resim
Josep Guardiola i Sala
Görev:Teknik Direktör
Takım:Man City
Yaş:55
Uyruk:İspanya
  • 1126
    maalesef dünkü maçta içine domenec torrent kaçan teknik direktör. kim kimin yardımcısıydı ben valla karıştırdım dün özelinde.

    ya sen kevin de bruyne gibi bir adamı -eğer sakat falan değilse- 70.dakikada oyundan çıkartamazsın. öyle adamlar oyundan çıkartılamaz yazılı olmayan kuraldır bu. rodri sahada yoktu mesela ama onu 100 dakika oyunda tuttun. akıl alır gibi değil.

    grealish'e 100 milyon euro bayılmak yerine, 150 verip harry kane alsaydın her şey bambaşka olurdu. city, çok kritik ve büyük maçlarda net 9 numaranın eksikliğini hissediyor, öyle sahte 9'larla falan her zaman olmuyor. üzdün hocam tüm tercihlerinle.

    (bkz: 4 mayıs 2022 real madrid manchester city maçı)
  • 1127
    takımı manchester city'nin oynadığı oyunun kalitesi ve seyir zevkine söylenecek söz yok. şampiyonlar ligi içinse daha rasyonel, savunma zaafiyetlerinden arınmış, biraz emery biraz simeone tarzı dokunuşlarla hızlı geçiş oyununa evrilmesi gerekiyor. ancelotti ve klopp hem baskı oyunu hem kontra oyununu aynı maç içinde kullanabiliyor. guardiola'nın ise tek ve mükemmel bir planı var. ama bazen başka bir şeyler denemek zorunda kalınabiliyor.
    4 mayıs 2022 real madrid manchester city maçını bir kaza olarak görebiliriz ancak oyun içi müdaheleleriyle bu kazaya maalesef kendisi mahal verdi.
  • 1128
    zeki adam. sayesinde üretilen antitezlerle adam akıllı futbol izliyoruz. takımını o kadar iyi oynatıyor ki benim izlemeyi sevdiğim oyun tarzı da aynı oranda gelişiyor. bu yüzden kendisine teşekkür ediyorum ama oynattığı futbolu da kariyerinde yönetmeyi seçtiği takımları da hiç sevemedim. yeterince paran, üst düzey kadron varsa skor ve sonuç odaklı bir spor futbol. mesela galatasaray'da şartlar belli optimumu yakalayan hoca görünce sımsıkı sarılırım ama bayern, barcelona, city çalıştırıyorsan ve kariyerinde sadece barcelona'nın prime döneminde alınmış iki adet şampiyonlar ligi şampiyonluğun varsa bence başarısızsın bu çok açık. kariyerinin her aşamasında xavi-iniesta-messi-pique-puyol-ibra'yı aynı takımda bulamazsın. bulamadığın zamanlarda da başarılı olman gerekir.

    almanya'da bayern münih ligde zaten dominasyon sağlıyordu yine lig şampiyonu oldu ama şampiyonlar ligi alamadı. 13-14 sezonunda yarı finalde toplamda 5-0'la carlo'nun madrid'ine elendi. 14-15 sezonunda luis enrique'nin barcelona'sına yine yarı finalde 5-3 kaybetti. 15-16 sezonunda ise diego simeone'nin atletico madrid'ine toplamda 2-2 ile yine yarı finalde elendi. bayern münih'de takip eden üç sezonda önce carlo ancelotti sonra luis enrique en sonunda da diego simeone tarafından tokatlandı.

    ingiltere'ye gidip manchester city çalıştırmaya başladı. ingiltere'de şampiyon olmak gerçekten üst düzey bir başarı bunu kimse inkar edemez. 16-17 sezonu ilk sezonuydu şampiyonluğu chelsea fc'ye kaybetti. şampiyonlar liginde son 16 turunda leonardo jardim'in monaco'suna elendi. 17-18 sezonunda 100 puanla premier lig şampiyonu oldu ama şampiyonlar ligi çeyrek finalinde jürgen klopp 'un liverpool'u tarafından bozguna uğratıldı. 18-19 sezonunda liverpool'un 1 puan önünde ligde şampiyon oldu. aynı sezon şampiyonlar liginde mauricio pochettino 'lu tottenham hotspur fc çeyrek finalde city'i eledi. 19-20 sezonunda şampiyonluğu açık ara liverpool'a kaptırırken şampiyonlar liginde rudi garcia'nın lyon'u na çeyrek finalde elendi. 20-21 sezonunda ligde şampiyon oldu, şampiyon liginde bu kez thomas tuchel 'in chelsea'sine finalde kaybetti. 21-22 sezonu malumunuz.

    kısaca özetlersek;

    bayern münih yılları;

    2013-2014: lig şampiyonluğu, şampiyonlar liginde yarı finalde carlo ancelotti, real madrid'e elenme.

    2014-2015: lig şampiyonluğu, şampiyonlar liginde yarı finalde luis enrique, barcelona'ya elenme.

    2015-2016: lig şampiyonluğu, şampiyonlar liginde yarı finalde diego simeone, atletico madrid'e elenme.

    manchester city yılları;

    2016-2017: premier lig 3.'lüğü, şampiyonlar liginde son 16 turunda leonardo jardim, monaco'ya elenme.

    2017-2018: premier lig şampiyonluğu, şampiyonlar liginde çeyrek finalde jürgen klopp, liverpool'a elenme.

    2018-2019: premier lig şampiyonluğu, şampiyonlar liginde çeyrek finalde mauricio pochettino, tottenham hotspur fc'a elenme.

    2019-2020: premier lig 2.'liği, şampiyonlar liginde çeyrek finalde rudi garcia, lyon'a elenme.

    2020-2021: premier lig şampiyonluğu, şampiyonlar liginde finalde thomas tuchel, chelsea'ye elenme.

    2021-2022: lig henüz sonuçlanmadı, şampiyonlar liginde yarı finalde carlo ancelotti, real madrid'e elenme.

    sevgili pep'i 72 millet mensubu hocalar dünyanın her yerinde döndüre döndüre elemiş. onca yatırıma, milyarlarca dolarlık transferlere ve sürekli hypelanmasına rağmen pep'in kariyeri bu. henüz 51 yaşında önünde uzun yıllar var elbette tekrar şampiyonlar ligi şampiyonu olacaktır ama kariyerinin en azından bir bölümünde bu kadar üst düzey harcamalar yapamayacak takımlarda görev almalı, yeteneğini ve zekasını böyle bir takımda sergilemeli.

    edit: adam gerçekten her millete elenmiş. italyan gelmiş elemiş, ispanyol gelmiş elemiş, arjantinli elemiş, portekizli elemiş, alman elemiş, yahu fransız gelmiş gözünün yaşına bakmamış elemiş.
  • 1129
    kendisine çok büyük saygı duyan biri olarak hiç kendisini anlatmadan konuya girmek istiyorum. guardiola, saplantılı bir aşık gibi. böyle bir durumda birliktelik söz konusu olsa dahi saplantılı tarafın dönem dönem her şeyi berbat etme ihtimali var. guardiola da şampiyonlar ligi'nde bunu yaşıyor. 1 değil 2 değil. 5 sezondur city ile dramatik bir şekilde veda ediyor şampiyonlar ligi'ne. futbola olan saplantısı yüzünden kaynaklandığını düşünüyorum.

    çok basit ya, şu takımın bir tane pivot santrforu olsaydı guardiola için her şey farklı olabilirdi. bütün elenmeleri geçtim, sadece geçen sezonki ucl finalinden sonra bile bir santrfor almayıp grealish isimli arkadaşa bu kadar para dökmesi artık hastalıklı bir durum olduğunu gösteriyor. adam artık gerçekten kopmuş, tamamen kendi zihnindeki kusursuza erişme peşinde. bunca tecrübeye rağmen bazen oyunu soğutmak isteyeceğini, ileride bir futbolcusunun topu tutmak isteyeceğini, bazı anlarda takımın hava toplarına muhtaç olacağını kabul etmiyor, edemiyor. bu yüzden guardiola'nın takımları işler istediği gibi ilerlemeyince çok komik görünüyor.

    sene başında ''arap yağı bol bulmuş, gitmiş grealish almış.'' diye yazmıştım sözlüğe. benim gibi düşünmeyen bazı arkadaşlarla da mesajlaşmıştık hatta sonrasında. grealish, benim de beklediğimin çok altında kaldı. zerre katkı vermedi city'e ama ben zaten o yazıda bu düşüncemi salt performans üzerinden yazmamıştım. grealish'in yaptıklarını çok daha iyi şekilde, üst seviyelerde yapmış ve rüştünü çoktan ispatlamış adamlar varken grealish almak dünyanın en anlamsız işlerinden biriydi. gidip bir tane santrfor alsaydı city belki de her şey farklı gelişirdi. city'nin oyunu zaten çok güçlü, uzun vadede hala çok iyiler ama grealish'in bu durumda bir katkısı yok. alınacak farklı tipte bir oyuncu belki ucl'de elini rahatlatırdı guardiola'nın. her yıl aynı terane, oyna oyna topu kaleye sokama sonra da salaktan goller yiyip veda et çünkü takımında golcü yok.

    guardiola'nın aynı zamanda messi zehirlenmesi yaşadığını da düşünüyorum. geçen yıl ucl finaline en uçta kdb ile başlaması ve bu sezon yaptığı denemeler bunu gösteriyor bence. dünyada her futbolcunun bir ikamesi vardır. yani iniesta, xavi kalitesini birebir bulamasan da benzerleriyle idare edebilirsin. messi'nin bir benzeri yok, ikamesi de yok. 2011 barcelona'sı birçoklarına göre tarihin en iyi futbol takımı. açın bakalım ucl yarı finalini ve finalini nasıl kazanmış barcelona. sonuca nasıl ulaşmış o maçlarda? adam birinde çıkıp 5 kişiyi geçip gol atıyor, diğerinde 25 metreden tak diye koyuyor. bunların da önemi yok. messi, takım rakip yarı sahada neye ihtiyaç duyarsa onu yapabilen ve bunun yanında kusursuz golcü olan bir adam. bu adamın eşi benzeri tarihte yok ki bunu kdb falan yapsın.

    guardiola, şampiyonlar ligi'nde idealist olmakla hayalperest olmak arasındaki çizgide sıkıntı yaşadığı için her yıl acı bir şekilde eleniyor. yoksa guardiola'nın teknik direktörlüğünü tartışan, ''bu kadar para bana verilse'' falan diyen adamlarla zaten pek futbol konuşmayın derim. bana göre hala maraton yarışlarında 1 numara kendisi ancak şampiyonlar liginde 2011'den beri düştüğü durum komik bir hal aldı. işin diğer tarafından konuşacak olursam manchester city isimli camiada bulunduğu sürece umarım ucl'de tokat yemeye devam eder, orası ayrı.
  • 1130
    senelerce dünyanın açık ara en fazla parasını harcayıp 2021-22 sezonunda carabao cup, fa cup ve şampiyonlar ligi'nde final göremeden elenip üstüne ligde 12 puan farktan işi nasıl son maçta beraberliğin bile yetmeyeceği bir senaryoya getirdiği konusunda kendisini sorgulaması gereken başarılı teknik adam.

    haftaya premier lig şampiyonu olsa dahi 2021-22 sezonundaki performansıyla sınıfta kalmıştır.
  • 1131
    (bkz: 22 mayıs 2022 manchester city aston villa maçı)

    maça fernandinho ile başlayarak çok büyük bir hata yapmış hoca. üstelik göstere göstere geldi bu durum. önceki maçlarda fernandinho her türlü hatayı yaptı, adam kaçırdı, kötü pas verdi, ıska geçti, çalım yedi, savunmanın düzenini bozdu. bütün bunlara rağmen maça fernandinho ile başladı ve intihar etti.
  • 1139
    premier ligi domine etmeye devam eden hocaların hocası. çok para harcatmasının karşılığını fazlasıyla verdi, 5 sezonda 4 şampiyonluk. oyun gücü olarak yanlarına yaklaşabilen tek liverpool var. manchester united'da kendileri kadar para harcamalarına rağmen kadro kalitesi ve oyun istikrarı olarak dağlar fark var. ocak ayında rotasyonda kullandıkları ferran torres'i 55 milyon'a barcelona'ya gönderdiler. gabriel jesus'unda ayrılacağı konuşuyor oda o fiyatlara yakın paraya gidecektir. kesinlikle pahalı bir kadro fakat geri dönüşü olabilen son derece değerli oyuncularla kurulu bir organizasyon var pep önderliğinde.
    şampiyonlar liginde şeytanın bacağını kıramaması biraz aşırı detaycılığından kaynakladığını düşünüyorum. sahte 9'a dayalı oyun olarak mükemmel seviyede olsa da o santrforun bitiriciliğini mutlaka aranıyor. tek eksik şampiyonlar ligi kaldı, onu almadan city'den ayrılmayacaktır.
  • 1145
    bugün futbol dünyasının bir büyük dahisi varsa o da kuşkusuz josep guardiola sala ya da kısaca “pep”. bu adam özellikle barcelona ve manchester city’de yaptıklarıyla oyunu değiştirdi. bununla beraber, oyunu her değiştiren oyuna yarar getirir mi, bunu tartışmak lazım.

    genelde dahilerle ilgili sorun, herkesin onları taklit etmeye çalışmasıdır. onları taklit etmeye çalıştığınızda çoğu zaman ortaya fecaat bir şey çıkar. plak mecmuası’nın yayın yönetmenliğini yaptığım dönemde birkaç müzisyen dostum ve müzik yazarı ağabeyimle bir masada oturuyorduk. bir çocuk uğradı tanıdığı müzisyenlere selam vermeye. konuştuk, gitar çalıyormuş. bir ağabeyimiz teori de çalışıp çalışmadığını sorduğunda küçümser bir tavırla “gerek yok ki jimi hendrix nota bile bilmiyormuş,” dedi. büyük yanılgı. hendrix nota biliyordu (not: nota okumak ile nota bilmek ayrı şeylerdir), o ayrı bir konu ama bilmiyor olsa bile o, jimi hendrix’ti. çocuğa “sen de hendrix olsan şu an biz senden imza istiyor olurduk,” demek istedim ama demedim. hendrixler yüzyılda bir gelir. hendrix olmaya çalışır, onun izinden giderseniz çuvallarsınız. ondan alacağınızı alıp, onun tavrını ve bakışını kavrayıp yolunuza bakmalısınız.

    benzer bir durum guardiola için de geçerli. guardiola, zihin açıyor. hem de sadece futbol dünyası için değil… bugün bir şair bile guardiola’dan bir şeyler öğrenebilir. ne var ki guardiola aynı zamanda futbola büyük zarar veriyor. bu yüzden bir futbolsever olarak ondan nefret ediyorum. pep, senden nefret ediyorum!

    şimdi, pep’ten nefret ettiğim için beni kınayabilirsiniz ama izin verin kendimi izah edeyim. pep’ten kötü futbol oynattığı için nefret etmiyorum. aksine, manchester city’i izlemek büyük keyif. ancak çoğu teknik direktör pep kadar zeki değil ve yapamayacakları halde takımlarını onun gibi oynatmaya çalışarak ortaya bir futbol takımından çok sirk ekibi koyuyorlar. bunun örneklerini türkiye süper ligi’nde sık sık görüyoruz. en barizi francesco farioli, sağ olsun, hendrix’i yanlış yoldan takip eden o çocuk gibi kendisini pep, takımını city sanmaktan ısrarla vazgeçmiyor. kimileri de bu adamın ortaya koyduğunu iyi futbol sanıyor.

    artık iyi futbolun ne olduğuna dair ufkumuz çok dar. pep ya da klopp gibi oynatmıyorsan iyi futbol oynatmıyorsun. mesela biri bana jose mourinho’nun karakteristik futbolunun neye göre kötü olduğunu açıklayabilir mi? göze hoş gelen (ne demekse) futbol iyi, hoş gelmeyen kötü… böyle bir formül olamaz. bu, dans ettiren müziğe iyi; ettirmeyene kötü demeye benziyor. futbol oyununda amaç rakibinden bir fazla gol atarak kazanmaktır. bu amaca göre gol atmak kadar yememek de kıymetlidir ve oyununuzu pekala az gol yemek üzere inşa edebilirsiniz. bence iyi futbol tutarlı, dayanışmacı ve anlaşılır futboldur. savunmacı ya da hücumcu olmak önemli değil.

    dayanışma, futbol gibi takım oyunlarının temelinde yer alıyor. hiçbir maçı tek kişi kazanmaz ve tek kişi kaybetmez. siz, hagi’nin son dakikada çektiği bir şutla galip geldiğinizi zannedebilirsiniz ama o zamana kadar gol yemediğiniz için de kazanmışsınızdır aslında. bu yüzden iyi futbol ve iyi takım, sorumluluğun ve rollerin doğru paylaşıldığı bir yapı olmalı. bu da pekala catenaccioda da mümkün, gegenpresste de. hakeza tutarlılık da stratejinizin ve taktiğinizin ne olduğuyla değil, nasıl uygulandığıyla ilgilidir. teknik adam ve futbolcular, benimsedikleri oyunla tutarlı bir mantaliteyle hareket etmeli ve tutarlı hamleler geliştirmelidir.

    demem o ki, iyi futbol oynamak için pep’in ya da klopp’un izinden gitmek şart değil. mourinho’nun ya da simeone’nin de izinden gidebilirsiniz. iyi futbol, çeşitlidir; futbol da çeşitlilikle iyidir.

    pep’in dehası, futbolun sosyokültürel yapısıyla da çelişiyor. kötü olan şu ki pep, futbola galebe çalıyor ve onu adım adım ölümüne götürüyor. futbol niçin bu kadar popüler? bana kalırsa bunun en temel nedeni onun sade ve basit, kolay anlaşılır bir oyun olması. herkes iyi kötü futbol yorumlayabilir, en azından sahadaki takımın ne yapmaya çalıştığını anlayabilir. ancak pep, maçları karmaşık matematik problemleri olarak görmek eğiliminde. oyunu karmaşıklaştırıyor, anlamayı güçleştiriyor. peplerin çoğalması uzun vadede futbolun hayrına değil. bir süre sonra insanlar stoke city’nin “şişir ileri” futbolunu bile arar olursa şaşırmayın!

    yine futbol sürprizli bir oyun olmalıdır. pep’in detaycılığı, futbolun sürprizini de öldürüyor. onun sihrini, büyüsünü yok ediyor. futbolu dört işleme çeviriyor.

    velhasılıkelam, pep büyük işler yapıyor. ama yaptıkları kendine has ve öyle kalmalı. şu da unutulmamalı ki pep’in dehası milyarlara mal oluyor. siz pep kadar varsanız, milyarlarınız olmadığını ve onun oyununu oynayamayacağınızı görecek kadar kafanız çalışıyordur. kendi yolunuzu çizersiniz. pep kadar dehanız yoksa da zaten onun izinden gitmeye kalkmayın, çuvallarsınız. ancak türkiye gibi ülkelerde “değişik bir şey deniyor abi ya,” diye övgüye boğulursunuz. italya’da falan sizi tefe koyarlar, sonra üzülürsünüz.
  • 1146
    manchester city ustalık eseridir.
    hep "çok para harcadığı için başarılı" olduğu söyleniyor. bu yanlış. evet çok para harcıyor. manchester city'nin başına geçtiği 2016 yazından bu yana 1 milyar 200 milyon euro harcamış.
    ezeli rakipleri manchester united ise 1 milyar 160 milyon euro harcamış. yani aradaki fark sadece 40 milyon euro.
    city o günden bu yana 4 kez şampiyon olurken, manchester united bir kez ikinci olabildi.
    manchester united sattığı oyunculardan 270 milyon euro gelir elde ederken, manchester city 590 milyon euro gelir elde etti.
    city bir teknik direktör takımıdır. manchester united 2016'da josé mourinho yerine pep guardiola'yı tercih etseydi bambaşka şeyler konuşuyor olacaktık.
  • 1147
    kendi jenerasyonunun en iyi hocasıdır. hakikaten futbol dehasıdır.
    kendisini hiç sevmem çünkü 2013'te makine gibi oynayan bayern'i possession game takıntısı sebebiyle bozmuştur. bundesliga şampiyonlukları ölçüt değildir.
    ama manchester city ile yaptıkları mükemmeldir. city bayern gibi değildir çünkü bundesliga zaten bayern'in domine ettiği bir lig idi ama premier ligi domine edebilmek hiç kolay değildir. özelllikle 2020-21 sezonunda foden olsun rodri olsun ferran torres olsun genç oyuncuları a takıma tak diye monte etmesi ve leroy sane gibi bir yıldızı göndermesine rağmen aynı dominasyonu sağlaması büyük başarıdır. city'nin arap sermayesinin diğer takımı psg gibi olmaması onun sayesindedir, city'yi baştan aşağı marka haline getirmiştir.
    tebrik edilesi ve saygı duyulasıdır. şampiyonlar ligi kupasını kazanabilirse city'deki misyonunu tamamlayacaktır.
  • 1148
    bir gazeteci tarafından kendisine yöneltilen: "messi'yle çalışırken her maç gol atmasını bekliyordunuz. haaland'la da aynı duyguyu yaşıyor musunuz?" sorusuna,

    "evet ancak fark şu ki haaland'ın takım arkadaşlarına ihtiyacı var, messi bunu kendi başına yapabiliyordu" diye cevap vermiş.

    messi vs haaland için duyduğum en mantıklı açıklamayı yapmis.
  • 1149
    --- alıntı ---
    guardiola: "düşündüğünüz şeyi oynayabilmesi için kafanızdakini on kez anlatmanız gereken oyuncular var. on kez birlikte antrenman yapmanız gerekiyor. akanji'yle sadece bir kez antrenman yaptık ve istediğim her şeyi mükemmel bir şekilde yapıyor. muhteşem bir oyuncu."

    --- alıntı ---

    şimdi benim aklımda canlanan hikaye şu; city'de oynuyorum. bu kel bana gelip
    "canisi gelecek maçta mavi donunu giymeni istiyorum. bu noktada katelizor olarak calisacaksin, half spaceler sende. onun dışında senden geri 4lunun paralel bağlantılarını yapmani, orta saha ile forvet arasındaki half space olusumlarinda asistin asistinin asistini yapmani ama asisti yapmamani istiyorum. ofsayta düşmek yok, uzaktan şut vuracaksan kalecinin 45 derece soluna doğru ayak dışı vurabilirsin anca. frikiklerde sen topun üstünden atlayıp sol üste koşu atıp sonra geri koşup frikiğe tekrar vurur gibi yapıp bu sefer sağ köşeye kosacaksin"
    falan filan bir şeyler diyor. ben de "hocam bir daha anlatır mısın?" diyorum.

    sonra bu akanji pijine gidiyor. "akanji gelen topa vur gitsin. adam gecirme yeter" diyor. o da "tabikisi" diyip geciyor.

    sonra bu kel maç sonrası çıkıp benim hakkımda ismimi kullanmadan "10 kere anlatsan anca anlar" diyor, akanji için "süper mükemmel tam bir kıymalı kaşarlı pide gibi çocuk" diyor.
    ben de "hocam ayıp oluyor ama. bana da kolay ödev verin yapayım " diyorum.

    kısacası bu açıklamayı yaparken umarım oyunculara verdiği görevleri göz önüne almıştır dediğim kel abimiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın