• 1
    çoğu taraftarın başlıca alay malzemesidir. fizik gücün ve hızın azalmasıyla birlikte taraftarlar(!) tarafından itin götüne sokularak son bulunur. belli
    bir yaş sınırlaması olmasa da 30-38 yaş arası bu kategoriye girer. bu yıpranma süreci tamamen futbolcunun kendine bakma, çalışma ve şans* etkenlerine bağlıdır.

    bize en yakın örnek; bir ağzına sıçmadığımız kalan milan baros, sakatlıklar nedeniyle toparlanamayıp 31-32 yaşında veteran ilan edilmiştir.
    tam tersine örnekler ise; *maldini, *delpiero, *nedved gösterilebilir.

    *
  • 2
    takımımızın cris transferiyle tüm türkiye'de olduğu gibi sözlükte de günün konusu olmayı başarmıştır an itibariyle. kişisel görüşüm, sahadaki performansın tamamen yaştan bağımsız olduğu ve önemli olan şeyin işe duyulan ciddiyet olduğudur. o yüzden yıldızmış, gençmiş vs. diye bakmaktansa, iyi oynuyorsa adama şans vermektir. lakin, yaşı 34'ü geçmiş adamı transfer etmek, malesef büyük bir vizyon hatasıdır. evet, dünyanın en büyük kulüpleri dahi, halen yeri geldiğinde 36-37 yaşındaki efsane oyuncularını oynatıyorlar, ama kimse gidip bu adamları transfer edip oynatmıyor. biz de atıyorum elmander'i, eboue'yi oynatalım 35'e kadar, lafım yok, ama bu yaşlarda yeni oyuncu alıp ondan medet ummak bambaşka bir şey.
  • 3
    artık 40'larından önce kimse hakkında kullanmamak gereken tanımlama.

    2007 yılında milan şampiyonlar ligini kazandığında, sahaya çıktığı 11 ve yaşları şöyleydi; dida 34, massimo oddo 31, alessandro nesta 31, paolo maldini 39, marek jankulovski 30, gennaro gattuso 29, andrea pirlo 28, massimo ambrosini 30, clarence seedorf 31, kaká 25, filippo inzaghi 34.

    sonradan oyun taze kan olarak sokulanlar ise; kakha kaladze 29, giuseppe favalli 35, alberto gilardino 25

    milan'ı zafere taşıyan golleri de genç inzaghi atmıştı.

    bir sporcunun yaşı tartışılabilir ama artık o tartışmanın 30'larda değil 40'larda yapılması gerekmektedir sanırım.
  • 4
    bu tamlamada "yaşlı" artık sadece yaşı vurgulamıyor. ortalama insan ömrünün sürekli yükseldiği dünyada, iyi beslenme, güzel zeminler, yeni futbol ekipmanları falan derken elbette ortalama futbol oynama ömrü de bir futbolcu için mutlaka artmıştır ve artacaktır da.
    bununla beraber örneğin 35 yaşındaki bir futbolcu fiziksel olarak çok ama çok iyi durumda olabilir. belli bir kariyere sahip olduğu için ve fiziksel durumuna bakarak almak isteyebilirsiniz. lakin futbolcu kafada futbolu bitirmiş olabilir. kamplar, ağır idmanlar, sürekli maç trafiği büyük bir bıkkınlık yaratmış olabilir. peki bunun farkına klüpler nasıl varacak? bu değerlendirmeyi nasıl yapacak. zira benim örneğim 35 yaş üzerindendi ama van de wielörneğinde olduğu gibi bu doğrudan yaş ile ilgili de olmayabilir.
    bilmiyorum yapıyorlar mıdır -zannetmiyorum- futbolcu transferlerinde de transfer edilecek futbolcuları belli sözlü testlere sokmak gerekiyor diye düşünüyorum. klüplerin bunu normal bir işe alım süreci gibi görmesi gerekiyor. hatta bence türkiye içinden aldığımız futbolculara zeka testi bile yapmamız gerekir diye düşünüyorum. -hayır ironi yok-
  • 7
    türk futbolunun en temel sorunlarından biri olabilir. genç, yetiştirmeye yönelik ve bonservis kazanabileceğin futbolcular yerine ısrarla tercih ediliyor. bir nebze anlayabilirim standart bir performans almak ve takımı yönlendirmesi için her takıma lazım olabilir. yalnız ilk on bir de çok sayıda bulunduğu vakit başarılı olma şansınızı çok düşürüyor.

    1 ekim galatasaray psg maçı özelinde; muslera, donk, mariano, nagatomo, nzonzi, babel ve falcao 30 yaş üzerindedir.

    5 ekim gençlerbirliği galatasaray maçında ise; muslera,donk, mariano, yuto, nzonzi, selçuk inan, babel

    yani her iki maçta da 7 tane 30 yaş üzeri futbolcu tercih etmişiz. bununla birlikte sahada olan bu futbolcuların hiçbirinde sprint veya dikine koşu atma gibi özellikler bulunmuyor.

    açıkçası kadrolara bakınca neden böyle oynadığımız sorusu kendi kendisine ortaya çıkıyor. halbuki sezon başında kurulan alternatifli kadro bugünler için vardı.