• 3802
    henüz maçın oynandığı esnada ağlayarak, ağlama işini başka bir boyuta taşımış kulüp.

    https://x.com/...605605014184229?s=46

    pozisyon tertemiz verilen karar da doğru. özellikle 25. saniyeyi izlerseniz ozan tufan’ın sağ ayağını kaleciye çarptırarak kendini yere bıraktığını açıkça görebilirsiniz. hani kaleciye yakın olsan sol ayağını taksan neyse. hayatımda bu kadar komik penaltı alma çabası görmedim.

    devri kapanmış bitmiş şenol güneş’ten medet umarak düşme potasının şimdilik 4 puan üzerindeler. bugün kayseri-bodrum karşılaşmasında bir taraf galip gelirse trabzon ile düşme potası arasındaki fark 1 puana inecek.

    fenerbahçe’ye yaranma çabasındaki kimseye acımıyorum.
  • 3805
    trabzonspor ile fenerbahçe arasında, son zamanlarda, sanıyorum i.hacıosmanoğlu üzerinden dostluk yaratılmaya çalışılıyor. sarallar ve bazı medya çalışanları da bu işi kotarmak için uğraşıyor. özellikle barış yurduseven isimli torpilli trtspor yorumcusunun, aziz yıldırım’ın kızı yaz ile olan videoları servis ediliyor. neymiş trabzon fenerbahçe maçı için iddiaya girmişlermiş. iddia falan hikaye, aslında tamamen pr çalışması.

    yanlış anlaşılmasın, hiçbir kulübün birbirine düşman olmasını istemeyiz. sporda düşmanlık sadece aziz yıldırım, ali koç ve avanelerinin köpürttüğü bir kavram. bırakın düşmanlığı, ağza alınmayacak küfür ve hakaretler de bu güruhun densizliklerinden. o nedenle galatasaraylılar asla düşmanlığı istemez, düşman yaratmaz. altıyüz yıllık eğitim kurumu olan şanlı galatasaray’ın tek mottosu, insanlığa hizmet ve medeni toplumlar inşa etmektir. dolayısıyla kim ne yaparsa yapsın ama galatasaray düşmanlığı üzerinden dostluklar bina etmeye çalışmasın.

    kumarbaz i.hacıosmanoğlu’nun tff başkanlığına seçilmesi zaten başlıbaşına bir garabet. gençleri kumardan ve uyuşturucudan uzak tutmak için tribünlere, yeşil sahalarda spora çekmeye çalışırken, bir kumarbazın başkan seçilmesi tam da geri kalmış üçüncü dünya ülkelerine mahsus bir garabet. ancak bu adamın kumarbaz olduğunu bilerek buna oy veren yönetimimize de buradan teessüf ediyorum. evet kandık diyorlar ama daha baştan bir kumarbazı desteklemek hata.

    son bir not ekleyeyim; i,hacıosmanoğlu ve sarallar boşa kürek çekiyor. milyonlarca trabzonspor taraftarına 2010/11 sezonundaki acıyı yaşatanların, o milyonları ikna etmesi o acıyı unutturması imkansız. eğer o acıyı unutturmak istiyorlarsa gidip 2010/2011 sezonu şampiyonluk kupasını trabzonspor’a iade ederler. başka çareleri yok.
  • 3807
    şenol güneş'ten kurtulmadan düze çıkması zor olan kulüp.

    bankalar birliği borcundan çıktıkları için transfere ayıracakları para sınırlı.
    ama transferler lazım. eren elmalı ile taraftar arasında sorun var.
    oyuncu galatasaray'a gitmek istiyor. 2028'e kadar sözleşmeleri var.
    yerine altyernatif oyuncu var. seyirci bedava yollayacakkken, 3,5 milyon euro
    trabzon'a büyük piyango.

    son anda iptal. neden? şenol güneş taş koyuyor.
    o neden? hala ilerisi için bjk'den umudu var.
    fbjk salıncak kardeşliği galatasaray'a düşmanlık gerektirir.
    üstelik galatasaray'a
    düşmanlık yapınca medyada yer buluyor, demeçleri yayınlanıyor.
    ilgi budalası.

    yaşlandıkça rezil ediyor kendisini.
    trabzon'a zararı büyük.
  • 3811
    fenerbahçe gibi bize taban tabana zıt olmasa da galatasaray'dan uzak olan ve olması gereken kulüptür.

    türkiye'nin en kalabalık 27. şehrinin takımıdır. trabzon ne türkiye'nin gelişmiş bir sanayi kentidir, ne de en gelişmiş liman kentlerindendir. turizm desen türkiye'de 10. sırada anca gelir. buna rağmen trabzonspor gerek nüfus gerek sanayi gerek ticaret gerekse turizm açısından çok daha gelişmiş pek çok şehrin takımından daha güçlü takımdır. gaziantepspor, antalyaspor, konyaspor, kayserispor gibi takımlardan en büyük farkı siyasi ittirmelerdir. misal papara'dan aldıkları sponsorluk ücreti beşiktaş'tan çok çok fazla, galatasaray ve fenerbahçe ayarındadır. hatta galatasaray ve fenerbahçe'den daha fazla bile olabilir.

    30-40 senede 1 şampiyon olabilen, şampiyonlar ligine katılamayan, avrupa'da ilerleyemeyen, taraftarı hemen hemen trabzon nüfusu ile sınırlı bir takımın milyon milyon euro'lar harcayabilmesi normal mi? yorum sizin.
  • 3812
    türk futbolunda, "üç büyük" dominasyonunun antitezi olarak mucizevi bir reçete gibi sunulan futbol şehri ya da şehir takımı olayını doğru düzgün uygulayan belki de yegane kulüp.

    1965 yılı aslında türk futbolu için bir milat. 1959 yılında kurulan ulusal lig sonrası şimdiki kademeli lig usulüne geçilmesi kararı alınmıştır. bunu da teşvik etmek için belirli kriterleri sağlayan mahalli takımların doğrudan ikinci lige kabul edileceği duyurulmuştu. bu da tıpkı trabzonspor gibi, birçok mahalli takımın bir araya gelip kurduğu görece daha eli yüzü düzgün ve organizasyonunu tamamlamış kulüplerin oluşumunun yolunu açmıştı.

    dönemin idarecilerinin "yarışma ve rekabet ortamı olur. özellikle gençler kendini buralarda göstermek için çalışır" diyerek uygulamaya soktuğu bir düşünceydi. trabzon halkının mikro-milliyetçi düşünce anlayışı, ve dönemin haberleşme imkanları çok kısıtlı türkiye'sinde bir de konum itibarı ile trabzon'un ayrıca bir nebze daha izole olması bu düşüncenin attığını vurmasını sağlamıştır trabzonspor özelinde.

    hele bir de 4 mahalli takımın birleşip 10 senede birinci ligde şampiyonluk kazanması, üç istanbul takımı arasında dönen kupayı şehre getirmesi, yetmezmiş gibi 1975-1981 arası 6 sezonda 5 şampiyonluk gibi akla hayale gelmeyen ve 20 sene sonra ancak tekrarlanabilen bir dominasyon kurması bu düşünceyi daha da köklendirmiştir.

    trabzonspor'un altın jenerasyonunu başlangıç döneminde denk getirmesi muhtemelen bu biraz takıntılı özkaynak modelinin doğru bir model olduğu yanılgısını da oluşturmuş olabilir. ancak gerek türkiye'nin, gerekse futbolun geçirdiği değişim silsilesi içinde yetersiz kalması bir noktada kaçınılmazdı.

    hem pozitif ayrımcılıkla, hem de istanbul'un avantajıyla galatasaray-fenerbahçe-beşiktaş üçlüsü değişik bir model olarak ortaya çıktı. maddi imkanları şehir takımlarına kıyasla sınırsız, hareket serbestlisi yüksek, sahneye başrol olarak çıkarılan bu takımlarla mücadele edebilmek zor işti. trabzonspor camia olarak, gelen tehlikeyi elbette gördü. diğer üçünün yaptığı şeyleri yapabildiği ölçüde yapmaya çalıştı, ama özünden de tam kopamadı. bu arada kalmışlık da onlara en çok zarar veren şey oldu aslında.

    trabzon'da doğan çocukların belli mahalli durakları geçip trabzonspor'a geldiği sistem aslında hem bu kültürü ayakta tutmaya hem de trabzonspor'u bir noktaya kadar beslemeye yeterdi. yapılması gereken takımı ayakta tutacak birkaç sağlam takviyeyle trabzonlu gençleri ligde yarıştırmak ve yeniden bir jenerasyon kovalamaktı.

    trabzonspor'a gelmiş geçmiş yöneticiler buna cesaret edemedi. ya da o iradeyi ve dirayeti gösteremedi. diğer üç takımla benzer konumda olmamalarına rağmen onlar gibi davranmaya çalıştılar. ekstra efor sarfetseler de onlar gibi olamadılar. özünü oluşturan şeyleri tamamen bir kenara bırakmadı ama yüzünü başka yerlere dönünce onları da tam randımanlı çalıştıramadı.

    trabzonspor ne yaparsa yapsın, kendi elinde olmayan faktörlerden dolayı bir galatasaray, fenerbahçe ya da beşiktaş olamayacaktı. bu gerçeği bir türlü kabullenemediler. eğer trabzonspor daha konservatif bir şekilde rekabet etmeye çalışsaydı, potansiyeli diğer "şehir takımı" diye öne çıkan takımların hepsinden fazla olduğu için daha iyi bir yerde olurdu.

    eğer trabzonspor'un başardığını seksenli ya da doksanlı yıllarda bir takım daha başarabilseydi o zaman işte türk futbolu şimdiki çadır tiyatrosundan daha farklı bir şey olurdu...

    ikisi de olmadı ve bugün içinde olduğumuz, hepimizin illallah çektiği ama söve söve dahil olduğu sistemin içindeyiz...
  • 3823
    fatih tekke hamlesi ne getirir bilinmez ama şenol güneş ve berbat deplasman karnesi; kendilerini adım adım küme düşme hattına doğru itti. ateşi hissetmeye başladılar. aradaki fark sadece 5 puan.

    işin kendileri için kötü kısmı; alt sıralardaki adana demir ve hatayspor'u düşmüş kabul edersek kalanlardan bodrumspor, kayserispor, sivasspor hoca değişikliğine gittikten sonra toparlanma belirtisi gösteren takımlar.

    trabzonspor'un kalan fikstürde başakşehir, göztepe, fenerbahçe (d), kasımpaşa (d), galatasaray, bodrum (d), samsunspor gibi maçları var. bir de 3 puan cepte diye bakabilecekleri bir adana demir maçları var ama o da şimdiye kadar hiç deplasman galibiyeti alamayan bir takım için zor deplasman olabilir tabi. *

    siz en iyisi mi kadıköy'den duruma göre 1-3 puan çekin de erkenden rahat bir nefes alın kardeşim. hadi fatih tekke hoca.
  • 3825
    siyaset tarafından kollandıklarına dair iddialar fbjk trolleri ile aynı merkezden yayılan iddialar. bu yüzden ehemmiyet vermem. kollanıyorsalar bile onların iddiaları iftiradır.

    bizimle yakınlıkları yok. olmak zorunda da değil. sonuçta rakibimiz olan bir büyük takım.

    24-25 sezonunda ibrahim hacıosmanoğlu'nun ligden düşürmeye çalıştığı takım. çünkü kendisi ts'li sanılıyor. ancak fanatik fb'li. bizim ülkede sadece algılar önemli oldugu için bu gerçeği kabul ettirmeyiz. ts'li sanıldığı için ts kendi döneminde ligden düşerse kendisini tarafsız olarak lanse edebilecekler. biz yemeyiz ama hayatı dört ekranda gördüğü kadar anlayan büyük çoğunluk inanır. bu tarafsız(!) tff başkanı da fb'sini güzel güzel kayırmaya devam eder.
App Store'dan indirin Google Play'den alın