• başkan adaylığı için en az 100 üyenin imzası ile kulübe başvurmak gerekiyor. mustafa cengiz'in ilgili makama sunduğu 135 imzadan birisi de bana ait. olağanüstü " baskın" seçimli genel kurulda, nacizane oyum mustafa cengiz'e. listesi mevcut başkanın listesinden de daha iyi. başarılar dilerim kendisine.
    ilgaz çınar . sicil no: 13605
  • daha önce de yazmıştım. gereksiz romantizm içine girip seçim kararı almamalıydı. şampiyonluğun hemen ertesinde bu camianın şampiyonlar ligi planları yapması gerekiyordu. şimdi dursun özbek gibi bir tehlikeyle yeniden karşılaşmak zorunda kaldık.

    yine de bu camianın ihtiyacı olan kişi kendidir. allah yardımcısı olsun, umarım seçilir.
  • adam once imkansizi basarip , uefa'dan ceza almamizi engelledi. tum avrupa soka girdi, bizim nasil ceza almadigimizi sorguladilar. sirf bu bile kendisini en basarili galatasaray baskanlari arasinda anmaya yetebilirdi, sampiyonlar liginden gelen parayi hepimiz biliyoruz.

    simdi de sattigimizdan fazlasini alamadigimiz sezonda, kulubu zarara sokmadan nagatomo, emre akbaba, diagne, marcao, luyindama*, mitroglu*, onyekuru*, ndiaye* transferlerini bitirdi, ustune 4.5 milyon euro da para kaldi. serdar'i da katarsak arti 7 milyon euro. * sattigi adamlar ise , alti ay once kimsenin duymadigi ozan kabak, rezalet bir yarim sezon geciren 28 yasindaki rodrigues, 32 yasindaki gomis, bedavaya gonderebilir miyiz diye sorguladigimiz cavanda ve carole. satarken bu kadar basarili bir yonetim hatirlamiyorum yazmistim, bir hafta once. 1 subat 2019 gunu bunu tekrarliyorum.

    son olarak fatih terim'e ve vizyonsuz taraftara ragmen ozan kabak'i satip, hemen hemen ayni paraya luyindama *, marcao * ikilisinin alinmasina olanak saglamasi da ayrica uzerinde konusmamiz gereken bir basaridir. cunku fatih terim, ozan'in gitmesini istemedim dedikten sonra yonetime hakaretler edenler, su anda marcao-luyindama ikilisini izlemek icin sabirsizlaniyor.

    sonuna kadar arkandayiz baskanim, finansal ve sportif acidan bu kadar basarili baska bir yonetim hatirlamiyorum. bildigin yoldan sasma.
  • uefa'nın "futbolcu satmadan alamazsın bir de sezon sonu 50 milyon €'dan fazla zarar açıklayamazsın" demesine rağmen, hala daha "transfer yapamıyor ühühüh" diye eleştirilen sabırlı başkan. daha 2 gün önceye kadar da "basketbolu kapattı ühühühü" diye eleştiriliyordu.

    ozan korkut görünümlü adnan öztürk lazımdı size.
  • 9 ocak 2019 galatasaray divan kurulu toplantısı'nda oldulça güzel ve doyurucu, gayet eleştirilere güzel cevaplar veren bir konuşma yapmıştır. özellikle dursun özbek için söylediği "keşke o paraları borçlar için kullansaydınız, çünkü o sözle kuruldan onayı aldınız" sözü sanırım tam yerine gitmiştir ki bundan dolayı da kendisine çok daha fazla saldırılacaktır. çünkü başkan ta en başta dursuna rakip olarak arı kovanına çomak sokmuştur.

    kendisine doğduğu yerden dolayı bile saldırılmaya çalışılıyor, söylediği sözlerle falan dalga geçiliyor, bu dereceden basit şekilde bile saldırı var. sosyal medya üzerine gidiyor, liseliler zaten devamlı saldırıyor, taraftar bazı konularda* çok haklı olsa da, çoğu haksız konularda da saldırıyor, gazeteciler saldırıyor, eski yöneticiler saldırıyor, federasyon saldırıyor. kendisine yalancı deniliyor, çoğu yalan olan, sahte suçlamalarla kendisinin bir yalanı daha çıkartıldığı gibi inanılmaz çirkin saldırılar yapılıyor.

    evet transfer de bocaladılar ama kendileri basiretsiz, beceriksiz değiller ve tüm bunları yapanlar, söyleyenler, saldıranlar neden dursun zamanında saldırmadı, bu kadar konuşmadılar. kusura bakmayın ben düşüncemi söyleyeceğim, ben ömrümde bu kadar aşırı tepki gösterilen ve bunu haketmeyen, bu kadar üzerine gidilen, alenen saldırılan bir yönetici görmedim.

    hataları oldu ama bu adam ve yönetim galatasarayın hangi menfaatini pazarlık konusu etti, hangi hakkını sattı. 3 yıl dursuna sabreden taraftar, medya, üyeler, sosyal medya, hatta sözlük yazarları, kendisini en kötü başkan falan ilan etmeye çalışıyor, sabır göstermiyor. daha da bir şey söylemeye gerek yok sanırım.
  • son günlerde ben dahil herkes fazlasıyla eleştirdik başkanı. ben transfer dedim, bir başkası kötü yönetiyor dedi, bir diğeri başka bir şey söyledi... velhasıl sürekli eleştirdik.

    amaa !

    dünkü divan kurulu toplantısında* kürsüye çıkan kim varsa herkes eleştirdi başkanı. şivesiyle bile neredeyse dalga geçtiler. adama galatasaray tarihinin en kötü başkanısın dediler! bak bak çakallara bak. daha geçen sene dursun özbek denen vizyonsuzun riva ve florya arazilerini yok pahasına elden çıkarmasına ses etmediler, avrupadan men yememize ve transfer evraklarının yetişmemesine ses çıkarmadılar ama gelip daha 1. yılını bile doldurmamış bir başkana tarihin en kötü galatasaray başkanı sıfatını yapıştırabiliyorlar. sırf liseden olmadığı için yerli yersiz eleştirilerle onu oradan çekip, mektep arkadaşlarını dinleyen ve bol keseden para vaat edip saman altı eden başkan istiyorlar. sırf bu yüzden bile ölümüne mustafa cengiz'i desteklemeliyiz. transfermiş, oymuş buymuş farketmez. dost görünen kan emicilerine karşı daima başkanımızı savunmalıyız.
  • hemen olumlu icraatlerini sıralayayım.

    1)ffp cezasına karşı masa başında verdiği mücadele. bugün şampiyonlar ligi'nden men edilmediysek bu kendisi sayesindedir.

    2)öyle ya da böyle galatasaray tarihinin transfer satışı rekoru kendisindedir. hiç gevelemeden badou ndiaye'yi 16 milyon euro'ya stoke city'e satmıştır. başka bir başkan olsa popülist davranıp ''büyük takımlar yıldızlarını satmaz'' gibi saçma sapan tavırlar sergileyebilirdi. daha önceki başkanların burak yılmaz, semih kaya, wesley sneijder gibi iyi teklifler alan futbolcularımızı satmadıklarını hatırlıyoruz. sonrasında bu futbolcular o teklif edilen bedellere asla geri ulaşamadılar.

    3)galatasaray'ın parasını kendi parası gibi titiz harcaması. 100 bin euro, 200 bin euro demeden her karın peşinden koşması. store üzerinden kampanyalar yaratarak kulübe kar oluşturması. transfer pazarlıklarında titiz davranması.

    4)fatih terim ve abdürrahim albayrak ile olan uyumu. galatasaray futbol takımına iyi gelen iki adamla güzel anlaşması. normal şartlarda bunu bir icraat olarak saymayız ama ünal aysal dönemindeki faciadan sonra galatasaray şartlarında bunu bir icraat olarak sayıyorum.

    5)tüm bunları yaparken söz verdiği gibi tamamen şeffaf davrandığını da unutmayalım. taraftardan saklayacak hiç bir şeyi yok bu adamın.
  • asla dursun gibi har vurup harman savurmayacağı için, asla adnan polat gibi hükumet yalamayacağı için, asla bülent tulun, cengiz özyalçın gibi boş adamlarla çalışmayacağı, bizi yıllarca başarısızlığa alıştırmayacağı için ne olursa olsun görev süresi bitene kadar arkasında durmamız gereken başkan. bunlar gibi bir fütursuzluk, dengesizlik yapmayacağı aşikar. 2,5 sene sonra ne olur, mali tablo ne olmuş, prestijimiz ne olmuş, sportif branşlar ne olmuş bakarız ve sosyal medyadan ve stattan da desteğimizi veririz ya da desteğimizi çekeriz. şimdi bu ekibe güzel bir çalışma ortamı sağlama zamanı.

    (bkz: galatasaray ekonomisi/@gaksital) bak bu entryde yazılmış,

    2015-2016 sezonu 65 milyon euro toplam maliyet = 215 milyon tl.

    2016-2017 sezonu 65 milyon euro toplam maliyet = 215 milyon tl.

    2017-2018 sezonu 65 milyon euro toplam maliyet = 260 milyon tl.

    2018-2019 sezonu gidenlerden dolayı 55 milyon euro olan bugün için toplam maliyet ise = 468 milyon tl

    bu sene maaşları "azaltarak" 2 kat zarar ettik. şaka gibi bir 1 sene oldu türkiye için. bu ortamda transfer beklemek zaten çok komik. elimizde 14 futbolcu olsa bile olsun devam ederiz dememiz gerekiyor iken, daha transfer sezonunun kapanmasına 16 gün varken adamlara baskı yapıyorsunuz. ne yapmaya çalıştığınızı hakikaten anlamıyorum bazı yazarlar. bunu yapmanız için ya gerçek bir kötü olmanız lazım ya da gerçek bir gerizekalı. bu sene altyapıdan da adam çıkacak gibi. daha hala neyin derdindesiniz_

    ben anlamıyorum, hadi adam sattık tolga'yı falan 3'e. hadi 3 de telles'ten geldi. bu 6 milyonluk transfer bize çağ falan mı atlatacak? sen 100 milyonluk pogba'yla 200 milyonluk neymar'la aynı grupta top oynayacaksın. ne bekliyorsunuz bu sene şampiyonlar ligi'nden?

    ali koç geldi tam 2 dönem -6 sene- istedi, siz daha 3 ayda şampiyon olmuş takımı koruyan başkanı satıyorsunuz, insanlara hababam ahmet tarzı uzun entry girdiriyorsunuz. sakin olun arkadaşlar, bi bırakın da adamlar önlerini görsün
  • hakkındaki “terim’in arkasına saklanıyor” “terim olmasa yanmıştı, bitmişti” şeklinde yapılan provakasyonları ibne basın yaptığında anlarım. amaçları aysal-terim arasında yaşanan ayrılığın bir benzerini yaşatmak derim. başkana “bak başkan, terim senden daha ön planda, hanginiz kulübü yönetiyor?” şeklinde gaz vermek suretiyle ayrılığın fitilini ateşlemek istiyor olabilirler. bunlara itibar etmemeli, fırsat vermemeliyiz. galatasaray düşmanlarının en çok istediği şey cengiz ile terim’in arasını açmak şu an. iyi işleyen mekanizmaya çomak sokturmamalıyız.

    ancak “terim’in arkasına saklanıyor, terim daha güçlü” tarzı eleştirileri sözlükte görünce inanamıyorum. acaba bunu yazanların arasında daha önce hiç müdür, yönetici pozisyonlarında çalışan var mı, çok merak ediyorum. efendiler, bir ekibi yönetmeniz istendiğinde, size bağlı çalışanları ne kadar güçlü seçerseniz, başarılı olma ihtimaliniz o kadar yüksek olur. boynuzun kulağı geçmesinden korkan korkaklar zayıflarla çalışırlar. cengiz gidip bir italyan yahut hollandalı getirse mutlu mu olacaktınız? ben liderlik ettiğim ekipte adamlarımı en güçlülerden seçer ve sürekli eğitimlerle daha da güçlendiririm. karizması benim önüne geçer mi diye düşünmem. samimiyet ve başarı odaklı çalışmak bunu gerektirir.

    allah rızası için cengiz’i rahat bırakın. salın bir kendinizi. rahat olun. adam işini yapsın.

    ffp krizi, oyunculara ödemeler hepsi rayına oturuyor görünüyor. geçen yıl başarılıydık. bu yıl da allah’ın izniyle başaracağız. var mıydı dursun denilen adamın önüne çıkan başka bir babayiğit seçimde cengiz’den başka? o ilk seçimde neredeydi korkut efendi? neredeydi adnan öztürk? adam giydi ateşten gömleği ve bir kaç basit hata dışında tam gaz ilerliyor. bir rahat olun. zaman verelim biraz. kendisi benim babamın oğlu değil. hani filmlerde bir adama 10 kişi kılıç çekip boğazına dayar ya, galatasaray düşmanları tam o konuma getirmiş iken kendisine yardım mı edeceksiniz yoksa siz de mi kılıç çekeceksiniz?

    aslanlar kendi emekleriyle avlarını yakalayıp yiyeceği zaman bazı leşçi çakallar, akbabalar aslana saldırır. aslan yalnızsa sonuç hazin olur. aslanın arkadaşları ve ailesi kalabalık olurda leçşileri püskürtürler. gelin, aslanları çakallara yem etmeyelim. başka galatasaray yok!
  • mali yönden ibra edilmiştir. seçim falan yapmasın. bakalım yaptırabiliyorlar mı*...

    23 mart 2019 mustafa cengiz'in idari yönden ibra edilmemesi olayını kullanarak devrimi gerçekleştirebilecek kişi.
    kısa zamanda açıklama yapmalı. hukuki yönden haklıyız. her türlü mücadeleyi vereceğiz. en yakın zamanda bir tüzük değişikliği gerçekleştirmemiz gerekiyor, galatasaray taraftarının fikri en önemli şeydir burada zira kulübün gerçek sahibi bizler değil, onlardır, sosyal medyadan konu ile ilgili görüşlerini bekliyorum diye açıklama yapmalı.

    lisecileri doğdukları deliğe kaçıracak fırsat geçti eline. bunu kullanmalı. tarih ona bu devrimde lider olma şansını sundu. kullanmalı. faruk süren, inan kıraç... kimler bu ihaneti tertip ettiyse isim vermeli. hedef göstermeli. galatasaray taraftarı hainleri yakınen tanımalı. merak etmesin bu taraftar aklıselimdir. tepkisini şiddet uygulamadan fakat adamı pişman edecek şekilde ve hukuka uygun olarak gösterir.

    top sende. başkandın. iyi başkandın. büyük başkan olabilirsin. ne yapacağını bilmiyorsan odandaki atatürk resmine bak.
  • kulüp değil pazar tezgahı yönettiği sanılan galatasaray başkanı. isterseniz tek tek mesaj atsın kulüp başkanlarına "29 gol atmış forvet satılır" diye. yapabileceği tek şey oyuncunun menajerine "kulüp bulun" demektir. onu dediği anda da oyuncunun değeri yarıya düşer. büyük başkan fiko 1.25 milyon kazanan tosic'i istediği yere satar, tosic de 3-4 milyonu görünce doğal olarak gider. ama adam halihazırda 3.35 milyon euro kazansa biraz daha fazla kazanacağım diye güzelim istanbul'u bırakıp çin'e gitmez.

    bonservissiz transfer yapmadıkları için de mazur görün yapacak bir şey yok, malum terim-albayrak-cengiz üçlüsü hiç fm oynamadığı için akıl edemiyor bonservissiz adam almayı. yoksa 4 milyon euro maaş 2 kamyon da imza parası istemiyorlar. bizimkiler sizin yanınızda biraz cahil kalıyor, zaten çok iyi bilseler kulüple uğraşmak yerine gelip sözlük yazarı olurlardı herhalde.
  • bu gece trt spor'da bam bam bam saydırmaktadır. herkese hakkını veriyor. fatih terim'e, abdürrahim albayrak'a, emre utkucan'a...

    allah'ım lütfen bu adam başkanlığa devam etsin. galatasaray, galatasaray'ı bizim gibi sevenlerle yönetilsin. amin.

    ekleme: adam o kadar güzel konusuyor ve o kadar net ki dinlemeye doyamıyorum. verdigi örnekler roma hukuku'ndan, fransız edebiyatına, insan gurur duyuyor, böyle kaliteli bir baskanı oldugu icin.

    dursun özbek de bilmedigimiz neler neler yapmış, şunları bilerek hala sırf liseli diye dursun özbek'e oy verecek olan genel kurul üyelerinin de allah belasını versin!
  • (bkz: 4 eylül 2018 mustafa cengiz trt spor yayını)

    yayını henüz izleyemedim ama beceriksizliğimiz var dedikten sonra hala eleştiriliyor; bu sefer de niye öyle denildi diye. demeseydi bu sefer hatasını kabul etmedi denilecekti..

    bir de önümüzdeki kurulda onay verilmezse istifa ederim demiş.

    artık gelen bıkkınlıktan ötürü, ne ekonomi, ne galatasaray yönetimi, ne de belhanda falan umrumda. azdan az çoktan çok gider kafasındayım.

    umarım onay gelmez istifa eder de şu "hesap vereceksiniz lan, istifa edeceksiniz, sikileceksiniz, havayı bozdunuz" diye diye asıl havayı .... bozan istifa tayfa rahatlar.

    alman ekolü reyis ozan korkut seçim hazırlığındaymış zaten; faruk süren tarafından destekleniyormuş. o elde var 1. fatih terim'e güle güle.

    bi de dursun aday olur, itibarını geri almaya gelir, tamaaam. al sana mis gibi seçim.

    ---------------------------------------------------------------------

    "istifa etmesi doğruydu ama yerine gelen yönetim yanlış."

    mr. "iki transfer" istifa tayfa şimdiden bu entryleri hazırlayıp depoya koysun. genel kurul yakın. benden söylemesi.

    alternatif olarak "galatasaray lisesi" başlığına da bir şeyler karalayabilirsiniz. orası da değerlenir. "koskoca liseden bir aday çıkmıyor; kulübün önündeki engeldir, dedeler, pilav, kapanış" iş görür bi şablon, üzerine biraz da ontivero, hajrovic serpiştirin hatta hafiften. her yemeğe uygun gidecek baharat bu ikisi.
  • bonservisle istese de transfer yapamayacak, yapsa bile kadroya yazamayacak takımın bu yüzden eleştirilen başkanı. kulüp boku yemiş, adamlar hala transfer manyaklığı peşinde. vallahi akıllanmaz bunlar. sanki kasti olarak miheüheühü transfer yapmayalım da kudursun mq taraftarı modunda yönetim. diğer takımlarda da zerre hareketlilik yokken başkana ve yönetime bu derece saldırılması bana baya baya nankörlük olarak geliyor. size uefaya 5 milyon zarar etme taahhütü verip sırf kendini kurtarmak için herkesin ederinin 2-3 katını verip 150 milyon euro zarara sokan otelciler lazım.
  • öncelikle şunu söyliyelim fatih terim'in şampiyon takımı korumak istediğini biliyoruz. sonuç olarak şampiyon kadro denayer hariç korundu.

    yuto transferinin erken bitmesi ve çok güzel bir fiyata transfer etmemiz yönetimin başarısıdır.

    muğdat için yapılan tl anlaşması ve bonservis ödenmemesi. aldığı yıllık ücretin takımın en az kazanan oyuncularından biri olarak takıma katkı sağlayacağını ve iyi transfer olduğunu görmüş olduk. bu transfer de mustafa cengiz yönetim başarısıdır.

    henry transferi ise başlı başına yönetimin transfer başarısıdır. oyuncunun transferini basına sızdırmadan güzel bir kiralama ve yıllık ücret ile yapılmış transferdir.

