376
yıllar sonra bir tane daha ruh eşimi buldum. bir kez daha bir sürü ortak beğenimiz olan konular var. tanışmadık ama tanışabiliriz. ancak onun karşısına işsiz güçsüz birisi olarak çıkmaktan korktuğum için beklemedeyim. off ne zaman doğru düzgün bir iş bulurum bu konuda da karamsarım.
edit: fb :@
377
o kadar güzel ki görünce ağlamaklı oluyorum.
378
o kadar güzel ki ona bakınca organlarım yer değiştiriyor.
379
uyutmuyor sözlük, ben ne kadar inkar etsem de devam edemiyorum, güzel yüzünü özlüyorum. keşke her şey farklı olsaydı sözlük.
380
ic organlarin yer degistirmesi hissini ozledim sozluk. birini deli gibi sevmeyi ozledim. aa galatasaray var lan. tamam gecti =)
381
sözlüktekiler gibi kimseye karşı bi bok hissetmiyorum sözlük :( iç organlarım halen yerli yerinde.
382
ben gülünce iç organları yer değiştiriyor sözlük.
383
ic organlari o kadar guzel yer degistiriyor ki gorunce gulesim geliyor sozluk.
384
iç organları o kadar güzel gülüyor ki güldükçe göresim geliyor sözlük.
385
futbol atın üstüme beyler, transfer döneminin içine tüküreyim zaten zevkli geçmiyor.
386
o kadar güzel gitti ki iç organlarımı da kargoyla arkasından gönderesim geliyor sözlük.
387
insanların derdinin üzerinden goygoy yapılan duvar. ayıp beyler dimi biliyosunuz :(
388
sıcaktan yatamıyoruz a.q :(
389
doğru mu yapıyoruz yoksa yanlış mı siz söyleyin sözlük yazarları.
babam bu sene oto yıkama açtı. emekli adam serbest bıraktım kafana göre takıl baba ben her türlü sana destek olurum vs. dedik ve başladık. buraya kadar her şey güzel.
türk insanı çok tembel arkadaş. adama aylık 1,5 milyar maaş veriyim diyorsun arabayı yıkamaktan aciz yemin ediyorum. asgari ücret 1000 lira değil mi arkadaş? adam şu ortamda 1,5 milyarı beğenmiyor, işi beğenmiyor. ulan dükkana günde zaten 15 araba anca geliyor. 4 kişi çalışın işte. biraz daha şeffaf oluyum, sadece birinci adam 1500 lira alıyor. diğerleri 16-18 yaşları arasında değişiyor. onların maaşı asgari ücret. bahşiş de veriyorlar yani görüyorum. şimdi bu elemanlar işten kaçmış, işin özü türk işçi bulamıyoruz.
bu dediğim olay bir ay önceki olay. şimdi doğru mu yanlış mı yapıyoruz kısmına geliyorum.
malum türkler işten kaçıyor. mahallede de suriyeliler var. adam her gün geliyor, iş var mı abi diye soruyor. türkler kaçtıya işten babam da gelin diyor. yine birinci adam 1500, diğerleri asgari ücret alacaklar, babamla anlaşıyorlar. birinci adam suriye'de zaten oto yıkamacıymış-çalışmasından, işine verdiği değerden belli-, bizim türkler önceki çalıştıkları oto yıkamada da çıraklarmış. neyse, şimdi bizim suriyeli çalıştırmamız doğru mu yanlış mı? tüm samimiyetinizle cevabınızı vermenizi bekliyorum. amına koduğumun ülkesinde adam iş beğenmiyor. şartların üstünde para vermeye çalışıyoruz elimizden geldiğince. maksat tabi ki para kazanmak, ev geçindirmek. şimdi size para hesabımızı da yapıyım.
günlük ortalama 15 araba. iç-dış oto yıkama 20 liradan 300 lira. bunu 30'la çarp 9000 lira. bu arada halı da yıkıyoruz onu yazmayı unutmuşum buraya ekleyim, halının metrekaresini 3 liraya yıkıyoruz, ordan kazandığımız para da aylık 2000-3000 lira arası. bu 4 kişiye verdiğimiz maaş toplam 4500 lira zaten. 7500 lira bizim gelirimiz yani aylık. şimdi gidere gelecek olursak eğer, su, elektrik(3 fazlı sanayi elektriği) ve ilaç, deterjan, koku vs. derken 3000 lira civarı. elimizde kalan 4500 lira. bakmayın siz onu da makinelerin borçlarına ödüyoruz şimdi.
bizim de o kadar stresini yaptığımız işten ne kadar kazandığımız malum. türk işçiler bizden ne bekliyor gerçekten merak ediyorum. babam suriyeli işe aldım dediğinde verdiğim tepki gayet netti aslında. baba yanlış yapıyorsun, başımıza bela etme vs. dedim de şu an bunu dediğime pişmanım.
1) adam çevresini rahatsız etmiyor(türkler son ses müzik açıyor)
2) müşteriyle konuşmuyor, sadece işine bakıyor(türkler bayan müşteriye sarkıyor)
3) en önemlisi ahlaksızlık yapmıyor(türkler her dakika küfür ederek, karıya kıza bakarak çalışıyor)
şimdi tekrar soruyorum, bizim suriyeli çalıştırmamız doğru mu yanlış mı? bir şekilde eve ekmek götürüyoruz, yine aynı şekilde başka insanların ekmek kapısı oluyoruz. ama gelin görün ki türk kaçıyor. kaldı ki yukarıdaki 3 maddede türklere taviz veriyoruz.
artık bir görüş belirtemiyorum, doğru mu yanlış mı siz söyleyin sevgili sözlük yazarları. her türlü eleştirinize açığım. sayın, sövün ama bir şey söyleyin lütfen. ne yapacağımızı şaşırdık.
not: hiçbir şekilde ırkçılık yapmaya çalışmıyorum, bu konuda hassasım. sadece önceliğimiz kendi vatandaşımızdı. onlar da bizi rezil ettiler.
390
nem çok nem. yatılmıyor...
391
sinek çok sinek. yatılmıyor...
392
en çokta dert çok dert. yattırmıyor.
393
galatasaray'ın hali fena, uyutmuyor.
395
f5 aşındırılan transfer nöbetleri geliyor akla, efkar uyutmuyor...
396
life is strange sözlük. böyle oyun mu yapılır laaaan.
397
ffp denen boka batmamıza kim sebep olduysa rok'a havale ediyorum amk. asırlık çınarın düştüğü kepazeliğe bak. bu ne anasını satayım oldu olacak menemen sezonu diyelim.
398
hep daha iyisi olabilecekken kendimi hep daha kotusune soktum sozluk. cok iyi dostlarim arkadaslarim var ama dertlesmek cok farkli bir dunya. onlar beni biliyor taniyor dertlesirken karsi taraftan hep "evet abi" lafini bekliyorsun. onlar da buju sana veriyor. hal bu ki ben kimim ?
buraya niye yaziyorum sozluk. cunku sen beni tanimiyorsun. sen beni bilmiyorsun. en buyuk ortak noktamiz sari kirmizi zannedilirken belki en buyuk ortak noktamiz ayni dünyada nefes aliyor olusumuz.
sozluk bu ara cok dertliyim. kpss olmadi 30 kisi atiyorlardi ama inanmistim olmadi, muhendislik olmadi , okulu cok uzatmistim bi o bitti sozluk. bu sene bi bunu yapabildim. zamanımi bosa gecirdim hep. will smith filmlerinde dunyayi kurtarmadan once alarmini susturur dun aksamdan kalma krakerleri goturur sporunu yapar dusunu alir ve kasarli tostunu yer ya. ben hep boyle duzenli olmak istedim ama ben hic boyle olamadim sozluk.
