizlerin günlerce evde olmasını, neredeyse tüm spor organizasyonlarının durmasını, daha da kötüsü birçok insanı işsiz bırakarak çoğu ülkenin de ekonomik olarak kötüleşmesini ve gelecek nesillerin bile etkilenmesini sağladılar.

    hiçbir şeyden nefret etmiyorum çin hükûmetinden ettiğim kadar.
  • sadece çin değil, bütün asya ülkelerinde ve de afrika ülkelerinde en popüler türk takımı galatasaray’dır. çünkü 2000 yılında aldığımız uefa ve süper kupa nedeniyle dünyanın bütün ezilmiş toplumlarına moral verdik. onlara nefes aldırdık, ayağa kaldırdık. avrupadaki türklerin hatta siyahilerin bile %90’ını galatasaraylı yapan o yıllardır.

    bütün asya ülke gaztelerinin ve tvlerinin, “asya’nın son sınırındaki galatasaray avrupa şampiyonu oldu” “süper kupayı aldı” şeklinde başlıklar attığını biliyorum.

    bir gazeteci çıksa da araştırıp 18 mayıs 2000 tarihli çin ve japonya başta olmak üzere diğer asya ülke basınlarını bir tarasa. neler çıkar neler.

    yani çin başkonsolosu çok doğru söylemiş.

    şimdi çin’de real madrid, barcelona, m.united çok daha popülerdir bu kesin ama hiçbiri galatasaray’ın oluşturduğu sevgiyi oluşturamaz. çünkü o takımlar, paranın, sömürünün, emperyal güçlerin yarattığı takımlar. galatasaray ise imkansızlıklar içinde zaferlerin temsilcisidir.
  • kıtlık geçirdik, fakiriz ayağına insan ceninine kadar buldukları her canlıyı pişirerek ya da çiğ tek seferde mideye indiren, tuhaf saplantılara ve inanışlara sahip geri kafalı insanların yaşadığı, soydaşımız uygur türklerine senelerce zulüm üstüne zulüm eden, tarihi katliamlarla ve insanlık ayıplarıyla dolu halk cumhuriyeti görünümlü komünist diktatörlük. kendilerinin türk tarihine iki adet katkıları vardır; birincisi kendi kaynakları sayesinde atalarımızdan haberdar olmamız, diğeri de büyük kaptan bülent korkmaz'ın kariyeri boyunca görebildiği ilk ve tek dünya kupasında tek golünü kendilerine atmış olmasıdır.
  • kesinlikle dünyanın geri kalanından binlerce yıl izole edilmesi gereken diktatörlük. çin seddini bu sefer tüm dünya örmeli giriş, çıkış her şey yasaklanmalı. zaten dünyanın geri kalanına ihtiyaçları yok. bu ülke zaten işçiiğin maliyetini düşürüp tüm dünya'daki işçilerin az kazanmasına yani emeğin değerinin azalmasına neden oluyorlar. sallayın gitsin.

    çin'i hiçbir zaman sevmedim. başka bir dünya orası. umarım bu dünya ile o dünya arasına çok uzun mesafeler girer.
  • 1958-1961 yılları arasında yaşam kaynaklarını tüketip yanlış politika sonucunda büyük kıtlığın yaşandığı, önce kendi hayvanlarını, onlar tükenince sonrasında sokak hayvanları, en sonunda da birbirlerini yiyerek hayatta kalmaya çalışan insanların yaşadığı ütopik ülke.

    adamlar alışık ne bulurlarsa yemeye. zamanında test etmişler sokak hayvanlarını , vahşi hayvanları hatta birbirlerini yemişler. bu ülkeden 15 metre boyunda 20 ayaklı bir insan çıkıp etrafa saldırsa yadırgamam yani.
  • kasımda ortaya çıkan virüsten ilk bahseden doktor, virüsün ilk haberini yapan gazeteci virüsten ölmüştür. daha sonrasında virüsün haberini yapan gazeteciler ise tutuklanmıştır. kendi kaynaklarında bile yeni bir zatüre çeşidi haberi yapan gazetecilerin tutuklandığını görebilirsiniz. virüsü tam 2 ay dünyadan saklamışlar, seyahat edip bütün dünyaya yaymışlardır. şimdi ise kendi vatandaşlarına şuraya gitmeyin virüs kaparsınız diye tavsiyede bulunuyorlar. sanki virüs onlardan çıkıp dünyaya yayılmamış gibi saçma sapan bir tribe girdiler. pardon ya özür dileriz. hala şu ülkenin yılmaz savunucularının olması da çok ilginç. kendi ülkelerindeki diğer ülkelerle paralel giden sayılara inanmayanların çin'in verdiği ve bir çok doktorun imkansız olarak yorumladığı gerçek dışı sayılara inanması ise daha da ilginç. çernobil dizisini izlediniz mi bilmiyorum ama çin'deki durum da tam olarak o dönemki gibi işte. hatta kat kat daha sıkı. virüsün haberini ilk yapan gazeteci ve virüsü ilk bildiren doktorun virüsten ölmediğine adım gibi eminim.
  • i have a dream...

    sporun kalbine hançer saplamış faşist-komunist diktatörlük. abd dünya savaşına girse yine oynanırdı maçlar. en büyük suç bunların. kasımda işi ciddiye alsalardı martta çözülmüş olurdu. martta patlamazdı.

    son virüs olayıyla alakası olmaksızın ben bu devletin yok olmasını hayal ediyorum yıllardır. batılılar orta doğu petrolleri yüzünden buralara harcadıkları mesaiyi bir hindistan-çin savaşına ayırsaydı dünya çok daha iyi bir yer olurdu. biraz sadistçe olduğunu düşünebilirsiniz ama bunların dünyaya ve beraber yaşadıkları diğer topluluklara verdikleri zararı dünyanın geri kalanı vermiyor.

    uygur türklerine yaptıkları zulüm konuşulmayacak kadar büyük. yaptıklarını öğrenmek bile ağır geliyor. yanımda bu mevzuyu açtırmıyorum. çünkü ağlamadan düşünemiyorum konuşamıyorum hali hazırda yaşananları. bizzat zulmü yaşayan soydaşlarımızı düşündükçe nefes alamıyor gibi oluyorum. bu zulümleri dünyaya yaydıkları pisliklerinden kaynaklı virüslerinden daha büyük bir zulüm.

    fırsat bulsalar dünyanın geri kalanını canlı canlı yer bunlar.
  • nefes alıp veren her türlü canlıyı yiyen insanların ülkesi.

    bu huyları yüzünden her 8-10 yılda bir bazen küçük bazen büyük ölçekte salgın hastalıklara maruz kalıyorlar. covid-19 salgınını ise tüm dünyaya bulaştırdılar. dünya ülkelerinin kesinlikle bir şekilde yaptırım uygulamaları gerekiyor bu ülkeye. yoksa bunların yaydığı ve yayacağı hastalıklar dünyanın başına daha çok bela olur.
  • ne halt ettiklerini, kaç kişiyi kurşuna dizdiklerini, kaç kişiyi evine kapisina yapilan kaynakla hapsedip ölüme terk ettikmeri belli olmayan. insan hayatının değersiz olduğu ve doğmak için en şanssız coğrafyalardan biri.

    kaç gündür hasta diye toplanan kayıp çocuklarinı arayan annelere yapmak lazim güzellemeleri.

    faşist , vahşi kapitalist ve diktatoryal bir ülke ne eksik ne fazla. leş.
  • çin seddinin bütün ülkenin etrafına yapılarak dünyadan izole edilmesi gereken ülke.:) çin virüsü, pardon covid19 vakalarının bittiğine kesinlikle inanmıyorum.

    dünya ile bağlantılarının tamamen kesilmesi nedeniyle uğradıkları ekonomik kaybın korkunç boyutlara ulaşması nedeniyle, algı ve piar çalışmaları yaptıklarını düşünüyorum.

    çin’de vakanın bittiğine inanmak için en az iki yıl beklememiz gerekir. bu kadar kalabalık, bu kadar diktatöryal bir ülkenin dünya’dan gizleyemeyeceği hiçbir şey yoktur. ilk tespiti yapan doktoru önce hapsedip sonra öldürmeleri ve uygurlara yaptıkları, artı yemek kültürsüzlüğü (her türlü canlıyı yeme kültürü) uzak durmamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

    bir çinli doktorun, uygur çocuklarının koronavirüs bahanesiyle ailelerinden alınıp organlarının çalındığı şeklindeki iddiaları ise çok daha korkunç. umarım gerçek değildir.