• 2019-2020 sezonunun daha ilk haftasından itibaren sistematik şekilde başlayan fatih terim ve yardımcıları üzerine yapılan algi operasyonuna karşı sozluk içinde en sert cevabı vermesini beklediğim ve verdiğine de şahit olduğum moderasyon.

    sosyal medyada, özellikle twitter'da ali koc'un fenerli fenomen hesapları para karsiligi tek elde toplayıp, tek merkezden yönlendirmeye başladığı bugün ortaya çıktı.

    burada amaç kendisini eleştirenleri susturmak olduğu kadar, algi operasyonları ile de sampiyonluk yarısında avantaj sağlamak.

    ayrıca yine bazı gs'li fan hesaplarını parayla satın alıp fatih terim ve yardımcılarını, başkan ve yönetimi de eleştiri adi altinda taraftar gözünde zayiflatma çabası içinde olduğunu duyuyor, gozlemliyorum.

    aynı durumun sözlük içinde de olabileceği endişesini tasiyorum.

    kaçıncı nesilden olursa olsun burada da troller olduğu açık.

    galatasaray'ın sosyal medyadaki en güçlü kalesi olan ve çoğu zaman da gündemi belirleyen galatasaray sözlük'ün dünden beri içinde bulunduğu durum normal değil.

    galatasaray taraftarı muhasebecidir, yangincidir, vasat sevmez ve kim olursa olsun yanlışında, hatasında elestirir. başkan değiştirir, hoca değiştirir, oyuncu gönderir... şampiyon yapar.

    ama efsanelerine de, değerlerine de herkesten fazla sahip çıkar.

    biz de burada çok yangın yaptık falan da daha ilk haftadan mesai harcar gibi 7/24 eleştiri adi altinda ağzına gelenin söylendiğini görmemistik.

    bu sebeple konsantrasyonumuzu bozmaya yönelik, hedef 23 yolundan bizi uzaklaştırma çabasında olan ve dahası galatasaray'ın yasayan en büyük efsanesi fatih terim'e ve bizzat onun seçtiği ekibe(onlar da bu kulubun efsanesidir) eleştiri(!) adı altında yapılanın fatih terim'i yalnizlastirma, zayiflatma, enerjisini, motivasyonunu düşürme amaçlı hareketlerin çok net karşısında olmalıdır, bunlara karşı da tavrı net koymalıdır.

    türk futbolunda galatasaray'ın makası açma noktasinda önünde çok büyük bir dönüm noktasının olduğu şu zamanda galatasaraylilarin tek yürek olmaktan başka fikri de zikri de olmamalıdır.

    bu sebeple de üstte de yazdığım endişeler sebebiyle verdikleri ve verecekleri kararlarda sert ve seri şekilde cezaları kesmelerini bekliyorum, alacakları her kararın arkasında olduğumu, onları sonuna kadar destekledigimi buradan belirtiyorum.

    saygılarımla.
  • moderasyonun birinci ağzı olarak yazıyorum tüm bunları. galatasaray'ın hakları aleni bir şekilde kişisel kin ve siyasi sebeplerle gaspediliyor. ülkenin içinde buluduğu durum ortada. kanunsuzluk ortada. biz burada sözlük kurallarında açık bir şekilde yazılan normları uygulmaya çalışırken bile yemediğimiz küfür ve hakaret kalmıyor. ülke tamamen kuralsızlık ve kanunsuzluğun esiri olmuş. artık herkes kanunsuz bir şekilde hakkını aramaya çalışıyor. ne yazık ki gelinen nokta da kuralsızlığın esiri olmamız bekleniyor. yok, "bırakın burası da ülkenin bir yansıması olsun" diyorsanız da buna izin vermemiz mümkün değil.

    galatasaray'ın haklı menfaatleri dışında en ufak bir menfaat bekleyen namert oğlu namertir. bu yolda hukuki ya da siyasi en ufak bir korku duyan da şerefsizdir. bugüne kadarki tavrımız ve yaptıklarımız da duruşumuzun teminatıdır.
  • askeri üniformayı giydiğimde, henüz 14 yaşında, ağzı süt kokan bir ergendim.
    18 yaşıma geldiğimde, çeşitli baskılar nedeniyle, kara harp okulu'nu kendi isteğimle bıraktım.
    hani basında okuyorsunuz ya, bilmem ne tipi yapılanmalar falan, işte onların kurbanlarıyız bizler...

    askeri kökenli olmanın en büyük dezavantajı,
    ne zaman bir çatışma haberi duysanız, istemsizce yaralananların ve şehit olanların isimlerine dikkat etmeniz...
    her evlat değerlidir elbette, her insan önemlidir...
    hele bir de sınıf arkadaşınızsa belki, ya da aynı okulda okumuşsanız...
    daha 14 yaşındayken annenizden, babanızdan çok gördüğünüz silah arkadaşınızsa bir ihtimal...

    teğmen emre as şehit edildiğinde, istisnasız tüm devrelerimiz göz yaşlarına boğulduk.
    emre as, bizim bir alt devremizdi ve hiç karşılaşmamıştık daha önce.
    hiç tanışmadığım kardeşim için, günlerdir içim parçalanıyor.

    bunun ne siyasetle, ne başka bir şeyle ilgisi var.
    23 yaşında bir genç, kıtaya çıktığı 20. gününde, kahpece şehit ediliyor.
    annesi, babası, kardeşi, devre arkadaşları, alt devreleri, üst devreleri...
    perişan olduk.

    ve duyarlı vatandaşlar,
    çevremde, günlerdir hainlere söven, bela okuyan, kardeşimiz için ağlayan tonlarca adam var benim gibi.
    ve evet, yapma hayrettin de, tepkisel olarak bu adamlarla aynı tonda yazdı sözlüğe.
    20 tane on numara butonu olsa, aşındıra aşındıra tıklardım o yazıya.

    anlam veremiyorum, mustafa kemal hakkında ileri geri konuşan dingillere birkaç hafta ceza verilen platformda,
    böylesine hassas bir dönemde, canımızın çok yandığı bir şehit haberi üzerine tepki gösterdiği için,
    ferhat abi neden 6 ay ceza alıyor?

    tamam, buranın kuralları var,
    kaç yaşında insanlarız, biliyoruz elbette kuralların işleyeceğini.

    ama 6 ay ne be kardeşim?
    şehit haberinin üzüntüsünün üzerine karalanan birkaç öfke satırı sadece,
    ve evet birkaç küfür,

    ve evet, az bile söylemiş...
  • bu tip bir entry girmeyi hiç istemezdim ama şu entry silme işlerinde ciddi saçmalıyorlar ve benim çok canım sıkılmaya başladı artık.

    geçen hafta yaklaşık 10 yıl önce girdiğim iki entry silinmiş. afedersiniz 10 yıllık entryyi de bırakın bi' zahmet ya. zibilyon tane entry girilmiş bugüne dek, aşırı uç bir şey değilse silme güzel kardeşim. kaç yıllık yazı, bir değeri-hatırası vardır yahu. sözlüğün emekleme dönemleriydi, bir şeyler yeni yeni oturuyordu. böyle entryler hangi akla hizmet silinir? sen bugüne bak, varsa saçmaladığım ya da format dışına çıkan entrym onu sil.

    geçtiğimiz gün de merih demiral başlığında girdiğim bir entry silinmiş. ilk entryde adamın yaşı yanlış yazılmış, insanlar yanlış bilgi sahibi olmasın diye doğrusunu yazıyorum, adam gelmiş başlıktaki entry'lere fiziksel referans içeriyor diye siliyor. şu resmen ayıptır ya ayıp! kalkıp insanlara bilgi veriyorum, buraya bir değer katıyorum ama emeğim umursamazca siliniyor. bi' mesaj at sileceğine de düzeltelim. entry silmek nedir? tartışma çıkarsam, entrysinden bahsettiğim yazara laf yetiştirsem eyvallah. orada bir bilgilendirme var. bu maddeyle böyle bir entryyi silmek saçmalık değil de nedir?

    yönetmeliklerinizi gözden geçirin artık. bu kadar insanın sözlükten gitmesi, yazmaktan vazgeçmesi bu anlamsız tutumunuzla epey alakalı. genel olarak sözlükte hep en son gelen nesiller ayın hiperaktifleri oluyor. sebebi belli. adamlar bir hevesle geliyor, heveslerini itin götüne sokuyorsunuz. kaçıyorlar. içinde yaşadığımız toplumdan ayrı tutamazsınız bizi, isviçre'de doğup-büyümedik. bu kadar kuralcılık çok fazla ve bu insanları germekten/sıkmaktan başka bir halta yaramıyor. sözlük anayasının ciddi bir güncellemeye ihtiyacı var.

    bilginiz olsun.
  • hâlâ ve hâlâ ciddi ciddi arda turan'ı sevdikleri için arda turan'la ilgili yazılan olumsuz yazıları silindikleri zannediliyor. arda turan'ı da geçtim herhangi bir konuda kişisel beğeni ve zevklerine göre yaptırım uyguladıkları düşünülüyor. hayır arda turan başlığında yer alan yüzlerce olumsuz yazı zaten bu tezi çürütuyor ama buna rağmen adam bir başlık açıp o başlık silindikten sonra veryansın ediyor. arkadaşlar, bir başlığın silinmesini sadece "moderasyon düşüncelerimi beğenmedi" noktasına indirmek sizce de çok basit değil mi?

    direk somut örneklerle olayın pratiğini yapalım. örneğin, arda turan fan boyları başlığı açılıyor. ardından bu başlık moderasyon tarafından siliniyor. başlığı açan yazar da direk, "bakın işte moderasyon ardacı, ardayı sevdikleri için yazdıklarımı sildiler, arda'yı eleştirmek bu sözlükte yasak, ağır liseli bunlar" moduna giriyor. oysa o başlığın silinme sebebi çok daha başka. halihazırda arda turan taraftarı gibi bir başlık sözlükte zaten mevcut. başlık kirliliğine yol açmamak için de açılan başlık siliniyor. her şeyi geçtim arda turan fan boyları başlığı zaten sözlük formatının dışıda. olay aslında özünde bu kadar basit. yani ilgili başlık arda turan fan boyları değil de aziz yıldırım fan boyları olsaydı yine silinecekti. olayın moderasyonun keyfiyetiyle alakası yok.

    ayrıca aynı şekilde arda turan'la ilgili arda turan başlığına yazılabilecek birçok şey yazarın tamamen öznel yorumuna göre yüzlercesi türetilebilecek kalıpla yeni bir başlık olarak sözlüğe sunuluyor. bu da aynı şekilde moderasyon tarafından siliniyor. yani arda turan'ın fenerbahçe'ye göz kırpması gibi yüzlercesi türetilecek bir başlık açmak yerine arda turan başlığına "fenerbahçe'ye göz kırpmıştır" temalı entry'nizi girebilirsiniz. (bkz: niteliksiz entry/#694353)

    hemen hemen arda turan konusundan son yaşanan silme olayların içinde olan moderatör olarak şunu netlikle söyleyebilirim ki; eğer kendi kişisel zevk ve tercihlerime göre entry silseydim; sözlükte bir tane bile fatih terim, hakan şükür ve gheorghe hagi eleştirisi kalmazdı. hele hele gheorghe hagi'yi komisyonculukla suçlayan entry'lerin yer aldığı sözlükte. arda turan kim?

    bir entry silindiği zaman, bunu mesaj yoluyla soran herkese açıklayıcı sebebiyle belirtiyoruz. yani kısacası, bir entry'niz silindiği zaman önce ilgili moderatörden bunun açıklamasını isteyin. o zaman entry'nizin silinme gereçesinin düşündüklerinizden çok daha farklı olduğunu görebilirisiniz. aldığınız cevap sizi tatmin etmezse, yaptırımın ve kuralın saçmalığından o zaman dem vurabilirsiniz. buna kimsenin itirazı yok. ama olayı tamamen başka türlü aksettirerek sunmak da büyük bir haksızlık oluyor.

    empati, sempati yani tölerans. he?
  • bülent korkmaz hakkında; ''büyük galatasaray efsanesi, büyük kaptan'' şeklinde tanımlanan giriyi, niteliksiz entry sebebi ile silen moderasyon. bildiğim kadarıyla, sözlükteki bir başlık altına giri eklendiğinde, başlığı tanımlaması birincil kuraldır. bülent korkmaz'ı en iyi tanımlayan şey de, galatasaray efsanesi olup, büyük kaptan lakabıyla anılmasıdır.

    böyle değişik hal ve hareketler, insanları sözlükten uzaklaştırır. kuralları ''adamına göre'' uygulamak hoş bir tutum değil. girinin niteliğine bakacaksak; tüm başlıklar altında, özellikle de maç günlerindeki girilerin neredeyse %90'ı niteliksiz. gördüğüm kadarıyla bu işin bir standartı bulunmuyor.

    uzun yıllardır ekşi sözlük'te yazarım. hiçbir girim silinmemiştir. yani, sözlük kurallarına oldukça aşinayım. burada ise, yazdıktan 5 dakika sonra çöp kutum şenleniyor.

    burayı, okur olarak başladığım günlerden beri, iş yerimde bile düzenli olarak takip ederim. ancak, sanırım artık burada yazmayacağım.

    şimdiye kadar tüm girilerimi okuyup, zaman harcayıp, iyi veya kötü oylayan herkese teşekkür ederim.

    galatasaray ile kalın!
  • harun kolçak için girdigim entryi ilgi alanımızın dışında diyerek silmiş moderasyon. mahsun kırmızıgül veya kenan doğulu galatasaray'da sol bek oynadı da benim mi haberim yok ? kenan imirzalıoğlu ve kıvanç tatlıtuğ orta saha ikilimiz miydi ? sıla gençoğlu teknik heyette mi bulundu ?

    vefat etmiş bir galatasaray taraftarı ve türk popu için önemli bir sanatçının başlığı neden sözlükte ilgi alanımızda olmuyor merak ediyorum.
  • sozlugun 2 yili askin bir suredir yazariyim. referansli yazar alimlarinin bitip bitmedigine emin olmayarak, bitse de bitmese de uzun zamandir okur olarak beklemekte olan ve benden referans olmami istemeyecek kadar da sabirli olan kardesimin yazarliga alinmasi icin istekte bulundum. karsiliginda en kotu "boyle bir sey yapamiyoruz" seklinde bir cevap alacagimi dusunmustum. ancak gorunen o ki, unlu isimleri sozluge katmak gibi bir misyon edinmis olan moderasyon, bir kac yillik yazarlarina olumlu yada olumsuz cevap atacak zamani bile bulamamakta. yarin bir gun burasi 3-5 tane zaman buldukca yazabilen meshur isimlere ve onlarla ayni sozlukte bulunmakla tatmin olan figuranlara kalirsa, galatasaray degerlerinin basinda gelen takim olma ruhundan baska bir noktaya gelindigini farkedecektir moderasyon!
  • kendi düşüncem yüzünden (bkz: #2790182), cheersdarlin adlı yazar(!) tarafından mesaj yoluyla hakarete maruz kaldım. konu ile alakalı hagi ve daniel tozser'e bilgi vermeme rağmen; hagi ekran görüntüsünü istedi, daniel tozser ise olay nedir dedi ona da ekran görüntüsünü attım. ancak yediğim hakaretle kaldım. eğer ki dm yoluyla hakaret serbest ise pilot olma uğruna buradan moderasyonda bulunan tüm adminlere yediğim hakareti ekran görüntüsü ile birlikte ileteceğim. yok eğer ki yediğim hakaret karşılığında bir ceza verilecekse "geciken adalet, adalet değildir." diyerek cezanın bir an önce verilmesini istiyorum. olayın takipçisi olacağım.

    edit: engellemekten başka bir müdahale söz konusu olamayacakmış. yukarıda belirttiğim üzere tüm moderasyona o mesajı aynen iletiyorum. hoşçakalın!
    edit2: uçurulmadım.
  • temenni ve isteklerinize dair girdiginiz entrylerin, temenni ve istek oldugunu belirtirseniz entrylerinizi silmeyecek moderasyon. bir futbolcunun transfer oldugunu dair entry girerseniz kimse sizin temenni adina bu entryi girdiginizi dusunmez. aciklamasini yapmazsaniz, moderasyon da hakli olarak kaynak sorar.

    10 senedir sozlukte yaziyorum. 10 senedir bu sozlukte hep moderasyon tartismalari oldu hep sertliginden sikayet edildi. ama ikinci bir secenek yok. kurallar biraz bile gevsese devami gelir. sozlugun kalitesi acisindan yaptiklari seye devam etmeleri elzem. zaten yeni gelenler bir sure sonra bu duruma alisiyor.
  • sözlükte bir yazara ceza verdiklerinde neden ceza verdiklerini de açıklarlarsa daha iyi olacak. herhangi bir yazar ceza aldığında ya da daha kötüsü uçurulduğunda sözlükteki diğer yazarların da bunun sebebini bilmeye hakları olduğu kanaatindeyim.

    madem biz galatasaray yönetiminden şeffaf olmalarını istiyoruz, aynısını önce sözlüğümüzde uygulamaya başlamalıyız.
  • sanırım notgivingup adlı yazarla ilgili bir olay var, onun üstüne hıyarım var diyene bir avuç tuz alıp koşmak gibi olacak ama aslında dram yaratmak gibi bir isteğim yok. sadece kırgınlığımı bildirmeyi, ve diğer yazarların da bunu görmesini istiyorum. bu nedenle bu mesajı özelden değil, buradan yazıyorum.

    bu sabah 00:00 itibari ile 4 günlük cezam sona erdi. her şey bir galatasaray yöneticisine "otobüs şoförü" yakıştırmamla başladı. bunu savunacak değilim, anın siniriyle hararetli bir entry girerken böyle bir şey yazdım. daha sonra klavye üzerinden vatan kurtaran tayfadan bir zat bu yazım nedeniyle tarafıma hakaret içerikli bir özel mesaj attı. kendisini moderasyona şikayet ettikten dakikalar sonra ben de ceza aldım.

    sebep: galatasaray yöneticisine dolaylı yoldan hakaret.

    eyvallah. ben ortada cezai işlem gerektirecek bir şey görmüyorum ama, eğer öyle düşünüldüyse, öyle karar verildiyse, gram üzülmem. cezamı çekerim. bir daha da hararetli bir şekilde yazı yazarken iki kere düşünürüm, kulağıma küpe olur.

    beni üzen ise başka bir şey. ben adalete çok inanan ve düşkün biriyim. adaletin olmadığı yerde itaatsizlik olur, kaos olur, düzensizlik olur. şimdi tek tek bulup buraya yapıştırıp da diğer insanları ifşa etmek istemiyorum. ancak yıllardır okur olarak bulunduğum, yazarlığımla birlikte de yazmaya başladığım bu sözlükte sayısızca eski bir galatasaray başkanına "bakkal" yakıştırması yapıldığını gördüm.

    hangi galatasaray başkanından bahsettiğimi gayet iyi biliyorsunuz. başlığında "bakkal" diye aratın, değil 3-5 entry, 4 sayfa dolusu yazı çıkıyor. yine aynı kişi için "çoban" diyenler de olmuş.

    örnek olsun diye yazıyorum, yoksa yazan arkadaşla ilgili en ufak bir sorunum yok.

    --- alıntı ---

    "tüm fenerbahcelilere orgazm keyfi verecek bir karar alan. çoban
    galatasaray başkanına çoban diyorum zira kendisi yerli koyunu bile güdemiyor"

    --- alıntı ---

    bir başkası

    --- alıntı ---

    bu taraftar inşallah arkana teneke bağlayıp gönderir seni yalancı çoban. dikkat ediniz çomar demedim, çoban dedim .

    --- alıntı ---

    bir başkası

    --- alıntı ---
    fikrimiz değişmedi. hala yalancıdır, hala çobandır.
    galatasaray spor kulübünü yönetecek çapta bir insan değildir, bilgide değildir, vizyonda değildir. değildir de değildir.

    --- alıntı ---

    hadi bir kaç tane de onlarcası olan bakkaldan örnek olsun

    --- alıntı ---

    carsamba gecesi muhtemelen yolcu olan bakkal

    seni bulup çıkaranı, başımıza musallat edeni nasıl merak etmekteyim anlayamazsın be bakkal !

    kulüp tarihinin görüp görebileceği en rezil başkanı bundan daha kötüsü gelmez.

    galatasaray'in tupcusu olma yolunda hizla ilerleyen bakkal.

    --- alıntı ---

    böyle gidiyor, bir sürü entry var. bakkal denildiklerini daha yazmıyorum bile, dediğim gibi isteyen gitsin aratsın 4 sayfa dolusu entry çıkıyor. sözlükçülerin en sevdiği benzetme olmuş. ha bir de yağlı surat var. herhalde bu yöneticimizi betimlemek için değil de, dolaylı yoldan hakaret ediliyor olsa gerek. bundan da 4 sayfa dolusu var.

    bu yazıların ceza almadığını nasıl alıyorum biliyor musunuz? çünkü entyler silinmemiş, duruyorlar. yine o kadar ağır olmasa da 3 sayfa da "otelci" denmiş kendisine.

    çoğunluk olarak sevilen bir galatasaray yöneticisine "dolaylı" yoldan hakaret edince demek ki cezalandırılıyorsunuz, ama sevilmeyen bir galatasaray yöneticisine yine aynı şekilde "dolaylı" yoldan hakaret edince demek ki cezalandırılmıyorsunuz. kimse gak guk demesin. resmen çifte standart var.

    ben otobüs şoförü diyerek aşağılamışım, ama diğer insanlar bakkal diyerek, çoban diyerek, yağlı surat diyerek aşağılamamış.

    arkadaşlar, emekleriniz için teşekkürler, ışık hızında mesaj silip, ışık hızında bireysel mesajlara cevap veriyorsunuz. emeklerini yok saymıyorum. ancak çok sevdiğim bir söz var;

    "adalet bir gün herkese lazım olur". bu da sizin kulağınıza küpe olsun.
  • çok değil, sezon başlayınca 2-3 maçta "her yer taksim her yer direniş" sloganı atıldığını düşünün stadımızda..
    o zaman o başlık tekrar açılacak, peki o gün geldiğinde de "siyaset" ya da "ilgi alanımız dışında" denebilecek mi bu tip sloganlara?

    ülke sallandı ulan, taraftarlar dahil spor dünyasından binlerce kişi destek verdi eylemlere.. omuz omuza bu slogan atıldı..

    fenerlisini polis yakaladı, polisin elinden o fenerliyi galatasaraylılar kurtardı.. beşiktaşlısı iş makinesiyle toma kovaladı..
    birbirleriyle kanlı bıçaklı olan göz göz ve karşıyaka taraftarları birlik olup otobüslerle taksime çıkarma yaptı, izmir'de eyleme sahip çıktı..
    hepsi tek bir ağızdan "her yer taksim her yer direniş" diye bağırmadı mı?

    boyunlarındaki takım atkılarını biz mi yanlış gördük? o atkılar bile, olaylarda bu takımların ortaya çıkması bile başlı başına "ilgi alanımız" değil mi ulan?
    ya da bu s*ktiğimin ilgi alanının sınırlarını kim çiziyor?
    hangi sloganın siyasi olduğu ya da olmadığını kim belirliyor?

    site moderasyonu, ezilen insanlara destek olmayıp, zalimin yanında saf tuttuğu için eski galatasaraylı futbolcu hakan şükür'ün başlığını bile entrylere kapatmadı mı? kimi kimden korumaya çalışıyorsunuz kardeşim?

    stadlarda bu slogan atıldığında da siyasi ya da ilgi alanımız dışında diyerek başlıkları silmeye devam edecek misiniz? sözlüğü nasıl böldüğünüzün ya da sinirleri nasıl körüklediğinizin farkında değil misiniz bu yasakçı ve saçma yönetim şekliyle?

    ben size bir başka ilgi alanımız ya da siyaset örneği vereyim..
    galatasaray lisesi'nin mevzu bahis olaylar sırasında duvarına ne astığını görmeyen var mı?

    http://imageshack.us/...0151506886869370.jpg

    bu sözlükte bir kardeşimizin öz kuzeni ali ismail korkmaz olaylar sırasında öldürülmedi mi? acısını paylaşmadık mı? daha bunun siyaseti ya da ilgi alanı mı kaldı ulan? bu nasıl bir zihniyettir?

    belki aklınızda bir kıvılcım uyandırır diye şu sözü de hatırlatayım;
    fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür galatasaraylılar..

    bir şeyler çağrıştırdı mı sevgili moderasyon? sözlükte nasıl bir huzursuzluk yarattığının farkında mısın?
  • (bkz: #1985257)
    (bkz: #2115357 )

    kendilerini tebrik ediyorum ve kendi adıma teşekkür ediyorum.

    burada özgürce hakaret olmadan, tamamen çabamızın adı galatasaray mottosuyla yazdığımız entrylere sahip çıkmışlardır. bugün x kişi için silinirse, yarın "galatasaray başkanı'nı eleştirme" denilerek silinmesi istenir. kendilerine her koşulda güveniyorum ve destekliyorum.

    (bkz: fikri hür vicdanı hür galatasaray taraftarıyım)
  • --- alıntı ---

    şansav büyüka’nın akrabasıdır. geçiniz efendim, geçiniz.

    (bkz: torpil nedir? nasıl yapılır?)

    edit: geçiniz demiştik. sine kendi bıraktı bu işleri, hazar hakkında bir bilgim yok. kendisi uğraşmak istemiyordur. şansav büyüka'nın lig tv'deki inanılmaz taraflı yayıncılığı hakkında da konuşuruz bir ara. piero yalanları, istatistik palavraları ve daha neler neler...

    --- alıntı ---

    merve toy hakkında yazılan bu entry benim dışımda bir moderatör tarafından silinmiştir. fakat gerçekten bazen öyle ilginç eleştirilere uğruyor ki galatasaray sözlük moderasyonu, cevap verme ihtiyacı hissettim.

    bir defa bu tarz bir bilgi verilecekse yanına kaynak da iliştiriyoruz. sadece kolayca ulaşılabilecek bilgilerde kaynak iliştirmeye gerek yok. dolayısıyla merve toy'un soy ağacını araştırmak kimsenin yükümlülüğü değil. kaynak belirtilmemiş daha doğru bir entry silinme sebebi olabilirdi. ancak evet doğrulanamayan bir entry olduğundan bilgi nesnel değildir. nesnel bir bilgi gibi akseptirildiğine göre yanlış, hatalı nesnel bilgi gerekçesiyle silinmesi doğaldır.

    öte yandan unutulmamalı ki galatasaray sözlük antu veya fenerbahçe sözlük değildir. chat dilinde yazmanın yanı sıra şansav gibi göndermeler de bu sözlüğün kalitesine yakışmaz. bu tarz ifadeleri içeren entryleri de adında galatasaray taşıyan bir platform olarak, sahip olmamız gereken asgari kalitenin sorumluluğuyla niteliksiz entry gerekçesiyle siliyoruz.

    ama bazı arkadaşlara göre moderasyon kötü niyetli. hayır şu tarz bir eleştiri yaparken, moderasyon hangi art niyeti taşıyabilir onu da yazsanız ve bilsek. belki biz de akrabası oluyoruz şansal büyüka'nın? yani bu entryi yazarken silineceğini tahmin edilemiyor mu, gerçekten çok ilginç?

    üstelik dialoğa her zaman açığız. varsa bir itiraz, pekala özel mesaj yolunu seçebilirsiniz. öte yandan moderasyona yeni katılan arkadaşlar var. bir gün gerçekten de hatalı karar da verilebilir. ancak düşmanınız olmadığımızı unutmazsanız her türlü sorunun çözümünü zaten sağlıyoruz.
  • kendilerinden bir ricam var. galatasaray değerlerine, hocaya, oyunculara ve bu kulübün figürlerine mesnetsizce saldıranları, üslup konusunda işin cılkını çıkaranları, burayı yalnızca zehir akıtmak için kullananları uzaklaştırsınlar. bir süre veya kalıcı olarak.

    olaylar kısmındaki iyi niyeti anlamamakta ısrar ediyor ne yazık ki bazı yazarlarımız.
  • birini engellemek hiç huyum değildir, hep saçma gelmiştir ancak şu transfer döneminde ve hazırlık maçları sonunda artık dayanamadım, 'farklı farklı başlıklarda' konuyu dönüp dolaştırarak aynı kişiyi* içindeki nefreti kusarmışcasına* eleştiren veya başka şekillerde ortalığı yangın yerine çeviren kişileri son birkaç haftadır engellemeye başladım. sözlüğü okurken sinir olma seviyem de azaldı. baktım 15'e yakın yazar engellemişim ve bugün o 15 kişinin 6'sı cezalı 1'i pilot.

    şu sözlüğün benim için bazı yazar arkadaşlarla birlikte en çok sevilme sebebidirler.
    ellerine sağlık.
  • pilot etme olaylarında desteklediğimdir. benim de engellediğim insanlar pilot olmakta.

    burası özgür bir ortam ancak galatasaray sözlük. birinci koşul galatasaray sevgisi olmalı. içerisinde galatasaray sevgisi değil de nefret olan, uslubu inanılmaz bozuk yazarların burada yeri olmadığına inanıyorum.

    seviyeyi belirli bir standartta tutmayı başardıkları için kendilerine teşekkür ederim ayrıca.