resim
Mustafa Denizli
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 1751
    gerçek mustafa denizli 1988-89 sezonunda monaco'yu elediğimiz maçın sonunda genç yaşta bu heyecanı kaldıramayan kalbinin kurbanı olmuş ve hayatını kaybetmiştir. mustafa denizli vizyon sahibi, ofansif oynayan ve genç oyunculara şans veren bir teknik direktördü.

    yerine geçen kişi ise yahudi teknik direktör şimon rabin'di. rabin her ne kadar zaman zaman denizli'nin anlayışını taklit ederek başarılı olmayı başarsa da (örnek; euro 2000, 2009 beşiktaş macerası) genel anlamda daha korkak bir oyun anlayışına sahip ve genç oyuncuları denemekten korkan bir teknik direktördü.

    bu da yahudi olduğunu ispatlayan o muhteşem habercilik başarısı: http://www.yeniakit.com.tr/...ahudi-mi-108472.html

    yoksa takımda gelecek vaat eden bir sürü genç oyuncu varken 30'larını aşmış burak ve umut'ta bu kadar ısrar edecek ne vardı?
  • 1752
    eğer bir gıdım kendisini tanıyorsam ligi 7-8 içinde bitiren takımın hocası olamam deyü, tıpkı beşiktaş'ta yaptığı gibi sağlık sorunlarını öne sürerek kaçacak teknik direktördür. kendisini geçmiş dönemlerde puan farkı şu kadar iner, biz şu tarihte şuralarda oluruz minvalinde kendinden emin açıklamalarıyla tanıyoruz. şimdi ben de bir tarih vereyim de adet yerini bulsun. nisan'ın ilk yarısında hoca rahatsızlanır ve sağlık sorunları sebebiyle istifa eder. aha buraya yazıyorum.
  • 1753
    yerine okan buruk'un gelmesini ümit ettiğim eski futbolcu. en azından okan'ın hocalığını yaptığı takımlar top oynamaya çalışıyor, oyuncu değişikliklerini falan yerinde yapıyor. bakmayın sivas'ta aldığı kötü sonuçlara. ben o'nun daha çok gaziantepspor maceranı dikkate alıyorum çünkü sene başından alıp kadrosunu kendi kurduğu bir takımdı ve o takım geçtiğimiz yıl kendi çapında hiç fena işler yapmamıştı.

    eğer 'brohom kardeş, senin vizyon nerelerde yahu' derseniz de benim ta en başından beri lucien favre'yi istediğimi bilen bilir ama bizim yönetimin çapında getirilebilecek en iyi teknik direktör okan buruk'tur, bunu da göz ardı etmeyin derim.
  • 1754
    pahalı bir teknik direktör olduğu asla unutulmaması gereken hocamızdır.

    çok para alan hocaların ikinci yarının hemen başında lige havlu atma lüksü yoktur. maliyetin düşük olur, zaten kayıp olan sezonda tahammül edilebilir. ama aldığın paralar yüksekse karşılığını vermek zorundasın.

    allah göstermesin olası bir türkiye kupası elenmesinde soyunma odasından çıkar çıkmaz göndermek gerekir.
  • 1755
    mustafa denizli hakkında ilk olumsuz entry'i girmiş (daha imzalar atılmadan önce) ve bunu üzülerek yaptığımı söylemiştim. hatta hamzaoğlu'nun gitmesini şiddetle isteyen biri olarak, denizli hamzaoğlu'ndan daha kötü bir tercih diye eklemiştim. eğer denizli beni yanıltırsa bu satırlarda kırk gün üst üste kendisinden özür dileyeceğim diyerek yazımı bitirmiştim.

    ardan geçen süre içinde hissettiklerimin tamamı gerçekleşti. peki neden benim ya da sözlükteki birçok yazarın kolayca görebildiği bu gerçekleri yönetim göremiyor ya da göremedi. çünkü;

    -yöneticiler bizler gibi hayatları boyunca futbolu yudumlamıyorlar.
    -genellikle iş adamı olduklarından zorunlu olarak işlerine odaklanıyorlar ve futbol dünyası ile bağları kopuyor.
    -futbolcu, teknik adam ve takımları takip edemediklerinden kimin hangi konumda olduğunu, enerjisini, ilişkilerini bilmiyorlar.
    -geçmişte bir kesitte takılı kaldıklarından, bütün kararlarını o kesitlere bakarak veriyor ve tabidir ki hata yapıyorlar.

    mustafa denizli'yi iyi takip eden bir futbol adamı, enerjisini kaybettiğini, kendini güncelleyemediğini, takıntılarla dolu olduğunu, güncel avrupa futbolundan uzak ve biraz da tembel olduğunu, beşiktaş'tan ayrılış nedenini, iran, azerbaycan ve rize maceralarındaki başarısızlık nedenlerini bilir ve asla onu aklına bile getirmezdi. peki bütün bunlara rağmen sayın özbek neden denizli' yi tercih etti. çünkü o yaşı ve konumu itibariyle 1986-1995 yılları arasında takılı kalmıştı ve denizli' yi sadece o yıllara bakarak değerlendiriyordu.

    denizli kararını özbek'in tek başına aldığını düşünüyorum. özbek her ne kadar, diğer yönetim kurulu üyeleri de itiraz etmedi diyorsa da bunun başkan'ın konumundan kaynaklandığını ve belki bir iki üye dışında hiçbirinin denizli ismine sıcak bakmadığı halde sessiz kaldıklarını düşünüyorum.

    peki şimdi yapılması gereken nedir? asıl can alıcı soru bu.

    -denizli ile el sıkışıp yolları hemen ayırmak doğru olur. çünkü kaybedilen her gün galatasaray'ın yeniden yapılanma sürecini uzatmaktan başka işe yaramaz. (denizli ile yeniden yapılanmanın mümkün olmadığını görmek için başka bir delile ihtiyaç yoktur)

    -denizli'ye tazminat ödeneceğini zannetmiyorum. çünkü sözleşmeye tazminatsız fesih şartı konuldu diye düşünüyorum. ancak yine de karşılıklı anlaşma ile, rencide etmeksizin bu karar alınmalıdır.

    -favre veya onun benzeri enerjik, belçika ya da çevresinden bir teknik adamla yeniden yapılanma yoluna gidilmelidir. takım gençleştirilmeli ve ilk üç yıl içinde kesinlikle ilk onsekiz'in yaş ortalaması 26-27'ye çekilmelidir.

    -takımı koşturacak, kondisyon yükleyebilecek hoca tercih edilmelidir. çünkü bizim futbol stilimiz teknik ağırlıklı. tekniğimizi koşu ve kondisyonla tamamlayabilirsek başarı kendiliğinden gelir.

    avrupa'dan böyle bir hoca bulunamıyorsa en azından devre arasına kadar okan buruk denenmelidir. okan iyi işaretler verirse önümüzdeki sezon da onunla devam edilebilir. benim okan buruk ile ilgili tek çekincem, yerli teknik direktör olması nedeniyle yerli futbolcu tuzağına düşme ihtimalidir. artık yerli yabancı ayrımı kalmadığının, bir futbolcudan 50 milyon euroların kazanıldığı günümüzde floryadaki çocukla, senegal'deki çocuğun hiçbir farkı olmadığının anlaşılmış olması lazım.

