• 1
    küçükken babanın herşeyi bildiği bir dönemden.

    gves: baba, sen herşeyi bilirsin diy'mi?
    gves'nin babası: evet oğlum babalar herşeyi bilir.
    g*: o zaman sana bi soru sorucam. bilemezsen istediğimi yapıcaksın? tamam mı?
    gb*: peki oğlum.
    **
    g: suat kaya nın doğum tarihi ne baba?
    gb: bak oğlum, şunu bil ki futbol güzeldir, eğlencelidir ama herşey demek değildir. hayatının merkezine hiç birşeyi oturtmayacağın gibi futbolu da oturtma.
    g: evet baba isteğimi söylüyorum ehem ehem...*

    *
  • 2
    bilgisayarda türkiye- fildişi maçı izlenmekte. o anda kapıdan içeri baba girer. bilgisayarı çocuktan alıp sitelere dalma hevesiyle sorar.

    babası: ne yapıyosun?
    cracks: maç izliyorum baba.
    babası: ne maçı o?
    cracks: türkiye.
    babası: geçmiş maçı izliyorsun?!
    cracks: yoo bildiğin canlı.
    babası: !?!?!?!?!!
    cracks: (sessizden) te allahım yahahah.

    çocuğundan bilgisayarı alamamanın üzüntüsüyle koltuğuna geçen baba, ne yapacağını bilmeyerek televizyonda zaplamaya başlamıştır bile.
  • 3
    h: haldunustunelinsactokasi
    b: babası

    h: hadi baba allah yolunu açık etsin.
    b: tamam. dükkana mukayet ol, kardeşine sahip çık ben geleceğim 10 güne kadar.
    h: baba biletler?
    b: al masanın orada.
    h: baba bu ne ya? yine yeni açığı itelemişsin.
    b: oğlum protokol vardı da ben mi almadım.
    h: ya baba geçen de aynısını yaptın, maymun olcam millete.
    b: bir şey olmaz, hadi. bak ben de first class uçmak istiyorum ama bana da ekonomiyi itelemişler sesim çıkıyor mu?
    h: baba uçak biletini de sen aldın ne alakası var ya?
    b: protokole geçip ne yapıcan? bağırsan bağıramazsın, küfür etsen edemezsin. aynı benim gibi ben şimdi first class a geçsem pilot la konuşabileceğim mi? hayır. ama ekonomide bütün hosteslerle sabaha kadar muhabbet.
    h: .......!?!? *
    based on a true story
  • 5
    bunu yapan (bkz: #222525 ) bunu da yaptı;

    h: haldunustunelinsactokasijr
    b: babası

    yer metin oktay tesisleri, galatasaray futbol okulu, sene 2006, abim askerde olduğu için mecburen babamla antremana gittim ve olanlar oldu;

    sağ kanattan koşuyorum koşu yoluma mahalleden birlikte geldiğim arkadaşım pas attı, şık bir hareketle topu çektim orta yapmak yerine kaleye vurdum ve üst direğe çarparak gol oldu. yapmaz olaydım.

    b: lan artist ortada 3 kişi var , pas vermezsen nasıl futbolcu olacaksın.
    h: .... *
    b: ulan şerefsiz, kadıköyde mi oynuyosun, fenerli miyim ben. *
    b: * neden orta yapmıyorsun, neden kafanı kaldırmıyorsun, bir tek sen mi biliyorsun çalım atmayı.
    h: baba ya futboldan senin yüzünden nefret etcem he.
    b: hadi koş hadi başlıyor maç.
    b:* koşsana laaan.
    h: te allahım ya.

    bu arada maçın akışında bir pozisyon olur ama ben hem babamın çenesinden hem de koşmaktan yoruldum ve ellerim belimde pas bekliyorum. o sırada o ses gelir:
    b: taksi çağırayım mı? koşsana, ya da koşma ben sana taksi çağırayım eve de onunla gelirsin.
    h: baba nereye.
    b: protesto ediyorum, gidiyorum ben. sen de gelme.
    h: ya baba...*
  • 6
    maç öncesi;
    b: izin vermiyorum gidemezsiniz
    o: ya baba lütfen biletimde var
    b: oğlum maç kadıköyde olay çıkar
    o: baba çıkmaz ya. hem çıksa binlerce kişi arasında ilk bizimi bulacak
    b: hayır izin vermiyorum o kadar
    o: peki baba *

    maç sonrası;

    baba kapıyı açmış ve bizi beklemektedir.

    b: ben sana gitmeyeceksin demedim mi lan
    o: baba bunu içeride konuşabilirmiyiz komşular var
    b: bu ne hal lan böyle sucuk gibi olmuşsun
    o: sorma baba maç başladı yağmur başladı devre bitti yağmur bitti tekrar maç başladı yağmur başladı
    b: git üstünü değiştir. bu arada kalabalıkmıydınız
    o: sorma baba bize ayrılan yeri full doldurduk. onları resmen susturduk
    b: zaten bir tek sizin sesiniz geliyordu*
    o: baba bir başladık ananaın .mınaa koyayayımmmm feneerrrrbahçe *
    b: hadi çabuk maçın görüntüleri başlamak üzere dolaptan kap bir bira kendinede sıcak ıhlamur yap
    o: tamam baba
    b: sarıııııııııı
    o: kırmızııııı
  • 8
    yer : ali sami yen stadı
    zaman : 19 aralik 2009 galatasaray genclerbirligi maci

    h-haldunustunelinsactokasijr
    b-babası

    olay şöyle gelişir;
    söz konusu maç çıkışı ntv spor kameralarının önünden geçtim ve anında telefonum çaldı. arayan kim mi?

    h: * efendim baba.
    b: geri gel, geri gel, geri gel.
    h: noldu baba ya?
    b: daha demin kameranın önünden sen mi geçtin?
    h: hangi kamera ya?
    b: ntv sporda gördüm seni. rıdvanın arkasında.
    h: ee napiyim baba?
    b: geri gel, gel geri el salla bana.
    h: ya of baba ya.
    b: hadi lan gelsene.
    h: ya baba kapatıyorum sonra görüşürüz.

    afffection,feanor,vurursa gol olur ve chackie yi de aynı anda yaran babama selam olsun.
  • 10
    metin oktay ile ilgili şöyle bir olay yaşamıştım bu yaz:

    parçalı forma almak için konya'ya gittiğimizde formanın mağazada kalmadığını söylendi bize.ben de ismimi yazdırdım daha sonra haber edilsin diye,altına da metin oktay forması* ve bedenimi yazdırdıktan sonra günübirlik gezimizi sonlandırmak üzere otobüse atladık eve doğru yola çıktık.daha sonrasında ise yaşananları şöyle:

    s:satıcı bayan
    b:babam
    j:justed*

    babama otobüsteyken telafon gelir ve o meşhur konuşma başlar:

    s: efendim iyi akşamlar ben metin oktay ile görüşecektim metin oktay ile görüşmek istiyorum.****
    b: hanımefendi bir yanlışlık olmasın,nereden arıyorsunuz?*
    s: ben ...... mağazasından arıyorum metin bey'in forması geldi de alabilecek misiniz bugün acaba?**
    .
    .
    .
    .
    .
    konuşma sona erer..

    b: oğlum bu kadın sanırım notu yanlış okudu,metin oktay zannetti seni,bu kadın milleti adamı hasta eder*
    j: *hey ya rabbim spor mağazasında çalışan kadına bak****

    edit: in 99 we trust uyardı sağolsun,bahsi geçen entryde bir hayli düzeltme yapılmştır efendim.***
  • 12
    bayağı küçüğüm.şimdi yaşı da belli etmek istemiyorum ama, malum, lokomotif moskovayla oynaycağız şampiyonlar ligi grubu ilk maçında.
    şampiyonlar ligi dünyanın en heyecanlı şeyidir benim için.kura çekimi, logonun güzelliği, maç başlarkenki "diii maaaysteeeaağ" sözü falan tüylerimi diken diken eder hala daha.
    neyse, dedik ya yaş o zaman küçük, okuldan gelindi, üst baş değiştirildi, hemen telefon açıldı babaya:
    -aloo, he baba.
    -heh söyle.
    -akşama cips alsana bana.
    -niye?
    -nası niye?maç var ya.
    -saçmalama lan, saat kaçta başlıyo o maç, haberin var mı?nası seyredicen sen.seyredemezsin.
    işte bu cevap, o günkü neşenin, heyecanın mına kor.
    -ya ne diyosun be, şampiyonlar ligi bu yaa.ilk maç hem de.seyrederim ben.
    -o zaman şimdi yap ödevini, yat uyu maça kadar.ben geldiğimde uyumuyo olursan bak hayatta seyrettirmem.uyandırırım ben seni maç vakti.
    -tamam uyuyorum şimdi hemen.
    -tamam.
    yatılır uyunur saat 4 gibi falan.belli bi saatte kalkılır, forma bulunur, giyilir, saate bakılır, ohoo daha bi saat vardır maça nerdeyse.içeriye gidilir, baba heyecanlı bir şekilde tv seyretmektedir.önce durum anlaşılmaz, ancak sonra fark edilir ki, moskovada oynanan maç saat 7 de başlamıştır.ve işte o bitirici diyalog yaşanır...
    -baba?
    -he?
    -ne bu?
    -2-0 koyuyoruz be.arifle sarr attı.
    -ya dalga mı geçiyosun?niye uyandırmadın?ayrıca niye bu saatte bu?
    -hee, yaa moskova çok doğuda, o yüzden erken başladı.sen ne güzel uyudun hem, boşver.yendik zaten.yenik olsak uyandırırdım da(ne dediğini o da bilmiyo şu anda).
    -(ağlamaklı)seni var ya...cips aldın mı bari?
    -evet bak orda.
    -tamam.
    bu mu lan senin sinirin?niye adam gibi kızmadım anlamam hala daha.yeniyoduk, ondan heralde.
  • 16
    bugün bursa'da çekirge semtinde ilerliyoruz. ben direksiyonda peder de yan koltukta;

    toka: nereden gireceğiz?
    peder: sağdan.
    toka: ...
    peder: mal, sana sol dedim sağdan giriyorsun, sabri gibi. adam ön direğe koşar arkaya orta açarsın sen.
    toka: dokunma sabri'me.
    peder: ya o değil de bursa şampiyonluk yaşayamadı hacı, aziz yıldırım yine gündem değiştirdi. adamların kursağında kaldı.
    toka: şehrin her yanında bayrak var nereye kutlayamadılar, kör müsün?
    peder: o değil de her bayrak için 10 metre x 20 metre kumaş gitse, polyester kumaşın metresi 1,65 lira olsa 1000 tane bayrak olsa, ulan var ya şu bayrak ihalesine girsek köşeyi dönerdik.

    *
  • 19
    diyaloğun biraz daha keyifli bir hal alması için bizden birkaç detay vereyim,

    öncelikle babam tam bir frankofon idir. çok klas konusur vesaire. küfür edeceği varsa fransızca eder o derece.
    ben ise evdeki irlandalıyımdır tam olarak. üzerime çok düşmüştür vaktiyle. gerekli altyapıyı vermeye çalısmıstır lakin bildiğimi okumuşumdur. zamanında liseli olabilmem için her türlü aklı fikri vermiştir ama kadıköy'de bir lisede sürtmeyi tercih etmişimdir. fransızca biraz bir şeyler kapmış, daha sonra bunu fransız kızları ile konusup geliştirme evresine girmeye çalışmış ama '' mnskym ben bu dili çözemicem'' diyerek paşalar gibi az çok var olan ingilizcemden devam etmişimdir.

    sonra irileştik serpildik derken bir işin, uğrasın ucundan tutmaya basladık. harbiden dostuzdur biz. ben ona reyiz, başkan, müdür, hafız diye takılırım ama saygısızlık yapmayacağımı da bilir.

    2010 dünya kupası ilk gün: ( olaylar hep tv karsısında gerçeklesir)

    pederiko giunti: bu ses ne lan yasaklamazlar mı acaba?
    kj- bilmem ki reis. pis bir ses haklısın.

    ikinci gün:

    peder bey: aralıksız devam ediyorlar desene.
    kj: hiç sorma başkanım. abarttılar.

    üçüncü gün,

    baba bey: nasıl bir ciğer var bunlarda? ne kadar ruh hastası varmış arkadas.
    kj: baba tek tek kelime ediyorum, şerefsizler.

    .
    .
    .
    .
    işte az çok böyle gitmiştir muhabbet...
    şu güne kadar geldik bir şekilde. son gün ise aramızda geçen muhabbet:

    baba bey: hay ırzını s.keyim bu vuvuzelanın. yeter pis herifler.
    kj: ei öi ... şeklinde mırıldandım. s.k dercesine sesler çıkardım mırıldanarak. anladı o anladı. çok itibarlı adamdır babam.
  • 20
    30 eylul 1998 galatasaray athletic bilbao maci esnasinda dogaclama olu$an diyalog.

    babam : git yat lan, gol mol olmuyor. zaten sinirliyim, yatmak bilmiyorsun kalkmak bilmiyorsun!

    ben : baba bi dur ya, $imdi olacak. 2dk sakin ol!

    babam : lan git yat!

    ben : pff, sana inat atacagiz!

    arkasina bir deparla mutfaktaki televizyon acilir ve tugay topu almi$tir bile. hagi'ye verir, hagi bilbao'yu ossurtuur!

    ben : goooooooooaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaağğğğğğğğğğğğğğğğğğğllllllllllll!!!!
    nolduuuuuuuuuu? ne dediiiiiiim beeeeeeeeen? soktuk muuuuuuuuuuuuuuuuu? iste bu beeeee!

    babam : ne dedin sen? zittür git zibar!

    (bkz: +18)
  • 22
    vicente calderon a yürüyüş için son 10 dakika ve telefonum çalar ;

    babam: alooo.. napıyosun ?
    ben: iyidir baba çekiyoruz kafaları maça gidicez birazdan.
    babam: lan sakın taşkınlık çıkartma ..
    ben: yok baba ya ne taşkınlığı..
    babam: he bişey sorucam
    ben: he baba sora konuşalım ikimizede giriyo fatura
    babam : dur oğlum çok önemli... bu digitürk den, d-smart a nasıl geçicez ?
    ben : hıı ?
    babam: duymuyomusun lan d-smart ı nasıl bağlıycam ?
    ben: baba av-2 ye al d-smart orda açık zaten..
    babam: oğlum sinyal seviyesinde azalma var diyo.. bi tarif et yapayım
    ben: baba d-smart müşteri hizmetlerimiyim ben bak 10 dakkadır konuşuyoruz girdi ikimize de... d-smart ı ara
    babam: telefon numarası kaçt...! ulan bi boka yaramazsın kapat hadi kapat..
    ben: !
  • 23
    daha çok monolog oldu ama, gülmemi hatta yarılmamı da sayarsak dialog denebilir.

    efem olayımızda seneler öncesinde bir adanaspor-galatasaray maçında halilagiç kasap gibi geleni geçeni doğramaktadır ve bunun üzerine babam sinirlenir ve halilagiç'e tatlı bir şekilde söver :

    - sabahtan beri faul yapıyon kızılderili berber yoksulu herif !

    günün geri kalan saatlerini dumurla geçirmiştim sonra.