• totemci falan değildir kendisi. söylemlerinin arkasında farklı motivasyonları vardır.

    örnek 1: fatih terim futbolu unutmuş, galatasaray futbol falan oynamıyor...

    hıncal uluç'un burdaki motivasyonu fatih terim'i sinirlendirmek, hırslandırmak ve daha iyisini yapmasını sağlamaktır. yoksa hıncal uluç; rüştü, oğuz çetin falan gibi fatih terim'e kin kusan biri değil, fatih terim'in türkiye'nin en iyi hocası olduğunu da bilir, hatta geçen sezon tudor'un gönderilip, fatih terim'in geri dönmesini istiyordu. söylediklerinin hocanın radarına girebileceğini bildiği için onu daha iyiye sevk etmeye çalışıyor. bu çok eski usul bir taktiktir. şöyle de ayırt edilebilir; kendisi tudor kovulmalı, riekerink kovulmalı, prandelli kovulmalı vs bir çok kez demiştir ama şu anda galatasaray top oynamıyor der, fatih terim futbolu unutmuş da der, belhanda'yı evladı gibi seviyor, kayırıyor da der ama fatih terim kovulmalı falan demez. çekindiği için değil, amacı daha iyisini yapabileceğini düşündüğü için onu itmektir. ne kadar işe yarıyor onu bilemem bence 96-2000 arası yaramış olması muhtemeldir ama şu saatten sonra hocaya etki edebildiğini sanmıyorum.

    örnek 2: bu hakemleeeerr, buuu federasyooonn, buuu mhk varken galatasaray şampiyonluk adayım değil.

    bunu çözmek çok kolay. kendisi galatasaray'ı korumak için; hakemler ve kurumlar üzerinde baskı oluşturmak kamuoyu yönlendirmesi yapmak niyetindedir. bir dönem sürekli dile getirdiği fener medyası, fener lobisi bilmem ne söylemleri de hep galatasaray'ı korumak ve hizmet etmek içindir.

    örnek 3: bu son örneğimiz ise çok daha genel geçer söylemleridir.

    misal; ''şenol güneş ile fikret orman'ın arası kötü'' demez, ''şenol güneş ile fikret orman birbirinden nefret ediyor'' der.

    ''dursun özbek galatasaray'a başkan seçilmemeli, galatasaray'ı büyük borca soktu'' demez, ''dursun özbek devam ederse galatasaray batar, galatasaray'ın sonu geldi'' ''seneye galatasaray küme düşer'' diye ifade eder.

    bunlar ise gördüğünüz üzere tamamen gündem belirlemek, manşet olmak için durumları mübalağa etmesidir. dursun özbek kulübü kötü yönetiyor dersen manşet olmazsın, seneye galatasaray küme düşecek dersen olursun. dediğim gibi bunlar hep gazetecilik reflekslerinden ötürü iddialı manşet atma, gündeme girme gibi sebeblerden. söylemlerini daha yalınlaştırıp, keskinleştirir.

    böyle yazdık ettik sanki hıncal'ı sevip savunuyormuşuz gibi olduk ama ben kendisini sevmem. kendisinin eleştiri şekli her ne kadar yarar amacı güttüğü için meşrulaştırmaya çalışılsa da bu söylemleri sağlıksız futbol iklimi ve herkesin itin götüne sokulduğu, çok çabuk harcanabildiği linç ortamına yol açmakta. hıncal uluç genel kültürü, bilgisi iyidir. türk medyasının ve türk toplumunun ortalamasından da zekidir. ancak ufku dar, kendini yenilemekten uzak, artık kafasında formülüze ettiği doğrular ve ezberlerle konuşan bir muhafazakara dönüşmüştür. bu konuyu bu kadar uzattığım için bile kendime kızdım ama yok totem motem hiç alakası yoktur yani. bunu idrak etmek lazım.
  • bugünkü sabah gazetesi yazısı;

    ''galatasaray mersin idman yurdu'nu yendi. yayıncı kuruluş/ maraton'un yorumu...
    "galatasaray kazanmadı.
    mersin kaybetti." galatasaray kız basketçileri, fener'i yendi. hürriyet'te başlık..
    "abd'li yıldız charles'ın (fb oyuncusudur) coştuğu karşılaşmada son dakikaları iyi oynayamayan ve oyundan düşen fenerbahçe ezeli rakibi galatasaray'a yenildi."
    yorum yapmamı beklemiyorsunuz herhalde!..''

    şimdiye kadar okuduğum en iyi yazısı olabilir ya...
  • üslubu genel olarak çok sinir bozucu olsa da, söylenmeyenleri söylemesi ile takdirimi kazanıyor.

    volkan demirel'in milli takımın fransa kadrosunda yer alması için basında yürütülen kampanyayla ilgili güzelce döşemiş yine:

    --- ekşiden alıntı ---

    "başta rıdvan dilmen, medyamızda bir volkan demirel pazarlaması başladı ki, aklım almıyor.. rıdvan milli maçı anında yorumlarken bile, harika bir kurtarış yapan volkan babacan'ı eleştirdi.. "topu yanlış yere yumrukladı" diye.. çünkü aklında "bir hata yaptı çocuk. fatih terim ağabeylik yapıp, affetmeli" diye başını çektiği "volkan demirel" kampanyası var..
    türkiye eğer volkan'la avrupa şampiyonu olacaksa olmasın!..
    bazı değerler o kadar önemlidir.. türk gencinin önüne konacak örnekler ise, hem de nasıl önemlidir..
    türkiye yüzde beşlere inmiş şansı ile sahada ısınıyor. o maçta tek puan kaybederse, her şey bitecek. öyle kritik bir maç ve başlamasına 15 dakika kala o takımın kalecisi tribünlerde aleyhine tezahürat yapılmasına kızdığı iddiası ile, sadece sahayı değil, stadı da terk ediyor.. çekiyor ve gidiyor.. kimi neyi, hangi kutsallığı satıp gittiğine bakmadan..
    en kritik maçtan 15 dakika önce, kalecin gidiyor. kendinizi o takımın oyuncularının yerine koyun, ne hale gelirsiniz.
    daha acısı.. daha sonra stat kameraları inceleniyor. öyle bir tezahürat yok. volkan bir kişiyi gösterip mahkemeye veriyor. o da fos çıkıyor.. yani ortada sadece bir kapris, bir şov ve orası ali sami yen arenası ya, galatasaray seyircisini aşağılama çabası var..
    volkan çekip gidiyor. yerine gelen volkan babacan ve takım, geri kalan maçlarda öyle harikalar yaratıyor ki, play off için yüzde 5 şansı kalmış takım, fransa'ya hem de "doğrudan" gitme hakkını kazanıyor..
    ..ve işte o zaman, milli takım kaçağı hiç sıkılmadan ortaya çıkıyor. "fransa'da oynamak istiyorum" diyor..
    savaştan kaçacaksın. sonra kazananların önüne geçip fransa keyfi, fransa şovu yapacaksın öyle mi?.
    hadi senin ayıbını unutalım.. (milli davadan kaçmak nasıl unutulur o ayrı ya..) hadi unutalım..
    peki oraya gitmeyi aslanlar gibi savaşarak hak edenleri nasıl harcayıp, yerlerine seni koyalım, "kaçak?."
    rıdvan dilmen ve arkasındakiler bu soruma cevap versinler..
    ve de milyonlarca türk gencine desinler ki..
    "bu ülkeyi, bu insanı, bu formayı bırakıp kaçmak yanlıştır ama, merak etmeyin.. bir "ağbi" çıkar sizi affeder!.."

    --- ekşide nalıntı ---

    edit:
    haber linki

    http://www.sabah.com.tr/...irel-pazarlayicilari
  • yazısından alıntı:

    --- alıntı ---

    levent nazifoğlu denen kardeşimiz, "ben olduğum müddetçe olcan, umut ve tarık galatasaray formasını giyemezler" demiş ve benim de bu yüzden kendisine "sen kimsin?" dediğim adam! gazetedeki yazım oydu.
    "sen kimsin levent nazifoğlu?" bu adamlar galatasaray ile anlaşmalı.
    hangi sebeple bu futbolcuları istemezsin?
    umut ile olcan, galatasaray'ın 4. yıldızı takmasında en önemli iki isim.
    şu anda galatasaray'da onlar gibi yedek yok! o maçta kenarda olcan olsaydı olcan oyuna girer miydi girmez miydi? umut bir katkı yapar mıydı yapmaz mıydı?.

    --- alıntı ---

    umut ile olcan, galatasaray'ın 4. yıldızı takmasında en önemli iki isim. :( :(
    he ya. olcan ortaladıkça umut golleri sıraladıydı o sene...
  • kendisi türk medyasındaki en güçlü galatasaray kalesidir, camiamız için de bulunmaz bir nimettir. hıncal uluç bu dünyadaki gerçek manada en büyük galatasaraylılardan birisidir. yaşım ilerledikçe kendisine daha çok benzediğimi hissediyorum. ben bu kadar başarı odaklı, muhalif, mükemmeliyetçi ve daha iyisi için asla yetinmeyen biri daha hiç görmedim desem yeridir. hadi adı totemci olsun neyse ne fakat bu adamın üslubunda muazzam bir iğneleme ve insanı harekete geçirme, gaflet uykusundan uyandırma büyüsü var.

    sözlükte de bu tip kardeşlerimiz var, şimdi tek tek isim vermeyeyim ama zaten kendileri yeterince bilinen simalar...

    çok yaşa hıncal uluç!
  • hıncal uluç fanatik galatasaraylı olduğu kadar fanatik bir milliyetçidir. babası rahmetli fuat uluç pek bilinmese de mareşal fevzi çakmak'ın has adamlarından olup maginot hattının bir benzeri olarak olası bir nazi taarruzuna karşı çatalcada oluşturulan mekanize hattın savunmasında yer almış emrindeki yüzlerce askerin şarbondan vefat etmesine çare olamamış kahrolmuştur. bunun üzerine ikinci dünya savaşı sonrası mareşalden affını istemiş memleketin birçok yerinde gönüllü görev yapmıştır. daha sonra 27 mayıs darbesiyle yönetime gelen mbk içerisindeki muhafazakar kanatta yer almış darbenin bir kıyıma dönüşmesine engel olmaya ve cumhuriyetin özüne yani yeniden kimsesizlerin kimsesi olmasına çabalamış bu nedenle türkeş ve arkadaşlarıyla 14'ler olarak japonyadan hindistana sürülen turancı ekipten biri olması hasebiyle alparslan türkeş ile birlikte memleketten sürgüne gönderilmiştir. fuat uluç aslen mardinli olup rahmetli cem karaca'nın öz annesi ermeni toto karaca ile gönül ilişkisi yaşamıştır.

    oğlu hıncal uluç da birçok seçim öncesi yazılarına bakılırsa görülecektir ki cumhuriyetçi köylü partisinin devamı olarak gördüğü mhp'nin daimi destekçisidir ama aynı hıncal uluç ismet paşa'dan medeni cesareti ve beşeri ilişkilerdeki inceliği öğrenmiş babasını hindistana süren, ailesinin iaşelerini kesen ikinci adam inönü'ye kin beslemeden onunla opera izlemiş, bahsettiğim özelliklerini kendine örnek almıştır.

    hasta bir olimpiyat tutkunudur; türkiye'nin olimpik dallarda başarılı olmasını şu an hayattaki herkesten çok ister ve yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi aşırı türk milliyetçisidir ama yine bu, onun devşirme sporcuları desteklemesine engel değildir. ramil guliyev (ki kendisi azeri yani has türk), elvan hatta naim ve halil (ne yazık ki bulgar türkü olmaları bile sırf özal tarafından yurda kaçırıldıkları için onların gavur olarak zamanında medyada yer almasını engelleyemedi) örneklerinde türk olmanın, türkçe bilmenin değil türkiye adına yarışmanın önemli olduğu konusunda savaş vermiş devşirme mevhumunu herdem savunmuştur (hoş yeniçerilikle kendini tatmin eden yeni nesil osmanlıcıların çoğu devşirmeye, yabancı serbestliğine karşı ama olsun ne de olsa devir onların herhangi bir çelişki içine düşmeleri matematiksel olarak sıfırın altında zira).

    peki madem bu kadar milliyetçi bir aileden geliyor ve kendisi de milliyetçi neden hıncal ağabeyi sözüm ona milliyetçi bir mafya babası vurdu (aynı mafyöz bazı beşiktaşlı alemci futbolcuları adam etti ki bugün televizyonlarda fink atıyorlar)? nasıl oluyor da hıncal uluç aslen mardinli oluyor? neden babası evlense bir ermeni üvey annesi olacaktı hıncal ağabeyin? niçin devşirmeye karşı değil? neden inönü'ye kin kusmuyor şimdikiler gibi (ki kin beslemeye herkesten fazla hakkı var...)? niçin ama niçin hiçbir kategoriye koyamıyoruz kendisini?

    bu soruların cevabı kendisinin gerçek bir galatasaraylı ahlakına sahip olmasıdır. maalesef öyle bir dönemdeyiz ki bir kere kategorik olarak ayrıştık mı artık her şey siyah her şey beyaz, istisnaya sümme haşa yer yok... sanki karşımızdaki gavur... ne gavuru gavurdan beter...

    gerçek bir galatasaraylı olarak hıncal ağabey daima kendi doğruları olan ve bu doğrularını her platformda dile getiren bir zat-ı muhteremdir. kendi doğrusunun illa gerçekten doğru olmasına gerek yoktur önemli olan kendisinin doğru olduğuna vicdanen kanaat getirmesidir.

    işte tam da bu nedenle sevgili galatasaray taraftarı zaman zaman kendisini çelişkili bulmaktadır. dün yerdiğini bugün övdüğünde geri adım attığı zannedilir halbuki hıncal ağabey hem gerçek galatasaraylıdır yani ön yargılı, fikri sabit bir adam değildir hem de babıalinin hayatta kalan son birkaç kalemşöründendir hani şu kurşun yese de kalemini satmayanlardan, doğru bildiğinin peşinde ölüme koşanlardan... yani artık nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımız numunelik bir galatasaraylı gazetecidir. iyi bakın görün allah sıhhat verdiği sürece görün ki skora göre, menfaatlere göre değil doğru bildiğine göre nasıl gazetecilik yapılır. bugün biz galatasaray taraftarının hoşuna gidecek bir şey yazar yarın bizi sinir edecek bir şey ama hiç unutmayın daima kendi galatasaraylılık terazisine koymadan galatasarayın "g"sini ağzına dahi almaz.

    sen çok yaşa hıncal ağabey senden çok kalmadı ama yalaka sürüsü, güce tapan çokça satılık var onun için o kadar ender doğru görüyoruz ki zaman içinde yanlışı yaygınlığından ötürü doğru zannetme gafletine meyil ediyoruz...
  • medyadaki son kalemiz reyizin son yazısı, 26 mayıs 2018 galatasaray seçimli olağan genel kurulu ve dursun özbek - ali fatinoğlu - ozan korkut üçlüsü hakkında her şeyi açıkça anlatmış.

    --- alıntı ---
    galatasaray'ın sonu geliyor, çünkü dursun geliyor.. kulübü batıran dursun, 26 mayıs kongresi'nde yeniden başkan seçilecek. ne yazık ki gerçek bu..
    saçma sapan transferlere ve bu transferleri kulübe getiren menecerlere milyarlar ödeyen dursun, kaldığı yerden devam etmek için tüm önlemleri aldı.
    bu konuda fevkalade başarılı olduğunu söylemek mümkün..
    öyle insanları susturdu kenara çekti, öyle insanları yanına aldı ki, kendimden şüphe ederim, onlardan etmezdim.
    mesela taner aşkın..
    dursun hakkında divan'da, geçiniz, artık yüzü olmadığı için uğramaz olduğu salı toplantılarında söyledikleri kulaklarımda.. bana verdiği dosyalar masamda..
    bu taner aşkın, yani dursun'un galatasaray'ı mali bakımdan nasıl çökerttiğini en iyi bilen adam şimdi dursun'un listesinde 1 numara..
    taner'i bile ayarlayan, başkalarını ne yapmaz?.
    şimdi seçime dört aday giriyor..
    laf.. seçime 2 aday giriyor. mustafa cengiz ve dursun özbek..
    öbür ikisi, fatin ve ozan kazanamayacaklarını bile bile aday oldular. amaç belli.. mustafa cengiz'in oylarını bölmek ve dursun'un yolunu açmak..
    galatasaray başkanı iki dereceli seçimle belirlenmiyor, cumhurbaşkanlığı seçimi gibi. tek tur. en fazla oy alan kazanacak.
    ikisi yüzde 25, birisi yüzde 24.5 alsa, yüzde 25.5 alan kazanacak.
    şimdi söyleyin bakalım bu bölünme kime yarar?.
    galatasaray başkanlığına aday olacak kadar iddialı bir isim bu basit gerçeği bilmez mi?. bilir tabii. bile bile giriyorsa, bu ne demek?.
    hiçbiri inkâr etmesin..
    "ben gizli dursuncu, onun fedaisiyim. o kazansın diye oyları bölmeye geldim" demek. çocuklar bile anlar.
    anlayın bunlardaki galatasaray sevgi ve aşkını..
    dursun'un askerlerinin ne olduğunu divan'da ve mali kongre'de gördük. onun kilit oyları var.. nasıl kilit bunlar, peki?. konuşturmayın beni.
    bu kilit oyları geçmenin yolu, dursun'un karşısında bloklaşmak, bölünmek değil.
    ama ozan ve fatin diye, 1981'den beri istanbul'da yaşayan 60 yıllık bir gazeteci olan benim bile adlarını ilk defa duyduğum, yüzlerini görsem tanımam iki zat, bile bile, alenen, resmen oyları bölmek ve dursun'u kulübün başına getirmekte anlaştılar. yaptıklarının anlamı bu.. inkâr edemezler.
    bu durumda galatasaray'ı dursun felaketinden kurtarmanın tek yolu kalıyor..
    dursun'un askerlerini geride bırakmanın tek yolu, kongreye en az 7 bin üyenin gelmesi.
    gelirler mi?. bugüne kadarki katılımlara bakarsanız, mucize olur.
    yani, galatasaray'ın işi mucizeye kaldı..
    yarın devam edeceğim. çünkü konu galatasaray'a şampiyonluk keyfini dahi yaşatmayacak kadar önemli..

    --- alıntı ---

    https://www.sabah.com.tr/...sarayin-sonu-geliyor

    inşallah bu oyunu bozacağız.
  • galatasaray kongre uyesi olmamasina, 25 senedir galatasaray maclarina veya antrenmanina gitmemesine ragmen, galatasaray'in icini herkesten iyi bilen entel spor adami hincal uluc'un birkac aciklamasinin/yazisinin ana basliklarini buraya tasiyalim da onun uzerine de tartisilsin.

    kah utangac...

    hıncal uluç: galatasaraylı olmaktan utanıyorum... ( http://www.milliyet.com.tr/.../22/son/sonspo07.asp )
    hıncal uluç: galatasaraylıyım demeye utanıyorum... ( http://www.fotomac.com.tr/...z1290-50160-107.html )
    hıncal uluç: galatasaraylı olmaktan utanıyorum... ( http://www.youtube.com/watch?v=jAiGPZG0MJM )
    hıncal uluç: istanbullu olmaktan utanmak... ( http://www.sabah.com.tr/...maktan_utanmak_bazen )

    kah rakip camialara saygili...

    hıncal uluç: necdet ağabey'in cenazesinde, fenerbahçe'nin galatasaray'dan niye daha büyük olduğunu bir daha anladım. ( http://www.sabah.com.tr/...anin-adi-faruk-suren )
    hıncal uluç: fenerbahce neden "buyuk"!... ( http://www.sabah.com.tr/...nerbahce-neden-buyuk )
    hıncal uluç: galatasaraylilarda fenerbahce kompleksi bitmez. ( http://www.sabah.com.tr/...nerbahce-neden-buyuk )
    hincal uluç: fener g.saray'i ezer! (yener, fark atar falan degil bak. ezer!) ( http://www.aktifhaber.com/...ayi-ezer-571046h.htm )

    kah camiasinin teknik adamlarina sevgi dolu...

    internetin turkiye'ye gelisi 1995 yili civarindadir. arsivler de genelde o zamana kadar. soyle bir zaman yolculugu yapip buyuk ustat hincal uluc'un eski teknik adamlarimizla ilgili yazilarina bakalim. asagidaki liste gs'da gorev yapmis hocalarin tam listesi. umarim atladigim yoktur.*

    hıncal uluç: fatih terim türkiye'yi terketsin ( http://www.turkspor.net/detay.asp?id=42891 )
    hıncal uluç'un efsane teknik direktorumuz bulent under'le ilgili negatif bir yorumunu bulamadim. fotomac'ta beraber calistiklarindan herhalde.
    hıncal uluç: hagi'nin tek özelliği adnan sezgin'i kabul etmesi ( http://www.ntvspor.net/...sezgini-kabul-etmesi )
    hıncal uluç: rijkaard futbolu bilmiyor ( http://videonuz.ensonhaber.com/...ard-futbolu-bilmiyor )
    hıncal uluç: go home rijkaard! ( http://www.sabah.com.tr/.../06/go_home_rijkaard )
    hıncal uluç: bülent korkmaz g.saraylı değilmiş ( http://www.gscimbom.com/...arayli-degilmis.html )
    hıncal uluç: bülent korkmaz, bir, futbolu bilmiyormuş. iki, galatasaray'ı hiç bilmiyormuş. ( http://www.gazeteci.tv/haber.php?haber_id=35915 )
    hıncal uluç: skibbe aciz ( http://videonuz.ensonhaber.com/...cal-uluc-skibbe-aciz )
    hıncal uluç: kalli küçülttü ( http://www.fotomac.com.tr/2007/10/30/uluc.html )
    hıncal uluç: ahmet akcan, florya'da çıban başı! ( http://www.fotomac.com.tr/2007/10/30/uluc.html )
    hıncal uluç: gerets.. seri katilsin ( http://arsiv.sabah.com.tr/2007/03/01/spo93.html )
    hıncal uluç: lucescu zavallisi ve yandaslari ( http://www.sabah.com.tr/...allisi_ve_yandaslari )
    hıncal uluç: souness'in bayrak dikmesi suc, ayip. ben o gun televizyon basinda kufredenlerin basindaydim. ( http://www.sabah.com.tr/...i_628049802829/24357 )

    kah camiasinin baskanina, duayenlerine saygili...

    hıncal uluç: ünal aysal fatih terim'i harcar ( http://www.gazete5.com/...mi-harcar-272545.htm )
    hıncal uluç: galatasaray'ı, ali sami yen ruhunu yok eden adnan polat... ( http://www.sabah.com.tr/...degil_antonyus_gerek )
    hıncal uluç: inan kıraç'ı galatasaray'dan kovun ( http://www.kukreyenaslan.com/...dan-kovun-h1233.html )
    hıncal uluç: hazin tablonun ressami ozhan canaydin ( http://www.sabah.com.tr/...ssami_ozhan_Canaydin )
    hıncal uluç: suren ve cansun galatasaray'dan ihrac edilmeli ( http://www.sabah.com.tr/...y_dan_ihrac_edilmeli )

    anlasilan o ki hincal uluc, 1995'ten beri galatasaray'in basina gelmis gecmis teknik direktorlerden ve baskanlardan hicbirini (en hafif tabiriyle) begenmemis.

    bu arada galatasaray 8 kez lig sampiyonu, 4 kez kupa sampiyonu olmus. 1 kez uefa kupasi sampiyonu, 1 kez de super kupa sampiyonu olmus. cumhurbaskanligi, tsyd kupalarini falan saymiyorum. tabii biz premier ligin en koklu kulubu oldugumuz icin bunlar buyuk basarisizlik. dusunun yani hincal'in standartlarinda adamlar gelse neler olacak...

    not: arada elestirirken tutturduklari da var tabi. durmus saat bile gunde iki kez dogruyu gosterir. ayrica, bu yazinin amaci hincal uluc galatasarayli degil de fenerlidir mesaji vermek degil. hincal uluc hincalsporludur. butun felsefesi dikkat cekmek uzerinedir. eger dikkat cekmek icin fener'e kufretmek gerekiyorsa* onu da yapabilir. kendine kufur etmek gerekiyorsa onu da yapabilir. mesela kainattaki herkes adriana lima hayrani olsa, o konu bir sekilde baya gundem olustursa, "adriana lima'nin carpik bacaklari" baslikli yazisina hazirlikli olun derim. dunyadaki insanlarin %90'i "dunyanin en karizmatik insani hincal uluc" diye dusunse, o "sizin zevkinize siciyim" baslikli yazisini ertesi gun kaleme alir.
  • --- alıntı ---

    arda konusu bitti. yani arda gidiyor. büyük olasılıkla atletico madrid'e gidiyor, atletico madrid vazgeçerse de başka yere. çünkü arda, benim tanıdığım, birebir tanıdığım, arkadaş olarak tanıdığım en iyi galatasaraylılardan bir tanesi. öteki isimlerden bir iki isim vereyim, gündüz kılıç, coşkun özarı, turgay şeren, metin oktay. galatasaraylılığı bu düzeyde. ama mesela metin oktay'dan ileride, çocukluğundan beri galatasaraylı arda. kendini bildi bileli. turgay şeren, ya da coşkun, ya da gündüz abi gibi galatasaray lisesinin havası içinde galatasaraylı olanlardan değil. kendi çocukluk iradesiyle, görgüsüyle, bilgisiyle galatasaraylı olmuş, galatasaray'ı canı gibi seven bir adam. ve gitmesinin birinci sebebi de galatasaray'ı çok sevmesi. "hıncal abi kalırsam, galatasaray'a da zararlı olurum, bana da" dedi. "benim en az bir sene buradan uzaklaşmam lazım." bu havayı yaratan da, kendisinin galatasaraylı olduğunu zanneden bir gürüh. bunlar, galatasaray'ın kaptanına, galatasaray'ın üstelik de yaşamıyla örnek olan, özel yaşamıyla örnek olan kaptanına saldırdılar, sövdüler. galatasaray'ın başkanı da taraftar bizi uyardı diye tribün yağcılığı yapmak - anlamadım ne diyor bunun devamındaki bir iki kelimede -. arda müthiş bir kırıklık içinde. bu havadan çıkabilir, ama biliyor ki o tribün, gelecek sene galatasaray'ın takıldığı ilk şeyde gene arda'ya saldıracak, gene takıma saldıracak. "galatasaray formasına, galatasaray tribününden saldırıyı önlemek için benim gitmem lazım hıncal abi" diyor. ben yüzde yüz hak veriyorum ve gitmesi gerek. zaten ünal aysal değil, kim gelirse gelsin arda gidecek. adnan polat, hayatındaki en doğru kararı veriyor. yani kongreye gitmeden evvel, bu antlaşmayı yapıp, n'olur n'olmaz yeni gelenler belli olmaz, bak biz arda'yı da tuttuk diyebilir ama tutulursa, kalırsa arda galatasaray'da, mecburen, arda'nın sonu olur. seneye la liga'ya değil, bank asya'ya satamazlar arda'yı. tekrar söylüyorum, arda'nın mutlu olacağı, arda'nın coşkuyla oynayacağı bir tek forma var, galatasaray forması. galatasasaray formasının dışında ben arda'nın mutlu olacağına inanmıyorum. ama o formayı, rahat giymesi lazım. rahat giymesi için gitmesi lazım, ve bu tribündeki o güruhun ne kadar büyük ayıp ettiğini arda'ya anlaması lazım. arda'ya dedim ki, git. istersen almanya'ya, 3.ligi'ne git. ama türkiye'den git. çünkü bu güruh, sövmek için seni bekliyor arena'da. galatasaray'ın gerçek camiası, o güruhu temizleyene kadar o tribünlerden, sen uzak dur kardeşim. ünal aysal galatasaray'ı seviyorsa, ki sevdiğine inanıyorum, arda'yı durdurmaya kalkmaz. arda'nın gitmesi hem arda için, hem galatasaray için çok faydalı.

    --- alıntı ---

    hıncal uluç'un, ntv spor'daki kırmızı çizgi programındaki sözleri.

    bu arada birebir çevirmek amma zormuş arkadaş, bazı yerleri tekrar tekrar dinledim.
  • "galatasaray'a şampiyonluğun erken gelmesi sıkıntıları çözdü. tekrar söylüyorum; fenerbahçe eğer başakşehir'i yenseydi, galatasaray'ın rize'yi yeneceği kesin değildi. galatasaray'ın hiçbir takımı kesin yenecek hali yok."

    "hele bu göklere çıkarılan hamza (onun bile bilinçli olduğunu düşünüyorum. hamza hoca bu kafayla galatasaray'da kalsın da bari gelecek sezonu kurtaralım diyorlar herhalde) şu şampiyonluğa giden son 6 maçın 6'sını da kaybedecek futbol oynadı. hem sahaya çıkardığı takım hem de kenar yönetimiyle kaybetmek için elinden geleni yaptı. ama rakipler, en başta da beşiktaş akıllara hayallere sığmaz golleri atamadılar. dörtleyeceği, beşleyeceği maçları mağlup bitirdi beşiktaş."

    "galatasaray'ın en iyisi muslera üstelik. yani bir yandan rakipler atamıyor bir yandan muslera kurtarıyor. hamza hoca'nın oynattığı taktik nasıl başarılı olur? siz de hiç mantık yok mu ya? sizde hiç edep yok mu ya? insanları gerzek mi zannediyorsunuz arkadaşlar?"

    "demba ba başta, beşiktaş ne goller atamadı, muslera ne toplar çıkardı. hamza, beşiktaş karşısında çok iyi bir taktikle oynatmış. 70 dakika maçı seyretti ya! yani sneijder'in o mucize golü gelmeseydi ne olacaktı? ee bizde böyle. bunların hepsi tabelacı."

    "kazandın mı senden iyisi yoktur, kaybettin mi senden kötüsü yoktur. yani bir beşiktaş'ın sahaya çıktığı takıma bakın, bir de galatasaray'a bakın. stadyumda bir tane beşiktaş seyircisi yok, bütün seyirci galatasaraylı. galatasaray'ın sahası ve beşiktaş rakibini eziyor. hamza da seyrediyor. bilic kötü hoca, işine son veriliyor, hamza iyi hoca. şimdi anketlerde göreceksiniz, herkes hamza'yı yılın hocası seçecek."

    yine hiçbirimizin dile getiremediği, dile getirmek istemediği konulara değinmiş yaşlı kurt.