• 7
    degil herhangi bir galatasaray macini, pes ya da fifa'da yaptigim maclari bile analiz ettirmekten imtina edecegim kalipta bir adamdir.

    18 subat 2010 atletico madrid galatasaray maci ile ilgili yaptigi analizden:

    "rijkaard, reyes’in golünde hata yapan caner’i çıkararak genç oyuncuyu bitirdi. hoş, yerine giren dos santos yine sahada yoktu. elano blumer şaka gibi, geldiğinden beri iyi oynadı diyebileceğimiz tek maçı yok. nasıl brezilya milli takımı’nda oynuyor anlaşılır gibi değil."

    feroxius da der ki:

    ey rasit altun, sen ve senin gibiler yatin kalkin, herkesin her isi yapabildigi türkiye gibi bir ülkede yasadiginiz ve spor muhabirligi yapabildiginiz icin dua edin. hasbelkader profesyonalizm anlayisi olan bir ülkede dogmus olsaydiniz sahip oldugunuz bu kuma$la ac kalirdiniz bir ömür boyu.
  • 8
    28 subat 2010 galatasaray kasimpasa macina iliskin su satirlari yazmis:

    galatasaray oyunun kontrolünü tamamen kasımpaşa’ya kaptırmıştı. golün geleceği belliyken, rijkaard tribündeki taraftar gibi maçı seyretti ve takımına golü yedirdi.

    feroxius da der ki:

    rijkaard'in adini olur olmaz yerde agzina almadan önce besmele cekmeyi ögren. bir de tükürüklerini sil o agzindan.
  • 10
    bugun ki yazisini herkesin okumasini oneriyorum:

    --- alıntı ---

    bu nasıl iş?

    arda, milli takım'da sakatlandı, ihale galatasaray altyapısı'na kaldı! bu nasıl iş?

    kariyerinde süper lig’de 133, milli takım’da 42, avrupa kupaları’nda 41 ve türkiye kupası’nda 23 maça çıkmış (toplam 239) kaptan arda, milli takım’da sakatlandı, ihale galatasaray altyapısı’na kaldı! bu nasıl iş?

    altyapıyı takip eden bir gazeteci olarak şunu söyleyebilirim: işin gerçeği farklı.
    florya metin oktay tesisleri’nde 6 tane saha var. bu sahaların 2 tanesi standart. 1 tane 80 metre, bir de 50 metrelik çim sahalar var. 2 adet de 50 ve 40 metre uzunluklarında suni çim saha. bu suni çim sahalarda kim antrenman yapıyor? galatasaray florya futbol okulu’nun 300 öğrencisi. dikkatinizi çekiyorum altyapı değil. futbol okulu. ücretini ödeyen her anne baba oğlunu florya’daki futbol okuluna kayıt ettirebiliyor. futbol okulunun 300 öğrencisi suni çimde eğitim alıyor. parayı vereni sahaya çıkarırsanız çim ne kadar dayanır?

    galatasaray altyapısı’nda ise çeşitli yaş kategorilerinde 180 futbolcu var. bu oyuncular ise a takım’ın kullandığı jupp derwall antrenman sahası hariç diğer 3 çim sahada antrenman yapıyorlar.

    bu gençlerin sakatlanmalarının asıl sebebine gelince: peru’da yarı final oynayan u-16 milli takımı’nın kaptanı serdar kesçi’yi (diyarbakırspor) örnek verebiliriz. 17 yaşındayken bir sezonda 73 maça çıkmış. haftada 2 maç alt yapıda, milli takım’da, yetmez şehremini lisesi’nde toplam 4 maç! sezonda 73 maç. 17 yaşında çocuğu sezonda 73 maça çıkarırsanız sonuç bu olur! aynı jenerasyondaki oyuncularda sadece pubis değil, menisküs ve çapraz bağ sakatlıkları da yaşandı. emre belözoğlu, 12 sene önce altyapıdan ayrıldı. onun zamanında suni çimde antrenman yapılıyordu. o zamandan bugüne çok şey değişti. son yıllarda florya’da sadece futbol okulu öğrencileri suni çim de çalışıyor...

    arda’nın durumuyla ilgili milli takım doktoru; “geldiğinde ağrısı vardı” dedi. eğer sakat bir oyuncu, yeteri kadar dinlenmeden ağır antrenmanlara maruz kalırsa pubis nüksediyor. bunu söyleyenler uzman doktorlar. siz de arda’ya izin verseydiniz, antrenmana çıkarmasaydınız hocam!

    --- alıntı ---
  • 11
    19 şubat 2011 galatasaray bucaspor maçı için bedava bir galibiyet, galatasaray'ı küme düşme hattından uzaklaştıran maç falan deyip aklı sıra dalga geçmeye çalışan sözde galatasaray muhabiri. bir galatasaray muhabiri galibiyete sevinir. raşit bey takımını koruyacağına liseli ergen esprileri yapıyor. hangi takım taraftarı olduğunu bilmiyorum. ama kesinlikle iyi bir muhabir olmadığına eminim. hani düşenin dostu olmaz derler ya gerçekten de öyle. böyle bedavadan muhabir olmuş adamların diline düşüyoruz.

    http://fanatik.ekolay.net/...Detail_32_214521.htm
  • 12
    --- alıntı ---

    aslan zar zor

    galatasaray, arena’da yine 90 dakika boyunca net bir pozisyona girmekte zorlandı. dün sahada iki santrafor baros-elmander olmasına rağmen terim’in takımı gol atmakta zorlanıyor.

    aslına bakarsanız, kanatlar etkisiz olunca ileride üç forvet de olsa fark etmez...

    kazım-riera takımın en etkisiz isimleriydi.

    11. haftada kazım 1 gol 1 asist, riera sadece 1 asist yaptı. galatasaray’da kanatların durumu bu. böyle işlemeyen kanatlarla kazanmak zor...

    engin baytar iyi oynayıp bir de gol attığı maçta arızayı çıkardı, borjan’a kafa attı ve kırmızı kart gördü.
    ilk yarının son dakikasında gelen gol, hakan balta’nın pasına engin’in hareketlenmesiyle geldi. galatasaray’ın en iyi ismi engin, sivas defansı uyurken balta’nın pasına hareketlendi ve ‘faul kokan’ pozisyonda topu ağlara gönderdi, 1-0.

    engin’in pası ile ceza sahasına giren baros’u kaleci borjan düşürdü hakem penaltı noktasını gösterdi. 59. dakikada topun başına geçen baros vurdu farkı ikiye çıkardı, 2-0.

    70. dakikada semih kaya’ya süper lig’de oynadığını hatırlatan erman kılıç genç oyuncuyu çalımlayıp geçti, topu adeta tavana çaktı: 2-1.

    rıza çalımbay sahaya sürdüğü takımı form durumlarına göre değil tecrübelerine göre seçmişti. rakibinden korkan çalımbay geçen hafta iyi oynayan genç ziya ve murat akça’yı sahaya sürmedi, kötü galatasaray karşısında kaybetti.

    bülent yıldırım, gösterdiği her iki kırmızı kartta da haklıydı. ancak yıldırım, bu kartlardan sonra, kalan kısa sürede galatasaray lehine ‘eyyam’ yaptı.

    raşit altun

    --- alıntı ---

    son cümleye dikkat! yorumsuzdur.
  • 13
    galatasaray muhabiri bir adamcağız ama yeminli galatasaray düşmanı gibi yazılar yazar. her türlü saçma sapan yazısını hoş görebilirim , ama şu yazıyı yazan birini ciddiye almak da gereksiz olur;

    '' 70. dakikada semih kaya'ya süper lig'de oynadığını hatırlatan erman kılıç genç oyuncuyu çalımlayıp geçti, topu adeta tavana çaktı.''

    kusura bakmasın ama bu yazıda zerre zeka kırıntısı yok. sadece nefret var. galatasaray hakkındaki nefret içeren yazılarını fanatik gazetesi okuyan taraftarlar zaten biliyor. ama bari semih kaya'ya laf etme. kırk yılda türk futbolu umut veren yetenekli bir stopere sahip, bu adam türk milli takımı forması giyecek, hakkını ver bari. ayıp. yazıklar olsun...
  • 14
    eskiden gazetelerin iyi kotu bir sayginliklari vardi. her turlu yalan haber atilir ama bir sekilde "ogrenildi", "bildirildi" tarzi haberlerin atmasyon oldugunu anlar, "imzaladi" dendiginde ise isin resmiyete dokuldugunu varsayardik..

    simdi cok cok rastgele bir sekilde 15 ocak 2011 tarihli su link denk geldi: http://www.fanatik.com.tr/...etail_32_208822.htm.
    turgut dogan sahin kastedilerek deniyor ki "galatasaray, 22 yaşındaki oyuncuyla 4.5 senelik sözleşme imzaladı."

    bu haberi hazirlayan rasit altun isimli arkadas kimdir, nedir en ufak bir fikrim yok. umurumda da degil. ancak bu adam acik acik yalan haber yazmis. yalan.. benim aklim almiyor yani. sen oturuyorsun bilgisayar basina ve bir muhabir ya da her ne boksan -ki muhtemelen kendini gazeteci diye tanimliyorsun- yalan haber yaziyorsun. bu tarz haberciligin eminim bircok ornegi vardir ama simdi bu carpti gozume. hatta su anda bunu ciddiye alip iki kelam etmek kendime bile garip geliyor. ama yalan.. simdi ben bu adama "yalancinin teki" desem benim basim belaya girer ama insan nasil kendini boyle kepaze eder aklim almiyor gercekten.
  • 18
    yazdığı yazıda melo'nun riera'nın kapısında beklediği, ağladığı, özür dilediği ve riera'nın kapıyı açması sonunda ona sarıldığını anlatmış. yalnız olayların görüntülerini paylaşmayı unutmuş. işte o şok görüntüleri ilk defa galatasaray sözlük'te yayınlamayı bir borç bilirim:

    http://www.youtube.com/watch?v=dSYWG01Zm7g

    not: yarın öbür gün ersin düzen stadyum'da bu görüntüleri yayınlamak isterse, telif hakkı talep etmiyorum.
  • 19
    ya kalemi 15 yaşındaki yeğenine veriyor ve canın ne isterse yaz, sonra da gazeteye mail at diyor; ya da küçükken roman yazarı olmak istemiş ama aile zoruyla gazeteci olmuş ve hem ailesinden hıncını çıkarıyor hem de içindeki kurgu şevkini tatmin ediyor. üçüncü ve en korktuğum ihtimali de yazayım; adam mesih ve kimin ne zaman tanrıya dua ettiğini biliyor.

    http://www.fanatik.com.tr/...Detail_32_258739.htm
  • 22
    http://www.fanatik.com.tr/...Detail_32_258739.htm

    şu haberi yaparken ne içtiyse aynısından istiyorum. adam işi duygusala bağlamış iyice. kendisine naçizane tavsiyelerim olacak;

    1- melo elinde çiçekle riera'nın kapısına gelse,
    2- riera'nın karısı melo'ya atar yapsa hatta ileri gidip bi tane melo'ya indirse,
    3- daha sonra olaylara melo'nun karısı da müdahil olsa falan daha iyi olmaz mıydı? böyle bir daha yaratıcı olurdu sanki.

    tanım: gün geçtikçe yaratıcılıkta çığır açan basınımızın üstatlarından biri.
  • 23
    http://live.sporx.com/...virmezSXHBQ280960SXQ

    melo-riera kavgası ile ilgili yaptığı haberde editör baltalaması yaşamış gazeteci. çünkü söz konusu haber, net bir haber. "bildirildi" ve "öğrenildi" ifadeleri ile inandırıcılığını kaybetmiş olabilir ama olayı yani melo'nun ağlayıp riera'dan özür dilemesini, 24 saatini futbolcularla geçiren ve şampiyonluktan sonra bu konu hakkında kimseye yalan borcu olmayan yöneticimiz abdurrahim albayrak da hürriyet gazetesi'ne verdiği röportajda doğrulamıştır. verdiğim link'ten okumaya üşenenlere ben özet geçeyim albayrak'ın dediklerini:

    "melo, riera ile yaşadığı kavga sonrası gece yarısı ispanyol oyuncunun evine gitti. eşini de alıp, riera'ya çikolata yaptırıp dakikalarca kapısında bekledi. riera kapıyı açınca kendisine sarılıp özür dilemiş ve ağlamış. fatih hocam bunu duyduktan sonra ikisiyle de konuşup takıma döndürdü."

    beni sözlükte bilen bilir, 4 yıldır bu spor camiasının ucundan da olsa içindeyim ama bir kere bile kendime "gazeteci" demedim. editör biri olarak ve muhabirlerle sürekli muhatap olan biri olarak raşit altun'a bu platformda erhan telli muamelesi yapılması hoşuma gitmedi. (ki en sevdiğim platform olur galatasaray sözlük, iyi ki üyeyim ve iyi ki takipteyim.)

    evet; siz tahmin etmeden ben söyleyeyim: raşit altun'u tanıyorum, "abi" diye hitap etmekten de hiç gocunmuyorum. iyi galatasaraylı olmasını geçtim; iyi de bir gazeteci kendisi. burak, hamit ve melo transferlerinde yanılmadı, arda turan'ı da herhalde ... uydurmadı.

    bu arada ben de başta ahmet ercanlar, ömer güvenç ve ismail er olmak üzere çok muhabirden nem kapıyorum ama hakaret etmek yerine eleştirmeyi tercih ediyorum. raşit altun da zannetmiyorum ki eleştirilere surat assın...
  • 24
    az önce tesadüfen yayıncı kuruluşta galatasaray'ı yorumlarken beşiktaşlı tipli bir adam gördüm. bu adam kimmiş, konu galatasaray olunca az izleyim dedim. bu zata göre şampiyonluk yolunda favori bjk ve fb imiş, galatasaray kadrosu en iyi 4. kadroymuş. bayağı bizi yerin dibine sokmalı laflar falan... lan dedim yayıncı kuruluşta bu kadar sert eleştirilere bence iyi izin veriyorlar. neyse dedim belli ki bu herif beşiktaşlı normal bu kadar gs'ye çemkirmesi. sonra program biterken raşit abi falan diyince bu zat bildiğin gs muhabiri raşit altun'muş. bu adam cidden yıllardır florya'ya iyi girip çıkmış. pes.