• 122
    yıllarca basketbol oynamış ve yıllardır takımını desteklemeye gitmiş biri olarak kendimi sanki çok sevdiği bir yakınını kaybetmiş gibi hissediyorum. basketbolun ayrı bir havası vardır salondaki alkışın bile kalitesi farklıdır. malesef bu ülkeye bu sporu getiren takım tarihindeki belki tek yanlışı yapmıştır... ben istanbulun yollarını bu takımı izlemek için gittiğim salonların yollarında öğrendim. ayhan şahenk, abdi ipekçi, akatlar, ahmet cömert, beykoz, haldun alagaş ve nicesi. istanbulda bulunan hiçbir salon merkezde değildir çoğu istanbulun merkezi olmayan kesimlerinde kurulmuştur. hepsine gittim çoğunda tek başımaydım. kendi basketbol kariyerimin en üst noktasına ulaştığımda galatasaray ligden düştü. kimse bana play out oynadıkta ligde kaldık demesin bal gibi sondan ikinci olduk ligden düştük. 2006 senesinde pastanın yüzde 70 ini almış olan ezeli rakibinin yan firmasını takımın ismine ekledik ve yıllardır devam eden şampiyonluk hasretine son veremedik. şimdi bana bu takım ligden çekilmeli diyorlar "hadi ya" diyorum kendilerine. türkiyede şirketleşmiş basketbola tek karşı koyan takım olan galatasaray ligden çekilsin diyosunuz şimdi soruyorum hayatınız da galatasarayın basketbol maçına gittiniz mi ? 50-60 taraftarla bile takımı desteklemek için gırtlaklarınız patlayıncaya kadar bağırdığınızda anlarsınız bunun nasıl birşey olduğunu. gerekenler cezaları alır, belki birkaç maç hükmen mağlup ediliriz, belki bunun yanında para cezasıda alırız ama ligden çekilmeyiz.
  • 3588
    https://twitter.com/...357526735650822?s=19

    --- alıntı ---
    galatasaray, nef vakfı spor kulübü derneği adı altında türkiye basketbol 2. liginde bir pilot takıma sahip oldu. altyapı için ciddi bir çaba var.
    --- alıntı ---

    burak elmas yönetimi sponsorluklar ile ilgili sadece kağıt üstünde kalmayacağını ve kullanılacağını söylemişti. bu yönde atılmış güzel bir adım. sponsorlar paranın doğru yerlere harcandığını görünce daha sağlıklı bir ortam oluşur.
  • 3543
    bahçeşehir, büyükçekmece ve bursaspor maçlarını hedef maç olarak seçmiştim. bu maçların hepsini kazanırsak kalırız ligde. ormanspor'a karşı ikili averaj bizde. fethiye de bize üstün sanırım. fethiye'de maaş vs. durumları kötü diye biliyorum. bu hafta çok ekstra bir galibiyet aldılar petkim'e karşı. bir daha maç alabilirler mi bilmem ama işi şansa bırakmamak adına bahsettiğim üç maçı almamız lazım. teknik heyet değişikliği de olabilir. çünkü şu an aşırı olumsuz bir hava var takımda.
  • 1701
    olanca şanssızlık ve kişisel sorumsuzluğa * * * rağmen ergin ataman önderliğinde tekrar ayağa kalkan ve hem yürekli hem de kaliteli basketbolculara sahip olan takımımız. on sekiz sene sonra türkiye kupası finalisti olmuştur bu takım. (5 basketbolcu+3 hakemden oluşan rakip takımı finalde yenebilsek kupayı da alacaktık, olmadı...) an itibariyle ligde de 10 galibiyetlik bir serimiz var ve haftaya da kazanırsak erkek basketbolda kulüp tarihi için bir rekor olacak: en uzun galibiyet serisi.

    efes'te vujacic iki hafta sakatlandı, yerine shipp oynamasına rağmen üç maçı son saniyelerde ucu ucuna kazandılar, dördüncü maçta kaybettiler.

    fb ülker'de bogdanovic sakatlandı ve o maçta tofaş'a yenildiler.

    biz ise haftalardır göksenin, domercant ve hawkins'ten yararlanamıyoruz, düşünün (macvan ve markoishvili'nin burnunun kırılmasını saymıyorum). işte tam da bu yüzden bu takımı çok seviyorum, büyük saygı duyuyorum, abdi ipekçi'ye inatla gidip destek olan 400-500 kişinin içerisinde olmaktan mutluluk duyuyorum. asla yıkılmadığımız ve hala ligin en iyi basketbolunu oynadığımız için. (bilmiyorum bu başlığa çok yazıp kafa mı skiyorum acaba diye düşünüyorum ama oktay hocanın gidişi sonrası anlamsız şekilde umutsuzluğa düşen, ilgisini kesenlerin düşüncelerini tersine çevirmek istiyorum. hem de çok istiyorum bunu.)

    kalan haftalarda abdi ipekçi'yi doldurup takımla beraber savaşmamız lazım. inanın ki, en azından final oynayıp euroleague biletini alacak potansiyelimiz var.

    ergin hoca ve aslanlara başarılar.
  • 498
    klasik bir söz vardır ya, "kelimeler kifayetsiz" diye.. işte bu takımı anlatmak için de kelimeler kifayetsiz kalıyor.. hani sıkıyoruz ya canımızı futbol takımı kötü gidiyor, kulüp karışık diye, bütün herşeyimizi futbol takımına verip unutuyoruz ya bu adamları, neredeyse her maçtan önce yalvartıyoruz ya oktay hoca'yı "lütfen maça gelin, bize destek olun" diye, o kadar ayıp ediyoruz ki aslında..

    resmen yüreklerini ortaya koyuyor bu adamlar sahada.. mücadele edilirse neler yapılabileceğini gösteriyorlar, efes'e karşı insanüstü bir savunmayla 19-0'lık seri yakalayıp, 16 sayı fark atabiliyorlar.. her şeyi kaliteye, paraya bağlayan adamlara selamlarını çakıyorlar.. 39 yaşındaki haluk bugün neredeyse nefes almakta zorlanırken, hala iyiyim diye elini kaldırıyor bench'e, takım her topa sanki son topmuş gibi ölümüne atlıyor..

    bu adamlar gerçekten çok daha fazlasını hak ediyor.. futbol takımı karabük'ü yenememiş de, arda hala iyileşmemiş de, adnan sezgin istifa etmiş de yemin ederim sikimde değil hiç biri şu adamları gördükten sonra.. bir tarafta takımını satan, "hocayı ben gönderdim" diye övünen, gol yedirip sikinde olmayan adamlar, diğer tarafta bu adamlar, karar sizin.. belki şampiyon olamayacak bu takım bu sene, hatta finale kalamayacak ama bana ne.. şu mücadeleyi gösterip, bizim bu zor günlerde hala başımızın dik durmasını sağlıyorlar ya, ben o salona giderken adım gibi biliyorum ya ne olursa olsun bizim çocukların o armanın hakkını sonuna kadar vereceğini, gönlümde sonsuz kredileri var hepsinin..

    yürüyedurun oktay hoca ve aslanları.. bu taraftar gerçekten sizinle gurur duyuyor..
  • 3530
    abdi ipekçi'de avrupa kupası kaldıran takımdan nerelere geldik. o dönemki kadroyu ezbere sayıyorduk. bu seneki takımdan 3 kişi sayamam, hiç birini tanımıyorum. bu kadar çaresiz, kendi başına bırakılmış ve kötü yönetilen bir branş olamaz. bunu söylemek bile utanç verici ama eğer küme düşeceksek de umarım 30.haftadan önce kesinleşir. ülker arena'da fb bekoya yenilerek küme düşmek bu kulüp tarihinin en büyük rezaleti olur.
  • 3185
    euroleague gediklisi bir takımdan, carlos arroyo'lardan, milan macvan'lardan, luksa andric'lerden, tibor pleiss'lardan, stephane lasme'lerden, vladimir micov'lardan gele gele en kritik hızlı hücumda fark 2 sayı iken göksenin köksal'ın ege arar'a alley-oop pası atması ve ıskalaması suretiyle maç sonu oynayan bir takıma evrilmiştir. emeği geçenlere artık beddua bile edemiyorum.

    (bkz: 15 kasım 2017 bayern munih galatasaray basketbol maçı)
  • 3364
    sezon başında mustafa cengiz yönetiminin basketbol şubesi ve amatör spor branşları konusunda eleştirilmesinin asıl sebebi takımın bütçesini kısması değildi. galatasaray'ın içinde bulunduğu ekonomik buhranı etraflıca irdeleyen her bilinçli galatasaray taraftarı yönetimin bütçeyi azaltma hamlesinin doğru bir hamle olabileceğini dillendirdi - dillendirir zaten.

    burada sorun, yönetimin bu branşları, bu takımları yaz dönemi boyunca başıboş bırakmasıydı; burada sorun, mustafa cengiz'in "tarihin en büyük sponsorluk anlaşmasını imzalayacağız" söylemine rağmen hala bu noktada bir atılımın olmamış olması; burada sorun, galatasaray için önemli işlere imza atmış olan değerli insanların ucuz söylemlerle insanların önüne atılması...

    bu takımın çapına göre başarılı olacağını sezon başından beri yazıyorum bu platformda. taraftarla iyi bir bağ kurulamamış olsa da takımın başında değerli bir koç var. kadro kalitemiz şampiyonluk için çok yetersiz olsa da bir yerlere kadar gelebilecek bir oyuncu grubuna sahibiz. bu, işin parke boyutu; masada yapılan hatalar farklı bir boyut.

    20 gün, bu takımın kurulması ve sezona hazırlanması için şubeye tanınan süre 20 gün. yönetim, koça ve staff'a 20 gün değil de 40 gün verebilseydi jaka klobucar'a değil de atıyorum toney douglas'a sahiptik belki de. ya da eurocup'ta grup sonuncusu olarak veda etmeyecektik turnuvaya da daha ilerilere gidebilecektik bir ihtimal. farazi tabii bunlar hep.

    son olarak; basketbol aş düşüncesi vardı başkanın, 29 eylül 2018 galatasaray olağanüstü genel kurul toplantısı oylamasında bu düşünce ret yedi. dolayısıyla bu konuda hiçbir şekilde eleştirilemez yönetim. spor salonu inşaatı için yetki istemişti yönetim, genel kurul yetkiyi verdi yönetime ancak bu işin bürokratik süreçleri, prosedürleri pek bir çetrefilli. yani, "niye hala çivi çakılmadı" demek çok doğru olmaz şu an için.

    basketbola milyon paralar akıtmalarını beklemedim hiçbir zaman, beklemiyorum da. kulüp olarak içinde bulunduğumuz mali sorunlar silsilesi zaten buna izin vermez. kendilerinden isteğim; başıboş bırakmasınlar şubeleri, camianın önemli değerlerini insanların önüne atmasınlar, planlamaları geciktirmesinler, son haftalara bırakmasınlar yapabileceklerini.

    galatasaray'ın amiral gemisinin futbol olduğunu kabul ediyor zaten herkes. şu gün amatör şubelerin kapatılması kararı alınsa taraftarın yarısından çoğu destekleyecektir kararı ama madem şu an bu şubeler var, madem bu şubeler halen galatasaray bayrağını sallamaya devam ediyorlar, o halde gereken özen en ince ayrıntısına kadar seve seve gösterilecek. bu, görevde olan tüm yönetimler için zaruridir.

    galatasaray arması için.

    entry bitti.
  • 3549
    galatasaray taraftarı'nın en az %90'ının 2020-2021 sezonunda içinde bulunduğu rezalet durumdan haberinin dahi olduğunu sanmadığım*, bitime 4 hafta kalmış türkiye erkekler basketbol ligi'nde ne yazık ki küme düşmeme mücadelesi veren bir zamanların yenilmez armada'sıdır.

    bu takımı kim bu hale getirdiyse allah onun bin belasını versin!
  • 3872
    anadolu efes ve fenerbahçe son zamanların en kötü kadrolarina sahip. yeniden yapılanmanın beraberinde getirdiği büyük çalkantılar yaşayacaklar. bu sene tbl başka bir şampiyon çıkarabilir. tabii yine efes ve fener favori ama son zamanlarda makas bu kadar daralmamıştı. iyi yerlilerimiz var ancak ne oynadığımiz belli değil. yabancılar rakiplerin çok gerisinde. hepsinden kötüsü şube kimsenin ilgilenmediği yıllardır gidilmeyen yazlık ev gibi. forma tasarlatmamak nedir ya. erden timur gelip bir sene ilgilendi herkes salonlara döndü keyif aldı. ille böyle bir kurtarıcı mi gelsin takıma.
  • 4063
    geçenlerde 2010-2011-2012 sezonu basketbol takımızın özet görüntüleri denk geldi önüme, fenerbahçe ile oynanan 2011 sezonu final serisi falan.
    o takımımızın bütçesi de 5-6 milyon euro civarında falandı ama hep kafaya oynayan tabanca gibi takımlar kurmuşuz.
    hocamız oktay mahmuti ile şuan beşiktaş'ın alimpijevic ile başardığı birliktelik ve ruhu bizde o zamanlar yapabilmişiz.
    şimdilerde yine aynı bütçelerle sürekli ne oynadığı belli olmayan sezon başında transfer edilen oyuncuların sezon içlerinde gönderildiği sonra yenilerinin alınıp daha da berbat edilen karman çorman takımlar izliyoruz.
    ben hiçbir zaman futboldan kısıp basketbol tarafına yatırım yapma taraftarı değilim ancak 5-6 milyon eurolara çok daha savaşçı karakterli takımlar kurulabilir geçmişte olduğu gibi.
    tabi bunun içinde basketbol ile ilgilenen yöneticilerin bu konuda ki vasfı bilgi ve tecrübesi önemli.
    bizim başımızda şuan ömer yalçınkaya gibi bu basketbol işini her sezon itinayla eline yüzüne bulaştıran bir isim var.
    çok birşey beklememek lazım o yüzden.
App Store'dan indirin Google Play'den alın