• yabancı oyuncu sınırlamasında, temelde 2 argüman var, sınırsız olmalı diyenler ve sınırlama olmalı diyenler.

    genel olarak her iki grubun temel argümanları şu şekilde:

    sınırsız olmalı diyenler:
    - türk oyuncu kalitesi düşük, yeterince kaliteli türk oyuncu yetişmiyor. türk oyuncu oynatmak zorunda olunduğu için de
    fiyatları astronomik

    sınırlı olmalı diyenler:
    - yabancı oyuncu sınırı kalkarsa, türk oyuncu gelişimini baltalar, milli takımı etkiler, kendi takımının tamamen yabancı
    oyunculardan oluşmasını istemiyor, kendimizden bir parça görmek istiyoruz sahada.

    öncelikle yabancı oyuncunun sınırsız olmasının istenmesinin sebebi avrupada ki rakiplerle boy ölçüşebilmek, kalite farkını
    azaltmak, sözün özü şampiyonlar liginde final oynayabilmek. yoksa kimse türkiye'de şampiyon olabilmek için bir sürü yabancı
    oyuncu istemez. yabancı oyuncu sayısı ne olmalı sorusuna bu açıdan yaklaşalım o zaman.

    son 20 yılda şampiyonlar ligi kazananları/finalistleri takımlar ve ülkeleri şu şekilde:

    2011/12 chelsea - finalist bayern munich
    2010/11 barcelona - finalist man. united
    2009/10 internazionale - finalist bayern münich
    2008/09 barcelona - finalist man. united
    2007/08 man. united - finalist chelsea
    2006/07 milan - finalist liverpool
    2005/06 barcelona - finalist arsenal
    2004/05 liverpool - finalist milan
    2003/04 porto - finalist monaco
    2002/03 milan - finalist juventus
    2001/02 real madrid - finalist b.leverkusen
    2000/01 bayern - finalist valencia
    1999/00 real madrid - finalist valencia
    1998/99 man. united - finalist b.munich
    1997/98 real madrid - finalist juventus
    1996/97 dortmund - finalist juventus
    1995/96 juventus - finalist ajax
    1994/95 ajax - finalist milan
    1993/94 milan - finalist barcelona
    1992/93 marseille - finalist milan

    son 20 senedeki toplam 40 finalistin ülkelere göre dağılımı

    italya - 11 kere finalist
    ingiltere - 9 kere finalist
    ispanya - 9 kere finalist
    almanya - 6 kere finalist
    fransa - 2 kere finalist
    hollanda - 2 kere finalist *
    portekiz - 1 kere finalist * *

    görüldüğü üzere 40 finalistin 37 tanesi uefa sıralamasında ilk 5 sırada, sadece 3 kere sıralamada ki 6. ve 7. ülkelerden finalist çıkmış. bu takımlarda 95-96 sensinde olmak üzere 2 sene üst üste ajax ve 2004 senesinde jose morinho'lu porto. her iki takımda o seviyelere oyuncu transfer ederek değil de, oyuncu yetiştirerek çıkmıştır. şampiyonlar ligi finalistiği ile ülke sıralaması arasında doğrudan bir ilişki söz konusu, ülke futbolunu yukarı tırmandırmadıkça, şampiyonlar ligi finalistliği mucize sonucu çıkıyor.
    şampiyonlar ligi almak elbette hayaldan öte; ama hedefi orası koyalım da biz bakalım nereye çıkıyoruz?

    2012/2013 uefa ülke puanları katsayı sıralamasını şuradan görebiliriz.

    http://www.uefa.com/...s/country/index.html

    gelelim ülkelerin liglerindeki yabancı oyuncu kısıtlamalarına ve ligdeki oranlarına. ben burda önemli olanın yabancı oyuncu kuralından çok; gerçekte
    ligde ki reel yabancı oyuncu oranının önemli olduğunu düşünüyorum. kural ne olursa olsun, liglerde gerçekte ne kadar yabancı oyuncu var.

    ülkenize yabancı oyuncu getirmek her zaman risktir. olayın sadece futbol/teknik/taktik boyutundan öte, farklı bir ülkede yaşaması sorunuda vardır. çünkü yabancı olduğu
    bir ülkeye gelen oyuncunun, lige alışması, kültüre alışması, ülkenin dilini bilmemesi, yaşantıya alışamaması, doğup büyüdüğü çevreye özlem duyması gibi bir çok risk
    barındırmaktadır. yerli oyuncuların ise bu gibi dezavantajları olmadan kendini tamamen futbola vermesi çok daha kolaydır.

    avrupa ülkelerinin yabancı oyuncu kuralları ülkemizdeki gibi demode değil. öncelikle bosman kuralları(u:avrupa birliği genelinde oyuncuların serbest dolaşım hakkı + kontratı biten oyuncuların serbest kalması ) sayesinde avrupa birliği ülkelerinin oyuncuları; genellikle yabancı oyuncu olarak sayılamıyor. ayrıca 21 yaşından önce 3 sene ülkesinde futbol oynamış oyuncular diye bir kavramda mevcut, yani pasaportuna bakılmaksızın oynadıkları klüpün ülkesinde yetişmiş oyuncular. fifa'nın 6+5 olarak bilinen yabancı oyuncu sınırlama talebine karşı, büyük klüplerin karşı öneri olarak sundukları ülkede yetişmiş oyuncu kotası aslında. ayrıca futbolun gelişmediği ülkelerin oyuncuları da kullanmakta veya sömürmektedirler.

    biz bunu yapabilirmiyiz? ülkemizde çocuk yaşta oyuncuları getirip gelişimlerini sağlayabilirmiyiz? başlı başına sorun. daha türkleri yetiştiremiyoruz. yabancıları nasıl yetiştirelim?

    ingiltere:

    - kadroda en az 8 tane 21 yaşından önce, 3 sene ingiltere'de geçirmiş oyuncu olacak.
    - en fazla 25 yabancı oyuncu
    - maç kadrosunda kısıtlama yok.

    ispanya:

    - max 3 tane avrupa birliği dışı oyuncu
    - max 3 kaleci
    - max 25 oyuncu
    - avrupa birliği dışı olmasına rağmen avrupa birliği kapsamında sayılan ülkeler: rusya, türkiye, cotonou*
    - maç kadrosunda kısıtlama yok

    almanya:

    - maç kadrosunda ve genel kadroda kısıtlama yok.

    italya:

    - her sezon en fazla 2 avrupa birliği dışından transfere izin var.
    - maç kadrosunda kısıtlama yok

    fransa:

    - max. 4 tane avrupa birliği dışından oyuncu
    - avrupa birliği kapsamında değerlendirilen ülkeler: ozbekistan, kırgızistan, mısır haricinde tüm afrika ülkeleri, yeni zelanda haricinde tüm okyanusya ülkeleri,
    bosna sırbıstan ve karadağ haricinde tüm avrupa ülkeleri, mısır haricinde cotonou ülkeleri*
    - maç kadrosunda sınırlama yok.

    portekiz:

    - kadroda en az 8 tane 21 yaşından önce, 3 sene portekiz'de geçirmiş oyuncu olacak.
    - max. 50 oyuncu *
    - maç kadrosunda kısıtlama yok

    ukrayna:

    - genel kadroda kısıtlama yok.
    - sahada max. 7 oyuncu oynayabiliyor.

    hollanda:

    - genel kadroda sınırlama yok.
    - 18 yaşından küçük avrupa dışı oyunculara oynayamıyor.

    rusya:

    - genel kadro da sınırlama yok.
    - maç esnasında sahada max. 7 oyuncu oynayabiliyor.

    belçika:

    - genel kadro da sınırlama yok.
    - maç kardrosunda en az 6 oyuncunun belçika'da eğitim almış olması gerekmektedir.

    yunanistan:

    - max. 5 avrupa birliği dışından oyuncuya müsade edilmektedir.
    - avrupa birliği kapsamında sayılan ülkeler: cezayir, fas, arnavutluk, rusya, tunus, hırvatistan, bosna, türkiye

    isviçre:

    - max. 10 avrupa birliği dışından oyuncuya müsade edilmektedir.
    - tüm avrupa ülkeleri avrupa birliği kapsamında sayılmaktadır.
    - sahada max. 5 tane avrupa birliği dışından oyuncuya müsade edilmektedir.

    kıbrıs:

    - net bilgi bulamadım ama. en fazla yabancı oyuncu bu ülkede olduüundan yok kabul edebiliriz.

    cotonou ülkeleri : angola, antigua & barbuda, bahamas, barbados, belize, benin, botswana, burkina faso, burundi, cameroon, cape verde islands, central african republic, chad, comoros,
    congo, cook islands, cuba, denmark, djibouti, dominica, dominican republic, dr congo, east timor, equatorial guinea, eritrea, ethiopia, faroe islands, fiji, gabon,
    gambia, ghana, grenada, guinea, guinea bissau, guyana, haiti, ivory coast, jamaica, kenya, lesotho, liberia, libya, madagascar, malawi, mali, mauritania, mauritius,
    mozambique, namibia, niger, nigeria, papua new guinea, rwanda, samoa, sao tome & principe, senegal, seychelles, sierra leone, solomon islands, somalia, south africa,
    spain, st. kitts & nevis, st. lucia, st. vincent & the grenadines, sudan, suriname, swaziland, tanzania, togo, tonga, trinidad & tobago, tuvalu, uganda, vanuatu,
    zambia, zanzibar and zimbabwe

    *

    ligimizin yabancı oyuncu oranının diğer liglere göre kıyaslamasına aşağıdaki tablodan bulabiliriz.

    http://comparetheleagues.com/

    tablo 2012 senesinde uefa ranking'e göre sıralanmış. yani ülkeler arasında uefa puanlarına göre bir sıralama var.

    bu listede liglere göre yabancı oyuncu oranında sonuncu sıradayız yani en az yabancı oyuncu bizde. ama burda yabancı oyuncu olarak pasaportlar esas alınmış.
    avrupa birliği dahilinde yabancı oyuncu statüsünde oynamasalarda, bu listede yabancı oyuncu olarak alınmıştır. eğer çift pasaporta sahipse, orjinal milliyeti
    esas alınmış. bizim gurbetçi oyuncular türk kabul edilmiştir. türkiyenin oranı %33.6. örnek verecek olursak italyan asıllı vito mannone arsenal'in yabancı oyuncularından. hamit altıntop türkiye'nin türk oyuncularından.

    aşağıda ise başka bir esasa göre ülkelerin yabancı oyuncu oranları verilmiş. oynadıkları ligde futbol eğitimini almamış olan "ithal" oyuncular. avrupa birliği ülkelerinde serbest dolaşan oyuncularda yabancı sayılmış. bu liste de gurbetçi oyuncularımız, türkiye'de yetişmediği için yabancı kabul edilmiştir. italyan asıllı vito mannone 17 yaşından beri arsenal'da olduğu için yerli oyuncularından, hamit altıntop galatasaray'ın yabancı oyuncularından.türkiye'nin oranı %50.9. yani ülkemizde gurbetçilerin oranı %18.3. tam türk malı oyuncu oranı %49.1

    http://img822.imageshack.us/...ancoyuncuyuzdesi.jpg

    uefa sıralamasının ilk 6 ülke * arasına; kısa ve orta vade de
    girmek çok zor. bu ancak uzun vadeli bir plan/proje ile olabilecek birşey. bu yüzden hedefimizi öncelikle 7. olmak olduğu
    aşikar. şampiyonlar ligi kupası hedefimize oradan 7. ligden sıçrayacağız artık. yani önüne geçmemiz gereken ülkeler rusya, hollanda, ukrayna, yunanistan, belçika aslında bu listeye göre arkamızda olmasına rağmen ensemizde olacak olan isviçre. dolayısıyla kıyaslamayı öncelikle bu liglere göre yapmalıyız.

    bu ülkelerde ki yabancı oranları :

    belçika - pasaporta göre %46,4 - yetiştikleri lige göre % 53.2 - toplam nüfus 10,5 milyon
    rusya - pasaporta göre %45.2 - yetiştikleri lige göre % 45.6 - toplam nüfus 140 milyon
    yunanistan - pasaporta göre %38,3 - yetiştikleri lige göre % 34.5 - toplam nüfus 11,1 milyon
    hollanda - pasaporta göre %36,6 - yetiştikleri lige göre % 33.6 - toplam nüfus 16,4 milyon
    isviçre - pasaporta göre %36,1 - yetiştikleri lige göre % 29.5 - toplam nüfus 1,1 milyon
    ukrayna - pasaporta göre %34,7 - yetiştikleri lige göre % 41.2 - toplam nüfus 46,0 milyon
    türkiye - pasaporta göre %33,6 - yetiştikleri lige göre % 50.9 - toplam nüfus 72,0 milyon

    yetiştikleri lige göre değerlendirmede ise hedef listemizde 2.sıradayız. yani başka liglerde yetişmiş ithal oyuncuları en çok kullanan 2. ülkeyiz
    yarıştığımız ülkelerden fazla yabancı oyuncu kullanmaktayız. bu listeden bakılırsa yabancı oyuncu sınırlamasına ihtiyacımzı yok gibi. zaten herkes kadar var yabancı oyuncu.

    pasaportlara göre ise yani gurbetçiler yabancı sayılmadığında ise:

    hedef listemizde ki ülkeler arasında en az yabancı oyuncu bizde, ancak rakamlar birbirine çok yakın. bizden çok fazla yabancı oyuncu kullanan ülkeler sadece belçika ve rusya. belçikanın nüfusunun 7 katı olduğumuz için rekabetçi kalabilmeleri için daha fazla yabancı oyuncu kullanmaları olağan. rusyanın ise futbolcular için nasıl para cenneti olduğu malum. bu liglere kıyasla inanılmaz bir nüfus avantajımız olmasına rağmen, hala yabancı oyuncuya ihtiyaç duymamız ve bu liglerin gerisinde olmamız
    sorunun ana kaynağını gösteriyor.

    uzun vade de uefa sıralamasının ilk 6 ülkesine girmek içinse yabancı oyuncu sayısını %50'lere çıkartmak gerekecek gibi, çünkü listenin tepesindeki 6 ülke'de oranlar
    böyle.

    bütün futbolcuların kariyerlerini daha üst ligde daha mücadeleci ligde daha büyük havuzda devam ettirmek istemeleri doğal.
    kendi kariyerlerimizde de her zaman daha büyük şirketleri, daha büyük isimleri tercih ettiğimiz gibi, futbolcuların da kariyerleri için
    büyük ligleri hedeflerine koymaları normal. kendi türk futbolcularımızın bile dilinden düşmeyen birşey avrupa'da oynamak.
    yabancı oyuncu sınırını şimdi kaldırırsak, ilk tercihleri büyük ligler olan; ancak bu ligler de kendine yer edinememiş yabancı futbolcuları
    ülkemize davet etmiş olacağız. ama ne zaman ki uefa sıralamasında ilk 6'yı zorlamaya başlarız, iste o zaman yabancı oyuncuların
    ilk tercihleri arasına girebiliriz. uefa sıralamasında ilk 6'yı zorlayan ülkelerden birisi olmadan türk oyuncuların kalitesini artırsak yine çözüm olmayacaktır;
    yetiştirdiğimiz iyi oyuncuların da birinci önceliği avrupa olacak ve ligimizde tutamayacağız. arda turan, nihat kahveci, tuncay şanlı,
    tugay kerimoğlu

    hem ligimizin sıralamasını yukarılara çekmeli, hem alt yapılarımızı kuvvetlendirmeli, hem de kademeli olarak yabancı oyuncu sayısını artırmalıyız. sonuçta büyük
    takımlar ve ligler yetenek havuzu olarak artık tüm dünyayı kullanmaktadırlar. türk oyuncuların kalitesini artırmak, onlara oynama imkanı vermek için yabancı oyuncu kısıtlamasına gitmek, bizi ancak uefa sıralamasında geriye götürecektir. bunun yerine tüm avrupanın yaptığı gibi, klüpte yetişmiş oyuncu kotasını artırarak, klüplere oyuncu yetiştirme zorunluluğu getirilmelidir. yabancı oyuncu sayısı bu seviyelerde tutularak, türk oyuncu kalitesi artıkça, yabancı oyuncu kuralıda genişletilebilir.

    halkımızın futbola olan ilgisi arttırılarak, stadların doluluk oranı * ve futbol oynayanların sayısı artırılmalı vs.

    (bkz: 3.ligde ki yaş sınırının kaldırılması)

    ligimizin diğer liglerle ilgili başka konulardaki kıyasları ise şu şekilde :

    liglere göre milli oyuncu yüzdeleri:

    http://img593.imageshack.us/...lioyuncuyzdeleri.jpg

    aslında hedeflenen yerde yani avrupa ülkeleri arasında 7. sıradayız. ama önümüzdeki ülkelerle aramızda büyük fark var. milli oyuncuların daha kaliteli oyuncular
    olduklarından yola çıkarsak önemli bir istatistik. yabancı oyuncularda işin kaymağını üst seviye ligler yemektedir.

    klüp bazında ülkelere göre senelik yeni transferler:

    http://img20.imageshack.us/...ndalkeleregretra.jpg

    üst seviye futbol ülkeleri, zayıflara göre daha az transfer yapıyor ve daha planlı ve stabil durumdalar. bizde oran klüp bazında her sene 11,7 transfer.
    bunu lig genelinde senelik 7-8 oyuncu seviyelerine çekmemiz lazım. galatasaray olarak ise 4-5 transfer olmalıdır. bu sayede her sezon transfere ayrılan süre optimum
    kullanılabilir. her sene 10 transfere ayrılan süre ile 5 transfere ayrılan süre aynı iekilde efektif olmayacaktır.

    klüp tarafından yetiştirilen oyuncu listesi:

    http://img38.imageshack.us/...afndanyetistiril.jpg

    15-21 yaş arasında en az 3 sezonunu oynadığı klüpte geçirmiş oyuncu sayısının tüm takıma oranını gösteren liste. her ne kadar büyük ligler listenin tepesinde olmasa da, türkiye maalesef listenin dibinde, italyanın üstünde sonda ikinci. %9,2 klüp tarafından yetiştirilen oyuncu sayısı, büyük liglerde bu rakam %15-25 arasında. bizde bu
    rakamı bu seviyelere çıkarmalıyız. bu listede ilginç olan ise liste başı ülkelerin çok zayıf ülkeler olması. ne kadar oyuncu yetiştirmek önemli ise de; kalite nerdeyse gidip alınız, transferden korkmayınız.

    brand-finance 2012 avrupa liglerinin marka değerlendirmesi:

    http://img405.imageshack.us/...lleaguesbrandval.jpg

    spor toto süper lig; uefa ülke puanı sıralamasında 12. olmasına rağmen, marka sıralamasında 6. sırada. yayın gelirleri bakımından da 6. sırada olan ligimizin sıralama da
    12. sırada olması gerçekten ilginç. olmamız gereken yerde değiliz ve birşeyleri çok yanlış yapıyoruz. bunu basitçe yabancı oyuncu sayısıyla açıklayamayız. ligimiz ülke genelinde televizyondan izleniyor, ve para ediyor. diğer avrupa ülkelerine göre yğksek nüfusumuzun avantajı.

    stadların doluluk oranları nam-ı diğer ayıp listemiz:

    http://img694.imageshack.us/...ootballleaguesco.jpg

    stadlarımızın doluluk miktarlarının / ülke nüfusumuza oranı 0,07. birinci ligler arasında en düşük, bizden daha düşük olan sadece ukrayna ve yunanistan 2.ligleri.
    içler acısı. ligimiz televizyondan izleniyor ama maça gitmiyoruz.

    meraklısına tam rapor burda : http://www.football-observatory.com/...DS2013_excerpt-2.pdf

    brand finance raporu : http://brandfinance.com/...ball_brands_2012.pdf

    avrupa'da trend emre çolak : http://img203.imageshack.us/...porkapakemreolak.jpg

    bu ne lan bilgisi : futbol sadece futbol değildir diyenler aşağıdaki linkdeki matematik hesaplarına baksınlar lütfen. ben o kadar matematik bilmiyorum maalesef.
    http://region-developpement.univ-tln.fr/...ng_Rathke_Runkel.pdf
  • kulüpler birliği iftar yemeğinde gündeme gelen konu.

    yabancı sınırı (ilk 11 için) isteyenler ;

    beşiktaş
    trabzonspor
    başakşehir.

    yabancı sınırı istemeyenler ;

    kalan 15 takım.

    öngörü 8 yabancı 3 türk ilk 11'de yer alması.
    bu dahiyane fikri öneren lucescu. ukrayna'da böyle yapılıyor gayet iyi sonuç alınıyor tezi var.

    başta ali koç ve mustafa cengiz olmak üzere bu sezon bu kararın verilmesini istiyor.
    çünkü, önümüzdeki transfer döneminde nereye yoğunlaşılması gerektiğini bilmek istiyorlar. ancak karar ocak ayına kadar verilecek gibi değil. seçim sonrası bu konular konuşulmayabilir. ancak seçimde mevcut düzen devam ederse yüzde 100 yabancı sınırı gelecek.

    hedef 4 yıl içinde 6'yabancı 5 türk..
    bir çok transfer bu yüzden muallakta. her takım en az 5-6 türk oyuncu kadrosunda öyle yada böyle barındıracak gibi. seçim sonrası her şey değişebilir. o güne kadar net transfer haberleri beklememenizi öneririm.
  • ülkemizdeki bazı sistemlerin açığından faydalanılarak pek de kafaya takılmaması gereken sistemdir. sponsorumuz nef'ten ya da stadyumumuzun yanında bulunan projelerden birer tane 250000 dolara 1+1 ev almaları durumunda türk vatandaşlığına geçebilir ve türk statüsünde oynayabilirler.

    konu kilit. alkışları alabilirim.
  • "yabancı sayısı ile ilgili kulüpler birliği'ne başvurduk, onlardan gelecek kararı bekliyoruz. biz kulüplerin federasyonuyuz, onlardan gelecek cevaba göre en doğru kararı vereceğiz."

    ali dürüst

    sadece ve sadece galatasaray başarılı olduğunda gündeme gelen sınırdır. galatasaray'ı saha içi, saha dışı, masabaşı oyunlarla yenemeyeceğini anlayan galatasaray düşmanları kural değiştirerek galatasaray'ı durdurmayı deniyorlar... ama başaramayacaklar!
  • göztepe:16
    fenerbahçe:15
    alanyaspor:15
    ankaragücü:15
    yabancı oyuncu sınırı
    beşiktaş:14
    bursaspor:14
    konyaspor:14
    rizespor:14
    akhisarspor:14
    başakşehir:13
    trabzonspor:13
    antalyaspor:13
    galatasaray:12
    sivasspor:12
    erzurumspor:12
    kasımpaşa:11
    kayserispor:11
    yeni malatyaspor:11

    alttaki altı kulüp haricindekilerin sınırın azalması hakkında konuşma hakları yok. hele en yukarıdaki 4 kulübe kayyum atanmalı. sınır 20 olsa 25 tane adam alırlar bunlar. işin ilginci göztepe ve ankaragücü'nün azaltılması hususunda öncülük etmeye çalışmaları oldu. siz bir bu kurala uyun da azaltılmasına sonra karışın. ülke ekonomisine zarar, oynatmadıkları oyuncuya para vermeleri.
  • söylenmesi gereken her şeyi, futbolu bilen, çıkarcılığa ve menfaatperestlere karşı olan bilinçli, akıllı ve onurlu galatasaray taraftarı veya fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür olan her aklı başında insan söylüyor zaten.
    ek olarak şunu söyleyebilirim.
    bence yerli oyuncu sınırlaması olmalı. çok ciddi söylüyorum.
    hatta bence ilk 11'de en fazla 3 yerli, toplam kadroda da en fazla 5 yerli olmalı.
    yerli oyuncuların tembelliğine, kendilerini geliştirmemelerine, vizyonsuzluklarına, "adamım, adamsın, adam, adamız, adamsınız, adamlar" diye kafa şişirmelerine, maç sonrası içi bomboş röportajlarına, olmayan türkçelerine ve kötünün de kötüsü diksiyonlarına isyan ediyorum.
    kendilerine bakmamalarına, çalışmamalarına, maç oynanırken oyunu bırakıp hakemin etrafını sarmalarına, kabadayılıklarına, şiddeti çok sevmelerine, hep kendilerinin haklı oldukların ıdüşünmelerine, eleştiriye açık olduklarını söyleyip, kendilerine eleştiri yapıldığında ortalığı birbirine katmalarına, ucuz delikanlılıklarına, yabancı sayısının düşmesini savunup sonra da hiçbir şey yokmuşçasına yabancı oyunculara komiklikler, şakalar yapmalarına, kendilerinden başka onurlu ve şerefli insanın olamayacağını düşünmelerine, ülke ekonomisinin daha iyiye doğru gitmesini istediklerini söyleyip millete akıl verirken, nasıl oluyorsa kendi maaşlarını tl cinsinden almayı kabul etmemelerine, büyüklük taslamalarına isyan ediyorum.
    istisnaları elbette vardır. ama yerli oyuncuların çoğu bu durumda.
    ben, herkes gibi zeki, çevik ve ahlaklı sporcuları seyretmek ve alkışlamak istiyorum.
    son olarak onlara şöyle seslenmek istiyorum.
    biz, sizin saçmalıklarınızla uğraşmak ve bunları konuşarak vakit kaybetmek zorunda değiliz kardeşim.
    mesele, "adam" olmak değil her yönüyle insan olmaktır.
    zeki, çevik, ahlaklı bir sporcu olabilmektir.
  • alper potuk transferinden sonra kaldırmak için fenerbahçe'ye karşı ufak bir kozu kaybettiğimiz kural.. transfer gerçekleşseydi fener iyice köşeye sıkışacak ve tıpış tıpış federasyona gidecekti kural değişikliği için.. şimdi alper'le beraber (bkz: umut fakirin ekmeği) durumu yaşayıp önümüzü kesmeye çalışabilirler. beşiktaş zaten yeni futbol direktörü önder özen'den dolayı serbestiyeti savunacaktır..

    siyasi kanadın ise stat mevzusu için hem fenere hem bize karşı koz olarak kullanacağını düşünüyorum yabancı kuralını.. bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek..

    biz kural adına önerilerimizi ve düşüncelerimizi dile getirmeye devam edelim;

    juppderwall tarzı yabancı oyuncu kuralı : (upgraded)

    her insan gibi her ülke de kendine özel. dolayısıyla farklı ülkelerdeki uygulamalar örnek alınsa da, aynen kopyalayıp uygulamak doğru değil.. nacizane süper ligimizin en üst düzeye çıkabilmesi adına önerilerim ve sorunlara dair çözümlerim:

    öncelikle var olan örnekleri incelemekle başlayalım:

    avrupa'nın en iyi 6 ligine sahip ülkeler:

    ingiltere, almanya, fransa, ispanya, italya ve portekiz..

    şüphesiz herkesin izlemekten en çok keyif aldığı, futbol dünyasının 'nba'i olarak tanımlayabileceğimiz lig; premier league.. dolayısıyla bu ligi kaliteli yapan vasıfları kendi ligimize aktarmaya çalışmamız lazım.. kurallara göz atarsak:

    - ab dışı transferlerde, oyuncu için son 2 yılda milli takımı ile maçların %75'ine çıkmış olma şartı.(work permit)
    - kadroda en az 8 tane 21 yaşından önce, 3 sene ingiltere'de geçirmiş oyuncu olacak.(ab oyuncularına karşı önlem)
    - en fazla 25 yabancı oyuncu
    - maç kadrosunda kısıtlama yok.

    şüphesiz en çok dikkat çeken kural milli olma şartı..

    http://img593.imageshack.us/...lioyuncuyzdeleri.jpg

    en yüksek milli oyuncu yüzdesine sahip lig: premier league. büyük çıkışta olan bundesliga'nın 2. sırada oluşuna dikkatinizi çekiyorum. istisnalar hariç genellikle liglerin kalitesi milli oyuncu yüzdeleriyle doğru orantılı.

    ligin kalitesini arttıran unsur, dünya'nın her köşesinden, daha önce profesyoneller tarafından maçları defalarca izlenip, değerlendirilip seçilmiş oyuncuların tekrar bir rekabete girip ilk 11'de düzenli şans bulabilenlerini, takımların transfer etmesi.. milli takımında düzenli oynayabilen oyuncunun fos çıkması çok düşük bir olasılık. dolayısıyla premier league'den örnek alınması gereken -olmazsa olmaz- kural:

    yabancı futbolcular için çalışma izni. milli olma şartı, yani sadece kalifiye futbolcuları lige kabul etmek. peki bunun ölçüsü ne olacak? premier league ve championship kulüplerinin maddi imkanlarının çok yüksek olduğunu ve liglerinin prestij açısından çok avantajlı olduğunu düşünürsek, kuralı aynen kopyalamak mantıklı olmayacaktır.

    -kural: oyuncunun son 2 yılda milli takımında maçların %x'ine çıkması şartı.

    (yüzdenin ingiltere'den düşük olması herkesçe mantıklı bulunsa da rakam konusunda kesin konuşmak için bir istatistik çalışmasının gerekli olduğunu düşündüğümden kesin bir rakam belirtmiyorum. daha önce %70 olmasını savunsam da bunun biraz ağır kaçacağını düşünmeye başladım. artık şahsi fikrim %50 olmasıdır. ligimizin futbol seviyesini düşünürsek milli takımların rotasyon oyuncularının da transferi lige kalite katacaktır)

    kulüplerimizin maddi şartlarını düşünürsek ciddi futbolcu ihracatı yapan brezilya, arjantin gibi ülkelerden oyuncu transferi çok zorlaşacaktır. dolayısıyla milli takımlar sıralamasını göze alarak üst sıralardaki ülkelerden transferlere bir serbestiyet tanımak uygun olacaktır. ayrıca milli takımı bırakmış ama yine de ülke futboluna ciddi katkıda bulunabilecek tecrübeli oyuncuların önünü açmak adına 40+ kez milli olmuş oyunculara izin vermek lige olumlu katkı yapacaktır. (bkz: theofanis gekas) dolayısıyla;

    kural: oyuncunun son 2 yılda milli takımında maçların %x'ine çıkması şartı + 40+ milli oyunculara çalışma izni + ülkeler sıralamasındaki ilk 8 ülke için kural istisnası. (brezilya'nın durumuna bakınca puan değil de toplam değer sıralamasını kaale almak daha mantıklı gibi.. bu konu hakkında değerli görüşlerinizi bekliyorum)

    güncel ülke sıralaması için:

    http://www.transfermarkt.com.tr/...nalmannschaften.html

    ülkeye kaliteli yabancı ithalatı adına önlemleri aldık.

    premier league'in zayıf özelliklerine bakarsak;

    -tam bir öğütme makinesi, dışarıya oyuncu satışı yok. ancak oyuncuların posalarını alabilirsiniz.
    -alt yapıdan çıkan oyuncuların da yurt dışına çıkışı alışageldik bir durum değil.
    -ayrıca dünyanın en kaliteli ligine sahip olmalarına rağmen milli takımlarının beklenen başarıları yakalayamaması da başka bir sorun.

    gelecek örneklerde çözüm bulmamız gereken konular bunlar.. devam edelim.

    almanya: yabancı sınırlaması yok.

    herkesçe son yıllarda büyük çıkışta olduğu kabul gören ve bu sene 2 takımı şampiyonlar ligi finalinde karşılaşacak bundesliga'nın bu gelişimindeki en önemli unsurlardan biri 2006'da yabancı sınırlamasının kaldırılmasıdır. zaten sağlam bir altyapıya sahip almanya futbolu, kural değişikliğiyle beraber zincirlerini kırmış ve daha da büyümüştür.

    ispanya:

    - max 3 tane avrupa birliği dışı oyuncu
    - max 3 kaleci
    - max 25 oyuncu
    - avrupa birliği dışı olmasına rağmen avrupa birliği kapsamında sayılan ülkeler: rusya, türkiye, cotonou
    - maç kadrosunda kısıtlama yok

    ispanya örneğinde ise ab dışı oyuncu sınırlaması var. altyapısı nispeten sağlam fakat lig, 2 kulübün tekelinde. 2 kulüp dünyanın en iyi kulüplerinden de olsa güçleri, ligi premier league seviyesine taşımaya yetmiyor. ligin örnek alınabilecek tek özelliği serbest dolaşım hakkıyla ab oyuncularının serbest olması ve ab dışı oyuncu sınırlaması. şu anda buna benzer bir sınırlamaya hepimiz razı olsak da daha iyisine çalışalım. devam..

    italya:

    italya'da ise her sezon en fazla 2 avrupa birliği dışından transfere izin var. italya futbolu düşüşte olsa da yine dünden razı olacağımız bir kurala sahip. ab dışı oyuncu kuralını da ispanya'nınkinden daha mantıklı bulduğumu söylemeliyim. fakat bunun dışında örnek alınacak bir özelliği yok.

    fransa:

    - max. 4 tane avrupa birliği dışından oyuncu
    - avrupa birliği kapsamında değerlendirilen ülkeler: ozbekistan, kırgızistan, mısır haricinde tüm afrika ülkeleri, yeni zelanda haricinde tüm okyanusya ülkeleri,
    bosna sırbıstan ve karadağ haricinde tüm avrupa ülkeleri, mısır haricinde cotonou ülkeleri*
    - maç kadrosunda sınırlama yok.

    gelelim fransa'ya. altyapı ve ihracat ülkesi. ama altyapıları fransızlardan ziyade uluslararası bir nitelik taşıyor. neredeyse afrika'nın tamamı ab üyesi sayılmış (şimdi yemeyin bizi). bildiğiniz sömürgecilik devam ediyor. eğer bizde de ab oyuncuları serbest olacaksa buna nispet edercesine türki cumhuriyetlerin tamamına, hatta orta doğu ülkelerine de kolaylık tanınabilir. takımları avrupa'da, belli yıllar hariç yarıştığı ülkelerin takımları kadar başarılı olamayan fransa'nın, ihracat ülkesi olmasına yol açan bu kolaylık dışında örnek alınacak bir özelliği yok. (son 20 yılda tek bir cl finalleri var, o da 1992/93 sezonu marseille'nın şikeyle -fener usülü- aldığı kupa)

    portekiz:

    - kadroda en az 8 tane 21 yaşından önce, 3 sene portekiz'de geçirmiş oyuncu olacak.
    - max. 50 oyuncu (alt yapı takımları dahil)
    - maç kadrosunda kısıtlama yok.

    portekiz ligi ulaşmak istediğimiz noktada olmasa da, arzuladığımız önemli bir özelliğe sahip; avrupa'nın ham madde tedarikçisi konumunda ve ham maddeleri işleyip büyük liglere servis ediyorlar. en azından anadolu kulüplerimizin sahip olmasını istediğimiz meleke bu..

    ingiltere'de de, almanya'da da, portekiz'de de yabancı kısıtlaması yok ancak kendi ülke vatandaşlarını veya alttan gelen oyuncuları koruyan tedbirleri var. futbolcuların 25 yaşına gelene kadar adam yerine konmadığı, gelişimlerini çok geç tamamladığı (bkz: burak yılmaz) ülkemizde kesinlikle örnek almamız gereken uygulamalar bunlar..

    18 kişilik kadrolara zorunlu kılınacak alt yapıdan yetişmiş, ya da genç yaşta transfer edilmiş oyuncular bu soruna çözüm olacaktır. peki rakam kaç olmalı? zamanında kadroda 2 alt yapıdan yetiştirilmiş oyuncu zorunluluğu bulunan ligimizde kuralın nasıl su-i istimal edildiğini hatırlıyoruz.. trabzonspor'un kuralın cezasını peşin ödeyip yine de yedekte bile oyunculara yer vermediğini hala hatırlarım.. mesela sayının 2 olması durumunda bunun fazlaca şans bulamayan yedek kaleci ve yedek stoper mevkilerinde kullanılarak su-i istimal edileceğini öngörebiliriz. 18/4 şeklinde uygulanırsa takımlar her bölge için oyuncu yetiştirmek zorunda kalacak ve sakatlıkları da hesap ederek en azından 7 kişilik bir genç gurubu hazır tutacaktır. bizim millet ancak böyle katı kurallardan anlar o yüzden çekinmeden kuralı dayatmak lazım. kural için bu ülkeler örnek alınarak (az sonra yazacağım 23 yaşaltı kuralıyla beraber düşünerek) '21 yaşından önce, 3 sene türkiye'de çalışmış oyuncu' şeklinde kriter belirlenebilir.

    -yine de kulüplere esneklik, genç oyunculara daha fazla şans tanınması adına, ve kulüplerin bu sürece uyumunu kolaylaştırmak açısından italya'yı örnek alı(maç kadroları 23 oldu) maç kadroları sayısı 20’ye, bulundurulması gereken altyapıdan yetişmiş oyuncu sayısı 5’e çıkarılabilir. yine aynı mantıkla en az 9 oyuncuyu hazır tutmayı gerektirir.-

    -kural: 18 kişilik maç kadrosunda en az 4 tane 21 yaşından önce, 3 sene türkiye'de çalışmış oyuncu bulundurmak.

    -uyulmaması halinde önce ağır para, sonra puan cezası verilmesi kuralın - özellikle bizim ülke için - olmazsa olmazı..

    böylece yabancı sınırlaması var diye, almanya’dan , hollanda’dan yapılan türk oyuncu ithalatının bir önemi kalmayacak ve bu oyuncular genç oyuncuların önünü kesemeyeceklerdir. zaten kendi kulüplerinde şans bulan oyuncular gerekirse o ülkelerden de milli takıma seçilebilirler..

    yine bu kural, ülkede fiyatları aşırı şişmiş türk oyuncuların piyasasını da normal seviyelere çekecek ve takımları daha çok oyuncu yetiştirmeye teşvik edecektir.

    http://img20.imageshack.us/...ndalkeleregretra.jpg

    klüp bazında ülkelere göre senelik yeni transferlere bakarsak, avrupa futbolunu domine eden hiçbir ülkenin üst sıralarda olmadığı dikkatimizi çekiyor. fransa sürekli yetiştirip ihraç etmesine rağmen bir istikrar yakalamış durumda.. keza ispanya'da öyle.. çöküşte olan italya futbolu ise 4.sırada.. sürekli ihraç eden istikrar abidesi portekiz ise atlanmamalı. transfer sirkülasyonundan olsa gerek portekiz de 6.sırada. yine de portekiz ulaşmak istediğimiz noktada değil, maddi olarak ligimizin gerisinde bu yüzden portekiz'i bu açıdan değerlendirmiyoruz.

    zaten yabancı oyuncuların transferine milli olma şartı koyarak bu sorunun önüne geçtik sayabiliriz. mesele nasıl fransa, portekiz gibi ihracat yapacağımız. milli olmuş oyuncuları transfer etmek kaliteyi arttırsa da, dışarıya oyuncu satışına büyük katkıda bulunmuyor ingiltere örneğinde olduğu gibi.. kulüplerimizin fransa ve portekiz örneklerinde olduğu gibi bir serbestiyete ihtiyaçları var ülkeye genç oyuncuları getirip, parlatıp, satabilmek için.. bu istidadı ortaya çıkarmanın yolu belli bir yaş altında yabancı transferini serbest bırakmak. bir iktisatçı olarak normalde katılmasam da bu sefer adam smith'in dediği gibi: laissez faire, laissez passer. (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler).

    kural: 23 yaş altı yabancı oyuncu transferinin kriter olmaksızın serbest bırakılması.

    büyük takımlar kadar kaliteli yabancı almakta zorlanacak anadolu kulüpleri için oyuncu yetiştirip ihraç etmeleri için bir fırsattır bu kural. 2. ligde benzer bir kural uygulanmış ve emenike gibi bir oyuncu bu sayede 2.lige gelmişti unutmamak lazım. demek ki isteyince oluyor. bırakalım yaşı müsait olduğu sürece istedikleri kadar adam alsınlar.. en fazla 22 yaşındaki oyuncu kariyer peşindedir, çalışır çabalar. yeteneği yetersiz bile olsa asla yatmaya gelmeyeceğinden zarar etmek zordur.. genç oyuncular düşük maaş aldıklarından kulüplerden çıkan para az, oyuncunun katkısı veya transferiyle gelecek para nispeten daha fazla olacaktır.

    >>türk kulüpleri, portekiz kulüplerinin brezilya’ya, fransız kulüplerinin afrika’ya açıldığı gibi, başta azerbeycan olmak üzere orta doğu ve orta asya ülkelerine açılarak genç oyuncu keşfinde bulunabilirler.

    senelik yayın gelirlerinden neredeyse super lig şampiyonu kadar ingiliz kulüpleriyle anadolu kulüplerini bir tutup, transfer için sadece milli olma şartı koymak asla yeterli olmaz.. genç yabancıların önünün açılması çok önemli..

    gerekli uygulamalar yapıldığı takdirde, uzun vadede ligimizin marka değerinin avrupa'da ilk 4'e girmesi mümkün.. futbol kalitesi olarak olmasa da, şu anda ligin maddi değeri avrupa'da 6. konumda.. (nüfusun da yardımıyla tabi)

    http://img405.imageshack.us/...lleaguesbrandval.jpg

    (neden hollanda'yı listeye almadın diye soranlara cevabım; hollanda'nın ihraç etmekten ve kaliteli oyuncuları ülkeye getirememekten dolayı avrupa'da istikrar sağlayamaması ve afonso alves gibi vasat topçuların çılgın atabildiği sıradan bir lige sahip olmaları.. portekizlilerle avrupa'da kıyas kabul etmiyor..)

    tüm bunlara ilaveten federasyonun kulüplerin alt yapıya yaptıkları yatırımları denetlemesi, belli düzenlemeler getirmesi, bunları aksatan kulüplerin yayın gelirlerine el koyması gerektiğini not düşelim.

    bu entry beğenildiği, desteklendiği sürece güncellenecek ve tekrar gündeme taşınacaktır. daha burada bitmedi.. *

    5 heceli 11 harfli hayat 'a tablolar için teşekkürler.

    kendisinin çok daha sağlam çalışması>> bakmadan geçmeyin: (bkz: yabancı oyuncu sayısı/#1166708)
  • başakşehir'in club brugge gibi türk takımlarının belalısı bir takımı elemesini sağlamıştır. osmanlıspor'un avrupa liginde gruplardan çıkmasını, konyaspor'un beş yıl önce hayalini kuramayacagi bir başarıyı kazanmasını, bir sezonda iki kupa kazanmasını, sağlamıştır.

    galatasaray ve fenerbahçe de eski kafayla iş yapmanın bedelini ödediği için toparlanmaya başladı. yani bir kaç yıl içerisinde avrupa ligini forse eden ülke olmamız çok uzak bir ihtimal değil. şampiyonlar ligi başka bir seviye. orada gruptan çıkmak büyük başarı sayılabilir. yeni kuraldan rahatsız olan milletini, devletini değil kendi cebini düşünüyordur.
  • aziz yıldırım'ın, adnan polat'a bursaspor şampiyonluğu sonrası söyledi bir şey vardı.

    "biz birbirimizi yersek, aradan bursaspor gelir şampiyon olur. anadolu takımlarının büyümesine izin vermemeliyiz"...

    bunu ben uydurmadım.
    şike davası sırasında tapelerde yer alan bir konuşma.

    21 şubat 2011'de kaydedilen telefon görüşmesi

    --- alıntı ---

    - adnan polat: (beşiktaş'ın fenerbahçe'ye inönü stadında 4-2 yenildiği maçla ilgili olarak yaptığı değerlendirme) maçı da istediğin gibi aldın, eğer üç olsa maç dönmezdi.
    - aziz yıldırım: bu üç büyüklerden birinin şampiyon olması lazım, olamazsak bu anadolu ile başedemeyiz, haberiniz olsun.
    - adnan polat: ama bu federasyondan ben memnun değilim.
    - aziz yıldırım: tamam da bu trabzon'un falan gö..... kalktı.
    - adnan polat: ama federasyon bunlara yol veriyor.
    - aziz yıldırım: yarın kayseri de kalkar, öteki de kalkar, hepsi kalkar.

    --- alıntı ---

    kaynak : https://www.sabah.com.tr/...syasinda-sok-diyalog

    şimdi bu kenarda dursun.

    fatih hocamın (tekrar başı sağolsun) schalke ile oynanan şampiyonalar ligi mücadelesi sonrası söylediği bir şey vardı. neydi o?

    " alınan bu sonuçlar anadolu takımlarının başkaldırısıdır. onların transfer ettiği bazı oyuncular inanın bizde yok. fobi derseniz onların başarısına haksızlık olur. son yapılan yabancı değişikliğinin de bunda etkisi var."

    şimdi ikisini birleştirin.
    ali koç, vizyon-misyon adı altında güzel güzel konuşurken "gerekirse uefa'ya gitmeyiz şampiyon kadroyu kurmak için" diyecek kadar vizyondan uzak bir açıklama yapabilecek noktaya gelebildi. bunun sebebi, fenerbahçe camiasının, beşiktaş camiası gibi sadece yerel şampiyonluklarla ilgilenmesi.

    aziz yıldırım, şöyle bir düzen kurmuştu.
    anadolu takımları donör, üç büyükler ise parasını verip istediği organı alabilecek zengin züppeydi aziz'in gözünde. anadolu da bir takım iyi oyunculardan kurulu ise yabancı sınırı sayesinde avrupa'ya gitmeyi aklına bile getirmeyen türk oyuncu üç büyüklerden birine genelde de galatasaray ya da fenerbahçe'ye geçiyordu.

    böylece anadolu takımlarının büyümesini engellediği gibi "sizin paranızı biz veriyoruz, biz olmasak havuz olmaz" diyerek tehdit ederek onları sindirmişti. iyi kötü havuzdan gelen para sayesinde ayakta kalan anadolu kulüpleri de boynunu eğmiş düzene ayak uydurmuştu. o hesap, fatih terim'in yabancı sınırını kaldırmasıyla bozuldu. anadolu takımları, 3 büyüklerin hiç birinin yapamadığı oyuncu izleme işini yapmaya başladılar. zamanında gençlerbirliği'nin yaptığını yapıp iyi oyuncuları çok ucuza buldular. öyle oyuncular gelmeye başladı ki rekabet üst seviyeye çıktı. bir de iyi teknik direktörleri varsa bir şekilde ilk 5'e tutunabilecek pozisyona geldikleri gibi türkiye kupasında da rekabet eder hale gelip avrupa'ya gidebildiler (son iki kupa şampiyonu, akhisar ve konyaspor) ..

    eskiden zor olan her şey artık daha kolaydı.
    ali koç, aziz yıldırım'ın "bunların kafasını gençken ezmezsek başımıza bela olur" tezini doğru kabul ediyor. takımın ne kadar iyi olursa olsun artık her deplasman çok zor. bu yüzden eski düzenin geri gelmesi isteniyor. yani konu galatasaray arayı açacak hikayesinden çok biz bunlarla rekabet edemeyiz, en iyisi onları yine ezelim vakası gibi geliyor bana.

    hocamın söyledi "başkaldırı" kelimesinin de özellikle seçildiğini bu yüzden düşünüyorum.
    çünkü, o açıklamalar olaylı fenerbahçe maçının ardından yapılmıştı ve konu suyun karşı tarafıydı. yani bir mesajdı bana kalırsa. anadolu takımlarına ezildiniz, size fırsat sunduk arkasında durun demekti bence.

    bugün gelecek sınır kimseye yaramaz.
    anadolu takımları yine iyi oyuncular bulup 3 büyüklerin şans vermediği oyuncuları parlatıp, yine onlara satar. yabancı sınırı olduğu sürece iyi türk oyuncuları yüksek bedellerle transfer eden büyük takımlar bu işten daha çok zararlı çıkar. aziz yıldırım'ın oyuncu havuzunu daraltma politikası çok işine yaradı. ali koç'ta benzerini denemenin peşinde. derdi sadece galatasaray'ı engellemek değil, yılda 7 mağlubiyetli bir sezonun önüne geçmek..
  • türkiye'de 14 sınırlaması olduğundan beri, türk futbolcuların avrupa liglerinde boy göstermeye başladığına şahit oluyoruz. uzun vadede türk futbolu adına fayda sağlayacaktır. olaya, "istiklal marşı söyleyecek oyuncu kalmadı" çiğliğinde yaklaşmak, her yönüyle değerlendirme yapamamaktır. ayrıca ligimizin kalitesi de ufak ufak artmaya başladı. e o zaman, endişelerin ne olduğuna bakalım.

    olay milli takımsa, türk futbolcuların avrupa liglerinde forma giymeleri daha iyi değil mi? sıkıntı kulüplerse, durum her geçen yıl daha iyiye gitmiyor mu? ligimize gelen yabancı oyuncular sayesinde, dışarıdan takip edilirliğimiz artmıyor mu?
    haa bu duruma karşı çıkılmasının temelinde ırkçılık yatıyorsa, onu ben bilemem.
  • bunu düşürmek için uğraşan türkiye futbol federasyonu dün euro 2024 tanıtım filminde, sneijder’in fenere attığı golü, quaresma’nın fenerbahçe’ye attığı golü ve van persie’nin galatasaray’a attığı golü sırayla koydu. türk oyunculara ise sadece videonun sonunda kısaca suratlarını yakın çekim yaptırdı. ülkemize gelen yabancılar üzerinden prim yaparken yabancı sınırını düşürmek istiyorlar.
    edit: yanlış yazmışım, uyarı için @wesleyfuckingsneijder teşekkürler.
  • bir cumhurbaşkanını neden ilgilendirdiğini anlamadığım sınırlamadır. tamam o da futbol seyircisi olabilir de adamın ağzından çıkan söz ayet hükmünde türkiye'de.

    arkadaşım ülkende işsizlik almış başını gidiyorken, suriyeliler ülkenin anasını sikmekle meşgulken, senin başından bir türlü düşmeyen terör belası varken, eğitim sistemin çökmüşken, ülkendeki insanlar arasındaki nefret nirvanaya ulaşmışken, ülkendeki insanlar para kazanamıyorken, dolar düştüğü halde yakıt fiyatları yükselirken senin başka derdin mi yok da yabancı sınırını tartışıyorsun. ne desek gg.

    edit: imla.
  • yerli çöplerin geri dönüşüme sokulmasıdır.
    torpili olmadan devlet dairesine giremeyenlerin kollanmasıdır.
    iktidara yakın olup vakıf mallarına konmaktır.
    layık olduğu için değil, hemşehri olduğu için terfi almaktır.
    kpss'den 60 alıp, 95 alan adamı mülakatta elemektir.
    intihal yapılmış tezle prof. olmaktır.
  • ocak 2015’de takımların kadrolarında 14 yabancı bulundurmasına müsaade eden kararın açıklanmasından bu yana avrupa’ya giden bazı oyuncularımız ve onlarla ilgili ufak bilgilendirme;

    enes ünal: temmuz 2015’de 4.5 milyon euro’ya manchester city‘ye giden futbolcumuz, temmuz 2017’de 14 milyon euro’ya villareal bünyesine katıldı. şu anda valladolid‘de kiralık olarak oynayan enes 18 la liga maçında ortalama 76 dakika oynayarak 3 gol 1 asist istatistiklerine ulaşmış. şu ana kadar beklenen patlamayı yapamamış olsa da futbolunu geliştirdiğini, sadece ceza sahası içinde yaratabildiği etkinliği, pas istasyonu olabilen, arkadaşlarına servis yapan bir futbolcuya doğru çevirdiğini söyleyebiliriz. çok sıkı bir valladolid izleyicisi değilim ama enes’in villareal’in planlarında hala bulunduğunu düşünüyorum. kendisi hala 21 yaşında.

    çağlar söyüncü: temmuz 2016’da 2.65 milyon euro’ya freiburg‘a katılan milli futbolcumuz burada gösterdiği iyi performansın ardından ağustos 2018’de 21 milyon euro’ya leicester city‘ye transfer oldu. ben kendisini çok izlemedim fakat genel kanı abartıldığı kadar iyi olmadığı yönünde. bu yıl pek forma şansı bulamasa da önündeki isimlerden biri harry maguire. epl’de 5 maç ortalama 56 dakika görev alabilen çağlar en azından 3-4 yıl daha adadan çıkmayacaktır. hala 22 yaşında olduğunu da belirtmek lazım.

    cengiz ünder: temmuz 2017’de 13.5 milyon euro’ya roma’ya giden futbolcu efsane bir yıl geçirdi. 6 aydır sürekli transfer dedikodularının içide olan futbolcu avrupa’da ve ligde önemli işler yapan roma’nın en değerli oyuncularından. seria a’da bu yıl 18 maçta 3 gol 6 asist, şampiyonlar ligi’nde de 3 gol 2 asist istatistiklerine ulaştı. en aşağı 50 milyon euro kazandıracak roma’ya. daha 21 yaşında.

    mehmet zeki çelik: temmuz 2018’de 2.5 milyon euro’ya istanbulspor’dan lille‘e transfer olan futbolcu ligue 1’de 20 maçta görev aldı ve an itibariyle atletico madrid tarafından takip edildiği yazılıyor. daha 21 yaşında.

    okay yokuşlu: geçtiğimiz yaz 6 milyon euro kazandırarak trabzondan celta vigo’ya giden oyuncu bu yıl 15 la liga maçında 65 dakika ortalamayla görev alıp 1 gol atmış. daha 24 yaşında.

    cenk tosun: en iyi reklam kendisinde yapıldı. şampiyonlar ligi’nde yaptığı istatistiklerle 22.5 milyon euro’ya everton‘a transfer oldu. everton gözden çıkardı gibi duruyor ama yine avrupa’da kalacaktır. kendisini beğenmiyorum ama çok geliştiği de bir gerçek. 27 yaşında.

    merih demiral: fenerbahçe bedavaya alcanenense‘ye kaptırdı. oradan sporting lisbon’a transfer oldu. bugün itibariyle 7 milyon euro’ya sassuolo‘ya transfer olduğu konuşuluyor. daha 20 yaşında.

    serdar gürler: geçtiğimiz yaz huesca‘ya 2.5 milyon euro'ya transfer oldu. oralarda tutunamadı ve göztepe’ye kiralandı ama yine de iyi para kazandırdı.

    semih kaya: temmuz 2017’de sparta prag’a 2 milyon euro’ya transfer oldu. sakatlıklar sonucu kendisini çok gösteremedi, bu yıl süre alıyordu. kiralık olarak galatasaray’a geri döndü.

    emre çolak: galatasaray’ımızdan bedelsiz olarak deportivo’ya gitti. şu an al wahda takımında oynuyor.

    ve son olarak;

    ozan kabak: galatasaray’ımızda 4 ay gibi bir süre a takım’da süre alıp 11 milyon euro’ya stutgart’a transfer oldu. çok değil 1-2 yıla çok daha büyük transfer yapacak. daha 18 yaşında.

    edit: unuttuklarım olmuştur fakat şu tablo beni çok mutlu ediyor, daha gidecek onlarca futbolcu var. ülkeye girecek milyonlarca euro var. yabancı sınırını yeniden getirmek cinayettir.
  • ortalığa atılan yeni "hepimiz öleeecezzz" yaygarası.
    bu şekilde gitmeyecek orası kesin ama yarın sabah 6 yabancıya düşmeyecektir. kademeli olarak gelecektir.
    çok uzağa gitmeye gerek yok erzurumspor ve ankaragücü kulüplerinin bile 14 yabancısı var sözleşmelerin yarısı 2 seneden fazla. nereye getiriyorsun o kuralı.
  • enes ünal; kitap ve filmleri seviyor, gerçekten seviyor. yabancı sınırı olmaması gerektiğini savunuyor.

    umut nayır; ankara hukuk öğrencisi ki hala(hala diyorum çünkü akp her şeyi bitirdi) bu ülkenin en prestijli ilk 3 hukuk bölümünden biridir burası. yabancı sayısından şikayet etmiyor.

    ali ece, uğur meleke, mehmet demirkol, bilgin gökberk gibi iyi eğitimli insanların hepsi yabancı serbestliğini savunuyor. ama nerede eğitimsiz, konuşmayı beceremeyen hayatında 2 kitap açıp okumamış oyuncu, yorumcu var yabancıya sınır getirilsin diyor.