• --- alıntı ---

    galatasaray ilk defa uzun bir zamandan sonra, yeni sezona ve şampiyonlar ligine, güvenoyu almış yeni yönetimi, büyük hocası, iyi bir oyuncu gurubuyla girecek, akılcı bir kaç transfer, mali ve idari disiplinle eski güzel, başarılı günlerine kesinlikle dönecektir.

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/.../1000676844620918784

    noktası virgülene kadar doğru. senelerdir yaşamadığımız bir durum. önümüzdeki yaz doğru hamleler yaparsak gelecek senelerde bir hanedanlık kurmamız çok olası. olası yabancı kuralı değişikliği ve mali konularda dikkatli olmak kilit noktalar.
  • türkiye futbol federasyonu, 2018-2019 sezonunun süper lig ismini “lefter küçükandonyadis sezonu” olarak belirledi. lefter hakkında bir şey yazmadan önce bir noktaya değinmekte fayda görüyorum. yaklaşık 3 gün önce galatasaray başkanı mustafa cengiz, gazete habertürk'ten erhan kaan adıgüzel'in sorularını yanıtlamıştı. röportajın son bölümlerinde ise büyük bir fair-play örneği gösteren açıklamalarda bulundu.

    --- alıntı ---

    "galatasaray taraftarı olarak sezonun ismi için metin oktay veya gündüz kılıç’ı isterim. ancak hakkaniyetli olmak gerekirse şu ana kadar hiç fenerbahçeli isim verilmemiş. galatasaray başkanı olarak ise ben isterim ki lefter ya da can bartu olsun. doğru olan budur."

    --- alıntı ---

    bu açıklamalardan sonra başkanımız tff'nin işini kolaylaştırmış, rakip takımın efsanesinin adını sezona versek sorun olur mu derdinden kurtarmıştır. dahası belki de böyle bir düşünceleri yokken bu açıklamalardan sonra fikirlerini değiştirmişlerdir. uzun yıllardır böyle büyük bir erdeme sahne olan bir konu hatırlamıyorum ben. bir galatasaray sevdalısı olarak mustafa cengiz'e teşekkürlerimi iletirim.

    sezona ismi verilen rakip takımın efsane futbolcusu lefter'e gelince de 22 aralık 1925 tarihinde doğmuş, 13 ocak 2012’de ağır zatürreye bağlı kalp yetmezliğinden vefat etmişti. taksim spor kulübü'nün alt yapısından yetişen rum asıllı türk forvet, sonrasında askere gidip fenerbahçe spor kulübü ile anlaşmıştı. buradaki macerasından sonra 17.500 liralık transfer ücretiyle italya'nın fiorentina takımına transfer oldu. 1 yıl da fransa'nın ogc nice takımında oynayan lefter, 1953-1954 sezonundan itibaren yeniden fenerbahçe'ye geri döndü. 17 yıl giydiği fenerbahçe forması altında 400'ün üzerinde gol kaydeden futbolcu, kulüp tarihi için erişilmesi güç bir başarıya imza attı. golcülüğünden ötürü ver lefter'e, yaz deftere! sloganı onun için yaygın olarak kullanıldı. futboldaki ustalığından, çalımlarından ve gollerinden ötürü ordinaryüs sıfatıyla anıldı.

    toplam 50 kez türkiye a millî takım forması giydi (46 kez a, 1 kez b, 3 kez 21 yaş altı). 21 gol attı.

    http://gss.gs/6ZP.jpg
    http://gss.gs/vpZ.jpg
  • ben dünyanın hangi takımı olursanız olun çift defansif orta saha ile oynamanın doğru olmadığını düşünüyorum. aykut kocaman'ın kullanmak istediği sisteme (kimilerine göre sistemsizliğe) saygı duymakla birlikte, bir türlü bu oyuna bakışımı değiştiremedim.

    bunun sebebi, ikili defansif orta sahaların bir esprisini göremediğimden olsa gerek.
    çünkü, sayıca savunmada fazla olmanız sizin gol yemeyeceğinizi garanti etmez. 7 temmuz 2018 rusya vs hırvatistan dünya kupası çeyrek final maçında hırvatların attığı gol.

    http://gss.gs/GbC.jpg

    yani, futbolda siz kalabalıksınız diye gol yemeyeceğinizin bir garantisi yok. bu yüzden orta saha merkezlerini oluştururken bir oyuncunun defansif gücünü kullanırken diğerinin pas gücünü kullanmak gerekiyor. eğer 3'lü bir orta saha kuracaksanız bu sefer bir savunmacı, bir delici, bir pasöre ihtiyacınız var.

    neden bunlara ihtiyacınız var?
    (bkz: #2503517) bu entry'nin yazılmasına vesile olan istek bu entry'den geldi. belhanda'sız bir oyun düzeni. yukarıda iki defansif orta saha ile oynamanın doğru olmadığından bahsetmemin nedenide bu. bununla ilgilide (bkz: #2345483) burada değinmişim. 4 şubat 2018'de kaybettiğimiz sivasspor deplasmanından sonra. bunu neden anlatıyorum, kafanızdan ilk anda donk ve fernando ikilisinin yer aldığı bir formasyonu yıkıp atmak için. bu noktada hemen şuna değinmek istiyorum aslında ; fernando ve donk ilede oynayabilirsiniz ama bu sefer aykut kocaman gibi oyun kurmanız gerekiyor. pas yaparak, ağır ağır, sindire sindire. hepimiz biliyoruz ki teknik direktörümüz efsanevi fatih terim ve biz öyle oynamayız.

    o zaman iki defansif orta sahaların yer aldığı formasyonları unutabiliriz. zaten ndiaye'de var. çıkaralım kafadan.
    belhanda'yı da kullanmayacağız çünkü challenge bu zaten... o zaman şampiyonlar ligine ilettiğimiz listede orta saha ve kanat olarak gözüken oyunculara bakalım.

    orta sahalar : selçuk inan, belhanda, ndiaye, fernando, emre akbaba, ryan donk
    kanatlar : feghouli, garry rodrigues ...

    belhanda'yı denklemden çıkarıyoruz, selçuk inan'ı denkleme sokmak isteyen var mı bilmiyorum ama genel düşünce itibari ile onuda çıkarıyoruz. fatih terim'in 19 ağustos 2018 galatasaray göztepe maçından sonra yaptığı ; "emre akbaba transferi" için "belhanda'nin yerinde oynatacağımı söylemedim onu siz yazıyorsunuz, kaleye daha yakın oynatıcaz" söylemi ile merkez orta sahaya koymayacağını ön görürsek, elimizde fernando, ndiaye ve donk kalıyor.

    stoper almadığımıza göre hocada bu durumu "donk'u oraya monte edebilirim" diyerek anlattığını da bildiğimizden merkez orta saha için 3 koltuk var ama ikisi dolu. fernando/ndiaye. bu arada belhanda, o, bu, şu derken nur topu gibi bir stoper sorunumuz var, onu atlıyoruz. o konuyla ilgili ; (bkz: #2473159) şu entry'de (1 ağustos tarihli) şöyle bir not düşmüşüm.

    --- alıntı ---
    şu andan itibaren, maaşına, yaşına, boyuna posuna bakmadan pas yapan bir 8 numara (yeri geldiğinde 6 gibide oynayabilen), bir hareketli forvet ve stoper almak (almak derken kiralamak) gerek...
    --- alıntı ---

    stoperimiz yok, hocanın ilk düşüncesi de (en kötü durumda) donk'u oraya adapte etmek. bu arada aynı entry'de, belhanda içinde şu cümleyi kullanmışım. yine tarihler 1 ağustos 2018'i gösteriyor.

    --- alıntı ---
    önceliğimiz kesinlike bir 8 numara olmalı.
    rotasyon için değil, hücum işini sadece belhanda üzerinden çevirmemek için. tudor'da belhanda ve fernando baskı yediğinde mariano ile oyun kuruyordu. o sakatlanınca zaten her şey allak bullak olmuştu. deplasmanda 69.2 kere topla buluşuyorsa belhanda, o takımın sorunu bu oyuncuya bağımlı olmaktan başka bir şey değildir.
    --- alıntı ---

    burada tarif edilen 8 numara ndiaye değil. az yukarıda bahsettiğim 3'lü orta saha kuruyorsanı, biri delici, biri savunmacı, biride pasör olmalı diye tanımladığım grubun pasör olanından bahsediyorum. her ne kadar yetenekli olsada ndiaye oyun kuramaz. yani sorunun zaten belhanda'ya bağımlılık olduğundan bahseden biri olarak şaşırtıcı bir eleştiri daha aldım. bu arada bir dip not daha düşeyim.

    sarri'yi çok beğenirim.
    kimilerine göre bielsa gibi loser olsa bile benim için winner'dır. sarri, napoli'ye gelirken empoli'den mirko valdifiori'yi yanında getirmişti. çünkü, empoli'den oyunu şekillendiren adam oydu. o varsa iyi o yoksa kötüydü. napoli'de ilk 4 haftadan sonra vildifiori yerine jorginho'yu koydu.

    jorginho, napoli için öyle bir adam haline geldi ki sarri'nin oyunu onun üzerine kurdu. bir serie a maçında (6 mayıs 2017'de oynanan iç sahadaki cagliari maçı) 197 pas yapmış, bunlardan 182'sinde (haginin topuğundan bekliyorum bir sarri yazısı) başarılı olmuş jorginho.. öyle bir adam halini aldı ki tüm bu zaman zarfı içersinde sarri'nin sistemi için, jorginho'yu yanında chelsea'ye götürdü. şu anda epl'de yine oyunu onun üzerine kuruyor. bu demek değil ki jorginho ile belhanda aynı tip oyuncular. ve ya aynı kalitede, yetenekte oyuncular... alakaları yok.. onuda şöyle açıklayayım.

    bu 20 haziran 2018'de yazdığım bir entry.
    (bkz: #2448108) içinde şöyle bir cümle var ;

    --- alıntı ---
    alınan her adamın sorumlusu yönetimdir, sportif direktördür, scout ekibidir. en başta scout ekibidir. 8 milyon+2 milyon € bonservisi olan (kendi açıklamasıyla nice'den sonra kiev'in onun için 9 milyon istediğini söylemişti) `bir adamı almak yerine alternatiflerine bakmak aklına gelmiyorsa` o scout ekibinde olur raporunu veren, raporun altına kontrol eden olarak imza atanların alayı kovulmalı.
    --- alıntı ---

    şimdi yazdıklarımın anlaşılmamasını, saf belhanda nefreti ile okunmasına bağlıyorum.
    çünkü, defalarca bu adamı almak doğru değil dedim. ama aldıktan sonra, 10 milyon bonservis verip, üzerine 4 milyon'a yakın maaş ödedikten sonra, belhanda için bu topun altına giren bir tane bile takım bulamazken, oyuncuyu kullanmak gerektiğinden bahsetmişim tüm entrylerimde. oynamak istediğimiz bir oyun var. bu oyunu, donk ile ndiaye ile fernando ile oynayamadığımızdan bahsettim. benim derdim isimler değildi. anlatamadım ya da anlaşılamadım.

    sinirlisiniz biliyorum ama bana ve benim gibi düşünenlere belhanda konusunda objektif bakamamak şeklinde ithamda bulunanlarında belhanda mevzusuna çok objektif bakabildiklerine inanmıyorum. bunu yazılanları anlaşılmamasından da anlayabiliriz aslında. yukarıda entry adreslerini verdiğim ufak bir kaç yorumuda paylaştığım yazılardan anlaşılacağı gibi tüm entryler şu anki elimizdeki mevcut kadro üzerinden yaptığım analizlerden ibaret. ne eksik ne fazla...

    bunuda kendimce açıkladığıma göre devam edebilirim.
    belhanda yok orta sahada. maicon'a güvenmiyoruz... dream big and dare to fail'in daha sonra uzun uzun anlatacağı stoperde fernando'yu kullanma üzerine bir değişikliğe gidilebilir.

    bunu yaptığımızda zaten elimizde nitelik ve nicelik olarak sınırlı olan orta saha rotasyonunda (öyle feghouli'yi yazalım, donk oynar, ndiaye yapar zaten her şeyi gibi düşünmeyelim) en önemli orta saha oyuncunuzu stoperde kullanıp, orta saha rotasyonunda eksik kalmaya devam edeceksiniz. ama stoper sorununu kökten çözebilirsiniz o da bir gerçek. hatta geride oyun kurma probleminizde süresiz rafa kalkar fernando'nun stoperde yer aldığı bir formasyonda.

    ama dedim ya orta saha rotasyonumuz dar.
    merkez orta saha oyuncuları için nitelik ve nicelik sorunu çıkıyor ortaya. emre'ninde skorer özelliğini yitirmemesi için (orta sahada yaşanan nitelik ve nicelik sorunu forvette de var) onu geriye çekmeyeceğimize göre (hocanında bu konuda demeçleri var) merkez orta sorunumuz oldukça kritik.

    fernando'yu stopere alarak çözebildiğimiz stoper (stoperde donk'un oynaması mehmet topal'ın stoper oynamasından daha feci bir şey) sorunu gibi değil merkez orta saha sorunu. benim görüşüm "belhanda'sız" bir oyunda oyuncuların yerini değiştirmektense görevlerini değiştirmek olacaktır. bunun için ufak bir formasyon değişikliğine gitmek ve kanatsız bir sisteme dönmek şart. bunun en büyük sebebi ayağını çizgiye basan ve bu huyundan vazgeçmeyen kanat oyuncularımız..

    http://gss.gs/52h.jpg (kanatların en etkili olduğu alan)
    http://gss.gs/Pz1.jpg (kanatların şu an etkili olmaya çalıştığı alan)
    http://gss.gs/QzH.jpg (bekin kullanası gereken hücum alanı)

    kanat oyuncuları bunu yaptığında sahada şöyle duruyoruz http://gss.gs/KWX.jpg
    bu durum bize bir kaç kötü şey olarak geri dönüyor;

    1) beklerin koşu yolunda bulunan kanat oyuncuları yüzünden etkili son çizgi bindirmeleri yapılamıyor.
    2) half-space kullanamadığımız için kapalı savunmaları açamıyoruz.
    3) bekleri hücum anlamında oyuna sokamadığımız için kaptırılan her top (hangi bölgede olursa olsun) savunma zaafiyeti yaratıyor.

    http://gss.gs/0Rj.jpg

    ayrıca, sinan'in çizgiye basması yüzünden mariano etkinliğini yitirdiği gibi rakip stoperlerden biride (yuvarlak içine aldım) boş kalıyor..

    http://gss.gs/0Rj.jpg

    hızlı, kademe anlayışı ve pozisyon bilgisi olan stoperlere sahip olmadığımızdan dolayı bu boşluklar, kullanmasını bilen her takım için cevher. geçen sezon akhisarspor bizimle oynadığı her maçta bu zaafiyeti kullandı. ancak denayer'in varlığı bu boşlukların başımıza dert açma oranını düşürüyordu. onun yokluğu, maicon'un sorunlarını ve neden porto'nun onu apar topar devre arasında brezilya'ya sattığını anlatan cinsten.

    bu sorunun üç çözümü var.

    1) atak sonlandırma... -ki bu hiç kolay bir şey değil-
    2) fernando'nun yer aldığı stoper hattı... -en azından ocak ayına kadar-
    3) conte'nin kaymalı 2'ye 3'ü...

    ben son maddenin çözüm olacağını düşünüyorum çünkü böylece çok fazla oyuncunun yerini değiştirmeden bir çok konuya çözüm bulabiliriz...

    http://gss.gs/OK1.jpg (hücum)
    http://gss.gs/JuT.jpg (savunma)

    burada 10 numara mevkinde yer alan oyuncunun bir insigne havasında oynaması, gerektiğinde duvar olması ve savunma arkasına koşu yapan arkadaşlarını bolca topla buluşturması gerekiyor. 2-3 haftalık bir tekrar programı ile kas hafızasına yerleştirmek mümkün. tabi ki verim alabilmek için bir iki aylık ince işçiliğe ihtiyaç var. ancak bu süre zarfı içersinde ligde ve de şampiyonlar liginde bir çok soruna derman olabilir.

    burada aslında yan yana duran iki 8 numaranın biri soru işareti (?).
    hocanın beklentisi ve de düşüncesini bilmemekle berabere fernando/donk ikilisinden ziyade farklı bir ikili beklemekteyim. fernando'yu olması gerekte bırakacaktır. bu daha çok 3-4-1-2'lik bir düşüncenin ürünü. kanatsız oynayıp, iki hızlı forvet ile gol aramak... emre'nin duvar olarak bekleri oyuna soktuğu bir oyun. geride n'diaye ve donk kalabilir o zaman. çünkü tüm yaratıcılığı ön tarafa yüklemiş oluyorsunuz.

    arka tarafa (ndiaye hariç) sağlam bir 4'lü bırakarak hücum ediyor, eksik yakalanmamak adına alan ve de pozisyon bilgisi yüksek bir geri dörtlü bırakıyoruz. hücum edebildiğimiz gibi savunma olarakta sağlam kalabiliyoruz. orta sahada eksik kalmadığımız gibi beklerin koşu alanlarından faydalanabiliyoruz. half-space'leri işletip, kapanan rakiplere karşı enine takım boyunu uzatabiliyor ve daha rahat hücum edebiliyoruz.

    bunlar tabiki bir teori. ancak gerçeğe çok yakın bir teori olduğunu düşünmeden edemiyorum.
    devre arasına kadar en uygun oyunu bulup, bunu belkide ilerisi için bir ekol haline getirmek yapabileceğimiz en iyi şey olabilir. ocak ayında yapılmasını beklemediğim 3-4 oyuncunun 2019 yazında takıma katılması sistemi daha kolay işler hale gitirecektir. ondan sonrası bol tekrara ve makineleşmeye doğru ilerlemesine bağlı.
  • 9. haftasında yapılan hakem atamaları ile birlikte buram buram operasyon kokusu aldığım sezon.

    19 ekim 2018 galatasaray bursaspor maçı: ali palabıyık, yönettiği her maçımızda antin kuntin kartlar çıkarıp rakiplerimize verdiği penaltılarla bildiğimiz ali palabıyık'ın bu maça atanması tesadüf değildir.

    kendisi 3.terim döneminde terim'in haftalarca ceza almasının sebebi olan hakemdir. hem de 4.hakemken. http://gss.gs/cjP

    21 ekim 2018 göztepe beşiktaş maçı: fırat aydınus kısaca beşiktaş'ın çocuğu. http://gss.gs/hbp

    20 ekim 2018 sivasspor fenerbahçe maçı : halis ökhaya asırlardır fene rmaçı alamayan halis bey fener'in lige tutunma maçına atanmış. tam bir barışma maçı.

    20 ekim 2018 başakşehir kayserispor maçı : hüseyin göçek, vasat hakem, bakacağız...

    22 ekim 2018 trabzonspor bb erzurumspor maçı: bülent yıldırım, büyükleri evinde üzmez. *

    milli maç arası boyunca yusuf namoğlu'nu istifaya çağıran tinercilerin ağzına emzik verilip verilmeyeceğini bu hafta göreceğiz. kastıkları algılar işe yaramış mı göreceğiz.

    bir şeyden eminim bu hafta hakemler çok konuşulur.
  • galatasaray aleyhine yapılan hakem hatalarının tam gaz devam ettiği ve büyük bir sürpriz olmazsa etmeye devam edeceği sezon. isterseniz hızlıca ocak 2019'da yaşananlara bakalım:

    26 ocak 2019 göztepe galatasaray maçında aleyhimize çalınan ve var'dan düzeltilmeyen ofsayt kararı: http://gss.gs/AeR.png

    aynı maçta jerome'un maicon'un omzuna basarak yaptığı faule rağmen çalınan penaltı: https://streamable.com/nex6b

    linnes'e yapılan ama ne bülent yıldırım'ın ne var hakemi cüneyt çakır'ın üstünde durmadığı tartışmalı pozisyon: https://streamable.com/q8nhb

    4 aralık'ta oynanan ankaragücü-başakşehir maçı saha zemininin elverişsizliği yüzünden afyon'a taşınırken, tff'nin galatasaray'a top yürümeyen bu zeminde maç oynatma ısrarı.

    şu an hapiste olması gereken arda efendinin sahaya çıkıp bir asist bir de rakibin kendi kalesine gol atmasına sebebiyet veren net faul yaparak başakşehir'e maç kazandırması (bkz: 20 ocak 2019 trabzonspor başakşehir maçı)

    öbür yandan konyaspor maçı* kahramanları halis özkahya ve hüseyin göçek'in tekrar maç yönetmeye başlaması. yakın zamanda bu iki tetikçiden birinin galatasaray maçına atanacağı gerçeği.

    galatasaray'ın tff'ye başvurmasına rağmen, ne özkahya&göçek ikilisinin ne de derbide* skrtel'in serdar aziz'e dirsek atmasına penaltı vermeyen orta hakem fırat aydınus&var hakemi ali palabıyık ikilisinin arasındaki konuşmaların yayınlanmaması. galatasaray'ın bu kayıtları alabilmek için uluslararası futbol birliği kurulu (ifab)'a başvurmasına rağmen tff'nin hala kayıtları vermemekte direnmesi.

    bunlar sadece son bir aydaki olaylar ha, artık yorulduğum için önceki aylarda yaşananları hiç saymıyorum bile. kısacası galatasaray'ın kalemi çoktan kırılmış arkadaşlar. her sektörü iflas etmiş bu ülkede maalesef futbol da temiz kalamıyor. başakşehir'i şampiyon yapmadıkça bunların hileleri bitmeyecek.

    şahsen artık maçları sadece takımın arzusunu görmek için, sonucu önemsemeden izliyorum. öbür türlü izlersem bu kadar haksızlık karşısında kafayı yiyorum çünkü. söylenecek başka bir şey kalmadı artık.