• 12752
    2015-16 sezonunda bu zamana dek * gönderdiği futbolcular:

    amrabat - satılık - malaga- 3.50 milyon €
    bruma - kiralık - sociedad - 1.90 milyon €
    aydın yılmaz - satılık - kasımpaşa - bonservissiz
    goran pandev - satılık - genoa - bonservissiz
    gökhan zan - sözleşmesi bitti - kulüpsüz
    sinan bolat - kiradan geri döndü - porto

    kazanılan bonservis: 5.40 milyon €
    gidenlerin yaş ortalaması: 27.5
  • 12753
    kale (iyi bir yedek alınsa güzel olur. hakan arıkan ne iyi olur.)
    fernando muslera, eray işcan, alperen uysal, ismail çipe

    sağ bek (yetersiz sabri geçen sene şaöpiyonlukta kritik rol oynadı. bu sezonda burası soru işareti olmasın. transfer şart.)
    sabri sarıoğlu, tarık çamdal (2)

    sol bek (alex, hakan, carole ve yer yer olcan götürür bu sezon)
    alex telles, lionel carole (2)

    stoper (buraya da sağlam bir transfer olsa çok güzel olur.)
    semih kaya, hakan balta, koray günter, aurelien chedjou (4)

    ön libero (bilal iyi oldu, selçuk melo, hamit, blerim tüm sezonu götürür. yekta gitsin artık.)
    selçuk inan, hamit altıntop, bilal kısa, felipe melo, blerim dzemaili, jem paul karacan, yekta kurtuluş (7)

    sağ kanat (asıl hareketli bir transfer buraya lazım, yasin bence burada oynar)
    sinan gümüş, olcan adın (2)

    sol kanat (podolski iyi oldu ama hareketli birini daha alsak güzel olabilir.)
    yasin öztekin, lukas podolski (2)

    forvet arkası (yeterli, daha ne olsun, sağlam birini alıp oturtamazsın kulübede.)
    emre çolak, wesley sneijder (2)

    forvet(sercan kim? transfer lazım yada burak kendine gelecek. yok transfer kesin lazım.)
    burak yılmaz, umut bulut, sercan yıldırım (3)
  • 12755
    yabancı sınırı olmamasına rağmen hala selçuk, burak, sabri, hamit, umut, olcan, tarık gibi hakettiğinden fazla maaş alan oyunculara sahip takım.
    sezon öncesi yerli çöplerden takımın temizlenmesini ve kalacak yerlilerden de maaş indirimi yapılmasını beklerken aksine 34 yaşında oyuncuya milyon liralar verilmesi bu düzenin devam edeceğini gösteriyor.
  • 12759
    (bkz: #1764883)

    bu entry'de fenerbahçe 2015-2016 kadrosunun mevcut transferlerle bir analizini yapmıştım. aynı şeyi, aynı gün ve şartlarda galatasaray için de yapmak istedim... taraftar olarak objektif olmak kolay değil tabi, yazarken kendi takımına umut dolu, rakibe ise lanetli ve kötü senaryoyla bakmak arzusunda oluyorsun. ancak elimden geldiğince bunu törpülemeye çalışacağım.

    özetle belirtmem gerekir ki yukarıdaki entry'de fenerbahçe'nin bu sezon için kurduğu kadro ve yaptığı transferler için "kalitenin çok üst düzey olduğu ancak uyum ve kadro mühendisliği açısıdnan da bir o kadar zayıf olduğu" kanısında olduğumu belirtmiştim.

    galatasaray için durum aynı mı, farklı mı yoksa tamamen alakasız mı şimdi belirtmeye çalışacağım:

    - galatasaray geçen sene şampiyon olmanın etkisiyle çok az sayıda takviyeyle ve olabildiğince elindekileri değerlendirme arzusuyla, fazlalıkları göndererek bir transfer politikası kurmaya çalışıyor. başarılı oldukları söylenemez. takımdan gitmesi gerektiği düşünülen bir çok isim hala kamplarda, deneniyor, belki son şanslarını kullanıyorlar. takviye gerektiği mutlak olan bölgeler içinse hala ses seda yok

    - hamza hoca ısrarlı bir milliyetçilik politikası izliyor. burada milliyetçilikten kastımız yerli oyunculara yönelen bir bakış açısı. bu, geçen sene olsa kabul edilebilir bir çizgi ancak bu sene yabancı sınırı kalktığı için mantıklı bir yaklaşım olduğunu söylemek zor.

    - takım içi rekabet yetersiz düzeyde, pek çok oyuncunun kendi mevkisinde rakibi yok. örneğin takımın en zayıf halkası olarak görülen sabri sağ bekte alternatifsiz. stoperde ise chedjou ve semih'i bırakın rekabet yaratmak, yedekleyebilecek tek isim var o da hakan balta. koray günter umutsuz vaka çizgisine yaklaşmış durumda ve özgüveni çok düşük.

    - galatasaray kadrosunu gözünüz kapalı sayabiliyorsunuz, bu iyi olduğu kadar kötü de bir durum. muslera, sabri, semih, chedjou, telles/carole, ki carole daha ön plana çıkıyor görünene göre, melo, selçuk, sneijder, yasin, podolski ve burak... bu kadar... alternatif yok... "hangi adamı oynatayım?" sorusunu sorduracak bir derinlik mevcut değil... "keşke şu da oynasa" denecek bir isim sayamıyoruz.

    - herkes sağ bek transferi beklerken ışık vermeye başlayan telles, carole gibi bir isimle yedeklendi ki bu aslında hoş oldu, şöyle ki telles hırs yoksunu görüntüdeydi, kafayı bulmuş koala gibi görünen gözleri kampta biraz daha açılmış, yerini kaybetme korkusu yaşıyor gibi ama sanırım hamza'nın daha farklı planları var, bu sene telles'i daha önde, hatta carole ile önlü arkalı izleme ihtimali var gibi geliyor bana... haşa poldi'yi keseceğini sanmıyorum, sanırım durum biraz daha farklı, poldi'nin santrfor oynaması ve telles'in sol kanat olması ihtimali bu bahsettiğimiz, evet burak kesilebilir...

    - göbek ise biraz daha farklı yapıda... takımın bel kemiği bu nokta... bilal kısa, yerli pirlo bakış açısıyla takıma dahil edildi, biraz futbol bilen birisi için aslında bilal'in yedeklediği ya da kesebileceği isim selçuk inan gibi tahmin yürütülmeli. ama sanırım hamza hoca'nın kafasında bilal'e biçilen rol geçen sene melo'nun yokluğunda hamit'in üstlendiği rol... evet, selçuk ile yanyana oynayarak orta sahada melo'suz ve göbekte alan savunması yapacak bir ikili oluşturmak gibi bir plan olduğunu seziyorum ve bu beni biraz tedirgin ediyor. çünkü bu, hücum değil kontratak futbolu oynamak anlamına geliyor. melo'nun biçme özelliğiyle kapılan ani toplar kontraya çıkarıyor, ileri tek taşıdığı toplar ise set hücumunun hızlı yapılmasını sağlıyordu. bilal bu iki özelliğe de sahip değil, aksine bilal, alan savunmasını yapıp kapılan topta uzun pas ile kanatları ya da santrforu kaçıracak özellikte bir göbek oyuncusu. selçuk da keza böyle olunca mantalitede oluşacak farklılığı tahmin edeceğinizi düşünüyorum. melo'suz göbek bizi lucescu döneminin durağan ve zevksiz futboluna götürebilir.

    - hücum hattı ise umut verici... podolski, sneijder ve yasin üçlüsünün son 10 yıldaki en uyumlu hücumcu ortasaha ekibi olduğu inancındayım. üçü de alman - benelüks ekolü futbolcu ve birbirlerinin dilinden anlayacak yapıdalar. burada en büyük problem nokta santrafor kısmında ortaya çıkıyor. burak benim beğendiğim bir isim, ancak burak, poldi-şino-yasin üçlüsünün santrforu olacak bir isim değil malesef. oyun tipi onlarla uyumsuz. bu 3'lü hücum ortasaha tek pas, ara pası ve kanattan bindirme, kanattan içe kat edip şut çekme gibi özelliklere sahip. bu tipte bir hücum ortasahanız varsa santraforda drogba gibi, fernandao gibi rakibi sırtına alıp size servis yapabilecek ya da rakibe kendini kovalatıp size alan açacak bir oyuncu lazım. ama burak bu özelliklere sahip değil, burak, bilal-selçuk ortasahasının kontraya çıkardığı takımın uzun topla savunma arkasına sarkacak bitirici oyuncusu. bu sebeple, galatasaray'ın acilen bir nokta santrafora ihtiyacı olduğu gün gibi ortada. hatta en önemli ihtiyaç kesinlike bu şu aşamada...

    - bir diğer zaruret muslera'nın önündeki ikili mevkiinde. yıllardır sözlükte yazdığım bir mevzu var, akademisyen edasında "tandem nedir?" anlatmaya çalışıyorum. tandem, 1 adet stoper ve 1 adet süpürücüden oluşan, yani 1 adet hamle oyuncusu ve 1 adet kademeciden oluşan müdafa hattıdır. bu ikiliden ikisi birden hamleci olursa savunmanız önde yakalanır, ikisi birden süpürücü olursa önliberoyla bağınız kopar ve rakip sizi yarısahanıza kapatır. galatasaray'ın 2 tandem oyuncusu chedjou ve semih, ikisi de hamle oyuncusu, yani ikisi de stoper... bu yüzden geçen sene kalp krizi geçirdiğimiz pozisyonları yiyecek şekilde savunmamız önde yakalandı. iletişimleri kuvvetlense bile bu ikili bir arada olduğu sürece ikisi de topa müdahale eden olmak isteyecek, diğerinin arkasını süpüren olmadığından top arkaya sarkıp duracak ve muslera'nın mucize yaratmasını bekleyip duracağız. 4 yıl önceki müthiş savunma yapımızın kaynağı semih'in hamle oyuncusu, ujfalusi'nin ise süpürücü özelliğinde olmasıydı. isim isim çok üst düzey olmayan bu ikili, hatta kökende bek olan ujfalusi'ye rağmen, galatasaray'ın gelmiş geçmiş en iyi tandemlerinden birisini oluşturmuştu. işte eksiklik bu noktada. semih ya da chedjou ilk 11 oynayabilir, ancak yanlarına arkalarını süpürecek zeki bir savunmacı şart. yoksa işimiz zor. hakan balta bunu bir nebze yapabiliyor, ancak oyun zekası yetmiyor, yine de hakan balta'nın stoper olduğu maçların daha rahat geçtiği bir gerçek.

    - gelelim göbekteki alternatiflere/alternatifsizliğe... selçuk, melo, hamit, emre çolak, bilal, jem, dzemaili... hamit sakatlık yüzdesiyle, emre çolak devamsızlığıyla, jem yeni cam adam adayımız olmasıyla, dzemaili belirsizliği ile bu yapının zayıf halkaları. bilal umut vaadediyormuş, görmedim ama görenler bunu söylüyor. selçuk formdaymış, bu da anlatılanlardan. ama bunlar birbirinin ikamesi oyuncular. bilin bakalım alternatifi olmayan isim kim? evet... melo... melo ya sözleşme uzatmak ya da takımdan ayrılmak gibi bir karar aldı ancak başaramadı. şimdi geri döndü ve uzatılmayan 1 senelik daha sözleşmesi var. kendisini kasması ve herşeyini vererek oynaması için pek bir sebebi yok... kanımca o kadar da galatasaray sevdalısı ya da futbol karakterlisi bir oyuncu da değil... ben bu sene melo'dan beklentimi neredeyse sıfırladım, umarım beni utandırır. velhasıl yedeği yok, oynatılması gerekiyor, ancak melo melo gibi olmayacak... bu durumda göbek selçuk ve bilal'e kalacak ki... bu kısım muammanın tam kendisi. bu ikiliyi hamit babalar gibi yedekler, hamit'in oynayıp da katkı vermediği maç sayısı çok az. ancak selçuk-bilal ikilisinin göbek oynadığı, dolayısıyla önliberosuz bir galatasaray neler yapabilir çok kestiremiyorum. bilal'in önlibero oynamışlığı ve kesici rolü üstlenmişliği var diye biliyoruz, ancak ayağa dalıp rakibi bezdirecek oyuncumuz malesef kalmıyor sahada... allah yardımcımız olsun.

    - ve son olarak bonus... evet... galatasaray özetle hücum hattında santrfor haricinde müthiş etkili olabilecek, göbekte kararsızlıklara teslim, tandemde riskli bir yapıda... bekler soru işareti ve muslera takımın tek %100 noktası. ancak galatasaray'ın rakiplerce ve bizlerce çok dillendirilmeyen bir özelliği oldu şu kadro yapısıyla... şut zenginliği...

    mevcut 2015-2016 kadrosundaki oyuncular, potansiyellerinde olduğu kadar uzaktan şut atmayı deneyecek yapıda oynar ve inisiyatif alırlarsa galatasaray bu sene türk futbol tarihinin uzaktan gol atma rekorunu kırabilecek bir şut gücüne erişmiş durumda.... bu şut gücüne duran toplar, cephe frikikleri de dahil.

    * sneijder açık ara ligin en iyi şutörü... mesafe kavramı yok, muhtemelen ceza yayı ile orta saha dairesi arasında kalan tüm bölgelerden kaleyi görüp skor yapabilecek kapasitede...
    * podolski sneijder kadar isabetli olabilir mi bilmiyorumi, ama sneijder'den çok çok daha sert şut çekebilecek kapasitede, kaleyi cepheden görebilecek müthiş özelliklere sahip...
    * bilal kısa'nın da ligimizin aktif yerli oyuncuları arasında en iyi şutörü olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. beklemediğiniz anda 30 metreden fileye top asabilme yeteneği var...
    * selçuk inan, son yıllarda özellikle sneijder'in de gelişiyle uzaktan şut atma yüzdesini düşürmüş olsa da kaleyi gördüğünde isabetli şut atma konusunda en yüzdeli isimlerimizden, o, sert vurmaktansa kavisli ve falsolu vurmayı tercih ediyor, ama hala ligin kalburüstü şutörlerinden kesinlikle...
    * felipe melo, süpriz şutlarda kaleyi bulabiliyor, gol ihtimali düşük olacaktır melo'nun şutlarında, ancak dönen, seken toplar tam anlamıyla burak'ın damak tadında...
    * hamit altıntop, direkleri hedeflemediği sürece hala ama hala avrupa'nın sayılı şutörlerinden diye düşünüyorum, referans isteyenler schalke maçını izleyebilirler...
    * sabri sarıoğlu, adını yazarken 3'üncü harfe geldiğimde dalga geçilmeye başlanan isim olabilir, ama bu sabri'nin çok sert şutlar attığı, hatta son yıllarda ayağını biraz da olsa düzelttiği ve kaleyi bulduğunda etkili olabildiği gerçeğini gizlemez, geçen sene kupa maçında sivas'a attığı golü izleyenler, ki bu gol ters ayakla atıldı, ne demek istediğimi anlayacaklardır.

    yukarıda bir tabur oyuncu saydım, yarısından fazlası 11 oyuncumuz, yarısından fazlası yarı potansiyellerinde şut atsalar, bu sene ceza sahası dışından 15 golümüz garanti diyebilirim.

    galatasaraylı kardeşlerime söyleyebileceğim en iç açıcı olay bu olacaktır. evet sıkıntılıyız, tatmin olmamış durumdayız ve tranfer yapılmıyor, şampiyonlar ligine gideceğiz, çifte şampiyonluğumuzun tadını yaşayamadan fenerbahçe'nin transfer taaruzunun hevesimizi kursağımızda bırakışına şahit olduk...

    ama bol bol uzaktan goller, jeneriklik goller izleyeceğimizin müneccimliğini yapmaktan çekinmiyorum. bu entry burada dursun, buraya kadar okuyacak kadar azimli olan kardeşlerimle, gün gelir bu yazının bakınızını verir ve yediğimiz müneccim bokunun üzerine zafer şarabı içeriz belki...
  • 12760
    fenerbahçe'nin transferlerinden sonra kadro olarak sanılanın aksine onlardan çok daha kötü değiliz. 1-2 takviyeyle daha iyi seviyeye de gelebiliriz. ama nedense taraftarda öyle bir karamsarlık hakim ki sanırsın elimizde erciyesspor'un kadrosu var.

    https://twitter.com/...s/617643889126735872

    arada bakın şuna da kendinizi rahatlatın karamsar arkadaşlar. ben de transfer dönemindeki pasiflikten pek hoşnut değilim ama daha transfer dönemi bitmiş değil.
  • 12761
    pivot santrafor şart. bu ligin bugı budur. eğer pivot santraforun varsa ve büyük takımsan her maça 1 - 0 önde başlarsın.

    kalede musleranın olması kaydıyla burak - umut - pivot - poldi dörtlüsüyle bu ligde her türlü şampiyon olur bu takım. önemli olan da budur. her sene şampiyonlar ligine katılmak, oranın müdavimi olmak gerekli ilk aşamada. gittiğin yere kadar da gidersin işte. ikinci tur olur, çeyrek final olur, her neyse.

    o pivot santrafor olmalı ama. karambolde, son dakikalarda şişirilen toplarda, rakip savunmayı yıpratmada gereklidir bu tip bir golcü. fenerbahçe fernandaoyu aldı. kafadan 15 puanı koydu cebe. en az 5 maçı bu adam kazandırır ligde. atar, atmaz attırır, olmadı top indirir pozisyon hazırlar vs.
  • 12762
    burak'ın yedeğine genç bir pivot santrafor şart yazacaktım, benden önce bir çok arkadaş aynı şeyi yazmış. muhtemelen hamzaoğlu pas oyunu yerine direk rakip kaleye inen bir oyun anlayışını benimseyecek ve bu oyunda santrafor topla mümkünse sırtı dönük değil, koşu yoluna atılan toplarla buluşturulmaya çalışılacak. bu anlayışla sorunum yok, artık real madrid dahil bir çok takım bu oyun anlayışını benimsiyor ancak bu yolla rakibin katı savunmasını aşamazsak, b planımız ne olacak? galatasaray'ın muhakkak burak'ın yapamayacaklarını yapacak bir oyuncu transferine ihtiyacı var. 30'luk umut yerine scout ekibi tarafından onay verilmiş, maliyeti düşük, gelişime açık bir oyuncu neden alınmaz anlam vermiyorum.
  • 12764
    yaşlı bir kadroya sahip takımdır. acilen as oyuncuların yedeğine genç ve potansiyelli oyuncular alarak yakın zamanda ilk 11 oyuncusu olabilmeleri sağlanmalıdır. hamit 33, umut-hakan-melo-bilal 32, sneijder-sabri 31, selçuk-podolski-chedjou-burak-olcan-yekta 30, dzemaili-muslera 29, yasin 28 yaşındalar. genç oyuncu olarak sayılabilecek sadece semih, carole, telles, emre, tarık ve sinan var. as oyuncuların tecrübeli olmasında hiçbir sakınca yok ancak yedeklerin gençleştirilerek takıma alıştırılması gerekiyor. yaşlanan bir takımda değişim şart, bu değişimi ya yavaş yavaş ve planlayarak yapacağız ya da bir anda bütün kadroyu değiştirmeye çalışacağız. örneğin emre çolak'ın bu yıl sıklıkla selçuk'un yerine oynatılarak onun yerine artık hazırlanması, emre'nin de artık yeteneklerine ihanet etmeyerek formanın hakkını vermesi şart.
  • 12765
    sabri'ye as takım oyuncusu kontratı verildiğini, melo'nun takımda kaldığını ve mevcut maddi koşulları düşünürsek bir yedek kaleci ve bir de ofansif kanat oyuncusunu kadroya katarak transferi noktalanabilir.

    görünen o ki hamza hamzaoğlu 4-2-3-1 dizilişiyle sahaya çıkacak. ilerideki tek forvet oyuncusu da burak yılmaz olacak. burada önemli olan maliyettir. şu durumda böyle bir kontrata sahip bir oyuncuyu gölgede bırakacak yüksek maliyetlerde transfer kulüp için çok büyük lükstür. burak'ın maliyeti 3.5 milyon euro civarında galatasaray'a . örneğin avrupada senelik 3.5 milyon kazanan bir oyuncunun kulübüne maliyeti yaklaşık 5.5-6 milyon euroyu buluyor. belki şu soru sorulabilir burada; bu bütçeyi burak yılmaz gibi bir oyuncuya bağlamak ne kadar doğru? bu konuda da bir yönetim zafiyetinden çok, federasyonun yabancı oyuncu konusunu fenerbahçe lehine ayarlamaya çalışmasının sonuçları olarak görmek mümkün. görünen o ki aziz bu sezon olacaklardan önceden haberdar olduğundan tüm planlarını ve bütçesini buna ayarlamış. galatasaray ise yabancı kuralının esiri olup elindeki kalburüstü yerli oyunculara belki de hak ettiğinden daha fazlasını vererek ileri ki sezonlar için elini kolunu bağlamış gibi duruyor.

    burak yılmaz'a (olası sakatlık ya da ceza gibi durumlarda) takım içinden belirli alternatifler yaratılabilir ama takımda; hızlı, adam eksiltme özelliği olan , asist özelliğiyle ön plana çıkan, yaratıcı bir kanat oyuncusunun eksikliği var. bu özelliklere sahip bir oyuncu galatasaray'ın mevcut kadrosunda yok. kadrodaki oyuncu çeşitliliğini artırmak adına böyle bir transferi şart olarak görüyorum.

    19 şubat 2015 liverpool beşiktaş maçı'nda beşiktaş'ın kanatlarını felç eden bir genç bi' oğlan vardı. ismini hatırlayamadım şimdi ama o ismin (veya benzer tip de bir oyuncunun) en azından bir sene kiraya gelmesini isterim.

    not: bahsettiğim oyuncunun adı jordon ibe imiş. bilgi için dinamit'e teşekkürler
  • 12767
    2015-2016 sezonu icin yapilmayan transferlerin bir sonraki sezonda yapilabilmesini dilemekten baska yapacak birsey yok. umalim ki bu sene takim inanilmaz bir cikis yakalasin. benim de hakkini teslim ettigim fenerbahce'nin harika transferlerine ragmen ilk onbirler baz alindiginda yine iki kadro arasinda cok bir fark yok. kadro derinliginde ise fenerbahce bize fark atmis durumda! bu noktada umalim ki oyuncularimiz bir sezon boyu sakatlik ve ceza gibi problemlerle cok karsilasmasinlar. nasil ki basketbolda 6 kişilik rotasyonla derbi kazanmak basardigimiz bir zafer oldu, futbolda da buna benzer bir durum ile sezonu sampiyon kapamak mumkun olabilir.
  • 12771
    bazı yazarlarımızın ilk üçe zor gireceğini iddia ettiği takım. komik gerçekten. galatasaray'ın kadrosu türkiye ligi için gayet iyi. kimse beğenmiyor, ama takım çok mantıklı transferler yaptı. mevki mevki bakacak olursak:

    yedek kalecimiz yok maalesef. bu herkesin malumu.

    stoperlerimiz ched, semih, balta. ızbandut gibi, yarma gibi bir stoper lazım. omuzu koyunca rakibini deviren bir adam... olgun, lider. ama ched, semih ikilisi de fena değil. ched'in zaman zaman konsantrasyon sorunları yaşamasına rağmen. ama bu ikilinin ciddi problemi de yan toplar. kafa vuramıyor bu adamlar. ched koşarak gelince rahat vurabiliyor, ama hava topuna koşamazsa problem. ayrıca bu iki oyuncu da hamleli adamlar. yay üzerinden şuta çok izin vermezler. geçen yıl volkan sürekli jeneriklik goller yerken muslera bu konuda hiç zorlanmadı bile. çünkü tandem şut çektirmiyor. balta'ysa görev adamı. her türlü sıkışma durumunda başvurulabilir, ancak maalesef biraz ağır ve bazen yumuşak kalabiliyor balta. ama stoperdeki en zeki adam o.

    bekler: sağ bek mevkisi her türlü göksel varlığa emanet. allah'a, meleklere, neye inanıyorsanız artık. buraya hakan balta'nın biraz genci gibi bir adam gerek. defansif bir bek. uzun boylu, hava toplarında kötü olmayan. ayağı fena olmayan. defansif hamlelerde kullanılabilecek bir deplasman beki. maalesef galatasaray buraya çok saçma yatırımlar yaptı. tarık, salih, veysel... yine sabri'ye kaldık ama. ne saçma. sol bek için söze gerek yok. gayet yeterli.

    orta saha: melo bence bu yıl ekstra motivasyonla oynayacak. her yıl daha da temposuzlaşıp ağırlaşıyor melo, ama çok iyi bir profesyonel. takımı, tribünleri uyandırıyor. her zaman oynadığından daha fazlası. ama alternatif üretmemiz şart. cem böyle bir adam olabilir, ama ağır sakatlıklar geçirdi. tamamen soru işareti. hiç izlemedim.

    melo'nun yanında oynayacak adam konusundaysa galatasaray ligin en şanslı takımı. buradaki adam takımın beynidir. organize eder. bence fenerbahçe'yi en çok zorlayacak konu bu bölgesinin boş olması. köprü oyuncuları yok. galatasaray'daysa burada ciddi bir zenginlik var. selçuk burada alternatifsizdi. çünkü emre de, hamit de böyle bir oyuncu değil. yekta tamamen vasıfsız. boş bir adam. ama şimdi bilal de geldi. bence çok değerli bir transfer. geçen yıl selçuk formsuzken, hamit de yokken yerine adam bulunamıyordu. şimdi rotasyona girebilir. hatta hamit de gerekirse burada oynayabilir. futboldaki en önemli mevki burası. buraya hakimsen sahaya hakim oluyorsun. galatasaray buraya hakim olabilir, ama yine sertlik sorunumuz var. melo eskisi gibi değil. hücumdan yeterli savunma desteği gelirse merkez orta sahamız ciddi fark yaratır. tabii cem'in yedeklik performansı da önemli. melo da geçen yıl alternatifsizdi. şimdi yedeği var.

    hücum: am, wf olarak: sağ kanadımız boş. bence o bölgeye aatıf alınabilirdi, çok da iyi olurdu. kapalı savunmalara karşı da oynayabilen, savunmaya yardım eden bir takım oyuncusu aatıf. çok yönlü bir oyuncu. rotasyonda, 11'de her türlü kullanabilirdik. hem yasin'in önü kesilmezdi, hem de kaliteli bir transferimiz olurdu. burada yasin idare etmeye çalışacak. sağ kanat oynadığı maçlarda skora katkısı oldu, ama soldaki gibi oyun içi etkinliği sağlayamadı bence yasin.

    burak'ın arkasında sneijder oynayacak. söze gerek yok. ligin en iyisi. elimizdeki en önemli yıldız. zaten takım da onun etrafına yapılıyor. o elimizdeyken ne ibra isterim, ne başka biri... takım onun etrafına kurulmalı, ki öyle de oluyor.

    sol kanadımız zengin. yasin de oynar, podolski de. yasin oynarsa takım savunmasına yardım da eder. bence fenerbahçe'ye karşı önemli avantajlarımızdan biri de bu olacak. fenerbahçe çok yumuşak bir takım kurdu.

    striker / forvet: kimse beğenmiyor ama bence hakan şükür'den sonra formamızı giyen en önemli striker var elimizde: burak yılmaz. hızlı, atletik, son vuruşları jardel'den sonra en iyisi. deparı var. yıldırıcı bir oyuncu. ben şahsen stoper olsam burak gibi bir adamı kesinlikle istemezdim. ama burak hava toplarında zayıf. umut'u hiç beğenmiyorum. ne top tutabiliyor, ne hava toplarına hakim, ne son vuruşları iyi. ama sözleşmesi var işte. tutmak zorundasın. iyi bir üçüncü alternatif olabilir. buraya transfer lazım. hava toplarına hakim biri. duran toplarda gol atabilecek biri. burak sakatlanmadığı sürece bence problem yok, ama geçen yıl dandik saha yüzünden adamı yarım sezon kaybettik. bu yüzden idare edecek biri lazım.

    sözün kısası taraftarın sandığının aksine bence gayet değerli bir kadromuz var. sağ bek, sağ açık ve yedek forvet lazım. geçen yıl takımın rotasyon gücü zayıftı. şimdi cem, carole ve bilal'le bu sorun da aşılmış gibi. ama bir stoper de lazım. bir de yedek kaleci. yani öyle aşırı büyük açıklarımız yok. ben geçen yıldan daha dengeli bir takım bekliyorum. poldi, şıno form tuttukça da daha da yükseleceğiz.

    mevkisinde ligin en iyisi diyebileceğimiz dört oyuncumuz var: muslera, sneijder, selçuk, düşmesine rağmen topal'la birlikte melo. (mbia lige adale sakatlığıyla başladı. kötü bir başlangıç bence) rvp'nin performansına bağlı olarak burak da buraya girebilir. semih'i de ilk ikiye yazarsın. podolski'yi de. ve bu fenerbahçe'nin aksine oturmuş bir kadro. boru değil. o yüzden taraftarın ve takımın yıldız transferi baskısı altında ezilmemesi gerek. ama takımın sertlik sorunu var bence. agresif olamıyor gerektiğinde. sertliğe cevap veremiyor (melo dışında). bu da takımın olumsuz yanlarından.

    şampiyonlar ligi'ni konuşmak içinse kurayı beklemek gerek. ilk iki torbadan bayern'le real gelirse zaten konuşacak çok bir şey yok. ama geçen yılki hezimet olmayacaktır. çünkü sezon içinde de hamza hoca geldikten sonra yavaş yavaş daha dengeli bir takım olmaya başlamıştık. şimdi hamza hoca'yla geçirilecek bir kampın çok değerli olacağını düşünüyorum. geçen yılki gibi ezilmeyeceğiz bence, ama tur atlama ihtimalleri için kurayı görmek gerek.
  • 12773
    23.07.2015 tarihi itibariyle gidenler ve gelenler:

    gidenler:
    -nordin amrabat (3.5 milyon euro bonservis, 1.3m euro maaş.)
    -armindo bruma (2 milyon euro bedel/kiralık, 1.2m euro maaş)
    -aydın yılmaz (bonservis yok, 1 m dolar maaş)
    -emmanuel eboue (bonservis yok, 2.4m euro maaş.)
    -goran pandev (bonservis yok, 2.4m euro maaş.)
    -sinan bolat(bonservis yok, 1.3m euro maaş.)
    -yiğit gökoğlan (bonservis yok, 1m dolar maaş.)
    -engin baytar (bonservis yok, 1m dolar maaş.)

    gelenler:
    -bilal kısa (bonservis yok, 800.000 euro maaş.)
    -lukas podolski (3m euro bonservis, 2.5m euro maaş.)
    -lionel carole (1.5 m euro bonservis, 0.7 m euro maaş.)
    -jem karacan (bonservis yok, 0.6m euro maaş.)

    *sabri sarıoğluna 1 milyon euroya yakın zam.

    gelirler: 5,5 milyon euro bonservis bedeli, 11 milyon euro maaş bütçesi.

    giderler: 4,5 milyon euro bonservis bedeli, 5,6 milyon euro maaş bütçesi.

    gitmesi gerekenler:
    1-)eray işcan (0,25m euro maaş)
    2-)tarık çamdal (1,2m euro maaş)
    3-)olcan adın(2m euro maaş)
    4-)dany nounkeu(1,2m euro maaş)
    5-)blerim dzemaili(2,2 m euro maaş)
    6-)yekta kurtuluş(1,3m euro maaş)
    7-)lucas ontivero(0,45m euro maaş)
    8-)sercan yıldırım(0,8m euro maaş)
    9-)furkan özçal(1m euro)
    10-)umut gündoğan(1m euro)
    11-jem paul karacan(0,6m euro)
    12-umut bulut(1,8 m euro)

    bu isimlerin de gitmesi gerek ama muhtemelen yarısı bile gitmeyecektir, gitse bile maaşlarını bizim ödeyeceğimize eminim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın