• 72
    (bkz: cem sultan)
    (bkz: hüseyin altuğ taş)
    (bkz: mustafa kapı)
    (bkz: bartuğ elmaz)
    (bkz: emir tintiş)
    benim hatırladığım bedelsiz giden ve taraftarın isyan ettiği futbolcular.
    yalan yok zamanında bende isyan etmişimdir bu tarz durumlara ama dönüp baktığımızda çok da bir kaybımız olmamış.
    belki emir çok iyi yerlere gelecek bilmiyorum.
    diğer yandan sözleşme imzalamadı diye veya kulüp teklif yapmadı diye kızıyoruz.
    bazılarını menajerler ayarttı diye isyan ediyoruz.
    sessiz sedasız sözleşme imzalayan ama doğru düzgün ilgi gösterilmeyen bir sürü genç futbolcumuz var.
    ışık kaan var mesela, sözleşme imzaladı ama 4 ay için semih kaya’ya 4 milyon verdik.
    emin bayram, süleyman luş, ali yavuz kol, abdüssamed, erkan süer, metehan baltacı.
    bu çocuklar sorgusuz sualsiz sözleşme imzaladı, peki sonuç?
    kimse bu çocukları takip etti mi? gelişimleri hakkında bilgimiz var mı?
    yahu emir tinteş’ten daha yetenekli olan süleyman luş için 600 bin tl satın alma opsiyonu koymuşuz.
    çocuk he dese bandırma opsiyonu kullanacaktı.
    bence imzalamayanlara değil de imzalayanlara yoğunlaşmak daha doğru gibi geliyor.
  • 100
    bugün 10(2014 doğum) yaşındaki oğlumla seçmelerine girdiğimiz akademidir. izlenimime gore, oldukça ilgi vardı. haftaici gündüz(okul saati) ve öğle sıcağında 35 dereceye rağmen 300'e yakın çocuk katılım sagladi. gelen çocukların hepsi, belli kulüp ve futbol okullarında oynayan cocuklardi.

    çok dikkatimi çeken kaleci performansları oldu. kurtaris olarak değil ancak oyun kurma, sola ve sağa uzun pas şeklinde oynayan çocuklar gördüm. süper ligde bile bu özellikleri öne çıkmayan kaleciler var.

    futbol olarak seçilmek istenen oyuncularda aranan ozellikler teknik, oyun görüşü ve çabukluk.

    açıkcasi, degerlendirilebilirsek kulüp olarak büyük umut vaad etiğimizi dusunuyorum. kemerburgazda, saha sayısı arttığında bu potansiyelin gerçekleşeceğini düşünüyorum.

    bu arada seçmelerde, gol ve asistin hic önemi yok. bence doğru olan da bu. doğru oyunu oynamak daha önemli. 9 skor yapan takimin, 7 skoruna(3 gol 4 asist) katkı veren oglum da seçilmedi. bence de o seviyede degil. beş yildir mevcut gittiğimiz bir futbol okulu var. daha çok çalışacak. seneye ve sonraki seneler de denemeye devam edeceğiz. oğlumun tesislere girdigindeki gozlerindeki o heyecanı benim için yeter de artar.
  • 78
    dostlar şimdi olaya iki farklı açıdan bakalım isterim.

    1-galatasaray emir, mustafa, bartuğ vs.. takımdan ayrıldığı için bişey olmaz. yarın hamza akman, jankat vs.. ayrılabilir. galatasaray zaten alt yapısından oldukça yetenekli çocuklar çıkartabiliyor. son 20 yıla baktığımızda hangi futbolcuyu kaçırdığımız için üzüldük?

    2-bu çocuklar asgari ücrete oynuyorlar. futbolcu dediğin adamın kafası rahat olmalı kendi başına kiraya çıkabilmeli veya ortalama üstü bir mekana gittiğinde hesabı düşünmemeli. a takımdaki abilerinin onları iyi restoranlara götürmesini beklememeli. ilk prof. sözleşmelerinde milyonlarca liralar verilsin demiyorum ama senin bu çocuklara bir değer ortaya koyman gerekiyor.
    u17-19 arasında gs altyapısı 50 futbolcu olsun diyelim. bu çocukların maksimum 10 tanesinin ailevi durumları iyidir. geriye kalan 40 futbolcu ailesi ve kendisi geçim sıkıntısıyla uğraşıyordur. özellikle ülkenin geldiği şu 2-3 yıllık süreç içerisinde.

    bu çocuklar geçim sıkıntısıyla uğraşmaması lazım kafası sahada olması lazım. yoksa bir menajer gelir biraz para koyar önüne kandırır götürür.
    aralarında illa işin çakallığına kaçan aklı fesat olan topçularda vardır ama sayıları 3-5'i geçmez. o yüzden senin alt yapı oyuncularına bakman lazım. babele verdiğin yıllık 3 milyon euroyu zaten alt yapıya aktarsan sorunun çözülüyor.

    aynı hatayı beşiktaş yaptı. rıdvan, ersin ve serdara çok komik paralarla sözleşme teklif ettiler. oyuncular sözleşme uzatmak istemedi beşiktaş şu an seneye serbest kalmamaları için ilk rıdvanı sattı. yakında ersin ve serdar haberi de düşer medyaya.

    bu çocuklardan büyük beklenti içine giriliyorsa senin onlara bakman lazım. ortalama üstü maaş vermeyi geçtim cidden gs alt yapısında herkes nasıl fiziksel anlamda bu kadar zayıf olabilir. kulüp beslenme supplement takviyesi bile mi vermiyor bu çocuklara?

    kısaca galatasaray alt yapıdan oyuncu kaybettiği için büyük zarar görmez ama alt yapın varsa bunun da hakkını vermen gerekiyor.
  • 55
    evet arkadaşlar ozan kabak kardeşimizin çıtayı nirvanaya ulaştırdıktan sonra artık top sizde. bugün hangi biriniz o haberle acaba ben de öyle olabilir miyim demedi? igor tudor zamanında papa alioune ndiaye transferi için osmanlıspor'a bedava gönderilecek ozan, fatih hocam sayesinde buralara geldi. hoca aynı hoca artık top sizde! bakın bu haberlerden sonra artık bu akademi avrupa'daki kulüplerin radarında olacaktır. her haberde ozan için galatasaray altyapısı geçiyor.

    https://www.liverpoolfc.com/...-klopp-on-ozan-kabak

    https://www.liverpoolfc.com/...-deal-for-ozan-kabak
  • 26
    twitter hesabı üzerinden bomboş duyar kasan akademi. kimse rüştü reçber'in oğlunu fenerbahçeli olduğu için eleştirmedi, eleştirmiyor. bütün büyük kulüplerin altyapılarında rakip takım taraftarı futbolcular vardır. ama ben hiçbirinin bu çocuk kadar patavatsızlık yaptığını, formasını giydiği kulübe saygısızlık yaptığını görmedim. öyle ya da böyle bu kulübün altyapısında eğitim alıyor, kendisine emek harcanıyor. fenerbahçeli olduğunu kanıtlamak için sosyal medya üzerinde saygısızlık yapmak zorunda değil. kimse zorla rerererarara diye bağır demiyor, sadece bulunduğu yere saygı duyup bazı şeyleri insanların gözüne bu kadar sokmaması isteniyor. 10 aylık yeni yeni yerlerde yuvarlanmaya başlayan çocuktan bahsetmiyoruz, 12 yaşına gelmiş çocuk bu kadar olgunluk gösterebilsin bir zahmet.
  • 53
    açılın hayallerimi açıklıyorum.

    öncelikle, milliyetçi bir adam değilim. türk futbolcu yetişsin gibi bir kafayla yazmıyorum bunları. sadece galatasaray için yazıyorum.

    fatih terim'in muhtemelen son dönemini yaşıyoruz. umarım olabildiğine uzun olur bu süre. fakat gittikten sonra oluşacak boşluğu telafi etmek inanılmaz zor olacak.

    bunun için şimdiden çalışmalara başlanılmalı, ve bunu bir dünya kulübü olmak şeklinde bir vizyonla yapmalıyız.

    bu doğrultuda, bazı fikirler var kafamda. buradan yazarak belki de çok önemli bir şey yapmış olmayacağım, ama olur da birileri görür ederse, her türlü desteğe hazırım.

    bu fikirler şu şekilde gelişiyor:

    -öncelikle, türk futbolcuların 'yeteneksiz' olduğuna inanmıyorum. bu tavır ırkçı bir tavır olur zaten, doğru şeyleri yapıyor olsak, eminim çok yetenekli futbolcuları çok doğru şekilde yetiştiririz.
    -fizik olarak çok geride kalıyoruz.
    -doğru yetiştirmiyoruz, futbolun gerekliliklerini öğretmek yerine sahaya koyup öğrenmelerini bekliyoruz.
    -kültürsüz futbolcu yetiştiriyoruz, iki kelime türkçe konuşamayan "adam"lar yetiştiriyoruz.
    -mental olarak rahat insanlar yetiştiremiyoruz, ülkenin %90'ının deli olduğu bir kültürde bu zaten beklenebilir, fakat bir akademide bunu aşmak zor değil.
    -birlikte oynamayı bilmeyen insanlar yetiştiriyoruz. sürekli bu çocuk messi olacak, cavani halt etmiş diyerek hedef koyup futbolcuları takım oyunundan uzaklaştırıyoruz, 18 yaşına gelip biraz göze batan kendini takımın her şeyi zannediyor.

    galatasaray'ın, bu handikapları aşmak için elinde o kadar büyük fırsatlar var ki.

    yetenekli çocukların rahatlıkla tercih edeceği bir kulüp öncelikle burası haliyle. türkiye'nin en büyük kulübü. bir kere, daha 10 yaşından başlamalıyız seçmelere. her yıl, 10 yaşında 25 adet çocuk seçmeliyiz.

    bu seçmeler şu şekilde yapılmalı;
    hız, kıvraklık, şut, refleks, top kontrolü, pas gibi temel özelliklerin bir maçta değil, antrenmanda denenmesi üzerine yapılmalı seçmeler.

    örnek veriyorum, şut antrenmanında çocuklara koyulan hedeflere 50 şut atması söylenmeli, şutun hedefe yakınlığı ve sertliği üzerinden bir dereceleme yapılmalı.

    bütün derecelemeler yapıldıktan sonra, çocuğun fiziği de göz önüne alınarak, uygun olabilecek pozisyon belirlenip, her pozisyona en az 2 tane olmak üzere en yüksek dereceyi alan 25 çocuk akademiye alınmalı. ve her sene 10 yaş kategorisi için bu tekrarlanmalı. gerekli elemeler yapıldıktan sonra maksimum 1 ay sürecek bir çalışma olacağını düşünüyorum.

    çocuklar seçildikten sonra, madde madde, yukarıdaki eksiklikler üzerinden neler yapılması gerektiği fikrini anlatmaya çalışacağım.

    madde 1:yetenek

    -bu konuda söylenecek çok şey yok, zaten doğru yetiştirme ve çalışma olursa yetenek konusunda bir eksik olmayacağına eminim.

    madde 2: fizik

    -bu 25 özel çocuk, her gün belirlenecek saat kadar yaşına uygun fitness antrenmanına sokulmalı, ve sürekli olarak beslenme alışkanlığı kontrol altında tutulmalı. uzman bir adet doktor belirli bir diyet vermeli ve o diyete sadık kalınmalı. tabii ki çocukları baskı altında tutup robot yetiştirelim demiyorum, ama galatasaray'da oynamak istiyorsa, doktorun müsaade ettiği küçük dönemler dışında bu diyete uyması garanti altına alınmalı. her ay sonu için vücut yağ-boy-kilo oranları için hedefler konulmalı, uzun süre, örneğin 3 ay bu hedefleri tutturamayan çocuklar 25 kişilik kadronun son seçenekleri olmalı, olmuyorsa akademi ile ilişiği kesilmeli.

    madde 3: futbol bilgisi

    -burada önemli olan iki konu var. birincisi antrenörler. ciddi bir çalışma yapılacaksa iyi antrenörler getirilmeli. bu kesin. ikinci konu ise şu, çocuğun oynayacağı mevki en geç 11 yaşında kararlaştırılmış olmalı. ve aynı antrenmanları bu mevki doğrultusunda sürekli yapması sağlanmalı. örneğin, kanat oyuncusu ise hızlı, atletik ve kıvrak insanlara ihtiyaç var. her ayın son haftası hedeflerin ölçüleceği hafta olarak seçilmeli ve bir önceki aya göre belli bir seviyede bu özelliklerini geliştirmiş olması beklenmeli. bunun yanında topsuz oyun bilgisi, pozisyon alma, alan parselleme gibi detaylar daha 10 yaşından itibaren öğretilmeye başlanmalı. teknik arttırmak için en az haftada iki kez salonda maç yapmaları sağlanmalı. burada örnekler istenen çeşitliliğe göre çoğaltılır.

    madde 4: kültür

    -galatasaray'ın elinde bunun için kullanabileceği iki harika şey var: galatasaray lisesi ve galatasaray üniversitesi. akademiye seçilmiş çocukların, hem ailelerini rahatlatacak, hem de çocukları geleceğe hazırlayacak şekilde, lise ve üniversiteye ücretsiz, puansız girişi sağlanmalı. aynı sınıfta değil, farklı sınıflara dağılarak, belli programlar dahilinde eğitim almaları sağlanmalı, belli bir başarıyı göstermeleri, aksi durumda lisede sınıfta kalırlarsa akademiyi bırakmak zorunda kalacakları belirtilmeli.

    madde 5: mental hazırlık

    -bunun çözümü belli, her şekilde belli aralıklarla bir psikoloji uzmanından seans almaları sağlanmalı. yurt dışında bir ay kalabilecekleri dönemler hazırlanıp uygar medeniyetlerin içinde var olmaları amaçlanmalı.

    madde 6: takım oyunu

    -25 kişilik bu gruptan, 2 adet 11 her zaman çıkmalı. ve bu arkadaşlar, 10 yaşından itibaren sürekli birlikte oynamalı. birbirlerini tamamen tanımalı, nereye pas atacağını, arkadaşının nerede duracağını bilmeli.

    bu yapılması çok zor bir şey değil. doğru yapılanmayla ve bir miktar yatırımla kolaylıkla yapılabilecek bir şey. çıkacak en kötü çocuğu bile satıp rahatlıkla harcadığınız parayı çıkartabileceğiniz bir sistem.

    benim aklıma yattı, yapılabilir geldi. unutmayın, galatasaray'ın şampiyonluk devrimini yapan isim derwall'dir. bunun en büyük nedeni de gelir gelmez antrenman tesislerini yeniletmesi, futbolculara çalışabilecekleri ortamı sağlamasıdır. oradan sonrası daha rahat gelir hep.

    hayalim bitti. gerçekler nasıl?
  • 25
    boşuna duyar kasan oluşum, kimse mehmet burak reçberi linç etmek istemiyor, sadece adının anılmasını istemediği takımının altyapılarında olmasını istemiyor. galatasarayın g si ile bile anılmak istemeyen birinin ve bunu alenen herkesin gözüne soka soka yapan birinin akademide işi olamaz, gider başka akademiye. çoçuktur yapar dersiniz ama bu çocuğun onu yönlendirecek ailesi de var demek ki kendileri de bu durumdan rahatsız değiller ki tedbir almamışlar.
  • 56
    şuradan ozan kabak dışında bir tane kalıplı, güçlü, yere sağlam basan oyuncu çıkmadı arkadaş, anlayamıyorum.

    gedson fernandes'in eski videolarına bakıyorum, çocuğun 18 yaşındaki hali hulk gibi, omuz vurmakla yıkılmıyor maşallah.
    galatasaray altyapısında hiç böyle bir çocuk gördünüz mü, ben görmedim.
    1 tane bile olmaz mı arkadaş ya.

    futbolda fizik güç tek başına yeterli değil elbette, luka modric, n'golo kante falan fizik gücüyle ön plana çıkmıyor ama genel olarak bakıldığında fiziksel olarak gelişmiş oyuncular özellikle orta saha mevkisinde rakipler için daha caydırıcı oluyor, futbol anlamında daha hızlı mesafe katediyor gibi düşünüyorum.

    şimdi gedson'dan memnun kalıp almaya çalışsak en az 15-20 milyon euro bedel biçer benfica, biz bu paraları mümkün değil ödeyemeyiz.
    akademiden de bu profilde oyuncu çıkacağı yok, yine kiralık adamlarla döndürmeye çalışacağız muhtemelen.

    şu bartuğ elmaz'ı yedirip, içirip güçlendirelim bari ne yapalım.
  • 86
    çözümün burada olduğunu hala kavrayamıyoruz. türkiye'de anadolu takımından büyük takımlara gidip de performansını artıran oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. bu yüzden yerli oyuncuları mümkün olduğu kadar altyapıdan çıkarmak zorundayız.

    16 temmuz 2022 sigma olomouc galatasaray maçı özelinde maçı izleyen arkadaşlara sizi en çok heyecanlandıran oyuncular kimler desek. yunus akgün, hamza akman, emin bayram liste başı olacak isimler. bu üç oyuncunun özelliği ne acaba. altyapı çıkışlı olmaları. al işte mis gibi somut örnek.

    senin altyapından topçu her daim çıkıyor. 80 milyondan fazla nüfuslu bir ülkenin en büyük takımısın sen. ama kullanmayı bilmiyorsun. sonra da altyapıdan çıkan çocukların fiziği kötü, heyecanı var, pişmesi lazım gibi bahaneler uretiyorsun. desene benim cesaretim sadece lafta diye.

    dün yunus, emin, batuhan gitti kiraya ve hazır döndü. bugün beknaz, baran, emirhan gider ve hazır döner. yarın berk kızıldemir, efe akman, baran demiroğlu gider hazır döner. bu sistem böyle işler. ama bu sistemin en büyük düşmanı siz başkanlar, siz teknik direktörler, siz yöneticilersiniz. en ufak cesaretiniz yok.
  • 98
    uefa'nın kadro kriterlerini göz önüne aldığımızda 'seve seve' oyuncu yetiştirmek zorunda olduğumuz birim.

    ne diyor uefa? kadrona maksimum 17 yabancı (berkan kutlu, kerem demirbay, günay güvenç gibi yurt dışında yetişen oyuncular da bu grupta. uefa oyuncunun uyruğuna değil yetiştiği alt yapıya bakıyor), 4 tane de yurt içinde yetişmiş oyuncu yazabilirsin. yani alt yapıdan oyuncun yoksa maksimum 21 kişilik kadro yazabilirsin diyor.

    ümidi keselim, kapatalım gitsin, boşuna masraf gibi düşünceler bu nedenle çok yanlış. elit oyuncu çıkaramasak bile; en azından yedek kaleci, yedek sağ bek, 4.stoper, 3. forvet gibi yerleri buradan çıkarmalıyız bir zahmet.
  • 90
    2019 sezonunda (o dönemde atalay, yunus, mustafa kapı wonderkid; ozan yeni satılmıştı) kombine sahibiydim. maçlara giderken de metro ve metrobüs kullanıyordum. maç sonrası metroya bindiğimde yanımdaki adam mustafa kapı'yı denizli'de iken ilk oynatan adam benim demişti yanındaki adama. sonrasında da galatasaray yine altyapısı için anadoludan 2005-2006'lı genç oyuncular aldı demişti.

    bugün görüyoruz ki jankat, ali turap, emirhan, özgür baran, caner, ali yeşilyurt, baran demiroğlu, zeki ve her ne kadar kaçıp gitmiş olsa da emir tintiş gibi isimler arasında. galatasaray geleceği için bu işleri kim yapıyorsa kendisine çok teşekkür ederim. gerçekten avrupa klasında birçok altyapı oyuncumuz var. umarım en az 3 tane oyuncu as kadroya çıkabilir.

    not: hamza ve efe akman'ı bu listeye katmadım zira onlar anadolu'dan bulunacak isimler değil.
  • 58
    aynı jenerasyondan inter, barcelona ve liverpool gibi şampiyonlar ligi şampiyonu takımlara da, türkiye 2.lig 3. lig takımlarına da oyuncu gönderen altyapı, ortası yok.

    bursa-altınordu-gençlerbirliği’nin de zirve takımlara gönderdiği futbolcusu yok ama muhtemelen süper lig ve 1.ligde oynayan futbolcuları bizden daha fazladır.

    zaten ülkede başka altyapı da yok.
  • 31
    yaptıkları açıklamaya katılmakla beraber akademimiz eğitim konusunda sınıfta kaldı.

    tamam iyi futbolcu yetiştirin, gerçi beceremiyorsunuz ama ahlaklı insan yetiştirmek değil midir akademinin görevi?

    bu çocuk sosyal medya kullanıyor, eminim diğerleri de kullanıyor, peki siz neredeydiniz bunca zaman? burak reçber çocuk. cezai ehliyeti bile yok. her türlü hatayı yapabilir. bu hatayı görüp yanlışı göstermek ve düzeltmek değil mi göreviniz? bu çocuğun yazdıklarında galatasaray'a saygısızlık var. nankörlük var. oysa galatasaray ona bir gelecek sağlamaya çalışıyor. minnet duymayan çocuk yarın vatanına nasıl minnet duyacak? nasıl vatansever olacak? fenerbahçe'yi yine sevsin ama galatasaray'a da gerekli değeri vermeyi öğretmeli bu çocuğa.

    niçin rehberliğe yönlendirilmedi burak reçber? niçin bu sorunların üzerine eğilinmedi? niçin ailesinin dikkati çekilmedi? niçin bu kadar insan ciddi travma yaratacak bir linç kampanyası başlatana kadar o sosyal medya hesabı denetime alınmadı?

    insanlar duyar kasmakla suçluyorlar ya yaptığı açıklamayla galatasaray futbol akademisini. ben de katılıyorum. çünkü samimiyetsiz. evet teoride doğru ama uygulamamışsınız işte. uygulasanız bu çocuğun bu duruma düşmemesi lazım.

    anlatın şimdi eğitimin, öğretimin önemini.
    sen koskoca galatasaray'sın. türkiye'deki en köklü eğitim kurumusun. lisenle, üniversitenle. gerekiyorsa sadece çocuğu değil, nasıl eğitim vermesi gerektiği konusunda ailesini dahi eğiteceksin.

    bu yapılan açıklamanın çocuğu düşünmediğine eminim. sadece böyle bir açıklama yapmaları gerekiyordu. yaptılar ve galatasaray'ı korumuş oldular. tebrik ederim. ama çocuğumu asla size teslim etmem. çünkü galatasaray futbol akademisindeki çocuklar güvende değil bana göre.
  • 9
    galatatasaray u16 takımı bitime 4 hafta kala en yakın rakibi beşiktaş'ın 16 puan, galatasaray u17 takımı bitime 4 hafta kala en yakın rakibi beşiktaş*'ın 12 puan önünde grup şampiyonluklarını garantilemiş.

    galatasaray u17 oyuncusu atalay babacan ise u17 avrupa şampiyonası elemelerinde 6 maçta 5 gol 1 asistlik performans göstermiş durumda.

    kaynak: https://twitter.com/GSfutbolakademi href="/?q=akredite+hesap" title="akredite hesap" class="title">*

    en önemli yaş kategorileri aslında. bu yaşlarda nereye çekersen oraya gidecek o çocuklar. umarım iyi eğitilirler. içim kıpır kıpır oldu.

    edit: eğitimden kastım sadece futbol değil. dünya görüşü olarak da. birkaç altyapı oyuncumuzun twitter hesaplarına bakındım. ne bileyim "de, da"nın yazımlarında bile yanlış görmek istemiyor insan. acaba ayda kaç kitap okuyorlar? bunlar önemli şeyler. sonra çıkıp televizyona "ekonomi iyi, dolarda biraz dalgalanma var" demesinler.

    ha yeri geldiğinde onu da desinler ama cidden ekonomi iyiyse iyi desinler. doların 3,5 liraya denk geldiği ortamda dolarda biraz dalgalanma var demek komik oluyor çünkü.
  • 102
    torpilin döndüğü altyapı. koskoca galatasaray altyapısı kendi takımına oyuncu yetiştirmeyi geçtim süper lig seviyesinde oyuncu da mı çıkartamıyor? bu altyapıdan çıkanların büyük çoğunluğu 3. ligin yolunu tutuyor.

    buraya ciddi bir şekilde el atılması lazım. sen sadece galatasaray’a seçmeye gelen çocuklarla yürüyemezsin. ülke genelinin taranması lazım. yoksa olduğumuz yerde sayarız hatta geriye gideriz.
  • 94
    kapatılması gereken yer.

    geçmiş entrylerime bakarsanız, niğde anadolu fk'dan tutun da diğer genç oyuncuların takibiyle nasıl ilgili olduğumu göreceksiniz ama artık ben bu yoldan döndüm. kulübün de bir an evvel dönmesi takım için daha iyi olacağının düşüncesindeyim.

    2023-2024 sezonunun başında beri sağ bekimiz boey'i, 1 dakika bile oyundan alamadık ya 1 dakika. akademide de o yaş kategorilerinin en iyisi olduğu söylenen, oynadığımız maçlarda da bunu gösteren ali turap var. biz bu oyuncuyu bu durumda bile, rakiplerde 2. lig oyuncuları varken, torro- sanchez- apo- kerem- ziyech gibi oyuncuların yanına koyamıyorsak, gerçekten gerek yok.

    zaten peynir ekmek verdiğimiz söyleniyordu çocuklara. onların hakkına da girmeye gerek yok. zaten genç oyuncu almaya da gerek yok. boşuna masrafa girip gelişimlerini de etkilemeyelim.

    önerim, akademiye ve hocalarına verilecek parayı, fakir fukaraya dağıtalım. onların yüzü suyu hürmetine kulübe daha büyük faydası olabilir.
  • 91
    birçok arkadaşımız gibi benim de içimi acıtan akademi.

    son zamanlarda akademiden as kadroya oyuncu çıkaramıyoruz. benim de bu duruma yönelik birkaç çözüm önerim olacak.

    elimden geldiğince uluslararası u-17, u-19, u-21 turnuvalarını takip ediyorum. kendi çocuklarımızın ham yetenekleri ile diğer milletlerin oyuncularını kıyaslamayı da seviyorum.

    u-17 turnuvası ile başlayalım, bizim türk takımı bu sene ispanya ve almanya'ya çok zor anlar yaşattı. iki takıma karşı da çok üstün oyunlar oynadı, skor tarafındaki talihsizliklere kurban gittik.

    geçmişte de u-17 takımlarımızın başarılı olduğunu ve aynı takımın u-21'lerde rakiplere ezildiğini görüyoruz.

    bu durumun temel sebebini kesinlikle buldum, biz gençlere güvenmiyoruz ve süre vermiyoruz. gençlere nasıl süre vereceğimizi de anlatacağım ama ondan önce u-21 avrupa şampiyonasıyla ilgili birkaç şey yazmak istiyorum.

    ispanya takımıyla başlamak gerekirse; normalde hiç hesaba verilmeyen ispanyol takımlar cayır cayır oyuncu çıkarıyorlar. celta vigo'yu kimse beğenmez ama ispanya u-21'e 30 milyon euro'luk oyuncu çıkarıyor, atletic bilbao yine 30 milyon euro'luk oyuncu çıkarıyor, villarreal 30 milyon euro'luk oyuncu çıkarıyor, real betis keza öyle.
    bu oyuncular muhtemelen 17 yaşındayken bizim 2000 jenerasyonu tarafından tokat manyağı yapılan oyunculardır.
    ispanya u-21'in başarısı= la liga başarısı bu bir köşede dursun.

    ingiltere u-21 takımına bakıyorum, oyuncuların hepsi premier ligde ya da championshipte banko oynayan oyuncular, fiziksel olarak hepsi çok çok üst seviyede.
    liverpool'dan, city'den, aston villa'dan oyuncuları var.
    premier lig takımları bu çocuklara güvenmiş oynatmış, biz tsl'de güvenemiyoruz kimseye.

    portekizli u-21 mesela; benfica, porto, lisbon, braga bu takımların akademileri harika, genç oyuncuları yine liglerinde forma giyiyor.

    almanya takımı başarılı değildi, çünkü onların oyunları bundesligada genelde yedek kalmış oyunculardan oluşuyordu.

    ali turap'tan örnek vermek gerekirse, u-17'de ispanya'ya karşı oynarken bu çocuk karşıdaki ispanyol oyunculardan net daha iyiydi. şimdi biz bu çocuğu 21 yaşına kadar 0 profesyonel maçla, aynı ispanyol oyuncular karşısına çıkaralım, emin olun çocuk ayakta bile duramaz.
    ve biz yanılmış oluruz, aslında yanılmıyorum ama bu ülkedeki beceriksizler yüzünden yanılmış oluyorum.
    en çok bana dokunan nokta da bu.

    bir keresinde şunu herkes kabul etsin, 11 tane akademi oyuncusu yan yana oynatılarak geliştirilemez.
    öncelikle sen kemik kadronu sağlam kuracaksın ve inandığın potansiyelleri o potada eriteceksin.

    hemen birkaç örnek vereceğim.
    torreira - bissouma - efe akman orta saha üçlüsü, efe bu orta sahada oynar ve zorluk yaşamaz. çünkü orta sahanda torreira ve bissouma varsa sen 10 kişi de oynasan rakibi yenersin bu ligde.
    bu denklemde efe akman yerine; yusuf demir, morutan da koyabilirsiniz. kimi koyarsanız o oyuncu oynar.

    yunus akgün'ü mü kazanmak istiyorsun, bu sefer merkez üçlüyü paredes, torreira, bissouma yaparsın, kanada koy yunus'u. zaten bu orta saha rakibi felç eder ve yunus üçüncü bölgede sana istediğini verir.

    önüne rashica, soluna nelsson ve orta sahaya yine paredes, torreira, bissouma koyarsan sağ bekte ali turap yine seni idare eder.
    17-18 yaşındaki çocukları kazanmak istiyorsak, buna mecburuz.
    şu olmuyor mesela; sağ bek ali turap, stoper emin- metehan, orta saha baran, efe, 10 numara yusuf demir, sağ kanat yunus.
    eğer böyle çıkarsan, bu sefer oyuncuların hepsini kaybediyorsun. eğer kerem gibi çok yüksek dirayetli oyuncu varsa bir tek o sıyrılır gerisi yalan olur.

    yani anlatmaya çalıştığım şey şu, az ama öz oyuncu seçip bunları kazanmaya çalışmalıyız.
    eğer gs'ye direkt oyuncu kazandırmak istiyorsak formül bu.

    şimdi bir de alternatif çözüm daha sunacağım, bu da pilot takım uygulaması.
    bu sefer yine potansiyeli yüksek oyuncuları belirleyeceğiz.
    atıyorum ligue 2, belçika, isviçre buradan bir pilot kulübümüz var.
    türk oyuncularının genetik yapılarını göz önünde bulundurarak potansiyelleri belirledik.
    hangi mevkilerden yerli çıkıyor; kale, stoper, bazen bek, 8 numara ve bazen de kanat.
    oyuncu üzerinden örnek vererek ilerlemek istiyorum; stoper için emin bayram, sağ bek ali turap, 8 numara efe. akademide bunlar var.
    biz transfer de yapalım bence; ayberk karapo, mertcan ayhan, yasin özcan, emre gökay bu oyuncuları da aldık diyelim.
    pilot kulübe diziyorum şuan; geri 4'lü beraber oynasın.
    ali turap, ayberk karapo, mertcan ayhan, yasin özcan.
    bunların önüne tecrübeli bir 6 numara, çünkü akademiden çıkmıyor yani, 6 numaranın yanına efe akman ve bunların yanına da fiziksel gücü çok yüksek olan siyahi bir oyuncu.
    kanada emre gökay, diğer kanat eren aydın desek, en uca da kaşar bir yaşlı golcü.
    böyle bir planlama yapılmış olsa, bu takım hem oyuncu kazanır hem de küme düşmez. şampiyonluk istemiyorum, tek amaç galatasaray'a oyuncu yetiştirmek.

    galatasaray'ın önünde nelsson örneği var.
    nelson 17 yaşında oynamaya başladı, 22 yaşına kadar da 5 senede ortalama 30 maç oynandı, yani 150'den fazla lig maçı eder.
    biz emin bayram'a aynı imkanı sunabiliyor muyuz?
    22 yaşına geldiğinde 150 maça ulaşmış olacak mı?

    korkmaya da gerek yok, zaten oyuncudan olmayacaksa kendini belli eder. ama denemeden de bilemeyiz.

    benim temennim şu; ali turap şuan 18 yaşında, önümüzdeki 2-3 sene 100 maç oynasın ve gelsin 20-21 yaşında görelim gs'de; efe akman için de aynısı geçerli bu çocuk u-17'de çok iyiydi, o halde oynamalı.
    mertcan ayhan için aynısı geçerli, kendi yaşıtları arasında en iyi stoperlerden biri, 22 yaşına kadar rekabetçi bir ligde 150 maç oynatalım ve görelim oluyor mu?

    tabii ki doğru eğitmenler de gerekli, kopenhag'ın eğitmenleri yüzde yüz bizim akademidekilerden iyi maalesef, eğri oturup doğru konuşalım. bugün golden boy listesinde 4 tane kopenhag'ın oyuncusu var. adamlar liyakat eşliğinde yetiştiriyor.

    isteyene çözüm çok.
    eğer yazdıklarım faaliyete geçmezse biz havanda su dövmüş olacağız ve her zamanki makus kaderimiz devam edecek.
    17 yasındaki gencimiz, 21 yaşına maç oynamadan gelerek kaybolacak. eğer şanslıysa 27'sinden sonra yine topçu olur ama iş işten de geçmiş olur.

    türk futbolunda başarılı olmak istiyorsak her kulüp bunu yapmalı; galatasaray 3-4 oyuncu çıkarır, bir diğeri 2 oyuncu çıkarır, bazı takımlar 1 tane çıkarır. böyle böyle devam eder.

    bir diğer sitemim de şu, bizim ligimiz yabancı çöplüğü gibi. o çöpler yerine bu gençleri neden kullanmıyoruz.
    tff 1. lig yine çöplük gibi, 5 tane genç yok oynayan.
    sonra oyuncu çıkmıyor diyoruz.
    la liga takımları kullanıyor, klopp gençleri kullanıyor da bizim takımlar niye kullanmıyor. klopp da başarısız oldu bu sene ama curtis jones ve harvey elliot u-21'de şampiyon oldular.
    herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor, eğer kimse yapmıyorsa bu ligde, dediğim gibi galatasaray rekabetçi bir ligden bir takıma ortak olsun ve pilot takım uygulaması faaliyete geçsin.

    pilot takımın şöyle de bir güzelliği var, istediğin oyun şablonunda oynayabilme imkanın var.
    mesela geriden oyun kuran bir takımsan ve kiralık oyuncunu uzun vuran bir takıma yollarsan oyuncu körelecektir. bu durumların da önüne geçmek için pilot takım çok makul bir çözüm.

    ve önemli durumlardan biri de şu, olmayacak duaya da amin dememek lazım. potansiyel vadetmeyen oyuncularda gereksiz ısrar da başarısız sonuçlar ortaya çıkaracaktır.
    kadro mimarisi bu açıdan çok önemli.
    yani bazı oyuncuları da kendi kaderiyle baş başa bırakmak gerekiyor. mesela baran aksaka'ya, metehan'a, hamza'ya yer vermedim pilot takımda. hamz ve baran yerine, tecrübeli 6 ve dinamik 8 tercih ederek, onların yanında oynayacak efe'yi kazanmayı tercih ettim.
    bazen bu tür fedalar da gerekebiliyor. çünkü baran, hamza, efe pilot takımda yan yana oynasa hepsini kaybedeceğiz. feda edilen oyuncular gerçekten iyiyse gittikleri takımda kendilerini ispat edip, galatasaray'da ya başka yerde futbol hayatlarını sürdürebilirler.

    umarım galatasaray cephesinden beklentilerimi karşılayacak hareketler gelir, ben beklemeye devam edeceğim. beklentilerim karşılanmazsa da yazdığımız oyuncular hakkında hükmen yanılmış olacağım.
    her zamanki senaryo devam etmiş olacak.
    hayırlısı olsun.
  • 114
    https://x.com/.../1966196427517808729

    galatasaray futbol akademisi;
    osmaniye akdenizspor’dan selçuk akbulut,
    bursa genç saray’dan ozan ercan,
    altınordu’dan hamza berk meral, muhammed emir avar ve mehmet emin duran,
    beylikdüzü yakuplu’dan bartu bayraktar,
    menemen futbol kulübü’nden semih tekin,
    fenerbahçe’den zoğrap ege izgi,
    kuzeyorduspor’dan cihangir eldenk, demirhan karakaya ve emirhan filiz’i transfer etti.

    nurullah talha yel açıklamasından sonra bu eklemeler sevindirici.

    arkamızda büyük bir rüzgar var, doldurabildiğimiz kadar doldurmalıyız.
  • 27
    isminde "akademi" bulunan ve ülkeye iyi futbolcu ve bundan çok daha önemlisi iyi ve faydalı insan yetiştirme amacı taşıyan bir yapının yapması gereken açıklamayı yapmış olan futbol akademisidir. her şeye taraftarlık gözlüğü ile bakılmaz. hele hele konu çocuklarla ilgiliyse. on küsür yaşındaki bir çocuğun yaptığı çocukluktan dolayı koca koca insanların kovun, atın bunu demesi, babasından dolayı çocuğu mimlemesi, küfürlü konuşması, onu atın benim oğlumu alın vs gibi abuk sabuk laflar söylemesi çok vahimdir. okulda, akademide ayrım yapılmaz. isterse çocuk aziz yıldırım'ın oğlu olsun, 6 kasımda eliyle 6 yapıp sosyal medyada paylaşsın! çocuk sadece çocuktur. bu duruma "duyar kasmak" diyen insanlar da bir zahmet psikoloğa görünsünler. hayatta her şey galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş değil!

    https://twitter.com/.../1033320284282077185
App Store'dan indirin Google Play'den alın