resim
Serdar Aziz
Takım:-
Mevki:Stoper
Yaş:35
Boy:1.83
Uyruk:Türkiye
  • 2044
    18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçında yaptığı harekete penaltı diyen ya gizli beşiktaşlıdır, ya objektif olacağım diye takımın her ortamda ezdiren taraftardır ya da futboldan hiç anlamıyordur.

    ona göre tepki verin bu arkadaşlara yani.

    ramos yapınca ne güzel abi adamların stoperleri taş gibi. bizimki yapınca öyle mi girilir. bilardo mu oynuyo amk tabi ki öyle girecek.

    geçen hafta belhandayı yediniz, bu hafta serdar. ulan hakemler çatır çatır bizi doğruyor, hakeme sallayıp oyuncumuzu koruyacağınıza, hakemin gazıyla oyuncumuza sallıyorsunuz. gerçekten yeter amk, zaten canımız burnumuzda.
  • 3135
    sadece eksiklerimize odaklanmamız ve fırsat satışlarını gerçekleştirmemiz gereken dönemde yine bir galatasaray klasiği olarak hiç beklemediğimiz noktalardan kaosun içinde bulduk kendimizi, hadi olsun biz alışığız diyelim, biz böyle diyelim de, bu durum dillere pelesenk olmuş "plansızlık" olgusunun sözlük tanımıdır, belirtmeden geçemeyeceğim.

    transfer sezonlarında yazmaktan da, okumaktan da genel olarak hiç haz etmiyorum, mümkün olduğunca ilgilenmemeye çalışıyorum. serdar aziz konusunda da karar netleşinceye kadar yazmak istemedim, olay tahmin ettiğim, ama tahmin ettiğim gibi olmasından korktuğum bir şekilde sonuçlandı.

    öncelikle ben kulüp içinde özellikle takım sporlarında disiplin, ahenk, kültür bu konulara oldukça inanan bir insanım. bunlar korunması gereken ve bir karakteristiği olması gereken kavramlar, fakat ben şunun da farkındayım bu kavramların dinamikleri de değişti hala da değişiyor, değişmeye de hep devam edecek. bunu inkar etmenin bir anlamı yok. sosyal medya girdi hayatların içine, insanlar/biz tahmin ettiğimiz kadar akıllı değiliz, daha bunu iş/özel hayatımızda nasıl kullanacağımızı ve yorumlayacağımızı bilmiyoruz, buna göre olguları değerlendirirken eskiye göre farklı düşünüyor ve yargılıyoruz, bu elde bir olsun.

    ikinci konu, kadro dışı ciddi bir karardır, eşit suça eşit ceza prensibini de unutmayalım, her suçun bir ağırlığının olduğunu da bilmeyen yok. serdar'ın yaptığı disiplinsizlik midir, gerçekten anlatıldığı gibi ise evet disiplinsizliktir. terim yönetimindeki kadrolarda ilk kez mi yaşanmıştır, hayır. bu fiilinin bir cezası olmalı mıydı, bence yüzde yüz olmalıydı. fakat bu kesinlikle kadro dışı olmamalı. diyelim üst paragraftaki yeni yaşam normlarından arındık (bence keşke), eskisi gibi her şey, 80'ler, 90'lar futboluna gidelim, ben yaş olarak hatırlayabilecek bir yaştayım. serdar'ın yaptığı çakallığı türk futbolunda her takımda bu zaman diliminde, genelde yabancılar olurdu, her sezon yapan en az bir futbolcu muhakkak çıkar. izleyemeyen arkadaşlarımız belki çoğunlukta aramızda, belki kulübün veya hocanın haberi oluyordu durum tam aynı olmayabilir ama 1996-2000 galatasaray'ında hagi de dahil olmak üzere ilk yarı son maça çıkmayan çok oyuncumuz olmuştur. buradan sakın, bu iş normal dediğim anlaşılmasın, bu işin yaptırımı vardır, bu yaptırım da benim fikrim ve hatırladıklarım para cezası olmalıdır, belki ilaveten biraz da daha önce hocanın burak'a yaptığı gibi biraz kulübeye çekme.

    edit not: bu arada, maçta performans veremeyecek biri gayet de maç saatinde veya hemen bitiminde tatile gidebilir, bu gayet normaldir. tabi gerçek durum böyle ise.

    ilave olarak serdar terbiyesiz falan da bir adam değil bildiğimiz kadarı ile. özür de dilemeye, yaptırım görmeye de razıydı bildiğimiz kadarı ile. bu olay haricinde neler oldu ya? eren ile aynı kefeye koymak ise abesle iştigaldir. saha dışında neler oluyor bilmiyoruz ama sahada biri elinden geleni ardına koymayan bir savaşçı, biri ise sahada bildiğin "bana ne ulan, bana mı oynuyorsunuz" diyen bir adam. hoca detaylara önem veren bir adam, ig videoda ikisini bir anması bile serdar'a hırsını alamadığının bir göstergesi.

    tek olaya dayanmadığını söylüyor hoca ama o çıkıp anlatmadıkça bunun aslını asla tam öğrenemeyeceğiz. o sebeple ben bu olay üzerinden değerlendiririm ve gönül rahatlığı ile bu krizin rezalet bir şekilde yönetildiğini söyleyebilirim.

    hangi müspet sonuç çıktı buradan?

    yanıt, hiç.

    takımdaki en iyi stoper, ozan falan diyenin kalbini kırarım, gitti. para cezası artı çok sert bir ihtar ile bir allahın kulu duymadan çözülebilecek olay sonucunda oyuncu kaybettik. ha disiplini, düzeni sağladık derseniz, back to 3. paragraf, maalesef dünyada artık öyle bir devir kalmadı, mourinho gibi kapı kapı kovulursunuz maalesef artık futbol da, dünya da, endüstri de bu oldu. davulla, zurna ile kadro dışı bıraktık, hadi hatadan para kazanalım desek, kimse duymadan, sakin bir şekilde yönetilse satacağımızın çok daha azına satacağız.

    eksikleri kapatacağımız transfer döneminde asıl hedefler üzerindeki konsantrasyon kaybı da cabası.

    rakibe satsan ayrı dert, yabancı kısıtı çıksa ayrı dert. ha tabi ki giden gider, galatasaray'a oyuncu mu yok denilebilir belki ama bu kadar da ucuz olmaz. belki en başta yazmam gerekeni şimdi yazayım bu kadar ucuz sebepten adam harcanmaz. nefret ettiğim tudor için de yazmıştım, disiplin böyle sağlanmaz (en azından günümüzde). bunları bir de takımı şampiyon yapacak tek adam dediğimiz kişi yapınca ben bozulurum, bozulmakta da haklıyım.

    birileri çıkar tek olaydan başka neler var anlatır, o zaman derim ki helal olsun hocam, serdar sen de allah'ından bul, benim kaptan adayımdın sen be diye.

    o zamana kadar bu durum benim gözümde plansızlık, aşırı öfke ile alınmış bir karar olarak kalmaya devam edecek. arkasında başka, ama ciddi, bir şey yoksa eğer kendi elimizle dünyanın en saçma kaosunu yaratmış olabiliriz.
  • 3781
    futbolcu "sakatım, hastayım" der, maça çıkmaz, profesyoneldir.
    hastayım diyerek maça çıkmadığı günün akşamında tatile gider profesyoneldir.
    bu sebeple kadro dışı kalır, gider ezeli rakibinle transfer görüşmesi yapar profesyoneldir.
    görüştüğü takıma transfer olmak için yurt dışından gelen teklifleri geri çevirir, "göndermezseniz yata yata paramı alırım." der, türlü ayak oyunları yapar, profesyoneldir.
    yani futbolcu ne yaparsa yapsın profesyoneldir.
    işte serdar aziz de öyle bir profesyoneldir...

    ama aidiyet diye birşey var.
    biz aidiyet duygusu olan futbolcuyu severiz. bülent korkmaz'ı, metin oktay'ı, hasan şaş'ı...
    onun için adını "profesyonel" koydukları futbolcular ötede dursun.
    bize kaybettiğinde ağlayacak, sakatlanıp takımı yalnız bıraktığında bunu kendine dert edecek futbolcular lazım...
  • 936
    tiote'ye ileride sakatlığı sorun çıkartabilir diyerek maliyeti serdar'ın yarısı kadar olduğu halde kadrona katmıyorsun , ama ne hikmetse kadronda gereksinimin en az olan yere müzmin sakat adama çuvalla para verip alıyorsun. üstelik seninle daha maça çıkmayıp 2 milli maç oynayarak sakatlanıyor !

    verilen paralara müzmin sakat stoper alacaksak cacares'i alsaydık ! en azından bonservisi elindeydi adamın. ya sabır dedirten duruma neden olan futbolcu.

    sorun serdar'dan ziyade bu adamı alıp çuvalla para dökenlerde !
  • 2781
    eşinin yaptığı paylaşımın ardından hangi çirkin ithamlarla karşılaştığını, hangi yorumları okuduğunu merak ettiğim aslan yürekli futbolcumuz. üzerimize federasyonu, hakemi, basını, yazarı soluksuz geliyor ki, bunu bilerek de çıkıyoruz sahaya ama kendi futbolcusuna hele bir de bugüne kadar oynadığı herhangi bir maçta kaşını, kafasını, gözünü sakınmayarak oynayan, ileride kaptanlık pazubandına layık gördüğümüz bir insana ipe sapa gelmeyen lafların söylenmesi garibime gidiyor.

    akşam akşam canı sıkılan, buradan ekmek çıkartmaya çalışan galatasaraylılar ve onları gazlayan sosyal medya hesapları, ya mide bulantısının ortalama bir bünyede 4-5 gün(!) süreceğini düşünüyor, ya serdar'ın mide bulantısını öne sürerek herhangi bir konu yüzünden teknik ekibe, yönetime rest çekip maça çıkmadığını iddia ediyor ya da maldivler'e gitmek için kalkacak uçağa yetişmek amacıyla bahane uydurduğunu iddia ediyor olsa gerek.

    dünkü maçın bu konu ile ne ilgisi olduğunu da hiç anlamış değilim.

    son olarak kendisine iyi tatiller ve eğlenceler dilediğim defans oyuncumuzdur.
  • 4287
    sarı kırmızı formayla gördüğü kartların günahını sarı lacivert formayla çıkaran fb'li oyuncu. kaç maçtır üst üste kartlık pozisyonlardan öyle bir sıyrılıyor ki bu hareketleri galatasaray formasıyla yapsa kaçıracağı maç sayısı oynadığından fazla olurdu. kırmızı ile atılması gereken maçı sarı bile görmeden tamamlamayı* ali ve cücü abisine borçlu.
  • 1312
    serdar aziz'den akyazı stadyumuna...

    neden sakatlandı?
    birkaç pencere açılabilir. herkes bir şeylere kızmakta haklı. kimi osmanlı'ya kimi yönetime, kimi serdar'a...
    ilk olarak türk sporu ile başlamak gerekir. içi boş söylemler ve göstermelik yapılar ile içimiz doldu taştı yıllardır. bir kulübün adına osmanlıspor diyerek tatmin oluyoruz. yer adları fetişizminin perde arkasında yatan psikolojiyi bilahare yazarım. buna şehitler köprüsü vs, padişah adları gibi pek çok şeyi dahil edebiliriz. peki amaç gerçekten osmanlı mı? onun değerleri ve tarihimizle duyduğumuz gurur mu?
    madem öyle, adına osmanlıspor dediğin takımın stadı bu kadar rezillik, kepazelik içinde yüzemez.
    peki;
    riekerink bey "antrenman yaptırmadılar bize, ilk defa böyle bir şeyle karşılaştım." diyor.
    ahmet gökçek yapıştırıyor cevabı: "yarım saat geldi sahaya baktı. kötü oyunlarına bahane bulmasınlar."

    şimdi...
    bu güzide ülkemizin medyasının, insanlarının yepisyeni bir algısıdır. riekerink'in söylediği şeyle bu "jet yanıt"ın ne alakası var? yani kimse stada bahane bulmasın tamam da bu ne kepazelik diye sormayalım mı yani?
    bir diğer algı garipliği. "galatasaraylı oyuncular zeminden yakınıyor ama, osmanlı takımı bu statta oynamadı mı?" diyorlar medyada orada burada. yahu oynamasınlar! oynanmasın o zeminlerde! gelsin bizi cillop gibi zeminde evire çevire yensinler. neymiş osmanlı'ya daha büyük dezavantaj olmuş bu zemin. tüh tüh... çıkıp insan gibi "böyle yöneticilik olmaz! yöneticilik her şeyden önce sporcu sağlığını korumak, onlara adam gibi tesisler sunmaktır!" diyeme, sonra çevir kazı yanmasın.

    işte böyle bir zeminde sakatlandı serdar. lafı çevirmenin alemi yok. bizler bunların hepsini kanıksamış durumdayız. hepsi normal bize göre. o yüzden de neden sakatlandığıyla değil başka şeylerle ilgileniyoruz. bu ülkede her gün yüzlerce insan katlediliyor ve onu bile normalleştirip hayatımıza devam ediyoruz. serdar'ın sakatlandığı zemin zaten kimin umurunda olur...

    madem yöneticiler dedim... o konuya da geleyim. çıkıp yarın öbür gün ahmet bey'in saptırdığı gibi bizimkilerin de konuyu kendilerince kullanacağına neredeyse eminim. "yahu adam sakatlandı bu lanet zeminde, suçlu ben oldum, biz olduk." bu cümleyi duymaya az kaldı diye tahmin ediyorum, özellikle levent nazifoğlu beylerden. şimdi, serdar aziz'in literatürde çok basit bir tanımlaması var. sakatlık eğilimi yüksek oyuncu. bunu bilimsel olarak araştırdın da, detaylı incelemeler sonucu bastın parayı aldınsa, o zaman sorun yok. ama sen çıkıp ekrana, "ben aldım, ben!" diyebiliyorsun. bahsettiğimiz rakamlar milyon dolar arkadaş. öyle bir lokmada ağızdan çıkıyor da...

    yöneticiler; adamcılık, siyaset ve peşkeş üçgeninden kurtulamazlarsa sporundan da sporcundan da bir şey bekleyemezsin. örneğin;
    trabzonspor için önemli bir an değil midir stat açılışları? bir taraftar için stadın isminden tut, dış cephesinin boyası bile önemlidir. mabedidir orası.
    (bkz: #2083138)

    burada ne de güzel dile getirmişler söylemek istediklerini. siyasi bir liderin gelip de; "alın size stat, bu da ismi. hadi hayırlı olsun." demesi kadar trabzonsporluyu rencide edecek başka bir şey var mıdır acaba?

    her şeyimiz afedersiniz ama b.ka batmış durumda. geçmiş olsun serdar.

    son not:
    derler ki; deveye sormuşlar. "neren eğridir?", demiş ki; "nerem doğru ki?
    bizim ülkedeki develere soruyorsun. "neren doğru?" diye. "nerem eğri ki?" diyor.
    memleketimin devesi bile bir başka oluyor...
App Store'dan indirin Google Play'den alın