resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 1965
    şu an ismi geçen transferler kesinlikle kendisinin eline verilmemeli. daha doğru düzgün 4'lü savunma oynatamayan adam 3'lü savuma ayağına takımın anasını belleyecek. yetmezmiş gibi bir de bizi sneijder'den edecek. eğer kesenin ağzını açıyorsak, güzel transferler yapacaksak, işimizi tam yapmalıyız ve bu transferleri adam gibi bir hocayla taçlandırmalıyız. ama böyle bir şey olmayacak ve muhtemelen ligin ilk yarısının ortalarında hoca değişikliği yaparak yine sıvamış olacağız.
  • 1966
    --- alıntı ---

    . tudor'un verdiği ve scout ekibinin incelemesi sonrasında sunulan raporla ilgili yönetim çalışmaya devam ediyor. transferler bittiği zaman sizlere bilgi aktaracağız. listemizde 5-6 oyuncu bulunuyor. alınacak mevkileri herkes biliyor. stoperden başlayın, orta sahası, kanatları, forveti, sağ beki, sol beki... tüm sezon boyunca galatasaray'ı seyredenler nerede eksiği olduğunu biliyorlar."

    --- alıntı ---

    dursun özbek'in sözlerini alıntıladım. olur olmaz orası ayrı ama 'bek ve kanat oyuncu transferleri yapılmayacak' diyip tudor'a desteksiz sallayan arkadaşlar için amme hizmeti yapayım dedim. sahur vakti de dursun özbek sözleri araştırmak pek hoş olmuyormuş.
  • 1968
    birkaç konu başlığı hakkında yorum yapacağım izninizle. konu başlıkları:
    üçlü savunmayı tercih etmesi, sneijder polemiği ve belhanda isteği, gelecek sezonki oyun planı.

    1) üçlü savunma meselesi: arkadaşlar, futbol yüzyıllardır süregelen bir spor ve bu süre zarfında nesnelleşmiş tek şey belki de şu, "dizilişler değil mentalite önemlidir."
    üçlü oynatmış beşli oynatmış dörtlü oynatmış hikaye. bunlar boş iş.
    bu konular sınavdan tam puan almak isteyen öğrencilerin çalıştığı detay konulardır. bilmem anlatabildim mi?

    son yıllarda maçlarımızın yüzde doksan beşini 4'lü savunmayla oynadık, ee ne oldu? şampiyon mu olduk, cl'de yarı final mi yaptık, rakiplerimizi bozguna mı uğrattık?
    6. olduğumuz sezon dörtlü savunmayla oynamadık mı veyahut bu sene dörtlü değil miydi?

    tüm olay teknik direktörün mentalitesinde. öyle bir dörtlü savunmayla çıkarsın ki bazen uyuz eşekler gibi oynar takımın. kimi de öyle bir beşli savunmayla çıkar ki rakibine nefes aldırmaz.
    alın bakın conte chelsea'sine. fırsat bulduğunuzda bu sezonun chelsea maçlarından birinin tekrarını izleyin de görün üçlü savunmayı. adamlar kanırta kanırta premier lig şampiyonu oldu tarihte yok böyle bir şey. ve bunu yapan takım 3'lü savunmayla oynadı.
    bunlara takılmayın.

    2) sneijder- belhanda olayı: bir kere sneijder size olarak sahada takımı düşüren bir oyuncu. bu onun anatomik yapısı kendi suçu değil ama böyle. havadan gelen toplarda veya orta bölgedeki pas trafiğinde çoğu zaman size eksikliğinden dolayı rakibe fazla boşluk bırakıyor. yani bu topun rakibe geçmesi ve dönen topun kalemizde poziyon yaratması anlamı da taşıyor bu durum. özellikle yine fiziğinden dolayı marke etmesi çok kolay bir futbolcu olduğundan bir de sneijder'in çalım özelliğinin çok düşük olmasından dolayı hemen kilitleniyor. büyük maçlarda etkisizliğinin nedeni basit. sneijder'e bir adam ver ve onu kitle.
    fazla kilolarından dolayı şut tehlikesi de yaratamıyor. talisca örneğinden devam edelim.
    talisca kendisi oynamasa bile takımını oynatan bir oyuncu, kilitlenmesi de zor. çünkü hem çok hareketli hem de size olarak iyi yapıda. boy uzunluğu olsun, belinin kıvraklığı olsun rakibini ekarte etmesi çok daha kolay sneijder'e göre. talisca bu sezon kaç gol attı kaç asist yaptı bilmiyorum ancak sneijder'den skor-asist olarak geri kalmışsa bile sneijder'den on kat faydalı olduğu kesin.

    ama takım kötü ondan oynamıyor demeyin zira beşiktaş'ı da şampiyon yapan talisca. talisca'yı çıkartırsan bjk en iyi üçüncü olurdu bu sezon. sneijder iyi bir performans göstermiş olsa bizim de şampiyon olmamız gerekirdi. bruma gibi bir oyuncunun varlığında bile bizi o potaya sokamadı. talisca ise önünde cenk tosun, sağında solunda 34'lük bitiklerle on numara sezon geçirdi.

    yani bahane üretmeyelim yok yere.

    belhanda'ya dönersek. evet sneijder kadar zeki bir futbolcu değil ancak bunun da bir önemi yok zira
    sneijder kilolarından dolayı zaten düşündüklerini sahada gerçekleştiremiyor.
    ve size olarak çok artılı bir on numaradır belhanda. havadan top alır, rakibinin omzuna elini koyup onu topa çıkartmaz. duvar olur. top saklar, çalım atar. onun için kilitlenmesi daha zor bir oyuncudur. fiziki yapısı, elastikiyeti ve bileklerinin kıvraklığı sayesinde üzerine markaj yapılsa bile paçayı kurtarabiliyor.
    asist ve gol sayısı düşük gelebilir ama hücumda sürekli dikine düşünen, pasların şiddetini iyi ayarlayan bir isim. belhanda'yı diyelim ki iyi marke ettin ve kaleden uzakta tuttun. bu sefer de şut özelliğini kullanarak kilit açar. diyelim ki onu da yaptırmadın, kanada geçer çalım özelliğiyle kilit açar. yani üzerine verilen adamı bezdirir bir şekilde ve yorar. hareketlidir.

    tüm bunlar sneijder ve belhanda'nın farkıdır. tudor da bu sebeplerle belhanda'yı tercih ediyor olabilir ama bana kalırsa ikisini birlikte oynatmayı düşünüyor.

    3) oyun planı: artık selçuk'la defans dörtlüsü arasındaki o saçma sapan pas trafiğini görmeyeceğiz çünkü tudor bundan nefret ediyor. bir iki pasla orta sahaya atlayıp oradan topu sneijder- belhanda ikilisine aktaracağız, kanat bekleri hücuma çıkacak, bol bol orta keserek ve kanattan sneijder- belhanda'ya içe dönerek şut çekip skor üreteceğiz ağırlıklı olarak. ayrıca bu sezon çok sayıda kaleciden seken topun gol olorak tamamlanacağını da söyleyebilirim. şimdiden gözümün önüne geliyor belhanda'nın şutunda dönen topu gomis'in tamamlaması.

    top rakibe geçtiğinde beklerin hafif ortada yer alacağı 5'li bir kapanış göreceğiz. yine kapanış sırasında sneijder ve belhanda taç çizgisine yaklaşacak, olası bir kontra atakta sahayı doğru parsellemek için hazır bekleyecekler.

    yedekte garry gibi de bir varyasyon duracak. rakibi ortadan delemediğimizde hemen oyuna alınarak belhanda sol açık, sneijder forvet arkası, garry sağ açık olacaklar. geçtiğimiz sezon neredeyse tüm goller kanat akınıyla gelmişti. tudor bu sene ortadan delme özelliğini yüklemeye çalışacak.

    ve şunu söylemek lazım, rakibin kanadını delersen 1 ya da 2 gol bulabilirsin ama rakibi ortadan deldiğinde golden bağımsız maç artık senindir. kazanırsın ve farka gidersin.

    işte durum budur arkadaşlar.
  • 1970
    sneijder'ın tudor'u istemediği konusunda birincil ağızdan duyulmuş bir şey yok. ucuz tetikçilerin gazına gelmeyelim arkadaşlar. sneijder ile ilgili anti düşünceleriniz asıl sizi kör eden unsur.

    bu tudor adlı zat ise 3'ü savunmaya kafayı takmış durumda. başarırsa vallahi helal olsun. umarım başarılı olur. galatasaray'ımız toparlansın da, yerden taşı alıp iki santimetre öteye koyup katkı sağlayacak olana da eyvallah.

    he anaokulu hocası. riekerink bu takımın teknik direktörüydü. madem galatasaray renklerine, değerlerine duyarlıyız o zaman birini savunayım derken başkasını gömmeyelim. telefondan sözlüğe bakınca komik duruyor, arkadaşlara gösteriyoruz gülüyoruz falan.
  • 1971
    sneijder'in gitmesini istemiyorum. öncelikle bunu söyleyeyim. ama ille de gidecekse sebebinin şu adam olmasını içime sindiremem. seneler sonra ya sneijder vardı bu takımda ama adamın teki geldi çok bir şey yapacakmış gibi sneijder'i yolladı sonra 10. haftada kendi kovuldu demek istemiyorum. menajerinin dediği gibi sneijder galatasaray'dan ayrılacaksa bile bunu ön kapıdan yapabilmeli.
  • 1972
    selcuk'a takim emanet edip sneijder'in ipini cekmeye calisan adami destekleyemem. sneijder konusu netlesmeden de yorum yapmayayim ama ister 3'lu ister 4'lu nasil oynarsa oynasin sneijder gibi adamı istememek fazla lükstür. yarin sneijder'i yollayip 10 numara diye josue'yi isterse de harbi komik olur.

    bu takima 3'lu savunma oynatacagim diye koca ligi ve avrupa ligi'ni daha yaz bitmeden kaybedebiliriz.

    vitor pereria fener'de bunu yasadi.

    bunun disinda transferini istedigi isimler ise genel olarak umut veriyor. kac dönemdir bizi vasata alistiran hocalardan sonra mevkilerine kaliteli isimler istemesi ve türkiye'den oyuncu istememesi takdir ettigim bir özelligi. evlatcilik yaparsa kaybeder zaten.

    simdilik hocaya karsi nötr'den bir tik üstte durumdayim. sneijder'i yollarsa nötrden eksiye gecer ve üzerine kötü sonuclar gelirse kredisi falan olmaz. eger basarili olursa kimse sneijder'i sorgulamaz tabii.
  • 1973
    kendisine geldiği ilk günden beri güvenim tam. beden hocası ile sezon başı neredeyse antrenman bile yapmadan, keyiflerince takılan, göbekleri şişiren futbolcuları hizaya soktu. sezon başı takım koşmaktan öylesine acizdi ki, tolga gibi vasatın da altı bir futbolcu, iyi gibi gözüktü. takım güç kazanınca da foyası ortaya çıktı.

    bizim ligimizde şampiyon olmak istiyorsan, öncelikle sert takım olacaksın. tabi bu sadece bizim ligimiz için geçerli değil, dünyanın kuralı bu. yaptırmak istediği transferlerle dirençli bir takım yapmayı hedefliyor. aklında rakibi sindiren sert oyuncuların yanında, kaliteli ayaklarla sonuca gitme düşüncesi var.

    sneijder'ı gönderecek diyenlere de şunu hatırlatmak isterim. kendisinin bizde son senesi. bu sene satamazsak, seneye bedavaya gidecek. çünkü kendisi ile sözleşme yenilenmeyeceğini çok iyi biliyorsunuz. bu yaştan sonra, bu paralarla 2-3 sene sözleşme uzatmak çılgınlık olurdu. eski gücü yok. çoğu maçta vasatın da altıydı. o beğenmediğiniz tudor sayesinde gücünü toplayınca, son haftalarda kıpırdadı. kesinlikle satılsın demiyorum. ama iyi paraya satılırsa, neden olmasın?

    selçuk'u gönderemiyor diyenler var. selçuk'u bu takımdan göndermeye kimsenin gücü yetmez. kapı gibi sözleşmesi var. bu vasatın altı futbolcuya da kimse para verip almaz. tudor'a kızacağınıza 34 yaşına kadar 3 milyon dolarlarla sözleşme yapana kızın bence. sözleşmesi bitmeden gitmez. doğal olarak da nasıl olsa bu paraları alacak, mecburen takımda tutuluyor. bunun en güzel örneği hamit. adam sonuna kadar, sakat olmasına rağmen takımda kaldı. çin'den teklif gelse bile gitmez. kankası burak, türkiye'ye gelmek için zemin yokluyor. kankası selçuk asla gitmez. selçuk ve sneijder'i kıyaslamaya dahi girmem. ama olay bu.
  • 1976
    https://twitter.com/...s/876341804232257537

    aaa selçuk'un yeri garanti miymiş? bak sen...

    daha durun. yasin ve semih'in de garanti. onu da 2-3 transfer sonra açıklarlar. ama sneijder tükaka.

    selçuk'un vazgeçilmez olacağı her takım kaybetmeye mahkumdur.

    ekleme:

    efendim tudor ve sneijder ile ilgili yazarak zarar veriyormuşum galatasaray'a. selçuk, yasin, semih gibi çöpleri prensi yapan tudor vermiyor, ben veriyorum. evet.
  • 1977
    genç, gelişime açık hoca. burada sneijder üzerinden vurmaya çalışanların, bunu kasıtlı yaptığına inanıyorum. bunlar galatasaray'ı magazin seviyesinde seven adamlar. kim kimi istemiş, tudor selçuk'u mu seviyor, adem büyük'le aşk mı yaşanıyor, sneijder'la ayrılcak mıyız? inanın hiçbirinin galatasaray umrunda değil, sevdikleri oyuncu oynasın, sevmedikleri oynamasın bu yani. beğenmedikleri tudor u teknik, taktik yüzünden eleştiremezler, disiplin yönünden eleştiremezler, sadece sığınacakları bir konu var, onun üzerinden eleştirmekteler. neyi amaçladıkları hakkında soru işaretlerim var.
  • 1978
    https://twitter.com/...s/876341804232257537

    tudor'u beğenenler neye göre beğeniyor ? kenarda bağırıp çağırdığı için. bu romantik tayfa bayılır böyle hocalara. ne oynattığı önemli değil ama. bağırsın, çağırsın yeterli.

    neyse gelelim sneijder-selçuk mevzusuna. artık göz var izan var, hem 3lü oynatacaksın sneijder yerine belhanda'yı alacaksın hem de selçuk gibi kağnıyı takımın en önemli dişlisi haline getireceksin öyle mi.

    tudor yeter ki sneijder'i göndersin bunlara yeter. ondan sonra ister 3lü ister 5li oynasın. yeter ki sevdiği oyuncuları selçuk takıma girsin. :)

    bu kafayla takriben 10-12. haftalarda gönderilecektir. ondan sonra da bu çapsız herif ya hırvat ligine döner ya italya 2.ligine.
  • 1981
    bazılarında ciddi takıntı olmuş adam.

    her gün, hemen hemen aynı saatlerde benzer gerekçeler üzerinden vuruluyor. ne haysiyetsizliği kalıyor, ne karaktersizliği ne de çapsızlığı.

    seviyenin bu kadar düşmesine üzülüyor insan,igor tudor'u çok sevdiğim veya wesley sneijder'den* nefret ettiğim yok. zaten neden böyle bir şey olsun ama vaziyet ortada.
  • 1985
    2016-2017 sezonu için ligde:

    okan buruk'un akhisar belediyespor ile topladığı maç başına puan - 2,3
    igor tudor'un karabükspor ile topladığı maç başına puan - 1,42
    igor tudor'un galatasaray ile topladığı maç başına puan - 1,69
    jan olre riekerink'in galatasaray ile topladığı maç başına puan - 1,95
    şenol güneş'in beşiktaş ile topladığı maç başına puan - 2,26
    dick advocaat'ın fenerbahçe ile topladığı maç başına puan - 1,88

    sneijder'in tudor hocamızın koltuğunu kurtardığı maçları yazayım mı? yazmayayım değil mi?

    sneijder'i göndermeyi başarıp belhanda'ya bir şekilde 8 milyon verirse şampiyon yapar. kamçılı adam. indiana jones.
  • 1986
    çok garip. taraftarın bir kısmı ister ki genç oyuncular alınsın, yetiştirilsin, hatalarına göz yumulsun. ama teknik direktöre gelince bu olmuyor. teknik direktör de hata yapınca takım kaybeder, genç oyuncu da hata yapınca. sözüm tudor için değil sadece. ama bu zihniyete hazır bir topluluk içermiyor bu ülke ne yazık ki. herkes birbirini eleştiriyor, gerçekleri bilmese de. evin içini görmediğiniz bir komşunuzun ailesi hakkında, hangi evladını daha çok seviyor, hangisini dövüyor, ne yemeyi seviyorlar hakkında konuşmaktan farkı olmayan söylemlerde bulunuluyor. ön yargıyı, atıp tutmayı çok seviyoruz. komşumuz hakkında başka bir komşunun söylediklerine inanmayı çok seviyoruz. mesela kimse bu adama takım içinden komplo kurulduğuna inanmak istemiyor. o sonuçların bir kısmının takım için değil kendi kıçlarının rahatı bozulmasın diye oynamayan futbolcular yüzünden olduğuna inanmak istemiyor. şahısları değil galatarasay'ı seven ben tudor'un bu sezon yapacaklarını merak ediyorum. kimse başkasının bıraktığı arabayı kendi arabası kadar performanslı kullanamaz. şimdi kendi arabasını yapsın ve yola çıksın. kaza yaparsa o zaman istifa diye hep birlikte bağırırız. ama hiç bir insan kendisine destek olunmayan yerde başarılı olamaz bunu unutmayalım. ya futbolcu fanboyluğu yapılacak, sürekli ön yargıyla laflar söylenecek ya da galatasaray için destek olunulacak. ama cidden bir etrafını açın da adam rahat nefes alsın.
  • 1987
    ne garip adamlarsınız. uzun uzun yazmaya hiç gerek yok, fikrinizi değiştirmekten utanmayın. zamanında dövülüyorken riekerink'i savundum, gitmesine yakın bir maçta sabri ve semihi gördüm, yapacağın işi dedim ve 1 ay uzaklaştırıldım.

    içerdeki beşiktaş maçına kadar riekerink'in gönderilmesini yanlış bulan, tudor'a laf atan adamlarla paragraflarca tartıştım, isteyene göstereyim. ama geldiğimiz noktada bu adama sarılmak boşa diyorum.

    şimdi göz var nizam var. puan ortalaman mustafa denizli'den kötü lan. ki o adam avrupa maçları falan da oynamıştı. hamza'nın takımının üzerine geldi. bu adam takımı ele aldığında beşiktaş'la aramızda 5 puan fark ve 13 hafta vardı. ilk 20 haftada 20 gol yiyen takım son 14 haftada 22 gol yedi. bu nasıl conte, bu nasıl koşan takım. öyle paragraflarca yazmışsınız utanmadan malumlardan farkınız yok. takım kendisinden önce yatıyordu, golleri karne ile atıyorduk :(( , korner kuyruğu vardı :(( . hayır riekerink'in takımını falan savunmuyorum, 20 hafta boyunca aynı pozisyon'dan gol yedik, hiç düzeltilmeye bile çalışılmadı. ama tutupda burda böyle şeyler anlatırsanız kusura bakmayın da bana göre siz sadece dün ettiğim lafı bugün yutmayayım diye yanlış düşüncenizin arkasında duruyorsunuz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın