• 1
    zevkli ve de bir o kadar zahmetli bir iştir.

    maça gidemiyorsan evde de digiturk yoksa mecbur adres kahvehanedir. önce girersin kısa boylu birinin arkasında yer kapmaya çalışırsın. sigara dumanı gözlerini hafiften yakmaya başlamıştır. envai çeşit küfürün ve çok sayıda futbol uzmanı!nın yanında maçı izlemeye başlarsın.

    en tehlikeli durum heyecanlı bir maç sırasında yanında oturan elemanın çay istemesidir. gol olur da o kaynar su üstüme dökülür kaygısıyla bir gözün ekranda bir gözün adamın bardağında maç takibini sürdürürsün.

    maçın önemine göre kahveci amca parayı hesaplar ve geçirebildiği kadar geçirir. her seferinde eve lig tv almak farz oldu dersin ama haftalar geçer bi bakarsın hep aynı diyaloğa muhattapsın :

    -dayı bana bi soda ver
    -neyli olsun yiğenim
    - normal soda olsun
    - elmalı da var
    - iyi ver o zaman bari.

    *

    *
  • 4
    kimi zaman çok ilginç olayları da beraberinde getiren şeydir.

    galatasaray deplasmanda diyarbakırsporla oynamaktadır. kardeşiniz de kahvede maçı izlemektedir. her zaman olduğu gibi hakem ne yapsa kendini bana beğendirememektedir. cinsel tercihleriyle ilgili yorumlardan tutun da annesinin cinsel hayatına yönelik fantezilerime kadar her şeyi saydırmaktayım. bu sırada yanımda oturan adam suratıma bir garip bakmaktadır. genç bir insan olarak yaşlıların bulunduğu ortamda küfür etmekten dolayı hicap duymama rağmen kendime engel olamamaktayım. bu adam bana bu sebeple mi bakmaktadır? ayıplamakta mıdır? yoksa diyarbakırlı mıdır? sorular silsilesiyle beynim yoğrulurken dayı söze girmiştir:

    -sen bakma hakemlerin de işi zor.
    -- ya boşversene abi, zorsa yapmasınlar zorla mı! bissürü para kazanıyorlar!
    -çok da kazanmıyorlar aslında
    -- kazanmasalar ne işleri var orada? topuna haram zıkkım olsun kazandıkları para!

    ---------------- bir süre sessizlik-------------------

    - ben de 10 sene hakemlik yaptım oradan biliyorum..

    ---------------- upuzun bir sessizlik-------------------------------

    -ya aslında tabi her hakem de aynı değil, içlerinde çok iyiler de var..

    -------------- o zamandan beri hala içimde derin bir sessizlik--------------------------
  • 7
    simdi tam tarihini hatirlamadigim ama 3 fenerlinin atilip umit karan'in 2 goluyle 2-1 kazandigimiz macta anadolu hisari'nda bicaklanma tehlikesi gecirmemden sonra bir daha yapmamaya yemin ettigim eylem.

    edit: bahsedilen mac 27 subat 2008 fenerbahce galatasaray macidir. 4 fenerlı degil, 3 fenerli arti lincoln atilmistir. duzelttigi icin gsye tesekkur ederim.
  • 8
    iyi ve tanıdık bir ortam varsa tadından yenmeyecek bir etkinliktir. şimdiye kadar izlediğim lig maçlarının yüzde 99 unu kahvede izlemişimdir. yine hemen hemen hepsi de tanıdık ortamdadır. özellikle derbilerle ilgili bir sürü hatıra olur kahvelerde. müthiş sözler çıkar değişik insanlardan. gülmekten kendimi alamadığım onlarca hadise ya da laf hatırlıyorum. özellikle sadece bir tane beşiktaşlının olduğu bizim köyde galatasaray- fenerbahçe derbileri muhteşem geçer. sadece 3-5 sene öncesine kadar çıkan gerginliklere karşı iki kahveye iki televizyon konur. iki takm taraftarları da ayrı ayrı otururlardı. buna rağmen karşı tarafa atılan sandalye bira şişeşi vs. ile karşı karşıya kalırdık. hakeme sövmek ortak karardı ama kimse rakip takımın oyuncusu veya kenar yönetimine sövmezdi anlaşma gereği. kadıköye bayrak diktiğimiz kupa maçında atılan son golden sonra bir fanatik galatasaraylı vura vura masayı kırmıştı. kazanılan derbiler sonrası kafayı bulan herkese içki söylerdi. tabi beleşçiler sabaha kadar kafayı yapardı.
    özetle stat ortamı kadar olmasa da tanıdıklarla kalabalık maç izlenen bir kahve ortamı muhteşem olur. nüfusun göç etmesinden dolayı bizim köydede maalesef o eski ortam yok ama eldekiyle yine de idare ediyoruz.
  • 10
    bir kaç yıl öncesinde trabzonlu bir arkadaşımla kendi semtindeki ''laz kıraathanesinde'' trabzonspor-beşiktaş maçını izlemeye giderek yaptığım eylem. 150-200 civarında trabzonsporlu pür dikkat karşılaşmayı izliyordu*. ikinci yarının başlarında trabzonspor bir gol bulunca ortalık yıkıldı. zaten tv'den az gelen ses, o andan sonra hiç duyulmamaya başlandı. golden 5-10 dk. sonra bir taç atışı esnasında golün olduğu pozisyon ekrana getirildi, ama sanırım rejide olan bir hatadan dolayı yavaş çekim değil de normal bi şekilde oynatıldı tekrar pozisyonu. topun ağlarla buluştuğu esnada 15-20 kişilik bir kesim ''goollll'' diye havaya sıçradı. sonra diğerleri o gruba bakarak güldü *. espri olsun diye mi yaptılar yoksa ciddiler miydi anlayamadım, sormaya da cesaret edemedim.
    maç 1-1 sona ermişti.

    *
  • 12
    ızdırap. yahu tuttuğun takımın adamı yanlış pas verir, ne dersin en fazla, ulan senin ağzına sıçayım dersin. yok abi, bu ortamda bunun sınırı yok.ana avrat bacı gidiyolar. bırak yanlış pas vermeyi, takımının oyuncusu gol atsın, bak orospu çocuğuna ne güzel gol attı deniyor. mümkün olduğunca uzak durulmalı.
  • 21
    evinde yayıncı kuruluş olmayanların genelde,olanların ise arada yaptıkları faaliyettir.eğlencelidir lakin.hiçbir televizyon programında duyamayacığız yorumları arkadaki orta yaşlı kel abi yapar gönlünüzü feth eder.hayatınızda hiç duymadığınız küfürleri orada duyar,hayatınızda etmediğiniz küfürleri orada edersiniz.avrupa maçlarında kenetlenirken derbi maçları her an bi kavga olasılığıyla izlersiniz.ancak en çok dövmek istediğiniz kişi başka bir takımdan yediğiniz gole sevinen kepçe kulaklı ezeli rakip taraftarıdır.hayata ise hesabı öderken döner üstünüze sinen sigara kokusuyla evinize yol alırsınız.
  • 23
    muhakkak sizin sevip saydığınız oyuncuya her dakka saydıran birileri olur. geçen sene sami yen'de son dakika golüyle berabere kaldığımız belediye maçında bir adam 95 dakika boyunca elano'ya küfretmişti. dönüp bir şey de diyemiyorsun. dünkü maçta da yine bi tip, tek pas yapmadığı her pozisyonda culio'ya pas versene lan xyzasdfgfds diye geçirmekle meşguldü. adam gelmiş dün bir bugün iki, ne ara böyle can düşmanı edindin kendine? işin ilginci culio top saklayıp faul aldığında ya da daha iyi pas verdiğinde de övüyordu.
  • 24
    öncelikle şunu belirtmeliyim ki;
    i- maç evde izlenmez
    ii- ebeveynlerin yanında izlenmez
    iii- kızlarla izlenmez * *
    iv- maç birahanede/ barda izlenmez

    maçı eğer ki canlı olarak seyredemiyorsan kesinlikle kaavede seyredeceksin

    , ben maça gittiğimde bağırarak- çağırarak küfrederek deşarj olan, zevk alan bir yurdum hıyarıyım, öyle eve digitürk alıp " vay efendim komşu duyacak, yok efendim annen duyacak sövme, neymiş efendim babanın yanında sövülmez vb. " olaylara gelemem.

    maç esnasında futbolcularla ;
    - " düzgün vur amk be, lan o gol yenir mi be kodumun dallaması, ananskim harekete bak, ooorrrrospu çocuğu ne oynuyor yavvv * "

    seyircilerle;
    - " sanki sizin takım barcelona, sen kendi takımına bak lan sikik"

    kaaveciyle;
    - " çaayy ver, yavaş amk üstümüze döktün, ya çayın çırası mı çekil televizyonun önünden sokacam bardağına şimdi"

    diyaloglarına girmen lazım.