resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 1350
    net hamle oyuncusu olmadigi icin puan biraktik. acikcasi gol gelecegi cok belliydi, 3. bir ortasaha lazimdi, ama hoca yasin mi ciksin yoksa bekleyelim bj bastirirken kontra yapar miyiz derken 5 dakkada iki gol yedik. de jong olsa boyle olmazdi diye dusunuyorum. poldi, de jong ve izlandali forvetimiz geldiginde ben değişiklik konusundan daha cesur olacağını dusunuyorum.

    yapılan elestirelere de yazıklar olsun. son dakikada josue sicmasa simdi burda destan yaziyorduk.

    bir derbi macinda ilk kez mac izledik yillar sonra. ikinci yarıda 65 80 arasi donemi cikartinca mac boyu gayet aktif bir takim goruntusu cizdik ve izleyenlere zevk veren bir mac izledik. uzun zaman sonra deplasmanda sadece rakibi bozmaya çalışan degil, kendi topunu oynamaya çalışan bir takim izledik. hersey bir gunde olmuyor, ben bu sene sampiyon olacağımızı dusunuyorum. poldi ve de jong gelince oyunumuzun daha esnek ve alternatifli olacağını goreceksiniz.
  • 1975
    benim hocanın kişiliği veya insanlığı ile bir sıkıntım yok. çok iyi adam çok da güzel adam.

    ama hocam allah için söyle başakşehir ile maç yapıyorken rakibin kullandığı her duran topa mehmet batdal veya yalçın ayhan vuruyorsa ve sen bütün maç bu komediyi izliyorsan gerçekten sinirlenirim ve küfrederim.

    ya gerçekten böyle bir şey olabilir mi ya !? koymuşsun 2 stoperi ceza sahasının ortasına adamlar da belli çalışmışlar senin bu taktiğini 1.90 ve üzeri olan rakip oyuncular her pozisyonda bizim 1.50 lik beklerin üzerinden üzerinden çıkıp çıkıp vurdu kafayı.

    hiç mi izlemedin başakşehir'i ya hiç mi demedin onlar kullanıyorken yalçın-batdal ikilisini eren-hakan tutacak geri kalanlar alan savunacak veya geri kalanlar da şunu şunu tutacak diye.

    edin visca bu maç etkisizdi ama sen birşey yaptın diye değil adam etkisizdi diye etkisizdi. ama bakın rakiplere bu sene çılgın atıyor diye nasıl önlem almaya başladılar bruma'ya her maç 2 veya 3 kişi savunuyorlar.

    takımın yenilmesine üzülürüm ama sinirlenmem ancak böyle 0 hazırlık ile rakibin çok bariz kullanacağı taktikler ile yenilmeyi kaldıramıyorum hazmedemiyorum.

    galatasaray ulan burası ! herkes işini yapacak ! ve herkes işini mükemmel yapacak !

    yapmayan herkes siktirsin gitsin!
  • 2239
    takımın başında olduğu sürece destek vereceğim riekerink bey. zira mevcut yönetim her ne kadar sevmiyor olsam da "tehlike anında camı kırınız" moduna girip hamza hamzaoğlu'nu gönderdi. şimdi yine aynı şekilde riekerink yollanıp "bakın bizim bir suçumuz yok, hocalar kötü." olacak.

    o yüzden gidene kadar arkasındayım. hatta kendisi sezon bitene kadar takımda kalmalı. ama illa gidecekse de, devre arası başladığı gün gönderilmeli, tabi yerine düzgün biri getirilerek.
  • 3540
    riekerink bey'in verdiği röportaj:

    (gbkz: a takim'daki göreviniz bittikten sonra altyapidaki görevinizin süreceğini düşündünüz mü?)

    fatih işbecer'le yaptığımız görüşme sonucunda galatasaray'da altyapı sorumlusu olarak göreve başlamıştım. diğer antrenörlerle iyi bir çalışma ortamımız vardı ve çok sevmiştim. göreve başlarken birçok şeyin iyileştirilmesi gerekiyordu ve bu doğrultuda ilerlemeye başladık. ancak daha sonra a takım'ın başına teknik direktör olarak getirildim ve durum değişti. aslında hala altyapı ile ilgileniyordum ama bütün konsantrasyonumu a takım'a vermem gerekiyordu.

    teknik direktör olarak görevim sona erdiğinde artık altyapıya geri dönme seçeneğim yoktu. asıl amacım yine teknik direktör olarak devam etmekti. altyapılarda görev yapmanın hala çok güzel olduğunu düşünüyorum. galatasaray'ın en alt yaş kategorisinde bile çok sayıda yetenekli futbolcu olduğunu biliyorum.

    (gbkz: kadro neredeyse tamamen değişti. elinizdeki oyuncularla en iyisini yaptiğiniza inaniyor musunuz?)

    göreve geldiğimde işler galatasaray için iyi gitmiyordu. o sezon takımı çalıştıran 4. teknik direktördüm ve elbette finansal fair-play cezası vardı. avrupa kupalarına katılabilmek sezonun sonu için büyük bir motivasyondu. kötü başladık ama sezonun sonu gelirken avrupa hedefimizi sürdürmeyi başardık. ne yazık ki ligde yeterli sıralamayı elde edemedik. avrupa'ya gitmek için türkiye kupası'nı kazanmak zorundaydık.

    finalde takım halinde muhteşem bir performans ortaya koyduk ve fenerbahçe'yi 1-0 yenerek kupayı kazandık. beşiktaş'ın 28, fenerbahçe'nin 23 puan gerisinde kalınan bir sezonda türkiye kupası'nı kazanarak, bizi her zaman destekleyen taraftarımıza umut ve gurur yaşattık.

    galatasaray teknik direktörü olarak yeni sezona başlamak benim için büyük bir gururdu. fenerbahçe ve beşiktaş ile aramızdaki farkı kapatmanın zor olacağını biliyordum ama benim motivasyonum da bu oldu.

    transfer kararlarini kim veriyordu?

    yeni sezon için yönetim ve teknik heyet birlikte çalışmalıydı. çünkü transfer için harcayacak paramız çok kısıtlıydı. o dönem her şeyi bir ekip olarak yaptığımızı söyleyebilirim. transferde yardımcılarım çok önemliydi ve yönetimle iyi bir diyaloğumuz vardı. çok para harcamadık ama bütün kararları açık bir iletişim kurarak birlikte aldık.

    dursun özbek nasil bir başkandi?

    dursun özbek'i sadece başkan-teknik adam ilişkisi üzerinden analiz edebilirim. öncelikle bana galatasaray'da teknik direktörlük yapma şansını veren odur. iyi bir ilişkimiz oldu. zaman zaman takımın gidişatıyla ilgili değerlendirmeler yapardık. ilk sorusu her zaman, "takımın gelişimi ve daha iyi sonuçlar için sana nasıl yardımcı olabiliriz?" olurdu. takımla her zaman yakından ilgilenirdi ancak teknik konulara hiçbir zaman müdahale etmedi. bir başkan olarak desteğini hep hissettim. takımın gelişiminde aktif rol alan ilgili bir başkandı.

    büyük bir takımı çalıştırırken, taraftarın yüksek beklentilerine karşılık vermeniz gerektiğini bilirsiniz. galatasaray taraftarından aldığım desteği hayatımın sonuna kadar unutmayacağım.

    haksizliğa uğradiğinizi düşündünüz mü?

    fenerbahçe ve beşiktaş'la aramızdaki farkı kapatmak için çok ilerleme kaydetmiş olsak bile bazı insanlar bunun yeterli olmadığını düşündü.

    ben ayrılırken lider beşiktaş'la aramızda sadece 5 puan fark vardı ve şampiyonluk yarışındaki rakiplerimizle deplasman maçlarımızı bitirmiştik. rakiplerimizle maçlarımızı içeride oynayacaktık ve hala yarışın içindeydik.

    geçen sezon benim görevden ayrıldığım 20. hafta ile bu sezonun 20. haftası arasında sadece 2 puan fark var. üstelik bir bu kadar çok transfer de yapmamıştık.

    alacaklarinizla ilgili sikinti yaşadiniz mi?

    parayı hiçbir zaman problem etmedim.

    sneijder'in türk futbolcularla iletişimi nasildi?

    bana göre takımın en büyük güç kaynaklarından biri wesley sneijder ve selçuk inan'ın oyuncu grubuna yaptığı liderlikti. ikisi de galatasaray için gösterdikleri performans hem de arkalarında bıraktıkları mazi nedeniyle kaptanlığa kadar yükselmişti. bence bu doğal gelişen bir süreçti ve bir sorun olduğuna inanmıyorum.
  • 2210
    (bkz: #1983447), (bkz: #1966980)
    (bkz: #2023390)
    (bkz: #2058288)
    (bkz: #2004233)

    en ofsaty entry' lerim :)
    tabi kişisel olarak bu entry lerin altındaki linç kültürü yapan yeni yetme bebeleri de deşifre ederim de şimdi hiç uğraşamayacağım.

    sevgili riekerink hoca! aylar önce de söylediğim üzere olmadı malesef. bir de geçen hafta maçlardan sonra oyunu domine ettik dedin ya tamamen kestim ümidi. söylediğine göre trabzon maçını vs domine etmişiz. pehh!!

    riekerink' e göre domine edilmiştir doğru. yüzde 60 top oynama oranın var sonuçta. tabi yana geriye attığın paslar sayesinde. ama son 4 maçta yanlışım yoksa sadece 2 gol atmışsın ve tehlikeli atağın yok denecek kadar. bu mentalite hiçbir zaman başarılı olamadı olamayacak. ama şimdi aylardan olmuş kasım! git diyecem yerine kim gelecek? bu arada sene başında riekerink' e takım emanet eden yönetimi de sevgiyle öperim !!!

    sözlüğün çoğunluğu olarak belki de % 70' den fazlası olarak futboldan hiç bir halt anlamayan saygısız, saldırgan, yanar döner, fikirleri beş para etmeyecek gereksiz adamlarsınız !
    olmasanız da olur! hatta keşke galatasaray taraftarı olmasanız !!
  • 2223
    derbi* özelinde hiç beğenmedim kendisini.

    takımdaki kontrolü kaybetmiş gözüktü. bakıyorum da...
    "kadro istikrarı" konusunda takıntı düzeyinde kararlı olan bir hocaydı. derbiye bir sürü değişiklikle başladı.

    sağ taraftaki savunma zaafiyetini yasin'i sinan'a tercih ederek giderme gayreti vardı. derbide sinan başladı.

    selçuk konusunda, kendisini beğendiği gerçeği vardı. onu kesmek yerine kazanma gayreti vardı. vazgeçmiş göründü.

    pozisyon alma sorunlarını çözme beyanları vardı. öte yandan topa sahip olma dışında bunu üretkenliğe dönüştürme gayesi vardı. tamamen savunmacı bir kimliğe büründü. kaybetmeyi hak etmedikleri yönünde açıklamalar yaptı. (bu maç kazanmayı hak etmedik dedi ancak bir iki maçtır bunu yapıyor.)

    nedenlerini de görüyorum...
    yasin hocaya "isyan etti" (en hafif tabirle) maçtan sonraki hafta çok da temel cümlelerle bir kulüp tasviri yaparak yasin'i eleştirdi ve kadro dışı bıraktı. sonra neler oldu bilmiyorum, levent nazifoğlu da kendisi de bir haftalık "kızağa çekme" olarak düzelttiler.

    sezon başı taraftar ivmesini de arkasına alarak futbolcularına karşı bir güç elde etti. "tek hakim" olmayı kısmen başardı gibi göründü. ancak cv'si onu hem taraftar gözünde, hem de futbolcular gözünde "yaa çok iyi çok sempatik ama yetersiz" imajına sürükledi. ilk maçlardaki mücadele azmi kalmadı. taraftar da itici güç olmayı yavaş yavaş terk etti.

    sneijder'in başakşehir maçından* sonra "neden kaybettiniz?" sorusuna "onu diğer futbolculara sorun." şeklinde verdiği cevap var. bunun üzerine derbide selçuk yok. sneijder var ama sahada yok. sonra 65'de oyundan çıkarılışı var. selçuk'u almamak için midir nedir anlayamadığım bir değişiklik olan eren-cavanda değişikliği var. serdar kötü oynamadı ama yönetim baskısı var. "serdar yakın zamanda oynayacaktır" diyerek her fırsatta konuştuğu televizyon programlarında nazifoğlu bunun donelerini veriyordu.

    dengeyi korumak çok önemli hocam. dengeyi bir kaybedersen nerelerden neler vururlar kim bilir? taktik-teknik konuşturmazlar bu sofrada adama maalesef. iş dönüp dolaşıp sabri'yi niye oynattın sorusuna gelir. inanamazsın...

    bu şartlar altında, senin mantalitende olan bir insanın bu dengeyi tekrar kurup, ayağa kalktığına daha şahit olmadım ben. eminim ki sen de bugün/yarın antrenmana gelip neyi yanlış yaptık analizine devam edeceksin. kim nerede pozisyon hatası yapmış ona bakacaksın. ancak biz böyle bir yerde değiliz hocam. olamayız da.

    kuzeyin soğukluğu yoktur bizde. biz ateşi de sevgiyi de sıçmayı da sıvamayı da şiddetli yaşarız. severken öldürmeyi de ancak burada görürsün. hiçbir şey yapmasan da nefret edilmeyi de... sahada başarısız oldun diye beyefendiliğinle dalga da geçilir. daha hiçbir şey yapmadan dünyanın en sevilen insanı da olabilirsin.

    umarım...
    sen hakimiyeti eline alırsın. biz yine taktik konuşuruz. rakip analizi yaparız.

    ha olmadı mı?
    galatasaray için ne gerekiyorsa yaparız. ama kafa aynı kafa. sen değil, terim olur. terim değil, prandelli olur, klopp olur, mou olur. o olmaz bu olur. yılmaz vural olur.
    kafa aynı kafa... galatasaray'a teknik direktör çok da. bizde bir b.k yok.
  • 2314
    30 kasım 2016 galatasaray elazığspor maçı'na başlarken sahaya çıkardığı kadroda bir sorun göremiyorum. galatasaray'ın an itibarıyla gençleri kupa maçında oynatmaktan büyük sorunları var. sağ bekimiz belli değil, sol bekimiz belli değil, stoperlerimiz belli değil, orta sahada performansı düşündüren oyuncular var (hamit ve josue gibi); dolayısıyla bu oyuncuları takıma adapte etmek adına oynatması son derece normaldi.

    maçta gördük ki öncelikle defans kurgusu olarak bir dörtlüyü seçip onda ısrar etmek gerekiyor. bu 4'lü de erciyes karşısında sahada olan oyunculardan oluşmamalı. şu performansı ile carole de dahil... defans hattında cavanda'ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. atletizm takımımıza gönderelim. futbol takımında katkı sağlaması imkan dışı...

    josue galatasaray oyuncusu değil. malesef...

    hamit öyle yada böyle zor durumda iş yapar.

    yasin aynı yasin. çok istekli, çok dinamik, çok da yetenekli ama futbol mantalitesi sıfır. dolayısıyla mevcut kadromuzda ilk 11 oyuncusu olsa da saç baş yolduruyor. galatasaray'ın maçı koparmasını engelliyor.

    sinan da aynı sinan. top ayağına gelirse doğru işleri yapıyor. ama topsuz oyunda yok. aslında bununla yasin'i toplarsan ortaya baya iyi bir futbolcu çıkar. ayrı ayrı yarım futbolcu ediyorlar. insan bu yaşında nasıl böyle isteksiz olur anlaşılır gibi değil.

    galatasaray bekleri sıfıra indirecek organizasyonlar konusunda çalışmalı. hem de çok çalışmalı. bunu beceremediğimiz için 90 dakika top bizde olsa da üretken değiliz. koşu yapan beke pas atmayan oyuncuyu cezalandırmalıyız. koşu yapmayan beki de cezalandırmalıyız. güzellikle çözülecek gibi değil problem.

    bana göre elazığspor beraberliği değil galibiyeti haketti. linnes'in oyuna girmemesini lig maçında ilk 11 oynayacak diye yorumluyorum. tolga ciğerci'yi özledim :(
  • 885
    22 ağustos 2016 galatasaray kardemir karabükspor maçında başarılar dilediğim hocam. keşke taraftar da yanında olsaydı sezon başında ama inşallah sezon boyunca sayende tribünler dolacak.

    bugün takımı ne kadar hazırladığını ve motive olduklarını göreceğiz. dilerim lass transferi de yapılır ve elin güçlendirilir. sen de hak ettiğin başarılara koşarsın...
  • 2041
    yine alınan iki mağlubiyetten sonra 'bir numarası yok', 'zaten altyapı hocası' gibi cümleler kurulmaya başlanmış, arkadaş, neden biraz sabretmiyorsunuz ya? son maçta yenildiği rakip ligin mevcut lideri, ilk maçta fener'i yenerken sevinmiyor muydunuz? ülkece artık bu maymun iştahlılık ve açgözlülükten bir an evvel kurtulmamızı diliyorum, don değiştirir gibi td değiştirerek büyük takım olunmuyor, olunmaz. kendisini halen destekliyorum, bu sezon şampiyon olamasak dahi destekleyeceğim.
  • 366
    belli ki futbolcular kendisini seviyor. zaten bu yönetim a sınıfı bir teknik direktör getiremez. dandikten birini getireceklerine, kendisi kalsın. ama bu yönetim istifa eder de, galatasaray başkanlığına yakışan biri gelirse, o zaman iş değişir. şu şartlar altında kendisi kalmalı. yavaş yavaş sistem oturmaya başladı. 2-3 transferle bu takım şampiyonluğa oynar.
  • 2467
    "kalsın yerine kim gelecek" diyenler aklıma hep "tayyip giderse kim gelecek abi kılıçdaroğlu mu?" diye soranları getiriyor. sormak lazım madem sezon ortası değişiklik iyi değil, aynı tavrı hamza gönderilirken de takınsaydınız ya. ama tabi pasaport önemli adam hollandalı.

    kalsın bence de küme düşme hattı da heyecanlı olabilir. kasımpaşa maçında yaptıklarını x bir yerli antrenör yapsaydı sokak ortasında çekip vuracak adamlar, gelmiş bu adama kalsın diyor. hayır adamdan nefret etmiyorum, ama sırf bu yabancı hayranlığı yüzünden nefret edecek duruma doğru gidiyorum. hocalık performansı beklediğimiz gibi olmasa da bu kadar eleştiriyi haketmiyormuş, cümledeki ironiye gel. adamın hocalık performansını eleştirmeyelim, saç stili falan güzel nasılsa.
  • 1165
    bugün sneijder'i çıkartıp josue'yi alsaydı kendisine tapardım, net.

    ama selçuk'u çıkartması da mükemmel bir hamle. çoğu "ben teknik direktörüm" diyen adamın yapamayacağı birşeydir galatasaray'ın kaptanını kesmek.

    bir de kendisinden ricam var; sabri'yi ne pahasına olursa olsun oynatmasın artık, bir de sinan'ı hemen yedekliğe mahkum etmesin. lig uzun bir maraton, puanlar kaybedilir ama futbolcu kazanmak en önemlisi.
  • 1712
    hocamız kesinlikle kadro oluşumunda kadro seçiminde ben hiç hatalı bulmuyorum. neden diye soracak olursanız podolski ne kadar faydalı olacağını bilsekde 90 dakika temposuna tam hazır değil. cavanda derseniz oda yavaş yavaş kadroya uyum sağlıyor bunlar pat diye olacak şeyler değil. sinandan birçok taraftar gibi bende biryerlere gelmesini istiyorum fakat sezon başından beri serbest ve lakayt futbol anlayışı yasin'in oynamasına engel olmamalı. evet selçuk bir nebze ama sabri, hamit, semih , yasin'in yerine daha faydalı topçular olsa hem kadro derinliği hem de galatasarayımız açısından daha faydalı olacak. bunu hocamız da gördüğüne eminim. bunu anlamak için çok şey aramaya gerek yok. en basiti saçma sapan taraftarın da gördüğü birçok futbolcuyu göndermesi ve yıllardır taraftarın 11'ini ilk defa sahaya sürmesi beni bu anlamda pozitif etkiledi.

    kendisinin hatalarına gelecek olursak birçok kişinin gördüğü gibi öne geçince dakika kaç olursa olsun çok fazla topuna arkasına geçip geriye yaslanmamız. bunu yerine biraz daha pas yaparak oyunu soğutsak daha makul olacak. oyuncu değiştirme olayında bence düzelme var artık çok geç hamle yapmadığı aşikar. hocamıza karşı duygusal bir bağ oluştu fakat bu yaptığı olumlu şeyler kağıt üzerinde duygusallıkla hiçbir alakası olmadığı gerçek.

    bizim de bu saatten sonra yapmamız gereken tek şey hocamıza güvenmek. yürüyedur riekerink bey.
App Store'dan indirin Google Play'den alın