hep oteledim kendimi. icime girisken distan hep pasif adam kaldim. simdi askere mi gitsem hazirlansam mi is mi bulsam ama bizim sektorde de para yok bunun icin kpss ye daha az asilicam deger mi yoksa askerligi uzun donem yapip hem para biriktirip hem kafa bosaltip orada da sinava tekrar mi girsem. ya benim kafam turlu corbasi gibi olmus sozluk her seyden var.
bir donem surekli uyku sorunum vardi. b12 cok dusuk cikti. odaklanma sorunum hala var aslinda. kafam dunku iki olaya bugun ki uc olaya ve yarin ki dort olaya birden calismaya calisiyor. rahatsiz degilim ama odaklanamiyorum o kotu.
ya sözlük dert ne biliyor musun ? dert aile. allah bozmasin cok iyi insanlar ve ben onlarin beni dusunup bu yastan sonra kendi hayatlarina yogunlasmalarinu isterken surekli benle kaygilanmak zorunda kalıyorlar. uzuluyorum sozluk. beni en cok uzen bu. insanlar hayatlara bir kere geliyorlar ve bunun tadini çıkarmalari gerekirken calisiyorlar ugrasiyorlar ve stresleniyorlar. buna bakkim yok.
sozluk 25 yasindayim. ve kimse bilmez 3 yildir bende yaşlılık korkusu basladi. nedenini bende bilmiyorum. 30 da evlensem 40 yadindayken daha 10 yasinda cocugum olmus olabilir. aradaki ucurumu dusunuyorum ve bu beni dertlendiriyor.
yurtdislarini gezmek istiyordum bunu hala basaramadim. ya tamam sozluk bu hayatt herkes istedigini yapamiyor ama bunh yapabilecekken yapamamak ertelemek zorunda kalmak da ayrica uzuyor beni.
sozluk daha var ya var. biliyorum bunlar dert degil ne hayatlar be insanlar var. ama allah da dagina gore kar vermez ki be sözlük?
seviyorum sizleri.
399
gastrit ve reflü sıkıntılarım var sözlük. yaklaşık bir senedir diyetisyene gidiyorum ve sayesinde 12 kilo alıp normal bir insan görüntüsüne büründüm. evimde rahatım ama aberdeen üniversitesi doktoraya kabul etti. geleceğim için oraya gitmem lazım fakat bu illetler tekrar beni rahatsız edecek ve oradaki hayatımı mahvedecek diye korkuyorum. işin kötüsü 7 senelik kız arkadaşımla farklı şehirlere kabul edildik ve yanına gidebilmem için vize almam gerekecek ama sanırım oradayken alamıyorum. mutluluk ve gerginlik arasında gidip geliyorum.
400
bu gece yine onu düşündüm sözlük. zaten dün de düşünmüştüm. evelsi gün de...
bu hafta bi tek cumartesi günü düşünmedim galiba. çünkü o gün sabahlamıştım, uyumamıştım. zira hep başımı yastığa koyduğumda aklıma geliyor. ne zaman ki uyumaya heveslenip gözlerimi kapasam hep o gülüş karşımda. sanki bana gülüyormuş gibi. oysa benim gözlerim kapalı.
kime gülüyor o zaman?
bana olmadığı kesin gibi.
bak bu gece de uyku yine haram olacak gördün mü sözlük? böyle böyle saati 4 ediyorum her gece. sonra zaten uyumuyorum, uyuyakalıyorum. onun her gece benden daha fazla uyuduğuna eminim oysa. çünkü düşünülenler düşünenlerin yerine de uyur sözlük. öğrendim ben bunu.
ha bi de saçları var tabi. rüyalarımdan uzun saçları... sanki saçı ilk kez onda gördüm ben. diğer herkes kel benim için. valla bak sözlük.
şimdi gözleri, gülüşü falan diyeceğim de yazıyı bitirememekten korkuyorum.
neyse umut işte bizimki de.
ama ben inanıyorum ki o milan'a değil galatasaray'a gelecek sözlük. yine o yüzündeki tatlı tebessümle 2 yıllık sözleşme imzalayacak. belki de futbolu bizde bırakacak be sözlük. inanıyorum ben.
zlatan'ım benim <3