• 9627
    gruptaki en kritik maçlarımızdan birinde, üstelik son iç saha maçımızda, yenilip bir çuval inciri berbat etmememiz adına kenar yönetimine "bir şey yap" diyen taraftardır. daha önce pek çok defa "tam oyuncu değişikliği yapıyorduk, golü yedik. şansızlık işte, ne yapalım" mazeretini duyan; statta bu "gol geliyorum" anını defalarca yaşayan ve göz göze göre yenilen gole kahrolan insanlardır.
    o sıralar united ceza sahamıza çadır kurmuştu. golü yemek üzereydik. bir reaksiyon var sadece bu duruma tribünden. küfür yok, hakaret yok, en ufak bir sataşma yok. futbolda oyuncu değişikliği anlamına gelen basit bir el hareketi var, bir istek var. makul bir tepki var. ben o tribünde değilim ama çok çok basit ve maç içinde olabilecek bir doğal refleks söz konusuydu dün.
    ne isteniyor bu taraftardan anlamıyorum ki. sadece sürekli bağırılsın mı laylaylay diye? bir tepki verilmesin mi izlenen şeye? koyun gibi yatılıp uyunsun mu? maç bu maç. sevdiğimiz takımın maçı. çok normal tepkiler bunlar. susturmaya çalışmayın insanları. hakaret etmek falan da kimsenin haddine değil. saçmalamayın artık.
  • 9628
    her şeyden önce insandır. insan dediğin duygusal bir varlıktır, tepki verir, reaksiyon gösterir, bu çok doğal bir durum.

    tribünde oyuncu değişikliği işareti yapan da, burada kendi takımında yanlış gördüğü şeyi eleştiren taraftar da gereksiz eleştiriliyor. memleketin yıllardır içinde bulunduğu politik durum ülke insanımızı öyle bir hale getirdi ki kendi içimizde olan bir duruma karşı eleştiriye tahammülsüz hale geldik. isteniyor ki kutuplara ayrışılmış olan düzlemde herkes kendi tarafını övsün, kendi tarafında hatalı ya da yanlış gördüğü bir durum olursa da sırf karşıya malzeme vermemek ve oluşan suni konsolidasyonu bozmamak için susup tepkisiz kalsın. insan böyle bir varlık değil beyler, gerçi bizim ülkemiz de böyle bir ülke değildi.
  • 9629
    yediğimiz her golden sonra ya da geride olduğumuz her maçta statta sadece kuru bir uğultu oluyor. reaksiyon vermek için illa bir gol atmayı bekliyoruz. insanlık halidir normal, herkesin modu düşüyor böyle durumlarda. fakat koreografi konusunda dünyanın sayılı taraftarları arasına gireriz. her şeyiyle çok klas yapıyoruz biz bu işi.

    (bkz: 29 kasım 2023 galatasaray manchester united maçı)
  • 9637
    türkiye'de sayısal olarak çoğunluktadır ve sevindirici bir gelişme olarak logaritmik olarak taraftarımız artmaktadır. ancak yıllardır futbolla veya galatasaray ile ilgilenmeyen taraftarı da çoktu. sevindirici bir gelişme olarak bu durum da lehe olarak değişmektedir. valla başarılı takım etkisi mi dersiniz, mauro icardi etkisi mi dersiniz bilmem ama özellikle kadınlarda ve çocuklarda galatasaray'a olan ilgi muazzam boyutlarda. yeni nesil futbolla ilgilenmiyor söylemi bile çöp oldu. fenerbahçelileri en çok üzen şey de bu konudur belki. cumhuriyetin ikinci yüzyılında yavaş yavaş tek büyük galatasaray olgusuna doğru gidiyoruz.
  • 9638
    futbolcu tercihleri konusunda inanılmaz kararsız durumda olan taraftarımız. şöyle ki bir maçta sergio ikinci yarı girip iyi oynuyor "diğer maç 11 oynasın" diye veryansın ediliyor, sonraki maç kötü oynuyor "bu adam niye bu takımda" veryansını ediliyor. bakambu bir maç iyi oynuyor gol atıyor "diğer maç 11 oynasın" çılgınlığı başlıyor, sonraki maç 11 çıkan bakambu kötü oynayınca "bu adamın burda işi yok" çılgınlığı başlıyor.

    yeni maceramız sol bek barış gibi gözüküyor. bu veriler eşliğinde barış'a da ne olacağı çok belli gözüküyor. her maçın da her futbolcunun performansının da farklı olduğu zamanlar var. bu idrak edilirse bu sıkıntılar çözülebilir. boey ve torreira istisna çünkü onlar her maç iyi oynuyor ve dünyada bu adamlardan en azından bizim alabileceğimiz pek kimse yok.
  • 9639
    zaha kafa dağıtmak için twitch'de oyun açar chat'de adamı antrenman yap diye darlar, icardi bir dilim baklava yer ''zayıfla'' diye darlar (adamın yediği baklavayı bizin glikoz deryasından çıkmış baklavayla aynı sanıyorlar bir de lol) tete, kerem ve barış alper'e yapılanlar zaten bunlara göre hak...

    beyler deyince kızıyorsunuz ama belhanda bu kitleye dediği her şeyde haklıydı ya...
  • 9640
    genç kardeşlerimizin yaptığı şeyleri genelleyip bir bütüne vurmamanın gerektiğine inanıyorum artık. cünkü gördüğüm kadarıyla twitterda galatasaraylılığı ile iş yapan tüm no name insanlar açık açık söylemese de paylaştıklarıyla yaşlarının küçük olduğunu belli ediyorlar. mesela en son 2008 yılında kupa maçında lincoln taç atıyor gole gidecekken cüneyt çakır maçı bitiriyor. bu pozisyon 15 yıl öncesinden ama benim dün gibi aklımda. bu 50k, 200k takipçisi olan hesaplar ise yeni farkediyorlar.

    bir araştırma yapsalar galatasaray taraftarının ortalama yaşının herhalde 30'lu yaşlarda olduğu ortaya çıkar. tamam ben de bir mahalle takimi ya da halim abi kadar yaşlı değilim ancak ben de küçükken hasan şaş'ı, necati'yi falan yuhlar, üniversite başında da hamit'e sinkaflı sallardım. tabi o zamanlar oyunculara ulaşmak bu kadar kolay değildi. kolay olsa belki bizler de yapardık bilemiyorum. tabi ki yapılanlar doğru değil ama gençliğin vermiş olduğu cahillik teknoloji ile birleşince başa bela oluyor.
  • 9641
    yaşı ali sami yen'de (kapalıda, eski açıkta vs.) bulunmaya ve o havayı solumaya yetenlerle, galatasaraylılığı ve taraftarlığı ocak 2011 sonrası arena'da yaşayanlar, öğrenenler arasında bazı farklar olan taraftar topluluğu. bu da gayet doğal.

    benim galatasaray'ın stadında en keyif alarak yaşadığım şampiyonluk 2007-2008 sezonu şampiyonluğudur ama o şampiyonluğa dair bugün sosyal medyada da, galatasaray sözlükte de yaşları nedeniyle zerre fikri olmayan galatasaraylılar mevcut. 2006'dan, 2007'den, 2008'den bir şeyler duyduklarında, öğrendiklerinde dehşete düşüyorlar, hatta çoğu zaman anlamlandıramıyorlar. bugün ile kıyaslamaya çalışıyorlar. ama galatasaray'ın 2001-2011 arası dönemini referans alarak bugününe dair veya geleceğine dair doğru varsayımlarda bulunamayız. o 10 yıllık dönemin şartları, gereklilikleri, güç dengesi, futbol dünyası başkaydı. o dönem herkes kendince doğru bildiğini yaptı. bugün bambaşka bir futbol ortamı var. şartlar başka, gereklilikler başka. kulüplerin, taraftarların göstermiş oldukları reaksiyonlar da başka. 2001-2011 arası dönemin galatasaray taraftarı portresi ile, 2020-2030 arası dönemin taraftar portresi de aynı değil. bu fenerbahçe'de de aynı değil, beşiktaş'ta da değil (iki takımın da çok daha onurlu, kazanmayı da kaybetmeyi de bilen bir kitlesi en azından mevcuttu).

    aynı kalan şeyler yok mu her takım için? elbette var. fenerbahçe ve fenerbahçeliler örneğin her zaman çok gürültü çıkartırlar. gürültü çıkartmayı güçlü olmak zannederler. fenebahçeliler 1999'da, 2000'de, 2001'de, 2002'de her sene federasyon'u istifaya davet eden büyük yürüyüşler yaparlardı örneğin. yaptıkları yürüyüşleri 25 kasım 2000'deki derbide "dünya h... yürüyüşü bu sene bağdat caddesinde yapıldı" pankartıyla alaya almışlığı vardır galatasaray tribünlerinin. aradan neredeyse 25 yıl geçti; yürüyüş yapmanın yerini sosyal medyada başlık etiketleri oluşturmak aldı. fenerbahçeliler on bin kişi bağdat caddesinde yürüdükleri yıllarda da istediklerini alamıyorlardı; sosyal medyada senelerdir on binlerce tweet atarak da istedikleri başarıları yakalayamadılar. bu anlayışla başarı yakalayamamaya da devam edecekler. çünkü bu yaptıkları aptalca, bu yaptıklarının takımlarına veya camialarına yönelik hiçbir faydası yok.

    galatasaray taraftarına, yani bize gelelim. bugünkü taraftarı "arena'da kitle çok değişti, eskiden bunlar olmazdı" diye eleştirmek yersiz. sosyal medyada futbolculara sataşmaları üzerinden eleştirmek de yersiz. bir kere ali sami yen'de, en az arena'da olduğu kadar çok protesto oldu. bazı bireylere yönelik de oldu, takımın tamamına yönelik de oldu. aralık 2007'de ali sami yen'de 20 yaşındaki arda turan, 27 yaşındaki servet çetin ile saha içerisinde münakaşaya girdiğinde kapalı tribünden çok sağlam bir ayar yemiştir. şubat 2009'da yine ali sami yen'de oynanan ve 5-2 kaybettiğimiz kocaelispor maçında sabri sarıoğlu'na galatasaray kapalısı küfürlü beste yapmıştır, maç oynanırken açık açık söylemiştir. bülent korkmaz protesto edilmiştir, hasan şaş'ın kafasına havalimanında dizüstü bilgisayar atılmıştır. ali sami yen'de takımın tamamına yönelik bir protesto aranıyorsa da, nisan 2010'daki diyarbakırspor maçının kayıtları bulunup izlenebilir. takım sahaya çıktığı andan itibaren ıslıklandı, çok sert pankartlar açıldı, grup pankartları bütün statta ters asıldı, arda turan'a özel beste yapıldı, bütün maç boyunca söylendi. 2010-2011 sezonunun ali sami yen bölümünde ankaragücü, manisaspor, gençlerbirliği maçlarında futbolculara yapılanları, söylenen besteleri yazmayacağım bile. ağızlarına edilmişti resmen hepsinin (kusura bakılmasın).

    bugüne gelelim. türk telekom veya nef. arena'da futbolcuya ve takımın tamamına yönelik yapılan en sert tepki, ali sami yen yıllarının yanında hava-civa kalır. 15-20 sene önce sosyal medya diye bir şey yoktu, taraftarın futbolcuya tepkisi klavye üzerinden olmuyordu, bu kadar aşırı ve ahlaksızca da olmuyordu. bunların hepsi doğru. ama 15-20 yıl önce taraftar tepki göstermek istediğinde havalimanına gidiyordu, tesislere gidiyordu. bunu da pek çok kez galatasaraylılar yapmıştır (bir tanesinde ben de bulundum). futbolcularla fiziki sataşmaya kadar giden işler bile oluyordu eskiden (2006, sucu cahit-necati ateş). bugün belhanda'nın taraftarın ıslıklamasına verdiği "anasını ... o. çocukları" cevabı makul karşılanıyor ve insanlar "taraftar hak etti" diyebiliyor mesela. 2009'da "bu takımdan artık s.ktir ol git sabri" diye bağrıldığında sabri sarıoğlu ağzını açmamıştı. belhanda sadece ıslıklandı, sabri'ye dümdüz küfür edilmişti. sabri çok sert bir tepkiye cevap vermeyecek kadar ahlaklı, galatasaraylı; belhanda ise çok daha basit bir tepkiye çok ağır küfürler edecek kadar ahlak ve terbiye yoksunu bir insan çünkü. bugün belhanda'ya "haklı çocuk" diyenler var ama 2009'da sabri es kaza tribüne dönüp el-kol yapsa bile, o'na "haklısın" diyecek bir tane galatasaraylı çıkmazdı. kerem aktürkoğlu'na gelince. statta pas hatası yaptığında homurdanma yükseliyormuş, sosyal medya hesabına bir şeyler yazılıyormuş. eskiden bunlar olmazmış. geçelim bunları. bunlar ne ki? eski ali sami yen'de hasan şaş çalım işini abartınca duymadığı homurdanma kalmıyordu, eski ali sami yen'de arda 21-22 yaşında surat yapınca tribünden cevabı alıyordu; kerem aktürkoğlu kim? kerem kadar saha içinde afrası tafrası olan, bu demeçlerine de yansıyan oyuncuyu ali sami yen kapalısı çiğ çiğ yerdi. bugün ne kerem'in iki gürültüye veya atılan iki mesaja surat yapmaya hakkı var, ne de burada bazılarının "çocuğu ezdiniz, psikolojik olarak mahvettiniz" demeye hakkı var. ne görmüş, ne yaşamış ki kerem aktürkoğlu? veya belhanda, veya taylan antalyalı, veya ömer bayram, veya berkan kutlu, veya yunus akgün? ne yaşamış bunlar? ıslık veya homurtu duyduğunda "küstüm oynamıyorum" diyen kendisine başka meslek bulsun.

    konu bütünlüğünden koptu belki de, bunun için özür dilemek isterim. kısaca demek istediğim şu; "eskiden böyle şeyler yapmazdı galatasaray taraftarı kendi futbolcusuna" cümlesi doğru ama farklı bir çerçevede doğru. eskiden çok daha sert, çok daha net, çok daha keskin tepkiler koyardı galatasaray taraftarı. bugün olan sadece tatlı su taraftarlığı. bugünkü tatlı su taraftarlığı karşısında morali bozulan, surat asan, kapris yapan futbolcuları allah 15-20 yıl önceki kitleden korumuş. bir diğer konu "fenerbahçeliler sürekli bir şeyler yapıyor, biz aciz miyiz" sorunsalı. fenerbahçeliler ben kendimi bildim bileli çok gürültü çıkartıyorlar; dün yürüyorlardı, bugün tweet atıyorlar. çekinilecek, örnek alınacak bir şey değil. galatasaraylıların fenerbahçelilerin yaptığı şeyleri yapmasını istemek, beklemek doğru bir bakış açısı değil. onlar öyle, biz öyle değiliz. onlar öyle mutlu, biz böyle mutluyuz. kimin doğru kimin yanlış yaptığının cevabını merak edenler iki takımın da müzelerini ziyaret edip, gerekli cevaba da kolaylıkla ulaşabilirler.
  • 9642
    sosyal medyadan öncesini de sonrasını da yaşamış ve iyi hatırlayan bir taraftar olarak "bir naneyi beğenmeme" kültürünün galatasaray'a iyi geldiğini düşünenlerdenim. bu kültür de son dönemde sosyal medya sayesinde oluştu.

    2000 sonrası galatasaray futbol takımında forma giyen futbolcular, yapılan hatalar, kaçan yıldızlar ve bilumum rezilliği düşündüğümde bugünkü linç kültürü o gün olsaydı belki üstüne koya koya devam edebilirdik. örneğin burak elmas o dönemlerde başkanlık yapsaydı hala o koltukta rahatça oturuyordu.

    tabii dozajı kaçıyor mu kaçıyor, burada bile * bazı futbolculara büyük haksızlıklar yapıldığını okuyorum. belki ben de yapıyorum. ama bence totale vurduğumuzda bu bizi ileriye götürüyor.
  • 9643
    taraftarın eski ya da yeni ayrımının olmadığnı düşünüyorum. taraftar her zaman taraftar. protesto vs. olayları da her zaman vardı. sosyal medya ile linç kültürünün yaygınlaşması ise insanların hepsinin elinde artık akıllı telefonların bulunmasından. yani eski sami yen'de 80li, 90lı, 2000lerin başlarında maç izleyenler de protestosunu sosyal medyadan yapıyor. o dönem ekrandakiler de şimdi sosyal medyadan protestosunu yapıyor. taraftarın yaşlısı genci yok, hepsi insan ve hepsi de klavyenin başında. ben de öyleyim. hepimiz öyleyiz.
  • 9644
    artık sıkan taraftar.
    8 aralık 2023 galatasaray adana demirspor maçında top sol tarafta kerem’e geldi. kerem kontrol edip etrafında döndü. taraftar homurdandı hemen. kerem saniyesinde sağ tarafa harika bir pas attı. pozisyona girdik.
    gel gelelim şu homurdanmaları hakeme yapmadılar. artık yeter. oyuncularla uğraşacağınıza rakiple, hakemle uğraşın.

    sık-tı-nız.
  • 9645
    defaatle belirtiyorum fenerbahçe taraftarından daha kötü haldeler. hem tribünler hem sosyal medya. inanılmaz bir şeye evrildiler seneler içerisinde. hadi fenerliler başarısızlıktan kafayı yedi sizlere ne oluyor? bugün bu takıma homurdanacak laf edecek adamın gerçekten çok zorlaması gerekiyor kendisini.

    (bkz: 8 aralık 2023 galatasaray adana demirspor maçı)
  • 9646
    9 aralık 2023 beşiktaş fenerbahçe maçında yürümeye mecali olmayan beşiktaş karışısında iyi bir futbol oynamış fenerbahçe furbol takımından etkilenip çekinmeye başlamış bir grup var.

    bence bu pskolojik bunalım bırakalım onlarda kalsın. çekinilecek tek şey taraflı türk hakemleri.

    benzer el pozisyonu en masumu bizim maçta olmak üzere 3 kez yaşandı.

    fenerbahçe lehine verildi
    fenerbahçe aleyhine verilmedi
    beşiktaş aleyhine verildi
    galatasaray aleyhine verildi

    bu durumdan daha çekinilecek bir şey yok.
    fenerbahçe güçlü kabul ancak biz daha güçlüyüz. başımızdaki teknik direktör su göturmez şekilde açık ki daha iyi. futbol yöneticisi de* aynı şekilde.

    adil bir yarışta bilegimizi bükemezler.
  • 9647
    başarı kazandıkça yönetimin şımardığını, kibir ve egolarını takımın önünde tutmaya başladıklarını düşünüyoruz. aynı durum bence taraftar için de geçerli. şu an erden timur gibi iyi yöneticinin faaliyetleri ve gelen sportif başarılar sonucu ekonomik olarak nispeten iyi durumda olmamız, taraftarda bir kendini beğenmişlik durumu yaratıyor. tete 2 pas hatası mı yaptı, yuhalayalım, adam artık sağlıklı karar veremeyecek duruma gelirse de sorun değil yahu devre arası göndeririz yenisini alırız. demirbay bir rotasyon oyuncusu ama yok o’nu ıslıklayalım bizim yedekte bekleyecek futbolcumuz parades falan olmalı. merak ediyorum bize transfer yasağı falan gelse ya da ekonomik olarak bir dar boğaza düşüp mevcut kadroda öz kaynaklarımıza yönelmek durumunda kalsaydık tribünler bu kadar şımarıkça davranabilecek miydi? geçen sene bizi icardi ile şampiyon yapan ama bu sene biraz formu düşen kerem aktürkoğlu’na ‘burada vasata yer yok’ çekebilecek miydi?
  • 9648
    bütün sosyal medya hesaplarında, futbolcularımızın gönderi altlarında ve rakip takımın trollerinin paylaşımı altında gelen geçene giydiren topluluk.

    icardi için obezden karı düşkünlüğüne kadar her türlü şey yazılmış. kerem zaten yerden yere vuruluyor. okan hoca belli ki ismail kartal kadar bile kredi sahibi değilmiş.

    dün şl bizim için bitti. lâkin bu anlattıklarım daha çok üzdü beni. eskiden olsa galatasaray taraftarı hemen avrupa ligi için kupa hayalini kurardı.

    avrupa liginde devam edeceğiz. herkes için imkansız olan kupa bizim için sadece zor. ligde de zirveyi paylaşıyoruz. iş yapacak çok kaliteli oyuncular var. herkesin tahmin ettiği iki bölgeye yapılacak müdahale ile sezonu güzel bitirebiliriz. takım, bizim takımımız. kaybetmek kolay. biraz daha sarıp sarmalamak lazım.
  • 9649
    tam da şimdi görevin büyüğü ile teste girecek taraftardır.
    bu sezonki şampiyonlar ligi serüvenimiz o ya da bu şekilde sonuçlandı. grup kuraları çekildiğinde genel kanı bayern ve manu'nun el ele gruptan çıkacağı, bizimse kopenhag takımı ile 3.lük mücadelesi verebileceğimiz yönünde idi. hatta ilk maçta kopenhag ile olan 2-2 beraberlik bu görüşü körükler, buna yol verir nitelikteydi. lakin gerek bizim gerekse kopenhag takımının hem bayern'e hem manu'ya karşı karakterli top oynaması, özellikle manu'ya karşı bunu çoğunlukla sonuca da yansıtması ile şartlar bir anda manu'yu saf dışı bırakıp, biz ya da kopenhag'ın ilerleyebileceği hale evrildi.
    netice olarak yumurtalardan biri dün akşam kırılacaktı, ve kırılan maalesef biz olduk.
    lakin, bizim için bu sezonki avrupa meceramız henüz sonlanmadı. avrupa ligi gibi bir fırsat önümüzde bizi bekliyor. kadro kalitemiz, şampiyonlar ligi grup maçlarında kendisini gösterdi.
    evet, şampiyonlar ligi'nden elendik belki ama son maçın son dakikasına kadar yarışın, heyecanın içindeydik. bunu bize yaşatan bu oyuncular ve teknik kadro oldu.
    ve aynı ekip bize avrupa ligi için hayal kurduruyor, "lan acaba olabilir mi" dedirtiyor, bunlar önemli şeyler.
    bu nedenle bence önce kendilerine teşekkür etmeliyiz.
    sonrasında, verilecek tam destek ile bu sezon avrupa ligi'nde bir yarı final veya en az bir çeyrek finali gerçekleştirebiliriz diye düşünüyorum. şimdiden dillendirmeyi çok doğru bulmasam da çeyrek - yarı final derken, o moda giren takımı taraftarı zaten bir şekilde dublin'e taşır.
    ez cümle, güzel şeyler yaşıyoruz, bazı sezonlar vardır şampiyonlar liginin son 2-3 maçının angaryaya döndüğü. bu sefer dibine kadar yarışın içinde kaldık, ve o heyecanı yaşadık, bu nedenle bunun keyfini yaşamak, avrupa ligi ile ilgili hayaller kurmak varken yok icardi kilo aldı, zaha ne verdi, tete ne zaman olacak, beriki hemen gitsin tarzı söylemlerin ne yeri ne de zamanı bence. yapıcı eleştiriye lafım yok elbet ancak malum camiaların ekmeğine yağ sürecek davranışlardan, troll ordularının kayığına binmekten, takıma zarar vermekten imtina etmek, kaçınmak lazım.
    büyük galatasaray taraftarına yakışan da budur.
    (bkz: uefa şampiyonlar ligi 2023-2024 sezonu a grubu)
  • 9650
    saçmalama konusunda diğer takım taraftarlarından farkı olmayandır.

    icardi arabistan futbolcusu tadında takılıyormuş. ya bsg. bunu diyenin ağzına kürekle vursam yetmez.

    zaha bizim topçumuz değilmiş. bak allahın işine ya.

    kerem gol kaçırıyormuş.

    biz ne zaman bayern olduk, man city mi olm bizim adımız? gelişmeye çalışıyoruz, ergenlikte bile boy atarken acı çekersin kemiklerin uzarken. biz de sancı çekiyoruz, yıllarca küçük kaldıktan sonra uzamaya çalışırken.

    bir edebinizle susmayı ve sabretmeyi bilin. yok yapmıyorsanız demek ki terbiyesiz bir şımarıksınız.
    tebrikler fenerbahçeli olmaya hak kazandınız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın