• 2176
    işler günbegün olumlu anlamda giderken sürekli sıcak tutulmasını saçma buluyorum.

    öyle değil mi? işler olumluya gitmiyor mu?

    her geçen gün, her geçen sezon süper lig'de daha fazla yerli -bakınız yerli diyorum- ve genç -bakınız genç diyorum 16-21 yaş arasından bahsediyorum- futbolcu oynuyor. bu sezon ise daha sezon bitmemesine rağmen -sanırım 24 futbolcuyla- en pik noktayı gördük bu sayıda.

    türk milli takımından hiç bahsetmeyeceğim. ama şunu yazmadan da geçemeyeceğim. şu ara milli takımın futbolcularının piyasası, afisi kıyak. görünen o ki gün geçtikçe de bu piyasa artış eğilimini sürdürecek. yani şunu demek istiyorum. bu milli takıma, santrfor yetiştiren takım, sol bek yetiştiren takım falan köşeyi döner. türk futbolunu geçtim, cebinizi de mi düşünmüyorsunuz insafsızlar?

    bırakın çocuklar rekabet etsin. hemen hepsi avrupa'da yabancı takım arkadaşlarıyla rekabet halindeler. hemen hepsi türkiye'de öyle veya böyle yabancı veya yerli takım arkadaşlarıyla rekabet halindeler.

    rekabet iyidir.

    türk futbolcuların oynayamama durumu da yok. genel kanının aksine. aksine yetiştirmenin kaymağını yemeye başladıkça, kulüpler bu işe daha fazla önem vermeye başlayacaklar. başladılar bile.

    işleyen veya işlemeye başlayan bir sisteme çomak sokmanın ne anlamı var? hele bir durun. bir görelim bakalım neler oluyor?

    asıl mesele, türk futbolculara yer açmak değil. bu futbolcuların antrenman yapacağı tesisler temin etmek. yetmez. tesislerin durumunu gözetlemek. stadyum yapmak yetmez. bu futbolcuların futbol oynayabileceği düzgün çimler lazım. yok öyle. önce şu zeminleri bir kontrol altına alın da, sonra bakarız söylediklerinize. önce şu akademi hocalarının, eğitmenlerinin şartlarını bir düzenleyin, sonra bakarız diğer meselelere. siz önce ehil olmayan yöneticilerin futbol kulüplerine başkan olmasının önüne geçin, reklam yapıp kulüpleri batırdıktan sonra kaçmalarının önüne geçin. tüm suçu da bir zahmet sisteme atmayın. komik oluyorsunuz.
  • 2178
    türkiye'de futbol kulüplerinin yabancı oyuncu oynatırken kısıtlanmasına karşıyım.

    neden? çünkü türk oyuncuların kalitesi yeterince iyi seviyede değil. seyir zevki ve marka değeri açısından yabancı kısıtlaması taraftara çile çektiriyor. koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler mantığındaki yerli anadolu futbolcuları kulüplere fahiş fiyatlarla imza atıyor, anadolu kulüplerinin başkanları gemi azıya alıp fahiş bonservislerle vasat oyuncuları üç büyükler arasında açık artırmayla satıyor. büyük kulüplerdeki vasat oyuncular alternatifsiz olduklarını bildikleri için rekabet ortamından kopup kendilerini salıyor.

    yukarıda anlattıklarım sebebiyle biz taraftarlar olarak hep rezil futbol izliyoruz. peki bunun galatasaray özelinde yansıması nasıl oluyor? hatırlarsanız daha bir kaç sene önce futbol takımımızı italyan hocaların çalıştırdığı dönemde ligde sabri avrupa'da eboue'nin oynadığı dolayısıyla eboue'nin form tutamadığı bir dönem vardı. keza alex telles, bruma gibi genç yetenekler de 6+0+4, 5+0+3 gibi garabetlerde bir türlü maç formuna kavuşamayan oyunculardı. evet bu çok handikaplı bir kuraldı ancak 2015 itibariyle bundan kurtulduk, ama elimize ne geçti? geçen sene porto, schalke, lokomotif moskova grubunda 4 puan; bu sene malum tecavüz grubunda 2 puan. biri takımların ortalama seviyede olduğu, diğeri ise iki takımın baskın olduğu iki tip grupta da alınan neticeler bizi hayal kırıklığına sevk etti.

    yabancı sınırlamasının kalkması, ekonomik yapısı orta düzey olan kulüpler için çok tehlikeli aslında. har vurup harman savunan yönetimlerle borç batağına saplanmak bu senaryoda yaşanabilecek risklerden yalnızca biri. bu sene yönetimimizin ffp sebebiyle derli toplu ilerlemesi bizi böyle bir duruma sevk etmedi diyebiliriz. türkiye'de şampiyon olarak şampiyonlar liginde oynayacak kulüp olmak yabancı oyuncunun tercih yaparken radarına girmemize sebep oluyor, ancak istenilen her oyuncu da getirilemiyor. yani bu durum ligimizin düşük prestiji düşünüldüğünde gelebilecek yabancı oyuncu kalitesini de belli seviyenin üstüne çıkaramamıza sebep oluyor. müzmin sakat, disiplinsiz, kulübünde gözden çıkarılmış, yaşı geçmiş oyuncular ismi var denilerek transfer ediliyor. bunun da bize hayrı olmuyor. dolayısıyla önceki senelerde yabancı sınırını avrupa'da başarımıza ket vurduğu için eleştirdik fakat bunu bahane etmeyen bir yapıya da kavuşmamız şart. bu nasıl olmalı onu düşünelim.

    bu sezon gösterdi ki dış mihraklar diyerek federasyonun yabancı kısıtlamalarını öne sürmek bizim için bahane olmamalı. ben süper ligde adı bile yetecek bir kulüp olan galatasaray'ımızın bu konuyu kendi içinde çözüme kavuşturarak avrupa'da başarıya koşmasını düşünen bir taraftarım. reçete bana göre şöyle olmalı;

    1. altyapı ihya edilmeli. tüm yaş gruplarında hedefler dahilinde ilerlenmeli. tesisleşme, modern idmanlar, akademi vb. ne gerekiyorsa yapılmalı. altyapıda kulübün oyun felsefesi genç oyuncunun tüm hücrelerine işlemeli.

    2. kulübün başkanından teknik direktörüne, isimler yıllar içinde değişse de değişmeyecek bir anlayış yerleşmesi için çabalamak gerekli. biz taraftara burada düşen sadece teşvik etmek olabilir. yabancı sınırı ne olursa olsun takımda ilk 18'de en az 6-7 oyuncu, ilk 11'de en az 5 oyuncu oynatmakta ısrarcı olmak. bunu yapınca göreceğiz ki bu kulüp menajerlerin, kabadayı anadolu kulübü başkanlarının, vasat yaşlı oyuncuların oyuncağı olamayacak.

    bu reçete bizi bir kaç sene bocalamaya itse de nihai amacı avrupa'da başarı olan bir topluluk buna sabredebilir diye düşünüyorum. doğru adımlarla bu dengeyi kurabilmemiz yabancı oyuncu sınırında da serbestliğinde de durumdan etkilenmeyen, kendi standardını oturtmuş bir galatasaray için avrupa'da başarı getirecektir ümidindeyim.

    düzeltme: puan düzeltmesi için tokerbeyler'e teşekkürler.
  • 2179
    yabancı kurallarına baktığımız vakit bence seyir zevki ve kalitesi en yüksek 2 lig olan premier lig ve bundesliga’da yabancı kuralı şöyle:
    premier lig
    burada herhangi bir yabancı kısıtlaması yok çünkü bu insanlar gerizekalı veya artniyetli değil.peki “milli takım başarısı” ve marşlarını okuyabilmek için ne yapmış bu insanlar? 21 yaş üstü 17 oyuncu olabiliyor kadroda.yani altyapıdan oyuncu olmak zorunda. böyle tempolu ligde de pek tabi 17 kişiden fazlası gerek.
    bundesliga
    burada da yabancı kısıtlaması yok.sadece 12 alman bulundurma zorunluluğu ve 8 altyapıdan oyuncu bulundurma zorunlulukları var.
    bonus:büyük ligler ve takımlar için futbolcu fabrikası olan 2 lig eredevisie ve jupiler pro league(belçika)
    eredevisie
    sınırsız yabancı.
    jupiler pro league
    sınırsız yabancı.altyapıdan yetişen en az 6 oyuncu.
    görüldüğü gibi bütün milli takımları(ingiltere dışında ki o da artık iyi olacaktır) başarılı olan ve avrupada başarılı olan liglerde yabancı serbest.bunun yerine (mantıklı olarak) altyapıdan oyuncu zorunluluğu var.bizde ise bu sayı sadece 2. altyapıdan sadece 2 oyuncu zorunluluğu var ve olay üretemememiz.burada art niyet var zaten yabancı sınırı tamamen art niyetle getirilen bir şey.peki eğer bir gün aklı selim, objektif biri gelirse ne yapmalıyız. bence yapılacak en güzel şey yabancıyı serbest bırakıp aynen ingiltere’deki gibi 17 adet 21 yaş üstü futbolcu sınırlaması koyup geri kalan kadroda en az 4 olmak üzere maç kadrosunda 2 altyapıdan yetişmiş futbolcu zorunluluğu getirilmesi lazım ve altyapıdan yetişmiş futbolcusunu bir sezonda belli bir süre oynatmış takıma prim verilmesi gerektiğini düşünüyorum. hatta ilerleyen aşamalarda altyapıyı düzelten ve ekmeğini yemeye başlayan takımlar çoğalınca altyapıdan 1 futbolcuyu maçta oynatma zorunluluğu dahi getirilebilir.evet takımlarımız inatla altyapıdan topçu çıkarmıyor ve yatırım yapmıyor ama bu yabancı sınırıyla asla çözülemez sadece klüpleri maddi ve sportif açıdan sıkıntılara sokar. gördüğünüz gibi üreten liglerde özellikle kadroyu gençleştirmek ve altyapıdan futbolcu oynatmaya teşvik etmek esas. açıkçası en beğendiğim ingiltere’de uygulanan ama ligimizin temposu düşük ve futbol oynanmadığından(hakemlerin rezil oluşuna takımların art niyetli ve futbolu oynamak yerine katletmeyi seçmeleri neticesinde) takımlar ısrarla 17 kişiyi sonuna kadar kullanır ama olası sakatlıklarda mecburen genç futbolcu oynatırlar. ve nispeten bu sistemden sonuç alınmış olur. tff 1. ligde ise bu kurallar daha sıkılaştırılıp bu sayı 10-12 ye kadar düşürülüp maç kadrosunda altyapıdan futbolcu zorunlulukları ve hatta 11 de altyapıdan futbolcu zorunluluğu ile süper ligin oyuncu ihtiyacı burdan karşılanabilir ve çıkan takımlar daha dinamik ve sürdürülebilir yapılarının yanında düşenlerin otomatikman serbest düşüşe geçmemeleri için yapılanmaya gitmeleri gerekecektir. bunun neticesinde de bir süre sonra türkiye’nin tüketici bir ligden üretici bir lige evrileceğini düşünüyorum.
  • 2180
    galatasaray'ın yer almadığı ligin ilk 4 sırasında adını anmak istemediğim suyun öte tarafının yer almasından mıdır bilinmez şu sıralar esamesi bilen okunmayan oyuncu sayısı. hayır alimallah ilk yarıyı 7. değil de, lider olarak da değil fb'nin üzerinde bitirseydik taş üstünde taş kalmazdı konuya dair. hayır biz de oturup adamdan sayıp lig diye takip ediyoruz ya, şu ligi mecburen de. ne diyeyim ki.
  • 2183
    kış transfer döneminde bizi çok sıkıntıya sokacak gibi duruyor.

    2 tane transfer ettik
    1 tanesini geri yolladılar başka takıma satma şansın yok
    1 tanesinin sözleşmesi zaten donuktu parasını verdin kadroya alamadın

    luyindama yarım sezon yok oradan - 1 kontenjan

    bilemiyorum altan durumumuzu herkes biliyor oyuncu satarken de oldukça zorlanacak gibiyiz.

    edit : diagne henüz geri gelmedi ama gelse bir dert gelmese ayrı dert. bu adam bizim topçumuz sonuçta ve ciddi bir yatırım yaptık. yazın yine satmaya çalışacağız. nereden baksak sıkıntılı.
  • 2185
    galatasaray futbol takımı açısından satılacak/gönderilecek oyuncular sebebiyle cok da sorun olmaması gereken sınırdır.
    mariano, nagatomo, babel, belhanda'nın satılacağını veya gonderilecegini umuyorum.
    luyindama'nin sözleşmesi dondurulur.
    yani kadrodan 5 isim çıkacak. yerlerine linnes, sarachi, onyekuru, stoper transfer, ortasaha transfer gelir gibi. andone'nun sozlesmesi dondurulursa bir tane de forvet gelir ya da diagne gelir.
  • 2188
    1- muslera
    2- linnes
    3- saracci
    4- marcao
    5- sekidika
    6- donk
    7- lemina
    8- seri
    9- nzonzi
    10- feghouli
    11- belhana
    12- onyekuru
    13- diagne
    14- falcao
    15-babel
    16-luyindama
    17-andone
    18-yuto
    19-mariano

    14 yabancı sınırı var ve bu durumda en az 5 kişi ile yolları ayırmamız gerekiyor.

    nzonzi kadro dışı kalsa, yuto ve mariano gitse, babel ajax'a gitti diyelim peki 5. kim olacak. belhanda veya soso mu satılacak, andone mi geri verilecek diagne club brugge macerasına devam mı edecek. hepsini geçtim orta saha veya stopere yabancı takviyesi yaparsak 6. kim olacak. kafamda deli sorular.

    hem orta saha hem stoper alma ihtimalini yazmıyorum işin içinden çıkamayız.*

    edit: luyindama sözleşnesi dondurulur bir kişi daha eksilir.
  • 2189
    halihazırda 19 yabancı oyuncuya sahibiz. ben 1 adet de orta saha ve 1 adet stoper takviyesi bekliyorum o yüzden bu sayıyı 21 olarak alıcam.

    1) nzonzi’nin dönüşü için açık kapı bırakıldı ama bence o iş yaş. 20
    2)mariano dede emekliliğe ayrılacak gibi. ya gönderilir ya da linnes ile yer değişirler. 19
    3)luyindama’dan bu sene artık bi medet ummamak lazım. seneyi iyileşmeye sonrasında da güçlenmeye adamalı. 18
    4)belhanda. bilemiyorum altan bilemiyorum. umarım gidersin. 17
    5)japon kardeşimiz artık japonyanın yolunu tutmalı. gerçi ben kalıp altyapı oyuncularımıza hocalık yapmasını isterdim ama nerdeee. 16
    6)babel. sen hiç sevemedim pembe kafa. bu sevgisizlik nefrete dönüşmeden uza. 15
    7)donk-andone ikilisinden biri. 14

    görüldüğü üzere umut, inanç ve iyi yürekli bir hesaplamanın ardından sınıra inebiliyoruz. umarım teknik ekip ve yönetimin benden daha iyi bir planı mevcuttur. swh
  • 2191
    şu anda 18 yabancı oyuncumuz var. diagne hala club brugge oyuncusu. ben bundan sonra stoper dışında takviye yapacağımızı düşünmüyorum. stopere de mert çetin zorlanıyor umarım olur, olmaz ise muhtemelen ve maalesef semih kaya kiralanır. nzonzi, nagatomo, babel ile yollar ayrılıp, luyindamanında sözleşmesi dondurulur. bu şekilde 14 ü tutturmuş oluruz. form durumuna göre sağ bekte linnes veya mariano oynar, diğeri tribüne yollanır. diğer tribüne çıkan sedikia, belhanda ve andone arasında en formsuz olan olur.
    ortasaha transferi yapacağımızı düşünmüyorum, hoca muhtemelen seri, lemina, taylan, ömer, belhanda, maalesef selçuk gerekirse feghouli ile orayı idare ederim diye düşünüyordur. esas değişimin sene sonunda gerçekleşeceğini düşünüyorum.

    edit: emre akbabayı unutmuşum orta saha rotasyonumuzda, hatırlatma için salyangoza teşekkürler
  • 2192
    galatasaray futbol takımı'nın bir türlü planlamasını yapamadığı şey. (bkz: #2839012)

    daha 6 ay önce alınanların gönderilmeye (nzonzi, babel, andone) yeltenildiği şu ortamda değil uzun vadeli planlamanın, daha bir yıllık planların bile yapılamadığını gösteriyor.

    umalım ki bari 2020 ara transfer dönemi 2019 ocak ayına benzesin; 2018 ocak ayına değil.
  • 2194
    sınırın düşürülmemesi için anadoludan hafif sivrilen bir kaç oyuncuya yalandan teklif yapalım. mesela sivaslı fernando (aslında portolu); sonra fener onu ister , bir şekilde alır. sonra adam satamaz, kadro şişer. tabi kurallar fener' e göre değişeceğinden bu sene kısmayalım sonra bir ara yabancı kısıtlamasına gideriz derler olay kapanır. futbolun geleceğini kurtarırız. pek ihtimal vermesem de fener alması gereken transfer yasağı yaptırımına uğrarsa unutun bunları.
  • 2195
    çözümü uzaklarda aramaya gerek yok. galatasaray futbol akademisi varken ve fatih hoca başımızdayken tek yapmamız gereken buraya yönelmek. azıcık sivrilen topçuları için 4-5 milyon euro istiyor anadolu takımları. yabancı sınırı gelince bu rakamlar 7-8'e çıkıyor. her sene 1 oyuncusunu hazır şekilde a takıma gönderebilse futbol akademisi hiçbir problemimiz kalmaz. tabii bunun için yapılması gereken bir çok şey var. öncelikle altyapı hocalarının maaşlarına iyileştirmeler yapılmalı. bu hocalar da mesleklerindeki birinci önceliklerini para kazanmak değil kulubün misyonu ve vizyonu yapmalılar.
  • 2197
    ligin ikinci yarısı için dert edilmemesi gereken sınır. şu an kağıt üstünde 18 yabancımız var gözüküyor. ancak;

    babel gidici, mariano ve nagatomo kesin gidici. bu iki oyuncunun problemi maaşlarını bırakmak istemiyorlar. ikisinin de 1 milyon euro ve bir tık üzeri alacakları var. en kabus senaryoda ödeyip göndeririz. kötü senaryoda yarısını ödeyip göndeririz. iyi senaryoda hiç ödemeden göndeririz. adamların menajerleri de salak değil. yönetimle olan pazarlıkları uzun sürecektir. ancak ikisinin de lig başlarken takımda olmayacağını düşünüyorum.

    3 kişiyi buradan eledik zaten. luyindama dondurulacak etti 4. zaten kalan 14 adamı listeye yazabiliyoruz. yedek forvet konusunda da başka bir oyuncu alırsak andone dondurulur, alınmazsa andone devam eder. yani orada kontenjanda bir oynama olmuyor.

    problem stoper mevkisinde. yabancı bir stoper almak istiyorsak kontenjan açmalıyız. olağan şüpheli kadro dışı kalan nzonzi. özür dileme durumu var diyorlar ancak dişimize uygun bir stoper bulursak nzonzi özür dilese de affedilmez diye düşünüyorum.

    kısacası, babel, mariano, nagatomo, luyindama ve nzonzi'nin lisanslarını yazmadığımızda, linnes, onyekuru, jesse, saracchi ve yabancı stoper için yer açılıyor.

    bir kulağımız da tabi belhanda zararlısının satılmasında. o senaryo en şekeri olur. asırlar boyunca anlatılır. çünkü öyle bir durumda nzonzi'yi de göndermeme lüksümüz oluyor.
  • 2199
    muslera
    linnes
    murillo
    marcao
    saracchi
    nagatomo
    donk
    lemina
    seri
    feghouli
    sekidika
    onyekuru
    andone(diagne)
    falcao

    sezonun* ikinci yarısında kadromuzda olan daha doğrusu olması gereken yabancılar bunlar. yedek bekler şener ve emre taşdemir rezil durumda olduğu için nagatomo 6 ay daha takımda kalmalı. orta sahaya yabancı bir transfer gelirse sekidika kiralık gönderilir. ancak şu durumda bile kadroda belhanda'ya yer yok. üçe beşe bakılmadan belhanda satılmalı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın