• 140
    gazeteciliğin eskisi kadar ağırlığı olan bir meslek olmadığını kabul etmek gerek. geçmişte bu işi kafası zehir gibi çalışanlar yapardı ancak günümüzde başka bölüm tutturamadığı için iletişim fakültelerine doluşan aptallara kaldı. bu zeka yoksunluğu camia içinde spor servislerinde ise zirve yapıyor çünkü hiçbir işe yaramayanlar spora yönlendiriliyor, çünkü hepinizin çok iyi bildiği gibi ülkede yaşayan 85 milyonun tamamı futboldan anladığını sanıyor.

    kümeyi biraz daha küçülttüğümüzde ise şunu kabul etmekte fayda var, galatasaray muhabirleri zeka konusunda spor servisinde çalışanlar arasında da en diplerdeler. puma’yla yapılan anlaşmanın basın toplantısında sırf manşet almak için mevzudan alakasız saçma sapan sorular soran dinazorları yine gördüm ve tekrar sinir oldum. şu işi yapmak için can atan binlerce kalbi sarı-kırmızı atan genç varken bu heriflerin buralarda bulunmaları bana koyuyor.

    ha bir de bi arkadaş vardı, mevzulardan o kadar uzak ki buranın varlığından haberi bile yoktur o sebeple rahat rahat yazayım. adam haber metni yazarken yanındakine dönüp “puma yeni mi, ilk kez mi imzalarılar?” diye sordu. birader 10 kusür senedir nike olduğunu hadi idrak edemedin de başından beri toplantıyı takip ediyorsun, dinlediğini de mi anlamadın?

    sezgin abi sen de “en çok forma ıcardi’nin satar” cevabını aldın ya, rahat rahat uyursun şimdi. sıkıldım bunların vasat bile olamayışından.
  • 288
    spor muhabirliği ezelden beri kolpadır. zamanında fanatikler, fotomaçlar, spor programları ne yıldızlar için anlaşıldı, bitti, tamam şeklinde yalan haberler giriyordu. abartmıyorum spor medyasında yalan haber sayısı doğru haber sayısının en az 4-5 katı civarındadır. biz artık bu yalanlara inana inana kaşarlandık.

    ıslak imza olmadan kimseye itibar etmemeli. hele bu yöneticilerden duyduklarını üfürenler tamamen boş.

    ilgilendiğimiz futbolcular ıslak imza atılana kadar bizim değildir. her an fb, bjk ya da başka takım futbolcusu da olabilir. bunu asla unutmamak ve gaza gelmemek gerek.
  • 143
    zamanında benim de aralarında olmak istediğim muhabir grubu.

    iletişim fakültesinde muhabirliğe evren göz ağabey sayesinde yönelmiştim. onu ntvspor'da prime döneminde görünce çok imrenmiştim. hatta kendisi kampüsümüze gelip zorluklardan bahsetmişti. ama işte güzel ülkemde torpilin olmayınca bir tık önünüz tıkanabiliyor. şimdi neyim diye sorsanız vinç operatörüyüm swh mükemmel kariyer planı :)

    velhasıl kelam bu muhabir grubu ülkenin en beleş muhabir grubu olabilir. beşiktaş'ın ertan süzgün fener'in yağız sabuncuoğlu gibi haberleri yüksek doğruluk oranına sahip muhabirleri varken bizim muhabirler ise oradan buradan görürler ya da sürekli aynı isimleri yazarlar. en gözde kelimeleri ise ' öğrenildi,belirtildi,duydum ama teyite muhtaç,girişim olabilir-teklif yapılabilir'

    hele bu işten en bedava para kazanan kim diye sorsanız ali naci küçük derim.
  • 361
    boş kümedir. gerçekten bomboş küme. biri singo sağ bek oynayamaz der öteki reklamı seven yöneticiyi habire över bir diğeri alakalı alakasız her şeyde hakan çalhanoğlu gelsin der biri kadro sızdırır vs. kadro sızdırmak evet içerideki bir hainin marifeti fakat bu kadroyu habercilik, muhabirlik adı altında sunmak taraftarı salak yerine koymaya çalışmak demektir.

    suyun öte tarafında eleman hocasını dövdü net bir şey duymadık, hocaları ve yabancılar ters düştüler ucundan kıyısından duyduk, 20 milyon maaş verseler bile 8-9 olarak gösterildi falan. mesela sabun transfer döneminde onların kimlerin peşinde olduğunu çok iyi biliyordu. kendisine sorulduğunda transfer dönemi bitsin isimleri öyle açıklarım dedi. peki o bilmiyor mu içerideki her şeyi saniyesinde açıklamayı? biliyor tabiki de. kulübün menfaatlerini düşünerek hareket ediyor. bizde ise daha isim konuşulduğu an herkes duyuyor. dolayısıyla bu boş kümeye prim verilmemesi lazım. sadece akreditasyon yasağı getirtmek veya ambargo uygulamak bile yeterli.
  • 78
    öyle bir isimle görüşülüyor ki onu unutturur, taraftar havaya uçar diye diye kimsenin ismini vermemeye başladılar. bu iş doğruysa gizli kapaklı olması güzel de yapmasanız mı artık şu hareketleri.

    zaha transferi gerçekleştiğinde hepiniz bakakaldınız. sorsak tüm transfer haberleri de sizde.
    ayrıca kolpa haberleri boylarını geçmiş ali naci küçük gibiler dikkate alınmamalıdır.
  • 345
    şu an 2 cepheye ayrılmış durumdalar.

    ilk cephe: "galatasaray öyle bir isim alacak ki yer yerinden oynayacak" diyen tayfa.
    ikinci cephe: "galatasaray genç oyunculara yöneldi, listedeki isimler henüz medyada konuşulmadı bile" diyen tayfa.

    her iki cephenin de yolu tek bir yerde birleşiyor: hiçbir şey bilmiyorlar. birisi sağ lobdan, diğeri sol lobdan sallıyor, tek fark bu.
  • 153
    özellikle transfer dönemlerinde dikkat çekmek için yapmadıkları şey olmayan sözde muhabirlerdir.

    daha transfer dönemi başlamadan herkes tek bir ağızdan "transferler kampa yetişecek!" dedi ama yetişmedi. doue, oğuz aydın bitti, her an açıklanabilir dediler ama sonrasında türlü bahanelerle işi yokuşa sürdüler.
    başa dönüp "transferler ikinci kampa yetişecek" dediler ama sonra birden u dönüşü yapıp "iyi transferlerin olması için ağustos sonları ve eylül başlarına kadar beklemek lazım" cümlelerini kullandılar. hemen hemen her gün yönetimi şakşaklamalarına girmiyorum bile.

    yemin ediyorum bunlar kadar kolpa muhabirler görmedim. sosyal medyanın pik yaptığı şu dönemlerde her yazılana dikkat etmek gerekirken, sırf birkaç fazla etkileşim almak için yapmadıkları şey kalmıyor. en başından "galatasaray taraftarı sabırlı olmalı çünkü iyi oyuncuların gelmesi ve ikna edilmesi biraz zaman alacak" deseler kimse bu kadar yangın çıkarmayacak. ama sen kalkıp wan bissaka, doue, assignon, mctominay, goretzka, fofana, rabiot, höjbjerg, griezmann ve daha nice futbolcuların isimlerini verip, en kısa sürede bitecek deyip sonra hiçbir şey olmamış gibi yüzsüzce "biraz sabır!" dersen orada tepki görürsün işte.
    bu etkileşim delisi muhabirlerin soyu tükendiği an, transfer dönemleri çok daha rahat geçer.
  • 223
    istisnalar kaideyi bozmaz en fazla taciz eder, batan gemiyi ilk fareler terk eder önermesinin cuk olarak oturduğu topluluk.

    son örnek nevzat dindar'ın olağanüstü gazetecilik başarısı gösterdiği haberi;

    --- alıntı ---
    galatasaray'da futbolcuların motivasyon kaybının sebebi ortaya çıktı!

    young boys’a elenerek şampiyonlar ligi’nde gruplara kalamayan, hem mali yönden hem prestij açısından büyük darbe yiyen g.saray’da şampiyonluk primlerinin aylardır yatmadığı ortaya çıktı. bu durumun futbolcuların motivasyon kaybına neden olduğu belirtildi.

    nevzat dindar

    --- alıntı ---

    beyimiz youtube yayınlarında dursun özbek'in salladığı cüzdan için içi dolu ha diye bilecek kadar bilgi sahibiydi ama gel gör ki şu primlerin yatmamış olmasını fark edememiş.

    yakında anlaşılır rüzgarın nereden estiği, o zaman anlarız esas dertlerini.
  • 163
    "x mevkisi için kiminle görüşüldüğünü biliyorum ama kulübün çıkarları için şu anda söyleyemem." diyen herkesin, varsa basın kartını dürüp yırtacakasın. böyle bir gazetecilik, muhabirlik şekli yok. bu şu demektir: "benim muhabirliğe dair hiçbir bilgim yok. kulüp önüme ne atıyorsa sadece o kadarını öğrenebiliyorum. bunun devam etmesi için de yöneticilerin sözünden çıkmamam gerekiyor."
  • 3
    galatasaray'a, fenerbahçe ve beşiktaş'ın yapmadığı zulmü yapan insanlar topluluğu.

    a haber tarzı her şey 10 numara güllük gülistanlık olarak anlatsınlar demiyorum.

    ama kulüp mahremiyeti açısından fener ve beşiktaş muhabirlerine göre kesinlikle umarsızlar. florya'nın aşçısı ocakta yemeği unutsa, skandal diye büyük büyük puntolarla haberini yaparlar.
  • 59
    özellikle burhan can terzi, süleyman rodop ve kadir çetinçalı gerçekten muhteşem kötü bir dönem geçiriyorlar. burhan sadece milletle didişiyor. liseliler ligi laf sokmaca sürekli. diğer kurt ikili de sürekli “o bitmedi bu bitmedi yangın yapmayın erden’e güvenin” tarzı saçma sapan yorumlar yapıyorlar. bu yaz çok az haluk yürekli ve yakup çınar iyi iş çıkarıyor diyebilirim. diğer hepsi gerçekten takip etmeye bile değmez.
  • 29
    mesleklerini yaptıkları için değil de mesleklerini yapma metotları üzerinden linçlenenlerdir.

    öncelikle bu iş diğer ülkelerde ne şekilde ilerliyor bunu bilmiyorum. fakat galatasaray muhabirleri özelinde bu arkadaşların ellerine haber zaten hazır paket olarak geliyor. bu abilerimizin yönetim içindeki kankaları, adamlara olan bitenden ilk senin haberin olacak diyor karşılığında da her türlü başarısızlıkta yönetimin medyadaki gardiyanları olarak okları farklı hedefe yöneltmelerini istiyor. bu grillitsch operasyonunda oyuncunun babası oluyor pedro operasyonunda oyuncunun doyumsuz menajeri oluyor.

    tüm bunlar muhabirlik yapmak oluyor ise ''işini'' yapan muhabir dostlardan kendi adıma özür dilerim.
  • 4
    1 saat içerisinde defalarca tivit silip başka tivit atan topluluk. buna en güvenilir denilen salim manav dahil. yanılabilirsiniz gayet doğal ama her haberi sanki transfer görüşmesinde bulunmuş gibi yazıyorlar. birinin yazdığını öteki görüp o da yazıyor. bu mu gazetecilik? bu mu muhabirlik? mabadından uyduran duyum hesaplarının 100k takipçisi olması anormal değil bu ülkede gerçekten.
  • 6
    (bkz: #3396344)

    burhan can terzi'nin başlığına da yazmıştım. kendilerini güç odağı olarak görüyorlar. yönetimden istediklerini alamadıkları zaman diş göstermeye başlıyorlar.

    iki örnek daha vereyim.

    --- alıntı ---

    kadir çetinçalı:

    "galatasaray, antalyaspor’dan fernando ile her konuda anlaştı. oyuncu, orta saha için flaş bir isim açıklanmadan açıklanmayacak."

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...hkt9ONcsxbNFgTlX2DgA

    kadir bey, yönetim taraftardan korkuyor imajı çiziyor. daha 1 hafta önce kendisinin olduğu toplantıda erden timur anlaştığımız oyuncuyu açıklayacağız, bu işlere girmeyeceğiz dedi. ama kendisi böyle manipülasyonlara alışkın. zamanında fatih terim kötülemek için ortada video varken yunus akgün'ü bonservisle gönderecekti diye haberler yapıyordu.

    ikincisi

    --- alıntı ---
    yazsam ortam müsait değil, sussam gönlüm razı değil. hatadan dönmeme ısrarı… akşam 23:00 space odası

    galatasaray'ın öz evladıyız derler. sonra kulübü icraya verirler. üzerine de 'görev aşkıyla yanıp tutuşuyoruz' deyip geri gelirler. 2. hatta 3. ışıtan gün vakası yolda. moda oldu resmen. hem de olay aktif şu an. takipte kalın, biraz sabır.
    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...hkt9ONcsxbNFgTlX2DgA

    can tongo ve harun muslu bir şey biliyorlarsa neden susuyorlar? susmaları karşılığında ne istiyorlar? neden daha önce konuşmadılar?

    kadir çetinçalı'dan, mehmet özcan'a, haluk yürekli'ye, burhan can terzi'ye. neredeyse bütün galatasaray muhabirleri kendilerini güç olarak görüyor ve istedikleri olmazsa her türlü tetikçiliği yapabileceklerini gösteriyorlar. galatasaray'ı düşünmeyi geçtim gazetecilik etiğine göre bile davranmıyorlar.

    bizim bu insanlara prim vermememiz lazım. yönetim ne yapar bilemiyorum. önceden yazdım bana kalsa fb'nin yaptığı en iyisi. bunlara demokratlık fazla.
App Store'dan indirin Google Play'den alın