    şahsen okan buruk ile ben konuşsam ondan bir şeyi peşin peşin isterim. arkadaş kesinlikle yerli-yabancı ayrımı yapmayacaksın. koşan, basan, genç, dinamik, kondisyonu yüksek bir takım yaratacağından zaten hiçbir şüphem yoktur.

    sonuç olarak diyebilirim ki; carole, denayer, koray, rodriguez, linnes, sinan gibi gençlere en az üç-dört genç daha ekleyip, sneijder ve muslera'nın komutasına vererek müthiş bir takım yaratılabilir. volkan pala ve bir-iki kişinin de altyapıdan bu kadroya eklenebileceğini de unutmayalım. (chedjou-poldi-donk-olcan dörtlüsü de üç yıllık dönüşüm içinde yer almalılar tabi) denayer kiralık olsa da bonservisinin alınabileceğini, şans buldukça carole, rodriguez ve koray'ın iyi birer futbolcu olacağını düşünüyorum. eğer buruma ve telles'den birisi de geri dönerse değerlendirilebilir.
  • 1759
    galatasaray'in artik kroniklesen "eskiler denemis tutmamis ama bir de ben deneyeyim" hastaligina hic gecikmeden yakalanmis galatasarayli olmayan teknik direktor.

    olcan'in sag tarafta oynayamadigini yeterince izledik ama yeterli gorulmemis ki bir kez daha izleyecegiz. ileride bir seyler yapabilse bile defansa katki veremeyecegi asikar. adam sag ayagiyla topu onune dogru bile cekemiyor nasil paslasacak?

    bu da yetmemis, sol tarafi carole'a emanet edip sneijder'i yine orta sahadan uzaklastirip sola yaklastirmisiz sanki ilk kez deneniyormus gibi.

    umut'u da sanki burak yilmaz'mis gibi iyice ceza sahasi icine cekmisiz, burak yilmaz yeterince icine etmedi sanki takimin boyunu uzatarak.

    selcuk'u iyice sevmedigi alan cekmisiz, insiyatif alip yer degistirmezse bilal'i seyreden sezonun en kotu selcuk'u izleyebiliriz.

    geldigi ilk macta linens'i ileride oynattigi da bile daha mantikli bir saha dizilisimiz vardi. su anki saha dizilisi ise kibar tabirle gerizekalilik. bunu dusunen tum yetkililere emeklilik hayatinda basarilar diliyorum. 3 temposuz orta saha, kanatsiz bir takim, topla oyuna girmeyen bir forvet... bravo, resmi olarak galatasaray futbol takiminin icine ettiniz.
  • 1767
    ligin en cok gol atan takimini tam bir pozisyon fakirine donusturen yasli kurt. eskiden cok yesek de atiyorduk, simdi daha subatin ortasinda sezonu kapatmis gibi bir havamiz var.

    edit: masallah valla su entry'yi yazdim takim acildi* aman siz oynayin yerim ben lafimi sorun degil*

    bir sekilde kazandik belki ama bu kafalarla zor bundan sonrasi hoca. ilk teknik direktor degisikliginden sonra bile zerre kipirdanmadi hatta geri gitti takim. umarim yanilirim ama senle de olmayacak gibi.
  • 1769
    galatasaray tarihinde daha fazla nefret ettiğim bir teknik adam olmadı.

    eyyamcı
    inatçı
    komisyoncu
    sinsi
    yetersiz
    paragöz
    tembel
    bencil
    çağ dışı
    art niyetli
    ...

    bir teknik adam için olabilecek hangi kötü özellik varsa taşıyor. keşke prekazili, tanjulu kadrodan sonra bir daha galatasaray'a dönmeseydi.

    ayrıca ümit aktan'ı da alıp umut'la grup yapasıca!
  • 1775
    bu senenin sonunda büyük ihtimalle sağlık sorunlarını bahane ederek,yönetimle uygun bir tazminat karşılığında anlaşacaktır.seneye birlikte yola çıkacağımız düşük maliyetli ve potansiyelli oyuncuların ne keşfinde ne de geliştirilmesinde ciddi bir katkı sağlayamayacağı açık.ya da bu senenin başında hamza'yla yaşadıklarımızı yaşamamamız için ideal senaryo bu en azından.yoksa mustafa denizli-dursun özbek ikilisiyle çıkılacak bir haziran seferinin sonu,tayyip erdoğan-ahmet davutoğlu'yla çıkılan ortadoğu seferine benzeyebilir..
App Store'dan indirin Google Play'den alın