• 9119
    arada bir taraftarımızı sağda solda rezil eden bazı muhabbetlerin döndüğü sözlük maalesef:

    (bkz: örtülü ödenekten fenerbahçe'ye para aktarılması)

    şunu şuraya koyalım da yazar arkadaşlarımız böyle saçmasapan başlıklar açmadan önce bir kere daha düşünsünler:

    http://fenerbahcesozluk.net/entry=242490

    caps:
    https://i.imgur.com/nNZC6Y2.png

    not: başlığın tamamen silinmesine karşıyım.. sansürün her türlüsüne hayır.. hatta başlık yerinde kalsın ki; ezikliğin tutulan takımla değil, kişinin kendi kavrayışsızlığıyla alakalı olduğu; rekabetten gözümüz korkup aşağılık kompleksine girince hepimizin ne kadar ergenleşebileceği de ortaya çıkmış olsun.. sadece şu andan itibaren entry girilmesin, bugünün başlıklarında çıkmasın, yeter..

    yoksa antu kafası diye taşak geçtiğin adam böyle lafı koyar sana işte.. normal zamanda acıdığın tiplerden hiçbir farkın kalmaz..

    yine de bu başlığa entry giren yazar arkadaşlarımızın çoğu bunun ne kadar boş bir iddia olduğunu ve sözlüğümüze yakışmadığını zaten çok güzel söylemiş, onu da ekleyelim..

    burada olması gereken de bu zaten..
  • 9201
    http://strawpoll.me/5198781/r

    eğer sözlük bilerek troll yapmadıysa , gerçekten üzücü sonuçlar. pek çok değerli yazar vaktini, zamanını ve bilgisini ayırıp, pek çok konuda enfes analizler yapıyor. gerek taraf olduğum, gerek fikirlerimin tamamen zt olduğu pek çok yazar boşa uğraşıyor demek ki. fakat pek çok şeyi de açığa çıkarıyor bu sonuçlar aslında. biz sayfa sayfa hamzaoğlu eleştirisi yaparken, x yazarı gelip "ama üç kupa aldı, siz galatasarayın kötülüğünü düşünen adamlarsınız" yazısını, bizim yazdıklarımızı okumadığından yazıyor demek ki.
  • 9204
    http://strawpoll.me/5198781/r

    anket sonuçları beni cidden üzmüştür. sebebine gelirsek burası bir sözlük ve forumdan farklı olarak başlık altında konu ile alakalı bilgi, fikir veya fikirimsi şeylerin varlığını isteyen birisi olarak üzmüştür. gençler o zaman td forum'a gönderelim buradan hepinizi benim eski bir hesabımda var vereyim mi ne dersiniz?

    biz neyiz ki veya ne yapıyoruz ki durumuna sokmamak lazım olayı. çünkü sen bir sözlüksün galatasaray ile alakalı bir bilgi deposuna dönüşmen gerekirken sığ entryleri savunmak veya kulp bulmaya çalışmak kötüdür.

    yazar olmayan insan buraya bilgi almak için geliyor tabi bu bakış açısı ile alakalı veya ben mi ''sözlük'' kuramını abartıyorum bilmiyorum.

    bu yüzden (bkz: galatasaray sözlük'ün sosyal sorumluluğu) başlığına fazlaca önem verdim ancak anket sonuçları genel yazar kamuoyunun bile olaya nasıl baktığını gösterdi. burası galatasaray taraftarı adına bir sembol veya çok değer gören bir yere dönüşebilirken bu kafa sanırım bu hayalin önündeki en büyük engel. kısa yazı okumak isteyen adam kısa entry girer bu kadar basit ve sonuç tam manasıyla bir çöplük.
  • 9207
    yazarlarının her gün bıkmadan usanmadan şu paylaştığım linke bakmalarını tavsiye ediyorum şiddetle. 26 yaşındayım ama burada okuduklarıma baktıkça daha iyi anlıyorum ki hayat üzerine düşünmenin, aydınlanmanın, olgunlaşmanın yaşla falan ilgisi yok. üzgünüm dost acı söyler. çok net bir şekilde görülüyor ki çoğunuz hayatınızı "takım sevdası" kisvesi altında kızgınlıklar üzerinden, nefret üzerinden, stres üzerinden yürütüyorsunuz. dinlersiniz dinlemezsiniz yine sizin bileceğiniz iş; he açık söylemek gerekirse pek umrumda da değil şu hayatta düşünecek çok daha önemli şeyler var adlarını bile bilmediğim adamlardan. şimdi okuyup yine celallenirsiniz diye söylüyorum bu dediklerimi yanlış anlamayın sadece dürüstüm ve sözlüğe bu entry'le bir katkım olsun istiyorum. bakarsınız aranızdan birinin hayatına dokunur söylediklerim. hayatı değişir. dünya değişir. ben böyle bakıyorum. haberiniz olsun beyler. galatasaray bir bok değil. ben bir bok değilim. sen bir bok değilsin. fatih terim, ünal aysal, metin oktay, roberto mancini bir bok değil. bunlar gördüğümüz küçücük resimler şu hayatta. hepsi ama hepsi gelip geçecek. o yüzden size önerim. kırmayın, germeyin. sevin abicim. değer verin. gülün. mutlu olun. sağlıklı olun. gidip kocaman sarılın en sevdiğinize, annenize, babanıza, kardeşinize, dostunuza her kimse artık. şu geçirdiğiniz zamanın, aldığınız her nefesin kıymetini, onu en güzel en olumlu şekilde içinize çekerek bilin. ve dediğim gibi bu fotoğrafa her gün bakın.

    http://voiceseducation.org/...rlsaganexistence.jpg
  • 9262
    (bkz: cristiano ronaldo/#1792740)

    şu entry'e verilen tepki dursun özbek'e verilse çoktan istifa etmişti. ne ırkçılığımız kaldı, ne şakirtliğimiz. ayıp dedik anasını satayım. bu sözlükte dönen tüm kadın muhabbetleri içimi bayıyor. bu denli bir vaka karşısında da, o kadarını yapmayın demek için yazdığımız 2 cümlelik entry ahaliyi ayağa kaldırdı.

    http://i.hizliresim.com/YlOGkj.jpg
  • 9372
    daha fazla içinde olmanın gereğini görmediğim sözlük formatındaki web sitesi.

    yalnızca galatasaray'a dair analiz, eleştri, öneri yazmak ve bunları okumak için dahil olduğum bu ortamın, aslında okur penceresinden baktığımdan çok daha farklı olduğunu gördüm. adamcılık, grupçuluk, hizipçilik, nefret, sözlük üstünden siyasi ve terör örgütü propagandası, ırkçılık, yönetim kadrosunun güven vermeyen tavırları, entry oylamaları ve silinmeleriyle ilgili kuşku uyandıran olaylar.

    sonuçta keyifle yazı yazıp, yeri geldiğinde teknik taktik analiz üstünden fikri tartışma ortamı beklerken, ahbap dost ilişkisinin en iğrenci adam kollama, gruplaşmayı gördüm. farklı düşüncelerle problemim yok. sıkıntı türkiye cumhuriyeti tarafından terör örgütü kapsamında nitelenen grupların bir takım yazarlar tarafından sempatiyle bakılıp destekleyecek yazılar yazılması. ve bunların sözlüğe etkisinin gözardı edilmesi.

    tam da içinden geçtiğimiz bu sıkıntılı ve gergin günlerde tam olarak patlak vermesi olayın hararetini nezdimde iyice arttırdı. galatasaray'ı değil, terör örgütü sempatizanlarını konuşuyor, takip ediyor oldum. yok "sosyal deney", yok "gerçek yüzü görme", yok "kol gibi geçirme", yok "üstten çaktım alttan kopardım", yok "kardeşlerim çok güzel yapmışlar" yok şu yok bu.

    bana ne senin terör örgütünden, propagandandan? bana ne senin arkadaşını yalanlarla manipüle ederek temizleme çabandan? bana ne senin o iğrenç ve hastalıklı öç alma duygundan? bana ne grubunuzu kollama çabalarından? galatasaraylı kimliğiyle toplandığımız ortamda bana ne ırkçılık yaptığı için atılan yazarın, yalandan hapse girmesi? o ırçkı kişinin başlığında yazdığımda da (u: hagi tarafından niteliksiz entry olarak silmeden önce, ama diğer yalanlar duruyor hala orada) bu tarz suçlu bireylerin/suçu ve suçluyu övme zihniyetindeki bireylerin burada nasıl olabileceği vurgudaydı.

    önceden aynı terör örgütüne defalarca sempati gösterdiği yazılar yazan kişinin, daha sonrasında o terör örgütüyle organik bağının çıkması, şaşılacak durum değil. arkadaşları tutuklandı diye yalan söylediklerinde, haber linki attıklarında, mod işin içine dahil olduğunda kimse demedi ki "ulan bu çocuğun pkk ile ne işi olur" diye? irkçı ve terör örgütü sempati olan bir adamın terör örgütüyle bağlantısı olması herkesin aklına yattı. ben burada birileriyle durmadan kavga etsem, ölümle tehdit etsem ve bu sebepten sözlükten atılsam, ardından bir gece yarısı birileri benim hakkımda "haginin telefonu sinirlenmiş takmış bıçağı birini öldürmüş, savcılıktaki sorgusunun ardından cezaevine yollanmış" dese, ardından "arkadaş kavgası kanlı bitti" diye bir link paylaşılsa. ne diyecektin arkamdan? o sözde gerçek yüz görücü kitle arkamdan "zaten burada da sataşmadığı tehdit etmediği adam yoktu" diye ilk onlar koşmayacak mı başlığıma. nasıl da arkadaşınızı temize çıkarmak için, o arkadaşınız burada sanki hiiiç ırkçılık yapmamış, terör örgütünü haklı gören yazılar yazılmamış gibi bir tavır takınıyorsunuz? ne sebepten atıldı o arkadaşınız bu sözlükte, ne sebepten geçen hafta başlığına bilmem kaç tane entry girildi? sonra utanmadan "iştee gerçek yüzünüzü gördüük", "işte masumiyet karinesii", "işte böyle bilezik gibi geçirirler adama" triplerine girdiniz. farkında olmadan sözlük ortamında kendi sürünüz dışında ne kadar iğrenç bir intibaya sahip olduğunuzu kendi elinizle ortaya çıkarmışken.

    yönetime dair ne yazsam boş. "top benim oynatmam güç benim yazdırmam" şeklinde silinebiliyor entryler. ama diyeceğim, sadece bu goygoy meselesinde değil, terim-aysal, yerli-yabancı, vb. konularda da bu kadar tarafgar olacaklarsa, buraya galatasaray sözlük adını vermesinler. rerererarara sözlük şeklinde değiştirsinler.

    kısaca yazıp gidecektim ama tutamadım kendimi. diyeceğim bırakıyorum sözlüğü. sadece yazar olarak değil okur olarak da. çok bir şey katmayı, çok bir şey kazanmayı düşünürken, boktan bir olayla bırakıyorum. halbuki nasıl heyecanla sözlüğün bir parçası olmayı beklemiş, ne kadar tereddütte kalarak "acaba yeteri kadar kaliteli mi yazdığım" diyerek çaylak entrylerimi girmiş, ne kadar mutlu olmuştum "tebrikler yazar oldunuz" mesajını ilk gördüğümüzde. ama başım öne eğik bir şekilde değil, sinirlerime hakim olamayıp çirkinleşmeden, başım dik şekilde gitmek istiyorum.

    hagi isimli sözlük sahibinden tek ricam bu entrymi "niteliksiz entry" diye değerlendirip silmemesi. bu zamana kadar yazdıklarımı okuyan, geribildirimde bulunan ve bana bir şey katan yazarlara teşekkürler. umarım şu kötü günlerden hem milletçe hem galatasaray olarak çok daha güçlü bir şekilde çıkarız.

    https://youtu.be/Eu9B0polR4Y?t=29m1s
  • 9385
    sadece spor daha doğrusu futbol temalı bir sürü televizyon kanalı, gazeteler, dergiler kısaca yazılı ve görsel basın organı mevcut artık memlekette. açıyorsun sabahtan akşama kadar konuşuyorlar, aynıları zaten yine gazetelerde de yazan adamlar.

    galatasaraylı bir futbolcu oyundan çıkarken mesela; (bkz: emre çolak) hocasının elini sıkmaz, hocaya tavır yapar filan, açarsın bakarsın, alayı veryansın ediyor. bi'bakmışsın hepsinin ağzında etik değerler. adamlıktan girip futbolculuktan, kişilikten girip insanlıktan çıkıyorlar. hangi takımlı oldukları da önemli değil. hatta rakiplerden daha çok galatasaraylı yorumcular buna öncülük ediyor. kendilerinden beklendiği gibi.

    öte yandan fenerbahçe maçında van persie oyuna girerken, kendisine taktik vermeye çalışan teknik direktörünü hiç sallamıyor, hocası ne kadar uğraşırsa uğraşsın adamı dinlemediği gibi bir de "la hadi git otur yerine" dercesine öyle bir hareket yapıyor ki, akıl alır gibi değil. sonra açıp bakıyorsun aynı adamlar çok acayip şeyler konuşuyorlar.

    bu verdiğim iki örnekte yakın zamanda yaşanmış somut örnekler ve şimdi bunlar üzerinden bir değerlendirme yapalım.

    galatasaray örneğinde; oyuncu maçın sonlarına doğru oyundan çıkıyor, hocasına tavır yapması elbette kabul edilebilir bi'şey değil ama arkadaşına, kendisine, hocasına, hakeme veya bi'başka nedenle sinirlenip böyle bir harekette bulunuyor. oyuncu çıktığı için olay sadece oyuncu ile hoca arasında gerçekleşen kişisel bir olaya dönüştüğünden maça etkisi olmuyor. bunun üzerine yapılan yorumlar; kadro dışı bırakılmalı, çok ağır ceza verilmeli, hoca istifa etmeli, başkan bırakmalı vb. bi'şekilde en üst sınırında üstünden cezayı kesip noktalıyorlar.

    diğer örneğe bakıyorsun, adam oyuna girecek, hocası da bi'şeyler anlatmaya çalışıyor. hadi seni geçtim, senin taktiğe filan ihtiyacın yok o derece futbol üstü bi'adamsın ama adam sana belki de "sen oyuna girince ali'ye söyle sağ geçsin, veli de sola geçecek, ahmet ortaya mehmet kenara geçecek, senle hamdi de forveti çiftleyeceksiniz" şeklinde belki de tamamen takımın dizilişi değiştirecek taktik verecek ama onu da dinlemeyip üstüne bir de hocaya şu hareketi yapıyorsun. https://gss.gs/B31.jpg hadi tekniği, taktiği geçtim ama bir futbolcunun hocasına şu hareketi yapması bile başlı başınına apayrı bir olay ve son derece ayıp.

    https://gss.gs/9F4.jpg
    https://gss.gs/loh.jpg
    https://gss.gs/kOu.jpg
    https://gss.gs/m3A.jpg
    https://gss.gs/KsL.jpg

    ancak bakıyorsun yine aynı adamlar bu kounuyu yorumlarken bir anda bambaşka şeyler söylüyorlar. galatasaraylı futbolcu için kesin hükmü verip konuyu direk kapatan adamların konu van persie örneğine geldiği zaman "van persie hatalı, yanlış yaptı" vs. diye başlayan cümleleri mutlaka bir "ama" ile devam ediyor ki, nasıl bi'garabet akıl almaz.

    neymiş;
    "bunlar basit şeylermiş" , "her takımda olurmuş" hatta onu da geçtim, başarı için hırslı olduklarını göstermesi açısından "zaten olmalıymış" gibi artık izleyen insanların zekasıyla alay edercesine yorumlar yapmıyorlar mı? ben utanıyorum artık, bi'insan nasıl bunu yapabilir diye kendimden. insanlığımdan.

    tamam siyasi bağlantılar ve çeşitli derin ilişkilerin sonucunda orada konuşup, yazabiliyorlar, bir noktaya kadar anlıyorsun, o noktayı geçiyorlar "tamam hadi" diyosun ama adam durmuyor arkadaş. çünkü insanın gözünü para hırsı bürümüş ise aklını, fikrini, kalemini her şeyini satar.

    peki bütün bunların sözlükle ne alakası var ki diyeceksiniz;

    medyanın durumu ortada. galatasaray'ın durumu da öyle.
    dışarıda etrafını sarmış çakallar, sırtlanlar yetmezmiş gibi bunlardan kulübün, camianın içine sızmış olanlar, liseciler ve haliyle bir türlü düzgün yönetilemeyen bir kulüp. tüm bunları gördükten sonra sözlükte işi gücü bırakıp, sadece diğer yazarların fikirleri üzerinden bireysel tartışmalara giren ve konu son derece seviyesiz ve rahatsız edici hale gelene dek buna devam eden kişilerin öncelikle bi'durup kendilerine ne yaptıklarını sormaları gerekiyor.

    "galatasaray taraftarı olarak kulübü ile ilgili kendi fikri olmayan bir taraftar mıyım ?"

    bence bu çok önemli bir konu ve bu konuyu kendi içinizde çözmedikçe, şahsi düşünceleriniz ve egolarınızın konu galatasaray olunca hiçbir önemi olmadığını idrak edene dek "ben galatasaraylıyım" derken hissedeceğiniz boşluk dolmayacak.

    not : camianın olduğu gibi sözlüğün de içine sızmış olan provakatör solucanları ayrı tutuyorum. o nedenle her yazılana aşırı tepki vermeden önce kişinin biraz düşünüp, sakinleşip hiç umursamadıkları sürece yazarların bu süngerlere tepkiden öte verilebilecek en büyük cezayı da vermiş olduklarının garantisini verebilirim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın