resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 7051
    öncelikle rengimi belirteyim; sarı-kırmızı...

    şimdi de fikirlerimden bir buçuk koyayım ortaya.
    bana göre "yanlış" başkandır kendisi. başarılı ya da başarısız demedim. gelirler 2 kat artarken harcamalar 2 katından fazla artıyorsa ve sizin değeriniz ilk 20'deyken borçları aldığım gibi bıraktım diyebiliyorsanız, üzgünüm başarısızsınız. artan gelirinizi doğru kullanmamışsınız. aynı zamanda futbol değeriniz düşmüş. yani sizi var eden birinci spor dalının kalitesi artsın diye para harcarken, kalitesi düşmüştür. ve bu spor dalı sayesinde gelirlerinizin olduğunu hatırlatırım.

    amatör branşlarda ise kendisinin görüşlerinden yola çıkmak isterim. başarıdan daha önemlisinin istikrar olduğunu söylemişti. erkek basketbol takımımız nibeten düşük bir kadro ve oktay mahmuti ile çıkış yaptı. kendisinin yatırımını (kafaca, paraca vs...) küçümsemiyorum. daha sonra ergin ataman ile şampiyon bir takımımız oldu. bu trendin devamını beklerken istikrarlı olarak bir düşüş görüyoruz. maddi ve sportif anlamda...

    bayan basketbol takımımızın uılaştığı pik nokta aslında tam bir fiyasko. var sayalım biz şampiyon olmadık o sene. ve ortalama 38 dakika maç yapan zellous ve ya 40 dakika oynayan ışıl sakatlandı o sene. bunun vebali kime olacaktı.

    aynı zamanda voleybolda ne uzadık ne kısaldık. bayan voleybol takımımız zaman zaman parladı ama hiç bir zaman istikrar tutturamadı. (ki cev cup finali dağil bunu idda ediyorum.)

    su sporları zaten başka bir dünya. kendi kendini idame ettirebilen tek branşımız. ve galatasaray'da yüzmüş birileriyle konuşursanız görürsünüz ki bu branşların başarısı ve ya başarısızlığı çok da başkanlarla alakalı değildir.

    (bkz: ünal aysal/#1737263)

    her neyse... yukarıdaki yazdıklarımdan dolayı rahatsız olanlar bana ulaşırlarsa daha sağlıklı bir iletişim kurarız. bunun sebebi benim bu başlığa gelmemin asıl sebebi başka.

    bu sözlükte benim de için de bulunduğum bir gurup sözlükte hangi fikir savunulursa savunulsun ortaya konan üsluptan yana dert yanıyor. ve nedense bu dert yanmayı fikirlere zanneden arkadaşlarımız bulunuyor. ve bazı arkadaşlarımız bu durumun kendi fikirleirne bir saldırı olduğunu, fikirlerini söylemelerinin istenmediğini daha da önemlisi bu yolla söylemlerinin engellendiğini düşünüyorlar. bunun ise çok yanlış bir tutum olduğunu tartışmalarda bildiriyorlar.

    devam edelim...

    (bkz: ünal aysal/#1748002)
    mturhan arkadaşımız bana göre üslup yönünden bu sözlükte en kaliteli insanlardan biri. ben kendi normlarıma göre rahatsız olunabilecek bir üslup görmüyorum. fikirden rahatsız olabilir insanlar. neden? taban tabana zıt düşünüyorsundur bu arkadaşımızla ondan. bu çok doğal. ve ben herzaman bir şeye inanıyorum. bu sözlükte bize eleştri ve fikir söyleme özgürlüğü veriliyor. o zaman ortaya koyduğumuz fikirler de eleştrilebilir. ama ben eleştri görmüyorum ya da farklı fikirlerin ortaya atıldığını...

    benim gördüğüm "birisine bok atıldığı iddiası", "cevap verme amacıyla tartışılan başka konular", "ithamlar", "eleştriye tahammülsülük" vs vs...

    peki bu sözlükte üslup üslup diyen ben ve nacizane benzer fikirlerde olduğum insanlara karşı söylenen ne? "bizim görüşlerimizi yazmamıza engel olamazsınız!" idi. burada kocaman bir tutarsızlık gören sadece ben miyim bilmiyorum ama bence müthiş bir tutarsızlık söz konusu.

    not: benim eski entrylerime bakabilir bazı arkadaşlar. fikirleri tartışmadığımı bende fark ettim. artık dert yandığım üsluptan kaçmak için fikirleri görmüyorum. bu karman çorman saçmalık içinde zaten fikir tartışabileceğim insanla özel mesajdan tartışıyorum. bu ne kadar kötü aslında farkındamıyız? format lazım dostlar format...
  • 7052
    genel kurul tarafından kendisine verilmeyen yetkilerden fazlasını istemektedir mevcut başkan. eğer genel kurul ünal aysal'a vermediği yetkileri özbek'e verirse kendisine kurulan komplo kabak gibi ortaya çıkacaktır.

    daha önce yazmıştım yine yazıyorum; erkek gibi başkandı idari yanlışları olmuş olabilir ama bir gün dahi bu taraftarın alnını aşağı dikmedi. şikecilere ve işbirlikçilerine her fırsatta ağzının payını verdi.

    başarısız da değildi sahi niye gitti, üç yılda iki şampiyonluk, üç şanpiyonlar ligi katılımı, bir şampiyonlar ligi çeyrek final, bir şampiyonlar ligi gruptan çıkma, bir türkiye kupası. galatasaray kariyeri hiçte fena değil. prestij transferler dolu stad, açık metro ile stada ulaşım. aysalın başkanlık kariyerinin yarısı azizde olsa aziz ilan edilir heykeli dikilirdi biz ne yaptık, komplo kurup yolladık. yetmedi ara sıra da uydurma haberlerle itibarsızlaştırmaya çalışıyoruz. bize fazlaydı bu adam anlaşılan, değeri bilinmedi. bir faruk başkan bir ünal başkan bakalım bir üçüncü ne zaman elimize geçecek.
  • 7054
    arda turanatletico madrid'e satarken herhangi bir satış payı koymamış eski başkan. oysa ardagiderken 23 yaşındaydı. galatasaray a takımında hem ligdeki çoğu önemli maçta, hem de avrupa'daki bazı maçlarda kendisini gösterebilmişti. atletico madrid'in kadrosuna kattığı çoğu oyuncuyu nasıl partlatıp sattığı düşünülünce, bir dahaki satışından en düşük bi' %10'luk bir madde koydurulabilir, bugün 4 milyon euro'ya yakın bir paranın daha kasamıza girmesini sağlayabilir, kazanılan bonservisi de 16-17 milyon euro'ya çıkarabilirdi.

    bir de işin brumakısmı var. sporting lizbon bruma'yı bize 10 milyon euro'ya sattı. oysa bruma'nın a takım düzeyinde oynadığı maç sayısı 30'u bile geçmiyordu. u20 avrupa gençler şampiyonasında ortaya koyduğu iyi futbol nedeniyle transfer edilmesi çok mantıklı hareket olsa da 10 milyon euro olan fiyatı ciddi tartışılabilecek bir durum. hadi bunu kabul ettik. risk aldık, şansımızı denedik dedik ama peki bu bonuslar neyin nesidir yahu? futbolcunun bir dahaki satışından pay, şampiyonlar ligi'ne katılımdan pay, nedir ya bu?

    şu iki durumu düşününce aysal'ı eleştirmemek elde değil.

    peşin edit: fiyatları karıştırmış olabilirim. yani arda13, bruma12 olabilir ama ne demek istediğimi anladığınızı farzediyorum.
  • 7056
    ontivero, burdisso transferleri ile kulübü batırmış başkan. halbuki yanıbaşımızdaki bilal kısa ve galatasaraylı cem pol karacan gibi futbolcuları transfer edip kulübün paralarını kurtarabilirdi. tarih kendisini drogba sneijder transferleri ile "küme düşme cimbom" tezahüratlarından şampiyon yaptığı takımla değil burdisso ontivero prandelli ile yazacak !1111one
  • 7057
    ontivero, burdisso, hajroviçleri getirdi fakat kurduğu kadro 4 senede 3 kere şampiyon oldu. doğrularıyla yanlışlarını karşılaştırdığımda kendisi hala efsane başkan statüsünde. hele şu günlerde kendisini mumla arıyoruz.

    gel gel çok özledik: https://youtu.be/YYQxIRHgtUY?t=1m8s

    http://kralspor.ensonhaber.com/...buyuk_2_markayiz.jpg

    edit: çıt çıtmayacak burda çıt: https://pbs.twimg.com/media/CJaC62WWwAApKYx.jpg
  • 7060
    başarısı fatih terim'in başarısıdır. hayrovic, ontivero, burdisso gibi çöpleri doldurtmuş, kifayetsiz italyanları takımın başına getirmiş, kulübü borç batağına sokup, kaçıp gitmiştir.

    birileri yazmadan ben yazayım ki zahmet olmasın istedim sadece. kendim için bir şey istiyorsam namerdim.

    edit: halbuki derin bir ironi vardı yazdıklarımda, her şeyim hıyar diyene tuzluk ile koşanlara inat olarak ama anlaşılmamışız yine.
  • 7062
    bu adamın sermaye artışında önünü kestiler
    bu adamın yabancı kuralında önünü kestiler
    bu adamın ailesine basın yoluyla saldırıp önünü kestiler
    bu adamın bizans oyunlarıyla içeriden önünü kestiler

    bu kadar çelmeyi evliyaya taksan ateist olur, daha neyi konuşuyorsunuz?

    yalan diyenlere alın bakın zamanında ne yazmışım yabancı konusunda (bkz: #1533662)
  • 7064
    14 yabancı sınırının kendisinin dönemine gelmemesi büyük bir şanssızlık. 5+0+3 ve 5+3 gibi ucube şeylerle uğraştı. 1 milyon verilmesi gereken adama 5 milyon vermek zorunda kadı. yerliye 5 vermek zorunda kalınca yabancıdan para kısıyorsun. sonra gelsin dzemaili, gitsin hajrovic durumu oluşuyor. adam 5+3 ucubesinin kalkmayacağına o kadar inandı ki selçuk-burak parelel yapı ikilisine 2019'a kadar sözleşme yaptı. tabi ki en büyük hatası da o sözleşmeler olmuştu.

    ayrıca yabancı sınırını kaldıran fatih terim hamza hoca gibi hastalıklı derecede yerli futbolcu hayranı olan bir adamı galatasaray'ın başına nasıl musallat etti, orasının gözden kaçırılmaması gerekir. 14 yabancı kuralı sanki fener'e yapılmış muhteşem bir kıyak gibi. bizi yönetenler ise sanki 5+3 kuralı varmış gibi hareket ediyor. ne anladım şimdi ben bu yeni kuraldan? niye getirdiniz 14 yabancı kuralını.
  • 7066
    adamın en kötü transfer dönemi;
    koray günter; genç gelecek vaat ediyor bu sezon bolca forma buldu,
    alex telles; genç, yıllarca sol beki idare edecek bir oyuncu, sezon içerisinde maç kurtarmışlığı var,
    hajrovic; yetenek yoksunu bir isim kesinlikle değildi, kafasında futbol oynamak olsaydı belki messi olamayacaktı ncak bizim seviyemizde bir takımın kanadını rahat rahat idare edebilecek bir oyuncuydu.
    burdisso; transfer edilmeye çalışılan stoperlerin tamamı çok yüksek bonservisler ve yıllık ücretler talep edince, yüksek toplarda etkili olsun diye uzun boyuna bakılarak devre arasında yarım dönem kiralık olacak şekilde cüzi bir bedelle takıma getirildi, zaten sezon sonu da geri gönderildi.
    kaan baysal; genç takımlarda takılıyor, yetenekli bir oyuncu,gelişme gösterirse a takıma girebilir.
    oğuzhan kayar; genç ve çok yetenekli bir oyuncu, sahada farkını ortaya koyuyor, forma giymek için de kiralık gitmek istedi, kafası da çalışıyor yani.
    lucas ontivero; bunun ne olduğunu ben de çözemedim, niye burada ne demeye transfer edildi hiç bir açıklaması yok, transferine rahatlıkla yanlış diyebileceğim iki isimden biri.
    umut gündoğan; transferine yanlış diyebileceğim diğer bir isim, fizik olarak aşırı ama aşırı yetersiz, mücadele gücü olmayan oyuncu, yine de yabancı sınırının giderek azalacağı bir seneryonun önümüze konduğu dönemde özrü vardır bu ya tutarsa transferinin ontivero kadar abuk bir durum değil.
    salih dursun; yine yabancı sınırı korkusuyla yapılan transfer, kağıt üstünde bruma sakatlanmasa 3'lü defans ile verim alınabilirdi belki ancak planlar tutmadı, ayrıca kendisine bu paranın verilmesindeki temel etken yabancı sınırıydı.

    arada atladığım bir iki isim daha olabilir, ancak yapılan transferler genç ve geleceğe dönük transferlerdi, drogbalı sniejderli bir ara transfer döneminin akabinde yaşanan bu transfer döneminin takıma direkt etki eden oyuncuların takıma katılmaması sonucu beklenen şaşaayı yaratmaması sebebiyle kendisine denilmeyen kalmadı; oysa bu transfer döneminde 20 milyon harcadı diye eleştirilen bu adamın harcadığı paraların 12-13 milyonu bu sene kadroda düşünülen isimler zaten, yani kullanıyoruz. takım yaşlandıkça da kullanmaya devam edeceğiz. geri kalan 8-7 milyonluk transfer bedelinin de aslan payları ontivero, hajrovic ve salih dursun'a verilmiş. hajrovic yanlış bir transfer değildi zaten kağıt üstünde doğru bir transfer hamlesiydi adam futbol oynasaydı ihtiyacımız olan bir isimdi o yüzden o paraya da öp demektense aldığımız risk sonucunda kaybettik desek daha doğru olur. gerice adam akıllı bedel ödeyip fayda alamadığımız bir ontivero kalıyor bir de salih dursun. salih dursun'un bedeli de yabancı sınırı yüzünden yüksek ve takım diğer kulüpler ile bozuşmamak için sözleşmesi biten oyuncular ile anlaşamıyor çünkü camiada bütünlük yoktu ünal aysal kadar başarılı bir başkanın bile otoritesi çok kolay sarsılabiliyordu ki başarının olmadığı dönemlerde medya aracılığıyla diğer kulüpler tarafından yıpratılmayı göze alamadılar muhtemelen.

    yai ontivero haric tüm transferlerinin mantıksal bir dayanağı mevcut olan ve bu dönemde transfer edilen isimlerin bir çoğundan faydalandığımız transfer dönemi adamın en başarısız transfer dönemi ve bu adam bu yüzden eleştiriliyor.

    bir de yurt dışından pilot takım fikrini hayata geçirebilseydi takım çöplüğe dönüşmeden az mevcutlu ama kaliteli kadroyu kurabilseydi çok büyük bir proje yapmış olacaktı.

    kısaca kendisi döneminde galatasaray şu ankinden farklı olarak bir proje takımıydı.
  • 7068
    kendisine sallayanları görünce aklıma hep neyzen tevfik'in be hey dürzü şiiri geliyor. öncelikle belirteyim hiç bir yazara, ya da taraftara hakaretvari bi düşüncem yoktur.

    ilk olarak şiir; http://www.turkishclass.com/forumTitle_39822

    son 4 lük;

    adnan polat dönemini sakın unutma.
    ünal aysal'a dil uzatma sebepsiz.
    sen yine galatasaray'lı olurdun ama
    sneijder kimdir bilmezdin şerefsiz.

    bu arada şiir okuyun kitap okumayı sevmeyen arkadaşlar şiir okusun şiir iyidir iyi.
  • 7069
    galatasaray'ın geride kalan 19 şampiyonluğunda imzası olduğu için kendisi yokken adnan polat dönemine döneceğimiz badem gözlü.

    aysal'sız bir tane şampiyonluk yaşadık zaten bu sene. madem bu kadar savunucusu var hala; ekim de kaçıp gitmeseydi o zaman. cl'de ligde rezillikler gelince nedense duramadı o koltukta. tabi son 2 sezon yaptığı full çöp transfer hamleleri de cabası. çamdal 4.75, podolski 2.75 milyon euro. işte bunlar hep çapsızlık, vizyonsuzluk.
  • 7073
    şuan kendisi başımızda olsaydı sol tarafta aptal aptal transferlere yorumlar yapmak yerine hala 4. yıldızı kutluyor olurduk. fenerbahçe ile '' lan bak elleri ayakları birbirine dolaştı'' diye dalga geçerdik. muhtemelen ibrahimovic' in peşinden koşturuyor olurduk. maxi perreira çoktan alınmış olur, podolski' le beraber avusturya kampına katılırlardı. ünal reis çıkar:
    '' transferler müspet şekilde ilerliyor '' falan derdi.
  • 7074
    şuan kendisi başımızda olsaydı selçuk ve burak ikilisin sözleşmelerini 2029' a kadar uzatır, ücretlerini de ikiye katlardı.
    ünal aysal yüzünden selçuk ve burak ikilisi 2019'a kadar takımda kalacak, dünyanın da parasını alacaklar şu rezil hallerine rağmen. sadece bu olay bile kendisini şimdiki yönetim kadar sevmeme nedenimdir.

    artık wesley sneijder ve drogba'yı aldı diye göklerden indirmemiz lazım kendisini. ikisi de çok riskli transferlerdi. wesley sneijder'ın ilk, drogba'nın son hallerini bir hatırlayın.
  • 7075
    galatasaray'ın geride kalan 3 şampiyonluğunda imzası olan eski başkan. ayrıca şampiyonlar liginde çeyrek final, süper kupa, türkiye kupası ve prestij kupaları* başarılarının altında imzası olan eski başkan.

    kendisinin kurduğu iskeletin hala ekmeğini yiyenlerin bu denli nankörlük yapması, kendisi ve onu destekleyenler için çok acı. adnan brothers döneminde kulübün önünden geçmeyen, geçmek istemeyen adamlar yine kendisinin altında çalışmak için gelmiştir. bugün roberto mancini , cesare prandelli tercihinlerinden kendisine vurmak isteyenler, önceki teknik elemanların başarılarını da başkasının hanesine yazamazlar.

    bam orta sahasından selçuk - melo arkalarında riera - ujfa - eboue, önlerinde milan baros - elmander isimlerine geçenler,
    zamanında çağlar birinci, serdar özkan tranferlerini hazmedenler şimdi transfer döneminde, ezeli rakibinle almak için yarışa girdiğin 23 yaşındaki sağ bek tarık çamdal'ı çöp transfer olarak niteliyor. u20'de parlayan ve hala 8 - 9 milyon euro'ya alıcısı olan bruma'ya "gitti bütün paralar" diye hayıflanıyor. kendisinin hajroviç*, ontivero*, salih dursun(u: 23 yaşında ülkenin 4. büyük takımı trabzonspor'da 2 yıllığına kiralık gitti, olcan transferinde kullanıldı) transferlerini, ülke genelindeki genç yatırımına ve genç oyuncu yetiştirme kültürüne, 32 yaşında alınan bilal'e bakarak, anlaşılmamasını normal karşılıyorum.

    herkes verilen sözleşmelerden şikayetçi ama kimse demiyor ki "yabancı sınırının kalkacağını" sen ben gibi o da bilmiyordu. takım içi huzursuzluk yaratan, menajerleri üzerinden rakip takıma transferlerle tehdit eden yeniçeri oyuncularla yüksek bedelli sözleşme imzalayarak zaten kalitesiz yerli havuzundan nispeten kaliteli olanları, elindekini tutmaya çalışırken, bir yandan da hem kalitesiz hem de sorun üreten kangren organları kadro dışı bırakmaya çalışıyordu. başkanlığı bıraktıracak noktaya gelmesinin sebepleri, takımın iskeletinin oturduğu ve artık kadronun artık bir üst seviyeye çıkması için genç yatırımlarına başladığında, her nedense(!) takımın yerli oyuncularında başlayan performans düşüklüğü, maç içinde teknik ekibe forma atmaya varan skandal çabaları, önceki teknik elemanın destekçilerinin passat medyasının gazıyla takıma sırt çevirişi, hükümetin açıktan spk yoluyla yaptığı müdahale, yine satılık medyanın eşiyle ailesiyle ilgili çirkin ifadeleri ve tüm bunlar olurken "kümede kal galatasaray" dan alıp, bugün snoop dogg'un instagram'da kendisini montajlayarak paylaşacağı kadar yükselttiği "marka galatasaray"ının, divanın kendisine sahip çıkmamasıydı.

    bir kulüp başkanı neden güçlüdür?
    ya o anki iktidar sahipleriyle iyi ilişkileri vardır,

    ya da başarılarıyla camiası arkasındadır.

    sonrasında gelen duygun "cemaat komplosu" yarsuvat ve dursun özbek'in kendi gözünüzde ne kadar güçlü olduğunu düşünün.
    bu adam camiası sırt dönmesinin, iktidarla ters düşmenin ardından 1 yıl dayanabildi.

    bugün vizyon kelimesini biliyorsa bu camia, bu ünal aysal'ın eseridir.

    4. yıldıza, "allahım gol"e, emirates cup'a, ezeli rakibin övünecek yalnızca kendi sahasında yenilmemesi kalmasına, yine ezeli rakibinizin sahasında kupa kaldırmanıza, didier drogba'ya, wesley sneijder'e ve yaşattığı diğer güzel şeylere her baktığınızda bu görüntü gelsin gözünüzün önüne;

    http://i.hizliresim.com/Xva57D.png

    bu başarılar, ünal aysal'ın galatasaray'a ve galatasaraylılara armağanıdır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın