• 15532
    siyaset yapilmasi yasak olan sozluk.
    binbir fedakarlikla, vatan sevgisiyle ve kahramanca temelleri atilan cumhuriyetimiz geldigimiz noktada her gecen gun daha da tehdit oznesi olmustur. cumhuriyete, adalete, bilime ve insan haklarina deger vermeyen bir kitle var bir yanda, ulkesi icin endise tasiyan, buyuk bir buhran yasamakta olan ve bir yerlerde umut isigi arayan bir halk var diger tarafta.

    bunun siyaseti olmaz. bu ulkeyi her acidan iflasa surukleyen bir kitlenin tarafi olanlar bunu "siyaset" ile aciklayamaz.

    sozlukte adalet arayisina, insan haklarina olan bagliligimizdan alinanlar olacaksa da bizim problemimiz olmamali.

    biktik, usandik artik siyaset yapmiyoruz. hakkimizi ariyoruz. insani sartlarda yasamak istiyoruz. kaderimizi bir avuc kendini bilmezin ellerine teslim etmek istemiyoruz.

    o incinmesin, bu kirilmasinlik bir olay degildir bu. biz cok incindik, cok kirildik, cok kayip verdik. biz sesimizi kisacaksak kim soz soyleyecek?
  • 13100
    kötü oynanan her oyundan sonra takıma yapılan tüm eleştirileri "fatih terim düşmanları" diyerek savuşturmaya çalışan bir zihniyetin hakim olmaya çalıştığı sözlük ortamı. kahvedeki dayılar nasıl ki ülkedeki tüm olumsuzlukları "dıj güşler"e bağlıyorlarsa buradaki bazı arkadaşlar da tam olarak öyle hareket ediyor.
    10 kişi kalmış rakibin* oyunu domine edip, ancak amatör takımların yiyeceği 2 tane golü sana atıp bir o kadar da pozisyona girip inanılmaz goller kaçırıyorken takımın kötü ve umursamaz oyunu eleştirileceğine eleştiri yapan taraftara yaftalar yapıştırılıyor.
    şu takımın sezon* başından yediğimiz gollere bakın, galatasaray'ın o golleri yiyen değil atan takım olması gerekiyor.
  • 9103
    hahahaha...

    bu entry'i okuyan arkadaşım. bana mesaj at lütfen. benden ne farkın var?

    hadi bir bakalım arkadaşım... ne dersin?
    benim bir nickim var. ve seninde bir nickin var.
    ben 20 entry yazdım çaylaklık dönemimde. ne tesadüftür ki sen de 20 entry yazdın.
    ben para vermeden üye olduğum bir platformda bana verilen özgürlük ile yazılar yazıyorum. bir ortak nokta yakaladık galiba arkadaşım.
    uymam gereken kurallar var benim. galiba senin de.
    bir galatasaray taraftarıyım. bunu okuyorsan sen de öylesindir arkadaşım. ne çok ortak noktamız var, değil mi.

    bir sürü ortak noktamız var değil mi arkadaşım? peki niye senin fikrin doğru benim yanlış, arkadaşım? fikir atmıyor muyuz ortaya, arkadaşım? peki niye senin fikrin doğru, benim ki yanlış, arkadaşım? seninki değerli, benim ki değersiz, arkadaşım. kim buna karar veren? diğer yazarlar mı? onlar kim ki? sana ve bana benzeyen başka arkadaşlarımız. hangimiz bir birimizden farklıyız ki birimizin düşüncesinin değerini arttırsın? ve daha önemlisi niye hep sen mağdursun, arkadaşım? niye sen her görüşlerin eleştirildiğinde saldırıyorsun insanlara, arkadaşım? kendi fikirlerine özgürlük isterken başka fikirler ve tespitler niye prangada kalsın, arkadaşım?

    ben farklarımızı söyleyeyim, belki bir cevap buluruz beraber.

    sen biz diyorsun, ben ise "ben" diyorum. sen siz diyorsun, ben sen. işin kötüsü bu "biz" de senden olmayan yok. galatasaray'lılar yok. benim fikirlerime, senin fikirlerine katılan çok insan var. (ya da belkide biz onların fikirlerine katılıyoruzdur.) ama unutmayalım arkadaşım... fikirlerime çok karşı olanlar var. hatta bazıları bize gülüyorlar biliyor musun? sana bana diğer arkadaşlarımız. o kadar saçma geliyor fikirlerimiz. bu katılmayanlar, bazı fikirlerimize katılanlar. bu kadar sığ bir şekilde sizler ve bizler olmak zorunda mıyız, arkadaşım? sen, ben, o ve sonunda hepimiz olamaz mıyız?

    senin şiir sevdiğini tahmin ediyorum. konumuzdan alakasız ya da alakalı. bilmiyorum... ama çok sevdiğim bir şiir var arkadaşım. benden sana güzel bir hediye olsun...

    promete

    kalbinde her dakîka şu ulvî tahassürün
    minkâr-ı âteşini duy, dâimâ düşün:
    onlar niçin semâda, niçin ben çukurdayım?
    gülsün neden cihan bana, ben yalnız ağlayım? ...
    yükselmek âsmâna ve gülmek ne tatlı şey!

    ...

    galatasaray'ın ilk ve tek koruyucu başkanı tevfik fikret
  • 8415
    daha önce yüz yüze hiç tanışmadığın adamların sana yardımcı olduğu,
    yine hiç tanışmadığın adamların senin için mekan ayarladığı,
    yine hiç tanışmadığın adamların seninle oturup bira içtiği,
    aynı adamların stat girişi ve çıkışındaki izdihamda senin götünü kolladığı,
    seni evlerine aldıkları,
    sana yemek ısmarladıkları,
    seni uğurladıkları,
    seninle vakit geçirmekten zevk aldıkları bir yer burası.

    kime söylesem, "istanbul'da birilerinde kalacağım, ama daha yüz yüze hiç görüşmedik" desem,
    "sen manyak mısın" bakışı atıyordu bana.

    tıpkı, daha önceki izmir zirvelerinde bize evini açan ghettolove gibi,
    bizleri çok sıcak karşılayan izmirli kardeşlerimiz gibi...

    diyeceğim şu ki,
    buranın kıymetini bilin...

    çünkü böyle arkadaşlıklar, artık sadece yatılı okullarda var,
    bir de bizim sözlükte...
  • 7073
    istersem istatistik bilgisi hazırlar onu yazarım, istersem analiz yazarım, istersem blogumdaki yazıyı -blogum yok- buraya yazmak yerine bir cümlesini yazıp kalanında linkini verip hit kasarım.

    biz nasıl saygı duyuyorsak aynı davranışı bazılarından da bekleriz. sana nasıl davranılmasını istiyorsan sen de öyle davran misali. herkesin kurala göre entry girme hakkına sahip olduğu sözlüktür.

    saygılar.

    keep calm and fatih terim :(
  • 12544
    bir konudan artık çok rahatsız olmaya başladığım sözlüğümüz. aynı durum ekşi sözlük için de geçerli bu arada.

    sürekli her başlıkta işte linnes başlığı maç başlığı ve ekşi sözlük'te yine aynı şekilde fenerbahçe galatasaray maçının başlığında yada başka alakasız başlıklarda sürekli yok işte imamoğlu'nu bu kadar beklemedik yok imamoğlu da zaferi alır umarım gibi entryler. yahu konu linnes yada derbi be kardeşim. bende muhalifim bende akp karşıtıyım ama zıvanadan çıktı siyaset artık. her konuda her alanda sürekli siyasi söylemler. yeter artık.
  • 15333
    özellikle kaybedilen maçlardan sonra okuması kabir azabı haline dönüşen sözlük.

    muhtemelen ben de yazıyorumdur olumsuz hava yayan entryler, fakat ikinci maçtan hoca değiştiren, takımı komple yenileyenleri gördükçe anlıyorum ki bizim ülkemizde süreklilik, sistem, baştaki plana inanma gibi durumlar içi boş sözler. geçen sezon * buna benzer eleştiriler fatih terim'e de yapıldı. kovun yeni hoca getirin denildi, yönetim de kendini kurtarmak adına taraftar kayığına binerek hem kendini hem de takımı perişan etti.

    taraftarın işi takımı desteklemektir, başarı olursa sevinmektir, olmazsa anın tadını çıkarmaktır. anlık homurdanma, eleştiri, küfür, olacaktır normaldir de. ama papağan gibi sabahtan akşama kadar istifa mesajları, ben demiştim, o çöp bu çöp gibi yorumlar, hayatında belki de hiç bir şeyi başaramamış insanlar için kendine bir kimlik yaratma çabası gibi görünüyor uzaktan ve itici oluyor. hele de bu yorum yığını bir araya gelince hiç çekilmez bir hal alıyor.

    kimse sütten çıkmış ak kaşık değil elbette, ama buraya yazılan yazıları bir çok insan okuyor. sözlüğün çoğunluğu daha yanındaki renktaş dediği sözlük yazarlarına olumlu bir sinerji vermekten aciz, çıkıp sonra birlik beraberlik ruhundan, şampiyonluğun böyle geldiğinden bahsediyor. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

    lig tv aldım, maça gittim, store'dan aldım, kombinem var şu futbolu beklerim bu oyuncuyu, şu hocayı isterim deniyorsa, bu şahsi fikrimce, sözlüğün ilgi alanının dışında kalan ticaret ve muhasebe kavramları ile değerlendirilmesi gereken bir fayda-zarar ilişkisidir. sokaktaki adama böyle düşündüğü için bir şey diyemem, ama sözlük bu tarz bir ticari bir ilişkinin muhatabı olmayan bir çok insana ev sahipliği ederken, bu tarz esnaf pazarlığı entryleriyle bir çoğumuzun mağdur edildiğini de göz önünde bulundurmalı.

    twitter, ekşi sözlük gibi taraftar kimliği barındırmayan bir çok platform var arkadaşlar, gidin oralarda yazın kusun kininizi, beklentilerinizi, ticaretinizi. taraftar platformu olması gereken yerde taraftar gibi yazın. hani takımdan biri rakibe kadro sızdırır, hoca takımı bilerek sabote eder, o zaman hep beraber bu sözlük çatısı altında sövelim. ama olağan başarısızlık senaryolarında ona buna ilk haftadan fatura kesmek bize hiç yakışmıyor.
  • 10182
    lütfen kapatın. 1 hafta 2 hafta erişim sağlanmasın. herkes üzgün. herkes sinirli. valla ben kimseye kızmıyorum artık. hocanın 150 bin eurosunu verin yollayın. alamancı topçuları ait oldukları yere, almanya üçüncü ligine yollayın. 30'un üzerindeki topçulara emeklilik için cep harçlığı koyup yollayın. gram üzülmeyiz. bu kadar para bu kadar emekten sonra hayallerimizin bu şekilde ırzına geçilişini, dalga geçilişini kaldıramıyorum ben.
  • 10486
    inci sözlük'ü severdim bir zamanlar.

    şöyle ki; ilk çıktığı dönemde bizim (en azından kendi adıma) beğenmediğimiz kişilerin yazdığı, toplandığı bir oluşumdu. yani sokakta görüp de müptezel dediğimiz tiplerden ve görece yaşı küçük ergenlerden oluşmaktaydı. bu adamlar da sokaktaki, toplumdaki itilmişliklerini, hor görülmelerini, kabul edilmemelerinin acısını burada çıkarıyordu. dönen muhabbetlere, ortaya çıkan esprilere ve hatta bazı fikirlere hayran olmuştum. kendimi hiç öyle bir ortamda hayal edemedim. dahil olamadım ki olmam da mümkün değil sanırım. ancak inci sözlük bir tepkiydi. özellikle ekşi sözlük gibi "elitist" bir yapıya karşı. orijinaldi ve kendi çapında başarılı bir anti-popülist sözlüktü. gerçi sadece sözlük demek de biraz eksik olabilir, bu farklı bir konu. ne zaman ki inci sözlük ve anti-popülizm popüler oldu, ondan sonra tadı kaçmaya başladı.

    o zamandan bu zamana geldiğinde yalnızca sözlükler özelinde değil, toplumun neredeyse tamamına -özellikle genç nüfusa- yayılan bir etkisi oldu. oluşturduğu kültür, espri anlayışı v.s. her yanımızı sardı. üstte dediğim gibi hayran olduğum muhabbetleri, esprileri falan tamam iyi hoştu ancak çizgi korunamadı. daha da kötüsü bozulmuş haliyle yayıldı çoğunlukla. ortaya yeni nesil troller çıktı ki tamamına yakını kötü taklitlerden başka bir şey değil. bir de bunun yanında ekran arkasından yazmanın da verdiği rahatlıkla kafasına göre atıp tutan, karşısında yazan kişinin de insan olduğunu unutan, farklı fikirlere, eleştirilere ve olumsuz yorumlara kapalı oluşunu espri, laf sokma kılıfı arkasına saklayıp karşısındakine hakaret eden, aşağılayan, düşüncelerini küçük gören tiplerin sayısı çok fazla arttı. hatta bunlar artık her yerdeler ve çok kalabalıklar. üstelik bunların çoğu da o kadar cahiller, okumaktan, araştırmaktan, dinlemekten o kadar acizler ki insanın cevap veresi gelmiyor. fikir alışverişi zaten mümkün değil. ekşi sözlüğün hali malum. bundan 5 yıl öncekiyle şimdiki arasında, negatif yönde dünya kadar fark var.

    aslında bunlar hep vardı, hep de var olacaklar ancak, en azından şu an için daha baskın ve daha kalabalıklar maalesef. zamanla düzelir mi? bilemiyorum. ancak zaten azalmış olan aklı başında insanları da sindirdiler ve sindiriyorlar. insanları küstürüyorlar. meydan tamamen bunlara kaldığında "anancılık" oynamaktan başka yapacak bir şeyleri de kalmayacak.

    bütün bunların ışığında sözlüğümüzün de bunlardan etkilenmemesi mümkün değil. ancak benim anlamadığım konu ise burada herkesin derdinin galatasaray olması ve buna rağmen bazen rezil durumların ortaya çıkabiliyor olması. "o öyleydi, bu böyleydi" diye anlatmayacağım ama içimizdeki sorunları büyüten, kendi iç çatışmalarımızı körükleyen bir durum var ve son derece anlamsız.

    "futbol sadece futbol değildir" ki gerçekten öyle. herhangi bir şeye sevindiğinde karşına çıkan ilk insana sarılmazsın. ancak tribünde, sokakta, restoranda, kahvede maç izlerken galatasaray'ın attığı golde yanında hiç tanımadığın bir adama sarılabilirsin. ortak nokta galatasaray çünkü. ve o sarıldığın adam burada küfür ettiğin, aşağıladığın, düşüncesine katılmayıp ezmeye çalıştığın adam olabilir. gerek yok yani böyle şeylere.
  • 8771
    şuan ki girilen entryler ile beni çok mutlu eden platform. kimin ne mal olduğunu anlamış yazarlarımız. tek maçla gaza geldiği oyuncuların ne mal olduğunun farkına varmış herkes. belki şampiyonluk zora girdi ama ilerisi için bu tablo çok hoşuma gitti. en azından sabri oyuna girerken 'reis' giriyor tribinde ki taraftar profilinden kurtuluruz bu şekilde.
App Store'dan indirin Google Play'den alın