• 351
    anayasa'nın malum maddeleridir, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

    ha bu arada duygusala bağlayıp hayatın merkezi gibi davranan arkadaşlara da tavsiyem, bir süre sonra ateşiniz sönecek sakin olun. tribünde ölen bir insanın hayatının geri geleceğini bilsem, eskişehir maçında eskişehirli holiganların kafasına attığı vida ile kafatası delinen çocuğun kafasına o vidanın isabet etmeyeceğini bilsem, floryanın kapısının devrilmeyeceğini ve o muhabirin altında kalmayacağını bilsem, 10 kişi bir galatasaraylı'ya saldırıp metrobüs durağında bıçaklanan gfbli bebenin anasının ağlamayacağını bilsem hayatımda bir daha galatasaray maçı izlemeyeceğime yemin ederdim. ha galatasaraylılık biter miydi, istesen de bitmez ne yapalım.
  • 356
    --- alıntı ---
    kulübümüzü kurma fikrinden ilk kez en yakın arkadaşım emin bülent’e sözetmiştim. o daha büyük sınıftaydı, okulu benden önce bitirmişti, bu yüzden yalnız tatil günlerinde buluşabiliyorduk.

    çalışmaları asım tevfik ile yürüttük, grubumuzu genişlettik ve o zaman çok sorumluluk getirici bir iş olan kulüp kurma işimizi tamamladık.

    emellerimizin düşünceden uygulamaya geçmesi sırasında yanımızda çalışan asım tevfik olduğu için, onu, hala müzemizde sakladığımız sicil defterimizin iki numarasına, emin bülent’i de üç numarasına kaydettik.

    aradan yıllar geçti. güneş kulübünün doğmasına varan anlaşmazlıklar ve mücadeleler emin’i çok üzmüştü, spordan ve sporcudan nefret ediyordu. öyle sanıyorum ki, bizi artık yalnız kişisel dostluk bağlıyordu. galatasaraylılık ortadan silinmiş gibiydi.

    yıllar yeniden akıp gitti. unutmayacağım bir kara gündü. emin bülent göztepe’deki evinde son saatlerini yaşıyordu. sayın eşi beni karşılarken, “aman, bu defa çok fena göreceksiniz… içeriye girmeden kendinizi alıştırın, yüzünüzden birşey anlamasın…”aylardan beri ölüme karşı yaptığı çetin mücadele zavallı emin’in aslan gibi bünyesini bitik bir hale getirmiş hem de ruhunu hırpalamıştı. eliyle işaret ederek beni yanına çağırdı. “ali sami” dedi, “şimdiye kadar içimde sakladığım bir duyguyu sana açıklayacağım: benim hakkımı yediniz, 2 numaralı galatasaraylı benim” ve gözlerinin feri bir an için tekrar parlayarak: “arkadaşlara söyle, hakkımı vermezseniz ruhum hepinizden davacıdır” sözünü ekledi. emin hayatının son büyük hamlelerinden birini yapmıştı. başı yana çevrildi, elleri yorganın üstüne dermansız düştü. ben şaşırmış kalmıştım, kulübünün sözünü bile ettirmek istemeyen insan bu muydu?

    emin’in son arzusunu yerine getirmek için önce asım’la görüştüm. o da emin’i çok severdi. kulüp dertleri bizi birbirimize üç silahşörler gibi bağlamıştı. asım, emin’i kurtarmak için canını verirdi, fakat galatasaraylılığını ifade eden bu belgeden vazgeçmeye razı olamadı, elinden gelmiyordu. galatasaray kongresi, iş kendisine gelince, bu iki emektar arkadaşın duygularını coşkuyla karşıladı, her ikisini de kulüplerine bağlılık açısından haklı görerek güzel bir sonuca vardı:
    emin de, asım da galatasaray’ın 2 numaralı üyesi sayılacak; 3 numara kimseye verilmeyecekti. fakat gerçekte öyle olmadı, emin’in asil ruhundan boş kalan yeri bir tek kişi değil, bütün galatasaraylilar bir anda duygularıyla doldurdular.

    --- alıntı ---
  • 358
    #1893826

    öyle herhangi bir kişi için değiştirilebilecek bir şey değildir, diğer insanları kendinizle karıştırmayın. 2 ay önce galatasaraydan soğumak ve galatasaraylılığı askıya almak gibi başlıklarda entryler gırla gidiyordu. neden? çünkü birileri takımın başında zatı-şahaneleri var diye soğumuşmuş da askıya almış galatasaraylılığını. bak sen, beyim beğenmediysen git başka takım tut. şunu da belirteyim; o fişlediğin insanlar, sevdikleri insan veya teknik direktör başka takımın başına geçince takım değiştirmezler, bu arma tektir, sevda da tektir. aslolan galatasaray'dır. bazılarının yaptığı gibi ,hiçbir şeyi beğenmeyen, samimiyetini kaybetmiş, hıncal çakması veya özentisi birileri hiç değillerdir. ha şunu da es geçmeyelim. sizler gibi zıt fikirlere saygısızlık yapmayız asla, bizim herkese saygımız sonsuzdur.
  • 359
    galatasaray'ı tutmakla galatasaraylı olmak arasında fark var. çok küçük yaşta galatasaray'ı tutabilirsiniz. bunun sebepleri vardır. aile galatasaraylıdır. çok sevdiğiniz arkadaşınızdan etkilenirsiniz. galatasaray'ın çok başarılı olduğu yıllara denk gelip başarıyı tercih edebilirsiniz. daha bir çok sebep sayılabilir. ancak galatasaraylılık bundan sonra başlar. çünkü taraftarı olduktan sonra kulübün değerlerini, kültürünü, tarihini, duruşunu benimsersiniz ve sizi bu galatasaraylı yapar.

    hayata hep gerçekçi bakan biri olarak, romantik tarafımın galatasaraylılık olduğunu söylemeliyim.
  • 361
    babadan yadigar evlada miras sevgidir bu sevgi, çocukken soranlara galatasaraylıyım derdim ama ilk 16.05.1993 konsyaspor maçıyla tanıştım büyülü ali sami yen atmosferi ile sonrasında yıllarca merdivenlerden çıkıp yeşil çimleri gördüğümde sanki pijamalarımı çıkarıp evde koltukta uzanmanın hazzını aldım her seferinde. babamla aynı tribüne gidip farklı koltuklarda da oturdum gizli gizli sigara içmek için, onun omzunda maç da izledim.
    hagi'yi ilk görüdümde tarihler 03.11.1996'yı gösteriyordu istanbulspor maçında gördüm onu o maç gol atamadı ama olsun sonrasında öyle şeyler yaşattı ki uğrunda ölmeye değer.
    dedem vefat ettikten birkaç ay sonra kazandığımız uefa kupasında hem sevinçten hem üzüntüden ağladım babamı dolayısıyla bizi galatasaraylı yapan adam görememişti en büyük başarımızı
    köydeki evde bir ağustos günü süper kupa zaferini de yaşadım aynı real madridi sami yen çimlerine 2-0'dan 3-2 gömerken eski açıkta bağıra çağıra sesimi de kıstım.
    izmit ismet paşa stadında lucescu üç yıldızlı tişörtü giyip tribünün önüne geldiğinde maçtan önce kafamıza atılan taşların önemi yoktu benim için veya bitmek bilmeyen 16 dakikanın sonunda bağıra bağıra ağlamak utandırmadı o yaşta.
    ali sami yen kapanırken son maçta oradaydım elvada sami yen geri geleceğiz bir gün yeniden diye bağırdım yıkılamayıp tekrar açıldığında sami yen biz geldik bir gün geri geleceğiz demiştik diye de bağırdım.
    arenaya geçilecek son maçta askerdeydim meşhur er gazinosunda izledim o anları belki de kısa dönem askerlik maceramda en zor dakikaları orada yaşadım.
    kadıköy'de kupa kaldırdıktan dakikalar sonra floryada yerimi aldım takım gelene kadar müstakbel eşimle.
    ilk kızım doğduktan 10 ay sonra 14.11.2015 tarihinde galatasaray ted koleji maçına götürdüm anlamadı ama ağlamadı da hatta çok sevdi diyebilirim. şimdi kısmetse nisan ayında ikinci kızım geliyor şampiyonluk kutlamlarına iki kızımla mayıs ayında floryadayım iyi ki galatasaraylıyım teşekkürler baba teşekkürler dede umarım bir gün evlatlarım da bana ve size teşekkür eder...
  • 362
    32 yaşındayım.
    kendimi bildim bileli galatasaraylıyım.
    mağlubiyetin en acıtanını da yaşadım.
    gururlandığım zaman da çok oldu tabi.
    ama ben hiç bir zaman utanmadım galatasaraylılığımdan. alnım hep dikti.
    bu gece ilk kez utandım, utanıyorum. ağlamam geliyor.
    levent nazifoğlu'nun bu geceki açıklamalarından yerin dibine girdim.
    allah belanızı versin...
    diyecek başka söz kalmadı!
  • 370
    ligde sampiyonluga havlu atmistik, cocuk akliyla lig tv olmadigi icin maci kahveye gidip izlemek istemistim ama benden baska kimse gelmediginden adam beni gordugunde sasirdi ve herhalde acidi da tv yi acti. oturdum tek basima 90 dk maci izlemistim. ankaragucu ile deplasmanda oynamistik ve gelecek vaadeden, yillar sonra yolu galarasaray a dusecek olan umut kazmasinin asirtma bir golu ile yenilmistik. salonda millet bilardo oynarken ben tek basima tv karsina konmus bir sandalyede duman altinda mac izliyordum.

    simdi dusunuyorum da cocukken insan bir baska seviyor tuttugu takimi. yoksa havlu atilmis sezon da 12-13 yasinda mac izlemeye kahveye gidilmez o sevgi olmasa.
  • 371
    sezonun en önemli maçı ve mağlubiyet. *sezon bitmiş, yönetim berbat, futbolcular yetersiz ve ruhsuzlar ordusu. federasyon bir sonraki senenin adını 2017-2018 karakartal ligi koyacak neredeyse. peşkeş çekilen kulüp değerleri ve sorumsuz genel kurul, divan kurulu.

    uyku girmemiş gece, durum ortada, sorun ben de mi diye düşünüyorum, çok mu önemsiyorum acaba diye. bundan sonra bu kadar ilgilenmek yok.

    olmuyor ama galatasaray'ın medyası yok, siyasi bağı yok, parası yok, yönetimi yok yok yok birseyi yok, bir tek bizleri varız. sonuç mu ? yeni doğmuş çocuğuma gsstore dan tulum alıyorum.