• 689
    şampiyonlar ligi maçı’na lig maçına çıkar gibi çıkarsan maç 3-0’a gidiyor zannederken bir bakmışsın 0-2 olmuş. ilk 30 dakika çok iyi göründük tribünün de etkisiyle ama bu oyun şampiyonlar ligi oyunu değil, ancak 30 dakika oynarsın, o vakitte golü de bulamazsan geçmiş olsun. biz bu filmi terim dönem(ler)inde defalarca izledik. bu maç özelinde en çok okan hoca’ya kızdım ve o’na sözler hazırladım:
    öncelikle orta sahada ikili oynamak zorunda değilsin, hele bunu mertens’i oynatmak için yapmak zorunda hiç değilsin. ayrıca değişiklik için en erken 60. dakika beklenir diye tüzükte bizim bilmediğimiz bir kural yazıyorsa çıkıp açıklansın biz de boşuna sinir krizi geçirmeyelim. soyunma odasına 1-0 geride girdik, 2. yarı geçen her dakika tribünün kerem’e bileneceğini ben görüyorum ekran başında, sen bu çocuğa iyilik yapmış olmuyorsun oyunda tuttukça ortalık iyice geriliyor, çıkar işte devre arasında.
    ayrıca bu takım hiç mi hücum organizasyonu çalışmıyor, topu alan kafası kesilmiş tavuk gibi kalıyor. kopenhag 10 kişi kalmasa biz sabaha kadar gol atamazdık. başakşehiri avrupa’da hangi felsefeyle oynattıysan bizde aynısını daha kaliteli ayaklarla oynayacağız sadece bu. biz başakşehir değiliz ama avrupa’nın city’si de değiliz. buyrun işte size kazanan kadro bozulmaz felsefesi, hadi united deplasmanına da çıkalım bakalım mertens, angelinho ve keremlerle.
  • 690
    okan hocanın planı, enerjisi 45-60 dk arası olan hakim ziyech ve dries mertens ikilisini kullandığı dakikalarda en az 2 gol bulup skoru alınca bu iki arkadaşı çıkarıp bulunacak alanları zaha ve barış alper yılmaz'la değerlendirmekti.

    ilk yarıda ilk 20 dakikada skoru 3-0 yapabilecek pozisyonları bulduk bu da planın işlediğini gösteriyor. okan hocanın hesaba katmadığı şey ise kerem aktürkoğlu ve icardi'nin inanılmaz kötü oynamasıydı.

    sonuçta ne olursa olsun burası şampiyonlar ligi ve 2-0'dan 2-2 yapmışsın. güzel oyun diyemesek de güzel sonuç.
  • 691
    net bir şekilde 30. dakikaya 3-0 rakibi sahadan silerek giren ve önde baskı ile inanılmaz oynayan bir galatasaray izleyecekken şanssız günümüzde olduğumuz için 2-2 beraberliğe razı olduğumuz maç oldu. çok üzüldüm ilk yarı bu maç özelinde. ama bu takım kesinlikle mükemmel şeyler izletecek bize. sürpriz galibiyetlere hazır olmak lazım. çünkü kafa kafaya oynayacağımız manu ve bayern maçları var. emin olun çok keyifli şeyler göreceğiz. çok kişi entry silecek buralarda.
  • 692
    macin 18 dakikalik genis özetini az önce izledim. taraflarin elestirdigi kadar buyutulecek bir durum yok hatta sunu net bir sekilde özette görebiliyorsunuz, galatasaray ilk yarida gol olabilecek 6 tane net pozisyona girmis. karsi takimin bir tane pozisyonu var, o da karambolden attiklari gol. ıkinci yarida galatasaray'in da ciddi bir pozisyonu yok, rakibin de ciddi bir pozisyonu yok. muslera'nin sacmalamasi neticesinde ikinci golu bulmuslar.

    bu macta ilk yaridaki 6 net pozisyondan 2-3 tanesini gole cevirebilseydik bu mac 5 farkla bitebilecek bir macmis. futbol bu... oluyor, bazen top istemiyor, bazen oyunculariniz normalde rahatlikla atabilecekleri golleri kacirabiliyor. cidden cok sanssiz 2 gol yedik. ayrica burasi sampiyonlar ligi, dunyanin en agir ligi ve karsimizda ne olursa olsun danimarka sampiyonu bir takim var. bu takimi özellikle ilk yari ciddi sekilde ezmis olmak bile, hazir olmayan galatasaray adina pozitif bir durum. enseyi karartmaya gerek yok, ben inaniyorum ki galatasaray ritmini buldugunda sampiyonlar liginde kolay kolay yenilmez ve sahasinda da kolay kolay mac vermez.
  • 697
    herkesin uzlaştığı gerçekler;
    1 ilk yarıyı çok iyi oynadık, yediğimiz ilk gol de talihsizlikti, city bile yiyor en nihayetinde golü.
    2 okan buruk 45-57 arasında çok geç kaldı. bunu daha önce molde maçında da yaptı ama şanslıydıl. bu sefer olmadı golü yedik.
    3 zaha ve ndombele hazır değil.

    seneler sonra şampiyonlar liginde, tam hazır değilken, üstüne icardi kötü günündeyken öyle ya da böyle 2-0’dan beraberliği aldık ve hiçbir şey kaybetmedik.

    sözlük neden bu kadar olumsuz ve öldük bittik modunda anlayamıyorum.

    kerem aktürkoğlu’na çöp diyenler, okan buruk’la maç bitmeden yollar ayrılsın diyenler, erdem timur’a yüklenenler…

    sakin olalım, bu kadar çabuk tüketmeyelim rica ediyorum. sabır.
  • 699
    herkes maçın başında gol ya da goller bulsak yeneceğimizi düşünüyor da muhtemelen öyle bir durumda 70 dk savunma yapıp 2-2 ya da 2-3 bitirirdik. daha çok canımız sıkılırdı. inanın böylesi daha iyi oldu.

    okan buruk gereken dersleri çıkardıysa hayırlı bir puan kaybı yaşadık. yok çıkarmadıysa hepimize geçmiş olsun. görüp görebileceğimiz tek puan bu olabilir.

    mesela geçen sene ali palabıyık'ın katlettiği 23 ekim 2022 galatasaray alanyaspor maçından sonra rezil kırmızı karta kadar tıpkı bugünkü gibi harika oynamıştık. puan kaybı zerre üzmemişti. çünkü o oyunun şampiyon yapacağına inanıyorduk. peki bugün 10 kişi de kalmadık neden olmadı.

    10 sene önce de bir kopenhag maçı vardı. mest olmuştuk. (bkz: 23 ekim 2013 galatasaray fc kopenhag maçı) geçen seneki okan buruk takımı gibi 90 dk müthiş bir pres vardı. adamlar nefes alamamıştı.

    evet ilk 30 dakika çok iyi oynadık da maçlar 90 hatta 100 dakika. 1/3'de iyi olup kalan 2/3'de rakibe cevap veremeyeceksek işimiz var.

    kazanan takım bozulmaz mantığı çok saçma. iyi oynamıyorduk. böyle olacağı belliydi. ucuz kurtulduk bence. yenilsek çok daha moral bozucu olacaktı.
  • 701
    (bkz: #3729696)

    maçın tek olumsuz tarafının zararını görmüş olduk. ilk yarı golleri kaçırdık, üstüne golü de yiyince çöktük. çünkü üstümüzde saçma sapan bir baskı vardı. kazanamazsak dünyanın sonu gibi bir hava oluştu grup fikstüründen dolayı. böyle olunca da 0-1 skoru görür görmez ''kazanamayacağız galiba'' hissi hem tribünü hem takımı düşürdü.

    unutmamak lazım bu takım uefa kupasını alırken de şampiyonlar ligi gruplarından çıkamadı. öyle kolay değil bu işler. topa basmak lazım. beklentiyi yüksek tutup baskı unsurunu arttırdıkça yıkıntımız da büyük oluyor. merdivenleri teker teker çıkacağız. henüz yıldız diye tabir ettiğimiz adamlar optimum kilosuna bile gelememişken biz hemen uzay takımı olmayı bekliyoruz. kolay değil.
  • 702
    2023-2024 sezonu ilk şampiyonlar ligi maçımız. ilk yarı ve ikinci yarıya tamamen farklı yaklaştığım maç aynı zamanda.

    ilk yarı özelinde oyun planımızı neredeyse tamamen sahaya yansıttığımızı düşünüyorum. ilk 20 dakika yüksek hatta baskı planladık. enerjimizin tavan olduğu bu aralıkta kaliteyi de sahaya boca ettik. teknik heyet burda gol beklentisindeydi. ziyech tercihi de bunu doğrular nitelikte. plan tuttu ama skor gelmedi. kerem ve icardi topu içeri bırakamadı. sezon başında olduğumuz düşünüldüğünde ilk 20 dakika yaptığımız baskıyı sürdürebilmemiz olası değildi. 20-30 arası aktif dinlenmeye geçtik. bu bölümün hemen ardından muslera ile başlayan zincirleme hatalar kalemizde golü görmemize neden oldu. muslera bu pozisyonda net hatalı olsa da gol direkt gelmedi. kendi ceza sahamızda üst üste dört defa kopenhag’lı topçuların topa dokunmasına izin verdik. bu seviyede bu zaafiyet golü getirdi. 35-45 arası oyunun kontrolü bizde ancak üretkenlik düşüktü.

    genel olarak skor olarak geride olsakta oyun olarak kötü geçmeyen ilk yarı okan hocayı bir karara itti. ikinci yarıya da aynı 11 ile başladık. ancak 50. dakikadan itibaren dağılmaya başladık. kopenhag cesur şekilde öne çıkarak top yapmaya başladı. bu reaksiyona yanıt veremedik. topun ayağımıza geçtiği anlarda da acele ettikçe hata yaptık. geçen yıl beşiktaş deplasmanında yaşadığımıza benzer bir mental kırılım içerisine girdik. tamamen dağıldık. bu tablo kalemize ikinci golü getirdi.

    hemen ardından gelen değişiklikler ve kopenhag’ın skoru koruma içgüdüsü oyunu tekrar dengeledi. ancak tribün ve oyuncularımız psikolojik olarak yıkım yaşıyordu. bu esnada rakibin gördüğü kırmızı kart bir kırılım yarattı. savrukta olsa bir baskı kurduk ve boey’un golü herkesi hareketlendirdi. birkaç dakika sonra gelen tete’nin golü ise kalan serüvenimiz için tünelin ucunda ışık anlamına geliyordu…
  • 703
    ilk yarı torreira, mertens, demirbay ve boey dışında herkes kötü oynadı. icardi bazı pozisyonlarda çok ağır kaldı. kerem çok gol kaçırıp çok fazla pas hatası yaptı. ziyech çok tutuktu. okan hocanın ziyech i ikinci yarı başında çıkarması gerekirdi. angelinho da bekleneni veremedi. ikinci yarı sadece tete dinamizm getirdi ve onunla birlikte goller de geldi. ilk yarı bu kadar çok pozisyon bulup atamazsan galip gelmek çok zor hale geliyor.
    kaybedilen bişey yok. biz ilk yarıdaki futbolumuzu oynayalım bu takımı danimarka’da güle oynaya yeneriz.
  • 704
    maçın belli dakikalarında hiçbir şey yapamasak da totalde muslera’yı doğru düzgün yere yatıramamış bir rakibe karşı kazanmayı daha fazla hakettik. bence takımlar arası asıl fark sahaya dizilim ve atletizim oldu. adamlar bizim tüm ataklarımızda yerleşiktikler, hiç boş bırakmadılar. biz ise birinde savunma arkasına atılan top ve muslera kararsızlığı, birinde takım ilerideyken muslera’nın yakın mesafeye hatalı pası ile golleri yedik. bundan sonraki maçlarımız daha zor maalesef. 3lü orta saha ile çıkmak farz oldu. bu maç 2 puan kaybettik ama en azından pes etmeme yönümüzü hatırladık.
  • 707
    başlangıç planı iyiydi. önde baskı ve savunma arkasına atılan yüksek topların kovalanması. ancak o plandan gol çıkaramadığımız durumda ikinci bir planımız olmalı. bunun olmadığını gördük. beni en çok üzen 46-60 arası verdiğimiz amatör görüntü oldu. şampiyonlar ligi'ndeki 32 takımın hiçbiri o görüntüyü vermez, vermiyordur.

    ligde bize keyif veriyor, vurup geçiyoruz belki ancak şampiyonlar ligi farklı bir platform. daha oturaklı bir oyun oynamamız lazım. kalan 5 maçta daha sakin, biraz geride bekleyerek oynarsak şansımız var. hatta kopenhag'ı önde basmadığımız bir oyun ile deplasmanda yeneriz. o maskesine tükürdüğüm kaleciye de lafını yedirmiş oluruz. hem de bok çukuru dediği yerde değil, uefa kupası kaldırdığımız efsane stadyumda.
  • 708
    öncelikle 1 puan 0 puandan her zaman iyidir diyerek başlamak isterim. schalke'yi eleyip çeyrek yaptığımız dönem manu mağlubiyeti ile başlayıp yine içerde braga mağlubiyeti görüp sonra bir de cluj ile berabere kalarak ilk üç maçı 1 puan ile bitirmiştik. sonrası malum. takım gelişti, var olsa yarı final garantiydi.
    gelelim günümüze. zaten maç başında herkes kendi kadrosunu açıklarken ben artık 4231 sisteminin bu seviyede yetersiz kalacağını söyleyip 433 ve çift sekizli bir sistem önermiştim. oyunun ilk 30 dakikası her istediğimizi yapsak bile bir anlık dalgınlık ile geri dönülmez yerlere gidiliyor. burası süper lig değil. rakiplerin hepsi ne kadar vasat olsa da tam konsantreler. evet kopenhag bence çok vasat bir takım. maçın başı 3 gol atsaydık bile biz 2 gol yerdik. çünkü enerjimizi kaliteli harcamadık. kaliteli harcanmayan enerji başta mertens olmak üzere sonrasında ziyech ile devam eden oyundan düşüşler gösterdi. okan hoca bunu sezemiyor. aslında en başta çıkan kadro zaten defoluydu. sanırım okan hoca skoru almayı hedefledi direkt ancak olmadı. kerem demirbay ne kadar bir 8 gibi oynasa da bence daha çok 10 numaraya yakın bir oyuncu. ona rağmen top kapıyor, koşu yapıyor. ancak bir sergio kadar değil bana göre. maç içinde yanlış olarak hamleleri sayacak olursak en başta ilk yarı bitiminde hemen oyuncu değişiklikleri ile girmemiz gerekirdi sahaya. hem tete hem sergio direkt içeri atılmalıydı. yine 433 yaparak devam edilmeliydi. maç içinde her şeyi yaparken dahi şunu düşündüm. beklerimiz neden çizgiye inmiyor? iki golü de çizgiye basan kanatlar sayesinde attık. geçen sezon bittiğinden beri bir baba stoper şart diyordum. bu maçta da görüldü ki stoper ikilimiz yetersiz kaldı. bireysel olarak abülkerim iyiydi ancak nelsson bana istediğim oyunu veremedi. bazı oyuncular vardır seviyesi lig ve uefadır. işte nelsson o sınırda kaldı maçta. rakibin bizi zorladığı anı hatırlamıyorum. bir aşure vardı sürekli bir şeyler yapmaya çalışan başka da bir numaraları yoktu. önümüze bakmalıyız ve en önemlisi alternatif bir sisteme geçiş yapmalıyız. bir dortmund bir newcastle maçlarını izledim mesela adamlar merkezi kapatarak oynadı. biz de aynı şekilde oynamalıyız. kısır olur ancak münih ve manu için garanti oyun şart. 4231 ve bitik mertens ile ilk yarıdan 4 atar giderler.
  • 709
    maçtan dönünce yazacaktım ama sıcağı sıcağına değil sabah yazarım dedim. burada herkes kendi subjektif yorumunu yapıyor. hakarete varmadıkça bence hiç sorun yok. galatasaray tribünü, tıpkı diğer tribünlerin de olduğu gibi konsantre hale gelmiş bir türkiye özeti. her sisyasi görüşten her dinden her milletten tipleme var, ortak olan tek alan galatasaray. bu sebeple kitlesel olarak oyuncu/takım sahiplenme ya da kitlesel olarak oyuncu/takım yuhalama aslında olmuyor. yanyana oturanlardan biri ıslıklarken biri alkışlıyor. bu tabii ki galatasaray için geçerli. konu karşı takım veya hakemler olunca yine birleşip ortak haereket ediliyor. yani istediğinizi yazın çizin, anlatmaya çalışın bu gerçek değişmeyecek. hangi kampta olursanız olun karşı kampta ya da size belli mesafede olan birileri olacak. şahsen belhanda olayı özelinde taraftarın yaptığını çok anlamsız buluyorum. formanı giyen oyuncunu ıslıklamak,yuhalamak aşırı saçma geliyor ama başkasıan demek ki mantıklı geliyor.

    ayrıca bir maçta taraftarın sahadaki oyuna olan etkisini çok abarttığımızı düşünüyorum. ana sorumlu asla taraftar değil, takımı hazırlayan ekip ve tabii ki futbolcular. bazen hakemler de kararlarıyla etken oluyorlar ama dün akşamki maç için bu geçerli değil. öncelikle futbolcuların tercihleri sonrasında ise teknik ekibin tercihleriyle şekillendi maç. ayrıca bu oyunda şans daönemli bir faktör. ilk 30dk. da yakalanan pozisyonları bir daha yakalasak yine 0 çekme ihtimali çok düşük. bu maçta bütün kaçırmamız gerekenleri kaçırdığımızı umut ediyorum.keşke tüm oyuncularımız tamamen hazır olsaydı, bunu ben de istiyorum elbette ancak bazı gerçekler var işte, olamıyor. bunu da benim ayrıca yazmama gerek yok eerden timur açık yüreklilikle anlattı hepsini, videosu youtube vs. var açıp dinleyebilirsiniz.

    benim maçla ilgili tek yorumum var o da sergio. yani bu adam sağlıklı ve oynayabilir durumdaysa sahada olmalı. yavaş yaptığımız pas dağıtımını hızlandırıyor ve takımı mutlaka bir şekilde öne taşıyor. torreira'nın etkinliği de bu sayade çok artıyor.

    umarın diğer maçlarda çok daha şanslı oluruz.
  • 711
    açikçasi bunu tahmin etmistim.

    (bkz: uefa şampiyonlar ligi 2023-2024 sezonu a grubu/@loewenherz)

    kopenhag'i 2. maçta kopenhag'da da, dünya her hangi bir yerinde de yeneriz. suni çim degil, isterlerse parkede oynayalim. herkes müsterih olsun.

    sampiyonlar ligi ilk maçinda iyi oynamasina ragmen berabere kalmak bir galatasaray klasigidir. galatasaray dizel motor gibi sonradan açilir.
  • 712
    geçen sene hazırlık maçlarında okan hocanın istifası isteniyordu şimdi şampiyonlar ligi, iyi kariyeri açısından gelişme var.
    bizim takım hazır değil, yeni transferler hazır değil. fiziksel bir oyun oynuyoruz, hazır olmayan oyuncular çok sırıtıyor. o yüzden koy oynasın bizde yemiyor.
    dün akşam içinse plan çok önceden belliydi; yoğun pres, gol atarsan geçiş kovala.
    yaptık presi, bir dünya pozisyon bulduk atamadık. sonra nefesi bitti takımın. sonuç olarak plan tutmadı ama alternatifler içinde en doğru plan olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.

    şu maç 1 ay sonra oynansa nefesimiz daha çok giderdi, ilk yarıdaki oyunu daha uzun oynayabilirdik. fikstür de aleyhimize oldu.

    ben taraftar olarak takımın gidişatından memnunum, bazı sorunlar görünüyor ama takım içinde çözülür diye bekliyorum. yeter ki şampiyonlar ligi çok yıpratmasın bizi. o yüzden yenilmemeye daha çok sevindim dün gece.

    bir eleştirim olacak ama okan hocaya; takımın ritmi olmayınca direkt oyunda çok top kaybı yaşıyoruz ve takım çok yoruluyor. 96-2000 arası çok modaydı "aktif dinlenme" lafı, bizim takımın da arada topu kontrol ederek dinlenmesi lazım sanki.
  • 713
    rakı-kavun-yoğurt üçlüsü ve kaçak yayın yapan tu kaka siteler eşliğinde başlayıp gstv'de maçı anlatan çocuğun "ya sana hakem diyenin ben" serzenişiyle bitirdiğimiz fantastik müsabaka.

    izleyebildiğim ilk bölümde hatırlayabildiğim kadarı ile set hücumu olmasa da ona çok yakın olan üçten fazla bilinçli pozisyonumuz vardı. bunlardan yararlanamayıp sapan sapan olaylar zinciri sonrası golü yiyince bir anda rüzgar döndü. bizim evde "refresh" ile geçilen ikinci yarının ilk dakikalarında sakin kalıp ayağa kalkmaya çalışırken muslera'nın uzaklaştıramadığı topla yine geçiş pozisyonundayken yakalanıp ikinci golü yedik.

    ondan sonra takip edebildiğim kadarı ile kırmızı karta kadar aslında gereksiz denebilecek bir yılgınlık ve panik havası oluşmuş. hem kenardan yapılan hamleler hem de kırmızı kart sonrası dönen rüzgarla birlikte maçın sonlarında hakikaten arka arkaya gelen 2 golle hem o dakikalarda sosyal medyanın hem fikir olduğu "sıfır çekme" olayından kurtulmuş, hem de grupta birebir rakip gördüğümüz takımla aynı puanda kalabilmiş olduk.

    taraftarlık adına zor bir gece olduğu kesin. ıslıklar, tepkiler, internet ortamında yazılan/çizilen/konuşulan şeyler gerçekten taraftarlık açısından zorlayıcı şeyler. umarım bu cendereden bir şeyler kazanarak çıkabiliriz her anlamda...

    bu arada sözlüğün yayın yaptığı ülkede suç olmasına rağmen kaçak yayından takip ettiğimi belirtmekte bir sakınca görmedim. eğer bir takımın maçını ezeli rakibine kasa kolaylığı başta olmak üzere çeşitli maddi destekleri ayan beyan yapan bir patronun sahibi olduğu şirkete verirseniz, taraftarım diyene ne yazık ki başka bir seçenek bırakmamış oluyorsunuz...
App Store'dan indirin Google Play'den alın