• 18476
    orta sahanın çöküşünün ardından maçlarda daha fazla kanat organizasyonu yapması gereken ve 2 yerse 3 atması gereken canım takımım. bu potansiyel kesinlikle bizde var. ayrıca oyuncular geçen seneye göre aynı olsa da özelikle rodrigues-tolga ve eren’in performansı pik yapmış durumda. umarım fatih hoca hiç katkı beklemediğimiz oyunculardan da katkı almayı başarıp sene sonu yüzümüzü güldürebilir. ben önümüzdeki sivas deplasmanını kayıpsız geçebilirsek özellikle taraftarın da oluşturacağı sinerjiyle fernando’nun eksikliğine rağmen fener maçına kadar kayıpsız geçebileceğimizi düşünüyorum.
  • 18477
    ligde şampiyon olup olamayacağını belirleyecek 15 maç kalan takım. bana göre biraz şansa ihtiyacımız var. kimi zaman takımlar son derece dar kadrolarla fire vermeden sezonu tamamlıyorlar. işte ihtiyacımız olan şans tam da bu türden...

    öncelikle artık en kritik oyuncumuz tolga ciğerci. esasında bana göre 2 sezondur öyle. sık sık yazıyorum... galatasaray taraftarı bu adamın değerini bilmiyor. sakatlık sorunu olmasaydı bana göre juventus'ta falan oynayacak kalitesi var. üstelik de saha içerisindeki istikrarı mükemmel. onca kesintiye rağmen anında form tutuyor adam ve 90 dakika sahada aynı performansı sergiliyor.

    16/17 sezonunda liderliği kaybedip şampiyonluktan uzaklaşmamız tolga'nın sakatlanmasıyla oldu. hemen hiç bir derbide oynatamadık adamı. nitekim tolga'nın sahada olduğu ilk yarıdaki beşiktaş deplasmanında rakibi silmiştik. fakat hakem müdahalesiyle 2-0 önde olduğumuz maç 2-2 bitti.

    17/18 sezonuna gelirsek takımın performansının düşüşü tolga'nın sakatlığına denk geliyor.

    kilit futbolcularımız illa feghouli veya bruma tekniğine sahip olmak zorunda değil. mesela tottenham elindeki en kazma futbolcusu wanyama'nın sakatlığından çok çekti... tolga bana göre ndiaye'nin yerine oynayacak futbolcu olmasının yanı sıra komutan fernando'yu da yedekleyebilecek tek adam.

    fernando'nun sahalara dönüşü 2 maç deniyor. bu durumda tolga fernando ikilisini 13 maç yanyana oynatabilirsek şampiyonluk şansımız hala yüksek. çünkü bence tolga ndiaye'den iyi futbolcu. büyük takım oyununa da çok daha uygun.

    bu ikili dışında bir diğer alternatifsiz oyuncumuz gomis. evet 2-3 maç gomissiz idare ederiz ligde. eren bu işi götürür. bu açıdan okaka'nın transferinin gerçekleşmemesi talihsizlik oldu. ama derbilerde gomis de sahada olmalı.

    22 milyonluk amme borcu bu transfer döneminde galatasaray'ın belini çok büktü. mesela poko gibi bir futbolcuyu kelepir fiyatına elimizden kaçırdık. bir diğer sitemim de kerem atagan keskin'e. göztepe'de forma şansının daha yüksek olduğunu düşünüp oraya gitmiş. ulan evladım ligde orta saha rotasyonu galatasaray kadar zayıf takım kaldı mı?

    bana göre galatasaray taraftarı da anlayışlı olmalı. yaşananlardan sonra bu sezon şampiyonluk şart gözüyle bakamayız. esasında malesef sezonun 2. devresi itibarıyla bizde feda demiş durumdayız. kenetlenmeliyiz ve mustafa cengiz yönetimine destek vermeliyiz.
  • 18478
    31 ekim'de "bu sezon en dişli rakibimiz başakşehir ama onun çapı da belli. kadro derinliği onlarda da kötü, bu yüzden avcı artık sadece türkiye ligi'ne odaklandı. onlar da bizim gibi devre arasında mutlaka takviye yapacaklar ve bu takviyeler bence şampiyonu belirleyecek. ama ilk yarıyı başakşehir'in üstünde kapatırsak ikinci yarıda geçilmemize şahsen ihtimal vermiyorum." demiştim (bkz: #2272714)

    başakşehir hem yarıyı bizim üstümüzde bitirdi hem de arda ve riad bajic gibi kaliteli isimlerle kadrosunu derinleştirdi. her mevkide en az iki alternatifi olan şöyle bir kadro kurdu: http://lineupbuilder.com/?sk=fy6n5

    galatasaray ise sol bek buldu ama elindeki as oyuncusunu kaybetti. bu sebeple devre arasında güçlendiğini söylemek zor. mecburen şöyle bir kadroyla ikinci devreye başlıyoruz: http://lineupbuilder.com/?sk=fy6w2

    görüleceği üzere her mevkide en az iki alternatif yok. ideal mevkisi sol kanat olan tek oyuncu yasin. rodrigues'i sola çeksen, sağ kanada feghouli'yi koymak zorundasın, o zaman da forvet arkasında belhanda'yı oynatman lazım, ki kendisi rakip cezasahasına asla girmiyor, gol koşusu yapmıyor.

    yani ya yasin sol kanat oynayacak ve çokça top ezecek, ya da belhanda forvet arkası oynayacak ve bütün skor yükü santrfora ve kanatlara binecek. terim'in boğuşması gereken birinci sorun bu. 4-4-2'yi kısıtlı süreler harici deneyemez çünkü gomis de eren de yardımcı forvet rolünü oynayabilecek, elmander gibi ortasahaya destek verecek isimler değil.

    ikinci sorun çift yönlü ortasaha sorunu. şu an galatasaray'da iki yönlü ortasaha oyuncusu olarak sadece selçuk ve tolga var. selçuk fiziksel olarak çok çok zayıf, tolga ise sürekli sakatlanıyor. belhanda'yı denesen ne kadar iyi oynayacağı meçhul. terim burada yine şapkadan tavşan çıkarmak zorunda, çünkü uzun maratonda mutlaka sakatlık ve cezalar olacak.

    fikstür konusunda en büyük avantajımız başakşehir'le iç sahada oynayacak olmamız. ancak onların avantajı da beşiktaş ve fenerbahçe'yle iç sahada oynayacak olmaları. biz zorlu bir kadıköy deplasmanına gideceğiz. buna ek olarak biz trabzon'la içeride oynarken onlar trabzon deplasmanına gidecekler. kısacası fikstür anlamında yarım adım önde olduğumuz söylenebilir.

    kısacası kadro derinliği açısından terim'in abdullah avcı'ya kıyasla iki tane dezavantajı, fikstür açısından kısmi bir avantajı var. ama bir faktör var ki bunların hepsini unutturabilir, o da taraftar desteği. başakşehir'in taraftarı yok ve şampiyon olduğu durumda meydanlarda kutlama yapacak insan sayısının 1000 kişiyi bulacağı şüpheli.

    galatasaray ise türkiye'nin en büyük taraftar kitlesine sahip ve bu taraftar yıllardır başarıya aç. bize düşen bu avantajın diğer iki dezavantajı ve diğer bütün negatif unsurları bastırmasını sağlamak. hiçbir futbolcu galatasaray maçlarında üçkağıt yapmaya cesaret edememeli. hiçbir hakem galatasaray'ın hakkını yemeye kalkışamamalı.

    hiçbir rakip arena'dan kulakları uğuldamadan ayrılamamalı. biz üzerimize düşeni yaparsak takımın ve fatih terim'in de bizi mahcup etmeyeceğine inanıyorum.
  • 18480
    devre arası itibariyle fernando'nun uzun sakatlığı ndiaye'nin vakitsiz ayrılığı elimizdeki taktik çeşitlilik imkanını çok fazla sekteye uğrattı. fatih hoca'nın ofansif ve baskılı futbol anlayışından vazgeçeceğini sanmıyorum çünki türkiye liginde zirvede kalmanın kontrol futbolundan çok rakibi boğup sonuca gitmekle mümkün olduğunu çok iyi biliyor.

    fernando gibi gibi bir tempo belirleyici oyuncunun yokluğunda aynı görevi * selçuk'a verecektir muhtemelen. önünde ise tolga ve belhanda'nın yer aldığı yine mücadeleci bir ikili sistemi işletebilir fakat burada belhanda'nın üzerine çok büyük bir sorumluluk binmiş olacak. o yüzden bu planın deneneceğini pek sanmıyorum.

    fernando'nun dönüşüne dek feghouli'nin son maçların aksine kanada geri dönme ihtimali mevcut. diğer yandan ise mariano ile rodriguez'in yakaldığı uyumu bozmak da istemeyebilir.

    benim tahminim yasin-tolga-selçuk(belhanda)-garry, önlerinde feghouli şeklinde oynayacağımız.
  • 18481
    fernando'nun sakat ve artık ndiaye'nin olmadığı kadroda mümkün olduğunca orta saha özellikli oyuncuları sahada tutmamız lazım diye düşünüyorum. belhanda nice'de oynarken bir çok maçta sol kanat olarak da oynamış. onu sola koyup yasin'i yedeğe çekerek bu sayısal artışı sağlayabiliriz. orta ikilide mecburen tolga ve selçuk, sollarında belhanda, önlerinde feghouli ve sağ tarafta da rodrigues ile takım sahaya sürülebilir. hücum anlamında bu kadronun sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum ancak savunma olarak orta alan sorunlu olacaktır. selçuk sadece alan kapatarak savunma yapabiliyor. tolga da oyun özellikleri gereği sürekli ileri geri çalışacağı için zaman zaman selçuk geride bekleyen oyuncumuz olacaktır. burada belhanda'nın çalışkanlığı devreye girebilir. ayrıca diğer bir nokta ileri dörtlü* rakip savunmalara yeterli baskıyı yaparsa orta alanın zaafları kapatılabilir. ayrıca bu 11'de selçuk derinden oyun kurup ortayı üçleyerek sağına tolga soluna belhanda da yapılabilir maçına göre. böylece 4-3-2-1 gibi dizilişe geçilip göbek feghouli ve rodrigues ile de kapatılabilir. sezon başı bu diziliş ile iyi işler yapmıştık. tabi o kadroda fernando ve ndiaye vardı.

    orta sahada fatih hocanın denayer ya da linnes gibi oyuncuları deneyeceğini hiç sanmıyorum. zaten linnes ne kadar çalışkan olsa da orta sahada oynayacak yeteneklere sahip değil. iyi niyeti insanları umutlandırıyor ama maalesef o kumaş onda yok. denayer'i de hoca zaten açıkça sadece stoper olarak kullanacağını söyledi. geriye bir tek donk kaldı. fatih hocanın aşırı motivasyon yüklemesi halinde bile yeterli olacağına inanmıyorum. son 15 hadi olmadı 20 dakika oyunu tutmak için olur ama başakşehir, beşiktaş orta sahaları donk ile bizi futboldan soğutur.

    orta sahada şu an hem sayı hem de kalite olarak eksik olduğumuz kesin. bunu ileri uçtaki baskımız ve ekstra eforumuz ile kapatmaktan başka bir yol görünmüyor bence. en azından fernando dönene kadar. oyunu rakip yarı sahaya yıkıp sürekli orada oynamak ve kaptırılan toplarda hemen tepki vermek en önemli konu olmalı bizim için. böylece orta sahamızın savunma zafiyetini en aza indirmiş oluruz. özellikle fizikli orta sahalara karşı sıkıntı yaşayacağımız aşikar şu kadroda. bu nedenle ileri uçtaki oyuncuların mümkün olduğunca yıpratıcı olması lazım. bu hücumda kaçan pozisyonlara sebep olacaktır yorgunluk nedeniyle ama başka çare göremiyorum. bu anlattığım hocanın oyun felsefesi ile de örtüşüyor. fiziksel olarak takım istediği seviyeye gelirse bence bunu yapabilir.

    bu anlatılanların hepsi tabi ki teoride. pratikte neler olur öngörmek zor. şu kadro yapısında başka bir çıkış yolu ben göremiyorum. umarım hoca kafasında bir çözüm yolu bulmuştur.
  • 18482
    şampiyonluğa yürürken aniden melo'nun belinden ameliyat olmak zorunda kaldığı ve o sezon, o güne kadar pek işe yaramamış hamit'in o an itibarı ile son haftalar melo'nun yerine nasıl muazzam futbol oynayarak şampiyonluğa verdiği katkıyı hatırladım. gerçekten kilit bir roldü.

    badou'nun gidişi sonrası elimizdeki kadroya baktığımızda kanatların iyi olduğunu; gomis, eren, sinan'ın forveti kotarabileceğini düşünürsek belhanda-feghouli-tolga-selçuk-fernando havuzundan terim ve ekibinin iyi iş çıkararak bizi şampiyonluğa ulaştırabileceğini düşünüyorum. allah'ın izniyle majör bir sakatlık vb olmadan fernando da aramıza döndüğünde bu şekilde yürüyeceğiz. tolga'nın sakatlanmadan, selçuk ile rotasyonlu olarak yazımın başında bahsettiğim şekilde hamit performansı vermesi şampiyonlukta kilit rol oynayacaktır.
  • 18483
    badou ndiaye'nin gidişi ile güç kaybettiğini düşünenlere gülüyorum. bu takım ligin ilk yarısını liderin 1 puan gerisinde kapattı değil mi?

    +feghouli'den ne kadar performans alıyordu bu takım?
    +garry rodrigues'den?
    +selçuk inan, ryan donk gibi adamlar rotasyonda bile yoktu.
    +bariz bir sol bek eksikliği vardı. yuto nagatomo geldi.

    biraz sakin olup takıma inanmakta fayda var.
  • 18484
    ............................gomis...................................
    rodrigues..............belhanda..........feghouli.........
    ...............fernando.............tolga....................
    takashi....maicon........denayer......mariano
    ........................muslera............................

    hocama akıl vermek gibi olması ama bu şekilde sahaya çıkmaları iyi sonuçlar getirebilir.
  • 18485
    kafaya oynayan tüm takımlara karşı oynadımız maçlar da çok poziyonlar verdik. liderin 1 puan gerisinde olan takımımızın orta sahasında oynayan iki oyuncusundan biri satıldı diğerinin ise sahalara dönüş tarihi belli değil. ister istemez üzerimizde bir tedirginlik oluyor tabiki. ama her zor durumdan alnımızın akıyla çıkmış takımımızın bu zorlu süreçten de aynı şekilde çıkacağından hiç şüphem yok. fatih hocanın oynattığı her oyuncuya da canı gönülden destek vereceğim.
  • 18486
    nagatomo transferi ile sol bek eksiği kapatıldı, stefano okaka chuka transfer isteği ile "kanat ve forvet oynayabilen oyuncu alınacak" sözü kısmen de olsa denendi ama son anda yattı.

    şimdi benim asıl aklıma takılan, fernando sakatken ve badou gitmişken (gideceği önceden kesinleşmişken) neden kiralık da olsa bir orta saha oyuncusu aramadık, kimseyle görüşmedik. basında isimler bile çıkmadı. en azından kiralık ya da bonservissiz bir oyuncuya yönelebilirdik.

    demek ki fatih terim yeterli görüyor bu orta sahayı. ama bana göre çok eksiğiz. şampiyonluk için büyük güç kaybı demek bu. selçuk, tolga, donk üçlüsü sağlam şu anda sadece. tut ki belhanda da 8 numara oynayabiliyor diyelim, bu sefer de dinamik ve defansif olarak eksik olacağız. badou büyük oranda dinamizm katıyordu, ne donk ne de selçuk enerjik adamlar değil. tolga belki bir miktar orayı kotarır ama onun da sakatlık sıkıntısı var.

    hülasa enerjisi düşük bir orta sahası kalan takımımız. bakalım neler göreceğiz. fatih hocama güveniyorum.
  • 18487
    şampiyonluk yolundaki engelleri "sporcu ve sportif etkenler"in dışında olan canımız futbol takımımız.

    ya bu işi hep birlikte kotaracağız yada kuru sıkı kavgalarla sene sonunda hüsran yaşayacağız. hüsran sonrasında "senin yüzünden, hayır senin yüzünden" şeklinde kavgaya devam edeceğiz. teknik direktöründen yöneticisine, taraftar gruplarından eski "efasane" başkanlara, medyadaki "has galatasaraylılar"a, liseli-lisesiz tüm galatasaraylılara kadar herkesin aklını başına alması gerekiyor. sidik yarışının hiç sırası değil.
  • 18491
    badou ve fernando’nun yokluklari etkileyecektir ancak durumun o kadar abartildigi kadar kötu olmadigini dusunuyorum. badou’dan olusan dinamik boslugu tolga olmazsa denayer ile kapatmayi deneyebilir fatih hoca.

    takimda ortasaha oynayabilen su oyuncular var,

    selcuk
    donk
    belhanda
    balta
    denayer
    tolga
    fernando
    koray

    fernando dönene kadar cok zor bir fiksturumuz de yok. idare edilir yani. maaslari ödenmeyen moralsiz bir takimdan ziyade maaslari ödenen moralli ama badou’suz bir takimi tercih ederdim.
  • 18493
    sezon başlamadan takımdan gönderilmesi istenen isimlerin başında, selçuk inan ve ryan donk geliyordu. tudor selçuk'u keserek taraftarın gözünde kredi bile kazanmıştı. şimdi galatasaray'ın orta sahası selçuk-donk-tolga üçlüsüne kaldı.

    tolga ciğerci'den bahsetmeye gerek yok 6 maç oynarsa ne ala. diğer ikili için de fatih terim'den mucize, sihirbazlık bekleyeceğiz artık. taraftar olarak metafiziksel bir dünyaya tekrar giriş yapmış bulunmaktayız enerjiler, sinerjiler, inançlar, ruhlar. üstelik bu sefer işi ilginç kılan; kişiliğini, futbolculuğunu sevmediğim, 2-3 sene önce futbolu bırakması gereken selçuk inan'dan galatasaray'ı sırtlamasını beklemek, ruhunu ortaya koymasını beklemek.

    fernando dönene kadar, o da dönerse, dönüp kırmızı kart görmezse. mevcut galatasaray orta sahası ligin en kötü orta sahalarından biridir. diğer kulüpler çatır çatır transfer yaparken biz orta sahaya oyuncu bile kiralayamadıysak kulübün rotası şampiyonluk değil, borç kapatmaya dönmüş demektir.

    dünya üzerinde, milyar dolar değerinde riva-florya gibi taşınmaz mallarını satıp eskisinden daha beter bir duruma düşen başka bir kulüp olamaz. milyarlarca liralık borç futbolcu, tişört, kombine satarak kapanmaz. riva-floryayı satıp parasını başkanın, kongre üyelerinin yediği bir ortamda taraftarın aidiyet duygusu kalmaz. mayıs ayında kimin seçileceği bile belli değil. yeni gelen yönetimin de devrim yaptığı, statüko yıktığı yok. üyeler kimi isterse yine onu seçecek.

    nasıl ki fenerbahçeli olup aziz yıldırımdan dolayı futboldan soğumuş bir taraftar grubu varsa, ben de bu liseliler, hırsızlardan dolayı futboldan soğudum. artık fedakarlık lafı, borç lafı duymaktan tiksindim. bu sene için futbolla alakamı kesiyorum içim daraldı yeteri kadar.
  • 18494
    en büyük kozu fatih terim'dir. en büyük yıldızı da terim'dir. taraftara kalsa kadrodan 7-8 oyuncu hariç hepsi çöp, herkesin kusurlu tarafları daha çok falan. görüyoruz ki terim'le işe yarar oyuncu sayısı 17-18'e kadar yükselmiş durumda. çoğu mevkide rotasyonumuz iyi.

    hoca tabi şu adam kazanma meselesini abartmasa iyi olacak. eray'dan ne köy olur ne kasaba. takımın 90 dakika iyi oynar, eray malı tek hatayla maçı verir. o zaman da sadece eray'ı değil seni de suçlarım hoca, kusura bakma.
  • 18496
    aynen bu entry'de (bkz: #2325361) yazdığım gibi hoca yedek futbolcuların çoğundan verim almaya başladı. fernando'nun sakatlığı ve ndiaye'nin gidişi biraz sarsmış olsa da, takım 2017-2018 sezonunun ikinci yarısı için çok umut vermiştir. linnes, sinan, donk, eren ve denayer hocanın isteklerine cevap verebilmiştir. komple bir takım olma konusunda emin adımlarla ilerliyoruz.
  • 18497
    sezon sonunda sözleşmeleri biten futbolcular aşağıdaki gibidir,

    1. hakan balta ( futbolu bırakacak )
    2. cedric carrasco
    3. yasin öztekin
    4. ryan donk
    5. iasmin latovlevici
    6. eray işcan
    7. koray günter
    8. jason denayer (kiralık)
    9. yuto nagatomo (kiralık)

    ayrıca

    sözleşmesi 2019'da bitecek olan

    10. tarık çamdal ile de yollar ayrılabilir.

    işte bu yolların ayrılacağız 10 oyuncunun yerine mutlaka ama mutlaka çok kaliteli transferler yapmalıyız. diğer takımların önüne geçebilmemiz için galatasaray'ın sezon sonunda ciddi manada para harcaması gerekebilir.
    ama bunun da daha ekonomik bir yolu var.
    örneğin (bkz: kwadwo asamoah) 'ı bedavaya aldık. sezon sonu gelecek.

    geriye kaldı 9 kontenjan.

    bu 9 kontenjanı da gerek sezon sonu sözleşmesi bitecek kaliteli oyuncularla, gerek bu yıl çıkış yapmış kaliteli genç oyuncularla takviye etmeliyiz.rakiplerin önüne geçebilmek, hem süper lig'de şampiyon olabilmek hem de şampiyonlar ligi'nde başarılı olabilmemiz için bunu yapmamız şart.
  • 18498
    badou'nun gidişi ve fernando'nun sakatlıklarından sonra çok büyük darbe almış takımdır. tolga birinin yerini tutsa da sakatlanmayacağının hiçbir garantisi yoktur.

    badou'nun gitmesiyle yerine transfer yapılamamasında yangın yapmamamın tek sebebi ise fatih terim'dir. çünkü hamzaoğlu melo'nun yokluğunda hamit ile idare edebildiyse terim haydi haydi yapar fakat tolga da elden çıkarsa işte o zaman sağlam gümleriz.

    'badou bişey oynamıyordu ki yea' diyen taraftarları da gram kale almayınız, kale almak istiyorsanız kafalarına son osmanlı maçının kasedini atıp gidiniz. 3-4 kere izlesinler.
  • 18499
    nagatomo’ya lisans çıkartabilmek için toplam 22 milyon tl olan vergi, sgk ve tff borçlarını ödemiş takım. bunları ödemeden transfer yapamıyordu çünkü. yani transfer döneminin tamamına yakınını transfer yasağıyla geçirmiş takım. bildiğin transfer tahtası kapalıymış, biz boşuna transfer beklemişiz. ndiaye'den gelen para da olmasa tümden sıkıntı yaşayacaktık. o transferle gelen sıcak para da geç geldiği için, yerini doldurabilecek oyuncu bakmaya da zamanımız kalmadı haliyle.

    kimin suçu bunlar tahmin edin, tabii ki dursun aydın özbek.
  • 18500
    inanılmaz bir şekilde medya baskısına maruz kalmış türk spor tarihinin en başarılı kulübüdür. gerçekleri görebilmemiz için son 2 seneye bakmak yeterli. peki ne oldu bu son 2 senede? önce geçmişe bir yolculuk yapalım:

    jan olde riekerink sezona başlamadan önce fenerbahçe'nin elinden türkiye kupasını almış, (bkz: 26 mayıs 2016 galatasaray fenerbahçe maçı) süper kupada ise beşiktaş'ın elinden kupayı almıştır. (bkz: 13 ağustos 2016 beşiktaş galatasaray maçı) sezona ise çok iyi başlamış ama devamını getirememişti. nitekim görevinden alınmıştı. görevinden alınmadan önce size medya'nın taraftarı nasıl gaza getirdiğini göstereyim:

    http://gss.gs/lGv
    http://gss.gs/Ohx
    http://gss.gs/ZlB
    http://gss.gs/HTv
    http://gss.gs/EKD
    http://gss.gs/CjT
    bunların yanında riekerink gibi mütevazi bir adamı görüp, "kızlarınız garsonluk mu yapıyor" diye saygısızlık yapan bir muhabiri de ekleyeyim : http://gss.gs/N82.jpg

    riekerink gittikten sonra yerine gelen tudor birçok kişiye göre göreve getirilecek en uygun isimdi. nitekim geldiğinde vasat bir yönetim gösterdi ama yine de büyük maç kazanamamıştı, devam eden sezonda da bu istatistiği sürdürerek adeta beni gönderin diyordu. ama gelin görün ki galatasaray gibi bir takımın hocasına nasıl saygısızca davranıldığını size bir kez daha göstereyim:

    http://gss.gs/vec
    http://gss.gs/WxK
    http://gss.gs/cnd
    http://gss.gs/80L
    http://gss.gs/qqt
    http://gss.gs/zcN

    gitmesi konusunda herkesin fikri aynıydı ama liderin 1 puan gerisinde olup bu kadar çok eleştirilen bir hoca varsa, bilin ki galatasaray futbol takımı hocasıdır. bu geleneği yıllarca sürdürdüler, başarılı oldukları da söylenebilir. diğer teknik direktörler (bkz: şenol güneş) (bkz: aykut kocaman) ne yaparsa yapsın hiçbir şekilde haber olmaz. küfür ederler konuşulmaz, binlerce kez istifa edip geri gelirler konuşulmaz, her türlü ayarı verirler konuşulmaz, liderin 10 puan arkasında olurlar yine de konuşulmaz. evet abi konuşulmuyor adamlar, hatta ne hikmetse fena da övüyorlar. bazen de bizim şu malum borç olaylarını devreye sokarlar. e tabi diğer takımlar hesaba katılmaz. çünkü tek bir dertleri var. her neyse bu olaylardan sonra fatih terim teknik direktörümüz olur. medyada çalışanların çoğu laf etmeye korkar, o yönden sıkıntı yaşamıyoruz. geldiğinden beri takım iyi gidiyor ve bu seferde konuşamıyorlar. ee nerden vuracaklar peki ? hah, tamam ben buldum! (bkz: 2017-2018 sezonu ara transfer dönemi)

    ara transfer dönemi başladıktan sonra medyaya göre transfer edeceğimiz futbolcular şunlardı:

    http://gss.gs/pZ0
    http://gss.gs/RSY
    http://gss.gs/84j
    http://gss.gs/wF1
    http://gss.gs/SNc
    http://gss.gs/2T2
    http://gss.gs/UQk
    http://gss.gs/WvI
    http://gss.gs/hYf
    http://gss.gs/JFV
    http://gss.gs/Ewr
    http://gss.gs/Yqw

    aslında çok daha fazla vardı ama burayı link yağmuruna tutmak istemedim. taraftar'ı beklentiye soktuktan sonra transferlerin olmaması hiç kuşkusuz yönetimi zorlardı. yeni gelen yönetim (bkz: mustafa cengiz yönetimi) daha 10 gün olmadan sırf transfer yapılmadı diye eleştiriliyor. taraftarı yalan yanlış haberlerle beklentiye sokan medya ise amacına ulaşmanın ilk hamlesini yapmıştı. hele birde bir kulüp başkanı çıkıp "futbolcumuzu ayartıyorlar" dedikten sonra futbolcunun başka bir takıma transfer olması da medyanın ne denli geniş bir kapsam aldığını açıkça gösteriyor.(bkz: wagner love) medya elinden geleni yapıyordu. nitekim transfer döneminde boş durmayıp birkaç isimle sözleşme imzalamıştı. (bkz: dursun aydın özbek yönetimi)

    futbolculara ödenmeyen maaşlar, ödenmeyen vergiler, sözde transferlerde yapılan usulsüzlükler vs. hepsi bir anda medya da yer aldı. yeni transferler sağlı sollu kontra ataklarına devam ediyorlardı. ama işte bu yeni transferler aslında bilmeleri lazımdı, bu medya denilen takımın oyunlarına alışkın olduğumuzu(!) zaten yıkılmadık, yıkılmayız da, yıkamazlar da. çünkü aslanlar gibi taraftarlarımız var. bitmek bilmeyen sevgimiz var ve bu duvarı hayatları boyunca yıkamazlar. hep birlikte el ele vermediğimiz için biraz çatlattılar ama dediğim gibi hayatları boyunca o duvarı kıramazlar. diyeceğim o ki: çok daha fazla sağlı sollu kontra ataklar yediğimiz şu günlerde lütfen ama lütfen desteğimizi esirgemeyelim. kutuplaşmayalım, başkalarına koz vermeyelim. emin olunuz ki sonrasında her zaman mayıslar bizim olacak
App Store'dan indirin Google Play'den alın