resim
Hakan Şükür
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:54
Boy:1.91
Uyruk:Türkiye
  • 2504
    --- alıntı ---

    “başarısız olduğum transferim yok. 2002 dünya kupası sonrası ilhan mansız ile hakan şükür’ü çift forvet oynatmak istiyordum. hakan’ın da galatasaray ile problemleri vardı. senegal maçı sonrası anlaşmıştım hakan’la da... ama o dönem ki beşiktaş yönetimi istemedi diye transfer gerçekleşmedi. içimde kalan bir transfer oldu.”

    --- alıntı ---

    aziz yıldırım'ın muhbirliğini yaptığı şike tapeleriyle ıspatlanan, gazetelere yalan haberler çıkaran bir adamın (bkz: sinan engin) lafına bakarak kendisini eleştiren arkadaşları görmemizi sağlayan kral. yapmayın güzel kardeşlerim. ayıptır, günahtır..
  • 3224
    ilginç olanı riva ve florya'nın peşkeşine onay veren genel kurulumuzun hakan ve arif'in kulüpten ihracına onay vermemesi.
    ulen madem bu kadar dirayetliydin, bu kadar muhalefete cesaretin vardı, o zaman o satışa niye izin verdin? kimse kimseyi kandırmasın galatasaray genel kurulunun iradesi uzun zamandır kontrol altında. bu adamlar normal şartlarda ne dursun özbek gibi bir başkana tahammül ederler, ne de galatasaray'ın mal varlıklarını sattırırlar. sattırsalar da böyle büyük bir oy oranıyla kabul ederler. olm bokuyla kavga ediyor bunlar ulan... yani bizim camianın normali hakan ve arif'in ihracına hayır demektir. çünkü mantıklı mantıksız her şeye muhalefet eden insanlardan oluşuyor karar mekanizması... messi'yi size verelim mi bedavaya diye sorsalar hayır der bu adamlar. galatasaray'ın adı galatasaray olarak kalsın mı diye sorsalar büyük muhalefetle kabul edilir öneri. e o zaman ya çok sağlam yemlendiler de riva ve florya'nın satışına öyle bir oy oranıyla izin verdiler ya da çok sağlam tehdit edildiler.

    ihraçları gerekli miydi hakan ve arif'in? umrumda değil. zira özellikle hakan'ı ben seneler önce ihraç ettim zihnimde. ne zaman galatasaray'a atıp tutmaya başladı, o zaman üzerine çizgiyi çektim. yarın hapse mi girerler, kandırıldıkları mı ortaya çıkar aklım ermez. benim umrumda olan genel kurulun yalakalığı bile tam becerememesi. madem bir artistlik hakkın var bu baskıcı rejime, riva ve florya'da kullanıp kulübün geleceğini korusaydın ya...
  • 3623
    bu ülkede hukuk sistemi çalışıyor olsa, tüm ülke bir tek kişinin kafasina göre yönetilmiyor olsaydi galatasaray su anda hakan şükür'ü sansürlemek zorunda kalmazdi zira kendisi belli bir kitleyle beraber iceride olurdu su anda.

    bir golcü olarak ülke tarihinin en iyisidir bunda bir soru işareti yok. ama insan olarak, değer verdikleri, propogandasini yaptiklari olarak iğrenç bir din çıkarcısıdır. dini kendi işlerine bir alet olarak kullanmıştır. siyasal islamcıdır. halen daha boş boş konusup kazanilan avrupa sampiyonlugu'na camur atmaktadir. klasik siyasal islam taktiklerine devam yani. sıfır zeka adamda resmen.

    cemaat gaziyla milletvekili ol, tv'lerde yorumcu ol, herkes bölüm başi maksimum 2000 tl alırken 20.000 tl gibi ucuk rakamlari trt'den al, üzerine hic bir sey yapmadan milletvekili maasi al, sonra cemaat cortlayinca ortada kal. yok öyle yagma. atesle oynayip milletin hakkini yiyerek kazanc elde ederken tamam, sonrasinda ooowww.
    galatasaray'dan emekli olduktan sonra hic bir sey yapmasaydin bile su anda efsaneydin. artik sus ve otur. senin icin oyun bitti. hapiste olman lazimken amerika'da milletin hayat boyu debelense yasayamayacagi hayattasin. hala bombok konusuyorsun be adam.

    son bir söz de öz eleştirimiz olsun:
    ben zamanında gs yöneticisi olsam torino dönüşü kendisini kabul etmezdim. elinde jardel varken, bu cemaatçi de hazır takımdan uzaklaşmışken geri almazdım takıma. bunu şu anda geçmişe bakarak yazmıyorum. ekşi sözlük’te aynı nikle 2002-2003 yıllarında yazdıklarım duruyor okunabilir.
  • 113
    okuduğum ilk cümle "hakan gol attı"'dır.

    annem gazete okurken bende arkasaından gazeteye bakardım. millityetin en arka sayfasında (o zamanlar spor haberleri en arka sayfadaydı) hakan gol attı yazıyordu ve ben okumuştum. annem önce bana sonra gazetenin arka sayfasına bakmış daha sonra da en yakın oyuncakçıya gitmiştik. böyle de bir anısı vardır ben. ilk okuduğum cümle hakan gol attı'dır.
  • 2675
    hakkında yorum yaparken elmayla armudu karıştırmamak lazım. misal galatasaray'la fenerbahçe'yi karşılaştırabilirsiniz ama galatasaray ile victor hugo'yu kıyaslamanız en saçma durumlardan birisidir. galatasaraylı olan bir insan aynı anda fenerbahçe'yi destekleyemez ama galatasaray'ı tutup aynı zamanda victor hugo okuması kadar doğal bir şey yoktur değil mi?

    cemaat ve galatasaray kıyaslaması da işte bu örneğin ta kendisi. cemaat ile galatasaray arasında neden bir sıralama yapılmak zaruriyeti hissediliyor? bu oluşumların bir insanın hayatında öncül veya ardıl olmak gibi bir kıyaslamaya tabi tutulabilmesi için, ikisi arasında tercih yapılması zaruriyetinin doğması için aynı alanlarda mücadele etmeleri, yarışmaları gerekir. ki öyle bir durum yok, bu yüzden de bu noktadan kral'ı değerlendirmeye çalışmak fazlasıyla abestir.

    7 haziran 2015 genel seçimlerinde istanbul 3. bölgeden bağımsız milletvekili adayıdır. bana daha çocukluğumda ömürlük hayallerimizin kat kat fazlasını veren kral benden bir şey istiyorsa bunu vermek benim boynumun borcudur, bana farzdır. kendisine çok teşekkür ediyorum, bu seçimde beni kime oy vereceğim konusundaki tereddütlerimden kurtardı. oyum, her dönem için, girdiği çatı neresi olursa olsun, aday olduğu sürece onundur.
  • 3450
    pek yaptığım iş değildir ama tam yeridir; en ofsayt girilerimden ikisine konu fetöcü.

    (bkz: #1526743)
    (bkz: #1993350)

    fetö, bizim için 25 yıl önce de fetöydü. fettoştu. bunların peşinden gidenler eskiden sadece aptal ve zavallıydı bizim için. bunlarla iş tutanlarla bizim gibi her zaman karşılarında durmuş insanları karşılaştırmaya kalkmadan bence yirmi defa düşünmek lazım.

    ben yazdıklarımın, hem futbol alanında hem de siyasi anlamında arkasındayım. 20 yıl önce de aynı şeyleri düşünüyordum; 50 yıl sonra da aynı şeyleri düşüneceğim. çünkü somut gerçekleri baz almak gibi bir alışkanlığım var. tavsiye ederim. ne kadar az duygusal yaklaşırsanız konulara, o kadar gerçekçi sonuçlara ulaşırsınız.

    siyasi anlamda yukarıda yazdıklarımı ilk yazdığımda “yüzlerine tükür” gibi müthiş argümanlarla savunulmuştu. bir tanesi “yurt dışında tanınıyor” ile savunmuştu. sonradan o savunanın da ne bok olduğu çıktı ortaya.

    şu anda ben geçmişte söylediklerimi bir seviye ileri taşıyayım; üzerimize yerleşmiş “fetöcü takım” yaftasının en önemli müsebbibi olarak, verdiği katkıların çok üzerinde zarar vermiştir.

    bir sümüklü ajan müsveddesinin peşinden gidecek kadar akılsız ve kendisine bulunduğu yeri sağlayan bu cumhuriyetin değerlerine böylesine düşman olabilecek kadar kansız olması sebebiyle, galatasaray’ın üzerine, en ufak zerre kadar bile haketmediği o sıfatlar ne yazık ki yapışmıştır.

    bu vesileyle, oynadığı topun da, attığı gollerin de, “müzede bir çorabım bile yok”unun da, apar topar defolup gittiği inter’inin de, ağlak ağlak geri dönüşünün de allah binbir türlü belasını versin.

    ha bir de gezi zamanında ingiltere’de polis olaylara müdahele ederken birilerinin başı mı ne kanamıştı da hani şey demişti bu; “ya işte her yerde oluyor böyle şeyler ehehehe” falan demişti. umarım bu ülkede, haklarını yedikleri ve hayatlarını çaldıkları koskoca nesillerin yaşadıklarını yaşamadan ölmezler.

    sıkıyorsa gelsin de hadi yüzümüze tükürsün.
    biz burdayız. başımıza neler neler geldi ama ne varlığımızı borçlu olduğumuz bu cumhuriyetin değerlerine ne de o değerlerden fışkırmış, o değerlerin sembolü olmuş sevdamız olan bu renklere ve kültürüne ihanet edip bok parçalarının peşinden gittik.

    temennilerim hem kendisi hem de “hizmetkarı” olduğu saçma sapan kültürün bu ülkede darbe yapmasına bir şekilde ön ayak olmuş tüm hainler içindir.
  • 3860
    hakan şükür, benim gibi onu taa bursaspor'da oynadığı yıllardan beri izleyen taraftarlar açısından türk futbol tarihinin en ilginç karakterlerinden birisidir.

    hakan, ülke tarihinin gördüğü en iyi forvetti, madalya dolabı bülent korkmaz'ın 1 tık altındadır, o da bülent kulübünde kalırken kendisinin aynı zamanı avrupa'da geçirmesidir. ülke futbol tarihinin kulüpler ve milli takım bazında yaşadığı en büyük başarılarda adı vardır, seyrantepe'ye, futbol kulübüne sportif katkılarına bakarak 3 tane heykel dikilecek olsa arasına giremez ama 10 heykel dikilse girer. bunu hiçbir şey değiştiremez. gönül isterdi ki kulüp sahadaki tarihine sahip çıkıp onu posterlerden falan çıkarmasın, ama siyasi ortam malum.

    hakan aynı zamanda ülke futbolunun gördüğü en zayıf karakterli futbolculardan birisiydi, hatta bana göre karaktersiz bir insandı. aynen eteğinden ayrılmadığı sümüklü hocası gibi ağlak, torino'ya ilk gittiğinde her gün ırmak kenarına gidip ağlayan, "rizzitelli bana pas atmıyor" diye şansal abisine mesajlar yollayan, ülke dışına her çıkışında hayal kırıklığı yaşamış bir tipti. işin kötüsü onu hakan şükür yapan yere, galatasaray camiasına da saygısızlığı çoktu. babası sermet şükür, her sözleşme bitiminde ali şen'in evinde, yazlığında peydah olurdu 90'larda. milli takımda prim pazarlıklarında hep başroldeydi, o "hiç primle işim olmadı" hikayesini külahıma anlatsın. ilk evliliğinde, pırıl pırıl, modern bir kız olan esra elbirlik'i, muhtemelen hoca efendisinin baskısıyla tesettüre sokmaya çalıştılar, olmadı, kız şerefli insanmış ayrıldı, hakan efendi, depremde vefat eden eşinin cenazesine bile gitmeyip langur lungur açıklamalar yaptı. kameralar önünde kendi takım arkadaşlarını satan adamdı, 1997 yılında puan kaybedilen bir maç sonrası, "filipescu büyük bir sorumsuzluk örneği gösterdi" röportajını hala hatırlarım. 90ların sonunda, takımın paraya ihtiyacı varken, juventus'a gitmemek için öyle şeyler yaptı ki, işin sonunda juventus masadan kalkıp gitti, zira her şeyde anlaşılmışken hakan 3 tane cep telefonu istemiş ve italyanları bıktırmıştı. sırıtarak dönüp florya'da idmana çıktı. galatasaray taraftarı ona hep sahip çıktı, 7-8 hafta gol atamadığı dönemlerinde hep arkasında durdu, bugün 8 hafta gol atamayan forveti idam sehpasına çıkarırlar. hakan'ın karakterini en güzel gösteren anlardan birisi, uefa kupası finalinin 90.dakikasında, gheorghe hagi ortamı hazırlarken yaptığı vuruştur. tam bir takiyeci gibi, sinsi, kendini saklayarak ve tam fırsat bulduğu anda yapılan bir aksiyon ve sonrasında muhattabının yüzüne bile bakamaması. cemaat de böyledir zaten.

    dolayısıyla bu 2 yüzünün birbirinden ayrılması gerekir. biz o yıllarda bu 2 yüzünün de bilincindeydik ve bunu bilerek, formamızı giydiği için destekledik. bugün de günahıyla sevabıyla bu desteğimizi kabul ediyoruz, bununla beraber desteklemek demek, kendisi hakkındaki gerçekleri yadsımak anlamına gelmiyor.

    ilaveten bugün ülke futbolunda emre belözoğlu gibi bir bela varsa, bunda kendisinin de payı vardır. emre bir fatih terim değil hakan şükür ürünüdür. 17 yaşında ilk forma giydiği yıllarda, gol sevinçlerinde emre'yi ayağına yatırıp bebek gibi sallardı, hatırlayanların gözünde o anlar canlanacaktır. emre, yarım yamalak cemaat temizliğinden sıyrıldı (o da bambaşka bir olay ya), hakan sıyrılamadı ve bugün yaptıklarının manevi cezasını çekiyor.
  • 267
    futbol oynadığı süre boyunca hiçbir zaman futboluyla eleştirilmemiştir. varsa yoksa hocasıdır, sağcıdır, zarttır zurttur diyerek yıpratılmaya çalışılmıştır. ne süper lig tarihinde attığı 250 gol ne milli forma altında attığı 50 küsür gol konuşulmuştur. varsa onun gibi bir futbolcu daha gelsin, ne olursa olsun yine gelsin...
  • 1731
    metin oktay "taçsız kral"dır. hakan şükür'se "kral". bilmem anlatabildim mi?

    metin oktay halkın parasını cukka etmez. halkın parasını cukka eden adam galatasaray'ın simge ismi olamaz.
    hakan şükür'ü sevmiyorum. metin oktay'ın da değil çorabı, ayağının tırnağı olacak seviyede bir adam değil.

    hadi siz şimdi hakan şükür'le kolkola, egemen bağış'larınızla galatasaray'a sövün. metin oktay'la hakan şükür'ü karşılaştırmak kimsenin haddi değidlir. her şey golse, kupaysa, başarıysa, emre belözoğlu da kazandığı kupayla metin oktay'dan daha büyük efsanedir.

    siz efsane nedir, simge isim nasıl olunur bilmiyorsunuz. bilmeden konuşmasanız daha hayırlı olur.
    bak, burada hakan şükür'ü sevmeyen bir dolu galatasaraylı var. metin oktay ise kitleleri galatasaraylı yapan adamdır. tarih okuyun, tarihi bilin. hakan şükür'e yan gelip yatarak aldığı milletvekili maaşları bile yetmezken, metin oktay "bizi sevenleri üzmeyelim baba," der.

    son olarka, tekrar söylüyorum: hakan şükür'ü siyasi çizgisinden dolayı zaten sevmiyorum, bu da en doğal hakkım. fakat ondan öte, "büyüklerimiz bilir," kafasında olan, halkın parasıyla ne yaptığı belli olmayan, stad açılışında takındığı tavır ortada olan bir adamı galatasaray'ın simgesi olarak kabul edemiyorum. kabul edebilenlerin de "fikri hür vicdanı hür" bir galatasaray taraftarı olduklarından kuşku duyuyorum.

    selametle.
  • 843
    saha içini müthiş iyi bildiğini gösterdi 10 kasım 2010 galatasaray denizlispor maçı' nda. bir futbolcu hangi pozisyonda topa nasıl vurmalı, hangi pozisyonda nereye bakmalı hepsini %100 doğru söyledi.

    hatta genel olarak bilinenin aksini tekrar kanıtlayarak, bir futbolcu santrafor oynamış olsa da kalecinin ve savunmanın da, orta sahanın da neleri, nasıl yapması gerektiğini bildiğini gösterdi.

    futbolu yıllarca düşünmeden oynamamış olduğunu, futbolu sadece müthiş kuvveti ve fiziğiyle değil kafasıyla da oynamış olduğunu gördük.

    bir de, klişelerden kurtulursa yorumculuğu kesinlikle türkiye'nin en iyisi denen rıdvan dilmen'den daha iyi olacak.
  • 3732
    türk futbol tarihinin en iyi golcüsü.
    bu gerçeği kabul edecek olursak, cemaat veya ilmi fikirler dışında kalan bütün gruplara kendilerini kaptıranların sonunun nasıl olacağınında en açık göstergesi. milletvekili olduktan hemen sonra üniversitemize konferansa çağırmıştık kendisini. özel olarak kendisine “sizi siyasel bilimler fakültesinde konferans verirken görmektense, spor bilimleri fakültesinde görmek isterdim.” demiştim. kendisi şakayla karışık “kısa bir süre sonra federasyon başkanı olarak görebilirsin.” demişti. belki bir yerlerden söz aldı ve bu sözlere inandı, en büyük kaybıda maalesef bu oldu.
  • 523
    ne kinmiş arkadaş kus kus bitmiyor, illallah be kardeşim şu sözlere bak;

    lincoln brezilya’nın varoşlarından gelen, son olarak schalke’de aylık 8 bin 800 dolara kontratı olan bir oyuncuydu. o paralar hiç bir şey vermeyen insanlara gitti. 3.5 milyon avro’yu lincoln’e mi yoksa başka birine mi ödedik onu da bilmiyorum.

    yuh be yuh kere yuh adama demezler mi sen kaç para aldın 4 gol attığın sezonda diye, konu lincoln değil ahmet mehmet de olur sanane lincoln'e verilen paradan, gerçi doğru senin işin gücün parayla, jeeple, eletek öpmekle, çok kişilikliydin çok sportmendin de neden kariyer planlamasını, başbakanla cumhurbaşkanıyla yaptın, sen artık yoksun o florya sana kapalı anla bunu, git başka bi yerde kus kinini bıktık artık senin abuk subuk açıklamanı dinlemekten, hangi dinde var yaptığın gizli iyiliği millete 150 kere afişe etmek, çakıl taşı aldın sanki, türkiye'nin gözü önünde gol atmayı top oynamayı öğrendin, yaşı yetenler bilir, guiza ile neden bu kadar dalga geçiliyor zamanında bizimle de senin sayende geçildi, sen sadece 3-2 fenere yenildiğimiz maçta değil, hemen hemen her maçta aynıydın, çıksın biri sen yalan söylüyosun hakan şükür komple bir golcüdür desin ve ispatlasın da görelim, kaleci hariç 9 kişi sana çalışıyordu neden çünkü seninle iyi geçinmeyen kişiler hemen gönderilirdi, senin adamların vardı yönetimde, basında, orda burda, yanındaki 10-15 forvetin hepsi mi senden kötüydü de gittiler sen kaldın, hala çıkmış 1-2 ay idman yapsam, beni çağırsalar diyor yeter be kardeşim yeni jeep mi gördün, beğendin onun için mi söylüyosun, git fatih'te, kasımpaşa'da, rize'de çalış biraz çabalarsan sana stad bile yapar belediye, yalşın dümer ne zaman haber sıkıntısı çekse koşuyosun, sen ne zaman sıkıntı çeksen o koşuyor olan arada galatasaray kulübüne ve sana bi şekilde sevgi beslemiş insanlara oluyor. dünyanın hangi yerinde var aynı mesleği yaptığın arkadaşın hakkında arkasından atıp tutmak, git ya ne olursun git artık düş galatasaray'ın yakasından, bizi sana gol atmayı öğreten seni gol kralı yapan gheorghe hagi'ye düşman etmeden sus artık. gören türkiye'yi savaşlardan çıkarmış kulübü kurmuş biri zanneder, sen futbolcusun, kulübün başkan, yönetim, teknik ekipden sonra gelen birisin kendini bu kadar büyütme bırak başkaları büyütsün hakediyorsan tabi, büyük insanları başkaları büyütür zaten, sen ağlamışsın ulan bi zaman makinesi olacak kaçırdığın goller yüzünden eve dönerken ağlamamı sana seyrettiricem, bakalım benim 100'de 1'im kadar ağlamışmısın? şimdi herşey bitmiş arkasından konuşmak en güzeli, çıkıp desene beni finale kadar çıkaran en büyük etken hagi'nin son frikik atışına izin vermedim yüzüne bile bakamadım,kuyruğumu kıstırıp kaçtım diye tabi diyemezsin krallar kaçmaz çünkü değil mi? tabii..
  • 562
    "mehmet topal'ın ispanya'ya gidişi arda'nın yurt dışına gitmek için çırpınışlarını ben zafere kaçış olarak adlandırıyorum" cümlesinin sahibi. kulaklarıma inanamadım.

    ben de kendisinin torino'ya gidişini sonrasında inter le başlayıp blackburn'e kadar uzanan serüveninin sonunda galatasaray'a tekrar dönmek için aracılar sokup yalvar yakar olmasını "yuvaya dönüş" olarak adlandırıyorum.

    şu hayatta en gurur duyduğum şeylerden biridir galatasaraylı olmak. ve benim galatasaraylı olmam hakan şükür'ün takıma katılmasıyla başlar neredeyse. bana tarifi mümkün olmayan sevinçler yaşatan isimlerden biri olmasına rağmen kendisinden utanmaya başladığım kraldır ve
    krallar bile galatasaray'dan büyük değildir.
  • 2507
    seversin sevmezsin de iftira atmak nedir kardeşim ya? hemde sinan engin gibi karaktersiz bir adamın lafına bakarak. hakan'ın beşiktaş'a gitmesi gündeme geldi doğru. 2002-2003 sezonunda galatasararay'a gelmek istedi ama fatih terim onay vermedi. adam da mecburi olarak blackburn'a gitti. bir yıl sonra beşiktaş'a gitmesi gündeme geldi, galatasaray'a haber göndertti ve red cevabı aldı yeniden.

    aynı yıl emre aşık'ta beşiktaş'a transfer olmuştu. sinan engin hakan ile prensipte anlaştı, hatta hakan o dönem star tv'de yayınlanan telegol'e bağlanarak prensipte anlaştık dedi. daha sonra galatasaray devreye girince, galatasaray'ı tercih etti. yine aynı dönem bjk'li bir yönetici hakan'ın galatasaray devreye girince, gönül bağı olduğu için galatasaray'ı tercih ettiğini ve beşiktaş'tan özür dilediğini söylemişti.

    entry elinde patlayınca da edit ile direksiyonu 90 derece döndürmesi de cabası.
App Store'dan indirin Google Play'den alın