• 1
    yüzdesini merak ettiğim olgudur. kadroda bulunan en iyi 11 belli. hoca maç oynanırken futbolcunun kulağına eğilip 'çalım at, ara pası at, ver kaç yap' demediği için oyuncunun nasıl oynayacağına karar verme yetiside yok. profesyonel bir futbolcunun yaptığı röportajda aklımda kaldığı kadar ve kendi 4 yıllık amatör futbolculuk deneyimime göre kenardan verilen direktiflerinde zerre önemi yok. sene başında kadroyu oluşturma ve motivasyon dışında pek önemli bir işlevi yok sanırım hocanın.

    düz mantıkla örnekler verelim. çok eleştirdiğimiz bülent korkmaz'ı ya da fatih terim'i barcelona'nın başına koysaydık ne olurdu acaba ? oynatacağı adamlar belli ne gibi bir etkisi olurdu o takıma.
    başka bir örnek verelim yıllarca real madrid'i başarıdan başarıya koşturan del bosque beşiktaş'a geldi de ne oldu ?
    yeni bir örnek verelim avrupa şampiyonu takımın hocası fenerbahçe'ye geldi de ne oldu ?

    diyeceğim o ki futbolu oynayan takımdır. teknik direktör'ün ciddi anlamda pek bir etkisi yoktur. seneye alalım barcelona'nın 11'ini biz de her kulvarda şampiyon oluruz. ama seneye barcelona'nın teknik direktörünü alırsak takımda ne değişir bilemiyorum.
  • 6
    gecen sene ki sampiyonluk sonrasi adnan polat'in inanmadigi mesele. $ayet inansaydi skibbe ve sonrasinda bulent korkmaz'i basimiza getirmezdi herhalde?

    lucescu'yla 2. sezon ve perez'li, victoria'li, kartal avcisi flerquin'li galatasaray o sene sampiyon olur. emre,okan,hagi hepsi bir once ki sezon gitmi$tir ve kadro oldukca zayiflami$tir ama o kadroyla galatasaray sampiyonlugunu ilan edip 3.yildizi takmistir! hem armasina hem rakiplerine..

    eric gerets'in ilk sezonu. sezon ba$i ribery nerde? pires nerde? vs vs pankartla ba$lami$tir. o sezon icin * ilic, cakma heinze gibi transferler gercekle$ir. saidou takima geri doner umit karan'la birlikte. anelka'li, appiah'li, alex'li belki de en janjanli kadrosu vardir fenerde. 2 mactada yener bizi, avrupa'dan erken eleniriz. ama rekor puanla sampiyon oluruz. hakemler ustumuze oynar, borc girtlaktadir, ozhan canaydin ise baskan!

    bunlara ragmen biz sampiyon oluruz, ah be adnan baskan daha kac sene onceki hadiseler bunlar, unuttun mu? hocasiz olmuyor, olmaz, olamaaz!

    $u takimin basina adam gibi adam getirin, yada bulent kalsin inamoto'lar geri gelsin!
  • 10
    sanılanın aksine etkisi çok büyüktür. klasik geyik vardır "bu takımı babamda şampiyon yapar" diye, madem bu kadar kolay niye real madrid, barcelona, inter gibi takımlar teknik ekip için bi ton para döküyor? fm cilik oynayan ve ligini her sene kasıp kavuran psv değilde, kıçıkırık kadrosuyla az alkmaar nasıl şampiyon oluyor? haa yoksa van gaal faktörü mü? guus hiddink nasıl oluyorda her gittiği orta seviyeli kadrosu olan ülkeyi** uluslararası turnuvalarda çeyrek finallere yarı finallere taşıyor?

    bu işler gayet açık. önümüzdeki sene gerekirse transfer yapmayalım ama şu takımın başına gerçek bir patron getirelim. ne olur yönetim!! duy bizi.
  • 11
    iki tür teknik direktör profili vardır, birincisi; taktikten anlayan, takımı iyi motive eden, takımda olup biten her olaya hakim olan teknik direktör profilidir. bu tür teknik direktörleri anadolu takımları veya küçük takımlar tercih etmelidir ayrıca hesaplıdırlar. aslında teknik direktör deyince akla ilk bu teknik direktör profili gelir ancak özellikle avrupa'da iş çok farklı boyutlardadır. ikinci teknik direktör profili ise öyle aman aman taktikler geliştirmeyen ancak takıma uygulanabilecek en yüksek motiveyi uygulayan, yıldızları anlayan, onların mızmızlamarıyla uğraşabilen teknik direktörleri içine alan profildir. bu tarz teknik direktörleri (bkz: real madrid ) gibi takımlar tercih edebilir. zaten bu gibi takımlar menajerlik anlayışı içinde çalıştığından taktik, idman vb. işleri başkaları halleder teknik direktörlere de o eşsiz elmasların üzerlerindeki tozu almak kalır. yani teknik direktörün takıma olan etkisi, tamamıyla takımla alakalıdır.
  • 17
    kesinlikle çok düşüktür iş futbolcularda biter ya da kesinlikle bir takımın en önemli parçasıdır işi teknik direktör bitirir diye kesin bir yargıya varılmaması gereken olgudur.

    eğer frank rijkaard ya da del bosque gibi elinizde xavi, iniesta, puyol gibi oyuncular varken başarılı olmuşsanız o başarıya teknik direktör katkısı çok düşüktür.

    eğer elinizde trabzonda tutunamamış hüseyin çimşir, beşiktaşda tutunamamış zapo ve ali tandoğan, galatasarayda tutunamamış ömer erdoğan, kayseride tutunamamış turgay bahadır varsa bunların yanına sertanları volkan şenleri yerleştiriyorsan, bucaspordan aldığın ozan ipek elinde yıldız oluyorsa takımını turkcell süper ligde şampiyon yapıyorsan benim gözümde frank rijkaardın barcelonada ya da del bosquenin ispanya milli takımında yaptıklarından daha büyük bir hocalık göstermişsin demektir.

    eğer elinizde gözden düşmüş yaşını başını almış zanettiler, cambiassolar, stankovicler varsa ispanya macerasında tutunamamış sneijderler varsa sen bu takımla dünyanın en pahalı takımlarını geride bırakıp avrupada ve kendi ülkende kupa bırakmıyorsan benim gözümde frank rijkaardın barcelonada ya da del bosquenin ispanya milli takımında yaptıklarından daha büyük bir hocalık göstermişsin demektir.

    herkes del bosque üzerinden yıldırım demirörene vurun abalıya kampanyası başlatmış.iki gün sonra aynı şeyler frank rijkaard içinde söylenecek. ben şimdiden söyleyeyim. ikisi de öyle aman aman büyük hoca filan değildir. yıldırım demirörene haklı bir biçimde gönderdiği beşiktaşı başarısızlıklara sürükleyen del bosque yüzünden eleştiri getirmek büyük haksızlıktır.

    zidaneları, messileri, figoları ,xavileri ,raulları ,iniestaları gerçek büyük hocalara verseniz onlarda aynı başarıları elde ederler. mühim olan onların yaptıkları gibi çok daha mütevazi kadrolarla * * bir yerlere gelebilmek.

    şimdi kimse bana bir hocanın takıma katkısı azdır ya da çoktur demesin. bunu söyleyen olursa ona bahsettiği hocanın ve takımın ne olduğunu sorarım. vereceği cevaba göre bir takıma hoca katkısının az olacağı örneklerde çok olacağı örneklerde verebilirim.
  • 18
    sparta rotterdam'ı küme düşüren bir teknik direktör aradan geçen bikaç sene sonunda barcelon yı ş.ligi şampiyon'u yapabilmektedir.s.rotterdam hollanda liginin asansör takımıdır .barcelona ise her zaman ş.ligi şampiyonluğu için en önemli adaylardan biridir.teknik direktörün takıma olumlu ya da olumsuz etkisinden bahsedebilmek için sözkonusu takımın onun için öngörülen düzlemi aşağı ya da yukarı kırması gerekmektedir. düzlem zaten tahmin edilen şekilde gidiyorsa , teknik direktörün etkisi nötrdür ya da negatif.

    edit: yazdıklarımın sonuna kadar arkasındayım.
  • 20
    hocadan ne beklediğine göre değişir.
    eğer yıllar önce belli bir sistem kurmuş ve ülkenin gördüğü en büyük başarıları kazandıktan sonra bir türlü dikiş tutturamamışsan, avrupa ölçeğinde çok da zengin bir kulüp olmayıp, üstüne üstlük ülkende yabancı sınırlaması da varsa ve başarılı olmak için futbolcu transfer etmenin yetmediğini anlamışsan, kalıcı başarı için bir futbol ekolüne sahip olman gerektiğini düşünüyorsan rijkaard, van gaal gibi bir hocayı getirirsin.

    ama yıllarca elinde büyük paralar olmasına, dünyanın her yerinden istediğin futbolcuları hocaya sormaya bile görmeden transfer etmene rağmen bir türlü başarılı olamıyorsan mourinho gibi capello gibi bir hocayı getirirsin.

    ikinci tipteki hocalar senin ülkenin futboluna katkı falan da yapmaz, bunu zaten önemsemez. kupayı alır sonra kendince en büyük kulübe gider.

    ertuğrul sağlam kesinlikle çok başarılı oldu. bursaspor gibi bir takımı şampiyon yaptı, ama cevap bekliyorum türk futboluna "şampiyon olmak için 4 büyüklerden biri olmanız gerekmez" dışında ne verdi? yeni bir futbol stili önerdi mi?
    ayrıca bu ülkede doğmuş, büyümüş, yıllarca futbol oynamış, az sayılmayacak bir zamandır hocalık yapan ertuğrul hoca'yla bir ekol yerleştirme peşinde koşan, tamamen farklı bir kültüre, futbol oynama ve sevme biçimine gelmiş rijkaard'ı kıyaslamak ne kadar doğru. benim fikrim belli, doğru değil tabii.

    rijkaard için barcelona'yı dedem de şampiyon yapar diyorlar ya, bir örnek vermem gerek. fatih terim için de "elinde çok iyi bir jenerasyon vardı" derler, eleştirmek için.
    ama güzel kardeşim o jenerasyonu fatih terim kendi yaratmıştı, ta ümit milli takımla akdeniz oyunları şampiyonu olmadan önceden yaptığı çalışmalarla.
    o barcelona ve bugünkü barcelona kadrosunun kurulmasında en büyük pay rijkaard'ındır.
    ulan o zamanın futbolcuları, şimdiki hocaları bunu söylüyor, durup dururken, hani türk gazeteciler falan sormamışken de, siz daha neden bahsediyorsunuz !

    o yüzden sapla samanı karıştırmayalım, hasat zamanı geliyor.
  • 23
    bana göre olumlu anlamda takımın kapasitesini maksimum yüzde 30-35 arasında etkiyebilecek şansa sahipken olumsuz anlamda bu yüzde yüzlere bile çıkabilmektedir.yani kapasitesi sınırlı bir takımı belli bir yere taşımak çok daha zor olup iyi bir takımın içine etmek çok daha olası ve kolaydır.işte bu yüzden teknik direktör seçimi çok önemlidir.
  • 24
    özellikle frank rijkaard ve barcelona üzerinden serbest sallamalı giden bir tartışma halini alan başlık.

    efem olaya şu yönden bakınız;

    - yıldızlar karması bir takımınızın var olması başarılı olmak anlamına gelmeli değil mi? ancak bakıyorsunuz, 250 milyon dolarlık transfer harcaması yapan real madrid ligde barcelona'nın gerisinde kalıyor, hadi o bi nebze normal de fransa'nın lyon ekibine kaybediyor?pardon? bir anormallik yok mu?

    - mircea lucescu denen bir adam fatih terim gibi imparatore olarak adlandırılan adamın arkasından galatasaray'a geliyor, takımın yarısı dağılıyor, kaçanlar kaçıyor, başkan değişiyor, imkansızlıklar üst düzey, takımın şekil verenleri firarda... ama o da ne? takımı çok daha iyi tanıyan imparatore'nin, uefa kupasını alan fatih terim'in 4 senede yapamadığını lucescu yapıyor, takımı şampiyonlar ligi'nde çeyrek finale çıkarıyor.

    sonra deniyor ki lucescu fatih terim'in mirasını yedi... ama o da ne? adam bir sonraki shakhtar donetsk'i yenilmez bir armadaya çeviriyor...pardon? burda bir anormallik yok mu?

    - inter diye bir takım var... tarihinde her türlü başarıyı yakalayacak potansiyeli var ancak kinetiği yok. 2010'dan öncesinde çok çok daha güçlü kadrolar kurmuş, hatta yedek oyuncularından yeni bir serie a takımı çıkaracak duruma gelmiş. ancak kimse bu takıma şampiyonlar ligi'nde çeyrek final ötesini gösterememiş.

    ama o da ne? jose mourinho diye bir adam gelmiş, takıma öyle bir disiplin aşılamış ki takım 10 kişiyle barcelona'yı elemiş, şampiyonlar şampiyonu olmuş...

    vs.vs.vs

    demek ki neymiş efenim? teknik direktörün takıma katkısı bazen yüzde 100'müş...

    büyük takım, pahalı takım kurmak o takımı yönetebilmek anlamına gelseydi, yılların teknik direktörü aziz yıldırım * onlarca yıldızla bir başarı yakalardı...

    ve fakat lakin rijkaard'a işkembeden sıkanlar da şunu unutmasın, dünyanın en zor işi büyük, yetenekli ve kaprisli oyunculara laf geçirebilmek ve onlarla başarı yakalamaktır.

    ronaldinho gibi adamı önce mum edebilen *, sonrasında gerektiğinde messi diye bir yıldız üretip roniye "siktir ol git ne halin varsa gör" diyebilen bir adamın katkısını, karizmasını, yüreğini tartışan adamın da futbol tartışması talihsizliktir.
  • 25
    bunu düşünen insanın nedeni şudur: del bosque ve aragones ülkelerinin takımını şampiyon yaptı ama bizim sikko ligimizde takımlarını şampiyon yapamadılar. o yüzden saçma bi durum var ortada.

    ispanya müthiş bi takım teknik direktörsüz de şampiyon olur diyorsunuz yani. çok güzel. ne güzel düşünce.

    o adamların psikolojik durumları, o adamların hırslanması, o adamların her gün taktiksel çalışmaları, kondisyonları vs vs hepsinin başında teknik direktör gelir. bir takım teknik direktörsüz hiç sayılır.

    başkasına bakmayın. takımın başında fatih terim gibi hırslandıran bir adam olmasa o uefa kupasını rüyalarda görürdük. hakan ünsal şuan beğenmediğiniz hakan ünsal gibi davranır, hasan şaş geçen sene küfür ettiğiniz gibi oynardı.

    teknik direktör takımın en önemli silahıdır. o hafta kim formda kim değil bilen o dur. oynatan o dur.