• 552
    insan oğlu bazen güzel şeyler yapmayı sever. örneğin sokakta gördüğü bir kediye kıyamaz ve markete gidip koşa koşa ona mama alır, suyunu eksik etmez ve onunla konuşur tarzda hareketlerde bulunur. bunlar güzel hareketlerdir. özetle içlerinde iyi insanlar olmakla beraber maalesef tüm dünyada kötü insanlar da vardır.

    az önce twitter (x) önüme düşen bir videoda (izlemeyin ve istemeyin) bir mahlukat kediyi ölesiye dövdü ve ölmesine sebebiyet verdi. bu olay daha önce de yaşanmış fakat o mahlukat ceza bile almadan yırtmıştı hatırlarsınız.

    bunu yapan da hızlıca polisler tarafından yakalanmış fakat hiç ümidim yok. aslında sorulacak tek soru şu: bir insan bir kediden ne ister? neden canice bu hareketlerde bulunur? bir kedinin size ne kötülüğü olabilir?

    ben her zaman onlara dokunduğum anda acaba bir yeri acır mı dediğim kedolara bu canice öldürme hakkını size kim veriyor? bu tarz insanları etrafınızda barındırmayın. bu tarz eğilimlerde olan insanları da gereken yerlere şikayet edin başka eroslar, başka kediler, köpekler ve diğer canlılar ölmesin.

    kedilere ve diğer canlılara iyi bakın. çünkü onlar birer can ve kötülüğü hakketmiyorlar hiç bir şekilde.
  • 557
    iş hayatı berbat, piyasalar berbat, ülkenin hali berbat. herkes bundan etkilendiği için sosyal hayat ve ilişkiler de genel olarak berbat. hepsinden sıyrılıp kendimizi avuttuğumuz hobilerimize, zevklerimize, özel yaşantımıza da sirayet eden bir kötülük var. bu sebeple sağlık sorunları da hızla artıyor. nefes almak bile zor gelmeye başlıyor yavaş yavaş. bütün bunların içinden nasıl çıkılacak bilemiyorum. birçoğumuzun bunlardan muzdarip olduğunu da biliyorum. işsizlere iş, sağlık arayanlara şifa, hukuk arayanlara adalet, mutluluk ve huzur arayanlara kalplerine göre nasip dilerim. bu kötülüklere yol açan herkese de hak ettikleri sonu bu dünyada görmelerini…
  • 562
    ağustos başında aşağıdaki entry'yi girmiştim:

    (bkz: #4243500)

    katiline herhangi bir indirim uygulanmadan 3 yıl 8 ay hapis cezası verildi. umarım bu karar emsal olur ve en azından bundan sonra bu tarz eylemde bulunacaklar yanlarında kar kalmaz.

    https://x.com/.../1975165050093449516
    https://x.com/.../1975164019712368765

    cezve huzur içinde uyusun ve diğer minnaklarda.
  • 566
    14 aralık 2025: sezaryen ile bir bebeğimiz oldu.
    (bkz: #4333114)

    her şey yolundaydı.

    yer: mardin- kızıltepe
    30 aralık sabahı 5.30: eşim aniden çok şiddetli bir baş ağrısı ile beraber ağlayarak uynadı.
    kafamın içi patlamak üzere dedi.
    bulantısını sordum, o da varmış. kibas'tan şüphelendim ve derhal devlet hastanesi ciddiyetinde olması gerektiğini düşündüm ama eşim bir an önce bu ağrı geçsin diye cihanpol adında bir özel hastane var, arabayla 2 dk. sürmez; oraya gitmeliyiz dedi.
    gittik ve şikâyetleri söyledik: daha önce hiç öyle bir ağrı ile karşılaşılmamış ki o kadar yüksek şiddette bir baş ağrısı ve bulantı var.
    parol takıp takipte kalalım dedi, peki dedik. belki bir ihtimal geçecek bu ağrı ve yoktur inşallah kötü bir ihtimal.
    parol bitince sıvı ihtiyacı nedeniyle dekstroz da verildi ve ağrının durumu soruldu. 10 üzerinden 10 şiddetiyle geldiysem şu 8 an dedi ve bir şeyler yapın dedi. kusma isteği gelişti osman hoca zofran verdi ve bir dakika içinde kusma eylemleri; 1 attı, 2 attı. 3.kusma isteğinde atamadan kasılmaya başladı.
    doktor derhal beyin tomografisi dedi; zahmet olmasın ama osman hocam!
    tomografi çekiminden sonra sonucu sorduk: temiz diyor.
    ama diyor, bir nöroloji uzmanına da danışacağım. peki, dedik.
    mardin eğitim araştırma hastanesi nöroloji uzmanı dr. abdullah çiçek sağ olsun. hastayı bana gönder dedi.
    düşünün sabah 5:30-6:00'dan öğle saat 12 cıvarına kadar buradayız. full zaman kaybı!:(
    sevkini sağladık, yapılan işlemler dosyalandı ve yola çıktık.

    yer: mardin
    eğitim araştırma hastanesinin hızına hayran kaldım.
    2 saat olmadı toplam orada olmak.
    -önce yarım saat sonra bt ve mr sonuçlarına göre bize beyin kanaması haberi geldi. sonra yarım saat boyunca bölgede anjiyo yapılabilecek imkân ile beraber kabul eden doktor bilgilendirildi ve ikinci saatin içinde dicle üniversitesi tıp fakültesi nöroloji uzmanı eşref bey’e hasta öyküsü bilgilendirildi. sağ olsun o da kabul etti ve izinde olmasına rağmen nusaybin'den yola çıktı.

    sevk etmeye gelen ambulans ekibindeki arkadaşlarımı önceden eğitimlerden falan tanıdım. eşimi ambulansa koyduk ve çıkalım dediler çıktık derhal.

    yer: diyarbakır- dicle üniversitesi
    beyin cerrahı ve nöroloji uzmanı baş başa verdiler ve önce çok azar çok azar devam eden kanamanın durdurulup kafa içinin temizlenmesi kararıyla ilk operasyonu yapmışlar ve anjiyo bölümünün hazırlanmasını bekledik nöroloji yoğun bakımda sabırla.
    birkaç saat sonra girişim başladı ve kafa içi basıncı yüzünden sonuna kadar gidilemedi.
    tekrar yoğun bakıma yeniden yatırldı.

    31 aralık:
    1 gün sonra daha önce derik'ten tanıdığım asistan bir doktor ile karşılaştım. azad hocam.
    bilgilendirmeyi bana o yapacakmış meğer. görüştük, şaşırdık ve hal hatır sorduk.
    çok açık konuşmak zorundayım dedi. eşin koma durumunda ve tüm medikal ve insanı ihtiyaçları yapılmaya devam ediliyor.
    ancak umut var mı diye sorsan, bence en kötü tabloya hazırlıklı ol; çünkü yapılabilecek hiçbir şey kalmadı. kafa içindeki basıncı halen var ve art arda olan 2 tane anevrizma daha var ki bunlardan biri çok fazladır 8mm, diğeri 3mm.

    1 ocak 2026:
    yeni yılınız kutlu olsun yazar ve okur renktaşlar.
    haydi çok güzel bir mucizevi haber alayım da yeni yıl bize de kutlu olsun…
    gaziantep'ten özelde sanırım bir doktor ile görüşmüşler, e-nabız üzerindeki tüm verileri tamamlayın kontrol edeyim demiş sağ olsun.
    sordum sağıma soluma türkiye çapında tanınan bir isimmiş: aslan güzel.
    bakmış ve malesef umut yok, demiş.

    ya o kafa içindeki basınç kendiliğinden düşsün ya da dışarıdan sizden bana gelebilecek var olan umudu çoğaltacak çok güzel bir haber sizden gelsin.
    hiçbir şey yapamayacak olan herkesten dualar bekliyorum.
    hasta adı özlem, anne adı emine: belki yasin hatmini topluca yaparsınız umuduyla bu bilgiler.
    benim ismim mahmut, şimdilik nöroloji yb kapsında beklemekten başka bir çarem yok henüz.

    mesajlarınızı takip edeceğim. yazacak olan herkese iyi dilekleri için teşekkürlerimi şimdiden sunup ilerleyen günlerde ayrıca dönüş yapacağım.

    kızımız kızıltepe'de bizi çok özledi, kadeşlerim yengem teyzem bakımını yapıyorlar.
    haydi annesine kavuşturalım kızımı.
    hastamızın benden çok- annesinden çok, kızı için bir çare…

    sizleri çok seviyorum…
  • 567
    1,5 senedir açmış olduğum bi dava mevcut. sonuna kadar haklı olmama rağmen prosedür o kadar yavaş ilerliyor ki anlatamam. açtığım dava bir ev üzerine ve şu ana kadar ikinci el orta segment bir otomobil masrafı yaptım. ne zaman sonuçlanır bilmiyorum dava. artık ilgilenmiyorum bile. arada avukat gelip bir şeyler söylüyor, yapılması gereken bir şey varsa yapıyorum o kadar. 4 kez duruşma oldu, en sonuncusu reddoldu, temyize gittim. bi o kadar daha sürecek kesin.

    çok büyük ihtimal çıkacak dava sonucu beni tatmin etmeyecek ama artık bunu bi gurur meselesine haline getirdim. öyle ya da böyle sonuçlanacak, bitecek bu iş.

    türkiye şartlarında iyi maaşlı bir işim var ama özellikle son zamanlarda yapmış olduğum mahkeme masrafı + kişisel harcamalarım falan boyumu aştığını farkettim. bir allahın kuluna dert anlatacak halim de kalmadı. bildiğin tek öğün yemek yer oldum. ailemden para almak işime gelmiyor, mahkemeden haberleri yok ama olaylardan haberleri var. bi ton nasihat suçlama vs dinlemek şu an ihtiyacım olan şeyler değiller. bilmiyorum ya hayatımın en kötü dönemi sanırım. dik durmaya çalışıyorum, tek yaptığım şey bu şu an. her hafta bi etkinliğe katılan, gezen tozan eğlenen insan artık sadece geçim derdini düşünen biri oldu. binbir türlü dertler oluyor insanların hayatlarında ama daha önce hiç karşılaşmadığı türden şeylerle karşılaşınca sudan çıkmış balığa dönüyormuş. bunu anladım.

    uzun zamandır kimselere anlatamadığım bir şeydi bu. teşekkürler sözlük.
App Store'dan indirin Google Play'den alın