    denayer, ndiaye ve emre transferi için uğraşılıyor bunu biliyoruz.

    sonuç olarak yönetim bu transfer döneminde verilen imkanlar dahilinde ince eleyip sık dokuyarak gayet iyi işler yapmaktadır. fenerbahçe'nin benfica maçı öncesine kadar yapamadığı transferler var ve çok geç kaldı. ama fenerbahçe kadar övülmedi bu sözlükte mustafa cengiz yönetimi. beşiktaş oyuncu satıyor milyon euro fiyatlara ama oyuncu transferinde o kadar başarılı değil ve biraz şenol güneş'i izlerseniz ne kadar sıkıntılı ve gergin olduğunu görürsünüz.

    galatasaray yönetimi artık yaptığı her organizasyonda kulübe gider değil gelir getirme çabasında. şampiyonluk kutlamalarından zarar ederken bu yönetim gelir elde etti. hazırlık maçlarında galatasaray ismini hiçbir zaman kullanmadık düzgün ama bu yönetim bunu kullanarak kulübe gelir getiriyor. bana göre mustafa cengiz ve yönetim başarılıdır ve böyle devam etmelerini diliyorum.
  • öncelikle yanlış bilinen bir gerçeği yazalım.

    sattığın kadar al! cezası alırsan bonservisi ile bir oyuncuyu katmak istersen oyuncu satmak zorundasın.
    ama kiralama yapabilirsin. henry'de olduğu gibi. bizde giden cavanda'nın parası nagatomo'ya gitti mesela.

    transfer yapamamızın iki nedeni var.

    1) mustafa cengiz'in daha önce bir arkadaşımızın yazdığı gibi menajer ilişkilerinin tamamını kulüpten sildi.
    geçen sezon, önerilen isimlerin benzerleri bu sezonda önerildi ama scout ekibi ile birlikte hocanın ekibinin seçtiği oyuncular üzerinden pazarlık yapıldı.

    "x menajer önerdi" tarzında bir haberi görürseniz galatasaray için doğru değildir. beşiktaş, ahmet bulut ve jorge mendes ile çalıştığı için oyuncularına teklif geliyor. çünkü, bu menajerler beşiktaş'ın oyuncularını öneriyor.

    tüm dünyada benzer bir sistem işler.
    bir kaç sportif direktör dışında çoğu takım geçen sene cenk ergün'ün yaptığı gibi menajerlerin kucağına oturup, bize orta saha, forvet, stoper lazım der ve menajerde portföyündeki oyuncuları sunar. sende bunların hocaya götürürsün hocada "x gelsin" der. oturur anlaşmaya çalışırsın.

    ara sıra masada olmayan oyuncularda ortaya isim olarak atılır.
    mesela, x oyuncu için menajer ile görüşürken ya sende y'de varmış onun durumu ne diye sorar. işler böyle yürür.. monchi gibi adamlar ise bütün sene elinde daha önceden oluşturduğu listedeki oyuncuları takip eder. bazen kendi, bazen scout ekibini gönderir ve raporlatır. o adamlar menajerler ile çalışmaz. elindeki listedeki oyuncular ile direkt irtibata geçer. sağda solda menajerlere "bize şu mevkilere oyuncu lazım" demezler.

    türkiye'de işleyen sistemi kabul etmedi mustafa cengiz ve monchi gibi bir yöntem belirledi.
    hocanın ekibi ve scout departmanının hazırladığı oyuncuların menajerleri ile direkt temas kuruldu, x oyuncuyu size getirelim şeklindeki hiç bir öneriyi de kabul etmedi.

    böyle olunca, üç kişinin elinde olan türk futbol transfer piyasasında galatasaray'a gelen teklifler cüzi miktarlara indi. bunların nedenlerinden biri o menajerlerin içeriden bilgi aktarması.

    "galatasaray'da x oyuncu var, durumunu biliyor musun?" diye sorduklarında bülbül gibi şakıyorlar adamlar. mesela belhanda.. "taraftar sevmiyor, galatasaray'da her şey taraftar üzerinde döner. ne derlerse o olur. alırken 10 milyon verdiler 7'den fazla vermeyin" gibi söylemler çokça dile getirildi bu sezon.

    başkan bunları bildiği gibi ingiltere transfer döneminin bitmesini bekliyor. birde almanya ligi var mesela dortmund gibi takımların orta sahası çok şişti bazı isimler ile yollar ayrılabilir. her şeye rağmen çok seçenek yok ama bazı eski göz ağrıları yeniden gündeme gelebilir. scout ekibinin listesindeki oyuncuların tamamı, büyük takımların rezerve takımlarında yer alan genç isimler. bonservisleri el yaktığı gibi kendini geliştirmek için türkiye'yi seçmeyecek isimler. bununda değişmesi şart. daha farklı balkan ülkeleri, iskandinav ülkelerinden oyuncu bakmak gerek. hem lige adaptasyonu sorunu yaşamazlar, hemde bonservisi ile bile alsan oldukça ucuza mal edersin.

    2) ünal aysal döneminden kalan bir zengin takım imajı hala devam ediyor.

    öyle ki ffp cezası alıyorsun ama hala o algı değişmiyor. özellikle dursun'un harcadığı son sezonki bonservis ile birlikte maaş yüküde ortada. bu maaş yükü vergi cenneti olan bir ülkede daha büyük meblağların ortaya çıkmasına neden oluyor. şu anda epl'ye transfer olan iki oyuncunun imza paraları ile birlikte maliyetlerinin 10 milyon euro'lara çıkması gibi.

    galatasaray'ın yüksek bedeller ödeyerek transfer yaptığını bilen, gören menajerler bizden hep daha fazla para talep ediyor.

    geçen sene çok iyi biliyorum ki avrupa'da çok iyi iş yapan bir kaç menajer belhanda ve feghouli transferine inanamamıştı. o paraların ödenmesine şaşırmıştı. yarı fiyatına alınabilirdi dediklerini biliyorum ama uefa ön elemesi vardı ve omurganın ilk 3 oyuncusu için aciliyeti ortadaydı ve inanılmaz paralar ödendi.

    ondan sonrada feghouli transferinde mesela belhanda'nın ücreti üzerinden pazarlık yapıldı. artık iş işten geçmişti. o paraları kap'a bildirdiğin an her oyuncu yüksek bedeller talep etti. son karara geldiğinde dursun özbek hep "verin!" dedi. çünkü, içeriden onu gazlamışlardı. para harca, şampiyon ol, her şey unutulur dendi. o da bunu uyguladı ama şampiyonluk ona yar olmadı.

    avrupa'da transfer yapacaksak, bize bakış açısı arap takımlarından daha iyi (futbol olarak) şartlar sunan hemen hemen aynı paraları veren ve en azından şampiyonlar ligi ve ya avrupa ligine katılan takımlar diye bakılıyor, daha ötesi değil.

    bu yüzden transfer yapamıyor demeden önce bunları göz ardı etmemeniz gerekir.
    kiralık oyunculara neden yüklenmediklerini ise bilmiyorum. henry gibi dolu oyuncu vardı. ingiltere liginin 3 gün sonra bitecek transfer sezonundan sonra bir şeyler netleşir. ondan sonra daha sağlıklı yorum yaparız, en azından kiralık oyuncular için.
  • emre akbaba transferini açıklarken kendisini ve yönetimini beceriksizlikle itham eden memnuniyetsiz taraftara yönelik kapak gibi bir basın toplantısı gerçekleştirmiştir.

    kısaca her şeyi söyleyemiyoruz ama bir susun da işimizi yapalım mealine geliyor açıklamaları.

    bu süreçte borçları tl cinsinden uzun vadeye yaydıklarını söyledi ki, kulübü kısa vadeli ödemelerden kurtarmaları müthiş başarı. detayları ekonomi bilenler daha iyi anlamıştır.

    10'larca futbolcu ile görüştüklerinden bahsetti.

    kısaca anlayana, hemen her türlü eleştiriye yönelik sitemkâr cevaplar verdi.

    umarım bu namuslu adamı bıktırıp küstürmeyiz.