resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 8051
    yine "en ofsayt entry'lerde olmasından gurur duyulan entry'ler" haneme 1 entry eklemek üzereyim.
    sıkı durun...

    geçmiş dönemlerin borcunun günah keçisi...

    kesinlikle öyle... şirketleri birleştirmek gibi büyük bir işi başardığı için galatasaray aş ile galatasaray kulübü derneğinin borçlarını tek çatı altında toplayarak kendini feda etmiştir ekonomik anlamda... yoksa derneğin borcunu sırtına almamış haliyle kulübü aldığı gün ile kulübü devrettiği gün arasında 5 milyon euro fark vardır negatif anlamda... 5 milyon euro... bilançolar elimde... deloitte ve kpmg imzalı raporlar bunlar...

    şimdi;

    mottolaşmış sözleri, rakibi korkutan ve saygınlık uyandıran figürü, en azından üstüne, bedenine uyan büyüklükte şık takım elbiseleri, salon beyefendisi halleriyle bu adamın galatasaray'a kazandırdıklarını görmek neden bu kadar zor?

    adam geldiğinde çöküşte olan, ligi 8'inci bitirip rezaleti yaşamış bir takımı ayağa kaldırmak için fatih terim + sansasyonel transferler haricinde ne yapabilirdi?

    kaldı ki adam:

    -"borçlanma için aldığım yetkiyi yine galatasaray'ın büyütmek için kullanacağım, büyümeden borç kapatamayız, büyümeden borç kapatmanın tek yolu gayrimenkulleri satmaktır, ben bunu yapmak istemiyorum..." demedi mi 2013 kongresinde?

    şimdi siz gayrimenkulleri satma - devretme kararı alan yönetimi eleştirmiyor musunuz?
    bu adam zarar eden galatasaray store'u ilk defa 2 sene üst üste kar ettirmedi mi?
    sponsorluk anlaşmasıyla tarihimizin belki de en yüksek gelirini elde etmedik mi? şimdi yaptığımız sponsorluk anlaşmalarının geçmişteki sponsorluk anlaşmalarının yarısı tutarında olduğunu bir tek ben mi görüyorum?

    arkadaş ben bu adama duyulan nefreti cidden anlamıyorum...

    (bkz: bu ateş üfleyerek sönmez)
  • 8053
    başkanlığı döneminde bir tarz belirlemiştir. galatasaray'a marka olarak bakıp tüm şubeleri bu felsefeyle yönetmeye çalışmıştır. ürünü parlatmak üzerine yaptığı hamlelerini, kurumsal kimlik kazandırma çabalarını takdirle karşılıyorum.
    "ben futboldan anlamam ama futboldan anlayandan anlarım." sözünün altında da bu yatıyor. kameranın cazibesine de ara sıra kapıldığını bu doğrultuda bazı çelişkiler yaşadığını da söylemek mümkün.
    https://www.youtube.com/watch?v=RwNuSE8Ujtg

    kendi başkanlığı döneminde sportif olarak, duruş olarak çok başarılı olmuştur. fakat yapmaya çalıştığı en önemli şeyi, kurumsallaşmayı, sağlayamamasından ötürü de başarısızlık yaşamıştır diyebiliriz. eğer istediğini gerçekleştirebilmiş olsa kendisi bıraktıktan sonra dahi bunun devam ediyor olması gerekirdi. her yönetim değişikliğinde farklı bir strateji olmamış olurdu. kendisi de bu konuda hayli üzgündür diye tahmin ediyorum.

    sonuç olarak kendi dönemi başarılı olsa da kendinden sonra da bu başarının devam edemiyor oluşu onun kurumsal kimlik ve istikrar kazandıramayışına bağlanabilir. çünkü benim beklentim büyük başkanlardan söz etmek yerine büyük galatasaray'dan söz etmek gerektiği yönündedir.

    bu çabanı unutmam ama sayın başkan! teşekkürler!
  • 8054
    dünya insanı oluşu, vizyonu, sosyal zekası, kamuoyu yönetme becerisi ve liderlik vasıflarıyla tam olarak fifa tabiriyle "99 gücünde" olan eski başkanımız. tek şanssızlığı maddi olarak zor durumda olan bir galatasaray'ın başında bulunmasıydı. mehmet demirkol'u pek sevmem; ama ünal başkan için söylediği şu söze kesinlikle katılıyorum:
    "ünal aysal batı ülkelerinde yaşayan insanlardan bile daha batılı." cümleyi tam olarak hatırlamasam da buna benzer bir tespitte bulunmuştu. çok doğru...
    hedefi türk olmayan takımları yenmek üzere kuruluşu gerçekleşrmiş, gözünü her zaman batıya dikmiş bir kulübün başkanı olmak için son derece yeterli vasıflara sahipti. real madrid maçı öncesinde yabancı bir spor kanalına bağlanıp türk spor dünyasında pek alışık olmadığımız bir olaya imza atarak hiçbir tercüman kullanmadan direkt olarak akıcı ingilizcesiyle yayına bağlanmış ve soruları cevaplamıştı. izlerken gururlandığımı hatırlıyorum.

    sonrasında işte...
    tuvalette pisuvara işerken taraftarla transfer muhabbeti yapan bir başkana geçiş yaptık.
  • 8055
    galatasaray her zaman avrupa kulübüydü. bu imaj ve bilinç belli bir noktaya getirmişti. faruk süren ve fatih terim ile zirve yapmıştı. 2002 yılı o zamanki kadroyla başarılanlar ise avrupa kulübü olduğumuzu bir kez daha kanıtlamıştı ancak ya sonra... bu adam ve fatih terim ile yeniden avrupa kulübü olduğumuz bilinci yerleşti. galatasaray ligin tek büyüğü görüşünü rakipler bile kabullendi. hem de felaket bir sezonun ardından gelip başararak.

    en azından ne kadar başarılı olduklarını belki tartışabiliriz ama kısa sürede olsa yabancı sınırının olduğu bir ligde roberto mancini, drogba, sneijder, muslera, felipe melo gibi hemen hemen her elit takımda olabilecek isimlerle bize bir dünya takımı izlettiği için teşekkür etmeliyiz. faruk süren de, ünal aysal gibi başkanların değeri ancak kendisinden sonra anlaşılıyor çünkü çıtayı öyle üst noktaya koyup, inandırıyorlar ki yaptıkları büyük işler bize normalmiş gibi geliyor.
  • 8058
    borçlanarak büyümeyi denedi, gerek kulüp içindeki asalaklar, gerek ise rakip kulüpler, en önemlisi de türkiye gibi kokuşmuş bir ülkede bunu denemiş olması nedeniyle başaramadı.

    adnan polat gibi hem borçlanıp hem takımı çöplerle dolduran birisi olmadığı için ben kendisini iyi hatırlayacağım. spk'nın yaptığı şerefsizlikler bile kendisinin doğru yolda olduğunun kanıtıydı bence.
  • 8060
    alp yalman dönemi kasasında parası olan bir kulüpten milyar liralık borcu olan bir kulübe dönmemizin sorumlusu kendisi değildir.

    aldığı borcu aynı seviyede bırakmış , yıllar boyu anlatılacak başarılar kazandıran ekipleri yaratmış , türk spor tarihinde ayar verip adam gibi adamlık yapıp duruşunu sergileyen tek başkan olmuş , halen daha döneminin kadrosu ile başarılara koşmamızı sağlamış başkandır.

    son olarak dönemindeki olumsuzluklar olumlu duruşunun yanında cüce gibi kalır. ünal başkan'ın kimleri nasıl korkuttuğunu anlamanız için döneminde alınan skandal tff kararlarına , hükümetin verdiği kararlara ve satılmış medyaya bakın !

    benim için ünal aysal ; fenerin elinden alınan kupalar , basketbol zaferleri , avrupadaki maçlar , noblesse oblige duruşu ve kendi deyimiyle başarı başarı başarı ! ! !
  • 8061
    özhan canaydın döneminden beri borç içinde yüzen hatta adnan polat döneminde artık dalga geçilecek derecede ekonomik anlamda batan bir kulübün şuanki ekonomik dar boğazını bu adama bağlamak hafif tabirle düşüncesizlik oluyor.. son 5 seneki tüm başarılarımız ve ambargomuz ünal aysal'ın vizyonu ve kurduğu kadro sayesinde gerçekleşti. zararı olmuş mudur? tabi ki olmuştur. ama onun gösterdiği dik duruşu gösterebilecek çok az adam var bu camiada malesef.
  • 8062
    başarı başarı başarı! ünal aysal'ın mottosu. ancak kendisinin de unuttuğu bir şey var. "galatasaray'da hiçbir başarı cezasız kalmaz."

    maalesef böylesine büyük düşünen, vizyon sahibi ve sadece galatasaray'ın başarısı için çalışan adamın kıymetini bilemedik. hataları elbet oldu. hatasız bir insan yok. ama yaptığı hatalsr bile galatasaray'ın başarısını düşündüğü içindi. örnek prandelli, örnek 5 yabancı hakkı olduğu zamanlar selçuk ile neredeyse ömür boyu sözleşme imzalanması. ama diyorum ya hepsi galatasaray'ın başarısı için atılmış adımlardı.

    şimdi geriye sönüp bakıyorum da, 17 haziran duruşu, kadıköy'de kaladordıüı kupa, şampiyonlar ligi başarıları, basketbolda yaptığı devrimler. hepsinin yeri ayrı. maalesef bizim insanımıza sorsan söyleyeceği tek şey ontivero olur. ancak unutulmasın ki şu gün bile halen onun kurduğu takım sayesinde ayakta duruyorum.

    özleniyorsun be başkan.
  • 8063
    seçildiği dönemden önceki dönemde başkanlık yapan adnan polat sonrası, kim gelirse gelsin mantığıyla takip ettiğim 14 ekim 2011 seçim gününde, başkan seçilmesinden sonra "başarı, başarı, başarı" diyerek içimizdeki ateşi harlayan, kurduğu kadrolarla, kimseye tamah etmeyip herkese hak ettiğini vererek, galatasaray'ı gerek türkiye süper liginde, gerekse avrupa arenasında tekrar eski seviyesine çıkartarak gönlümde büyük yer almış galatasaray'ın 34. başkanı.

    (bkz: büyük başkan)
  • 8067
    kendisinin dönemini sadece prandelli döneminden ibaret sananlar var sanırım. açın bir iki okuyun hafızanız tazelensin en azından. döneminde bütün branşlarda şaha kalkmış bir galatasaray vardı. sadece 3 aylık prandelli hatası bu başarıları götürmez kardeşim. izlemezsiniz ama ben yine de koyayım. saçma sapan klişe haline getirdiğiniz eleştirilere de kapakları takıyor tek tek ilgili videoda.

    https://www.youtube.com/watch?v=o8jSDpGn1BY
  • 8068
    şikecileri her daim kudurtmuş efsane. daha 2 gün önce mahmut uslu'nun yaptığı açıklamalardan anlayacağımız üzere rakiplerin üzerinde etkisi hala daha devam etmektedir. her şeyi geçtim sadece kontrolünü yitirmiş zat cümlesi bile hala tüyleri diken diken etmektedir. bak daha ipleri başkalarının elinde olan federasyon cümlesine girmedim düşün artık.
  • 8069
    2013 sonlarına doğru ortada hiçbir sebep yokken birden bire damdan düşer gibi fatih terim'e yıldırım demirören ile görüşme izni vermiş olan eski başkanımızdır. konudan haberi bile olmayan fakat şaşırsa da maaşlı eleman olduğu için kendisine verilen talimatı yerine getirmekle mükellef olan güdümlü fatih terim de yıldırım demirören ile görüştükten sonra meselenin milli takım teknik direktörlüğü olduğunu hayretler içerisinde öğrenir ve her ne kadar isteksiz olsa da bu doğrultuda kulüpten aldığı izin sebebiyle gönülsüzce kabul eder. kendisi milli takımla haşır neşir iken takımla taffarel ilgilenir ve muhteşem bir galibiyet serisi yakalanır. niyeyse bir sabah yine durup dururken ünal aysal fatih terim'i kovma kararı alır...

    keşke en başta şapkadan çıkar gibi ortaya attığı o görüşme iznini hiç vermeseydi... onun yerine fatih terim'e gün boyu tarla çapalatabilirdi mesela, maaşlı eleman ya hani fatih terim beynini aldırmış ve öz iradesini kaybetmiş, o minvalde...

    ne demiş atalarımız, izin isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü kara :(
  • 8073
    4. yıldızı tek yılda aldığımızı zannedenlerin "4. yıldızı aldırmadı" dediği eski başkanımız. ondan önceki 2 yıl üst üste şampiyonluk, kurulan kaliteli kadro, avrupa'da gelen başarı vb. gibi kriterlerin takımı, taraftarı ve camiayı ateşlediğini unutmamak lazım. ama tabii 4. yıldızı duygun yarsuvat'a yazarak ünal aysal'ı yok saymak isteyenlerin olması normaldir.
  • 8075
    en büyük hizmeti galatasaray'ı herkesin ve her şeyin üzerinde tutmuş olmasıdır.

    ihaneti hissettiği an, o tarihte kulübün en büyük efsanesi fatih terim'i bile kapının önüne koymaktan çekinmemiştir. işte bu duruş, gerektiğinde basketbol takımını final maçına çıkarmayacak o gurur, camiaya en büyük iyiliğidir. keşke devam ettirebilseydi sonraki yönetimler. yerine gelenler fatih terim'e hiç bir galatasaraylının hayır deme lüksü yok mantığındaydılar, hala da öyle.

    oysa taraftar demirören'le kader birliği yaptığı gün o hayırı çekti. çünkü kimse, fatih terim bile olsa kimse galatasaray'ın üzerinde olamaz. kimseden korkmanıza, eğilip bükülmenize gerek yok. aslolan galatasaray'dır, bunu unutmayın.
App Store'dan indirin Google Play'den alın