• 3002
    her şeyin ayan beyan olduğu klasik olarak oyun kurucu ve ribaunt sorunumuzun olduğunu en başta hoca olmak üzere herkes biliyor. tibor oldu gibi belirli bir seviyeye geldi çokta konuşmayalım mazallah bazar değmesin. fakat ne tyus ne de thompson ilerisi için iyi sinyaller vermiyor. sinan'da artık yıpranıyor ve sürekli tek başına götüremiyor. daye muazzam başladı şuan sakatlık filan derken yeni sisteme geçtiğimizde uyum sağlayamadı tam olarak onun gelmesi bir nebze sorunlarımızı çözecektir fakat yinede istenilen seviyede olamayacağız. umarım teknik ekibimiz bu işi çözer çünkü düşünüldükçe çıkılamıyor. bazılarımızın abarttıkları kadarda euroleague seviyesinden düşük olduğumuzu sanmıyorum. en az 2 tane doğru adam bulsaydık hiç böyle olmazdı ve inanıyorumki olabilecek o oyuncular sayesinde belli birde ritim ile f4 uzak olmazdı. lasme ve bir yunan pg ile her şey çok farklı olabilirdi bizim adımıza.
  • 3006
    blake schilb'in son maçlarda hücumda sazı eline almaya başlamasıyla üretkenliği kat kat artmış olan takım.

    pleiss'in son zamanlarda yükselen formu ve diebler'ın ( baskonia maçı hariç ) 3 sayı çizgisinin gerisinden alev almaya başlaması ile birlikte seyir zevki de yükselmiştir.

    alex tyus'ın fantastik blokları ve alley-oop'ları da ayrı bir hoş olmaktadır. (bkz: elıks tayıs uçuyor)

    euroleague için bu yıl biraz geç ısındık ama lig için hala önümüz açık. üst düzey bir guard transferi ile tabii ki.
  • 3007
    dolardaki kur farkından dolayı ciddi şekilde etkilenecek olan takımdır. sadece biz değil tüm takımlar elbette etkilenecek ama bu artış bizi de sağlam sarsacaktır.

    1)russ smith = 850.000 $ (kur farkından dolayı 450.000 tl fark oluştu)
    2) justin dentmon = 900.000 $ (kur farkından dolayı 468.000 tl fark oluştu)
    3) austin daye = 400.000 $ (kur farkından dolayı 208.000 tl fark oluştu)

    vs vs. şeklinde uzar bu liste...

    bu takımın bir guard ve bir uzuna ihtiyacı var. tibor pleiss biraz canlansa da o sertliği bir türlü veremiyor. thompson deseniz zaten durumu ortada. umarım bu döviz artışı bizi derinden yaralamaz da ihtiyacımız olan 2 oyuncuyu alabiliriz. euroleague'de tutunmak bizim için kolay olmayacak yoksa.
  • 3008
    futbol takımımızdan bile daha çok sevdiğim şube. ama ortada bazı gerçekler var. sen bir kere euroleague takımı bile değilsin henüz, geçelim şu an orada oynuyoruz muhabbetlerini. bu kapalı formatta seni seneye zaten şutlayacaklar, eurocup'ın yüzü suyu hürmetine oradasın. bir daha da almazlar zaten büyük ihtimalle, çok zor artık oraya giriş. senin tek ihtimalin oraya girmek için türkiye ligi'ni şampiyon tamamlamak ki bu da yüzde 80 fenerbahçe'den saha avantajını almaktan geçiyor.

    hal böyle olunca yok istanbul belediye'ymiş, yok yeşil giresun'muş, best baıkesir'miş çat çat çat tokatlayarak geçmen lazım senin bu rakipleri. ama 12 aralık 2016 istanbul bbsk galatasaray basketbol maçı'nda bu hırsın zerresini göremiyoruz şu anda malesef, bir boşvermişlik söz konusu. bu maçlar kazanılmalı. beni euroleague kesiyor kardeşim, ben fiba şampiyonlar ligi'nde seneye ipekçi'de "teker teker geçiyoruz turları" diye bağırmak istemiyorum fenerbahçe euroleague şampiyonluğunu kovalarken.
  • 3013
    malesef lig için de avrupa için de çok zayıf olduğunu düşündüğüm takım. ergin hoca'yı hepimiz destekliyoruz ama dar rotasyon ve mola almama fetişleri bu takımın gerçekten büyük problemleri.
    euroleague için bütçemizin düşük olacağı geçen seneden belliydi. peki ya lig? kabul ediyorum ki avrupa'nın en güçlü takımlarını barındırmasa da avrupa'nın en yorucu liginde oynuyoruz. bu da ergin ataman'ın o çok sevdiği dar rotasyon oyununda bize problem yaratıyor. ben bu konuda en büyük yanlışın planlama olduğunu düşünüyorum. düşünün bugüne kadar transfer konusunda, özellikle uzun rotasyonunda hep kumar oynadık. nathan jawai, sakatlıktan çıkmış chuck davis, joey dorsey bunun önemli örnekleri. eğer bu sene 30 maç euroleague'de ve sayısız maç da ligte oynayacaksan, bu kumarı oynama lüksüne sahip değilsin demektir. bu yüzden ne vereceğinden emin olunan oyuncular alınmalıydı. hocam da sanıyorum ki hatasının farkındadır.
    sonuç olarak eğer ergin hoca avrupa çapında bir koç olmak istiyorsa, kararlılık, azim, iyi oyuncu ilişkileri ve dik duruş gibi meziyetlerinin yanına iyi kadro planlamayı da eklemeli. aynı şekilde biz bir spor kulübüysek, yönetim de en azından bir selçuk inan ya da wesley sneijder bütçesini basketbol şubesine ayırabilmeli. kötü bir sezon geçirdiğimiz ortada. ancak bence yine ergin ataman'la devam edilmeli. çünkü kendisinden iyisi ya ivkovic ya da obradovic'tir ki onlara bütçemiz zaten yetmez.
  • 3014
    önünde kolay sayılabilecek euroleague fikstürü var. kolay dediğim kesin kazanırız düşüncesinde değil her sonuca gebe maçlar. işler biraz yolunda giderse takım kendini birden yukarılara taşıyabilir.

    ergin ataman sezon başına dönebilse birbirini tamamlayamayan şu kadroyu kendisi de kurmaz herhalde. ama yapacak bir şey yok artık. hoca geçen hafta oynanan pana maçını kafadan kaybederek çıkmış. hani deseler hocam boşa gelmeyin mağlubiyet yazalım itiraz edeceğini zannetmiyorum. yani oaka'da bizim şu takımın yenilmesi kadar normal bir şey yok ama biraz da yürek koymak lazım.

    ergin ataman fenerbahçe mağlubiyeti sonrası kızılyıldız hariç direkt rakiplerimizle oynamadık demişti ardından 3 iç saha galibiyeti aldı. o maçı da nasıl olsa aldık havasında oynadığımız için kaybetmiştik. dediğim gibi pana maçını da kafasında bitirmiş. şimdi sırasıyla milano, kazan(d), efes, brose, efes(d), zalgris, milano(d), maccabi maçları var. ergin ataman'ın buraya kilitlendiğini düşünüyorum veya düşünmek istiyorum. şu 8 maç içinde kesin kaybederiz diyebileceğim milano deplasmanı var. gerisinin ucu açık, her bok olur. efes ve kazan deplasmanları çok kritik. şu fikstürden sağ çıkamazsak bundan sonrası tamamen formaliteye döner.
  • 3016
    taşlar iyice yerinden oynamaya başladı takımda. dentmon'dan sonra russ smith ve deon thompson da takımdan ayrılacakmış. oluşan bu bütçe ile birer guard ve forvet transferi yapacak gibiyiz. thompson'dan çok şey bekliyordum açıkçası. bu şekilde olması beni baya şaşırttı. ama sezon başından beri sürekli mutsuzdu. maçları izlediğim yer benche oldukça yakın, her kenera gelişinde beş karış suratla geliyordu ve zaten ergin ataman onu şamar olanı yapmıştı. her hatada itin götüne sokuyordu kenarda. sanırım iletişim sıkıntıları da oldu. umarım kariyerinde başarılı olur.

    guard transferinde yeni bir fanteziye daha gerek yok kesinlikle. oyunu kontrol edecek, dış şutu ortalama ve potaya gidebilen her guard bence işimizi görür. bir de bunlara p&r oyununda kalbur üstü olsa, geriye kalan zeki oyuncularımızla (micov, schilb, daye, emir, sinan) çok tehlikeli bir takım olabiliriz. dış şutörlerimiz çok daha rahat edebilir, tyus ve tibor içerde daha rahat bir hareket alanı bulabilir. varyasyonlar baya bir çoğalıyor. tabi bu hücum tarafı, savunmada mücadeleden kaçınmamalı. bu kadar saydık biraz abartmış olabilirim ama en azından bunların hepsini ortalama yapsın.

    uzun forvet olayı ise yine bir 4,5 oynayabilen deon thompson gibi bir uzun olursa çok tatlı olur. atletizim, ribaundlarda yaşadığımız çok büyük sıkıntıyı düşünecek olursak bence ilk tercih sebebi olmalı. tabi potayı savunma için de elzem. yani atletik olsun, p&r da orta mesafe şutu olsun yeter bana. bu tarz bir uzun ile daye'yi kısa sürelerde 3 numara gibi kullanıp pota altına da tyus'ı koyarak pota altını karartır, kısaların savunma zaafını bu iki blok tehdidi ile tolere edebiliriz. dediğim gibi çok uzun süre kullanamayız çünkü uzun süre bunu kullanmak dış şut tehdidimizi törpüleyecektir. gelen uzunun bir de dış şutu olursa zaten allah deriz. bunu da çatır çatır uygularız bence.

    bu yazdıklarım oluşan bütçenin çok çok doğru kullanılması ve euroleagu'de son sıralarda yer alan bir takıma gelmeyi kabul etmeleri halinde oluşabilecek bir senaryo. mümkün mü? bence çok değil. en fazla bu yukarıda saydığım özelliklerden bir ya da ikisine sahip iki oyuncu bulup idare ederiz bu sezon. ayrıca sezon başından beri ben de dahil bir sürü insan kurduğumuz kadronun savunmada neredeyse yok hükmünde olması nedeniyle bu takıma acayip bir coaching lazım dedik durduk. sonuç ne oldu dersek; coaching falan olmadı, hoca eski usul dar rotasyonla bir şeyler yapmaya çalıştı. 16 aralık 2016 galatasaray olimpia milano basketbol maçında temel oyuncularımızdan micov, schilb ve sinan 30 küsür dakika aldı. bu şekilde lige nasıl geri döneceğimiz tam bir muamma. yani sürdürülebilir değil. her sezon ortasında benzer şeyleri yaşıyoruz maalesef. umarım yeni bir chuck davis bulabiliriz.
  • 3017
    son 3-4 sezondur oldugu gibi, bu sezonda* da sene basinda kurdugu kadrodan sezon ortasinda 2-3 isim gonderip, yerine transfer yapacak takim.

    sezon ortasinda giden joey dorsey'si, pietro aradori'si, nolan smith'i ve su an aklima gelmeyen bi suru baska isim var.

    sezon ortasinda gelen patric young'i, chuck davis'i, bi kac mac denenen sonra gonderilen aleks maric'i gibi ve yine aklima gelmeyen suruyle isim var.

    transferde kesinlikle rezalet bir politika izleyen takim. son 3-4 senedir gelip giden oyuncu sayisi 50-60'i bulmustur. hele hele butce sorunu yasayan bir takim icin boyle kadro muhendisligi hic olmaz.
  • 3019
    sezon basi planlamasi felaket olan takim. guard tercihleri ile zaten sezon basinda euroleague'e havlu attik. benim artik umudum kalmadi, zalgris, kizilyildiz gibi maclari veren takim top 8 yapamaz, bundan sonda iceride ve disarida bir seri lazim, o da mumkun degil. herseyi gectim hicbir avrupa takimi ust duzey guard veya power forward pozisyonundan adam vermez size sezon ortasinda. gene sapkadan tavsan cikarmaca oynayacagiz veya nbdl kapisina gidecegiz, olmadi cin. sezon basi halbuki dogru tercihler yapilsa bugun bunlari konusmuyor olurduk.
  • 3020
    sezon öncesi transferler yapıldığında, ''bir kumar oynuyoruz, bu takım ya çok iyi ya da çok kötü olacak, ortası yok'' şeklinde bir yorum yapmıştım.

    nitekim daha ilk transferimiz nenad kristic ile yollar sakatlık sebebiyle sezon başlamadan ayrıldı. bu bile büyük kumarın habercisiydi, sezon içinde sakatlansa bir de pivot bulmak için uğraşıp duracaktık.

    şu anki tabloya bakacak olursak, takım yukarıda yaptığım tanımın çok kötü kısmında. zira euroleague'de hedeflediğimiz yerin uzağındayız ve deplasmanda maç kazanamıyoruz, türkiye ligi'nde ise 10 maçta 3 mağlubiyetimiz var ve 2 tanesi hiç olmaması gereken kayıplar.

    bütün bunlara ek olarak, daha ocak ayı bile gelmeden büyük beklentilerle transfer ettiğimiz russ smith, justin dentmon ve deon thompson ile yollarımızı ayırdık.

    sonuç olarak henüz kaybedilmiş bir şey yok, zararın neresinden dönersek kârdır. şimdi elimizdeki bütçeyle en iyi guard ve forveti bulmak zorundayız. alacağımız oyuncular bu kez katkı verirse, yine geçen sezon olduğu gibi mutlu tablolar görebiliriz.

    ergin hocamın kredisi bende bitmez, ben inanıyorum. umarım hocada da o inanç, heyecan ve istek vardır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın