• 152
    ben yaptığı hiçbir işi beceremeyen, tam yapamayan, zeka yaşı en az 5 yaş olduğu zamandan küçük olan, büyük düşünemeyen küçük şeylere takılıp kalan, elinde çok büyük imkanlar olmasına rağmen olduğu yerde sayan hatta geriye giden, hiçbir zaman işe yarayacak bir insan olamayacak kadar yetersiz karaktersiz kalitesiz bir yığın et parçasıyım ve büyük ihtimal hep böyle kalacağım.
  • 153
    bir süredir "yaşınız geçiyor hadi artık çocuk yapın" baskılarına maruz kalıyoruz eşimle. kendimizi bu fikre adapte etmek için bir süredir ismi n'olsun, cinsiyeti n'olsun, gibi klişelerle ısınmaya çalışıyoruz bu fikre. işte günlerden bir gün.

    y- erkek mi olsun istersin kız mı?
    b- canım kız çocuk istediğimi biliyorsun zaten.
    y- erkek olsun ya, (ikna için) düşün en sevdiğin futbolcu ismini veririz.
    b- mesela?
    y- arda?
    b- ı ıhh
    y- selçuk?
    b- geç

    ...uzunca bir süre takımı saydı eskisiyle yenisiyle, yusuf altıntaş'a kadar gittik hatta.

    y- (bkz: hagi)
    b- (yutkundum amk)

    evet hagi beni çocuk yapmaya ve hatta erkek çocuk istemeye bile ikna etti gecenin bir yarısında. şimdi düşününce neye sevineceğimi kestiremiyorum aslında. 20 yıllık galatasaray kadrosunu sayan eşime mi, çocuk sahibi olma fikrini kabullenmiş olmama mı, bu çocuğun erkek olursa hagi, kız olursa ışıl* diye ikinci ismi olacağına mı???

    (bkz: çok büyüksün hagi)
  • 156
    fifa 2002'de ofsayt kuralını kaldırma seçeneği vardı. kaldırırdım sözlük. defanstan hakan ya da arif'e d ile pas atıp biraz koştuktan sonra yine d'ye basıp gol atardım. booking'i de kaldırırdım bazen, kaleciye çift dalıp hayatın aynen devam etmesi çok keyifli oluyordu.

    düzeltme: hakan'a pas atıyor olamam. çünkü adam takımda yoktu. ümit karan'dı o büyük ihtimalle.
  • 159
    çok mutluyum renktaşlar. öyle böyle değil anlatamam.
    zor bir sezon yaşadık. transfer algısı/beklentisi nedeniyle daha sezon başlamadan hedef tahtasına oturtuldu takım. futbolcular, teknik ekip ve yöneticiler her istim üstündeydiler. gergin başladık, beraberlikler, yenilen saçma sapan goller, osmanlıspor faciası... takım belli ki gergindi. bir yandan da diri futbol oynuyor, her maç üzerine koyarak gidiyorduk, makası da daraltmıştık. ta ki milli aradan sonraki her zaman kötü hatırlayacağım rizespor maçına kadar. maça erken gol bularak başladık. ancak henüz ilk yarıda sakatlk sebebiyle değişiklik yapmamız birden takımın ritmini bozdu. nitekim devreyi geride kapadık. sonra ikinci yarı oyunu yeniden ele aldık. tam oyunu soğutma vakti gelmişken, sakatlıklarla peşpeşe 2 değişiklik daha yapmıştık. nitekim 90. dakikasına önde girdiğimiz maçı, 90+'larda belki 40 yılda bir olacak şekilde olumsuzlukların üstüste gelmesi neticesinde kaybettik. o güne kadar istatistikleriyle ligi domine eden ekip o günden sonra hamza hocanın kovulmasıyla serbest düşüşe geçti. mustafa denizli takımın eksiklerini okuyamadı. yanlış hamleler, üstüne sakatlıklar, üstüne maliyetli, faydasız transferler takım günden güne yara aldı. tüm bunlar olurken, sezonun ortasında elimizde gol atabilen tek forvet formu burak yılmaz da mali durumlardan ötürü çin ligine satıldı. takım artık futbol oynayamıyor, adeta gol atamıyordu. nitekim çok sürmeden mustafa denizli de ayrıldı. orhan atik geldi, olmadı. sonra esas vazifesi altyapı hocalığı olan, hollanda'nın bağrından kopup gelen, aslan yeleli jon olde riekerink geldi. ciddi müdahaleler neticesinde takımı yeniden işler hale getirdi. denizli'nin formaya küstürdüğü emre çolak yeniden elini taşın altına soktu. nitekim, uefa'dan ceza aldığımız dönemde acılarla, sıkıntılarla geçen bir sezon finale çıkan galatasaray'ın asil finaliyle milyonlarca renktaşımın başını dik tutup, yüzünü gülümseterek bitti. allah'ıma şükürler olsun.

    darısı nice finallere.
  • 163
    sözlük ağlama duvarı kapalı olduğundan buraya yazdım öncelikle bunu itiraf edeyim ve monitörünüze düşecek olan bir kaç damla göz yaşı için şimdiden özür dilerim :(

    her şey aylar önce entry numaralarına bakarken bir gerçeği fark etmemle başlamıştı.

    (bkz: 2000000 numaralı entry/#1947763)

    ayrıca normal bir insan neden entry numaralarına bakardı ki? çünkü normal değildi :(

    #1300000

    #1400000

    #1600000

    #1996000

    sonra yakın zamanda aynı başlığa belki de totem babında şunu yazmıştım (bkz: 2000000 numaralı entry/#1996003) ve ben bu entryi bile kimse uyanmasın diye tematik modda yazmıştım. daha sonra bakıldığında, başlık okunduğunda havalı olsun diye :(

    artık günlük entry sayılarının ortalamalarını falan alıp tahmini süreyi bile belirlemiştim kafamda. normal şartlar altında bu gece ya da yarın sabah saatlerinde bu entryinin girilmesi gerekiyordu ama tolga ciğerci ve luis pedro cavanda transferleri sebebiyle sözlükte olağan üstü bir hareketlilik oldu.

    ben yine de hazırdım çünkü entry zaten çok önceden yazmıştım depomda tutuyordum :(

    saatlerdir de entry sayısını inceliyordum ama öyle boktan bir saatte girildi ki, artık son 1 saattir bilgisayarın başında olan ben işten çıkmak durumundaydım. aslında yine normal şartlar altında eve gittiğim anda yetişebilirdim ama o kadar hızlı ve çok entry girildi ki ve ben bir elimde telefon bir elim direksiyonda iken (evet araba kullanıyordum, şansımı skym) belki de saliselerle kaçırdım :(

    ve abartmıyorum arabayı sağa çektim dörtlüleri yaktım ve şunu okudum :(

    (bkz: #2000000)

    kardeşim olaydan habersiz ibrahim kızıl'a sallarken bir yazarın dibi görmesine sebep olduğunu bilemezdi ki... bir efsaneyi başlamadan bitirdiğini...

    yani şu kadar uğraştan sonra kendimi şu an 2.000.0000'uncu müşterisine 2 milyon euro hediye edecek olan süpermarket zincirinde kıza yazacağım diye yerini veren adam gibi hissediyorum :( (u: bu hikayedeki kişi ve kurumlar hayal ürünüdür :( )

    bu da benim piç olan entrym (bkz: #2000001) :(

    özet geç diyenler için özet:

    şansımı skym :(
  • 169
    türk futbolundan keyif almıyorum artık sanırsam. o kadar karanlık ve pis ki saha içi yorumlarım arkadaş çevremde çok ciddi derecede azaldı. belki de futbolun bu kısmı bana daha ilgi çekici geliyor, o hakem, bu yönetici demek, onlara kötü söz sarfetmek benim için bir rutin haline geldi. türkiye ligi beni fazla eğlendirmiyor artık. futbolu eğlence için izlemiyorum. stres olmak, gerektiğinde küfür etmek için izliyorum herhalde. sosyal medyanın zararı herhalde bu bana. farklı fikirler okumak, karşıt görüşler okumak oyundan yeteri kadar keyif almamamı sağlıyor sanırsam.
  • 170
    2 yıldır futbol oynamıyordum. sırasıyla iki dizimi de sakatlayıp birer senede atlattım. iki hafta önce işyerindeki arkadaşlarla maç ayarladık. 15.dakikada chelsea formalı siyahi arkadaş sakatlanınca maç bitti. bir hafta sonra bu kez ortaokuldan arkadaş aradı, maça çağırdı. 7-7 oynadık. oynayanların çoğu birbiri ile akraba veya tanış. ben neredeyse hepsini ilk defa görüyorum. küfürler havada uçuşuyor. bir tanesi de hakem olmuş. 10dk dayanabildiler. hakemin gelmişini geçmişini anarak sahadan attılar. hatalı gol yersem rüştü'ye dönerim diye kale çizgisine yapıştım kaleden çıkamadım. bu kez de çizgi kalecisi eleştirilerine maruz kaldım. kaleyi boşaltıp çıktım, bu kez de defans adamını tutmayıp gol yedik. kendimi 2014-15 sezonundaki muslera gibi hissettim. son dakika golü ile 9-8 kaybettik maçı. ilginç olan ise yediğim 9 golün 5'ini defans kendi kalesine attı. böyle defans olmaz olsun. umarım haftaya yine çağırırlar :(
  • 171
    24 ekim 2010 fenerbahçe galatasaray maçı için iddaa'da fenerbahçe'ye oynamıştım sözlük. amacım para kazanmak falan değildi. o güne kadar neredeyse 30 kupon yaptım hiçbiri tutmamıştı. dedim ki bu maçı kuponda son maç olarak getirebilirsem belki yenilmeyiz. ve tam bir sinsi gibi, bir uyanık gibi bütün hafta en banko maçları araştırdım -ki önceden yapmadığım birşeydi bu- . resmen kupon yatırmak için araştırma yapıyordum. her neyse chievo'ya 1 verdim, son 12 real sociedad-espanyol maçı üst bitmiş ona üst verdim, basketbolda tofaş'a falan oynadım. 6 maç tuttu, son maç bu kaldı. 2'ye 40 lira veriyordu. handikap vermedim yoksa tek farklı yenilebilirdik. 10 yıl sonra kadıköy'de puan aldık ve benim kupon yattı. ligin 2. yarısındaki maçta da aynı şeyi yaptım ama kupon zaten bir nba maçı yüzünden yattığı için işe yaramadı galiba :( sonra 2012 mayıs ayında ilk ve son kuponumu da oynamaya başladıktan 3 yıl sonra tutturmuş oldum ve zirvede bıraktım. 5 yıldır oynamıyorum.
  • 172
    9 ocak 2017 tbmm başkanlık anayasası görüşmelerinden ve dolar/euro'nun yükselişinden daha doğrusu memleketin içinde bulunduğu durumdan diyelim, fazlasıyla etkilenmiş olacağım ki, dün gece saçma sapan bir rüya gördüm.

    abd ülkemize savaş açıyordu daha doğrusu dış politikada kendilerine karşı sürekli agresif bir tutum sergiliyormuşuz ve bu sebeple ülkeye müdahale ediyormuş,

    bu savaşın ismi de 2016 x attack'tı :(

    yani öyle son yıllarda bilgisayar oyunları ya da bu tarz filmler izleyen biri de değilim, dün de en son bizim ettifaq maçını izlemiştm tv'de etkileneceğim bir şey izlemedim de...

    dışarıdayım uçaklarla üzerimize bombalar atılıyor ve herkes sağ sola kaçıyor, ben de bir binanın bombaların atılmadığı tarafına saklanıyorum. fakat uzun süre orada öylece kalakalmışım. sonrasında bizim kurumdan öyle çok da muhabbetimiz olmayan bir eleman ve bir arkadaşı benim yanıma geliyordu ve bana bir doktor maskesi vererek "sakın bozma, doktor gibi davran" şeklindeki telkinleriyle sığınak gibi yerde yaralı ve esirlerin bulunduğu bir yerden, amerikan askerlerinin arasından beyaz önlüğüm ve beyaz maskemle geçiyorum. şöyle bir kıyafetle,

    http://static3.depositphotos.com/...scrubs-with-mask.jpg

    sonra bir yerlerden geçiyoruz ve bir odaya giriyoruz. odada kardeşim ve oğlum vardı. oğluma sarıldım, öptüm kokladım, kucağıma aldım konuşuyoruz, eşimi, annemi ve babamı göremedim ama rüyamda eşimle, annem varmış sanki de, ben babamı soruyordum, "iyi o da buralarda, dışarı çıkmış olabilir" diyordu kardeşim. herkesin iyi olmasına sevinmekle, ülkenin içinde bulunduğu duruma üzülmek arasında duygularla uyandım.

    böyle gergin, bunaltıcı ve iğrenç saçma sapan bir rüyaydı.

    hayır olsun diyorum ama etkilendim rüyadan.

    inşallah ülkemiz tez zamanda normalleşme yoluna girer... daha çok şey yazasım var yazarım, çok doluyum da burası yeri değil...
  • 174
    12 şubat 2017 galatasaray kayserispor maçı 2-1'e geldiğinde kalan 7-8 dakikada maç 2-2'ye gelse bir dert gelmese bir dert diye düşündük kardeşimle. o gelsin dedi, ben gelirse riekerink'i kovmazlar diye gelmesin dedim.

    hatta maç 2-0'ken, sırf skorerde üst verdim diye kayseri ataklarında da heyecan yaptım. eren'in golüne de sırf üst tutturdum diye sevindim. ben cinayet oldum. dursun benim galatasaraylılığımı sarstı. bu yaptığımın kefaleti nedir sözlük?
  • 175
    bu sene beşiktaş haricinde her takımın şampiyonluğuna kabulum, buna fener de dahil. 4.yıldız falan da umrumda değil. biz taktık ta ne oldu? 4 yıldızlı takım kimlere emanet(!) görüyoruz işte. bu sene beşiktaş yönetim, futbolcu, taraftar inanılmaz derecede antipatik gelmeye başladı. geçen sene en azından top oynuyorlardı, bu sene o da yok.

    ayrıca eline geçen fırsatı tepen futbolcuları da tebrik ederim. hayatımızı siktiniz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın