resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 3305
    nacizane desteğimin hala devam ettiği teknik direktördür. hem maaşlarına, hem tazminatlarına milyonlarca avro dökülen mancini'nin, prandelli'nin, rijkaard'ın, hamza'nın yapabildiği neyi yapamamış merak ediyorum. riekerink gitsin, muhtemelen tazminatı da yoktur, göndermek kolay, ondan sonra "devrimci olmayan" kimi getirirseniz getirin sonuç aynıdır, boşa vakit kaybıdır, boşa kürek çekmektir. tekrara girmeyeyim, daha önce bu konuda yazmıştım:

    (bkz: #2080463)
  • 3455
    o kadar çok yazdım ki sıkıldım, ama her seferinde daha çok yazmak istiyorum.

    bizim balık hafızalılara hatırlatmak lazım. kendisi kovulduğunda takım şampiyonluk yarışındaydı. hatta rize ve beşiktaş maçlarından alacağı galibiyetler ile birinci sıraya oturacağına bile inanıyordum. şimdi tudor "vur kırbacı hoççam" tudor ile neredeyiz dönün bir daha bakın.

    bu adam dursun'a rağmen, şu dandik takıma rağmen harika iş çıkarıyordu, harika. oynatması gerekn en doğru topu oynatıyordu. ama kendini çok bir boktan anladığını sanan ama hiçbir şeye derman olamayan taraftar kendisini beden hocası ilan etti. sonra tudor hocanızla 10 maçta anca 10 puan alırsınız. çünkü bunu hak ediyorsunuz.
  • 2251
    günah keçisidir. kendisinin hataları var mıdır mutlaka vardır. ama yönetiminin hatalarının yanında kuş kalır. sadece birini söyleyeceğim. daha teknik direktörün belli olmadan -belki de belliydi son anda vazgeçti- 4 küsur milyon euro' ya stoper transfer ediyorsun. bu arada bu transfer öncesinde mali anlamda problem yaşadığın için --avrupa kulüplerini yenmek misyonuna sahip iken-memleket sınırlarında kalmışsın. yetmiyor her iyi sonuçtan sonra şov yapan sözcün serdar aziz ile ilgili basın önünde hocaya aba altından sopa gösteriyor. bütün bunlardan sonra sen plansızlıktan takımın başına zoraki geçen hocaya serdar'ı niye oynattın böyle oyuncular mı olur diye saldırıyorsun. kusura bakma da bu kurum kötü gidiyorsa sorumluluk kimdedir? görevdeyken terim muhabbetinin başlamasına hiç girmedim. o mevzu bizim memleketin bitmek bilmeyen mevki, makam ve çıkar ilişkisi. orası yaz yaz bitmez.
  • 2252
    kendisi kötü teknik direktör olabilir, taktiksel olarak yada mental/otorite olarak eksikliği olabilir ki taktiksel açıdan bence öyle, ama hem bazı taraftarlar(eleştirirken) hem medya kendisine "koskoca galatasaray isminin, armasının ve markasının bir çalışanına, hem de teknik direktörlüğü pozisyonuna" gram saygı göstermemiştir veya üzerinden ekmek yemiş, egosunu tatmin etmiştir. yönetim de buna ayak tutmuştur.

    bazı durumlarda* ünvana saygı göstermeyi atlamayı anlarım ancak jor şahsında bu geçerli değildir. daha iyi olması için yapıcı, mantıklı eleştiri yapalım, yok direk gitsin potansiyel yok diyorsanız; iyi değil, istifa etsin diyip geçelim sebepleriyle.

    bugün twitterda kızlarıyla ilgili bir muhabbete kötü yaklaşan ve kendine galatasaraylı diyen birinin yorumu üzerine bunları söylemek istedim.
  • 3543
    cefakâr bir teknik direktördür. takımda para yokken, başkan dursun iken, takımın as forveti eren iken, orta sahada fernando yokken, bu adam öyle ya da böyle bu sene aykut kocaman'ın oynattığına benzer bir futbol oynatıyordu. ha galatasaray için yeterli değildi ama tudor denen traktörden kesinlikle daha iyi ve daha ekonomik bir çözümdü, ayrıca takım son iki derbi galibiyetini de riekerink döneminde almıştır. beşiktaş'ı da sabri ve chedjou yüzünden elimizden kaçırmıştık.
  • 1799
    kendisinin arkasındayım ben de ancak boku çıkartılmadığı sürece eleştirileri de doğal karşılıyorum.

    kendisi benim gözümde çok iyi bir antrenör. ancak henüz çok iyi bir teknik direktör değil. maç esnasında oyuna müdahale etme yada teşhis koyma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor. oyuncu değişikliklerinde bazen ya zamanlama yada tercih olarak saçmalayabiliyor.

    ama en önemlisi takımın kondisyonu hala çok iyi seviyede değil. geçen sene 45 dakikalık takımdık. bu sene 70 dakikalık takımız. oyuncularımızın skoru bulur bulmaz uyumaya başlaması en dandik rakiplerimizi bile yarı sahamızda kabul etmesi de bu yüzden.

    riekerink alt yapı hocasıydı. 14-15 yaşında çocukları yönetmekle yetişkin adamları yönetmek, 14-15 yaşında çocuklara kondisyon yüklemekle yetişkin adamlara kondisyon yüklemek aynı şey değil.

    maçlara çok iyi hazırlanıyor*, rakipleri genelde iyi analiz ediyor ancak oyun içinde rakip teknik direktörün hamlelerine tepkisiz kalabiliyor. bunun için de biraz daha tecrübelenmeye zamana ihtiyacı var.

    yardımcıları kendisini uyarıyor da bildiğini okuyorsa yardımcılarına bişey diyemem ama eğer yardımcılarını dinliyorsa ve elden gelen buysa yardımcıları ciddi anlamda yetersiz bu konuda.
  • 878
    söylediği iki şey çok dikkatimi çekti.

    dedi ki ; "alt yapılardaki hocalara aynı sistemle oynamamız gerektiğini söyledim. oyuncu küçük yaşlarda bu sistemde oynaması gerektiğini bilirse a takıma çıktığında zorluk çekmez. bu şekilde a takıma daha fazla oyuncu çıkar."

    bir de şöyle birşey söyledi: " taktikten daha çok oyuncuların becerilerini öne çıkaracak şekilde bir düzende oynamak istiyoruz."

    bu hocayla ömür boyu sözleşme imzalanır.
  • 996
    tamamen pozitif motivasyon ile selçuk inan'ı kazanmaya çalışan teknik adam. 5 liraya hiç şikayet etmeden 4 kişilik aileye akşam yemeği çıkaran anadolu kadını gibi.

    resmen oyuncu kazanmak için savaş veriyor.
    işte bu yüzden geçen sezon sonu eğitimci bir teknik direktör bulunmaz fırsat, riekerink ile yola devam dedik.
    kötü sonuçlar ve başarısızlıklar da olacaktır. ama bu adamla uzun düşünmek lazım. çünkü eğlenilecek değil evlenilecek adam resmen.
  • 592
    kendisiyle devam ettiğimiz takdirde taraftarın 1 sezon bile sabredemeyeceğini düşünüyordum. son yıllarda değişen taraftar profili ile birlikte, kısa vadede başarı gelmediği zaman hedef haline getirilecek ilk kişi muhtemelen riekerink olacaktır. o yüzden teknik direktörlük için ilk adayım kendisi değildi. avrupa'daki başarıya aç hocaları tercih ediyordum ama dursun özbek yönetimindeki galatasaray için bu gerçekleşmesi güç bir hayaldi. nitekim hoca bulamayıp en son çare olarak riekerink ile imzaladılar. aslında getirmeye çalıştıkları yerli hocaları düşünürsek, bu çaptaki yönetim için iyi bir hamle bile sayılabilir.

    benim riekerink'ten beklentim; elimizdeki genç oyuncuların gelişimine elinden geldiğince katkıda bulunması ve geçen sezon oynatmaya çalıştığı güzel futbolun üstüne koymasıydı. şampiyonluk beklemiyordum açıkçası. çünkü elimizdeki kadroyu revize edebilecek kapasitede bir yönetime sahip değiliz. bugüne kadar yaptıkları transfer hamleleriyle de bizi yanıltmadılar maalesef.

    ancak riekerink göreve başladıktan sonra beklentilerimizin üzerine çıkmayı başardı. gelir gelmez yaptığı kondisyoner hamlesi bile başlı başına umutlanmam için bir sebepti. (u: romantik taraftarız işte ota boka umutlanıyoruz :() ligimizdeki takımların kondisyonlarının şampiyonluğa ne kadar etki ettiği burada defalarca yazıldı. geçen yaz futbolcu antremandan zevk almalı deyip, berbat bir hazırlık kampı geçirmemize sebep olan hamza'nın aksine riekerink sadece kondisyoneri değiştirmekle kalmayıp, takip ettiğimiz kadarıyla gayet fizik ve kondisyon üzerine antremanlara önem verdiğini gördük. transfer konusunda ise her fırsatta orta saha ve forvet istediğiniz belirtip, aslında geçen sene yapmamız gereken geç kalmış hamleleri yapmanın derdinde.

    kısacası şu ana kadar ne yaptığını bilen bir hoca görüntüsü çizdi. tek sıkıntı takımdaki yerli çetesiyle ve özbek brothersla başedebilecek mi emin değilim. bu konunun da üstesinden gelirse kendisi ile ilgili umutlarım bir hayli artar.

    hocam son olarak tarık meselesi var. lütfen o konuda birbirimizi kırmayalım :(
  • 841
    kendisi muhtemelen altyapıya geldiğinde ve as takım galatasaray maçlarını izlediğinde 'bu mu oynuyor, bu mu yani, bu oynamaz, bu takımın vazgeçilmezi bu olmaz' diyordu, demişti. ben bu takıma gelsem... diye düşünceleri vardı. her altyapı hocası gibi. belki yüzlerce, binlerce insan böyle düşünüp o as takımın başına geçemez o ayrı. o çok büyük istisnalar, düşük yüzdelerin birleşmesi ile bu takıma teknik direktör oldu. şimdi de doğru bildiğini yapıyor. sadece gördüğünü. buradaki çoğu taraftarın gördüğü gibi. yaa x benim arkadaşım, y'nin menajeri bizim tanıdık, z'yi kesersem basın bana bulaşır mı demiyor. adam gördüğünden hareketle bir şeyler yapıyor. kaygısı yok. tek amacı başarı. çekincesi yok. o yüzden seviyoruz. kimseye eyvallahı yok. çünkü hollanda'lı. türk değil. türkiye'de her işte şu vardır: tamam çağır yeğenini bakalım, ha senin oğlun mu gelsin bakalım. haritanın yukarısında bu işler yok beyler. o yüzden onlar bilimde, teknolojide, hayat standartında, yol asfaltında, marketteki ürün çeşidinde, sokakta yürürken bile saygı kurallarında, yaya geçidinde aklınıza gelecek her şeyde ilerdeler. biz diş macunu orucu bozar mı ramazan x24 tartışması yaparken adamlar refah peşinde, insanlık peşinde. şimdi bu adam bir şeyler oturtmaya çalışıyor. eksik gördüğü yerlere 'tamamlarız, şu oynar' demiyor. çünkü oynayamaz. o iş en son 1980'lerde vardı. hadi 1990 olsun. kanat adamının bile içeri gireni, çekip ters ayakla vuranı, defansa yardım edeni bilmemnesi var. bu iş 'çıkalım bam bam bam oynayalım'ı geçti. görüyoruz ki geçti. bam bam bam oynayan değil iyi kadro kuran kazanıyor. sıfır şampiyonlar ligi şampiyonluğu, sıfır şampiyonlar ligi finali ve 3 büyük kulübün borcu 3 milyar dolar! demek ki o iş öyle olmuyor.
    kendisi başarılı olur-olmaz. saygımızı bu yüzden kazandı. doğruları yapıyor. en azından yanlışları yapmıyor. bakın bu kulüpte bir sene şampiyonluk kazanan adamlar da var. kendisi bu kulüpte bir sene bile şampiyon olmasa da birkaç seneyi kurtarabilir, en azından çok yanlışı düzeltebilir. o şampiyon olmaz ama önümüzdeki 10 seneyi kurtarabilir. kimi şampiyon olur, çoğu seneyi çöpe atar.
    yani? destek destek destek.
  • 1610
    kendisinin başarı kriteri ile daha önce çalıştığımız hocaların başarı kriterini (en azından taraftar nezdinde) bir tutmadığım için, "başarısızlıkta herkes gider" önermesinin, kendisi hakkında doğru olmadığını düşündüğüm güzel insan.

    şöyle ki; ne 2. döneminde ft, ne mancini, ne prandelli ne hamza (kendisini bunlarla bir tutmak futbola ihanettir) ne de dürülülü ortaya gelecek vadeden bir proje sunmadı. öncelikli ve önemli husus kısa dönemde başarı sağlamaktı ve buna göre değerlendirildiler. eylemleri ile söylemleri tutmadı. misal veriyorum; "geleceğe yönelik takım hazırlıyoruz" dedikten sonra hamza ve dürülülü gibi 30 yaş ortalamalı takımla sahaya çıkarsan, sinan gümüş gibi bir adamın varken sağ açıkta umut bulut'tan faydalanmaya, orta sahada ise oyun kursun diye melo'yu gönderip bilal kısa'ya şans vermeye kalkarsan elalem sana götüyle güler.

    milli takıma da bakıyorum oyun hep bir dağınık. çizili bir oyun planından ziyade, atak başına random gelişen eylemler ve bireysel yeteneklere dayalı bir sistem izliyoruz -ki bu şu an tarihimizin en başarılı tdnün takımı- ve bu beni üzüyor. oysa yıllar sonra -belki de ilk defa- galatasaray'ı izlerken savunma kurgusunu, dar duran dörtlü hattı açıkça görüyoruz. nitekim yediğimiz gollere baktığımızda da duran top veya bariz bireysel hatalardan kaynaklanıyor. savunma açısından konuşmak gerekirse sistem sorunsuz ama sistemi uygulayacak oyuncular ciddi anlamda sorunlu.

    ben kendisinin 2-3 sene kalmasını istiyorum. başarılı olur, olmaz. bu tartışılır. başarı kriterimiz kupa sayısı ise, ortalama bir başarı elde edeceğinden şüphem yok; ancak borcu 300 m euro sınırını geçmiş bir galatasaray için artık başarı, sürdürülebilir oyuncu yetiştirme, olan oyuncuları satma ve ekonomik bir takım politikası ile sürdürülebilir başarılar için altyapı hazırlamaktır. gerek şans verdiği oyuncuların yaşı, gerek geleceğe yönelik yapılan altyapı idmanları ve izlenen maçlar, gerek ise altyapı oyuncularının küçük yaşta a takıma monte edilmesi, bilinçli bir plan izlendiğini açıkça ortaya koyuyor.

    bu şartlar altında plana ve kendisine destek vermek boynumuzun borcu, taraftar olmanın gerekliliğidir. bakın, uefa döneminde açılan ekonomik makas bir şekilde kapanmalı. dortmund gibi dibe vurup çıkmaktan ziyade, riekerink hoca ile şampiyon olamasak da devam ederek, avrupa potasında kalmayı ve bu süreçte ekonomik sürdürülebilirliği kazanmamız lazım.
  • 1420
    oynattığı oyundan aldığımı zevki, duyduğum heyecanı en son eric gerets döneminde hissettmiştim. lucescu da çok başarılı bir teknik direktördü ama hatırlarsanız oyundan çok sonuca önem verirdi. onu aradım ama özlemedim.

    bana göre futbol bir şovsa bence sadece sonuç değil, sonucun nasıl geldiği de önemli. riekerink bey sayesinde her geçen hafta göze daha hoş gelen bir oyun sergilediğimizi ve bu yükselişin devam edeceğini düşünüyorum. gerets gittiğinde içimden kopan parça önemli başarılara rağmen bir türlü dolmamıştı, kendisi bu özlemi gidermeyi bir nebze başardı. orta vadede ve inşallah uzun vadede gelecek başarılarla, kupalarla yeni bir efsanemiz olabilir. dileğim, gerets gibi tadına doyamacak kadar tadımlık değil de uzun yıllar boyu hocamızın oynattığı bu güzel futbolu ve getirdiği başarıları izlemek.
  • 1794
    http://www.ligtv.com.tr/...inkten-sert-uyarilar

    --- alıntı ---
    galatasaray'da trabzonspor yenilgisinin şoku yaşanırken teknik direktör riekerink'in karşılaşma sonrası oyuncularıyla yaptığı toplantıda sert uyarılarda bulunduğu belirtildi.

    riekerink'in oyuncularına ''bu maçı sadece alınan bir yenilgi olarak düşünmek bizi yanıltır. çok önemli hatalar yaptık ve bunun sonucunda kendi seyircimiz önünde bir maç kaybettik. herkesin şapkasını önüne alıp bu maçta ne yaptığını değerlendirmesini istiyorum'' şeklinde konuştuğu öğrenildi.

    hollandalı teknik adamın ''topla daha çok oynayan, daha çok pozisyon bulan biziz. rakibimizin kazandığı bir korner bile yok ama sonuç ortada. demek ki sadece topla oynamak yeterli değil. kanatları yeterince verimli kullanamadık. orta sahada basit toplar kaybettik ki golü de böyle yedik. ben dahil herkes bu maçta ne hata yaptığını, neleri eksik yaptığını düşünüp değerlendirmeli. bu maç için tam anlamıyla öz eleştiri yaptıktan sonra bu defteri kapatmak zorundayız'' dediği ifade edildi.

    --- alıntı ---
  • 920
    takim bi iki tokezlesin de sallayalim kafasindakilere inat; arkandayiz hocam. isterse bu takım hiçbir şey oynamasin ama hakedene o formayı vermen yeter. linnes kötü oynadi sabri girdi eminim ki bir gün de sabri kötü oynasa linnes girecek oyuna. keza bruma 22 agustos galatasaray kardemir karabükspor maçında baya kötü oynadi çıkması doğru ama adamın da elinde douglas costa yok beyler.
App Store'dan indirin Google Play'den alın