• 401
    gündüz niyetine
    rüyamda manchester united'ın hem başarısızlık, hem borçlar nedeniyle tff 1. lige düşürüldüğünü gördüm.
    allah allah diyorum kendi kendime. adana demirspor maçı için adana'ya gelmişler. o an dua ediyorum. allah'ım manchester united, ac milan ve galatasaray'ı avrupa'nın zirvesinde yeniden görmeyi nasip eyle diye.
    bi' amin dersiniz artık.
  • 402
    çok kötü bir örneğini bugün yaşadığım hadisedir.

    rüyamda bir televizyon kanalında puan durumuny gösteriyorlar ve sivasspor 80, beşiktaş 79 puanda idi. biz ise 66 puanda kalmış ve şampiyonluk şansımızı kaçırmıştık. haber bültenini sunan spiker de galatasaray şampiyon olamadı diye ağlıyordu.

    zaten rüyaların tersi çıkar demişlerdi değil mi?
  • 403
    sabaha karşı sözlüklü halini gördüğüm düş çeşidi.

    normalde pek rüya gören bir insan değilimdir. dün tam anlamıyla yappprak gibi bir gün geçirmiş olmamdan mütevellit olsa gerek tuhaf tuhaf şeyler gördüm. bunlardan birinde sözlükçe bizim evdeymişiz, 15-20 kişi maç izliyoruz, bulaşıklar da bana kalıyor falan. sizler kakara kikiri maç izlerken ben bulaşık yıkıyordum kitapsızlar! işin tuhafı, fabricius ile hagi bulaşık yıkamama yardım ediyordu? benim kıçım açıkta kalmış aga. :(
  • 404
    sabaha karşı çocuğum sağolsun bölünen uykuma devam etmeye çalışırken bir rüyadan diğerine süzülüyordum ki kendimi galatasarayın solmbeki olarak buldum(ki alakam yoktur halısaha da bile sağ açık oynarım) ama nasıl oynuyorum renkdaşlar görseniz 10 yıl sol bek aramayız. neyse malum maça hazırlanıyoruz (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı) yalvarıyorum fatih terime hocam beni oynat çok istiyorum elini ayağını öpüyorum resmen hocamla sarılıyoruz bende istiyorum o galibiyeti oğlum senin gibilerle bu maçı alacağız şampiyonluk böyle geliyor diyor. uyandığımda gözlerim doluydu renkdaşlar inanıyorum bu maç bizim. bu arada soldan açtığım ortaya falcao güzel yapıştırıyordu dakika 20 falan 1-0 ama sağolsun oğlum uyandırdı devamını bilmiyorum.
  • 408
    acayip bir rüya gördüm renktaşlar. kadıköydeyiz, işte yıllardır yenemiyoruz falan, ben yarı bilinçsiz g.tüm falan mı açıkta kaldı diye düşünüyorum, 1-0 geriye düşmüşüz, yorganı çekiyorum iyice üzerime, kesin bir tarafım açıkta kaldı diyorum. sonra zaman biraz geçiyor ve ilk yarı bitmeden siyah, uzun boylu bir adam(tövbe estağfurullah) giriyor rüyama, bir nevi evliya... kafayı bi koyuyor, 1-1 oluyor. tabi ben sevinmeye çalışıyorum ama hani rüyalarda istersin de yapamazsın ya öyle bir durum. tuhaf garip bir sevinme, bapırayım diyorum sesim çıkmıyor. diyorum ki sevinmeyeyim belki bozulur falan diyorum.

    sonra ikinci yarı su gibi geçiyor, ben de anlamlandıramıyorum, rüyalardaki zaman sorunu, malum. zaman ilerliyor, maçın sonlarına doğru penaltı oluyor, diyorum yok artık! bu kadarı da fazla! kadıköyde son 10 dakika bizim lehimize penaltı! rüyada bile olmaz. kendimi tokatlamaya çalışıyorum ama elim tutmuyor. ama gene de diyorum rüyaların absürtlüğü işte. vardır bir açıklaması. sonra falcao atıyor golü, sonra da sevinirken uçuyor havalara doğru... yine sevinmeye çalışıyorum ama bacaklarım tutmuyor, yere yapışıyorum. gene sevinememe durumu, diyorum kesin bir şey var, gözümden kaçıyor, ben farkında değilim. tabi totemim de yok ki rüyanın gerçekliğini test edeyim*.

    sonra hakem fazla uzatma veriyor, belhanda kırmızı görüyor falan(ben de acaba rüya değil mi diye burda şüpheleniyorum.) derken onyekuru saniyede 80 km hızla koşuyor(sonuçta rüya) tozunu yutan jailson falan öksürmekten bir hal olmuş, altay'ın karşısına geçip, çifte telli oynayarak golü atıyor. işte buna seviniyorum. yani rüyada koşamazsın falan ya, ben koşuyorum abi. zıplıyorum, bağırıyorum, arada ağıza alınmayacak kelimeler çıkıyor ağzımdan, şaşırıyorum da bir yandan. işte böyleydi rüyam. gerçekten hayra alamet inşallah.