resim
Gheorghe Hagi
Görev:Hissedar
Takım:FCV Farul
Yaş:61
Uyruk:Romanya
  • 3333
    yeni nesil galatasaray taraftarının teknik direktörlük tecrübelerine dayanarak "eh meh" diyerek fazla tanımadığı, yanlış tanıdığı galatasaray efsanesi, tanrının biz ölümlülere bir lütfu ve hatta futbol tanrısı. en baba efsanesi kewell olan bir nesil geliyor arkadan beyler. buraya dikkat. çocuğunun, yeğenin elinden tutup anlat hagi'yi. izlet o golleri. anlat hagi'den önceki türk futbolunu. forma mı alacaksın o çocuğa? yazdır arkasına 10 hagi. söyle ondan büyüğü bir daha gelmez diye. ki sen de biliyorsun gelmeyecek ondan büyüğü. bu hepimizin üzerine vazifedir. hagi'yi yeni nesillere anlatmak taraftarlığın farz-ı aynıdır. bizden öncekiler nasıl metin oktay efsanesini yaşattılarsa bizde aynı şeyi bizden sonra gelenlere yapacağız/yapmalıyız.
  • 5812
    dünyanın saygı duyduğu bir büyük ustadır.

    dünyanın herhangi bir yerinden x kişisine hagi dediğinizde ceketini ilikleyerek tek bir kişiyi işaret edecektir. alex dediğinizde ise ya alex morgan'a gider kafası ya da alex hunter'a. kimse kusura bakmasın bu 2 alex bile dünya genelinde adından daha çok söz ettirmiştir. kötü topçu demiyorum asla ama kendisini sadece türkiye sınırları içerisinde yer alan fanatizm kaplı gözler bir dünya yıldızı ile kıyaslamaya cürret edebilir.

    edit: hadi az insaflı davranalım. dünya genelinde alex ismi çok kullanılıyor ama hagi tek. dünyanın herhangi bir yerinden x kişisine hagi demeyin solak rumen diyin, yine hagi'yi işaret edecektir.
  • 5486
    kendisi dünyanın gelmiş geçmiş en iyi 100 futbolcusu arasında yer almaktadır ve kendisi galatasaray'da top koşturmuştur.
    gelişiyle birlikte bir takımın ve ülkenin kaderini değiştirmiş, kendi tabiriyle "üçüncülükle birincilik arasındaki farkı yaratan oyuncu" olarak bir türk takımının avrupa'nın zirvesine çıkışında başrol oynamıştır.

    hani hayranı olduğunuz çok büyük futbolcular vardır da o futbolcuyu izlemek için başka ligleri, başka takımları takip edersiniz. sayesinde bu gözler; sarı kırmızılı forma altında, hayranı olduğu futbolcuyu izleyebildi.

    çok büyük futbolcu, çok büyük karakter. nasıl anlatalım şimdi bu golü size?
  • 6276
    gunumuzde galatasaray formasi altinda oynasa sosyal medya ve tribunde alacagi tepkileri bu dejenere insanlara birer birer yedirecek gote sahip insan.

    kosmuyor, el kol yapiyor, yuzu gulmuyor, kendine oynuyor ve daha niceler soylenirdi. yuhlanirdi belki de, kim bilir.

    30 metreden bir cakardi, klavyesini kolunun altina verip evine gonderirdi o ergeni.

    baska zamanin insaniydi. cavusesku zamani yetisen ve genc olgunlasan bir gencti kendisi zamaninda. 1980'lerin 25 yasinda bir topcusu evli barkli, olgun, hayatin sorumluluklarini tasiyan ve eglence yerine basariya odakli bir insandi.

    gunumuzde 25 yasinda bir insan cocuk muamelesi goruyor. cocuk gibi de davraniyor.

    saygisizlik da cabasi.

    yanliz soyle bir fark var, bugun kerem'e yapilanlar o gun hagi'ye yapilsaydi, hagi tribune dalip yuhlayani da tokatlardi.

    kerem gibi efendi aciklama yapip bize guvenin demezdi. belki de gunumuzun ergen ve zenginlerinin hak ettigi de budur, kim bilir.
  • 5259
    galatasaray sözlük’te dünyanın en kötü teknik direktörü olarak tanımlanabilen kahraman.
    yoktan, bakın bildiğiniz yoktan takım “yaratıp”, ülkesinin en dibinden başlayıp en tepesine çıkarmış birine, geçtim gheorghe hagi olmasını, şunu bülent uygun yapsa saygıda kusur etmem; edemem.
    çünkü ağır zeka sorunları veya futbolla ilgili hiçbir şey bilinmediğine delalettir.
    bu sözlükte bunu söylemek içinse ekstra ne olmak gerekir bilmiyorum.
    bunları da sakin yazıyorum aslında. çünkü ortamda söylese biri, bir bahane bulup dalarım açıkçası.

    azalarak bitesiniz inşallah.
    he hagi kötü hoca he.
    he add manager he.
    he genç romantikler he.

    çok kolay yazar yapıyorsunuz herkesi.
    gerçekten çok kolay.
    galatasaray sözlük’te yazar olacak insanda bazı niteliklerin var olması gerekir.
    bu kadar kolay olmamalı.
    sonra küfredenleri uzaklaştırmanız gerekiyor.
    küfretmeden nasıl anlatalım şimdi?
  • 5813
    hagi’ yi türkiye’ye gelen bir yabancı ile kıyaslamak cahillikten öte bir şey değildir.
    hagi, üzerine tartışma yapılmaması gereken, kattıkları ve sonrasına yaptığı etkilerle sadece galatasaray’ımız için değil tüm ülke futbolu için mihenk taşı olmuş güzide bir değerdir.
    suni tartışmalara girmek gereksizdir. ali sami yen stadyumundaki tezahürat ile sözü bitirelim:
    i love you hagi i love you hagi, i love you hagi i love you hagi
  • 706
    dün zinedine zidane'la ilgili bir belgesel izledim televizyonda. bir gazeteci asla yerinin dolmadığını ve real madrid taraftarının kendisini çok özlediğini söylüyordu. los galacticos madrid'i son transferlerden sonra fena sıçışlara geçtiğinde bile real taraftarının zidane'a asla tepki koymadığını söylüyordu gazeteci. o an aklıma hagi geldi; biz onun döneminde hiç başarısız olmamıştık ama sonrası karanlıktı. arkasından felipe-revivo-ilic-lincoln-elano-misimovic transferi geldi ama hiç hagi'yi unutmadık. her geleni kıyasladık, yeni hagi dedik ama olmadı. asıl mesele şuydu; real madrid kaka'yla bile zidane'ı unutturamamıştı taraftarına. real madrid bile becerememişti saha içi liderini unutturmayı. aslında gelen adamların hepsi değerli adamlar baktığımız zaman, zidane'ın yerine gelenler de öyle hagi'nin yerine gelenler de öyle. ama bu adamlar çok özel adamlar olduğu için arkasından gelenler bile bir çırpıda harcanıyor.
    kendi adıma bundan sonra hiç bir trasnferi ve oyuncumuzu hagi'yle kıyaslamayacağımı söylemek isterim. buna gidenler de dahil, misimovic'te dahil. hiç bir oyuncuya böyle büyük haksızlık yapmaya hakkımız yok!

    son olarak; i love you hagi!
  • 552
    çok özledim be abi!

    7 yaşındaydım, anaokuluna gitmediğim için direk birinci sınıfa başlamıştım. baba koyu fenerli, hayatta maç kaçırmaz. beni de fanatik fenerbahçeli yetiştirmek için tüm çabayı sarfetmişti. ama yapamadı, yapamazdı. okulda kıyamet kopuyordu hagi hagi diye. her maç yapışımızda topu ayağına her alan hagi hagi diyordu. babam evde her galatasaray'ın maçında bütün futbolcularımza sövüyordu, bense bir türlü eşlik edemiyordum. içim el vermiyordu sarı-kırmızıya, 10'a laf etmeye. biz de neden böyle oyuncu yok baba diyordum, babam ise sövüp duruyordu. artık fenerbahçe'den nefret ediyor, galatasaray'a sempati besliyordum. babamın aldığı fenerbahçe formalarını bırakın sokakta giymeyi, babamın yanında giymeye tenezzül etmiyordum. hagi gol attıkça ben galatasaraylı oldum, hagi çalım attıkça ben yolumu buldum. artık babamın galatasaray hıncı yüzünden nefret ediyordum fenerbahçe'den. aldım formaları sokakta yaktım. okulda teneffüslerde yiyeceğim simitlerden kestim, para biriktirdim yan sanayi hagi formamı aldım. şuan dünyanın en güzel kadınıyla ilişkiye de girsem, bir yatla dünya turu da atsam, en kaliteli içkiyi de içsem, bana o formayı giyerek top oynamanın hazzını yaşatamaz. çünkü o forma hayatımı yönlendirdi benim. o formayı giyince daha iyi oynamaya başladım, o formayı giyince takımı daha çok ateşlemeye başladım, güven duygusuyla asaleti birleştirmeye başladım. topu her ayağıma aldığımda formanın arkasında yazan yazı ilham verdi bana.

    çok özledim be abi!

    10unla geçen yılları özledim, onun olduğu takımımı özledim, onunla gururlanmayı özledim. galatasaraylı olmama sebep olan o büyük 10 numarayı özledim. o varken sanki herşey çok güzeldi. hayat çok güzeldi, çocuk olmak çok güzeldi, galatasaraylı olmak her zaman güzel ama hagi varken bir başka güzeldi sanki. büyük takımları izleyip iç çekmek yerine, onun golleriyle onun çalımlarıyla o devleri dize getirmeyi özledim. milan'ı, arsenal'i, real madrid'i şirinleri yakalamak için ellerini ovuşturan gargamel gibi beklemeyi özledim. lincoln'ün, necati'nin giydiği o 10 numaranın izleyebildiğim gerçek sahibini özledim. gideli 9 yıl olmasına rağmen gecenin bu saatinde bana tuşlarının üzerine göz yaşlarımın damladığı klavyemle entry girdiren bir efsaneyi özledim.

    çok özledim be abi!

    tamam harry kewell'ı da çok seviyorum, tamam arda turan da yeni 10 numaramız canımız ciğerimiz, tamam lionel messi insan değil ama ben yine 10'u özlüyorum. sen öyle büyük bir efsaneydin ki sana şöyle söyleyim; başımızda kıvırcık saçlı bir adam var, başımıza geldiği gün tüm galatasaraylıyım diyenlere sorsak bırak gelsin demeyi geleceğine inanmayacakları bir adam var. henüz ilk sezonunu bile bitirmeden harcanmaya başlandı bu adam. allah ile kıyaslanan bir oyuncuyu dünyaya sunan bu adam bile tüm galatasaraylıyım diyenleri birleştiremedi. sen birleştirdin hagi, sen. sen tek yürek edebildin herkesi. tartışılmayan tek kişi sensin, muhalifi olmayan tek kişi sensin. işte bu kadar büyük bir oyuncuydun sen.
  • 19
    1996 avrupa futbol şampiyonası sonrası fatih terim'in ısrarlarıyla 31 yaşında galatasaray ile sözleşme imzaladı.
    karpatların maradonası'nın kariyerinde en çok forma giydiği ve en çok gol attığı takım galatasaray'dır. hagi, süper lig tarihinin tartışmasız en başarılı yabancı futbolcusudur.
    2000-2001 sezonu sonunda galatasaray'da taşıdığı 10 numaralı formasıyla 36 yaşında yeşil sahalara veda etti.
    galatasaray kulübü hagi 'nin taşıdğı 10 numaralı formayı 2003 yılına kadar müzeye kaldırdı.
    2003-2004 sezonunda tekrar galatasaray geri dönen hakan şükür 10 numarayı 1 sezon giydi. hakan şükür 10 numaralı formayı, hagi 'nin anısına ismini hagi 'nin h si ile h. şükür yazdırarak giymiştir.
    hagi, futbol yaşamında %0.46 gol oranı ile oynamıştır.

  • 5758
    hagi bana göre metin oktay ve fatih terim'den sonra galatasaray'in 3. efsanesidir.

    attığı goller, frikikleri, attırdığı goller, saha içindeki duruşu, takımı yönetmesi her şeyiyle efsane bir resital sunmuştu o dönem (1996 - 2001 yılları arası) bizlere.

    galatasaray'a çok faylı yabancı oyuncular geldi tabi ondan önce veya sonra taffarel olsun, muslera olsun, popescu, drogba (ki o da takım futboluna muazzam katkı vermişti) futbolculuğuyla sneijder unutulmaz tabi ama giga bir başkaydı.
  • 5969
    o değil de, yazın netflix belgesel çekimlerine geldiğinde hocayla ne konuştular çok merak ettiğim futbolcu.

    ft: oo gheorghe biraderler, çekim olmasa ne arıyorsunuz ne soruyorsunuz…
    gp: hocam olur mu, biliyorsun mesafeler iş güç çocuklar, denk gelemedik hocam..
    gh: hocam kalpler beraber, ne zaman çağırdın da gelmedik..
    ft: neyse gençler, eliniz boş gelmediniz inşallah..
    gh: hocam ne istersen, sen söyle yeter..
    gp: emrin olur patron
    ft: popescu, senden bir tane buldum ama hagi, bana bir tane senin kaleminde adam lazım.. bu kupayı bir gün tekrar alacaksam, bu sene, seneye ya da sonraki sene… bana bir tane senden lazım..
    gh: çözeriz hocam, çözeriz…
App Store'dan indirin Google Play'den alın