• 351
    buradan çıkan her oyuncuya ozan kabak beklentisi ile bakmak oyunculara haksızlık olur. ozan kabak bir wonderkid idi iyi paraya satıldı.

    barcelona'dan örnek vermek gerekirse krkic'ler, munir'ler, gio'lar falan geliyor aklıma. iyi oyuncular ama kimse messi olamadı. tamam uçuk bir örnek ancak aynı duruma galatasaray'a uyarlarsak kimse de ozan kabak olamayacak önümüzde 10 yılda. nitekim altyapımızdan çıkan kimsenin arda turan (iyi zamanları) olamadığı gibi.
  • 352
    ünal aysal dönemi'nde, fatih terim ve ekibinin, tüm türkiye ve yavru vatandan, ulaşılabilecek en yetenekli çocuklara erişerek, kulüp bünyesine kattığı ve gelişimini takip ettiği altın jenerasyonu barındıran okul.

    hatırlarsanız o dönemde basına kapalı bir genel kurul toplantısı yapılmıştı ve fatih hoca'nın "bizim rakibimiz beşiktaş mı, fenerbahçe mi? hayır, galatasaray'ın rakibi, global dünyanın en önemli marka kulüpleridir. o yüzden başkanımızla, devrim niteliğindeki bu alt yapı projesini hayata geçiriyoruz" diye kudurtucu bir konuşması dışarıya yansımıştı. işte o projenin sonuçları bu çocuklar.

    hiç merak etmeyin, gençler çok yetenekli. hepsinin ayrı ayrı özel meziyetleri var. sadece destek olun ve zamana bırakın. eğer bazılarımızın iddia ettiği gibi bu alt yapıdan hiç bir şey çıkmayacaksa, türkiye'de hiç bir alt yapıdan, hiç bir oyuncu çıkmaz.
  • 353
    sahsim adina altyapimizdan beklentim her sene ozan kabak,arda turan standartlarinda, büyük yildiz olacak potansiyeldeki futbolcular cikarmalari degil. gönül ister cikarsin her sene birer ikiser tane böyle isimler orasi ayri.

    beklentim necip uysal standartlarinda, aidiyet duygusuna sahip, orta seviyede, gerektiginde görev verilebilecek oyuncular cikarmasi. baska bir deyisle buralarda bizi mehmet topal, mevlüt erdinc gibi transferleri tartismaktan kurtaracak futbolcular yetistirebilmeliyiz; sadece kadro derinligi acisindan, yedegin yedegi olarak alinacak isimlere para vermemizi engelleyecek kadar güven veren altyapi oyunculari cikarmaliyiz.
  • 354
    40 yaşına merdiven dayamış yetenek fakiri oyuncuların takımımıza gelmesinin önünün kesilebileceğini düşündürtmesi gereken oluşum. her çıkanın süper star olmasına gerek yok. işçi sınıfı oyuncuya da ihtiyacımız had safhada. bir mehmet topal bir mevlüt erdinç’in önüne geçebilecek seviyede hiç mi isim çıkmıyor merak ediyorum. çıkmıyor olabilir elbet ama potansiyel varsa ve bu potansiyel menajer peşkeşleriyle boşa harcanıyorsa sözün bittiği yerdeyiz. kimse o genç çocuklara sözleşme imzalamıyor diye kızmasın sonra. sen sözleşmeni imzala, takımda yer bulmak için çalış. löp diye bitik topal’ı önüne koysunlar. öyle bakakal!
  • 355
    milli takıma bir çok oyuncu vermiş altyapı. bu konuda bir istatistik var mı, bilmiyorum. yaşım gereği, 90'lı yıllardan bu yana futbolu iyi kötü takip eden birisi olarak, milli oyuncu yetiştirme konusunda fbjkden çok öndeyiz. bülent korkmaz, tugay kerimoğlu, okan buruk, çubuklu tosun, fatih akyel, sabri sarıoğlu, arda turan gibi milli takımda defalarca forma giyen futbolcuların yanında, mert korkmaz, tamer tuna, ilyas kahraman, ceyhun eriş, uğur uçar, ferhat öztorun, semih kaya, emre çolak gibi üst seviyeye çıkmasa da piyasada ismini duyurmuş oyuncular da altyapımızdan yetişti. şu an saymayı unuttuğum isimler de mutlaka vardır. son dönemde yetişen ozan muhammed kabakın şu ana kadar ki performansı umut verici.

    ülkenin büyük olarak adlandırılan diğer takımlarından çok çok önde görünmemize rağmen, altyapımızın bir sistem dahilinde yürüdüğünü ve ya gerçek anlamda bir okul olduğunu söylemek çok güç. bu meseleyle ilgili bir çok sebep sayılabilir ama genellemek gerekirse, ülke olarak sahip olmadığımız yetiştirme ve değer katma kültürü, ne yazık ki takımımızda da yeterince yok. uzun vadeli sistem oluşturma planları ülkemizde prim yapmadığı gibi kulübümüzün öncelikleri arasında yer almıyor. bizde ve ya başka bir kulüpte bir başkan adayının klasik vaadi nedir? yıldız futbolcu almak, şampiyon olacak kadro kurmak değil mi? çünkü gerek kulüp üyelerinin gerekse çoğunluk taraftarın beklentisi, başkanlığa ulaşmak için en kestirme yol budur. meyvelerini on sene sonra toplayacağımız tohumu şimdi atacağız, yıldız futbolcuya vereceğimiz paranın çoğunu altyapıya harcayacağız vaadinde bulunan başkan adayı çok ciddiye alınmayacaktır büyük ihtimalle. sonuçta biz ekonomisinin lokomotifi inşaat olan bir ülkeyiz.

    üretimden çok tüketime yatkın anlayış taraftarın sahaya bakışına da etki ediyor. 18 yaşında ilk kez a takıma çıkmış, çıkar çıkmaz rezil defans hattının bence en iyi oyuncusu olmuş ozan muhammed kabak hakkında gerek basında, gerekse sosyal medya da neler söylendiğini hatırlıyoruz. sanırım o gencecik yaşında sergio ramos performansı vermesi bekleniyordu kendisinden. ozan'ın yurt dışına gitmesinde belki ekonomik sebepler öncelikliydi. ancak genç oyuncuların kendini geliştirmesi için uygun ortamın olmaması da kararını etkilemiştir diye tahmin ediyorum. keza merih demiral, çağlar söyüncü, cengiz ünder gibi performanslarıyla öne çıkan futbolcular, ligimizde kalsalar bu aşamayı kaydedebilirler miydi acaba? takımımızdaki ve ya ülkedeki genç oyuncuların çoğu zaman haddinden fazla övülmesi ve yerilmesi, yetiştirme meselesini sindirememiş olmamızdan kaynaklanıyor.

    kulüplerimizin ekonomik olarak çıkmaza girdiği günümüzde altyapılar çok daha önemli durumda. değer üretmediğimiz sürece izlediğimiz futbolun kalitesi daha da düşecek. taraftarın da bu konuda bilinçlenip altyapıyla ilgili meselelerde destek olması şart. kendi adıma ülke futbolunu yönetenlerden bu konuda bir beklentim yok. ancak bir çok alanda öncü olan kulübümüzün, altyapı konusunda da farkını ortaya koyması gerekiyor. yazının baş tarafında aslında diğer takımlardan farklı bir altyapı kültürümüzün olduğunu söylemeye çalıştım. umarım bu kültür artık sistemli ve uzun vadeli bir modele dönüştürülür
  • 356
    ne yazık ki uğur demirok, sadık çiftpınar, gökhan çıra gibi son zamanlarda gördüğümüz örneklere bakınca, yeterli eğitimi veremediğine tanık olduğumuz kurum. bir kulüp eline aldığı genç oyuncuyu, gerekirse asimile ederek kendi taraftarı yapabilmeli. avrupa’nın bütün takımlarında, futbol eğitimi dışında bu konuda da gerekli eğitim verilmekte.

    bir örnek vereyim; raul, tamamı atletico madrid’li bir ailede doğan, atletico madrid altyapısında futbol oynamış ve real madrid genç takımına transfer olmuş biri. çocukken atletico madrid taraftarı olmasına rağmen, real madrid’te aldığı eğitim ile bugün real madrid efsanesi olarak akıllarda yer ediyor.
  • 360
    bilmiyorum belki linç yiyeceğim ama bence türkiye şartlarında sembolik olarak kalması gereken altyapı. neden böyle düşündüğümü açıklayım. 17 yaşında bir çocuk galatasaray'ın gündem maddesi olmamalı. mustafa kapı ile aynı seviyede oynayan eminim onlarca benzer çocuk vardır. ayrıca yetenek sporda belki başarının %5'ini etkiliyordur. önemli olan şey futbolcunun karakteri, çalışma disiplini, genetik faktörlerdir. bunların bir çoğunu 15 yaşındayken tartamazsın. belki karakter kısmı biraz kendini belli eder. onun dışında boyu uzayabilir, gelişimi durabilir, para kazanınca sapıtabilir. bir çok etken var.

    galatasaray altyapısında olma etiketini 15 yaşında bir çocuk kaldıramayabilir. sadece çocuk değil aynı zamanda ailesi için de bu geçerli. örneğin konya'da altyapıda oynayan bir çocuktan olan beklenti ile galatasaray altyapısından gelen oyuncudaki beklenti çok orantısız. galatasaray altyapısında olan her oyuncu illa milyon eurolar kazanan bir futbolcu olmak zorunda gibi bir algı hem oyuncuyu, hem ailesini, hem camiamızı yıpratıyor. bu riski almaya gerek olduğunu düşünmüyorum. bunu gündem meselesi haline getirmenin de yanlış olduğunu düşünüyorum.

    fiziği müsait, kafası çalışan, kendini geliştirmek isteyen çocuk bunu ankara'da da yapar. hakkari'de de yapar. 15 yaşında çocuk ile senelik 3 milyon euro kazanan futbolcuları yan yana getirirsek, bu çocukların gelecekte sağlıklı birey olmasını bekleyemeyiz. o yaşantıların pırıltısına kapılıp, menajerlerin elinde oyuncak oluyorlar.

    ayrıca bu çocuklar o seviyede olmasa bile "galatasaray" etiketine sahip oluyorlar. bu ego ile mücadele etmek durumunda kalıyoruz. eminim suyun öte tarafı mustafa kapı'yı alıp, transfer çalımı yaptık diyerek, taraftarının gazını almak isteyecektir. peki bu fenerbahçe için kazanç mı? asla kazanç değil. aynısı bizim için de geçerli. allahtan bizde fenerbahçe kompleski yok da fenerbahçe'den oyuncu aldık diyebilmek için çer çöp toplamıyoruz.
  • 361
    çok büyük bir yatırımla ancak canlandırılabilecek, şu anki yapılanmayla ise canlandırması mümkün olmayan alt yapı.

    bu entry 2 adımda gidecek.

    1. adım fm gazıyla alt yapı diyenler için, o işler gerçek hayatta öyle olmuyor. neden? çünkü fm'de senin yaptığın gibi her maç 17 yaşında 5 tane çocuğu oynatınca gerçek hayatta şampiyon olamazsın. o zaman da başlarsın galatasaray u17 liginde mi oynuyor falan demeye.

    2. adım ise yukarıda yazdığım şampiyonluk meselesi. şöyle ki, sen benfica değilsin. öyle 5 sene porto üst üste şampiyon olduğunda benfica'da bi isyan göremezsin. ama sen daha 1. senede isyan edersin. sen kimsin biliyor musun? sen bu ligin real madrid'i, bayern münih'i, psg'sisin. yani bu ligin en büyük kulübüsün.

    alt yapından emre b. çıkar, arda çıkar mesela. (yetenek anlamında söylüyorum, karakter anlamında ikisi de bi boka yaramaz biliyorum.) ozan kabak çıkar. ama senin ilk amacın bunları çıkarmak değil. senin ilk hedefin şampiyon olup şampiyonlar ligi'nde başarı elde etmeye çalışmak, kuruluş vizyonun bu zaten.

    bayern münih kendi seviyesinde olmayan alt yapı oyuncusunu hiçbir zaman oynatmaz. çünkü her zaman şampiyonluktur hedefi. ama borussia dortmund oynatır. o da şampiyonluk ister ama bayern gibi ilk hedefi o değildir. onun ilk hedefi sürdürülebilir başarıdır, bu başarı da ilk 2-3 içinde falan olmaktır.

    köln'ün de ilk hedefi sürdürülebilir başarıdır, ama onlarınki ligde kalmaktır mesela.

    bu yüzden, önce vizyonunu bi iyi anlaman lazım. arda, emre b., hatta en basitinden sabri, emre çolak kadar yetenekli olmayan bir alt yapı oyuncusunu sen pişsin diye takımda oynatamazsın. olmaz yani abicim, bak en güzel örneği sinan gümüş, semih kaya falan ki onlar bile emre çolak kadar yetenekli değil, şu ankilere göre ise fersah fersah iyi durumda yetenek ve fizik olarak.

    arda'nın ilk çıktığı zamanlarda parlayışını bi hatırlayın, kendi aldı adam formayı resmen. lincoln elano arda üçlüsü'nün rakip savunmaları nasıl darmadağın ettiğini bi hatırlayın. o yetenekte olmana gerek yok ama a takımda sırıtıyorsan galatasaray'da oynayamazsın, bitti. şu anki örnek çok net; yunus akgün.

    bazen aşı tutar, diego simeone atletico madrid'i iyi örnek buna mesela. atalanta iyi örnek. ama sen bunlar da olamazsın. çünkü o aşının tutması için gereken zaman yok sende. o atletico madrid 3 4 sene ardarda ilk 3'e girdi la liga'da şampiyon olana kadar, sen hazmedebilecek misin bunu? yok. atalanta italya liginde kaçıncı şu an? taş gibi şampiyonlar ligi performansı verdiler ağzının suyu aktı biliyorum ama şu an 4. sıradalar. ve bunu dert etmiyorlar, etmezler hatta bununla mutlu bile olurlar. sen olur musun? şu an takım 3. ve oynanan futbola küfrediyorsun, emin oynasa sadece takımda küfretmeyecek miydin?

    alt yapı olayına bu kadar takılmayın bu yüzden. mali durum sebebiyle önem verilmeli, burada hakkınız var. ama mali durumu daha çok düzeltecek olan şu an alt yapıdan oyuncu çıkarıp satmak değil, kiralık veya bonservissiz iyi oyuncularla şampiyon olmak, yani şampiyonlar ligi geliri. 4 sene yatırım yapacağın adamı, ozan kabak gibi satacaksın. hadi diyelim daha iyi sattın max 20 milyon euro'ya falan satacaksın. şampiyonlar ligi'ne girdiğin an bunun iki katını alıyorsun zaten, yayın gelirlerini falan söylemiyorum.

    yani dediğin şey şu, şampiyon olup bir senede 50-60 milyon euro alacağımıza, 4 sene alt yapı oyuncularıyla oynayıp (ki iyi oyuncular çıkması gerek, garantisi yok) sonra bunları 20'şerden 80'e satalım. hangisi daha mantıklı?

    rahat olun. yine çıkar ozan'lar falan. ama galatasaray'ın amacı onları çıkarmak değil. galatasaray'ın amacı türk olmayan takımları yenmek.
  • 362
    uefa ve fifa altyapıları düzenlemeli. ilk 4 senelik kontrat hakkını yetiştirici kulüplere vermeli. futbolun gelişimi için bu şart.

    şuraya bak, kulüpler yetiştirdiği futbolcudan faydalanamayacaksa neden altyapı yatırımı yapsın ki?

    ozan kabak bu yüzden kaçtı elimizden, keza fırat güllü de, son olarak mustafa kapı. ben 11 sene emek verdiğim bir jenerasyonun en iyi 3 futbolcusunu elde tutamıyorsam altyapı yatırımı yapacağıma 3-4 tane scout istihdam ederim. onca hoca, onca tesise para ödemem.

    altyapı ucuz falan değil. istihdam ettiğimiz adamları geç, kemerburgaz'a tesis yapıyoruz tesis. en iyisinden 3-4 scout 11 senede bi arda turan, bi ozan kabak'tan fazlasını bulurdu bize.

    niye altyapı sistemimi 17-18 yaş sonrası tek bir genç takım için revize etmiyim ki? 30-40 kişilik geniş kadrolu, kontratını aldığım yetenekli adamlara sıçrama yaptırmaya çabalamak daha mantıklı. en iyi hocaları koy başlarına geç.
  • 363
    galatasaray spor klübünün süreklilik ve istikrar sağlayamadığı bir alandır. burada bir çok model var avrupada örnek alınabilecek hadi avrupaya gitmedin bunu türkiye'de uygulayan ve avrupa'nın top level takımlarına oyuncular göndern bir altınordu gerçeği var. altınordu dünkü klüpken 100 yıllık çınar galatasarayın bu konuda anlamsız işler yapmasını kafam almıyor.

    altyapı anlamındaki yetersizliğimizin 3 nedeni olabilir,

    1.) klüp başkanları taraftarın gönlünü kazanmak adına bekleyip hit kaybetmek istemiyor ve altyapıya harcayacağı zaman ve kaynağı falcao gibi starlara harcıyor.

    2.) altyapı teknik ekibi hem oyuncu bulma, hem de oyuncu yetiştirme anlamında yetersiz. yönetim de bu anlamda nasıl bir yol izleneceğini bilmiyor.

    3.) yine klüp başkanları transfer ücretlerinden para tırtıklamak adına yüksek bonservisli oyuncu transferlerine para ve kaynak ayırıyorlar. bu olasılığın bizim camiamızda olmadığını var saymak istiyorum.

    tüm bu altyapı eksikliklerine ek olarak galatasaray scout ekibi de oldukça yetersiz kalıyor. hadi yetiştiremedin bari gözün açık olsun. elalemin alt yapısından çıkıp avrupa'nın gözde takımlarına giden çağlarlar, merihler, zekiler... hepsi ülkemizde oynarken biz ne yetenek fakirlerine ne paralar verdik. düşündükçe deli oluyor insan.

    naçizane demem o ki, galatasaray'ın fatih hoca gibi bir değeri varken bu işe ciddi anlamda el atması ve yatırım yapması lazım. belki yeni bir anlayış, yeni bir ekip, bir pilot takım, daha bilimsel yaklaşımlar ... bunların derinlemesine ele alınması kanaatindeyim. yoksa demoklesi'in kılıcı gibi ffp daha çok duracak tepemizde.
  • 364
    galatasaray a takımına fayda anlamında istenilen verimde olmadığını düşünüyorum. a takımını geçtim buradan çıkan oyuncuların en azından alt ligleri domine etmesini bekliyorum ben ama o da yok. hayır beslenme desen tamam, idman desen tamam. yetenek desen tamam. bir saniye... tamam değil mi yoksa?
    bir de eski futbolcuların çocukları seçmelere katılıyor mu? yoksa direkt alt yapıya mı alınıyor merak ediyorum bunu? belki onlardan daha yetenekli oyuncular var ne bileyim.
  • 366
    sürekli umutlar tükenecekken yeşermesi beklenen yer.
    oysa avrupa'daki takımlar altyapılarını yeşertmek için umutlarının tükenmesini beklemiyorlar.
    bundan sonra özel ilgi alanımdır.

    biraz ütopik bir düşünce ama altyapı oyuncularımızı benzer tarzda olduğunu düşündüğüm dünya çapındaki yıldızlarla eleştirirken buluyorum kendimi sürekli.

    bartuğ elmaz : kendi yaş kategorisinde sergei milinkoviv-savic gibi kalıyor, sekere jorginho penaltısı kullanıyor.

    emin bayram: pique, emin'in yaşındayken bu kadar teknik değildir bence.

    abdüssamed karnuçu: mevki ve vücut tipi olarak birebir sergio busquets, oyun aklı olarak busquets dünyanın en iyisi o ayrı.

    atalay yıldırım: nedense thomas müller'i andırıyor bana.

    atalay babacan: david silva gibi teknik bir oyuncu.

    yunus akgün: topa vuruş stili dybala'yı anımsatıyor. şuan için tr'de u-19'un en büyük yıldızı.

    erkan süer: biraz zorlama olacak ama lazio'lu luis alberto'yu anımsatıyor sanki biraz, 10 numara pozisyonundan merkez orta sahaya evrilmek isteniyor.

    ali yavuz kol: sol kanatta david villa gibi yardırabilir umarım, sinan gümüş olma potansiyeli de var.

    süleyman luş: her genç sol bek jordi alba gibi olmak ister sanırım.

    beknaz: türünün yeni örneği

    erencan yardımcı: david luiz'e benziyor, stoper denenmeli hsjsjjd

    hayalperestlik bir yana akademideki çocuklara modern futbola yönelik eğitim vermemiz gerekli, hagi bile cruyff'un yolundan ilerliyor. tüm oyuncuların güçlü olması amaçlanacaksa güreş akademisi kurulsun, teknik oyunculara doğru oyun mentalitesinin aşılanması gerekli. ayrıca türkiyede alt yaş gruplarını izleyen özel gözlemci ekibi kurulmalı.

    akademiden gelip forma giyecek her oyuncunun en büyük destekçisiyim bundan sonra.
  • 367
    ne zaman iyi veya kötü bir oyuncu yetiştirse hatta bir ikinci lig maçını izlerken eski bir oyuncumuza denk gelsem beni mutlu eden akademidir.

    görünen o ki akademiden çıkarttığımız her oyuncunun galatasaray futbol takımında oynayacak seviyede olmaması artık kabul edilmişken çıkan her oyuncunun galatasaray'ı birinci öncelik olarak görmemesi pek kabul edilmemiştir. oysa ki her yatırım gibi bunun da riskleri ve giderleri vardır. nasıl her çıkan oyuncu yeterince iyi olup galatasaray'da forma giyemiyorsa yeterince iyi olan her oyuncu da galatasaray'da forma giymeyebilir. yatırım buna rağmen kazandırıyorsa anlamlıdır yoksa bir kara deliktir. gelir ve giderlerini hiç bilmiyorum ama bence akademimiz kara delik olmasa bile ışıl ışıl parlayan bir süpernova hiç değildir.

    iyi oyuncular illaki çıkacaktır ve bazıları takımımızda da oynayacaktır. ancak zarar eden bir altyapıda bunun bir anlamı olmayacaktır. unutulmamalı ki bizim önceliğimiz oyuncu yetiştirmek değil şampiyon olmaktır.
  • 369
    ılgaz çınarın aşağıdaki tweetinden sonra turuncusakalla baya bir mesajlaştık. genel olarak ben ılgaz beyin fikrine katılmıyorum. sorunu çocuklarda gibi gösterirsek asıl sorunu gözden kaçırırız.

    https://twitter.com/.../1302005638961205248

    herkes ister altyapıdan çocuklar çıksın kapsın bu formayı ve cimbom aşkıyla yanan evlatlarımız bizi başarıdan başarıya koştursun. gerçek hayatta böyle bir şeyin olma ihtimali çok zor. peki bu olay sadece şans mı yoksa bir organizasyon mu?

    bizim yıllardır altyapı takımlarımız liglerinde ya şampiyon olur ya da kafaya oynar. oyuncularımız genelde en çok milli olan oyunculardır. ama ne oluyorsa a takıma çıkarken bu çocuklar birden kayboluyorlar ortadan ve zaten yetersizdi, bunun fiziği kötü, bu çocuk da çok abartılıyordu zaten oluyor.

    ardadan başlayacağım sonra genele döneriz. eğer arda zamanında kiralık gitmeseydi, gittiğinde ersun ile çalışmasaydı bu kariyere sahip olabilirmiydi? bugün kiralık gönderdiğimiz bir çok oyuncu var. bu çocukların gidecekleri kulüplerde oynayıp oynayamacaklarına acaba hiç bakılıyor mu? fmde bile o mevkide kaç oyuncusu var takımın oynama garantisi var mı diye göndermeden önce kontrol ediliyorken gerçek hayatta nedense bu kontroller yapılmadan pat diye oyuncu gönderiliyor. sonuç olarak oyuncu 3-5 maç oynayıp dönüyor ve gelişimine en ufak bir katkı olmuyor.

    dedik ya organizasyon eksikliği var diye. en büyük eksikliklerden birisi de bu çocukların fiziksel gelişimi. hiçbiri a takım seviyesinde oynayabilecek düzeyde değil. tamam bir tanesi gelişmedi, diğeri de gelişmedi, öteki hep yattı. yahu bütün altyapı oyuncuları fiziksel anlamda gerideyse bu bir organizasyon sorunu değilmidir? oyuncuların gelişimini sağlayacak bir yapı kurulamaz mı? burada çocukların gelişimi gözlemlenip, beklenen gelişme göstermeyenlere ilave antrenman programları veya çeşitli yaptırımlar uygulanamaz mı? tabi burada fazla iyi niyetli olduğumun farkındayım. a takımda bile bu seneye kadar kondisyonerin olmadığını, bütün oyuncuların 60. dakikada pillerinin bittiğini ve koca bir sene buna bir çözüm bulunmadığını düşünürsek altyapıya yapılacak böyle bir çalışma anca hayallerde oluyor ne yazık ki.

    ılgaz bey ne demişti bir de; geri bildirim. işte burda ben de diyorum ki oynatmadığın oyuncudan nasıl bir geri bildirim alacaksın? atalay 2 senedir belki de yaş grubundaki en potansiyelli çocuk. kaç maç oynadı a takımla beraber? kaç dk verildi? yahu hazırlık maçlarında bile şans verilmiyorken bu çocuklara, nasıl ölçeceğiz geri bildirimleri? eğer 3 hazırlık maçı planladıysan bunu 4-5 yapıp araya bol bol gençleri koymak ne kadar zor olabilir ki? kupa maçlarında bu çocuklardan her maç 2 tanesini oynatsak ne kadar daha kötü olabilir ki? yahu yerlerinde oynayanlar da ahmet, selçuk, şener, emre gibiler. yoklukları sadece kazanç olacak isimleri sürekli görüp de, gençleri hiç görememek ve bunun da sorumluluğunu gençlere yüklemek..

    avrupa ülkeleri ile kıyasladığında 18 - 19 yaşındaki çocuklar a takımlarla çok ciddi maçlara çıkabiliyor. bu çocuklar bizimkilerden çok daha yetenekli değiller ama çok daha hazırlar. işte avrupadaki en büyük fark bu çocukları hazırlayacak organizasyonları yapıyorlar. bizde ise bu işler ya nasip. ozan'dan önce kim çıktı altyapıdan en son hatırladığınız? ozan da eğer sakatlıklar olmasa alabilirmiydi formayı? ozan aradan sıyrılıp çıkmadı ön plana, sakatlıklar ve şans onu ön plana çıkardı. ozan da çok profesyonel olarak kendine baktığı için şu anda almanyada. ama kendine ne kadar bakarsa baksın, o şans ayağına gelmeseydi hala altyapıda veya kiralık bir yerlerde olurdu.

    fatih hoca eskiden bu konularda daha cesurdu. ama ne yazık ki eskisi gibi değil. 60-70'lere kadar oyuncu değiştirmemesi de bu yüzden, gençlere fırsat vermemesi de bu yüzden. davalayı, hakan ünsalı, vedatı çat diye alıp ilk 11'e monte eden adam, şimdi eli belinde dolaşan feghouliye her maç 90 dakika dayanan bir adama dönüştü. ben hocayı 25 yıldır takip ediyorum. eski hocayla bu hali arasında siyah ve beyaz kadar fark var. hoca efsanedir. ama hoca kendi efsanesine aykırı hareket ediyor. mesela kalli şimdi bu takıma gelse belhanda feghouli gibi adamlar tribünden aşağı inemez, selçuk mesela bir dk forma giyemezdi. yerlerine kimseyi bulamasa iki tane altyapıdan çocuk koyar öyle kaybederdi.

    hep organizasyon dedik de bunu kim yapacak peki? tabi ki hoca. futbol topunun olduğu her yerde tek patron kendisi. galatasarayın geleceğine yatırım yapacağız diyeli kaç yıl oldu ama hala bu yönde atılan bir adım, yapılan bir organizasyon yok. ben artık bazı işlerin profesyonelce yapılmasını, kurulacak düzenle bu işlerin tıkır tıkır çalışmasını istiyorum. çocukların gelişememesinin suçlusunun gerçekten kendileri olmasını sağlayacak şekilde bütün imkanların ve çalışmaların tamamlanıp organizasyonun yapılmasını. hiç bir şey yapılamıyorsa, alalım almanya üçüncü liginden bir takım, bütün potansiyelli çocukları gönderelim, orada bari gelişsinler.

    yoksa 10 sene sonra hala yeteneği var ama bu fizikle oynayamaz, hiç ışık saçmıyorlar muhabbetini yapar dururuz.
  • 370
    yıldız çıkartması beklentisiyle maliyetini bile çıkartamayan masraf kalemi.
    öyle konunun uzmanı filan değilim ama 1 tane yıldız çıksın diye 10 tane vasat gence önem vermezsen günün sonunda elinde hiçbir şey olmaz.
    10 tane vasat genç çıksın, her birini 200-300 bin euro'dan sat niye illa yıldız olacaklar umuduyla kulüpte tutuyorsun? hem oynatmıyorsun hem göndermiyorsun. eğer vasat oyuncu bile çıkartamıyorsan da bir zahmet kapat orayı.
    şu aralar onlarca genç oyuncumuzun ismi dönüyor, isimlerini ezberlemeye kim olduklarını öğrenmeye zahmet bile etmiyorum çünkü biliyorum ki hiçbiri oynatılmayacak, 20'li yaşlarının ortasına kadar yıldız olacak diye kulüpte tutulup sonrasında 3. lig takımlarından birisine gidip oralarda futbolu bırakacaklar. zamanında üçe beşe bakmadan satsan en azından ufak da olsa kazanımlar elde etmiş olursun. belki bu çocukların kariyeri orta sıra takımlarında sivrilecek, belki böyle tipte oyuncular.
    yani 115 yıllık kulübüz, bizim altyapıdan 40 milyon euro'luk yıldızlar çıkmayacağını anlamış olmamış lazım değil mi?
  • 371
    kimsenin takip etmediği, ismi geçen futbolculara göre boş romantizm yaptığı alt yapı. beğenmediği bir oyuncunun adı geçtiğinde yada tercih edildiğinde 6 aydır antreman yapmamış çocukları bile gözü kapalı 11 e yazan ve yazılması gerektiğini savunanlar, bunun yerine alt yapıdan daha iyi şu oynasın daha iyi diyenler bugün iyi bir kiralık dönemi ve iyi bir kamp geçirip gümbür gümbür gelen ali yavuz kol'un önünü açacak bir transfer hamlesi söylentisini eleştiriyorlar. * (bkz: #2967828)
  • 372
    "altyapımız değil, altyapıya olan güvenimiz zayıf" diyerek bakış açımı ifade etmek istediğim yapıdır.

    hiç bir futbol altyapısından hazır ve messi gibi futbolcu çıkmıyor zaten. bir kaç yıl zayıf halka olarak kalıyorlar. ardından, altyapının en iyi isimleri kademeli olarak dakikayı arttırıyorlar. o zayıf halka zamanla güçleniyor ve sağlamlaşıyor. biz ise direkt ilk maçtan gark yaratmasını bekliyoruz.

    pişmemiş patates de almayalım o zaman, direkt bize pişirip versinler oh ne güzel. pişirmeyle uğraşmak zor geliyor çünkü. hem pişirme, hem de aman tadı neden yavan de. mantığa/şımarıklığa bak!
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!