• twitter hesabı üzerinden bomboş duyar kasan akademi. kimse rüştü reçber'in oğlunu fenerbahçeli olduğu için eleştirmedi, eleştirmiyor. bütün büyük kulüplerin altyapılarında rakip takım taraftarı futbolcular vardır. ama ben hiçbirinin bu çocuk kadar patavatsızlık yaptığını, formasını giydiği kulübe saygısızlık yaptığını görmedim. öyle ya da böyle bu kulübün altyapısında eğitim alıyor, kendisine emek harcanıyor. fenerbahçeli olduğunu kanıtlamak için sosyal medya üzerinde saygısızlık yapmak zorunda değil. kimse zorla rerererarara diye bağır demiyor, sadece bulunduğu yere saygı duyup bazı şeyleri insanların gözüne bu kadar sokmaması isteniyor. 10 aylık yeni yeni yerlerde yuvarlanmaya başlayan çocuktan bahsetmiyoruz, 12 yaşına gelmiş çocuk bu kadar olgunluk gösterebilsin bir zahmet.
  • açılın hayallerimi açıklıyorum.

    öncelikle, milliyetçi bir adam değilim. türk futbolcu yetişsin gibi bir kafayla yazmıyorum bunları. sadece galatasaray için yazıyorum.

    fatih terim'in muhtemelen son dönemini yaşıyoruz. umarım olabildiğine uzun olur bu süre. fakat gittikten sonra oluşacak boşluğu telafi etmek inanılmaz zor olacak.

    bunun için şimdiden çalışmalara başlanılmalı, ve bunu bir dünya kulübü olmak şeklinde bir vizyonla yapmalıyız.

    bu doğrultuda, bazı fikirler var kafamda. buradan yazarak belki de çok önemli bir şey yapmış olmayacağım, ama olur da birileri görür ederse, her türlü desteğe hazırım.

    bu fikirler şu şekilde gelişiyor:

    -öncelikle, türk futbolcuların 'yeteneksiz' olduğuna inanmıyorum. bu tavır ırkçı bir tavır olur zaten, doğru şeyleri yapıyor olsak, eminim çok yetenekli futbolcuları çok doğru şekilde yetiştiririz.
    -fizik olarak çok geride kalıyoruz.
    -doğru yetiştirmiyoruz, futbolun gerekliliklerini öğretmek yerine sahaya koyup öğrenmelerini bekliyoruz.
    -kültürsüz futbolcu yetiştiriyoruz, iki kelime türkçe konuşamayan "adam"lar yetiştiriyoruz.
    -mental olarak rahat insanlar yetiştiremiyoruz, ülkenin %90'ının deli olduğu bir kültürde bu zaten beklenebilir, fakat bir akademide bunu aşmak zor değil.
    -birlikte oynamayı bilmeyen insanlar yetiştiriyoruz. sürekli bu çocuk messi olacak, cavani halt etmiş diyerek hedef koyup futbolcuları takım oyunundan uzaklaştırıyoruz, 18 yaşına gelip biraz göze batan kendini takımın her şeyi zannediyor.

    galatasaray'ın, bu handikapları aşmak için elinde o kadar büyük fırsatlar var ki.

    yetenekli çocukların rahatlıkla tercih edeceği bir kulüp öncelikle burası haliyle. türkiye'nin en büyük kulübü. bir kere, daha 10 yaşından başlamalıyız seçmelere. her yıl, 10 yaşında 25 adet çocuk seçmeliyiz.

    bu seçmeler şu şekilde yapılmalı;
    hız, kıvraklık, şut, refleks, top kontrolü, pas gibi temel özelliklerin bir maçta değil, antrenmanda denenmesi üzerine yapılmalı seçmeler.

    örnek veriyorum, şut antrenmanında çocuklara koyulan hedeflere 50 şut atması söylenmeli, şutun hedefe yakınlığı ve sertliği üzerinden bir dereceleme yapılmalı.

    bütün derecelemeler yapıldıktan sonra, çocuğun fiziği de göz önüne alınarak, uygun olabilecek pozisyon belirlenip, her pozisyona en az 2 tane olmak üzere en yüksek dereceyi alan 25 çocuk akademiye alınmalı. ve her sene 10 yaş kategorisi için bu tekrarlanmalı. gerekli elemeler yapıldıktan sonra maksimum 1 ay sürecek bir çalışma olacağını düşünüyorum.

    çocuklar seçildikten sonra, madde madde, yukarıdaki eksiklikler üzerinden neler yapılması gerektiği fikrini anlatmaya çalışacağım.

    madde 1:yetenek

    -bu konuda söylenecek çok şey yok, zaten doğru yetiştirme ve çalışma olursa yetenek konusunda bir eksik olmayacağına eminim.

    madde 2: fizik

    -bu 25 özel çocuk, her gün belirlenecek saat kadar yaşına uygun fitness antrenmanına sokulmalı, ve sürekli olarak beslenme alışkanlığı kontrol altında tutulmalı. uzman bir adet doktor belirli bir diyet vermeli ve o diyete sadık kalınmalı. tabii ki çocukları baskı altında tutup robot yetiştirelim demiyorum, ama galatasaray'da oynamak istiyorsa, doktorun müsaade ettiği küçük dönemler dışında bu diyete uyması garanti altına alınmalı. her ay sonu için vücut yağ-boy-kilo oranları için hedefler konulmalı, uzun süre, örneğin 3 ay bu hedefleri tutturamayan çocuklar 25 kişilik kadronun son seçenekleri olmalı, olmuyorsa akademi ile ilişiği kesilmeli.

    madde 3: futbol bilgisi

    -burada önemli olan iki konu var. birincisi antrenörler. ciddi bir çalışma yapılacaksa iyi antrenörler getirilmeli. bu kesin. ikinci konu ise şu, çocuğun oynayacağı mevki en geç 11 yaşında kararlaştırılmış olmalı. ve aynı antrenmanları bu mevki doğrultusunda sürekli yapması sağlanmalı. örneğin, kanat oyuncusu ise hızlı, atletik ve kıvrak insanlara ihtiyaç var. her ayın son haftası hedeflerin ölçüleceği hafta olarak seçilmeli ve bir önceki aya göre belli bir seviyede bu özelliklerini geliştirmiş olması beklenmeli. bunun yanında topsuz oyun bilgisi, pozisyon alma, alan parselleme gibi detaylar daha 10 yaşından itibaren öğretilmeye başlanmalı. teknik arttırmak için en az haftada iki kez salonda maç yapmaları sağlanmalı. burada örnekler istenen çeşitliliğe göre çoğaltılır.

    madde 4: kültür

    -galatasaray'ın elinde bunun için kullanabileceği iki harika şey var: galatasaray lisesi ve galatasaray üniversitesi. akademiye seçilmiş çocukların, hem ailelerini rahatlatacak, hem de çocukları geleceğe hazırlayacak şekilde, lise ve üniversiteye ücretsiz, puansız girişi sağlanmalı. aynı sınıfta değil, farklı sınıflara dağılarak, belli programlar dahilinde eğitim almaları sağlanmalı, belli bir başarıyı göstermeleri, aksi durumda lisede sınıfta kalırlarsa akademiyi bırakmak zorunda kalacakları belirtilmeli.

    madde 5: mental hazırlık

    -bunun çözümü belli, her şekilde belli aralıklarla bir psikoloji uzmanından seans almaları sağlanmalı. yurt dışında bir ay kalabilecekleri dönemler hazırlanıp uygar medeniyetlerin içinde var olmaları amaçlanmalı.

    madde 6: takım oyunu

    -25 kişilik bu gruptan, 2 adet 11 her zaman çıkmalı. ve bu arkadaşlar, 10 yaşından itibaren sürekli birlikte oynamalı. birbirlerini tamamen tanımalı, nereye pas atacağını, arkadaşının nerede duracağını bilmeli.

    bu yapılması çok zor bir şey değil. doğru yapılanmayla ve bir miktar yatırımla kolaylıkla yapılabilecek bir şey. çıkacak en kötü çocuğu bile satıp rahatlıkla harcadığınız parayı çıkartabileceğiniz bir sistem.

    benim aklıma yattı, yapılabilir geldi. unutmayın, galatasaray'ın şampiyonluk devrimini yapan isim derwall'dir. bunun en büyük nedeni de gelir gelmez antrenman tesislerini yeniletmesi, futbolculara çalışabilecekleri ortamı sağlamasıdır. oradan sonrası daha rahat gelir hep.

    hayalim bitti. gerçekler nasıl?
  • boşuna duyar kasan oluşum, kimse mehmet burak reçberi linç etmek istemiyor, sadece adının anılmasını istemediği takımının altyapılarında olmasını istemiyor. galatasarayın g si ile bile anılmak istemeyen birinin ve bunu alenen herkesin gözüne soka soka yapan birinin akademide işi olamaz, gider başka akademiye. çoçuktur yapar dersiniz ama bu çocuğun onu yönlendirecek ailesi de var demek ki kendileri de bu durumdan rahatsız değiller ki tedbir almamışlar.
  • yaptıkları açıklamaya katılmakla beraber akademimiz eğitim konusunda sınıfta kaldı.

    tamam iyi futbolcu yetiştirin, gerçi beceremiyorsunuz ama ahlaklı insan yetiştirmek değil midir akademinin görevi?

    bu çocuk sosyal medya kullanıyor, eminim diğerleri de kullanıyor, peki siz neredeydiniz bunca zaman? burak reçber çocuk. cezai ehliyeti bile yok. her türlü hatayı yapabilir. bu hatayı görüp yanlışı göstermek ve düzeltmek değil mi göreviniz? bu çocuğun yazdıklarında galatasaray'a saygısızlık var. nankörlük var. oysa galatasaray ona bir gelecek sağlamaya çalışıyor. minnet duymayan çocuk yarın vatanına nasıl minnet duyacak? nasıl vatansever olacak? fenerbahçe'yi yine sevsin ama galatasaray'a da gerekli değeri vermeyi öğretmeli bu çocuğa.

    niçin rehberliğe yönlendirilmedi burak reçber? niçin bu sorunların üzerine eğilinmedi? niçin ailesinin dikkati çekilmedi? niçin bu kadar insan ciddi travma yaratacak bir linç kampanyası başlatana kadar o sosyal medya hesabı denetime alınmadı?

    insanlar duyar kasmakla suçluyorlar ya yaptığı açıklamayla galatasaray futbol akademisini. ben de katılıyorum. çünkü samimiyetsiz. evet teoride doğru ama uygulamamışsınız işte. uygulasanız bu çocuğun bu duruma düşmemesi lazım.

    anlatın şimdi eğitimin, öğretimin önemini.
    sen koskoca galatasaray'sın. türkiye'deki en köklü eğitim kurumusun. lisenle, üniversitenle. gerekiyorsa sadece çocuğu değil, nasıl eğitim vermesi gerektiği konusunda ailesini dahi eğiteceksin.

    bu yapılan açıklamanın çocuğu düşünmediğine eminim. sadece böyle bir açıklama yapmaları gerekiyordu. yaptılar ve galatasaray'ı korumuş oldular. tebrik ederim. ama çocuğumu asla size teslim etmem. çünkü galatasaray futbol akademisindeki çocuklar güvende değil bana göre.
  • galatatasaray u16 takımı bitime 4 hafta kala en yakın rakibi beşiktaş'ın 16 puan, galatasaray u17 takımı bitime 4 hafta kala en yakın rakibi beşiktaş*'ın 12 puan önünde grup şampiyonluklarını garantilemiş.

    galatasaray u17 oyuncusu atalay babacan ise u17 avrupa şampiyonası elemelerinde 6 maçta 5 gol 1 asistlik performans göstermiş durumda.

    kaynak: https://twitter.com/GSfutbolakademi class="title" href="/?q=akredite+hesap" title="akredite hesap">*

    en önemli yaş kategorileri aslında. bu yaşlarda nereye çekersen oraya gidecek o çocuklar. umarım iyi eğitilirler. içim kıpır kıpır oldu.

    edit: eğitimden kastım sadece futbol değil. dünya görüşü olarak da. birkaç altyapı oyuncumuzun twitter hesaplarına bakındım. ne bileyim "de, da"nın yazımlarında bile yanlış görmek istemiyor insan. acaba ayda kaç kitap okuyorlar? bunlar önemli şeyler. sonra çıkıp televizyona "ekonomi iyi, dolarda biraz dalgalanma var" demesinler.

    ha yeri geldiğinde onu da desinler ama cidden ekonomi iyiyse iyi desinler. doların 3,5 liraya denk geldiği ortamda dolarda biraz dalgalanma var demek komik oluyor çünkü.
  • isminde "akademi" bulunan ve ülkeye iyi futbolcu ve bundan çok daha önemlisi iyi ve faydalı insan yetiştirme amacı taşıyan bir yapının yapması gereken açıklamayı yapmış olan futbol akademisidir. her şeye taraftarlık gözlüğü ile bakılmaz. hele hele konu çocuklarla ilgiliyse. on küsür yaşındaki bir çocuğun yaptığı çocukluktan dolayı koca koca insanların kovun, atın bunu demesi, babasından dolayı çocuğu mimlemesi, küfürlü konuşması, onu atın benim oğlumu alın vs gibi abuk sabuk laflar söylemesi çok vahimdir. okulda, akademide ayrım yapılmaz. isterse çocuk aziz yıldırım'ın oğlu olsun, 6 kasımda eliyle 6 yapıp sosyal medyada paylaşsın! çocuk sadece çocuktur. bu duruma "duyar kasmak" diyen insanlar da bir zahmet psikoloğa görünsünler. hayatta her şey galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş değil!

    https://twitter.com/.../1033320284282077185
  • https://twitter.com/.../1033320284282077185

    sayın akademi yöneticileri, ebeveyni tarafından terbiye edilememiş, “benim hayatımda galatasaray’ın g’sine yer yok diyen” şımarık bir çocuğu, takımda mı tutacaksınız. size göre volkan demirel’de affedilmeli belki ha...

    bırakın bunları. herkese anlayacağı dilden konuşacaksın aksi halde seni madara ederler.

    not: akademi yöneticisinin polyannacılığı da çok komik geldi bana. adamların bize yapmadığı hakaret kalmadı bizimkiler hala üç maymunu oynuyor.

    ekleme: bu çocuğu uyarmayan ve taraftarın sinirlerini bozan akademi yöneticisi her kimse derhal istifa etmelidir.
  • galatasaray futbol akademisi devlet okulu değildir, özel bir kuruluştur. bir futbol akademisi olarak önceliği ahlaklı oyuncu yetiştirmek değil a takımda oynatabilecek oyuncu yetiştirmektir. ahlak ve doğruluk dersleri futbol akademisinde değil öncelikle aile sonra okul tarafından verilecek derslerdir. bir özel kuruluşun kar getirisi olmadıkça hiçbir şekilde tüm insanlara kanat germe gibi bir amacı yoktur. sapla samanı ayıralım, gerçekçi olalım. konunun zaten ahlak ile ilgisi yoktur.

    kendi bünyesinde futbol eğitimi bir çocuk yaşı ne olursa olsun sosyal medyada ısrarla ve inatla başka takım adına paylaşım yapıyorsa kulübün bünyesinde eğitim verilmesi sonlandırılmalıdır.

    biz 12 yaşında bir çocuk sosyal medyada yaptığı paylaşımlardan sorumlu tutulsun diyecek kadar kafayı yemedik ama tam bu noktada bu çocuğun paylaşımları ailesinden bağımsız bir şekilde yapılması imkansız. bu paylaşımların bizzat ailenin etkisiyle veya denetiminde yapıldığı su götürmez bir gerçektir.

    rüştü kendi evine yakın diye galatasaray futbol akademisine oğlunu veriyor ve akademideki insanlar da fenerbahçeli olsa da adamın kimliğine bakmadan alıyor. gayet normal bir durumdur zaten geçmişten günümüze a takıma yükselmiş kendini fenerbahçeli diye tanımlayan nice kaliteli oyuncu vardır. fakat iş yediği çanağa ısrarla sıçmak olunca burada ailenin bunun önüne geçmesi gerekirken bunun olmasını sağlayan bir unsur olması kesinlikle kabul edilemez bir durumdur.

    unutulmaması gerekir ki galatasaray spor kulübü bir hayır kurumu değildir.
  • yabacı sınırı sonrası, en büyük güvencemiz olacaktır.
    inşallah nice, ozan kabak kadar yetenekli ve karakterli isimler çıkartırız.
    allah ayağınıza taş değdirmesin çocuklar, size güveniyoruz.
    lütfen hocalarınızın ve fatih hocanızın dediklerini sonuna kadar uygulayın.
    bu berbat, kokuşmuş, boklu, sidikli futbol dünyasında varolmamızın, vura vura şampiyon olmamızın, başarılı olmamızın ve belki de avrupa'da ismimizden tekrar söz ettirebilmemizin en büyük aracı sizsiniz.
  • futbol takımımızın temelini oluşturması gereken akademidir. bu temelin etrafına transfer yapılarak takım oluşturulmalıdır. ancak hazır yemeye, hızlıca tüketmeye alışmış, uzun vadeli planlamaya öcü gibi bakan, eğitim-öğretim hedefini sadece diploma dediğimiz bir kağıt parçasını alabilmek olarak belirlemiş bir toplumun bireyleri olarak, haliyle, akademinin önemini hep göz ardı ediyoruz.
    takımda bir bölgede alternatif oyuncu eksikliği varsa aklımız hemen transfere gidiyor. sonra alıyoruz saçma sapan kazma topçuları, basın da azıcık pohpohluyor elemanı, bir iki gol/assist vidyosu izliyoruz, "işte" diyoruz "bu aradığımız". ne biz ne de başkası bakıyor bu gençlere.
    bu gençlerden hiçbirisi (özellikle 16 yaşından büyük olanlar) a takımda beş dakika bile oynayacak düzeyde değil diyorsanız sorun o zaman akademinin kendisindedir. zira akademi okuldur ve esas görevi futbolu öğretmektir. futbolcunun ne kadar iyi olduğu yetenek ve fiziksel özelliklerinin ötesinde futbol bilgisine bağlıdır. futbol bilgisi adı üstünde bilgidir ve öğrenilir. bu bilginin edinilmesi önce öğretene sonra öğrenene bağlıdır. akademinin öğreten kadrosu işinin ehli bireylerden oluşmalıdır (mevcut hocalar öyledir değildir demiyorum, çünkü kendileri hakkında bilgi sahibi değilim). işinin ehli hocaların elinde yetişecek yetenekli futbolcular verilmelidir ki bu da düzgünce ve adilce yapılacak seçmelerle mümkün olacaktır.
    uzun süreli sportif başarının ve ekonomik refahın olmazsa olmazı akademidir.
  • sadece zengin ailelerin çocukları için bir "aktivite"olmaktan çıkarılmadıkça bir halta yaramayacak akademidir.
    koskoca galatasaray'ın as kadroya zorunlu yazması gereken altyapı futbolcusunda sıkıntı yaşaması utanç verici...

    zaten hersene a takım seviyesinde 1 oyuncu çıkartamıyorsa bana göre dükkanı kapatmak gerekiyor.
  • bu sene altyapı kategorilerinin neredeyse tamamında sürpriz ve güzel transferler yapılmıştır. son olarak u15 yaş kategorisinde kasımpaşa'dan milli sporcu ata öztürk'ü renklerimize bağladık.

    yıllardır pek meyvesini alamadığımız akademi, bu seneki transferlerle renklenecek gibi duruyor. gözümüz üzerinizde gençler. bizlerin hayallerini yaşıyorsunuz. o hayaller, hak edilen başarılarla sonuçlanmayı hakediyor.