• 8631
    dua istiyorum sözlük. benim ufak kız ameliyata girdi. allah kimseyi çocuklarıyla sınamasın. onların acısını göstermesin. çaresizce beklemek kadar zor bir şey yok.

    edit; sözlük hepinizden allah razı olsun. iyi dilekleriniz için teşekkür ederim. ameliyattan çıktı, ameliyat çok iyi geçti. şimdi kendine geldi ve trip atmakla meşgul herkese :)

    çocuklar üzülmesin onlara bir şey olmasın sözlük. gerisi laf.
  • 9957
    renktaşlar öncelikle hepinize iyi seneler. dualarınıza ihtiyacım var. zira bu akşam çok sevdiğim ve de hayatımı bir ömür devam ettirmek istediğim, futbolla pek arası olmasa da benim için galatasaray'ı desteklemeye başlayan kız arkadaşıma saat tam 12'de evlilik teklif edeceğim. iyi düşüncelerinizi ve dualarınızı heyecanımı bastırabilmek için istiyorum. akşam evden çıkmadan evvel fatih hoca'mın uefa finali öncesi konuşmasını da dinleyebilirim belki ekstradan. umarım her şey dilediğim gibi olur.
  • 11065
    sevgili sözlük yazarları ablalarım, ağabeylerim, kardeşlerim; doktorlarımın dediğine göre illeti defettim darısı tüm şifa arayanların başına. dualarınız, cevap verebildiğim veremediğim sayısız mesajlarınız, başka illerden ziyaretime gelenleriniz mevlam hepinizden razı olsun çünkü ben razıyım. hayata sıkı sıkıya tutunun çünkü varolmak herşeye rağmen çok güzel.
  • 10537
    https://gss.gs/124.png

    bu konuda daha önce de yazmıştım...

    iki gün önce maalesef yine bir bisiklet sporcusu trafikte feci şekilde can verdi. 32 yaşındaki 1 çocuk annesi, karşıyaka belediyespor sporcusu zeynep aslan’ı antrenmanı sırasında yol çalışması nedeniyle ters şeride giren kamyon şoförü ezdi.

    birçoğunuz araba kullanıyorsunuz. trafikte bisikletli gördüğünüzde hatırlayın ki trafikte biz de varız ve lütfen kornaya değil frene basın, gideceğiniz yere 5 dk gecikmeniz önemli değil, önemli olan insan hayatı. zaten yaptığınızdan şüphem yok ama sinyallerinizi mutlaka (yol boş olsa bile) kullanın. ara sokaktan arabanın burnunu çıkarma huyunuz varsa vazgeçin, arabayı parkettikten sonra kapınızı açarken yolu kontrol edin *, nitekim bizim kaportamız bedenimiz...

    farkındalık yaratmak amacıyla twitterda saat 20:00 civarında #bisikletimeçarparsanölürüm etiketi ile tt olmaya çalışıyoruz, sizlerin de desteklerini bekliyorum.

    saygı ve selamlarımla

    #kornayadeğilfrenebas
    #trafiktebizdevarız
    #bisikletimeçarparsanölürüm
    #kaportamızbedenimiz
  • 11177
    canınız menemen yapmak istediğinde dolaptan malzemeleri alırken elleri boşaltıp daha fazla malzemeyi aynı anda alabilmek adına yumurtaları pijamanızın ceplerine doldurmayın. sebzelik dolabın en altında olduğundan, size lazım olan domates ve biberi almak için anlık refleks ile çömeliyorsunuz.

    edit: her insan hata yapar ama bu kadar malca bir hataya ilk defa kendimde rastladım.
  • 9616
    sevgili arkadaşlar, sizi daha önce aynı şey için bir kez daha rahatsız etmiştim. (bkz: #2505970) o olmamıştı ama iyi dileklerinizden öyle mutlu olmuştum ki sanki bütün ailemle beraber girmiş gibi hissetmiştim mülakata. yarın benim için çok önemli bir iş görüşmem var. işi alabilirsem aynı zamanda terfi etmiş de olacağım. n'olur benden dualarınızı esirgemeyin. hepinize teşekkür ederim.
  • 1030
    mail adresime "göğüslerinizi büyütüyoruz" başlıklı maili atan, psikolojik sorunları olduğu her halinden belli necla kapak isimli şahıs gelsin yanıma. gelsin, konuşalım. o bana göğüslerimi neden büyütmek istediğini anlatsın, ben de onu göğüslerimin aslında ideal ölçüde olduğu, büyütmeye gerek olmadığı konusunda ikna edeyim. anlaşarak ayrılalım; ya bir daha bana o maili göndermesin, ya da bir erkek olarak göğüslerimi büyüttükten sonra etrafımdakilere ne açıklama yapacağım konusunda bana fikir versin. söz sende necla kapak. *

    edit: lan şimdi gördüm, bir de esra cebeci "sarkık, küçük ve gevşek göğüslere son!" diye mail atmış. şimdi cevap yazacam "benim göğüslerim dik taam mı" diye, o olacak.

    edit 2: sertap tiryaki: ölmedim öldürmedim ramazanda sigarayı bıraktım.
    afferim lan, doğru yola giriyorsunuz.
  • 10866
    suv model arabalar son yıllarda dünya'da olduğu gibi ülkemizde de daha konforlu ve güvenli oldukları sebebiyle tercih sebebi olmaya başladı. araba firmaları yayınladıkları reklamlarla bu yanlış algıya neden olmaya devam ediyorlar. şunu unutmayın ki zamanında sigara firmaları da "doktorlar da bizi tercih ediyor" diye hava atıyorlardı. https://gss.gs/fXO.jpeg

    abd'de 2014 yılından bu yana suv araç satışları sedanı geçmiş durumda ve gün geçtikçe fark suv lehine açılıyor. tahminimce dünya genelinde ve türkiye'de de durum buna benzer.

    https://gss.gs/sjT.png

    yukarıda bahsettiğim durum maalesef oldukça büyük sorunlara yol açıyor.

    şöyle açıklamaya çalışayım:

    suv tipi araçlar yayalara çarptıklarında kalça/bel hizası yerine göğüs hizasından çarpıyorlar ve araçtan yayaya çok daha fazla enerji transferi gerçekleştiğinden dolayı yayanın çarpmanın etkisiyle ciddi yaralanma/ölme ihtimali artıyor. anlayacağınız bu araçların kime, neye göre güvenli oldukları bir muamma... araba alırken bu konuyu da lütfen göz önünde bulundurun.

    https://gss.gs/Omu.png

    https://gss.gs/9iX.png

    tabiki hız da çok ama çok önemli bir parametre. 32 km/s hızla giden bir araç sürücüsünün ölüme yol açma ihtimali %5 iken 64 km/s hızla giden araç sürücüsünün ölüme neden olma ihtimali %85. lütfen, özellikle şehir içinde hız yapmayın. gideceğiniz yere gerekirse 5-10 dakika gecikin; biliyorum trafikte zaman kaybetmek çok sinir bozucu bir şey fakat eminim ki hiç kimse bir ömür boyu vicdan azabıyla yaşamak istemez.

    https://gss.gs/YGT.png

    bisikletli ölümleri de maalesef son 30 yılın en pik noktasında.

    https://gss.gs/Bji.jpeg

    bir bisiklet sürücüsü olarak sizlerden son bir ricam daha var, arabanızı park ettikten sonra kapınızı lütfen hollanda stili * açın; yani kapıyı arkaya bakmadan sol elinizle açmak yerine sağ elinizle açın ki aynanın kör noktası yüzünden göremediğiniz bir bisikletli ya da motorsikletlinin bir seri ameliyat olmasını gerektirecek ve/veya ölümüne neden olabilecek bir kazaya sebebiyet vermeyin, unutmayın trafikte sağ şerit sizin olduğu kadar bizim de yasal hakkımız. *

    https://gss.gs/u7U.png

    kaynak 1: https://www.freep.com/...destrians/646139002/
    kaynak 2: https://www.iihs.org/...edestrians-than-cars
    kaynak 3: https://www.dutchreach.org/...-reach-instructions/
    kaynak 4: https://www.outsideonline.com/...adly-cyclist-crashes
  • 3851
    sevgili sözlük ailem, saygıdeğer büyüklerim, değerli kardeşlerim;

    beni tanıyanlar bilir. tanımayanlar için söylemek gerekirse; geçtiğimiz ekim ayında 10 senelik birlikteliğimi bir adım daha ileri taşıyarak evlendim. çok şükür her şey yolunda. bir ömür boyu da bu şekilde geçmesi en büyük arzum. öte yandan evlilik arifesinde elimde olmayan durumlar sebebiyle işsiz kalmıştım ve evlenme arifesinde belli zorluklar yaşamıştım. neyse ki kasım ayında bir iş sahibi oldum ve zor dönemleri atlatmaya başladım. gel gelelim iş maddi anlamda beni tatmin etmeyen bir iş olduğu için arayışlarım devam etmekte. işte bu noktada bu entry'i girme ihtiyacı duydum:

    yarın, beklentilerimi hem maddi hem de manevi anlamda tatmin etme potansiyeli olan bir yerle iş görüşmesi yapacağım. dolayısıyla bu noktada sevdiklerimin hayır dualarına ihtiyaç duyan birisi olarak sevgili sözlük sinerji takımını da göreve çağırıyorum. dualarınız benimle olsun renktaşlarım. inşallah allah kalbinde helal para kazanma azmi olan herkese istediği gibi rızkını ve geleceğini kazanmayı nasip etsin.

    ayrıca son olarak;

    (bkz: biz bir aileyiz kenetlendikçe daha da büyüyen)
  • 9228
    merhaba sevgili renktaşlar, yönetim ve sizden bir yardım talebim var. konu ile ilgili yönetime mesaj atmıştım, sanırım yoğun oldukları için henüz bir dönüş alamadım. başlık açma düşüncem vardı fakat formata uymayabileceğinden buraya yazayım dedim. moderatör arkadaşlardan da eğer sözlük kuralları çerçevesindeyse konuyla alakalı sabit bir başlık talebim var. yardım etmek isteyen arkadaşlar mesaj yoluyla iletişime geçebilir. geçen hafta sözlük yönetimine attığım mesaj;

    merhaba değerli galatasaray sözlük yöneticileri,
    ben ağrı/eleşkirt ilçesi hasanpınar köyü-hasanpınar ilkokulu'nda ücretli öğretmenlik yapmaktayım. köyün ve öğrencilerin sosyo-ekonomik durumları hiç iyi değil, devamlı olarak göç veren bir köy ve bu göçlerden sonra 25 haneye kadar düştü. çocukların çoğunun giyecek ikinci bir ayakkabısı, getirecek ikinci bir defteri yok maalesef. ben elimden geleni yapıp destek olmaya çalışıyorum ama bilirsiniz-bilmezsiniz ücretli öğretmen maaşları asgari ücrete bile denk gelmiyor. benimle beraber destek olacak ikinci bir öğretmen yok çünkü 15 öğrencim var ve tek öğretmenim.
    sizden ve diğer renktaş yazarlardan yardım ve bu konuyla ilgili başlık açmanızı talep ediyorum. yazarların kardeşlerinin giymediği ayakkabı, kıyafet; kullanmadığı defter, kalem vb. kırtasiye malzemeleri çocukları çok mutlu edecektir. okulun birçok eksiği var, renktaş yazarların hatrı sayılır kısmı cüzi miktarlarda (5-10tl) yardım yapsalar dahi bu eksiklikler (projeksiyon vs.) büyük ölçüde tamamlanacaktır.
    yardım gerçekleşirse artan kıyafet, kırtasiye malzemesi ve parayı benim köyüme 2 km. uzaklıktaki aşağıkopuz köyü öğrencileriyle paylaşma düşüncem var. o köyün de ekonomik durumu maalesef kötü, 15-16 öğrenci ve yine benim gibi tek öğretmen var.
    okulum ve orada görev yaptığıma dair resimler;

    https://gss.gs/kd9.jpg
    https://gss.gs/Gnr.jpg
    https://gss.gs/AJd.jpeg
    https://gss.gs/sM7.jpeg
    https://gss.gs/fzO.jpeg
    https://gss.gs/0na.jpeg
    https://gss.gs/byM.jpeg
    https://gss.gs/Q9f.jpeg
    https://gss.gs/W2G.jpeg

    edit: detaylı bilgilendirme
    arkadaşlar öncelikle güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. nick altımı ve gelen mesajları okuyunca şaşırdım ve duygulandım, allah hepinizden razı olsun.
    giyecek, ayakkabı, kırtasiye malzemesi vb. yardımında bulunmak isteyen arkadaşlar ptt kargo ile ağrı/eleşkirt'e gökhan okay adına gönderim yaparlarsa çok daha iyi olur. eleşkirt'te oturuyorum, burada ptt kargo harici herhangi bir kargo şirketi yok. diğer kargo şirketleri ağrı merkezde, merkez dışına haftada bir kere dağıtım yapıyorlar. köyde ise herhangi bir kargo şirketi yok. gelen yardımları okula kendim götürebilirim.
    maddi destek için iban soran arkadaşlara mesaj yoluyla cevap veriyorum, iban/hesap numarasını bu başlık altında paylaşmam sözlük kurallarına uygun mu değil mi bilmiyorum. format konusunda bilgisi olan arkadaşlarım beni bilgilendirirse buradan da iban paylaşımı yapabilirim.
    ilginiz için tekrar çok teşekkür ederim.

    edit: detaylı bilgilendirme-2

    okulun ve öğrencilerin daha çok nelere ihtiyaç duyduklarını belirteyim;
    -öğrencilerin aklınıza gelebilecek her türlü kırtasiye malzemelerine ihtiyaçları var. (kalem, silgi, defter, resim defteri,cetvel, pastel boya vb.)
    -öğrencilerin kişisel bakım ürünlerine ihtiyaçları var. (diş macunu, diş fırçası vb.)
    -en önemli ihtiyaçları; kış ayları çok sert geçiyor, bot ve mont ihtiyaçları var. (kaç numara giydiklerini öğrenip tekrar bilgilendirme yapacağım, gönderilen botlar onlara küçük gelirse kardeşlerine, büyük gelirse ağabeylerine-ablalarına verilebilir.)
    -tek bir sınıf var ve sobayla ısınıyor. o konuda bir problemimiz, odun-kömür ihtiyacımız yok. şu anki odun-kömür stoğu bir sene yeter, dönem bittiğinde devlet takviye ediyor.
    -okulun projeksiyon cihazına ihtiyacı var, dersle ilgili ya da çizgi film vb. izlemek istediğimizde laptopumu götürüyorum, şu an için öyle idare ediyoruz fakat verimli olmuyor.
    -okulun harita vb. materyal ihtiyacı var.

    bunların dışında her türlü oyuncak onları çok mutlu edecektir.

    çocukların ayakkabı numaraları: https://gss.gs/cpv.jpg
  • 11058
    ya sözlük şu ülkeden de, koşullarından da, insanından da cidden yoruldum artık. sözlüğün dertleşme duvarı kapatılmış, bir yerlere yazmak istedim aklıma burası geldi. muhtemelen moderatör silecektir ama ben sadece rahatlamak amaçlı yazmak istiyorum ve yazacağım.

    cidden artık hayattan bezme noktasına geldim. zamanında gerek kendi aptallıklarım, gerek ailemin bilgisizliği yüzünden hem lise tercihim(ticaret meslek lisesi) çok yanlış oldu, hem de o dönemler üniversiteye gidişlerde kat sayı zımbırtısı yüzünden, okuduğun meslek lisesiyle alakalı bölüm tercihi yapma zorunluluğu beni baltaladı ve bu olay hayatımın adeta içine etti diyebilirim. liseyi muhasebe üzerine okudum ve ben bu mesleği sevemedim arkadaş. ama bu demek değil ki sevmek için çabalamadım. vallahi billahi çok çabaladım ama olmadı. sırf şu işi öğretsinler diye üç kuruş paraya çalıştım bir süre ama yok abi öğrenemedim. üniversiteye gitmeye kalktım, bölüm seçme şansım sınırlı olduğu için kazandığım bir üniversitenin işletme bölümüne kayıt yaptırdım. ama mesele şehir dışında kalmaya gelince afalladık maalesef. yurtlar ağzına kadar dolu, aileye de zor geldi ev tutmak, e ışık evleri denilen o cemaat yuvalarında da ben kalmak istemedim. haliyle üniversiteye de gidememiş olduk. gerçi gitsek de ne fayda? 80 sonrası doğan türk gençlerinin büyük çoğunluğu gibi işletme mezunu olup dolanacaktık işsiz, işsiz belki de. yada en kötü şimdiki durumda olurdum. neyse uğraştım, didindim, ama maddiyat el vermedi. olmadı dondurduk üniversiteyi daha sonra giderim diye. peder beyi de işten çıkarmışları o sırada zaten. sonrasında da baktım ki gidemiyorum askerliği aradan çıkarma falan derken 3-4 sene daha heba oldu gitti.

    askerden sonra birkaç geçici iş(tezgahtarlık) akabinde iş arama faslı sürdü haliyle. sigortalı kalıcı bir iş arıyorken ms office programlarını bilmem, klavyemin hızlı olması ve geçmişte genel olarak ofis deneyimlerim olması sebebiyle, erkek sekreter arayan bir mütedeyyin aile şirketinde işe başladım. 7 yıldır da burada çalışıyorum. maaşlar genelde o senenin asgari ücretinin bir tık üstünde seyreder geldiğimden beri. bu 7 yıllık macerada sekreterlik dışında depo sorumlusu, dışarıda banka ve çek işleri kovalama ve kalifiye kölelik gibi bölümlere de bakıyorum. girerken anlaşmamız sadece masa başı sekreterlik üzerineyken, birkaç sene sonra geçici olarak başladığım dışarı işleri de sırtıma binmiş oldu. cidden bu ülke kadar sineğin yağını çıkarmayı seven, zenginlerin olduğu bir başka ülke daha bilmiyorum ben. kuzenlerim ekseri isviçre, almanya ve italya'da yaşıyor. yani gidip oraları görmüşlüğüm var. bizdeki patron ve işveren modeli onlarda yok arkadaş. tek maaşla birden fazla işini gördürme olayı geri kalmış ülke olmanın alameti ne yazık ki.

    önünde telefon var, 0 (yazıyla sıfır)'a bastığı an sekreter telefonu çalacak ve derdini meramını söyleyeceksin. ama yok hocam adam bağırarak odasına çağırıyor ve inanın ki yer yer o kadar saçma işler için çağırıyor ki anlatsam gülersiniz. bankaya sırt çantasıyla yer geliyor iki milyon tl taşıyoruz ama aldığım maaş üç kuruş. hayır bir de insanı salak yerine koyuyorlar geçici olarak yapıyorsun bu işi adam alacağız diye. 2 senedir adam alacaklar tabi yersen. bu sabah artık patlama noktasına geldim. adam odama sinek girdi diye bana söylüyor. ulan sineği de ben mi kovalayacağım yahu?

    şimdi belki diyeceksiniz ki bu makedonyali çok mız mız, iş sevmiyor falan. vallahi alakası yok be dostlar. ağırıma giden zaten geçinmenin imkansız olduğu 3 kuruş paraya, sanki büyük bir nimet veriyormuş gibi 10 tane iş yaptırılması. yani sana para veriyorum o halde benim kölemsin zihniyeti. bu arada bu çalıştığım adamlar diğer patronlarıma göre en hakkaniyetli olanlar. varın geri kalanları siz düşünün. hayır bir kazancım olsa, bir araba alabilsem, köşeye bir para atabilsem, bir ev alabilsem falan filan önemli değil çekeriz diyeceğim ama o da yok. sırf hayatta kalabilmek için bu denli köleleşmek sinirime dokunuyor. şehir desen zaten bitmiş bildiğin mülteci bataklığı. afganı, suriyelisi, afrikalısı farklı farklı tanımadığımız, dilini bilmediğimiz insanlarla dip dibe yaşıyoruz. politik gidişat, ülke ekonomisi, sosyolojisi vs iflas etmiş. geçen hanım hastalandı, özel hastaneye gidene kadar devlet hastanelerinde bir iğne için 2,5 saat mal gibi bekletildik.

    maddi açıdan desen zaten tek başıma geçinemiyorum. evliyim ve ailemle birlikte kirada yaşamak zorundayım. babadan, dededen kalan bir şeyde yok maalesef. hayatımı değiştirmek istiyorum bazen. kalkıp bir yere gideyim diyorum ama gidemiyorum. çünkü ne param var, ne doğru düzgün mesleğim. yanlış anlamayın intihar notu falan değil bu. o kadar karamsar biri değilim, hayatı seven biriyim. ama gerçekten her geçen gün daha da sıkıcı bir hal almaya devam ediyor. psikolojik olarak bitik durumdayım ve bu ülkeden bir halt olmayacak diye düşünüyorum. kişiliğimizi elimizden aldılar ve bizi bu şekilde sefil bir halde yaşayıp ölmeyi bekleyen yığınlara döndürdüler. zengin daha zengin, fakir ise daha fakir. nereden bakarsam bakayım, sanki bir loopun, bir simülasyonun içine hapsolmuş gibiyim. biri çıkıp kırmızı hapı uzatsın diye bekler hale geldim galiba.

    neyse bir parça rahatladım. üşenmeyip okuyan olduysa selam olsun ona.
  • 7213
    abd saati ile pazartesi sabah 4'te ankara'dan amcam aradi (turkiye saatiyle oglen 12 civari), babamin dustugunu ve hastaneye gittklerini soyledi. gazi universitesine goturmusler.

    beyin kanamasi gecirmis. docent doktor fazla sogukkanli bir doktor olsa gerek, ilk ameliyat basarili gecip pihtiyi almislar. ama ufak bir kanama devam ettigi ikinci ameliyata girdi.

    malum moral zehir zemberek galatasaray maci aklima geldi. normalde laptopu alip seyredecektim ofiste (zira gecen bjk macina link bulmaya calisirken bilgisayarlara virus girmis. it (information technology)deki adam sagolsun bir gunde sistemi yeniledi.)

    neyse babamin durumu yuzunden ne maci izleyebildim ne de ozeti. saatler sonra ligtv ya da bein sport diyin, internet sitesinden eren derdiyok'un fotografi ve galibiyet basligini gordum. galatasaray'a tesekkur ettim. boyle bir kotu gunde bir nevi azicik da olsa teselli oldu.

    babamin durumu iyiye gidiyormus. ikinci ameliyat sonrasi tomografisi iyi cikmis. sizden ricam dualariniz ve dilekleriniz. yakin bir zamanda iki haftaligina ankara'ya gelecegim. birsey isteyen varsa elimden geldigince yerine getirmeye calisacagim.