• 10127
    amerika'daki özgürlük ve demokrasi ile türkiye'deki özgürlük ve demokrasiyi kıyaslayan mı dersin, referandumda hayır diyecek bir ünlünün iktidardan ve ya destekçilerinden "o da senin düşüncen biz özgür bir ülkeyiz. fikrini beyan edebilirsin serbestçe." şeklinde geri dönüş alacağını zanneden mi dersin tam bir demokrasiseverler sözlüğü olmuş sözlük. şu rıdvan arda zımbırtısında büyük bir kısım çıkıp aynı şekilde "hayır" demeye kimsenin götü yemez tezini savunurken birileri çıkıp isteyen istediğini der demokrasi milli irade vurgusu yapıyor. ilk günden hayır diyenleri pkk ile aynı kefeye koyan kendileri değilmiş gibi...
  • 10128
    ülkenin mevcut ortamında apolitikliğin pek de mümkün olmamasına bağlı olarak siyasi açıdan apolitik kalması, yalnızca sporla içli dışlı olması olası olmayan can ciğer.

    alttaki cümleler aslında herkesin kendince bildiği, gözlemlediği saptamalardan oluşmaktadır. zamanını ayırıp okumaya devam edecek olanlardan bunu bilerek okumaya devam etmelerini rica ediyorum. sonra demeyin 'aaamaaan biz de biliyoruz bunları be birader çok boş yapmışsın' diye(u: :(), baştan belirtmiş olayım.

    türk futbolundaki tüm kulüp yöneticileri arasında siyasetle ilgisi olmayan kişi sayısı muhtemelen iki elin parmaklarını geçmez. keza türk futbolunda şu an faal olarak görev alan türk teknik adamların ve bu teknik adamların ekiplerinde bulunan türk profesyonellerin arasından siyasi şahıslarla ilgisi olmayan birey sayısı da iki elin parmaklarını geçmeyecektir. yerli malı yurdun malı* futbolcuların muazzam fazlalığından bahsetmeye bile gerek yok. işin görsel ve yazılı basın noktasındaysa ortalık tam manasıyla çıkarcı sahtekarlar çöplüğüne dönmüş durumda. hal böyle olunca da bu durum* birtakım odaklar(u: mevcut iktidara yakınlığı kaf dağı'ndan duyulan sözüm ona gazeteciler ve televizyoncular bu işte başı çekiyor.) tarafından yurdum insanına sistematik olarak empoze ediliyor. bu siyasi manipülasyon bombardımanı karşısında da insanlar, özellikle eğitim seviyesi kağıt üstünde düşük olarak addedilen kesimler, varlarını yoklarını siyasi argümanlara göre şekillendiriyorlar.(u: takım tutar gibi siyasi parti tutma sapkınlığı da işte tam olarak bu manipülasyonun bir sonucu ya da zıt bir düşünceyle temeli. bir döngü.) dolayısıyla sporun yalnızca saha tarafıyla ilgilenmek isteyen bir kişi böyle bir ortamda istese de istemese de mevzubahis tayfanın eylemleriyle ve söylemleriyle karşılaşmak - yaşamak zorunda bırakılıyor - kalıyor.

    bireysel fikirleri, herhangi bir konudaki toplumsal yaklaşımları, kültürü, sanatı ama özellikle sporu* bu derece siyaset foseptiğine batmış olan bir kitlenin yaşadığı bir coğrafyada yalnızca spor konuşulması hedeflenerek oluşturulmuş bir platformun siyasi açıdan apolitik kalabilmesi imkanlar dahilinde değil gibi. (bkz: spora siyaset karıştırmak)
  • 10129
    iyiden iyiye siyasi bir arenaya donmus, insanlari tek bir ortak noktada birlestiren cemaatin mantigi degismis sitedir.

    insanlara kizamiyorum turkiyede siyasetten anlamayan kimse kalmadi, herkes siyasi arenanin icine dalip fikirlerini beyan eder oldu ama gonun ister ki suraya girdigimizde mevcut sorunlari birakip kafamizi dagitalim, muhabbet edelim.

    yine de siyaset iyi insanlarin isi degildir. galatasaray icin ugrasalim.
  • 10130
    siyaset ayrı ülkenin geleceği ayrı şey, burada insanlar a partisi, kötü, b partisi eğri, c partisi en güzeli demiyor, ülkenin geleceği için endişeleniyor, bireyler üstü bir endişeden bahsediliyor.

    kısaca anlatmak gerekirse, uğraşmak için bir galatasaray kalsın diye, uğraşmak için bir spor kalsın diye.

    yıllardır, spora siyaseti sokan biz taraftarlar mıyız? spor adamları mı? sporcular mı?

    hayır başlığına bu sabah bir entry girdim, ışık hızında, "ilgi alanımızın dışındadır sebebiyle silindi" mesajı aldım. cumhuriyeti değiştirmek, rejimi değiştirmek, günlük tüm rutinlerimizi belki de tümden değiştirecek bir olay nasıl ilgimizin dışında olabilir?

    gerçekten olan biteni izlememek, anlamamak, uyumak, için mi spor müsabakalarını takip ediyorsunuz.

    apolitik olmak, taraf tutmamak, belli bir siyasi partiyi desteklememek endişelenmeyi önlemiyor. düşünmemek, sürü halinde hareket etmek endişenmeyi önleyebilir. içinize sinerse.

    not: bu yazımda da silinen önceki yazılarımda da insanların hangi oyu kullanması gerektiğini, hangi oyu kullanmaması gerektiğinden bahsetmedim, burada insanlar endişelerini pekala dile getirebilir olarak biliyorum.
  • 10131
    siyasi arenaya dönmüş diye hayıflananlar yanılıyorlar. bugun yerel seçim olsa gelip burada partilerden konuşsak evet bu siyasete girmek olur. ama ortada bir rejim değişikliği söz konusu, bu siyaset olmuyor , bu hepimizin geleceğini ilgilendiren bir konu. galatasaray'ı da fener'i de doğrudan ilgilendiren bir konu. o yüzden yansımaları mutlaka sözlüğümüzde olacaktır hatta olmalıdır. bugun galatasaray'ın eski topçuları çıkıp video çekmek suretiyle ülkenin geleceği hakkında söz beyan edip propaganda yapıyorsa bu iş siyaseti falan çoktan aşmış demektir.
  • 10133
    dandirik erzincanspor'a karşı şov yaptığı için wesley sneijder ve lukas podolski gibi 2 yıldızın eleştirildiği sözlük.

    evet, sneijder 5 milyon euro'yu senelik erzincanspor'a şov yapmak için almaktadır. (daha önce açıklamıştım sözleşmesini, buyrun bakın bkz: #2092815) ama hadi biz yine de 5 diyelim sizi mi kıralım değerli sözlük yazarları. * evet, lukas podolski de 5 gol attı dandirik erzincanspor'a karşı değil mi? hı hı, evet. sneijder bir tek alanya maçını kurtardı ligde bu sezon değil mi? evet, evet, mükemmel haklısınız arkadaşlar.

    inşallah gider sneijder de podolski de muslera da de jong da bruma da. aydın yılmaz geri gelsin. yekta oynasın. umut alınsın kayseri'den süper bedellerle ve onları izleyin!

    size bunlar layık! yazıktır...

    hadi futbolu bilmeyebilirsin, çok normal. bak tekrardan söylüyorum çok normal. ama bu takımın halen sattığı formalara bakalım mı kimin forması satılıyor? en top 3'den birisi sneijder, diğeri de podolski'dir. ki 3. isim de bu listede bruma'dır sıralama önemli olmadan. bunları düşünmeyin ama siz. sneijder 5 milyon euro alıyor ya yuuuuuh, podolski mutsuzmuş siktirsin gitsin yuuuuuh, bruma pas vermiyor hemen 10'a 11'e satalım yuuuuuuh, muslera satılsın da onur alınsın trabzondan her yan top gol oluyor yuuuuuh. daha yazarım da yazarken utandım, elim gitmiyor.

    futbolu öğrenin arkadaşlar. güzeldir futbol. ama bilmeden öyle körü körüne izlersen bir bok anlamazsın. öyle izliyorsan git curling falan izle.

    edit: imla
  • 10135
    siyasi arenaya donmus diyenler haklı fakat siyaset elini ayagını sporumuzdan cekerse , biz de siyaset konusmayız . kadıkoyde kaldırdıgımız kupanın bir kulbuna siyaseti ortak ettiler o gece, yeni statlar acılıyor hukumet miting yapıyor , stat sahipleri egilip bukulup sekilden sekile giriyor , tek adaylı secime gidiliyor federasyon baskanlıklarında, tek gecede maddeler, raporlar degistiriliyor vb vb..

    herseyi bırak, macları seyrettigimiz kanal bile katar'lı el-cezire denen şirret kanalın uzantısı. katar emiri stratejik dost ve muttefikimiz. su anki emir'in babası 2022 dunya kupası dahil herseyi rusvetle satın alan , radikal dinci gruplara yardım yapan , kendi babasına darbe yapmıs biri .

    uzatmaya gerek yok daha fazla.

    o yuzden siyaset sporda metastasını tamamladı . temiz futbol ,spor izlemek isteyenlere tavsiyem gs, fb ya da bjk tv'de eski maclara baksınlar. ali sami yen, inonu camur icinde , emekci futbolcular camurun icinden topu cıkarmak icin tekmeliyor, tribunler tıklım tıklım dolu , pasolig yok, playoff yok, yayın yok, rant yok, istismar yok vb vb.
  • 10138
    galatasaray'ın rakipleri nasıl olmuş da galatasaray'dan daha fazla konuşulmuş acaba! sözlükte en çok entry girilen başlıklara bakınız efendim:

    1) ne dediler

    2) galatasaray futbol takımı

    3) wesley sneijder

    4) fatih terim

    5) arda turan

    6) burak yılmaz

    7) felipe melo

    8) selçuk inan

    9) galatasaray sözlük

    10) sabri sarıoğlu

    11) hamza hamzaoğlu

    12) ünal aysal

    13) galatasaray sözlük ile ilgisiz istekler

    14) fernando muslera

    15) didier drogba

    16) emre çolak

    17) hamit altıntop

    18) semih kaya

    19) galatasaray taraftarı

    20) milan baros

    hani her şey kabak gibi de anlamak istemeyenler falan olur ben söyleyivereyim, 1 başlık hariç ki o da ne dediler başlığı, diğerlerinin hepsi galatasaray ile doğrudan alakalı şeyler hanii! madem galatasaray dışında bir konuda yazmak abes geliyor diğer tüm başlıkları kaldıralım. hatta tek başlık olsun herkes onun altına yazsın forum gibi. bu ne abi? ülkece özgürlükten bahsediyoruz, kısıtlamalardan yakınıyoruz, linç kültüründen dem vuruyoruz ama en ufak şeyde biz de bunlara bulaşıyoruz.

    beyaz mısınız siz de siyahı eleştiresiniz, bu ne anlayışsızlık yahu! gayet tabii şampiyonluk yarışındaki bir rakibimiz puan kaybetmiş ve bugün(29.01.2017) sadece onların maçı olduğundan onlar konuşulacaktır. ne yapalım galatasaray- trömsö maçını mı yad edelim? bugün başakşehir 4 yese yine onların goy goyu dönecekti. fenerbahçe ile matrak geçilince canı mı yandı acaba birilerinin?

    bu işi yapacaksanız hakkıyla yapın arkadaş, yavandan ucuzdan yapmayın. yenmiyor, yemezler!

    nasıl bir saçmalıksa artık şampiyonluk yarışındaki rakibimiz fenerbahçe puan kaybetti üstelik 4 yiyerek ama biz bunları konuşmayacakmışız, vay be. ne konuşalım? papua yeni gine'de çıkan halk ayaklanmalarını mı?

    bu kadar manasız da sallanmaz arkadaş ya!

    yani bilmiyorum olduk olmadık her şeye karışmak istemiyorum ama insan bazı yerde de susamıyor kusura bakmayın. bir şeyleri hissediyorum anlıyorum ama ayıp da olmasın diye söylemiyorum. bu kadar belli etmeyin arkadaş, yazık ya. saygı efendim saygıııı.
  • 10139
    herhangi bir başlık altında yaftalamalar, tamamen subjektif-duygusal reaksiyonlar dışında dolu dolu bir entry bulmanızın her geçen gün zorlaştığı sözlük.

    tıkladığınız her başlık demirkol sinsi, meleke kurnaz, x boş adam, z böyle gs düşmanı'ndan geçilmiyor. siyasilerin dış mihrak/terörist/çapulcu retoriğinin aynısı bu. ve siyasetten, politikadan tamamen uzak bir alanda bile her yeri sarmış durumda.
  • 10143
    kurallardan bir haber yazarlar bir yönetime saldırıyor, birbirlerine saldırıyor, nick altlarından nick altlarına koşuluyor. sözlük seviyesi son aylarda iyice düştü, nedenleri nedir bilemiyorum ama son zamanlarda sözlükte daha az vakit geçirir oldum. sözlük normal ortamına dönüp, düzelene kadar da böyle devam edecek herhalde. ayrıca moderatörleri suçlayan yazarlar kurallardan bir haber davranıyorlar. bence tekrar eski ortama dönmek için yaptırımları biraz arttırabilir yönetim.

    --- alıntı ---

    19 - nefret söylemi
    a) bir kişi ya da zümreye, toplumdaki azıklıklara, farklı kimliklere; ait olduğu kimliği, inancı, politik görüşü, cinsiyeti ya da cinsel yönelimi gibi nedenlere saldıran; ırkçı nefret, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğe dayalı türlü nefret biçimlerini yayan, savunan, haklı gösteren ya da buna teşvik eden her tür ifade biçimi galatasaray sözlük’te nefret söylemi olarak tanımlanmıştır. bu tarz ifadeleri içeren yazılar galatasaray sözlük’te “nefret söylemi” sebebiyle silinir.

    --- alıntı ---
  • 10150
    igor tudor başlığında yazılanları okuyunca aniden üstüme bir mutsuzluk, bir umutsuzluk çöktü. çünkü bizler taraftarımızla yani esasında kendilerimizle çok gurur duyarız işte çok m oderniz, çok elitiz, çok aydın fikirliyiz, avrupaiyiz, falanca konuda şöyle aklıselimiz, futboldan anlıyoruz vesaire diye. yaşanılan travmatik dönemlerden sonra da büyük bir çoğunlukça devrim yapmak- sistem kurmak gerekliliğinden bahsedilir. ki bu da olması gerekendir. ancak ne zaman ki iş gerçekten devrime gelir iş gerçekten sisteme geçişe gelir o zaman taraftar gerisin geri adımlar atar. yok efenim galatasaray deneme tahtası mı, yok efenim kendini ispatlamalı önce, yok efenim galatasaray bu kadar düştü mü...

    ben şimdi soruyorum. peki klopp sonrasında dortmund, hiçbir elle tutulur başarısı olmayan, mainz ile son senesinde kötü giden ve mainz yönetiminin de isteği ile görevden alınan hatta kariyerinin zirvesi mainz olan tuchel'i takımının başına getirerek koca dortmund'u rezil rüsva mı etmiş oldu?

    tuchel'in dortmund öncesi kariyerine bakalım:

    2009-2010 sezonu mainz- ligte 9. oluyorlar.

    2010-2011 sezonu mainz- 5. oluyorlar.

    2011-2012 sezonu mainz- 13. oluyorlar.

    2012-2013 sezonu mainz- 13. oluyorlar.

    2013-2014 sezonu mainz- 7. oluyorlar.

    şu hale bakın koca dortmund bundesliga'nın orta sıra takımının antrenörünü getiriyor takımın başına. yazık günah! neden tuchel'i seçiyorlar biliyor musunuz, çünkü adamlar salt puantaja bakmıyorlar. adamlar her daim proje içinde hareket ediyorlar ve projelerin içeriği derin olur. tuchel'i seçmede nedenlerine gelelim:

    1) futbolcuğu esnasında üniversitede spor bilimi ve ingiliz dili ve edebiyatı, futbolu bıraktıktan sonra da iş yönetimi eğitimi alması.

    2) hannesweisweiler akademisi’nde antrenörlük eğitimini mükemmele yakın olan 1,4’lük not ortalaması ile tamamlaması.

    3) alman futbolunda hocaların hocası olarak kabul gören ralf rangnick'in yardımcılığını yapmış olması.

    4)alt yapılarda başarıyla görev yapıp genç takımla şampiyonluk yaşaması.

    5) almanya'da o döneme kadar yaratılmamış taktik detayları ve oyun içi şablonları yaratması.

    işte proje isteniyorsa bunlara bakılıyor. ''yea karabük'te deplasman kazanamamış''la olmuyor bu işler. karabük'ün başında başka birisi olsa küme düşmemeye oynardı. kadroları gayet de kalitesiz, bakmayın tudor öyle bir işliyor ki takımını en defolular bile bir zidane gibi duruyor. örneğin antrenörün takıma etkisini göstermek adına şunu söyleyebiliriz: kerim zengin bile bu sezon 12 km'lerde koşuyor. kerim zengin yahu! adamın hayatında 10 km'yi gördüğünü zannetmem.

    ancelotti milan'ın başına geçmeden evvel kariyerinde sadece reggina calcio ile parma vardı.

    zidane real madrid'in başına geçmeden evvel kariyerindeki tek takım castilla...

    conte juve'ye gelmeden evvel kariyerindeki takımlar şunlar: arezzo, bari, atalanta, siena.

    koskoca dev kulüpler juventus, dortmund, real madrid bile ''yaa kendini ispatlamış hoca lazım, kariyerli hoca lazım'' triplerine girmiyor da bizim kulübün taraftarları hoca beğenmiyor. neymiş kendini ispatlayacakmış, bak sen...

    neden mi tudor'u istiyoruz ey vizyoner taraftar! 1) adam hırslı, hiçbir an oturmuyor ve oyuncularını uyanık tutuyor. 2) teknik- taktik olarak gayet yeterli seviyede, çizdiği taktikler bize çok uygun. 3) oyuncu değiştirme konusunda bugüne kadar en ufak falsosunu görmedim. kaldı ki yaptığı hamlelerle maçı çevirdiği çok oldu hem de riekerink müdahaleleriyle maçı aleyhimize çevirmekle meşgulken. 4) büyük takım görmüş, juve gibi kulüpte 8 sene başarıyla görev almış, büyük kulüp olmanın sorumluluklarını çok iyi bilen birisi. 5) lippi tedrisatından geçmiş bir oyuncu. 6) görüldüğü üzere oldukça otoriter, oyuncularını karşısında mum gibi hizaya sokabiliyor, yan hakemden makas alabiliyor, adaletli, yerliydi yabancıydı olaylarına girmez, avrupai, efendi.

    ve her şeyden evvel eğer bir teknik adam seçeceksek burada en önemli mevzu güzel futbol oynatmaktır. puan ne kadar alırsan al, oynattığın futbol kötüyse öyle ya da böyle gönderilirsin. tudor hem puan olarak gayet iyi hem de oynattığı futbol olarak. hakem hatalarından en çok başı yanan takım olarak kesinlikle ilk 5'te olmayı hak ediyorlar bu sezon. adamın kadrosu da hani öyle yıldızlar geçidi falan değil ha. kerimler, danyler, ilhan depeler böyle adamlar hep.

    galatasaray taraftarı ne zaman rasyonel ve realist olur o zaman burnumuz boktan kurtulur. galatasaray çok büyük kulüp eyvallah ama realistliğini kaybedersen geleceğini de kaybedersin. dortmun, juventus gibi kulüpler bu yaklaşımlarla yeniden dirildiler. juventus şike sonrası gidip de kaşarlanmış bir italyan antrenör getirebilirdi, ne de olsa kendini ispatlamış olurdu ama öyle yapmadılar. gittiler ekseriyetle serie b'de görev yapmış conte'yi seçtiler. ve böyle ayaklandılar. aynı şey dortmund için de geçerli. gittiler iki sefer mainz'ın teknik direktörünü aldılar. birisi zaten dünyanın en iyi hocalarından biri olarak kabul görüyor artık.

    ya realist yaklaşırız olaylara ya da son 15 yılımız nasıl geçmişse geleceğimiz de aynı şekil olur.

    bizim taraftarın hak ettiği şu:

    - önce git kariyeri iniş çıkışlı, yaşlı, tecrübeli, kaşarlanmış, ismi bilinen ama çok bir vasfı olmayan (dick advoocat gibi) bir teknik direktör getir.

    - sonra ligin 20 ila 25. haftalarında bu adamı kov ve yerine eski futbolcularından oluşan bir koalisyonu teknik heyet yap.

    - yeni sezon gelince bunları da kov ve hoca aramaya başla.

    - önce fatih terim sonra da lucescu'ya teklif yap. olmadıysa geriye dön eski hocalarını yokla.

    - onlar da mı olmadı ümitlerini bitirme, alel acele ve bir plan-proje olmadan menajer tavsiyelerini al.

    - ''bak başkanım şurada bir co adriaanse var öff var ya takımı uçurur, şurada bir prandelli var yeryüzünün en iyi teknik direktörü başkanım'' lı cümlelerle arayışlara başla.

    - ve yine dandirik, posası çıkmış, yaşlı birini al getir.

    - sene ortasında kov yerine mustafa denizli- cihat arslan- hamza hamzaoğlu tarzında birini al. en geç 1 sene sonra onu da kov. yerine eskilerden birini getir.

    bir bakmışsınız galatasaray'ın 10 yılı çöp olmuş. alın size son 15 yıl galatasaray futbol takımı özeti, alın size tecrübeli hoca, alın size kendini ispatlamış teknik direktör, alın size galatasaray!
App Store'dan indirin Google Play'den alın