resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 8976
    9 ocak 2018 tarihinde trt'de katıldığı programda çok önemli şeyler söylemiştir.

    fakat söylediği onca önemli şeyden taraftarın takıldığı tek konunun terim ile alakalı mesele olması beni bu ülkenin geleceği hakkında umutsuzluğa düşürüyor.

    kimsenin umru olmadı. galatasaray'ın elinden riva ve florya alındı. borçlarımızı 4-5 defa kapatabilecek araziler bunlar. üstelik bir defa bile kapatamayacak şekilde alındı. işin içinde hükümet de olduğundan yeterli bir üslupla bundan bahsetti. o arazileri neden gayrımenkul yatırım ortaklığı ile değerlendirmediğimizi sordu ki ben de bunu hep ama hep merak etmişimdir. zira mevcut formülden çok daha fazla kazandıracak bir formüldür. nedenini anlatmıyorum, çünkü gördüğüm kadarıyla bunun için kendimi yormama gerek yok. zaten kimsenin umrunda değil.

    bakın bu gün ünal aysal'ın dursun aydın özbek'in galatasaray bilançosuna nasıl ek 50-60 milyon eu zarar yazıldığını anlattı. medya bundan nedense hiç bahsetmiyor. (bkz: #2324060) programı izleyen kaç kişinin umrunda onu da çok merak ediyorum. varsa yoksa terim.

    peşinde olduğu projelerden bahsetti. bu projeler ayrıca neler kaybettiğimizin de resmidir.

    galatasaray taraftarı varsa yoksa 2 golün, 3 galibiyetin peşinde. o yüzden de takımı, aynı üretemeyen türkiye gibi mali açıdan batmaya mahkum. türk halkının bir kopyasıyız. neyden mahrum kaldığımız umrumuzda değil. nitekim bu taraftar gelen 2-3 galibiyet sonrası dursun aydın özbek'çi de olmuştu. kimse kimseyi kandırmasın. #yönetimistifa başlığının sabitlenmesi meselesinde yaşananlar da ortada. hatta açıp başlığın içerisinden bile okuyabilirsiniz. bu gün yapılan da aynı şey...

    bırakın amk terim yönetecek zaten takımı. kongreye odaklanın.

    ünal aysal elbette terim ile ilgili sorulara cevap verecekti. kötü ne dedi ki terim hakkında? hepimizin bildiği şeyleri söyledi. amacı terim'i rencide mi etmek. elinde o kadar malzeme vardı ki... bana göre hep uzlaştırıcı mesajlar verdi. ama şunu da diyebilirdi. fatih terim daha 4 ay önce ateş püskürüp sezon sonunda konuşacam dediği federasyonla bizden habersiz pazarlıklar yapmış. milli takımı kullanarak, hassas duygularımızdan faydalanarak aldığı izni galatasaray düşmanlarıyla ve galatasaray'a karşı kullanmış, camiayı zor durumda bırakmıştır. bunu yaparken de sözleşme uzatma teklifimizi reddetmiştir. biz terim'i kovduk. ilkelerini yitirmiş bir insandı. nitekim milli takımda silahlı magandaları koruyacak, bodrumdan kalkıp çeşme'de mekan basacak bir insan haline gelmiştir. zaten federasyon da sözleşmesini topluma örnek olamaması ve milli takımın imajını zedelemesi nedeniyle feshetmiş ve tazminatını vermemiştir. bunlar bir galatasaray efsanesine yakışan hareketler değildir.... diyebilirdi. daha da sert konuşabilirdi. fakat galatasaray söz konusu olunca kırgınlık, küslük yoktur dedi.

    bu gün neden dursun aydın özbek'in yanında 300, 500, 1000 rakamı yok biliyor musunuz? riva ihalesinde devlet karımızın yarısı, ihale yapıldıktan sonra arazinin imara açık alanını düşürüp, en iyi teklifi veren firma kaçırıldıktan, ihaleye fesat karıştırıldıktan sonra neden bu mesele kimsenin sikinde olmadıysa işte ondan yok.

    aklınız gidiyor racon kesen adam görünce. he evet amk başka galatasaray yok. başka galatasaray yoku demirören ile vals yaparken de düşünecekti terim...

    amacım bunları gündem yapmak değil. benim amacım 3 gün sonra yapılacak seçim ve dursun aydın özbek'in hatalarıdır. 3-5 yanlış transferden bahsetmiyorum ben. onları doğru dürüst eleştirmedim bile... 2 milyar dolarlık arazileri 400-500 milyon dolar kazanamayacak şekilde elden çıkaran bir rant kuklasından bahsetmek, geleceğin galatasaray'ından bahsetmek istiyorum ben. ünal aysal'ın basket takımı ile ipleri can topsakal'ın eline bırakılmış basket takımından bahsetmek istiyorum. basket takımının şirketleşmesinden, salondan, otelden falan bahsetmek lazım. gün bunun günü. ama kendilerini terimci diye ayırmış kitle fırsat buldu saldırıyor. evet fatih terim'in hastag'ini hatırlayın. çünkü başka galatasaray yok. ünal aysal önemli bilgiler verdi. düşman gördüğünüz için umursamıyorsanız da hata yapıyorsunuz. bu gün onları konuşalım azıcık. bunlar şampiyon olmaktan daha önemli...

    siz yine ünal aysal'ı sevmeyin. başkan olmasını istemeyin. ben de istiyor muyum emin değilim. ama söyledikleri önemli. bunları konuşmak, gündemi bunlarla belirlemek lazım. kongre en geç 20 ocak'ta bitecek. ondan sonra terim'i bol bol konuşuruz. hatta konuşmayız. bırakırız adam işini yapar. çünkü konuşmak galatasaray'a zarar veriyor.

    kısa vadede başarı o kadar da önemli değil. ama madem öyle umarım 2-3 sene şampiyon oluruz da çok mutlu olursunuz... çünkü tek umursadığınız bu. galatasaray'ın geleceği kimsenin umrunda değil malesef.
  • 8977
    fatih terim konusunda alenen yalan söyleyen kişi.

    hoca daha milli takım ile anlaşmamışken veli yiğit'in eline kağıt tutuşturup gstv'de son dakika açıklaması yaptırmışlardı terim milli takım ile imzaladı diye. sırf hocayı göndermeyi haklı çıkarma uğruna yapılan bir dezenformasyondu bu. daha sonra tff açıklama yapmıştı imza falan yok diye.

    trt spor'da katıldığı programda ise terim bizim hocamızken bodrum'a gittiğim esnada imza törenine rast geldim demiş. ya 4 sene evvel gstv'de yalan açıklama yaptırdın ya da trt spor'da yalan konuştun başkan. başka bir açıklaması yok bu işin.
  • 8978
    gerçekten gönülden desteklediğim son başkan ve başkanlık koltuğuna yakıştırdığım hepi topu 3 - 5 kulüp üyesinden birisi, belçika lordu ve mikanos matkabı. *

    şimdi, her dönemde kabul ettim bu adamın da hataları olduğunu öncelikle bunu söyleyelim. evet eğer bir taraflaşma varsa "aysalcı"yım, bundan gocunacak değilim. kara kaşı kara gözü yüzünden değil tabii ki, vizyonu galatasaray'ın kendi vizyonuna en uygun olan isim olduğu için ben aysalcıyım.

    kendisi 9 ocak 2018 tarihinde trt spor kanalına konuk olmuş ve konuşmuştur. trt'nin haber metni linki: http://www.trtspor.com.tr/...klamalar-152301.html

    bazı açıklamalarından parçalar alıp bu programda konuşurken yaptığı yanlışları da konuşalım; cümle cümle alacağım kritik yerleri başlık gibi.

    "seçim kararının alınış şekli, zamanlaması doğru değil."

    hepimizin söylediği şeyi söylüyor aslında ünal aysal. zamanlama yanlış, mayıs'ta seçim varken böyle bir ortamda, devre arasında bir dünya iş yapılması gerekirken takımlar için seçim çok yanlış zamanda. ha şimdi diyeceksiniz ki "kendisi baskın seçim yapmadı mı?" değil mi? yaptı, evet. ama onu da yine tarihi uygun şekilde yaptı, ki bunun en büyük yanlışlarından birisi olduğunu defalarca söyledim.

    "çıktığım kapıdan tekrar içeri girmek aynı suda iki kez yıkanmak gibi olur."

    2. paragrafta yanlış cümle genelde alındığı için bu cümleyi aldım özellikle. aysal başkanlık düşünmüyor, düşünmedi. camia adnan polat'tan sonra başkan olacak kimseyi bulamadı çünkü adnan polat çok büyük bir enkaz bırakmıştı. aysal'ın elini taşın altına koyması için bütün camia seferber oldu ve "gel" dedi. "şartlar öyle gelişti" demesi bundan. doğru, o dönemde şartlar gerçekten de öyle gelişti. ve ben mayıs ayında seçim olsa da olmasa da aysal'ın yine aday olmayacağını düşünüyorum, bir çok sahte duyumcu "aday olacak" yaygarası kopardı dursun özbek'in baskın seçimi öncesinde ama o zamanlarda da demiştim "aday olmayacak" diye ve yine söylüyorum yine aday olmayacak. ha şartları bilemiyoruz, durum değişebilir elbette.

    "baktığım zaman da bir başarı ortada göremiyorum."

    dursun özbek'e destek oldu mu? oldu. son yönetiminde listesinde miydi? listesindeydi. ama aysal'ın ilk listesinin dışındaki tüm listeleri statüko ya da derin galatasaray ya da yüce abiler ne derseniz diyin bunların hazırladığı listelerdi. son listede dursun özbek'in olması da statüko'nun aysal'dan sonraki planını hazırlamasıydı aslında, aysal'la olamadı ama yarsuvat'la oldu. kesinlikle de haklı, baktığımız zaman bir başarı yok. polat döneminde de bir çoğumuz yaşadık bunu, rahmetli canaydın'dan sonra polat'ı isteyen çok kişi vardı ama polat da başarılı olmadı. desteklediğiniz kişinin başarısız olması normal bir durum, kavun değil ki koklayarak seçilsin sonuçta.

    "galatasaray'ı batırmış birisi varsa ben değil, benden öncekiler batırmıştır."

    göreve geliyor, borç 328 milyon dolar. bırakıyor, borç 358 milyon dolar. aradaki 30 milyon dolarlık farkı da o dönemdeki kupalara, başarılara sayarsak son derece normal bile. ki kendisinin projesiydi eğer ki mağazacılık sportif'e devredilseydi 40 milyon dolardan fazla artı görünecekti tabloda, bu da ceza riski dahil bir çok sıkıntıyı ortalıktan kaldıracaktı. yapılmadı, sonuçta ceza alındı. ki 328 milyon dolar zaten batmış bir durum değildir, 358 milyon dolar da batmış bir durum değildir. defalarca söylendi, galatasaray büyük bir gemi. bu seviyede bir kulüpte bu rakamlarla uğraşmak zorundasınız.

    "galatasaray'ın gayrimenkullerinin çok ucuza gittiğini düşünüyorum."

    paragrafın içerisinde kendisinin projesi de var, savunduğumuz proje. yani gyo, gayrimenkul yatırım ortaklığı. yaptırmadılar ve bu olayın üzerine aysal ayrıldı. yani bazılarının söylediği gibi bırakma, kaçma durumu değil. "bunların zihniyetiyle bir şey yapılmaz zaten" tepkisi. ucuza gitmedi diyebilecek var mı? varsa eğer riva'da yapılan satışların tutarları elimde var, hatta (bkz: #2092244) numaralı entry'de yazdım. 30.06.2016'daki emlak konut taahhütü o günkü dolar kurundan $176.030.882 etmekteydi. (dolar = 2,89 tl) entry'yi girdiğim 4 ocak 2017'de $142.103.142 etmiş. (dolar = 3,58 tl) bir sene sonra yani bugünü baz alırsak $135.027.404 ediyor. ilk günden bu yana zarar 41 milyon dolar. komisyon raporunda da riva'da arazilerin bedelinin metrekare başına 2013'ten 2016'ya $89 değer kaybettiği yazmakta. bunları çok konuştuk, çok anlattık ama dinleyen çıkmadı, çıkanlar umursamadı, umursayanlar etkili olamadı.

    gelelim en kritik noktaya. fatih terim.

    şimdi, bizim bu konuyu dinlediğimiz iki açı var, olabilecek iki açı doğal olarak. birincisi ünal aysal'ın gözünden, diğeri fatih terim'in gözünden. terim "ben antremanda kovuldum" diyor, aysal "haberi bodrum'da aldım" diyor. aslında bir açı daha var, ama hiç birimiz orasını düşünmüyoruz bence her iki tarafı da eleştirirken.

    yıldırım demirören

    bu "adam" abdullah avcı'yı gönderdikten sonra başka birisini aradı mı hoca'nın dışında? hayır, haber bile çıkmadı. sadece terim. galatasaray'ın başında olan teknik direktörü almak için yönetimle falan görüşme yaptı mı? bildiğim kadarıyla hayır. görüşmeyi yaptı, elindeki basın kuruluşları sayesinde baskı yaptırdı (geçtiğimiz aylarda şenol güneş'in milli takıma gitmemesini köpek gibi savunan ertem şener baştaydı o zamanlar "terim gelmezse biteriz milli takım olarak" diyenlerden hatta hatırlarsınız) ve aralardaki kör noktaları oynadı. "eleman" tartışmasını kullandı, prim muhabbetini basında tetikletti ve sonunda istediğini aldı. ama sadece ben kendisinin olduğunu düşünmüyorum, o dönemde bunların işine yarayacağı en büyük isim demirören değildi.

    aziz yıldırım

    bu "adam" da ersun yanal'ı getirip 2 sene galatasaray şampiyonluğunu izlemiş ve şike yapmışken, kendisi şampiyon olmadan galatasaray bir kez daha şampiyon olduğunda 4. yıldızı kendisinin 18 şampiyonluğu varken kabullenemedi. abdullah avcı'nın kovulmasından sonra terim'i galatasaray'dan koparmak için seferber olduğundan hiç şüphem yok. çünkü aysal + terim = başarı formülünün tuttuğu göründü, bu formülü bozmak için elinden geleni yapmaya çalıştı ve yaptı. terim ayrılıp mancini gelince de basını ona karşı kışkırttı ve şampiyon olarak o da istediğini almış oldu, sayıları 19'da eşitledi. galatasaray şampiyon olamayınca da basını kullanarak terim'i göndertti diyerek aysal'a saldırttı. genel kurulda da bunlar etkisini bulunca aysal bırakıp gitti. bir nevi 2014'te "sizi değiştireceğiz" dediğini sene bitmeden yapmış oldu.

    ben yine de ikisine de o dönemde yaşananlardan dolayı çok kızıyorum. terim o dönem federasyonu hiç kabul etmeseydi bugün şenol güneş'in yaptığı gibi hiç bir problem olmayacaktı ortada. ya da aysal kulübün en önemli elemanını hiç bir yere göndermeseydi yine bu problemler yaşanmazdı. basın zaten her adımda bastırıyordu, ciddiye almasalardı yine bir şey olmazdı.

    neticede geçti gitti. ancak galatasaray'ın en önemli 5 başkanını sayacak olursak aysal'ı bu listede kesinlikle saymak gerekir. en önemli 5 teknik adamı sayacaksak da terim ya 1. olur ya 2. olur. terim'e ahım vardı, askıya aldık çünkü şu anda birleşmemiz gerek. hatta öyle askıya aldım ki ancak ilk yarıyı lider bitirirsek bozacağıma yemin ettiğim boykotu bozdum kendisinin atkısı için, 7 tane atkı aldım.

    tartışmak yerine birleşmek lazım. gün birlik günüdür. #başkagsyok
  • 8979
    açıklamaları zamansız olarak değerlendirilebilir buna saygım var. programın ise son 1 saatini izleyebildim. bu kadar linç edilecek bir durum göremedim. terim konusunda söyledikleri ise gerçekten şok edici. terim'in "başkanın haberi vardı" sözlerini taça atmış. demirören biz terim'le 4 maçlık konuşmamıştık demiş ki bu gerçekten enteresan. asıl vermek istediği mesaj olan "mayısta seçim" ise terim konusunda yaptığı açıklamalar neticesinde gölgede kalmış. kimi güvendiği kişilere güvenerek hata yaptığını belirtmiş. sanırım burada şair bülent tulun'dan bahsediyordu.

    açıklamalrda ayrılış süreciyle ilgili olarak divan kurulundan hiç bahsetmemesi ise bir diğer dikkat çekici husus. bilmiyorum benim izlemediğim 1 saatlik bölümde var mıydı yeşillendirebilirsiniz. divan kurulundan hiç bahsetmemesi ve mayıs'ta seçim vurgusu bazı kapıları kapatmadığını gösterir.

    onun dışında polat dönemi, batırdı muhabbeti ve borçlar konusunda bin kere dile getirdiklerimizi tekrarladı.

    umarım mayıs'ta tekrar başa gelir ve global galatasaray vizyonunu gerçekleştirir. tarzıyla üslubuyla gelmiş geçmiş en klas galatasaray başkanlarından. zaten 2 tane var böylesi. birisi faruk süren bir diğeri de kendisi.
  • 8980
    dün akşamki açıklamalarına dair taraftarın bir kısmının saçma bir refleks ile boş tepkiler verdiğini görüyorum.

    konuşmasının içeriğine getirilen eleştirileri bir kenara koyarak, "şimdi zamanı mıydı", "bu kritik süreçte ne gerek vardı" gibi içerikten bağımsız iyi ya da art niyetle yapılan boş tepkiler görüyorum.

    ne kritik süreci, ne zor zamanı arkadaşlar? seçim öncesi çıkıp çoğunluğu kendi dönemi ve kendinden sonraki yönetimlerle ilgili olan bir söyleşi yapıldı.
    burada sanki sezonun son 3 haftasındayız, derbi öncesi deyiz ya da avrupa maçı öncesiyiz gibi saçma salak yorumlar dönüyor. devre arasındayız alo? en yakın maç ne zaman?

    her olayda; yolsuzlukta, skandallarda "ülkemiz zor dönemlerden geçerken bu yapılır mı? terörüstlerle aynı saflarda yer alıyorsunuz. bütün dünyaya kafa tutarken biz" diyen "ülkenin istikrara ihtiyacı var, susun" diyerek öbek öbek sıçanlar gibi ne biçim argüman bu?

    ulan seçim var 3 güne, seçim. başkan değişecek ya da bu zulüm devam edecek. bu seçimin alınması kararı takımı galatasaray'ı etkilemiyor. ama eski başkan çıkıp tak tak konuşunca "şimdi zamanı mı?".

    aysal başkanken kritik maçlar öncesinde basın toplantısı düzenlemek, başkan değilken arkasından sallamak, hatta son geldiği basın toplantısında "beni idmanda kovdular ben orada kaldım" diyebilen, eski defterleri açarak galatasaray'a zarar vermedi, bu açıklama verdi.

    bir kesim "yok yabdı, köprü yabdı" kafasında terimci. onlar biricik hocalarının galatasaray'ı nasıl sattığını, iktidar ve koltuk için galatasaray'la tüpçünün yanında taşak geçmesini, galatasaray'ın başında hocası varken hala şampiyonluk şansı varken takımın başına gelecek iddialarına" dönelim bakarız" demesini görmek istemiyor. onların zaten ne olduğu belli. önceki entrylerinden ve üsluplarından bu rahatlıkla anlaşılıyor. o omurgasız tabana zaten bir şey anlatmıyorum.

    ama sen iyi niyetli galatasaraylı kardeşim. sen ki terim'i ve yaptıklarını hazmetmekte zorlanan ama galatasaray için deyip sineye çeken sen. sen nasıl bu kafada olabiliyorsun şaşırıyorum. dün belki de kongreyi etkileyecek bir çıkış yaptı aysal. mustafa cengiz i desteklediğini açıkladı. bunun üstünde duracağına, hesabını hiç vermediği geçmiş hatalarının yok sayılmasını ve her fırsatta aysal'a sallayan, olayların hep istediği gibi hatırlanmasını ajite ederek zorlayan birilerinin peşinden gidiyorsun.

    daha önce de söylendi, ben de söyledim. aysal terim ile denk değildir. zaten böyle bir yarışma yok. ama camiada her türlü ihaneti yutan ama nedense her suçu da bir başkana bağlayan kitle var. ailesine dik uzatmaya varan ısmarlama haberler yapılan bu başkan çıkıp sorulan sorulara gayet efendi naif şekilde cevap verdi. bu başkanın konuşmasından canı yanan ya geçmişte yediği naneleri unutturmaya çalışan ya da o naneyi sorgusuz sualsiz yuttuğu halde karnı ağrıyanlardır.
  • 8982
    galatasaray camiasında maşaları olan, elini ateşe sokmadan işlerini hallettiren zatı muhterem eski başkanımız. verdiği hiç bir sözü tutmayan, yapacağı yardım ve sponsorlukları dilden dile dolaştırıp, sonra ben öyle bir söz vermedim diyerek sıyrılan, sözüne güven olmayan eski başkan. ayrıca futbol takımında pozitif hava eserken ortaya çıkıp yine suyu bulandırarak, en büyük zararı yine galatasaray camiasına verecek olandır.
  • 8983
    hayatta herşeyin bir sebebi var !:

    ünal aysal ve fatih terim'i 4 yıllık fetret devrinden ötürü eşit derecede sorumlu tutuyordum ta ki dün akşama kadar. ünal aysal ortada herhangi bir sebep yokken iktidarın borazanı olan bir kanala çıkıp galatasaray'a zarar verecek açıklamalar yaparak itibarını ve saygınlığını zedeledi. fatih terim'le ilgili konuyu geçiştirecek politik bir cevap verebilirdir. 70 küsür yaşında bunca tecrübeye sahip bir adamın ağzından her lafı bir sebeple ettiğine inanırım. teirm'le ilgili yaptığı bu son derece provakatif ve galatasaray'a zarar vermekten başka hiçbir şeye yaramayacak olan bu açıklaması beni son derece rahatsız etti.

    açıkça kendini bilerek kullandırttı. amacı yeniden başkan olmaksa bunun yolu bu olmamalı. amacı iktidar ile iyi geçinmekse bunu terim'e veya galatasaray'a trt1 kanalı üzerinden vurarak da yapmamalı.

    sebebi her ne olursa olsun; beni de fatih terim'in galatasaray'ı çalıştırırken, üstelik sezon başlamışken, üstelik şampiyonlar ligi devam ederken tüm galatasaray taraftarının ve camiasının itirazlarına hatta olanca nefretine rağmen gidip de demirçren denen ..... ile o fotoğrafı vermesi, milli takıma gitmesi inanılmaz üzdü, sinirlendirdi, yaraladı... benim gibi milyonlarca taraftarı da da yaraladığı için yıllardır bir türlü hazmedemedik.

    fatih terim niye böyle bir teklife evet dedi? galatasaray'da mutsuz muydu? ünal aysal ve etrafındakilerin yarattığı ortamdan hoşnut mu değildi? kuyusunu kazdıklarına dair duyumlar mı alıyordu? durduk yerde en yakınındaki albayrak ve dürüst'ün tasfiye edilmesinin kendisine yönelik bir komplonun ilk adımı olduğunu mu düşündü? başkan beni bir şekilde pasifize edip, ayarlarımla oynayıp zayıf anımda beni nasılsa kovacak; o hamle yapmadan ben hamle yapayım mı dedi?

    bunların hepsi veya bir kısmı doğru olabilir. ünal aysal hata etti, iyi giden bir makinenin ayarlarını kurcalayarak; albayrak - dürüst - terim kombosunu bozarak. ama belki onun da kendine göre haklı sebepleri vardı. etrafındakilerin gazına geldi ya da kendince bir takım şeylerden rahatsız oldu vs... terim'in de kendince haklı sebepleri vardı milli takıma gidip demirören gibi sonraları onu da arkadan bıçaklayacağı kesin olan tamamen gücün ve iktidarın görevli memuru gibi o koltukta oturan birine inanarak veya istemeye istemeye inanmak isteyerek. yani kendini mecbur hissetti, boşta kalmaktan, gözden ve gündemden düşecek olmaktan korktu ve acele karar verip ötesine berisine bakmadan futbol direktörlüğü gibi içi boş bir mecraya adım attı. nitekim olmadı. olmayacaktı da zaten. eminim o da pişmandır. belki onun için en doğrusu bekleyip ya kendi istifa etmeliydi ya da kovulmalıydı. o zaman şimdikinden çok daha yüksek bir itibarı olurdu.

    geçmiş geçmişte kaldı. bugün yaşadıklarımız yaşamak zorundaydık böyle olması gerektiği için böyle oldu. tabi ki o kombo bozulmasaydı eminin tarih bugün farklı yazılacaktı. artık buradan geriye dönmenin manası yok. bu ikilinin yaptıkları hem kendine ama daha çok da galatasaray'a zarar verdi.

    artık tarih tekerrür etmesin. artık galatasaray geçmişteki hatalardan ders alsın. artık kişiler kendi egoları yüzünden kuruma zarar vermesinler ve artık şampiyonla ligini kazanalım. çünkü ben , biz sıkıldık bu senaryoyu izlemekten. yorulduk. aynı filme tekrar dayanamayız.
  • 8984
    kendisi hakkında ısrarla asıl söylemek istediği fatih terim hakkındakiler değil, dursun özbek ve facia yönetimi hakkında, siz ne kadar geri zekalısın da bunu anlayamıyorsun deniyor. geri zekalı değiliz allah'a şükür de madem asıl söylemek istediği başka, asıl dikkat çekmek istediği nokta başka, herkes hocaya ve galatasaray'a karşı birlik olmuşken ve bu konuştukları yol, su, elektrik olarak bize döneceği kesin iken, hocayı ve dolayısıyla galatasaray'ımızı yıpratacak iken neden bu açıklamaları yapıyor? ünal aysal, dursun özbek'e gidip, ben bu akşam trt'ye çıkıyorum bana bir konuşma metni hazırla dese dursun özbek de anca bu kadar hazırlardı. böylece dikkat tamamen başka noktaya çekilirdi. riva ve florya olayı böylece konuşulmuyorsa bu ünal aysal sayesinde. kendisi çok akıllı ve çok zeki ya, asıl söylemek istediğini gölgeleceğini nasıl düşünememiş, yazık. ya da asıl söylemek istediği aynen ahımız varcı tayfa gibi fatih terim'in galatasaray teknik direktörü olmasını istememesi mi? olası bir mayıs 2018 seçiminde adaylık planlıyorsanız ve fatih terim'le çalışmak istemiyorsanız yapılacak en mantıklı şey hocanın bu süreçte başarısız olmasını sağlamaktır. bunu da en güzel hocayı yıpratacak açıklamalarda bulunarak yaparsanız. ben galatasaray'ı seven bir insan olarak fatih terim ile çalışmak istemiyorsam bile başarısız olmasını istemem. bırakırım başarılı olsun, daha sonra yine bildiğimi okurum çalışmak istemiyorsam ve daha başarılısını getiririm. galatasaraylılık bunu gerektirir, ego savaşı değil.
  • 8985
    baskanliginda kazandigi her seyi fatih terim sayesinde kazanan, kerameti kendinde sanip, yonetimi dagitip fatih terimi kovduktan sonra bir halt olmadigi ortaya cikan zat. ali durustu hocayi abdulu yolladiktan sonra nasil batirdigini hepimiz hatirliyoruz. takim menajerlerin ayagina dusmustu. candan ercetin yonetimde falan. daha sonra kacip gitti falan iste bildigimiz gibi. soyledigi yalanlar sebebiyle kendisini bir nebze iyi hatirlayanlar dahi nasil bir adam oldugunu gordu. su zor gunde terim'in yaptigi adamligin %1ini yapip uzaktan sallayacagina aday olsaydi da gorseydik. gitsin prandelliyi kandirsin kulup alcam falan diye bize bulasmasin.
  • 8986
    ne aysal sporlu ne de terim sporluyum. objektif bir galatasaray taraftarı olarak fatih terim ile ilgili gelen soruya , böyle bir zamanda ve o noktada birisi olsam diyeceğim tek şey " fatih hoca ile daha önce bir çok demecim oldu , şuan galatasaray kulübünün başında olduğu için yanlış anlaşılmalara yer vermemek ve kendisi ile gönülden bağı olan taraftarları kırmamak için fatih terim ile ilgili soruları yanıtlamayacağım, şuan burada bunun için değil daha önemli olan yönetimsel sıkıntılardan bahsetmek için buradayım" olurdu. böyle bir demeçte bulunacak kalitede bir isim ama maalesef o hep bahsettiğimiz, terim ile çalışırken ki ego çatışmalarının bir yansıması sonucu böyle konuşmakta kendince bir sakınca görmemiştir.

    yoksa bu süreçte yaşananları bu taraftar bilmiyor mu ? tabi ki biliyor ve kendisinin ne kadar büyük bir vizyona sahip başkan oluğunu da biliyor.

    aslolan galatasaray sözü ve marşı işte gerçekten böyle durumlar için geçerli.
  • 8987
    yanlış zamanda konuştuğunu düşündüğüm efsane başkanımız. bir söylemin doğruluğu kadar, nerede ve ne zaman söylendiği de önemlidir.

    riva ve florya konusunda doğruyu söylemiş olabilir ancak o mevzunun üzerinden çok geçti. terim mevzusu zaten 5 yıl öncenin mevzusu. dursun'un başkanlığı desen 2015'ten beri türlü rezillikleri var. neden tam da galatasaray taraftarı uzun süre sonra 'fatih terim' ismi altında birleşmişken bir anda ortaya çıkıp böyle galatasaray'ın gündemini ve odağını değiştirecek açıklamalar yaptın ki başkan?

    en olmadı çık dursun özbek hakkında istediğini konuş. en sert şeyleri söyle. ancak fatih terim ile ilgili soruları da politik bir şekilde cevaplayıp geç. yani 5 yıl sonra neden bu kadar detaylı şekilde tekrar o olayı canlandırmak? yakıştıramadım ünal aysal'a.
  • 8988
    zamaninda yildirim demirorene: ''milli takım teknik direktörlüğü kutsal bir görevdir. hocamızla görüşebilirsiniz. isterseniz ocak ayında kendisiyle anlaşabilirsiniz, biz de yolumuza başka hocayla devam ederiz''.

    diyen eski baskan. biraz once demiroren acikladi. yalanlarinin ortaya cikmasi 24 saat bile surmedi. demiroren bu spekulasyonlarin artmasi icin sessiz kalabilirdi hatta onaylayabilirdi bile gs ve fatih terim dusmanligi yuzunden.
  • 8989
    yıldırım demirören gibi azılı bir galatasaray düşmanının yalanları ile hakkında yargıya varılamayacak eski galatasaray başkanı.

    bakın bir yanda eski galatasaray başkanının açıklamaları, diğer yanda imza töreninde galatasaray'a zarar verme kastını ortaya koymuş azılı galatasaray düşmanı demirören.

    baş şike aklayıcı, fenerbahçemizi kurtarmaya geldik diyen demirören.

    allah birdir dese...

    sözlerine asla itibar edilemez bu adamın.
  • 8990
    basketbol ve diğer şubelerde bile fatih terim'in ekmeğini yiyen, kendisi zaten hayatta hiç bir şey başaramamış, galatasaray a hisseleri rehin düştüğünde gidip onları aig'den alan kendisi olmayan kötü başkan. aslında polat döneminde de fatih terim kurtaracaktı galatasaray'ı ama napalım polat çalışmak için ayağına gidip sormadı.

    allah kimseyi uefa'dan yalan beyan gerekçesiyle kulübüne ceza aldıran, şike aklayacısını referans alacak kadar düşürmesin.
  • 8993
    yıldırım demirören'in laflarına inanıp saldırılmaması gerekir. yıldırım demirören'in ne olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. zaten galatasaraylıların gündemi ünal aysal'ın yersiz açıklamaları ve yıldırım demirören'in buna cevabı değil, önümüzdeki seçimdir. dursun aydın özbek'in tekrar seçilmemesini sağlamaya odaklanılması gerekiyor.

    edit: ünal aysal'ın açıklamalarına yersiz derken fatih terim kısmını kastediyorum. yoksa geri kalan açıklamaları dursun aydın özbek'in ne kadar beceriksiz ve iş bilmez birisi olduğunu açıklar nitelikte. bu kısım seçim yaklaşmışken tam olması gereken zamandadır.
  • 8994
    yaptığı açıklamaların zamanlaması gayet doğruydu, kritik seçim öncesinde konuşmayacaksa ne zaman konuşacak bu adam? avrupa'dan alınan men cezasının sebebini en ince ayrıntısına kadar anlattı, seçim arefesi dursun özbek'in kucağına bombayı bıraktı. dursun özbek fanboylarının dilinden düşmeyen "kulübü batırdı" iddialarına da rakamlarla cevap verdi, belgeleri duruyor açıp göstersinler dedi. ayrıyeten hataları olduğunu kabul etti, fatih terim'den umutlu olduğunu şampiyonluğun en büyük adayı olduğumuzu söyledi. bir de yanlış bir zamanlamayla fatih terim'in ayrılık sürecini anlattı, ki ben şeffaflığına inanıyorum. ayrıca bu konuyu ilk eşeleyen imza töreninde "nerede kalmıştık derseniz, antrenmanda derim." diyen fatih terim'dir.

    fatih terim'in geri dönmesine ben de herkes kadar sevindim, ben de herkes kadar umutluyum. ama fatih terim'in şuan başımızda olması ayrılık sürecinde aslan payının kendisine ait olduğu gerçeğini değiştirmiyor malesef.

    tabi ki ünal aysal'ın söylediklerine inanmayabilirsiniz, zira ortada yazılı bir belge yok. fakat ünal aysal'ın söylediklerini çürütmek için yıldırım demirören gibi bir yaratığın sözlerini esas gösteriyorsanız en hafif tabirle art niyetlisinizdir.
  • 8996
    "birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan şu günlerde" ile başlayan cümleler bana, soma madenci katliamı'ndan sonra "bari bugün siyaset yapmayın" diye ortalıkta dolaşan beyinsizleri hatırlatıyor. eğer gerçekler konuşulacaksa bunun yer ve zaman kısıtı olmaz. pisagor, galileo, kopernik, darwin, engels, marx (uzar gider bu liste) hep gerçekler hakkında konuştular ve linç edildiler. hala da ediliyorlar. bunlar "birlik beraberliği bozmayalım" deyip gerçekleri konuşmaktan vaz mı geçselerdi? "aman tadımız kaçmasın" zihniyetiyle tozu, pisliği ne kadar halının altına süpürebilirsiniz?

    ünal bey'in dünkü açıklamalarının gerçek olan kısımlarının altına imzamı atarım. nedir bunlar?

    -baskın seçim
    -riva, florya
    -galatasaray'ın uefa'dan ceza yemesinin nedeni
    -kendi yönetiminden önceki ve sonraki borç durumu

    bunların hepsi kulübün mali ve idari yapısına ilişkin şeyler. bunların gerçek olduğuna inanmayan herhangi bir galatasaraylı yoktur sanırım. fakat... mali ve idari bakımdan söyledikleri her ne kadar gerçeği yansıtsa da ünal bey'in fatih terim'le yaşadığı sorunlar hakkında söyledikleri bir kere kronolojik sıralama açısından mümkün değil. defalarca yazılmış olan şeyleri tekrar tekrar yazıp zamanınızı çalacak değilim. ünal başkan bilhassa fatih terim konusunda büyük hatalar yapmıştır. -kendisinin de kabul ettiği üzere- hem görevdeyken hem de dün yaptığı açıklamalarla.

    ben ikisinin de iyi birer galatasaraylı olduğunu biliyorum. umarım araları düzelmese bile kırgınlıklarını bir kenara bırakıp galatasaray camiasına zarar vermezler. çünkü unutmasınlar ki galatasaray ikisinden de fersah fersah büyüktür.
  • 8998
    şike çetesine cılız da olsa küçücük bir tepki veremeyen adam gibi adamların, kendisine laf yarıştırmakta hiç zaman kaybetmedikleri büyük başkan.

    o ilgili çetenin en nefret ettiği kişidir kendisi aynı zamanda. galatasaray düşmanı basketbol federasyonu başkanı'nı canlı yayında ağlatmışlığı, takımı sahadan çekmişliği, şike örgütü liderini defalarca it tabir edilen köpek hayvanının makatına sokmuşluğu, başkaları kralın adamı hatta popo kılı olurken gezi'yi sahiplenmişliği vardır.

    başarılar gelir geçer, duruş ve prensipler bize yeter...
  • 8999
    kişisel hesaplarını her zaman kulübün ve takımın üzerinde tutan bir şahıs olduğunu anlamak için saçma sapan açıklamalar yapmasına gerek olmayan "ex" galatasaray başkanı.

    başkanlığı döneminde takım yıllar yılı üzerine koyup gidecekken -belki de şl'de finale yürüyecekken- başarının kendisine atfedilen payından memnun olmadığı için takımın ve fatih terim'in ayarlarıyla nasıl oynadığını aklı başında galatasaraylılar gayet iyi biliyor.

    fakat, taraftar denen kitlede iyi başkanlığın, kaliteli yöneticiliğin tanımında "şöhretli futbolcu transfer etmek" olduğu için ünal aysal gibi kulüp üyeliğini şahsi tatminler için kullanan birisi bile "büyük başkan" falan olabiliyor. aynı faruk süren'in, döneminde uefa kupası kazanıldı diye "efsane başkan" sanılması gibi. ve enkaz bırakmak gibi ortak özellikleri olduğunu görebilmek için balık hafızalı olmamak yeterli aslında.
  • 9000
    federasyon başkanı denen adamın, açıklamalarına cevap verdiği eski başkanımız.

    şimdi, fatih terimle davalık olan, fatih terim siyasi güçlerle arasını bozmuşken onların has adamlarından biri neden taraftarı fatih terim etrafında toplayacak bir açıklama yapar?

    şimdi herkes yazıyor ya, federasyon üstümüze oynayacak, siyaset baskı yapacak işi çok zor fatih terim'in diye, bu tüpçü neden hocanın elini güçlendirecek açıklama yapsın?

    taraftarı onun etrafında bir araya getirecek hareketi tüpçü neden yapsın? şimdi çoğu kişi kafasında fatih terim takımla çalışıyor, bu zaman uygun muydu diye sorarken, tüpçü fatih terim'in gücüne güç katıyor. insanların kafasındaki soru işaretlerini kaldıracak ve fatih terim'in konumunu sağlamlaştıracak açıklamayı neden yapsın bizi güçlendireceğini bilmesine rağmen bu tüpçü?

    sadece soruyorum.
    http://i.sozcu.com.tr/...5/ahmethakan8801.jpg
App Store'dan indirin Google Play'den alın