• 5176
    beşiktaş : elektrik faturasını ödeyemiyoruz diyen başkanları orta saha, sağ bek ve forvette eksiklerimiz var demişti. iyi veya kötü, beğenirsin yada beğenmezsin ama elektirik faturasını ödeyemeyen yönetim ;

    vincent aboubakar, valentin rosier, josef de souza, bonus olarak da rachid ghezzal adlı arkadaşı alıp getirdi.

    tranzonspor : sörloth gidince başkanları forvet eksiğini gidereceğini söyledi. djaniny ve afobe birlikte imzaladı.

    fenerbahçe : tek tek saymayacağım eksik olan bütün bölgelerini giderdiği gibi transferin son anlarında farklı oyun varyasyonları ve daha fazla alternatif için gidip bir tane oyun kurucu kanat bir tane de pivot santrafor getirdiler. perotti, kemal ademi.

    4 aydır yapması gereken 1 tane kanat, 2 tane orta saha transferi iken ;

    verdiği sözü tutmayan, yapacağını defalarca söyleyip, transfer döneminin kapanmasına 20 saat kala hala daha yapmayan, camia ve taraftarını her transfer dönemi aptal ve kandırılacak yığınlar olarak gören tek bir yönetim var. ne olduğu yazmak istemiyorum ama bu beceriksizlik değil başka bir şey.
  • 5178
    hoca açıklamış, elimizdekilerle ocağa kadar idare diye.
    malesef şu güne kadar çok destekledim ama bizlere olacak/yapacağız diyip bunu yaptılar, hem de ikinci defa. malesef basit bir hata değil bu ve sonuçları olmalı.
    net olarak söylüyorum artık; istifalari gerekiyor. ilkinde finansal hata vs dedik ama ikincisi olmaz. bundan sonraki hayatlarında başarılar. pilav günlerine falan katılsınlar ama o kadar. çünkü bunun sonu dursun aydın özbek ile anılmak ki o çok kötü bir şey.
    (bkz: mustafa cengiz yönetimi)
  • 5179
    ffp kısıtı nedeniyle değil tff limitleri nedeniyle transfer yapamayan yönetim. sadece 2 milyon euro civarında bir limit kalmış. bonservissiz oyuncuyuya 1 yıllık maaşı, imza parası, menajerinin komisyonu, maaşının %45 vergisi dahil ödeyebilecekleri para 2 milyon euro. ffpde bonservissiz oyuncu almaya engel bir durum yok. ama biz şuan bonservissiz adam bile alamıyoruz.

    bizim limitimiz bile daha bu seneden böylesine kritik bir halde iken hangi akla hizmetle limit konusunda fenerbahçe'nin yanında yer almadılar merak ediyorum. fenerbahçe bu limitlerin bir şekilde etrafında dolanırken kendileri limitin enkazında kaldılar resmen.
  • 5180
    daha önce de yazmıştım şimdi de yazıyorum transfer yapmaması gereken yönetimdir. euro olmuş 10 lira, ne stadyum geliri var ne avrupa.

    yayıncı kuruluşun da bu sene sıkıntı çıkaracağını varsayarsak doğru düzgün bir gelir kaynağımız yok. bonservissiz alabileceğimiz oyuncular belli, bunlar ya çok maaş istiyor ya da yeterli kalitede değiller. zaten uygun olsalar çoktan başka takımlar almış olurdu.
    bu sezonu bir şekilde atlatıp gelecek sezon hem ffp yasağının kalkması hem de hayırlısıyla corona durumunun normalleşmesi ile beyaz bir sayfa açabiliriz.

    bu sayfanın da sinyallerini transfer döneminde gündeme gelen oyuncularla verdik zaten. gündeme gelen oyuncular gemç potansiyeli oyunculardı. bonservis verememekten ve genel parasızlıktan alamadık, o ayrı mesele.

    bu adamlar pek cok taraftarımıza göre beceriksiz de olsalar iki önemli özellilleri var.
    1: iyi niyetliler ki eski yönetimlerden az çekmedik bu konuda.
    2: işi usulüne göre yapmaya çalışıyorlar başka takımların aksine. gerekirse hiç transfer yapmayalım ama oyunu kuralına göre oynayalım. kuralsızlık başımızı er ya da geç yakar.

    yapmaları gereken en önemli şey taraftarı dinlememek bana göre. dinlediler falcao'yu aldılar. dinlediler diagne'yi aldılar. dinlediler emre akbaba'yı aldılar.* * taraftar ne istediğini bilmiyor. hem genç oyuncu isteyip hem de her yıldız transfer iddiasını tt yapan bir kitle.

    en nihayetinde ben kendilerini tıpkı fatih terim'i desteklediğim gibi hala destekliyorum. bu yönetim ve fatih terim'den daha iyi bir opsiyon yok şu anda görünürlerde. tüketik hastalığı içerisinde de mevcut değerlerimize sahip çıkmaz bana göre yapılabilecek en mantıklı şey.
  • 5183
    kendilerinden nefret ettirme konusunda dursun özbek yönetimiyle başa baş hale gelmeyi başarmış yönetimdir. gerçekten çok yordular artık.

    şahsen en çok kızdığım nokta oyuncu alamamaları değil. satmayı becerememeleri. her galibiyette mobese kamerasına konuşanların en ufak yokuşta tüm yükü hocaya bırakmaları. vaat ettikleri hiç bir projeyi gerçekleştiremediler. şu an ibra olmamış bir yönetim olarak o koltuklarda oturmaya devam ediyorlar. pandemiden sebep genel kurul ertelendi. kanunen yasak diyorlar toplanmak ama siyasi partiler genel kurul yapabiliyor, istense demekki kulüp deyapabilir ama tabii ki korkularından yapmıyorlar.

    mayıs ayında gideceği kesin bir yönetim ve hiç de iyi anılmayacaklar. başkan çok ciddi bir hastalıkla boğuşuyor. hocayla iplerin koptu kopacak. yangıncı transfer taraftarı da yarın sağlam bir isim gelmezse bayrağı çekecek. yani nedir bu inat anlamış değilim. bırakın artık. yeni ve motive bir yönetim gelsin. şu havamız biraz değişsin herkes rahatlasın.
  • 5184
    kendilerini bu zamana kadar hep savundum anan bu transfer döneminde fena patladılar. tamam ffp kıskacındayız ve son senemiz ama 2 aylık zamanda ne bir oyuncu satabildik ne de adam gibi eksik giderebildik. sattığımız bir tek maicon zaten onuda ederinin altına bıraktık. yapmaları gereken tek şey transfer işini bu işin profesyonellerine bırakmaları lazım.
  • 5185
    sırtını tamamen hocaya dayamış olan yönetim.
    hoca defansif orta saha talep eder,
    yönetim: hocam çok maliyetli alamıyoruz mevcut oyuncularla devam etsek.
    hoca: tamam taylan'ı deneyelim bari ofansif orta saha alalım,
    yönetim: hocam çok maliyetli alamıyoruz mevcut oyunculardan birini denesek,
    hoca: tamam emre kılınç'ı kullanalım ama bari kanatlara takviye yapalım,
    yönetim: hocam çok maliyetli yeni oyuncu alamıyoruz, oğulcan ve kerem'i aldık zaten sen bunlarla yaparsın edersin diye diye hocaya yıktılar ihaleyi. tabi bunu yaparken taraftara umut satmayı da ihmal etmediler, daha ..... gün var diye diye. başkanımıza allah şifalar versin tez zamanda toparlasın inşallah ama bu gidişle hocayı da kanser edecekler allah korusun.
  • 5186
    kriz yönetim tekniği olarak topuklamayı kullanan yönetim. nasıl olsa konuşan hoca var arkasına sığınacak. işine gelmeyince o'na da rakiplere ve galatasaray düşmanlarına yapamadıkları gideri yaptılar mı tamam. galip gelinen maçtan sonra ya da krize sebep olan konu biraz soğuduktan sonra maç sonu açıklamaları olur bir spor kanalının programına yönetimce 3 kişi tam kadro* çıkmak olur bir şekilde görünüp bahane bombardımanı ve ''yoksa biz istesek ahh ahh neler yaparız'' tarzı replikler ile kapanış. harika bir yönetişim modeli.

    ayrıca transfer yapılamama sebebi gerçekten tff limitleriyse bu daha da büyük skandal. 2 senedir hocana hakaret dahi ederken ses çıkarmadığın fenerbahçe bu limitlerden haklı olarak şikayet ederken ''paraları basmayın leyla'ya'' falan dersen, sonra onlar arkadan dolanırken senin elinde patladıysa limit kusura bakma apartman bile yönetmemen lazım. kaldı ki limitleri belirleyen ve genel kurulda destekçisi olduğunuz tff de fenerbahçe'nin arka bahçesi bu senaryoda. yani ifade stili yanlış olsa da fatih altaylı haklı çıktı demek limitler konusunda.

    uzatmadan; dursun özbek'i neden sevmedi hatta yolladı bu taraftar. sürekli taraftarı kandırmaya çalıştığı için. mevcut yönetim de bu yola aleni şekilde sapmıştır. yaz boyu zlatan ibrahimovic'i yalanlamayan hatta olabilir imaları yapan dursun özbek ile 50 gün var diye uyutan ve sürekli aracılarla isim üfürerek yazı geçirten üç yöneticili bu yönetimin farkı kalmamıştır. yaptıkları güzel şeylere teşekkür ederiz; ama mustafa cengiz yönetimi gidicidir. o sebeple abdurrahim bey transferde sayacak gün kalmamasıyla boşluğa düşmemek için mayıs'a kadar gün sayabilir. covid 19 tedbirleri ve toplanma kısıtları olmasa, taraftar da tribünde olsa mayıs'a kalmazdı genel kurul.

    tek temennim güzel yaptıkları bazı şeyleri tamamen unutturacak daha fazla iş yapmamaları; ama zor gibi. fren boşalmış şekilde gidiyorlar.
  • 5188
    https://www.ntvspor.net/...e1bc87055221cccab538

    arsenal yıllık maliyeti maksimum 30bin pound olacak 27 yıllık maskotundan bile covid etkileri yüzünden vazgeçiyor. türkiye'de hala kadro derinliği olarak hazır bir takım da yok neredeyse. biz hala yönetime transfer için sövüyoruz :) arkadaşlar bu kadar gerilmeyin, fm 2021 ön siparişe çıktı. yapın transferlerinizi.

    dipnot: takımdan ve oynanan oyundan ben de memnun değilim ama transfer sıkıntısı bir tek bizde var gibi ortalığı yangın yerine çevirmeye gerek yok. gerekirse 1 yıl dişimizi sıkıp gereksiz maliyeti olan oyunculardan kurtulmayı bekleyeceğiz. takımımız için en iyisi olur umarım. yönetimci değilim, galatasaray'lıyım.
  • 5189
    şu anki yönetimimizin zaten yarın itibariyle bir hükmü kalmayacak. ara transfer sezonu da var gerçi ama orası için de pek umut vermiyorlar. beni asıl düşündüren şey, mayıs'taki seçimde başa gelecek yönetim. açıkçası ünal aysal yönetimi dahil olmak üzere özhan canaydın ve sonrasındaki her yönetim dönemini başarısızlıkla bitirdi. gelecek yönetimin bu zinciri kırmasına camia olarak çok ihtiyacımız var. gelecek yönetimin bu zinciri kırması için de 5 özelliğe sahip olmaları gerektiği kanaatindeyim:

    1- hocayla iyi anlaşmaları: ne marcao, ne luyindama, hatta muslera bile değil; açık ara en büyük yıldızımız fatih hoca. bunu açıklamaya bile gerek duymuyorum. hocayla iyi anlaşmaları şart. bu iyi anlaşmaya olası 2-3 senelik başarıdan sonra ego zehirlenmesi yaşayıp payeyi kendi üstüne almamak da dahil. ünal aysal gibi vizyoner bir başkanın dönemi bile fatih terim öncesi ve fatih terim sonrası olmak üzere 2'ye ayrılıyor.

    2- scout transferlerinin peşinde koşmaları: ffp ve satış beceriksizliğimiz dolayısıyla çok ekmeğini yiyemedik ama iyi bir scout ekibimiz olduğunu düşünüyorum. savunmamızı çok güzel kurdular. yeni yönetimin de falcao gibi hatta sneijder-drogba ikilisi gibi transferler yapmaya kredisi yok. yapacaklarsa da bir zahmet maaşlarını kendi ceplerinden ödesinler. şov yapma günleri geride kaldı. artık gün, adı sanı bilinmeyen genç çocukları ucuza alıp pahalıya satarak çarkı döndürmek.

    3- network (iletişim becerileri): şimdiki yönetimin açık ara en kötü özelliği iletişim becerisiydi. bu konuda söylenecek çok şey var ama kısa keseceğim. monaco ile kavgalısın, anadolu takımlarının çoğu ile kavgalısın (bir kısmında haklı olarak), camianla kavgalısın (buna da çok diyecek bir şey yok, lisecilerin tarafında değilim kesinlikle), federasyon ve daha üst kurumlarda 1 tane adamın yok. haliyle yapayalnız kalıyorsun. sonraki yönetim mutlaka fener'in yanına çekemediği anadolu kulüplerini bir şekilde yanına çekmeli, yurtdışındaki kulüplerle her anlamda iletişimi (transfer vs.) modern, çağdaş kişilere bırakmalı, fenerbahçe'ye biat etmiş ve kulübümüze düşmanlık yapan anadolu kulüplerini ve başkanlarına gereken cezayı vermeli (her türlü pisleşmeli), ve maalesef camiadaki keyif düşkünü ama güçlü güruhla da arasını iyi tutmalı, onlara kendilerini üst insanmış gibi hissetmeli ve küçük imtiyazlar vermelidir. çünkü hem onlar da bulundukları konumlar itibariyle faydası dokunabilecek kişiler, hem de bunlara küçük imtiyazlar vermeyince sana büyük zararlar verip seni yıpratıyorlar.

    4- yurt içindeki lobileri: bunu çok açıklamaya gerek yok. network başlığı altında da inceledim biraz. yurt içinde lobin olunca federasyon, pfdk ve tahkim komple fenerli ve beşiktaşlı olmuyor, hocana akılalmaz cezalar verilmiyor, hakemler seni her sene kıtır kıtır doğramıyor, bu kıtır kıtır doğranmaya rağmen basın ve diğer kulüpler şampiyonluklarına leke süremiyor, yurt içinden almak istediğin oyuncular ezeli rakibine gitmiyor (bkz: #2968412), kalan 17 kulüp sana karşı korsan bildiri imzalayamıyor ve kazandığın maçların hakemlerinin kariyerleri bitirilemiyor.

    5- iş bitiricilik: yine network ile de alakalı bir konu ama tam olarak aynı başlık altında değerlendirilemez. bunun da tanımı çok açık. bize başladığı işi bitirebilen ekip lazım. bitiremeyeninin bizi ne durumlara soktuğu ortada.

    burada ince bir çizgi var tabii, kulübümüz asla o kirli ilişkilerin bir parçası olmamalı ama sağlam ortaklıklar edinmeli ve gereken yerlere sağlam adamlar yerleştirmeli.

    bu saydığım 5 maddeyi yerine getirebilecek bir yönetim gelirse galatasaray çok rahat düzlüğe çıkar. öyle bir düzlüğe çıkar ki ünal aysal dönemi ve faruk süren dönemini bile gölgede bırakır. ama bu 5 maddenin hepsinin olması çok önemli. 1. madde ve 2. madde zaten olmazsa olmaz da, 3. 4. ve 5. maddeler de çok kritik. mustafa cengiz yönetimi ilk 2 maddeyi çoğunlukla sağlıyordu ama diğer 3 maddede 10 üzerinden 1-2'lik başarı sergileyince 2. maddenin de bir hükmü kalmadı (marcao-luyindama 2'lisi hariç).

    umarım bu maddeleri yerine getirecek bir yönetim görürüz 2021'in mayıs ayı ile birlikte. çünkü göremezsek galatasaray yıllardır olduğu gibi 2 ileri 1 geri yapmaya devam edecek. avrupa'da başarıyı da 10 senede 1 görürüz artık. yeni yönetim konusunda zerre umutlu olmadığımı da itiraf edeyim. hayırlısı diyebiliyorum sadece.
  • 5190
    eğer mustafa cengiz yönetimi istifa eder ve yeni bir yönetimimiz olursa onlardan istediğim tek bir konu var. hem dursun özbek yönetiminin hem de mustafa cengiz yönetimi tarafından en fazla maruz kaldığımız ve beni üzen konu.

    yalan söylemesinler. başarısız olabilirler, ki olacaklar. bu da çok normal. istediklerini yapamayacaklar bu da çok normal ama dürüst olsunlar ve bize yalan söylemesinler. özellikle koltuk için hiç yapmasınlar.
  • 5192
    ilk onbire transfer edilen üç futbolcu: omar, etebo, emre kılınç. her ne kadar arda da fatih terim tarafından ilk onbir oynatılıyorsa da ben onu saymıyorum ve yedeklere dahil ediyorum.

    bir takımın ilk onbirine üç yeni isim dahil etmek yeterlidir. daha fazlası çorbaya çevirir her şeyi. falan takımın 14 futbolcu transfer etmesi doğru mu değil mi sezon ortasında göreceğiz. değil mi ki daha geçen sezon transfer ettikleri ondört futbolcudan ikisi hariç diğerlerinden (altay, gustavo) şimdi kurtulmak istiyorlar. bu sezon aldıklarından da yarın kurtulmak istemeyeceklerini kim garanti edebilir. hatta bu sezon aldıklarının bazılarından da imkanları olsa şu anda kurtulmak istediklerinden eminim.

    bize bir tane hızlı kanat forvet lazım. hem feghouli’yle rekabet edecek hem de gol atacak. şu anda en gerekli olanı bu ama fatih terim düşmüş seri’nin peşine. tamam bir kanat al ondan sonra da seri’yi al bak itiraz ediyor muyuz.
  • 5196
    şu kulübün tarihine bi baksan, yönetim anlamında en güçlü olduğumuz, hem ekonomik olarak hem de sportif olarak çağ atladığımız dönem çok büyük ihtimalle ünal aysal'ın ilk dönemi çıkar. yaşım yetmiyor, efsane başkanlarımız var geçmişte belki ama en azından benim hatırladığım bu. faruk süren dönemi sportif olarak muhteşem ama ekonomik olarak zor bir dönemi başlatan dönemdi.

    peki neden?

    neden biliyor musunuz, o kadar basit ki. ünal aysal'ın ilk geldiğinde yaptığı bir röportaj vardı. o röportajda söylediği şeyi ilk dönemi boyunca, egosuna yenik düşüp fatih hoca'yı gönderme harekatına başlayana kadar doğru şekilde uyguladı.

    o söz tam olarak şuydu:

    "ben futboldan anlamıyorum ama futbolu anlayanlardan anlıyorum. benim görevim bu."

    işte sadece bu sözü uygulayarak ve fatih terim gibi muhteşem bir hocayla iki sezonda türkiye ligi 8.liğinden aldıkları kulübü şampiyonlar ligi çeyrek finalinde drogba'nın attığı golle real madrid'in bacaklarını titretecek bir hale getirdiler.

    sonra bülent tulun falan geldi işte.

    yahu be sevgili galatasaray başkanları, bu kadar basit işte. fatih terim gibi bir şans var elinizde, albayrak falan ne yani, koy şuraya futboldan anlayan adamları, zaten başarılı olacaksın.

    neyse.
  • 5197
    ümit milli takım üzerinden insanların milliyetçilik duygularıyla oynayarak algı yaratan fanatik gazetesini kınayacak, hakkında yaptırım yapacak bir tane iş bilen yöneticisi olmayan yönetim.

    bu gazete denilemeyecek oluşum bundan bir yıl önce galatasaray’ın fetö ile ilişkili olduğu yalanını yaymak için hain terör örgütü lideri ile logomuzu yanyana koymuş yine sosyal medyada rakip takım taraftarı fırsatçılar ve galatasaray düşmanları ortaya çıkmıştı.

    o zamanda da tek kelime edemeyen basiretsiz yöneticiler bu seferde sessiz kalacak gibi duruyor. twitter’dan ve instagram’dan mezar başında dua ederken dahi fotoğrafları paylaşılan iki asbaşkanımız acaba bu olay için bir paylaşım yaptıracak mı ?

    edit: maç için açıklama geldi ancak provokatör gazete için hala açıklama/ yaptırım/ suç duyurusu yok.
  • 5198
    fanatik adlı iğrenç gazete 9 ekim 2020 galatasaray türkiye ümit milli takımı maçında, marcao'nun halil dervişoğlu'na tokat attığını ve maçın bu yüzden yarıda kaldığını yazıyor ama yönetim ise olayı sadece yalanlamakla yetiniyor.

    https://www.galatasaray.org/...runlu-aciklama/47312

    çıkın ve şunu deyin:

    "şeref, namus ve ahlaktan nasibini almamış fanatik gazetesi ve benzer özellikleri gösteren bazı sözüm ona muhabirlerin, milli duyguyu öne sürerek galatasarayımızı hedef alan haberlerini hayretle takip ettik. iplerini kopardıklarında sağa sola saldıran bu kişi ve kurumlar; önlerine kemik atılmadıkları için ısırmaya çalışıyorlar. ancak bizde onlara atılacak ne bir kemik, ne de bir yem var. o yüzdendir ki sürekli alçakça saldırıyorlar.

    galatasaray taraftarı şunu iyi bilsin ki; bu kişi ve kurumlara meydanı boş bırakmayacağız ve hukuki ne kadar hakkımız varsa kullanacağız. ayrıca iftiralarla dolu haberleri yapan bu kişilere ömür boyu akreditasyon yasağı getirilmiştir.

    son olarak; fatih terim önderliğinde bu sezon da şampiyon olmak için yine elimizden gelenin fazlasını yapacağız. taraftarlarımızın da bu süreçte her zaman ki gibi, galatasaray'ın yanında olacağını çok iyi biliyoruz. unutmayın...bizler geçiciyiz, galatasaray ise kalıcıdır. aslolan galatasaray'dır."
  • 5199
    benim nazarımda artık yok hükmünde olan yönetim. galatasaray maç kazanınca "karşılaşmadan kareler" diye bize twitter'dan abdurrahim albayrak görselleri gösterip, maçtan sonra satır satır abdurrahim albayrak sözleri paylaşıyorlar. fakat kaybettiğimizde hiçbir şekilde hiçbir yöneticiyi göremiyoruz. maç kazanınca hocadan daha baskınlar, kaybedince hocanın gölgesine sığınıyorlar. yaptıkları ve yapmadıkları transferlere değinmek istemiyorum bile. o konuda iyi işleri de var kötü işleri de. fakat burada altı çizilerek belirtilecek bir konu var ki o da maaş indirimi mevzusu ve oyuncuları taraftarın önüne atma işi. madem böyle bir olay vardı, bu 2 ismi gizli adamı göndermeyi neden denemediniz? tamam maaşları yüksek, tamam talipleri az vs. vs. neden hiçbir şekilde bir aksiyon alınmadı da transfer sezonu bitince oyuncular taraftarın önüne atıldı?

    hele de topyekun üstümüze çullanan medyaya karşı sessiz kalmaları falan iyice ipin ucunun kaçtığını gösteriyor. galatasaray yönetimi ağırlığını koyup, 20-30 milyon taraftarın gücünü kıytırık 2 gazeteye bile gösteremiyorsa kusura bakmasınlar, koltuk işgalinden başka işe yaramıyorlar demektir.

    ilk seçimde yolcu olacaklarını düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın