• 10276
    benim için mutlu gün galatasaray taraftarını mutlu gördüğüm gündür.

    fenerbahçe derbisinin ertesi günü sokağa galatasaray eşofmanımla çıktım. belki 50 tane adamla, çocukla birbirimizi kutladık. herkesin yüzü gülüyor herkes mutlu.

    şimdi sıra galatasaray taraftarında. yönetimle alakalı olumsuz konular tabii ki unutulacak değil. ancak bu sene gittiğimiz yol taşlı ve virajlı bir yol. karşımızda ülkenin en güçlü ailesi ve kısmen birleşmiş olduğu bir topluluk var. bir olup tarihimizin en büyük şampiyonluğunu yaşamamız lazım.

    maddi ve manevi galatasarayı desteklemeye devam edelim. ben derbi zaferinin şerefine gsstore dan kendime, dostuma, arkadaşlarıma hediyeler aldım.

    mutluluğunuz daim olsun. nice zaferlere.
  • 10278
    özümüze dönme zamanı geldi. daha sezonun başı ve bu ligin altı rakip takım tarafından dinamitli. bizi paçamızdan çekmek isteyecekler. dikkatli olmalı ve rehavetten uzak durmalıyız. önümüzde avrupa maçımız var. tek şifre galibiyet. okan hoca da artık her şeyin farkında. sezon başı olanlar ağzına bir acı biber edasında ders oldu.
    konsantrasyon.
  • 10279
    25 eylül 2024 galatasaray paok maçının 78. dakikasında osimhen'in oyundan çıkıp, icardi'nin girdiği bir galatasaray'ı hiçbir zaman unutmasın. dünyanın en büyük takımlarında bile bulunmayan bu rotasyona belki yıllar yıllar sonra ulaşabileceğiz, belki de hiç ulaşamayacağız. o yüzden bu yılın tadını çıkaralım.

    https://x.com/.../1839041380078833706
    https://gss.gs/C8r.png
    https://gss.gs/z2G.jpeg
    https://gss.gs/Edz.png
  • 10280
    takımı içerde 3-0'dan maç veriyorsa bu gece sabaha kadar hocaya, takıma, oyunculara, yönetime gömmesine ses edilmemesi gereken taraftardır.
    (bkz: 28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı)
    lig uzun maraton, evet, fener'i kadıköy'de yenmenin avantajını bir haftada yitirdik, hele bunun 3-0'dan olması acayip sinir bozucu, kolay kolay geçmez.
    ama yine de yarın yeni bir gün, önümüzde zorlu maçlar var. bu nedenle tadında bırakmak da önemli.
  • 10281
    28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı sonrasında bence kendi içimizde yönetim, teknik kadro ve oyuncu üçgeninde istediği eleştiriyi yapmakta özgür olan taraftardır.

    ama nacizane bir ricam olacak. şimdi şike brothers taraftarı eş dost arkadaş gelip dalkavukluk yapmaya çalışacaktır. lütfen hiç aman vermeyin, gırtlaklarına kadar sokun. *

    birine daha 1 hafta önce papazın çayırında gezer gibi 3 tane salladığımızı, diğerine de 3 gün önce çoluk çocuktan 4 tane yediğini hatırlatın.

    birine 10 senedir şampiyon olamadığını 11 e yelken açtıklarını, diğerlerine bu sene 50 değilde bu kayıp ile 48 puan fark atarız diyerek kim olduklarını hatırlatın.

    acımayın!
  • 10282
    son yıllarda fazla özgüvenliler. tamam burak elmas'ı altı ayda gönderdik, adamlar ali koç'u 6 yıldır gönderemiyor, diğer takımlardan farklı bir profile sahibiz. sesimiz çıkıyor, tepkimizi koyuyoruz ama okan hoca' yı da yemeye çalışanlara hakaret etmeden diyecek laf bulamıyorum. adam bir şeyler deniyor, dümdüz hoca değil. aynı hamleyle başarılı olduğunda büyük hoca oluyor, başarısız olduğunda yerden yere vuruluyor. yaptığı hataların farkında olması benim için yeterli. galatasaray'ın en büyük düşmanlarından biri de galatasaraylılardır. sen bildiğin yolda devam et hocam.
  • 10283
    28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçından sonra muslera, demirbay, mertens, nelsson, jelert ve batshuayi ile yolların ayrılmasını isteyen taraftarlar gördüm. eleştiri kültürü bu değil. bu kadar oyuncu kötüyse orada kötü bir takım vardır, bunun müsebbibi de bellidir. ama bu değil ki gidip hocaya da hakaretler edilsin. biraz ayarınız olsun artık.
  • 10284
    28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçından sonra kılıçları çekmiş kitledir. derin bir nefes alıp sakin olmakta fayda var. 3-0'a kadar izleyip sonra kapatmak zorunda olduğumdan skora şok oldum. tepkiler haklı olsa bile muslera'dan başlayıp barış alper'e kadar her oyuncuyu topun ağzına koymak yanlış olur. bu skorun sorumlusu oyunculardan çok okan hoca. o da zaten kendi analizini özelleştirisini yapacak. bu zamana kadar öyle yaptı ve bu rekorları kırdı. şu puan kaybından sonra komplo teorileri tarzında eleştiriler de haddi aşan noktaya geldi. takipçi sayısı çok olan her hesap suyunu çıkarıyor işin. düne kadar en skorer olan barış alper ne hikmetse bir günde yeniçeri ilan ediliyor anlamak mümkün değil. yorgun adam yorgun. 2 senedir torreira ile birlikte sahayı boydan boya kullanan iki oyuncudan biri. bu adam bu maç dinlenmeliydi ama hoca ikinci yarı kendisiyle başlamış. kerem demirbay eğer bugün kötü oynadiysa (yorumlar o yönde) bunun da sorumlusu hoca. kötü bir kurguda kötü oynadı. bu kadar basit. eğer uygun rol bulunamıyorsa da yollar ayrılır güzellikle.
    yani tetikte bekleyen ne çok insan varmış bir hatada oyuncuların içinden geçtiler. en son yerden yere vurulan adam şu anda benfica'nin starı haberiniz olsun.
  • 10285
    eleştiri kültürü altında yapılan abartılı tasvirlerin, yakışıksız benzetmelerin arttığı ve normalleştiği bir topluluk olma yolunda hızla ilerlemektedir. bu tahammülsüzlüğün etkilerini yakın zamanda oyuncularımız üzerinde gördük. hayatlarınızda yanlış giden durumların sebebini galatasaray'dan çıkaramazsınız. bu takım son 30 yılda 14 lig şampiyonluğu gördü. bunu idrak etmek için dibi görmeye yada uzun yıllar şampiyon olamama dersine ihtiyacımız olmamalı.
  • 10286
    eleştiri yapıyorum adı altında biliç altında yer alan, genelde güzel günler geçirdiğimiz için içinde tuttukları kin ve öfkeyi ilk kötü sonuçta günlerce kusan ‘pasif agresif’ bir kesime sahip olan taraftardır.

    sabah akşam okan hoca’ya sallarlar, derbiyi kaybetsin de göndersek diye avucunu ovuşturanlar bilin ya galatasaraylı değilsiniz ya da galatasaray’a faydanız yok.

    bugün tahkim fb taraftarının derbideki çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle 780 bin tl cezasını sildi, haberiniz var mı?

    okan hocanın diğerleriyle uğraştığı yetmediği gibi bir de ilkel/ergen taraftar profiliyle uğraşıyor.
  • 10288
    2 senedir şampiyonluk yaşayan hocasına, 13 senedir kalesini koruyan kalecisine ağza alınmayacak küfürler edip sonra da “burası galatasaray kardeşim beceremezseniz sonu bu” diyen bir kısmı içinde bulunduran güruh. okan hoca da, muslera’da eleştirilmeli. hele (bkz: 28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı) sonrası okan hoca ciddi eleştirilirmeli. ama sosyal medya aracılığı ile küfür, hakaret, aşağılama yaparsanız sizin yaptığınızın adı şımarıklık olur. biz diğer camialara benzemeyiz diyip kendi topçunu, hocanı aşağılayarak bir yer varamazsın.
  • 10289
    dünyanın en ahlaksız, en kafasız, en kendini beğenmiş, biz farklıyız diye her şeyi söyleyebileceği sanan kitlesi. ben hayatımda galatasaray taraftarı kadar iğrenç bir kitle görmedim. böyle olmayanların üstüne alınacağı bir şey yok ama sosyal medyanın yarısından çoğu bu kafada yaratıklardan oluşuyor. bakın sadece 2 örnek atacağım ve ne kadar delirmiş olduğunu bu kitlenin ve asla da düzelmeyeceğini anlayacaksınız. sadece bizim taraftara özel bir kitle bunlar, fatih terim, hagi, muslera kimi bulurlarsa değersizleştiren köpekler bunlar. böyle yüzlerce mesaj gösterebilirim atabilirim ama ana fikirleri hep böyle, kovalera, oroslera falan yazanları es geçiyorum, apo'nun yüzünü muslera'ya şoplayan kancıklar bile var.

    https://gss.gs/M7P.jpg
    https://gss.gs/pwM.jpg

    böyle tipler değer görüyor, bunlar gibi insanların bu paylaşımlarını 15-20bin kişi beğeniyor, ben bu kitlenin hastalıklı fikirleri yüzünden akşamdan beri uyuyamıyorum. burada da var böyle insanlar, arada çıkıyoralr piyasaya hakaret edip banlanıp gidiyorlar ama sonra geri geliyorlar.

    efsanesine saygısı olmayan bir kitle, bütün efsaneleriyle hiçbir şey olmadan değersizleştirip ayrılan bir kitlenin hiçbir şey kazanmaması lazım, galatasaray'ın uzun süre başarısız olmasını isteme noktasına getirdiler beni artık. bu şebekler gibi tiplerin galatasaraylılıklarını sorgulaması için ister noktaya geldim artık bunu.

    muslera'ya bunları yapanlar başka oyunculara neler yapmaz, bu takım üst üste 5 sene şampiyon olamasın bir daha tarihi boyunca şampiyonluk göremez, öyle bir kitle ki galatasaray tarihinin en başarılı oyuncularına, en başarılı teknik direktörüne, takımın en iyi oyuncularına düşmanlar. hastalıklı yaratıklar.
  • 10292
    https://x.com/...OfLvXQobHuTVK-G60tgQ

    büyük çoğunluğu yaşanan güzel günleri hak etmeyen taraftar topluluğu. maalesef daha hafif bir tanım bulamıyorum son dönemdeki akıl kaçkınlığına.

    nereden başlasam, nerede bitirsem bilmiyorum bu yazıyı. hissettiğim bu kötü duygularım yaş almakla alakalı mı diye de düşünmüyor değilim fakat sebebin bu olmadığını 72 yaşında hala aynı duygularla galatasaray’ı izleyen dedemden biliyorum. galatasaray bir aşk, bir tutku ve ömür boyu sürüyor burası kesin. fakat galatasaraylılar her geçen yıl, her geçen maç ve her kötü anda daha da umut kırıcı bir hale geliyor gibi hissetmekten kendimi alamıyorum.

    önce sosyal medya ile başladı bu çılgınlık. herkesin herkese her şeyi söyleyebildiği, şansı yaver gidenin veya kalemi kuvvetli olanın kendini bir noktaya getirebildiği bu ortamlar gün geçtikçe bireyleri zehirledi. 2010’lu yılların ortalarından itibaren başta twitter spor medyasını şekillendiren bir kimliğe büründü ülkemizde. ben de oradaydım; anonim bir hesapta, bugünden çok daha rahat ve özgür koşullarda zaman zaman çirkinleşen bir dille twitter’da varlık gösterdim. fakat zaman içinde kullanımın yaygınlaşması ve son dönemde parayla satılan mavi tiklerin, etkileşim karşılığı kazanılan cüzi miktardaki dolarların ardından iyice tiksinerek ve tamamen alışkanlıktan kullanılan bir platform haline geldi.

    yaygın kullanımın bir diğer sonucu da temelde koyun sürüsünden farkı olmayan kitlelerin güdülmesinin birkaç hesap vasıtası ile suni gündemler oluşturularak mümkün hale gelmesi oldu. toplumlar, en başta bizim toplumumuz olmak üzere, duymak istediklerine çok kolay inanırlar ve yüksek etkileşim alan bir paylaşımı teyit etme ihtiyacı gütmezler. böyle bir ortamda yeterince ısrarlı bir şekilde söylediğiniz her yalan bazı kesimler için bir kaide haline gelir. örneğin büyükekşi - galarasaray, 59 öncesi şampiyonluklar, cemaat - galatasaray, şike - fenerbahçe gündemlerinde bugün sıradan bir vatandaşın algısıyla sosyal medya üzerinden yalanlar kullanılarak müthiş bir düzeyde oynanmıştır. insanlar, işin doğrusunu ve hatta sadece birkaç yıl öncesini unutmuş hale gelmiştir.

    tüm bu düzenin içerisinde galatasaray taraftarı; aralarından biri olmanıza rağmen aklıselimi savunuyorsanız, makul olmaktan yanaysanız, durumları ve kişileri muhakeme ederek değerlendiriyorsanız, anlık tepkilerden, aşırılıktan uzak durmaya çalışıyorsanız ne yazık ki katlanılamaz bir hal aldı.

    galatasaray’ın taraftar profilinin değiştiğini söylemek için uzman olmaya gerek yok. çok değil sadece 5-6 sene öncesinin iç saha maçlarına bakılsa dahi aradaki fark siyahla beyaz gibi ortaya çıkıyor. sosyal medyaya, maç çıkışı uzatılan mikrofonlara ise değinmek dahi istemiyorum. tribünde yan yana, yeri geldiğinde omuz omuza olduğun insanların bu denli ekstrem düşüncelere ve çirkin üsluplara sahip olduğunu gördükçe insanın içi acıyor.

    çağın türettiği ve dünyayı kendinden ibaret zanneden, bu uğurda ağzından çıkanı kulağı duymayan ve 3 gün önceyi hatırlayamayacak insanların fikirleri ne yazık ki bir kıymete sahip. son dönemde muslera, icardi, torreira dahil olmak üzere sosyal medya üzerinden saldırılmayan ve oturulup eksik ararcasına analiz kasılarak zorlama eleştirilere maruz bırakılmayan futbolcumuz mevcut değil. bazı oyuncuların eşleri dahi buna maruz kalırken bazıları dönem dönem hesaplarını kapatmak zorunda kaldılar. çok eleştirilen ve fikrimce galatasaray’ın bir servet harcamadan yerini doldurmasının mümkün olmadığı kerem aktürkoğlu, deli gibi sevdiği galatasaray’dan ayrıldığından beri yüzüne can geldi. niye? hep kerem mi suçluydu? galatasaray’da olmak neden özellikle burada olmayı tercih edenler için, burada olmayı isteyenler için, buralı olanlar için bizzat galatasaraylıyım diyenlerce zor kılınıyor?

    galatasaray kulübü muhtemelen tarihinin en güzel ve benzersiz yıllarından birkaçını yaşıyor. puan kaybetmeyi, mağlup olmayı unutturan bir yapı var. kırılmayan rekor mevcut değil. fakat zaferlerde bir kelle seçip cılız seslerle işleyen, ilk tökezlemede ise ortalığı yakıp yıkan büyük bir kesime sorarsanız galatasaray tarihinde hiç berabere dahi kalmamıştır. çünkü tepkiler bu minvalde geliyor.

    28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı benim için muhtemelen bir eşik oldu. ilgili tarihten 7 gün önce kadıköy’den rakibini ezerek zaferle dönen, 3 gün önce yunan ligi şampiyonunu arena’da darmadağın eden ve son 14 günde 5. maçını oynayan takım -saçma sapan bir şekilde de olsa- berabere kaldığı için yine takım dağıttı bizim dahi ve ulvi taraftarlarımız. twitter denen mecraya bana kalırsa ülkemizin en güzide platformlarından olan sözlüğün halini gördükten sonra hiç girmedim. burası böyle ise orada neler yazılıyordur kim bilir?

    eskiden müthiş bir keyif duyduğum galatasaray hakkında konuşma eylemini, galatasaray’ın en güzel dönemlerinden birinde bu doyumsuzluk ve çılgınlık halinden dolayı yapmaktan özenle imtina eder hale geldim. daha önce bununla yazarak, konuşarak mücadele etmeye çalışırken tarafıma mesaj gönderen pek çok yazar arkadaşımızdan bildiğim üzere bu yalnızca bana özel bir durum da değil. ‘yangın’ adı verilen ve tamamen saçmalıktan, kişilerin kendilerine olması gerekenden oldukça fazla değer atfetmesinden doğan saçma kültür galatasaray’dan değil fakat galatasaraylı’dan soğutuyor.

    bugünün tarihi itibariyle galatasaray spor kulübünün istikrarlı ve sürdürülebilir bir sportif başarıyı; başka bir tabirle dominasyonu sürdürmesinin önündeki en büyük engelin taraftarı olduğunu düşünüyorum. bu demek değil ki yönetimin, futbolcunun, teknik heyetin eleştirilecek yanları yok. sayın okan buruk, yönetim kadroları ve hatta oyuncu grubunun eleştirilecek pek çok tarafı var. fakat ben kendime, pek çok taraftarımızın yaşadığı gibi, sadece eleştirmek ve kelle istemek misyonunu yükleyemiyorum.

    dünyada istikrarlı başarıya ulaşan herhangi bir yapıda 2 senede kırılmadık rekor bırakmayan, her rakibini ezen, o kadar az kaybeden ki kaybettiği her maç zihinlerde hapsolan bir liderin adı bu kadar ağır, kötü ve sık şekilde sorgulanmaz. evet doğru, her zaman galatasaray rakiplerine göre bir nebze daha vefasız ve başarı odaklı olmuştur. fakat son dönemdeki gözü dönmüşlüğün bununla bir alakası yok. galatasaraylının kendi camiasını sürekli olarak incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle kaosa sürüklemesini hiçbir insana açıklama şansınız yok.

    bu kulübe gelen ve burada görev alan herkes bence dünyadaki en güzel mesleğe sahip. bugün florya’da çaycılık yapmak için başarılı olduğu mesleğini bırakır çoğumuz. fakat bu kapıdan giren herkes aslında benzeri ve anlamı olmayan bir baskının ve hatta bastırılmış nefretin odağı haline gelerek giriyor. sırf bu sebepten eleştirilerim, fikirlerim bir yana dursun; tüm oyuncularımıza, başta hocamız olmak üzere teknik heyetimize allah sabır versin ve yardımcıları olsun. yolda kaza mutlaka olur, diliyorum yolun sonu herkese ve her şeye rağmen 25 olsun.
  • 10293
    galatasaray taraftarı dikkatli olmak zorunda. senin değerlerini , değersizleştirmeye çalışıyorlar. galatasaray taraftarı objektiftir. bilir ki bu takımı için iyidir. objektif olabilmek ,değerlendirebilmek sadece galatasaray özelinde değerlendirilebilecek bir olgu değil. karakterinizde olması gereken bir şey. rakiplerin ve onların kuklaları galatasaray'a , değerlerine sıkça saldırıyor. sen de buna ortak olma. sen muslera'ya saydırdığında bil ki onlar çok mutlu oluyor. çünkü muslera yüzünden kazanabilecekleri 7 şampiyonluğu kazanamadılar. böylece ondan intikam alıyorlar. daha geçtiğimiz yaz milli takımda olanlar ortada. oynamayan bir oyuncu için galatasaraylı oyuncuları hedefe koydular. galatasaray taraftarı olmak gerçekten ayrıcalıklı bir durum. buna göre davranmak gerekiyor. eleştiri kültürü ile, linç kültürünü bir zahmet ayırmayı öğrenin. şunu unutmayın, galatasaray bir his takımı. onu başarıya götüren ana etken bu. hislerinizi temiz tutun. ne kadar temiz tutarsanız o kadar iyi olursunuz, oluruz.
  • 10294
    bu arkadaş kim tanımıyorum ancak etkileşimin tadını görünce her yerde "okan okan" diye çığırtkanlık yapması ve diğer iyi gün taraftarların da etkileşimin tadını görünce ağzının suyunu akması artık kabak tadı verdi.

    instagramda gördüğümde de aşağıdaki vidoenun altına "burada konuşan benim" gibi şeyler yazmış, takipçi kasıyor. sosyal medyada trendyoll'dan mikrofon alıp haber hesabı oluşturan herkes de etkileşim artırmak amacıyla bu çocukla maç sonu röportajı yapacak sanırım.

    https://x.com/...OfLvXQobHuTVK-G60tgQ

    stadyumda destek beklediğimiz taraftarlar bunlar işte.
  • 10296
    https://x.com/...OfLvXQobHuTVK-G60tgQ

    hafta sonu 1 yaşındaki meleğim ateşlendi. malum ilk kez baba oluyoruz bir de kız babasıyız biraz dertlenmiştim ondan hiç yazamadım ama şimdi kendisi daha iyi ondan şimdi bütün hırsımı alacağım.

    bazı taraftarların oturmak için kullandıkları uzuvlarının kalktığı açıkça görünmekte. ben bu işi anlamıyorum arkadaş. bunları gördükçe ben 41 yıllık hayatımda yanlış taraftarlık yaptım herhalde diyorum. rahat bazılarına batıyor bence.

    biz lisedeyken aramızdan bir arkadaşı izinli gösterip paraları verip, sabahın 6'sında stada kuyruğa gönderirdik. oradaki abiler de görünce dayanamaz "gence biletleri verin biz alırız sonra" derlerdi. biletsiz kaldığımızda bilenler bilir divan'a gider abilerden maç için bilet isterdik. alparslan abiyle tanışmama çayını içmemize vesile olmuştur. yaz kış demedik, hafta içi hafta sonu demedik, sabah akşam demedik, yağmur çamur demedik otobüsle gittik geldik. gecenin bir yarısı tek başıma yağmurda, ıssızda yenildiğimiz maçtan sonra 2 km evime yürüdüğümü, arkasından hasta olup 15-20 gün derdini çektiğimi bilirim 15-16 yaşımda.

    şimdiki taraftarın bazısına rahat batıyor. sen kimsin lan! "sen de gidiyorsun" diyorsun. siz takımı desteklemek için oradasınız. başka hesaplara girecek adamın o tribünlerde işi olmamalı. tamam hoca doğru kararlar vermemiş olabilir ya da başka sıkıntılar olabilir de "yok ben demiştim" filan diyerek ahkam kesiyorsun. son çıkan abinin yaşından belli oluyor. bizlerden belki bizden de yaşı büyüktür. eleştiri öyle yapılır.

    böylelerini stada almayacaksın işte. kerem'i ıslıklayan, kendi oyuncusunu, hocasını ıslıklayanlar bunun gibiler. hocasına "sen" diyebilecek kadar kendini kaybedenler. okan hoca kalacak, hepiniz de sene sonu o şampiyonluk kutlamasında yüzsüzce sevineceksiniz.
  • 10297
    üzülerek belirteyim ki; her kim, neden rahatsız oluyorsa daha sık denk geleceği taraftar grubudur. daha acımasız kelimelerle kurulmuş cümleler de yazabilirim buraya ama gerek görmüyorum çünkü geriye dönüş yok. şahsen bu taraftar profilinin varlığını direnerek kabullenmiş biri olarak taraftarlık hayatımı bu profilin pek ortalıkta gözükmediği salonlarda yine aynı armayı destekleyerek sürdürüyorum. daha amatör, evet pek yarışmacı değil ama en azından yanımda bir üç sayı'ya sevinen adamın taraftarlığı bana eski günleri hatırlatıyor. veyahut bir ayağı çukurda olan şehir-semt takımlarının da maçlarına gitmek beni çok seneler önce şampiyon hasreti yaşayan takımımızın duygusunu hissettiriyor. tabii bu hisleri 'seni göndereceğiz okan buruk' diyen taraftarın anlaması mümkün değil. o, zenginliğin içine doğmuş; ne kadar değer varsa bol keseden harcayacak kendisinin üretmediği.
  • 10298
    öncelikle yönetim istifa. bu sezon (2024-2025) galatasaray futbol takımı nasıl ki zaha, tete, oliveira vs. gibi hantal takımı yavaşlatan mental olarak bozan agırlıklardan kurtulduysa bunu taraftar olarakta yapmamız lazım. mesela iyi gün taraftarları, toksik güruh bunları defetmemiz lazım. bunlar günlük yaşamlarımızda etrafımızda olan tipler. kendileri mutsuz olduğu gibi etrafındaki insanları da mutsuz edip aşağı çekiyorlar. galatasarayın acilen bu safralardan kurtulması lazım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın