• sabri' nin geriye doğru gidişinde taraftarın hiçbir suçu yok zaten, genç takımdan ilk çıktığında fırtına gibi olan, harika bir futbolcu kazandık dediğimiz adam önce zorla sağ bek yapıldı.sonra da başta kendi taraftarının aptalca esprileri ondan daha kötüsü rezil, haysiyetsiz aşağılamaları sayesinde özgüveni yerden yere vuruldu.özgüvenin bir sporcu için ne anlama geldiği herkesin bildiği bir şey anlatmaya gerek yok. bu adamda altyapıdan ilk çıktığında özgüven fazlasıyla vardı ve müthiş işler yapıyordu.evli, çocuklu bir adamsın ve binlerce gerizekalının sağda solda senin hakkında aşağılamalar, aptalca espriler yaptığını biliyorsun.kendini onun yerine koy ve eşinle 5 dakika internete bakayım dediğini düşün.eşinin yanında küçük düşürüldüğünü düşün, takım arkadaşlarının bunları gördüğünü bildiğini düşün.özgüvenin paramparça olmaz mı? ondan sonra herhangi bir maçta kafan rahat oynayabilir misin? özgüvensizlik hayatın her alanında insana bildiğini bile unutturur, yapabileceğini yapamaz hale getirir.kupa maçında attığı golden sonra yaptığı hareket herşeyi anlatıyor aslında okumasını bilene.ama siz espri yeteneği olmayanın son çaresi olan sabri esprilerini okumaya devam edin.sabriyi ağzına sakız edenlerin çapı anca buna yeter.
  • hazır pazar günü celtic maçı* varken, kendisine bir şey söylemeden 5. 6. dakika gibi oyundan çıkartılsa, tribünler bir anda ayağa kalksa "bu taraftar seninle gurur duyuyor" diye stadı inletseler. sabri ne oluyor diyemeden, yine bir anda kendisini takım arkadaşlarının omuzlarında bulsa ve ismine yakışır bir jübile yapılsa..

    ulan düşündüm, gerçekten tarihe geçer, efsane olur.
  • 4 sene evvel yetersizoğlu yetersiz olduğu için yerine arsenal'in sağ beki transfer edilen oyuncu. 4 sene geçti, dünya futbolu hep ileri giderken doğal olarak yedekte bekleyen ve ekstra çalışma yapmayı sevmeyen yetersiz sabri fizik olarak da bir o kadar geri gitti. ama gelin görün ki 4 sene sonra yine galatasaray'ın ilk sağ beki olarak kadroda. hadi bir adam 19 yaşında genç bir sağ bektir de eboue'den 4 senede birçok şey öğrenir ve daha güçlenmiş bir şekilde o'nun yerini alır ama öyle bir şey de yok. adam 31-32 yaş aralığına geldi. bu nasıl iş arkadaş? bir insan da çıkıp şu dediklerimi düşünmedi mi koca kulüpte? bu takımı kimler idare ediyor? taraftarın psikolojisiyle bu kadar oynanır mı? geçen sene prandelli rezil olduğumuz cl maçlarından sonra 'geçen sene takım cl'de daha iyiydi, bu sene neden böyle?' diye sorulduğunda 'geçen seneki takımla bu takımın arasında ciddi farklar var' demişti de bir dünya tepki görmüştü ama haklıydı adam. eboue yerine veysel, riera yerine tarık çamdal, drogba yerine burak oynuyordu lan kadroda? bu üç oyuncunun mevkileri de çok kritik mevkilerdi ama kimse işin bu tarafına bakmadı. adama da yazık oldu, taraftara da.
  • kendisinin poloya bindiği falan yoktur. haberi gördüğümde bir arkadaşının arabası falan denmişti.

    ilginç olan nokta şu bence ; benim şahsıma ait bir arabam yok, kötü diye lanse edilen sabrinin binmesi ile fakirlik belirtisi olan o araç bende olsa gözlerimin içi güler içi, aptalca bir gülümseme kaplar suratımı.

    mesele evlatsa ben daha iyi bir evladım galatasaraya.
  • hala üzerinden romantiklik kasılmasını hayretle izliyorum, gelsin 1 sezon oynasın jübilesini yapsın deniliyor. arkadaşlar şaka mısınız, ne kullanıyorsunuz sabri bu adam sabri hani bildiğimiz sabri, hepimizin saçlarının dökülmesine-beyazlamasına neden olanlardan biri sabri. 30 senedir hiç görmedim ki, faydasız adamlara 1 sezon da olsa para vermeyelim. yıllardır kanımızı emen selçuk, tarık gibi adamlar varken bir de sabri' ye emeklilik primi mi verelim ki gidip eşine bir lamborghini alsın. içim parçalanıyor takımın sürekli boş beleş faydasız adamlara paraları saçmasına.
    insanlar, 20 lira da olsa bir ürün alayım takıma destek olayım derken, bu faydasızlar gittikleri gece klüplerinden çıkarken bizim verdiğimiz 50 lirayı bahşiş olarak bile vermiyorlar para mı bu diyorlar. ah galatasaray ah, peşkeş çekile çekile bitmedin ya çok büyüksün.
    gelmesin arkadaş sabri gitsin başka bir takıma ya da işlerinin başına geçsin, 2 sağ bekimiz var zaten kesinlikle uzak dursun bizden. yeter evlatçılık goygoyu ya gerçekten yeter.
  • "küçük sabri," "genç sabri" veya "sabricik" sendromundan kurtulamadığı için futbol hayatını galatasaray'da bitirememiş eski futbolcumuz.

    adam tayfadan değildir, yani gerçekten adamdır. bir güne bir gün yeniçeriliğe bulaşmışlığı yoktu. kavga ettiği, geçinemediği, ayağını kaydırmaya çalıştığı bir yabancı oyuncu olmadı. hatta abdüş keita ile olan ortaklığı hala hatırlanır. önlü arkalı iyi yardırmışlardı bir sezon da olsa.

    sabri her zaman dinamikti. sağ bekte oynarken çok kez yerini bırakıp prese kalktığı için saçma sapan goller yedirmiştir. bu sabri'nin değerini düşürmez. adam zaten sağ bek olarak yetişmedi. 27 eylül 2006 liverpool galatasaray maçında sağ beke geçip maçın 3 - 0'dan 3 - 2'ye gelmesine büyük katkı sağlayınca sağ beke geçti, bir daha çıkmadı. orada da sürekli orta saha refleksleriyle oynadı.

    herkes 3 - 2 biten 9 nisan 2013 galatasaray real madrid maçının destanını yazar ama o maçın ikinci yarıda oyun olarak dönmesinin sabri'nin girişiyle gerçekleştiğini çok kişi hatırlamaz. sneijder'ın attığı golde çok klas bir asisti vardı. sabri zaten kariyeri boyu şapkadan çok tavşan çıkarmıştır. sabri'nin yeteneğinin farkında olanı şaşırtmaz ama 25 haziran 2008 türkiye almanya maçında yaptığı asist de real madrid maçındaki kadar klas bir asisttir. 10 aralık 2006 galatasaray bursaspor maçında attığı gol de yeteneklerinin göstergesidir.

    maalesef yeterince sükse yapacak bir karizması olmadığı için ve sakarlık oranı yüksek olduğu için bir türlü o bir ileri adımı atamadı. olsun. arda turan'dan falan çok daha büyük galatasaraylıdır. bu forma altında futbolu bırakmalıydı. olmadı, hayırlısı.
  • savunan arkadaslar, ben hergün sizin evinize gelsem, yiyip, icip, yatsam gram faydam olmasa ve bunu 15 sene boyunca yapsam acaba bana da "ya bi zarari yok, sofraya bi tabak da senin icin koyalim ölene kadar" der misiniz?

    ayrica;

    gel deyince hic öyle gelmiyor (kaptanligi reddetmis bu adam, kaptanlik bandini oyunda koluna takmadi daha ötesi mi var, ne yapsin artik formaya mi sicsin)

    git deyince de gitmiyor (daha önce defalarca kovuldu bu kulüpten, hakan sükür'ün eteginden ayrilmadi kulüpte kaldi bunu yazinca da sözlügü bölen adam olmustum 7-8 sene evvel)

    hicbisey degismemis görüldügü üzere; (bkz: #517773)
  • peygamber sabrına sahiptir. kendisiyle her ortamda dalga geçilmesine, küfürler yağdırılmasına rağmen çıkıp tek kelime etmeyişi bunu gösterir. hayatımda bu kadar sabırlı, işine, takımına, taraftarına bu kadar sadık başka bir oyuncu görmedim.

    geçen seneden örnek verelim. lorik cana diye bir adam geldi takımımıza. daha geçen yıl. 2 3 röportajla, adamı en büyük galatasaraylı yaptık. amacım burada cana’yı eleştirmek değil, kendisini ben de çok severim, yürekten oynadığına, yüzde yüzünü verdiğine inanırım. fakat beni çıldırtan bir konu var ki, söylemeden geçemeyeceğim. cana’nın iyi oynadığı maçlar oldu, çok hata yaptığı maçlar da. fakat bu adamın hataları dile getirildiğinde, çoğunluk, cana’yı yürekten oynadığını, elinden geleni verdiğini, savaştığını söyleyerek savundu. fakat ne hikmetse, tüm takımın döküldüğü maçlarda, senelerdir her maç savaşan, son dakikaya kadar elinden geleni yapan sabri sarıoğlu’nun yaptığı birkaç hata herkesin gözüne battı. sabri’nin ahlakından, galatasaraylılığından, disiplininden, yıllardır sahada her şeyini vermesinden bahsedilmedi, küçük hataları bile küfür yemesine sebep oldu. hatta bazen hiç hata yapmadı savunmada, müthiş oynadı fakat 2 tane orta açamadığı için gönderilsin, yetersiz denildi.

    karşı tarafın futbolcusuna methiyeler dizilirken, galatasaray’ın evladına küfürler savruldu. her ortamda dalga geçildi. başka takım taraftarlarını anlarım da, galatasaray taraftarının sabri’yle dalga geçmesini anlayamam, kabullenemem. peki sabri ne yaptı ? bir kez çıkıp laf etti mi taraftarına ? bir kez olsun disiplinsiz hareketini gördünüz mü ? kaldı ki bu adam o abartılan gökhan gönül’den çok daha iyi, yararlı bir oyuncu. ilk 11 başladığında bana güven veren, türkiye’nin en iyi sağbeki. geçen sene sakatlandığında neler çektiğimizi hatırlatırım.

    gelin sabri’nin yerine koyun kendinizi . internete girmek ister miydiniz ? en basitinden şu sözlüğü açıp okusa, kahrolur . sakatlandığında sevinen insanlar bile var ulan şu ortamda, rezalet !

    “ben ne için uğraşıyorum ?” diye sorar kendine, “bu kadar yıl bir kez saygısızlık etmedim, aldığım paranın hakkını sonuna kadar vermeye çalıştım, hiçbir maç mücadeleden kaçmadım, karşılığı bu mudur ?” diye sorar.

    tüm bunların farkında olan sabri, milli takımda da, kendi takımında da hala aynı çizgide ilerliyor. hala çıkıp tek kelime etmiyor, küsmüyor.

    fazla uzattım, fakat bu konuda oldukça doluyum. bunları yazmanın da bir anlamı yok aslında, 20 efsane maç çıkarsın sabri, ertesi maç 1 tane hatasıyla gol yiyelim, yine saçma sapan şeylerle dolacak burası.

    kendi evladımıza sahip çıkmayalım, medyanın, diğer kulüplerin önünde bu güzel adamı yalnız bırakalım, hata yaptığında alkışlamayalım, bir de biz vuralım. ıslıklayalım, dalga geçelim ; küfredildiğinde, haksız yere eleştirildiğinde susalım, hatta bunu yapanlara hak verelim, ne güzel.

    hayatım boyunca unutamayacağım, çocuklarıma, torunlarıma anlatacağım, bana göre en az bülent korkmaz kadar büyük bir galatasaray efsanesi olma yolunda ilerleyen bir aslan parçasıdır sabri sarıoğlu.
  • jübilesini yapması için galatasaray'a dönmesi gerekmeyen futbolcu. ben futbolu bırakıyorum jübile yapmak istiyorum desin. tamam dersin bir gösteri maçıyla jübilesini yaptırırsın. futbolu çok mu galatasaray'da bırakmak istiyor o zaman 1 günlük sözleşme imzalatırsın.

    tarık'la falan alakası yok yani durumunun, sabri sözleşmesi bitti ve gitti. 3 senesi varken ben galatasaray seviyesinde değilim, bırakın gideyim demedi kimseye. kendisini istemeyen taraftarlara da ne dediği aklımda hala. o yüzden durumu dramatize etmenin anlamı yok.
  • https://youtu.be/lelNrWwlVP8

    şükür ve şaş'ın yıldızlaştığı 2-0lık juve maçının geniş özetini izliyordum bir sey dikkatimi çekti. bakın videonun 23. dakika 30. saniyesinden itibaren izleyin, sabri'nin juventus savunmasının sağ tarafını felç edip yarattığı solo pozisyonu izleyin. sabri bunları yaptığında 18 yaşındaydı, günümüz türkiye futbolu konjonktüründe sinan gümüş lig bitmişken son haftalardaki iddiasız maçlarda ligden düşen takıma 22( yirmi iki) yaşında gol attığında ve ya enes ünal ingilizce röportaj verdiğinde 'ooo muhteşem jenerasyon len' diye kendimizden geçiyoruz, adam dönemin avrupasinin en güçlü takımlarından birine karşı böyle oynuyordu oysa. ama unutmasın kimse sabri'nin bu olayı o zaman tek maçlık değildi, 05/06 sezonunun efsane son maçını hatırlıyorum, fener denizlide şampiyonluğu verirken biz kayserispor'u evimizde 3-0lık skorla geçiyorduk, jeneriklik 2 gol atan sabri maçın adamı seçiliyordu ya da bursaspor'a gareth bale'ın barcelona'ya attığı deparlı meşhur golün aynısının aşırtma ile bitirişlisini atıyordu. kariyerinin son yıllarının tamamında orta açması ile dalga geçilen adamın bunu yapacak tekniği olması ilginç değil mi? ama aslında değil işte. sabrinin düşüşü sosyal medyanın yükselişi ile başladı. bugün hepimiz genç futbolcu, genç futbolcu diyerek masturbasyon yapıyoruz, 'abi bak adamların futbolcularına ne yaşta nasıl oynuyorlar bizimkiler profesyonel değil yeaaa' diyoruz. ama o zamanlar ne yaptık, kötü maçından sonra destek olmayı mi seçtik yoksa dalga geçerek mizah malzemesi mi yaptık? şimdi bana o kadar para kazandı sorumluluğunu da ben mi ustleneyim anasını satayım diyebilirsiniz, deyin. ama sonra bu ülkeden genç futbolcu çıkmıyor diye sızlanmayın. bu ülkenin çok acayip bir linç kültürü var, bugün merih'e yapılan abartılı övgüler yarın ilk yanlış hareketinde 'durun ben de vurayım' şovuna dönecek. spor taraftarlığı,galibiyet seyirciligine döndü son yıllarda.
  • galatasaray camiasının evladıdır. fiziksel ve mental şartların önemli olmadığı koşulları göz önüne aldığımız zaman futbola başladığı, kültürüyle yetiştiği kulüpte futbolu bırakmayı arda turan'dan daha çok haketmektedir. mevcut şartlar altında 30 milyon galatasaray taraftarı adına açıklama yapan ultraslan isimli taraftar grubu adalet terazisini sabri için de oynatsın da mamalanmadıklarını anlayalım.
  • 4.8 trilyon kemiksiz.

    45000 tl maç başı.

    15 maç oynarsa kontratı aynen uzar.

    15 maç oynarsa 300.000 tl daha.

    30 maç oynarsa bi 300.000 tl daha.

    yetersiz oluşunu geçiyorum. taşak geçer gibi ''kaptanlık mevzunu basın büyüttü'' diyor. hiçbir şey görmesek manisa maçında melo'nun verdiği pazubandı takmadığını gördük.

    üstüne hala taşak geçer gibi ''5 dakikada bitti'' diyor.

    aynen bitti. biz de bittik. 5 dakikada. vizyonunuzu da hatrınızı da galatasaraylılığınızı da iyi niyetinizi de takım içi dengelerinizi de allah bildiği gibi yapsın.
    bizim elimizden bir şey gelmiyor çünkü.
  • futbol ile uzaktan yakından alakası olmamasına rağmen galatasaray üzerinden afrika'da bir ülkeyi doyuracak kadar para kazanıp karşılığında hiçbir şey vermeyen evlat ekibinden bir başkası. hala üzerinden neyin draması kasılıyor anlamadım, polo'ya biniyormuş, vah vah...
    kendisine bekle sözünü veren arkadaş kimse alsın şirketine ceo yapsın. galatasaray darülaceze değil, çok zordaysa gidip a101, bim veya şok'ta kasiyerlik yapsın.
    herhangi bir senesinde kazandığı parayla sen veya ben bir ömür boyunca aç veya açıkta kalmadan yaşayabilecekken beyimiz lüks hayatından ödün vermediği için zorda kalacakmış. trilyon kazanan adamlara üzüleceğinize aynaya bakın. ha bu arada merak etmeyin ne kendisine ne de kendisi gibi yetenekli yerli futbolculara hiçbir şey olmaz, burası türkiye. sen veya benim açlıktan nefesimiz kokarken bunların en büyük sefalet anıları bilmem kaç yüz bin liralık polo'ya binmek olur.

    ek: vefaymış; orta açmayı, şut çekmeyi öğrenemeden futbolu bıraktı ama hala güzellemeleri bitmedi. senelik bilmem kaç milyon lira kazanan insanları baş tacı ettiğimiz yetmedi bir de ömürlerinin sonuna kadar paşa gönüllerini hoş edeceğiz öyle mi? galatasaray bugün borç batağında yüzüyorsa müsebbiplerinden en önde gelenleri bu yerli övücü arkadaşlardır. bakın bakalım son 10 yılda takıma katkı verip faydalı olmuş bir tane yerli oyuncu aklınıza geliyor mu? 1 sene oynayıp 5 sene yatarak dünyaları kazanıyorlar, taraftar homurdanmaya başlayıp sözleşmeleri yenilenmeyince de "galatasaray vefasız" hadi oradan!
    milletin ağzına sakız olan yabancı kuralı bile sizin gibiler yüzünden geliyor.