• 1
    tahminimce bu başlık çok kısa bir süre içerisinde silinecek ancak ne kadar yazara ulaşırsa benim için o kadar iyidir...

    anladığım kadarıyla türk insanı seksen küsür sene geçmesine rağmen hala siyasete alışamamış :) sözlükteki yazar arkadaşlardan bazıları sözlükte siyaset konuşulmasından korkar olmuşlar...sözlüğe siyaseti karıştırmayın diyolar ancak spor ve siyaset yüzyıllardır iç içe olduğundan dolayı güzide sözlüğümüzde de siyasi entrylerin ve manidar başlıkların olması gayet normaldir. kaldı ki bu entry ve başlıklar bir propaganda olmak yerine siyasi düşüncenin ve olayların spora olan yansımasını anlatmakta...

    kimse burada kalkıpta komunizm'in tarihini anlatıp komunizm hakkında bilgi verip insanları kendi yoluna sürüklemiyor :) sakin olun baylar bayanlar... sözlük elden gidiyor naraları atmanıza gerek yok. galatasaray taraftarı ve galatasaray yazarı tabiki siyasete yakın olacak. siyasete yakın kimseler, bütün ülke ve spor camiası geneline nazaran iki kelam etmeyi bilen insanlardır. siyaset konuşmak kötü birşey değildir aksine galatasaray sözlüğü diğer sözlüklerden ayırabilecek birşeydir... özgür düşünce bizim aramızda uygulanamıyorsa daha büyük yapılarda uygulanamaması çok normal... dediğim gibi kimse burada saf siyasetten bahsetmiyor.. siyasetin spor üzerine yansımasını galatasaraya ve türk sporuna yorumlayabilmekte bir meziyettir. bunu beceremeyen yazar arkadaşlar anlıyorum ki sıkılıyorlar bu durumdan, onlara bu konuda bazı önerilerim olacak...

    1- daha çok kitap okumalısınız.
    2- etrafınızda olan bitene daha dikkatli yaklaşmalısınız.
    3- üç maymunu oynamaktan vazgeçmelisiniz.

    not: başka bir gün daha fazla zamanım olduğunda arşivimden spor ve siyaset arasındaki ilişki hakkında da bilgilendirebilirim sizleri. eminim işinize yarayacaktır :)
  • 3
    öncelikle sosyal sorumluluğun gereği olarak; (ara: siyaset*)

    şunu anladım ki sen kadar anlatsan da, "kardeş, hani format, konsept, galatasaray, spor" filan diye defalarca açıklamaya çalışsan da olmuyor arkadaş. muhtemeldir ki memleketi herkesten çok "düşünen" ve bu konuda diğer vatandaşları bilinçlendirmeyi kendine ilke edinmiş bir kesim (kendilerini takdir ediyorum orası ayrı) diğer yazarların sadece galatasaray ile ilgilendiklerini ve memleket meseleleri hakkında fikirleri olmadığı ve bu konuda sorumsuz davrandıkları gibi bir düşüncedeler. zaten ülkedeki genel kanıda bu şekilde. ancak iddia ediyorum hatta varsa da aksini ıspatlayacak hodri meydan diyorum, dünyada siyaset ile türk halkından daha fazla ilgilenen hiçbir ülke yoktur. aslında ilgilenmek derken belki yanlış tanımladım, direkt bir ilişki söz konusu burada. öyle ki resmen bir tensel temas durumu var hem de her gün, her saniye. her vatandaş gibi sen bunu hissediyorsun da başkaları hissetmiyor mu sanıyorsun. neymiş efendim, türk halkı siyasetle ilgilenmezmiş. traş.
    hala da anlamadıysan al buyur; http://www.resmim.org/i/1043364703.jpg

    diyeceğim o ki; ben zaten bıkmışım kardeşim. siyasetten de, siyasetçiden de tiksinir hale gelmişim. kaçacak yer arıyorum, geliyorum sözlüğe, aha da buyur, burada da siyaset. bana veya varsa eğer benim gibi düşünenlere yazık değil mi be hafız? ayrıca o kadar da avelim ki, gelmişim kaç yaşına hala siyaset ile sporun iç içe olduğunu anlamamışım. en basit örneği, her mitingde adam hangi şehirdeyse oranın takımının atkısını takıyor boynuna, bi'kaç saat sonra başka şehire geçmiş o şehrin takımının atkısı boynunda, ben de adamların üşüdüklerini sanıyorum, o derece yani.

    ha bu arada, galatasaray sözlük'te siyaset konuşmak yasak değil, siyaset yapmak yasak. galatasaray'ı veya türk sporunu ilgilendiren bir durum varsa en önce burada konuşulur zaten.
  • 5
    seyis, yani terbiye etmekten türetilen bir kelime olan siyasetin, tartışmaya başladıktan bir süre sonra insanı terbiyeden çıkarmasından mütevellit en azından burada olmamasını istediğim hede.

    yani esas amaç terbiye etmekken insanı daha da terbiyeden çıkarıyor. daha kafadan yanlışken elde var yanlışın karekökü.

    ayrıca bu vesileyle yasemin dalkılıç ablamızın 7 kasım 1999 yılında kırdığı tüpsüz dalmada dünya rekorunu da kutlamış olalım. (68 m).
  • 6
    sozluk yazarlarinin cogunun tartismaya cabaladigi konulardan bir haber olmasindan mutevellit amacina ulasamayan hede.

    adamcagiz 5 kelimelik cumle kurmayi lisede ogreniyor arkadas biz siyaset konussun diyoruz. spor ve siyaset her zaman soyledigim gibi asla ama asla ayrilamaz ve biz bir spor takimini temsil eden bir sozluksek siyaset burada tabiki konusulabilir. ancak becerebilmek sartiyla.

    agzindan salya sumuk akitarak dusuncesinin fedaisi olarak degil. insanlarin dusunceleri ve tutumlari degisir yeterki dogruyu gormek istesin. dusuncelerin fanatigi olmamak lazim dostlar..
  • 7
    fikir tartışmalarının temelinde; ''karşı tarafa hakaret etmek'' gayesinin olduğu bir toplumda yaşıyoruz. elbette ki siyasi tartışmalara girmek sözlük yazarlarını bölecek, sözlükte kan çıkaracaktır. lakin siyasetten bahsetmeden futbolu konuşmaya çalışmak da buradaki bilgi akışının zenginliğini kaybettiriyor. özünde tamamen galatasaray sözlük moderasyonunun cesareti/girişkenliği ile ilgili bir durum. uğraşmak isterlerse ve oluşacak durumlarla başa çıkmayı göze alırlarsa pekala içinde siyasetin konuşulduğu bir galatasaray sözlük yaratılabilir.
  • 8
    spor ile siyaset iç içedir; buna eyvallah, fakat ekonomi, iktisat tarihi, toplumsal psikoloji, sosyoloji bilmeyen adamla da sırf sporla siyaset iç içe diye burada yüz göz olmaya lüzum yok. olmaz müdür; hakikaten. inanın konuşulsun istiyorum ama dönüp şu günün siyasal iklimine bakıyorum; ya hem fikir olacağız ya da kavga edeceğiz. yukarıdaki tüm mevzulara, hatta çok daha fazlasına geniş ölçüde vakıf olmayan adamlar olarak yapacağımız bundan öteye gitmez.
  • 9
    galatasaray, modern turkiye'nin olabilecek en ust versiyonudur cunku kuruldugundan beri proaktiftir, kendini olumlamak veya gerceklemek icin otekine ihtiyaci yoktur. galatasaray yasam degildir, cunku yasam da olumle anlamlanabilir. galatasaray hem yasami (kazanis) hem olumu (kaybedis) icide barindirir.
    siyaset oteki olmadan anlamsizdir bu nedenle kendini ifade etmek yerine once otekini elestirir hatta yargilar.
    siyaset ve spor icicedir tabiki, burada da istemesek de siyaset konusulacaktir. aradaki tek fark sizin icinizdeki galatasarayda olum ve yasam beraber var mi? eger varsa zaten siyasetin hakli bile olsa galatasaray'dan onceligi olmadigini anlamissinizdir. hicbir siyasi hamle, hosumuza gitse de, gitmese de, galatasaray'in aleyhine bir durum teskil etmemeli, ettigi yerde sempati duydugumuz bir olusum bile olsa karsi durabilmeliyiz. cunku siyaset degisken ve gecicidir. bugun ak dedigine yarin kara der siyasetci. bizler ise galatasaray'i bazen sevdigimize bile degisemeyiz.
    toparlamak gerekirse, galatasaray sozlukte sisyaset ancak otekinin olumlanmasiyla konusulabilir, nefretle degil. terim - aysal gerginliginde de taraf secip nefret ekilmeye calisildi ancak olmasi gereken yine karsi tarafi olumlayabilmekti. bu da saygiyla olur. taraf olmayan bertaraf olmaz metak etmeyin, o sadece siyasi bir manevradir yuzyillardir kullanilan. galatasarayli olmak taraftar olmak ya da taraf olmak degildir. galatasraylilik tum diger degiskenlerden ayri bir sabittir. oyleyse onun icinde bolunmek de mantiksizdir. fikrinizi soyleyin, aysal hakli, terim hakli cunku bu bu sebepten ancak karsi gorusunde bu dusuncesine saygi duyuyorum diyebilmeli. siyaset icin de aynisi gecerli. "fikri hur, vicdani hur" sozunu dogru okumak gerekir. tek bir fikirden, tek bir vicdandan bahsetmez. tam aksine bunun coklugundan ve birlikte var olmasi gerektigine dikkat ceker. vicdani olmayan daha da kotusu baskasinin vicdaniyla yolunu bulan her fikir karanliga gitmeye mahkumdur. siyaset ve siyasilet vicdaniniz olmasin. fikirleriniz uysa bile kendi vicdaninizi kullanin ve biraz saygi ekleyin. bunu basarabilirsek siyasetin de en " dogrusunu "* burada biz tartisiriz.

    * isin asli siyasetin dogrusu olmaz. nasil ki taktik ve dizilisler cesit cesittir ve kadrona gore, rakibe gore hatta bazen zemine gore degiskenlik gosterir, siyaset de boyledir. en dogrusu yoktur ama sartlara gore dogruya cikabilecek yollar vardir. tartisiasi gereken o dogruya gitmek icin secilen yol bize ne getiriyor, ne goturuyor. getirdikleti goturduklerinden fazlaysa dogrulugundan bahsedilebilir. degilse ne yapilabilirdi bunu konusabiliriz. olusumundan beri kirli ve manipule etmeye dayali olan siyasetin dogrusu ancak budur.
  • 14
    galatasaray sözlük kullanıcı ve okuyucularına en baştan beri siyasi fikir belirtme özgürlüğü vaat etmemektedir. siyaset spora karışmışsa, hatta artık onun bir parçası haline gelmişse elbette o sınırlara sadık kalmak koşuluyla sonuna kadar konuşulur, tartışılır, eleştiri ve çözüm önerileri de geliştirilir. tüm bunlara müsaade edildiği gibi yapılıyor da zaten. bu bağlamda zaten bir sınırlama yok fakat siyasetin sporla ilgili olmayan kısmı bizi ilgilendirmiyor, yani özel hayatımızda elbette ilgilendiriyor fakat burada ilgilendirmiyor. hatırlatmakta fayda var;

    1- burası tek ve en temel ortak paydası galatasaray olan insanların bir araya geldikleri bir spor sözlüğü. siyasi, dini ve etnik muhabbetler bizi kendi içimizde bölüp şiddetli tartışmalara sürüklüyor ki defalarca yaşanmış şeyler. galatasaray çatısı altındaki birlik ve beraberliğimizi korumak adına sporun da dışında kalan siyaseti sözlüğe bulaştırmamaya özen gösteriyoruz.

    2- bu kısım biraz fazla şahsi bir görüş olacak ama beyler bayanlar, burada sabah akşam siyaset yapsak da hepimiz biliyoruz ki gerçek hayatta hiçbir şeyi değiştiremeyip sadece içimizi dökmüş olacağız. bir şeyleri gerçekten değiştirmek istiyorsak bunun yolu sandıktır, meydana çıkmaktır, hiç olmadı siyasi açıdan daha etkin ve dikkate alınan bir mecrada görüşlerimizi belirtmektir. yani burada sporla ilgisi olmayan siyasi konuları konuşmak bizi birbirimize düşürmekten başka hiçbir işe yaramıyor. o zaman geriye ne kalıyor? şu meşhur "fikir özgürlüğü" muhabbeti. "ne yani siyasi de olsa fikirlerimizi buraya özgürce yazamayacak mıyız?". bunu bir üst maddede güzelce açıkladığımı düşünüyorum.

    özetle; galatasaray sözlük bizim karalama defterimiz, arka bahçemiz, içimizdekileri kusup rahatlama maksadı ile kullanacağımız bir siyasi stres topu değildir. bunların yeri twitter olur, facebook olur, siyasi içeriğe izin veren diğer sözlükler olur, falan filan. gezi olayları gibi olağanüstü bir toplumsal hareket olmadığı müddetçe-ki onda da kısa bir süreliğine geçici olarak izin verildi-bu durum böyle kalacak.
  • 15
    sözlük, kendi kanunlarını koymakta özgürdür. sözlük, kendi koyduğu kurallara uyup uymamakta da özgürdür. sözlük sahipleri ve moderasyon sözlüğün nasıl bir yer olacağı konusunda karar vermekte de özgürdür. sözlük, yazarlarına kısıtlama getirmekte de özgürdür.

    sözlük ya da x bir otorite eğer kanunları ve kuralları korkuları çerçevesinde koyuyorlarsa bilsinler ki karanlık tarafa geçmişlerdir. korkular üzüntüye ve bazı eski moderatörlerin entrylerinde gördüğümüz gibi öfkeye yol açmaktadırlar. bunun neticesinde de sıkı kurallar ve onların takipçisi kolluk kuvvetleri ortaya çıkar.

    sözlük karar verecek belki de verdi bile: ya kurallarını korkularla koyacak ve moderasyon her entry'de (ki atlanan her entry kavga konusu olacak) siyaset kokusu arayacak, siyasi olarak subjektif değerlendirmelerle yazarlarını sık boğaz edecek.

    ya da güvenecek yazarlarına: galatasarayla ilintili olması şartıyla siyaset konuşulmasına da izin verecek. galatasaray'ın yolunu kesmek isteyen siyaset hakkında da konuşulabilecek.

    gözlemlerim teorik olarak sözlük'ün yazarlarına güvenmediği ancak pratikte çok sert yaptırımlar uygulamaması. umarım hiç değilse bu çizgi devam eder.

    korkudan doğan rejimler baskı ve paranoyak yönetim pratiğinde (mesela gestapo) boğulurlar. umarım sözlük, yazarlarına pratikte olduğu kadar teorik kurallar çerçevesinde de güvenir. böylece biz de halkına güvenen, vatandaşının beyanını kanıt gören batılı devlet kafasıyla sözlüğümüzde teorik olarak da yaşamaya devam edebiliriz.
  • 16
    kardeşim, meyhanede yapma, devlet dairesinde yapma, sendikada yapma, okulda yapma, dernekte yapma, len helada mı yapacağız biz bu siyaseti? sadece kışlada, tüsiad'da mı yapılacak bu siyaset?
    .
    .
    .
    ee arkadaş siyaset yasak, bilim yasak! iki kelime laf ettirmeyecek misiniz? sana mı soracağım len ben ne konuşacağımı!

    (bkz: dondurmam gaymak)
    (bkz: filmlerin gerçek hayata çok benzemesi)
    (bkz: aynı baskıcı zihniyetin her yerden öbek öbek fışkırması)
  • 17
    evinizde başbakanın dünya görüşü hilafına sikişmenizin bile yadırgandığı bir ülkede yan yana olmaması doğaldır.
    eleştirim sözlük yönetimine değil bu arada. ne yapacaklardı, kırın beyler birbirinizi, zaten başımızda her fırsatta ülkeyi ortasından ayrıştıran bir lider var, siz de gereğini her platformda yapın mı diyeceklerdi. hepimizin ortak tutkusu olan galatasaray üzerinden bile kanın gövdeyi götürdüğü, yazarların birbirine rahatlıkla üstü örtülü şekilde hakaretler edebildiği, bir diğerinin takımın geleceği ile ilgili görüşüne gram saygı duymadığı bir ortamda kalkıp siyaseti mi özgür bırakacaklardı? kendinizi çağdaş mı sanıyosunuz amk siz?
  • 19
    ideal şartlarda birbirinden ayrı olması gerekiyor. burası bir spor sözlüğü ve kesinlikle spor ağırlıklı olmalı. moderasyonun bu çabası o zaman gayet anlamlı olurdu, ben de desteklerdim kendilerini.

    ancak malesef ideal bir dünyada yaşamıyoruz.

    bu memlekette,

    - stadyumlara başbakan isimleri veriliyor.
    - tribünlerde başbakanı öven marşlar söyleniyor, pankartlar asılıyor.
    - stadyum açılışlarında rahmetli başkanların arkasından konuşulacak çirkinlikte siyasi rant aranıyor
    - başbakan milli takım teknik direktörünü belirliyor, bunun için avrupa'da en sağlam mücadele eden galatasaray'ımızı sabote ediyor.
    - yabancı kuralı gibi kulüplerin transfer politikalarını uzun yıllar etkileyecek kritik bir konu bile başbakan'ın iki badem bıyığı arasında sakız oluyor.
    - memleketteki tek adam gibi tenis turnuvası ödüllerini hayatında bırakın tenis oynamayı, spor yapmamış bakanlar veriyor.
    - olimpiyat açılışları biletleri bile yandaş seçmenlere bedava dağıtılıyor.
    - başbakan bir kulüp başkanının ard arda kaç dönem seçileceğini bile kısıtlamak istiyor.
    - miting yapılan şehri haritada gösteremeyecek adamlar miting olunca o şehrin futbol takımı atkısı ile oy yalvarıyor.
    - başbakan'dan olur emri alınmadan masa tenisi federasyonunda bile görev almanın imkanı yok.

    bunlar sadece akp'nin getirdiği sorunlar değil, uzun yıllardır spor = siyaset bu memlekette.

    devlet erkanı bu işlerden elini çeksin, bu sorunların hepsini değil bir tanesini bile çözsün, merak etmeyin spordan başka bir şey konuşmaz zaten insanlar sözlükte. ben tribünde yanyana oturduğum adamla neden durduk yere kavga edecek noktaya geleyim manyak mıyım? değilim. manyak olan kim? belli değil mi arkadaş.
  • 20
    hayatin her alaninin içinde oldugu gibi sozlukte de siyaset vardir. sozlukte siyaset olmasin demek de aslinda bir siyasettir. hakim olan siyasi akimin istegi dogrultusunda spor alanlarindan siyaset adi altinda muhalefetin cikarilmasinin, muhalefetin kriminalize edilmesinin siyaseti guduluyor. sozluk de buna alet olamaz. olmayacaktir da. sporu ilgilendiren her konu burada yazilabiliyor. bu baglamda siyaset de sporun icinde oldugu muddetce sozlugun konularindan biri olacaktir.
  • 21
    galatasaray sözlükte siyaset yapmayıncılar açıkca, tamam akp spor siyasetinde sıçtı, her türlü pislik sporun içinde, koydukları irili ufaklı tüm hedeflerde çuvalladılar, diğer siyasi konular zaten malumunuz ama siz sakın hükümeti eleştirmeyincilerdir.
    siyasetin sporu bu kadar bacak omza aldığı bir dönemde buna tepki göstermeyin diyenler işin esası siyaseti en dik alasıyla yapanlardır.

    ne oluyor evladım görmüyor musun?

    devlet spor politikasını fenerbahçe'nin paşa gönlüne göre kurmuş.
    şikeyi adamlara serbest bırakmış.
    stadlara gaz bombası yağdırmış.
    sahaya boğulmamak için giren taraftarımız yüzünden bize ceza vermiş.
    federasyona galatasaray düşmanlarını atamış. özerk olması gereken federasyona hem de.
    başbakan talimatıyla seversin sevmezsin senin teknik direktörünü kapmış.
    olimpiyatlarda batırmış.
    dünya kupasına gidememiş. niye? çünkü belediye sporların yandaş ekmeğini yemeye alışık bir çapsızı milli takımdan nemalandırmak istemiş.
    kendi düzenlediğin spor organizasyonlarında tüm sporcuların dopingli çıkmış.
    ırkçılar korunmuş.
    sporun her alanında pisliğiyle nam salmış isimler görünür olmuş.
    futbolda, basketbolda federasyon başkanları bize kupa vermemek için ülkeyi terketmiş, kupaları üzerimize atmış.
    stadların ışıkları söndürülmüş.
    borsada galatasaray'ın önünü tıkamak için her türlü acaip icad yapılmış.

    napalım yani? koyun gibi güdülelim mi?
    hakkımızı savunmayalım, hatta konuşmayalım mı?
    şimdi ben konuşunca mı siyaset yapmış oluyorum yoksa susunca mı?
    taraftar olarak normal olanı tepki göstermektir bunlara.
    siyasi olanı ise tepki göstermemektir.
  • 22
    ısrarla anlaşılmayan mevzu. siyaset, spora müdahale ediyorsa elbette konuşacağız. olay doğrudan bununla alakalı çünkü. şike sürecinden, fatih terim - milli takım ilişkisine kadar erdoğan'ın müdahalesi yok mu diyeceğiz? ama kalkıp başörtüsü meselesini de burada konuşmayacağız. bu konu tartışılabilir, bu konu tartışılamaz, "ama bu çok insani" gibi bir ayrıma girebilecek durumda değiliz. kusura bakmayın siyasi tartışmalar bakış açısı ortaya koymaktan ziyade fikir empoze etmeye, bu meselelerle biraz daha içli, dışlı olanlar için kin kusmaya kadar gidiyor.

    söylediğimi çiğnemiş olacağım ama güncel meseleden örnek verelim: kızlı-erkekli kalma mevzusunun yeri gerçekten burası değil mesela. devlet buna karışabilir mi? var mı böyle bir hakkı? elbette yok. ama bunu söyleyen bir arkadaş, aynı zamanda bunun "geniş mezhepli olmak" manasına geldiğini söylüyor. ne yalan söyleyeyim bence de böyle. biri gelir konu hakkında fikrimi sorsa, ben de aynı şeyleri söylerdim. ama bizimle zıt yönde düşünüp, belki de böyle bir hayatı seçmiş insan bunu okuyunca, bundan rahatsız olmaz mı? bunu genele yayalım.

    tek kriterimiz incitmemek de değil. aşırı erdoğan fanatiği arkadaşlar da burada olabilir. onlar kırılmasın, üzülmesin diye de şike sürecinde erdoğan'ın, meselenin üzerini nasıl kapattırdığını da konuşmayacak değiliz. adında var olan adalet'in, bu hadisede nasıl çıkara döndüğü, adalet yerini buluncaya kadar zihnimizde canlı tutacağız. burası insanların ortak bir paydası. sayfayı açtıklarında, okuyup, rahatlamak istiyorlar. güncel meseleleri tartışabileceğiniz sınırsız ortam var. illa mı burada olmak zorunda? lütfen.
  • 25
    vay arkadaş. sözlüğün belli bir formatı olsun, bu format dahilinde olmadıkça siyaset bulaşmasın diyorsun. sanırsın ki adama ömür boyu siyaset yasağı koymuşsun.

    yaklaşık üç dakika kadar önce ciddi derecede siyaset ile ilgili bir yazı yazdım, kimse de bi'şey demedi.

    nasıl mı yaptım?

    browser'ın üstüne + şeklinde bir ufak bir buton koymuş adamlar. ona tıklıyorum, bi'bakıyorum bembeyaz bir sayfa açılıyor. sonra çatır çatır siyaset konuşulan bir siteye giriyorum, üstelik sık kullanılanlar araç çubuğu diye bi'şey yapmışlar, orada ikonu da var, tıklıyorsun (hem de tek) anında açılıyor. büyük kolaylık. siz de deneyin. tavsiye ederim.

    edit : ne acıdır ki hala mevzuyu anlayamanlar var üzülüyorum. verilen örneklere bakıyorum hala anlaşılamamış. sözlükte siyaset konuşmak değil, siyaset yapmayın deniyor. mesela başbakan şikeciler için falanı filanı ayıralım diyorsa bunu konuş, şike yapanların küme düşmemesi için kanun değiştiriyorsa bunu konuş, senin stad açılışına gelip ortalığı birbirine sokuyorsa, bunula yetinmeyip yol, ulaşım vb. ihtiyaçlarını da yaptırmıyorsa bunu konuş. hala mı anlamadın, al sana somut örnek; (bkz: #1329092)

    daha da yazmam sözlükte.